Aşk

Evvel gelenlerin aşkları da benim bu aşkıma batmış yok olmuştur sonra gelenlerin

https://www.youtube.com/watch?v=A

Oysa gerçek manada. Aşk yedi göğü de yedi yeri de. Arş. Alayı da levh-i mahfuzu da kürsüyü de cenneti de cehennemi de her tarafı. Aşk sarmıştır ve. Aşkın. Gür sedası la bütün varlık cilveler bütün varlık varlığın her zerresi. Aşkın cilvesiyle cilveler ve varlığın her zerresi. Tabiri caizse. Allah. Der. Gür sedası la. Allah’ı. Zikreder. Allah’ı anlatır ama o insanlar o bu konudan habersiz olanlar kulakları duymaz gözleri görmez kalpleri mühürlenmiştir kalben de. Duymaz. İşte. Hz. Pir de bunları söyleyerek diyor ki onlar ne yaptılar ucuza sattılar şimdi kendisini anlatıyor şimdi kendisini anlatıyor. Ben öyle bir aşka gark olmuşum ki evvel gelenlerin de aşkları da evvel gelenlerin aşkları da benim bu aşkıma batmış yok olmuştur sonra gelenlerin de aşkları da.

benim aşkıma batmış yok olmuşlardır. Hz. Pir. Tabiri caizse böyle bir en. Tepe noktadan vurdu şimdi debiden beri o tevazu etmişti. Kemale ermeyen ellerin hallerini anlattı bize vuslata ermeyen in halini anlattı bize. Şimdi de. Tabiri caizse şatahat dik alasını yaptı zirveye koydu bayrağı dedi ki ben öyle bir aşka gark olmuşum ki evvel gelenlerin aşkları da benim bu aşkıma batmış yok olmuştur sonra gelenlerin aşkları da artık o aşkın olmuş aşkın kendisi olunca evvel gelenlerin de aşkı onda batmış sonra batmış öyle. Pir. Efendiler vardır. Her zamanın kutbu da böyledir her. Pir efendinin kendine ait farklı bir özelliği vardır onun kendine ait bir karakteristik özelliğidir. Bu her mürşid-i. Kamili de kendine has bir özelliği bir karakteristik durumu vardır mesela.

Abdülkadir. Geylani hazretlerinde öyle. Keramet vari haller tecelli etmiştir ki. Ondaki. Keramet varar haller başka pire. Efendiler de görülmemiştir. Örneğin hep. Keramet üzerine yürümüştür ve. Tabiri caizse. Hani onun sözüdür ya. Kim benim ismimi zikret. Allah’ın izniyle ben orada olurum sözü ona aittir. Allah’ın. Kadir. İsmi. Şerifi benim üzerimde tecelli etmiştir. Benim adım anıldığı yerde ben oradayım dır. Allah’ın izniyle der mesela. Abdülkadir. Geylani. Hazretlerinin böyle bir tipik kendine has bir özelliği vardır örnekli. Muhyiddin. İbn. Hazretlerinin akıl ve kalp mantalitesi ve maneviyatı öbür pfender de böyle kıyaslama gibi gelmesin size öbür pire. Efendiler de bu kadar yüksek değildir. Mesela en işin içinden çıkılmaz manevi meselelere. Muhyiddin. İbn. Arabi hazretleri yeni lafızlar yeni manalar üreterek anlatmıştır öyle şeyler anlatmıştır fususundaki.

Evvel gelenlerin aşkları da benim bu Hakkında

hatına bunu normal bir akıl kabul etmez normal bir kalp kabul etmez ama o meseleyi anlayan bir kimse de o manevi hