Rabbin onları ve Allah’tan başka taptıklarını topladığı gün bu kullarımı siz mi saptırdınız yoksa kendi kendilerine mi yoldan saptılar der. Onlar haşa seni layık olmadığın sıfatlardan tenzih ederiz. Seni bırakıp başka dostlar edinmek bize yakışmaz. Fakat sen onları ve atalarını nimetler içinde yaşattın da sonunda seni zikretmeyi unuttular ve yok olmaya layık bir kavim oldular.” der. zikretmeyi unutan kavimlerin sonuçta yok olması veyahut da malu nimet içerisinde yüzerken insanlar veyahut da kavimler veya topluluklar o malu nimetin içerisinde, dünya nimetlerinin içerisinde Allah’ı zikretmeyi unutmaları ve bu zikretmeyi unuttuklarından dolayı da yok olup gitmeleri, zikretmeyi unut Unutmak gafletle alakalı. Gaflet Allah’tan kopuşun, Allah’tan ayrılışın, Allah’la irtibatın kesilişinin başlangıcı. Bir şeyde Allah indinde gaflete düşerseniz o gaflete düşüşte Allah’la olan bağınız gevşemeye başladı. Çünkü normalde o kimse zikrullah’tan uzak olunca, gaflet basınca o kimsenin kalbinde zikrullah’tan eser kalmadı.
Kim zikrullahı terk ediyorsa nefsin ve şeytanın emrine girer Hakkında
Zikrullah’tan eser kalmayınca onun yerine batıl şeyler heva heves geldi, oturdu. Çünkü kalpte zikrullah var ise heva hevesi oradan çıkar. Şeytaniyet oradan çıkar. Eğer kalpte zikrullah olmaz ise o kimsenin kalbine heva heves şeytan yerleşir. Şeytan yerleşince de o kimse normalde eee şeytani yollara, şeytani düşüncelere, şeytani isteklere doğru meyl etmeye başlar. Ve o kimse normalde zikrullah’ı bıraktığında artık onun asıl manevi ölüm başlamıştır. Onda kalbi ölüm başlamıştır. Asıl yok oluş o kimsenin kalbinin kararması, o kimsenin kalbinin perdelenmesi asıl o kimsenin manevi olarak ölüme doğru yol almasıdır.
O kimse hala daha bundan tövbe edip Allah’ı zikredip geri dönmüyorsa o helak olma yoluna girmiştir. O çünkü gaflet gafleti getirecektir. Gaflet gafleti getirecektir. O kimse manevi ölüme doğru yürüyecektir. Oysa Cenab-ı Hak normalde eee zikrullah’ı o kimsenin manevi bağı olarak görür. Bir kimse iman edip Allah’ı zikrediyorsa o zikir Allah’la olan irtibatını kuvvetlendirir. Allah’la olan irtibatını, kuvvetini yükseltir. Ve o kimse bu manada zikrullah ile devamlı Allah’la alışveriş yapar ve Cenabı Hak da iman edenler Allah’ı çokça zikredin der.
Müslümanlara Cenabı Hak der ki Allah’ı çokça zikredin. Başka ayet-i kerimede de Rat suresinde ayet 28’de kalpler ancak Allah’ı zikretmekle mutmain olur der. Kalbin başka bir şekilde mutmain olması mümkün değildir. O yüzden o kimse devamlı Allah’ı zikredecek ki o kimsenin kalbi mutmain olsun. Başka bir ayet-i kerimede nefis rabbine mutmain olarak dönün. O yüzden normalde o kimsenin rabbine dönüşü mutmainne makamında olması lazım. zikrullah yapar ise mine makamına gelir ve o noktada manevi dönüş onun için başlamış olur. O yüzden zikrullah’ı terk ederse o kimse bu sefer eee kalbi komple nefsin ve şeytanın emrine girer.
Kim zikrullah’ı terk ediyorsa bakın kim zikrullah’ı terk ediyorsa o kimse nefsin ve şeytanın emrine girer ki onun manevi helakıdır. Allah muhafaza eylesin. >> O yüzden >> Haşir ayet 19’da da Allah’ı unutan, bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın der. O kimse Allah’ın zikri bıraktı, unuttu Allah’ı unuttu. Allah’ı unutunca Cenabı Hak diyor ki ona kendisini unutturur. o kimse artık kendisi de hatırına gelmez. kendini manevi hali hatırına gelmez. kendinin duruşu hatırına gelmez.
Kendisi nerede ne halde o hatırına gelmez. Ve o unutmadan dolayı gafletten gaflete, gafletten gaflete, nefsaniyetten nefsaniyete, şeytaniyetten şeytaniyete yuvarlanır gider. O yüzden normalde e Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de Allah’ı zikreden diridir. Allah’ı zikretmeyen de ölü gibidir der. O zaman o kimseyi diri tutan manevi olarak diri tutan olgu Allah’ı zikirdir. Kim Allah’ı zikretmiyorsa ve zikrullah’ı terk ettiyse o manevi ölüdür. Kim Allah’ın zikrini unuttuysa o kimse yok olmaya, manevi olarak yok olmaya mahkumdur. Ayet-i kerimenin başında da normalde neden insanların Allah’ı unuttuklarını, zikrullah’ı unuttuklarını söyler. Orada der ki, “Onlara sen nimetler verdin. Onlara sen normalde rahat bir hayat verdin ve nimete gark ettin. Onlar bu nimetlerin çokluğundan, onlar bu rahattan dolayı azdılar, saptılar ve seni unuttular.” O yüzden hani zenginliğin şaşırtmasıdır bu. rahatın şaşırtmasıdır. O kimse rahatı görünce şaşırır, kibirlenir.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Kalb, Nefs-i Mutmainne. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı