Allah’a olan sevginin ölçüsü sünneti seniyyeye uymaktır
Âli İmrân suresi 31. ayet sevgi tartısının ilâhî kağıdıdır: «Kul in kuntum tuhibbünellâhe fettebi’ünî yuhbibkumullâh». Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette mahabbetullâh iddiasının sünneti seniyyeye uymak ile delilleneceğini, Resulullah aleyhisselatüvesselamın yolu olmadan yaşanan sevgi iddiasının yalnızca lisanda bir gevezelikten ibaret kalacağını anlatır. Ehli sünnet ve’lcemaat akidesinin bel kemiklerinden olan «Resul’e itaat Allah’a itaattir» (Nisâ 80) hakikati işte bu çerçevede tahkim edilmiştir. Karabaşı Velî sohbetlerinin manevî havzasından geçen mürid, dilinde «Allahı seviyorum» demekle yetinmez; gözünde, kulağında, dilinde, ayağında, kalbinde, edebinde sünneti seniyyenin nürunu arıp yaşatmak suretiyle dâvâsını isbat eder.
Âli İmrân 31 tefsiri ve âyetü’lmahabbe vasfı
Tefsir literatüründe Âli İmrân suresinin otuz birinci âyetine sık sık «âyetü’lmahabbe» (sevgi âyeti) adı verilmiştir. Sa’lebî, Beyzavî, Râzî, Kadî Bîdavî ve İbn Kesîr gibi tefsir müellifleri ittifakla bu âyetin Allahı sevenler için tek bir kapı açtığını bildirir. Ey Habibim de ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin. Burada tüyünü bir bölük mühib okaşar; mühib sünneti seniyyeye yapışan, mühibbeğe Allah Teâlâ tarafindan dönük bir mahabbet ile mukabele edilen bir sınıf. Mustafa Özbağ Efendi sohbetinde, fakat bu çağda müslümanlık iddiası eden birçok kimsenin Resulüllâh aleyhisselatüvesselamın sünnetini bid’at, çağ dışı veya hurafe saydığını, böylece Âli İmrân 31’in mühib safasından kendini dışarda bıraktığını nazara verir. Karabaşı Velî hazretleri Risalei Nesayih’te «sevgi ittibasız boş bir kabuktur; sevgi delilsiz bir çokğünmedir» vechiyle bu hakikati pekiştirir.
Sünneti seniyyenin üç rüknu: söz, fiil, takrir
Usülü’lfıkıh ve usülü’lhadis âlimleri sünnetin üç türlü tezahür ettiğini bildirmiştir. Birincisi sünneti kavliyye, yani Resulullah aleyhisselatüvesselamın mübarek lisanlarından saçılan hadisi şerîflerdir; «İnneme’la’malu bi’nniyyât» gibi yüzbinlerce hadis bu kısma girer. İkincisi sünneti fi’liyye, yani fiil olarak ortaya koyduğu hareketlerdir; abdest alış şekli, namaz rükün ve teşehhüd ölçüleri, oruç iftarı usulü, hac menasiki bu kısma girer. Üçüncüsü sünneti takririyye, yani sahabei kirâmın önünde bir fiil yapıldığında Resulullah aleyhisselatüvesselamın bunu reddetmemesi, sukut ile onaylamasıdır. Mustafa Özbağ Efendi bu üç rüknun her birinin Âli İmrân 31’in «ittebi’ünî» emrinin kapsamına girdiğini izah eder. Karabaşı Velî hazretleri Halvetîye tarikatının bel kemiklerinden olan ittiba kavramını müridine bu üç sahadı ile birden öğretmiştir; müridin abdesti, namazı, oruçı, eşine ve evladına davranışı, komşu haklarına riayeti, ticaret ahlakı, sofrasını açış biçimi, gülmesi ve ağlaması daima bu üç ölçüye dönük tutulur.
Mahabbetullâhın dört mertebesi: tabiî, aklî, ruhî, ilâhî
İmam Gazzâlî İhya’u Ulumi’d-Din eserinin Kitâbü’l-Mahabbe kısmında muhabbeti dört mertebede tasvir eder. Birinci mertebe muhabbeti tabiîdir; insanın aileye, anneye babaya, çocuklarına olan sevgisi gibi tabiat icâbı bir bağlanmadır. İkinci mertebe muhabbeti akliyyedir; insanın meslektaşına, hayır işleyen bir şahsa, üstün bir âlime olan akıl tasdikiyle oluşan sevgisidir. Üçüncü mertebe muhabbeti ruhiyyedir; salih kimselerin ruhu, evliyâ ile meyül olanın birbirine karşı duyduğu manevî cazibedir. Dördüncü mertebe muhabbeti ilâhiyyedir; sadece Allah Teâlâ için, onun zatının cemaline duyulan sevgi oluştur. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette dördüncü mertebenin kapısının sünneti seniyye anahtarı ile açıldığını vurgular. R&abicirc;a el-Adevîyye hazretleri «Allah’ı cennetin verecekleri için sevenlerden değilim, cehennemin korkusundan sevenlerden de değilim, sadece zatına duyduğum sevgi için severim» vechiyle bu mertebeye yıllar içinde işaret etmiş; ancak bu sevgi de yine sünneti seniyye yolundan ulaşılır.
Üsvei hasene: Ahzab 21 ve sünnetin tatbik prensibi
Allah Teâlâ Ahzab suresinin yirmi birinci âyetinde «Lekad kâne lekum fî rasulîllâhi üsveün hasene» (And olsun ki sizin için Resulullah’ta güzel bir örnek vardır) buyurur. Bu âyet sünneti seniyyeye uymanın ilâhî emir olduğunu en çarpıcı tarzda ortaya koyar. Müfessirler bu âyetin asıl olarak Hendek savaşında Resulullah aleyhisselatüvesselamın sahabesi ile birlikte hendek kazıp, açlık duyduğu hâlde sabrettiği bir hadiseye işaret ettiğini bildirirler; ancak hüküm geneldir. Mustafa Özbağ Efendi sohbetinde üsvei hasene kavramının yalnızca harp ve cihad kısmında değil, müridin gündelik hayatının her anında işlediğini hatırlatır. Sabahın erken vakitlerinde uyumayan, yemeğini sağ eli ile yiyen, komşusuna selam veren, eşine yardımcı olan, evlat terbiyesinde merhameti elden bırakmayan, hastasını ziyaret eden, fakirini doyuran mürid, üsvei hasene aynasına bakan bir mü’mindir. Karabaşı Velî tarikatname risalesinde «İttiba etmek, Resulüllâh aleyhisselatüvesselamın yürüdüğü izi takip etmek demektir; sevgi izsiz olmaz» demek suretiyle bu hakikati derslemiştir.
Mezhep imâmlarının sünnete bağlılığı: ictihâd ile ittiba dengesi
Ehli sünnet’in dört büyük müctehid imamı – İmam Ebü Hanîfe, İmam Mâlik, İmam Şafiî ve İmam Ahmed b. Hanbel rahmetullâhi aleyhim – ictihâd kapısını sünnet ağacının gölgesinde açmıştır. İmam Şafiî meşhur sözünde «Eğer benim sözüm sahih bir hadise zıt düşerse, benim sözümü duvara çarpıp atın, sahih hadise tabi olun» demek suretiyle ictihâdın sünnete teslimiyetini ortaya koymuştur. İmam Mâlik «hiçbir kimsenin sözü alınıp atılmaktan müstağni değildir; yalnız bu mezârdaki insan müstesnadır» diyerek Resulüllah aleyhisselatüvesselamın türbesini göstermiştir. İmam Ebü Hanîfe «Hadis sahîh ise mezhebim odur» vechiyle ittiba prensipini kor mertebede koruma altına almıştır. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette müridi tüm mezhep ihtilaflarına saplanmadan, kendi mezhebinin sınırı içinde sünnete bağlı kalmaya, fakat diğer mezhepleri tekfir veya tefsik etmemeye davet eder. Karabaşı Velî tarikatınında daima Şafiî ve Hanefî mezhep ehli birlikte zikir halakası kurabilmiş, çünkü tasavvuf ittiba zemini üzerine kurulmuş bir alimet binadır.
Bid’atin tehlikesi ve sünnete bağlılığın hayatî meyveleri
Resulullah aleyhisselatüvesselam «Küllü muhdesetin bid’atun ve küllü bid’atin dalâletun ve küllü dalâletin fi’nnâr» (Sonradan ihdas edilen her şey bid’at, her bid’at sapıklık, her sapıklık ateştedir) (Süneni Ebî Dâvüd, Sünnet 5) buyurmuştur. Bu hadisi şerîf müslümanları sünnete sıkı sıkıya bağlı kalmaya davet eden en sert nasihatlerden biridir. İmam Şatıbî el-İ’tisam adlı eserinde bid’ati «dinde sonradan ihdas edilip Resulullah aleyhisselatüvesselamın yapmadığı bir şeyi ibadet kabul etmek» olarak tarif eder. Mustafa Özbağ Efendi sohbetinde modern çağın müslümanlarına musallat olan bazı bid’atları sayıp döküklemekten kaçınmaz: kabir tavâfı, mevlidünnebi gecesinin oyun ve eğlenceyle geçirilmesi, türbede mum yakmak gibi sünnete dayanmayan ihdaslar; teknolojik çağın önümüze koyduğu sosyal medya gevezeliği, israfa duçar düğünler, abartılı tatil kültürü… Bu durum karşısında mürid köşesini çeker, kalbini sünnetin âbı kudsü ile yaıkar, Âli İmrân 31’in vâadini hak ederek «yuhbibkumullah» (Allah da sizi sever) müjdesine ulaşı.
Bibliyografya
- Kur’ân-ı Kerîm, Âli İmrân süresi, ayet 31 (âyetü’lmahabbe).
- Kur’ân-ı Kerîm, Ahzab süresi, ayet 21 (üsvei hasene).
- Kur’ân-ı Kerîm, Nisâ süresi, ayet 80 (Resul’e itaat Allah’a itaattir).
- Kur’ân-ı Kerîm, Haşr süresi, ayet 7 (Resulüllâh’ın verdiğini alın).
- Kur’ân-ı Kerîm, Necm süresi, ayet 3-4 (Resul kendiliğinden konuşmaz).
- Sahîhi Buhârî, İ’tisam 2 (men ehdese fî emrina).
- Sahîhi Müslim, Akdiye 17 (men ehdese hadisi).
- Süneni Ebî Dâvüd, Sünnet 5 (küllü bid’atin dalâletun).
- İmam Şafiî, er-Risale, Edîllü’l-Ahkam bahsi.
- İmam Şatıbî, el-İ’tisam, Bid’at tarifi.
- İmam Şatıbî, el-Muvafakât, Sünnet ve İcma faslı.
- İmam Gazzâlî, İhyâu Ulümi’d-Dîn, Kitâbu’l-Mahabbe.
- İmam Nevevî, Riyazu’s-Sâlihîn, Bâbu’l-Mahabbeti Fîllâh.
- Kâdî Iyaz, Şifâu’ş-Şerîf, Resulüllâh sevgisi bölümü.
- İmam Büsirî, Kasîdetu’l-Bürde, mahabbeti nebevî mısraları.
- İbnu’l-Kayyım el-Cevziyye, Medâricu’s-Sâlikîn, Menzilu’l-Mahabbe.
- İmam R&abicirc;a el-Adevîyye sözleri (Sülemi, Tabakatu’s-Süfiyye).
- Karabaşı Velî, Risalei Nesayih, İttiba bahsi.
- Karabaşı Velî, Tarikatnamei Halvetîye, Edebi Mürid bahsi.
- Mustafa Özbağ Efendi, Halvetî-Şabânî sohbetleri, «Mahabbet ve Sünnet» faslı.
- Mustafa Özbağ Efendi, Karabaşı Velî tahlili sohbetleri (mustafaozbag.com arşivi).
- İrşad Dergisi, Tasavvuf Köşesi, «Allahı Sevmek ve İttiba» yazısı.
Sohbetin Tasnîfi
Bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi’nin Sevgi serisinin köşe taşlarından biridir; Allah’a olan sevginin ölçüsü sünneti seniyyeye uymaktır başlığıyla Âli İmrân suresinin otuz birinci âyeti, Ahzab 21’in üsvei hasene tarifi, sünnetin üç rüknu (kavl, fiil, takrir), mahabbetin dört mertebesi, mezhep imamlarının sünnete teslimiyeti ve bid’atin tehlikesi ekseninde işlenmiştir. Karabaşı Velî hazretlerinin Risalei Nesayih’inden ve İmam Gazzâlî’nin İhya’daki Kitâbu’l-Mahabbe’sinden mülhem temsillerle Türkçe tasavvuf okuyucusuna takdim edilmiştir.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi Sohbet Kaydı | Seri: Sevgi
İlgili Sözlük Terimleri: Sünnet, Mahabbet, Bid’at, İttiba. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı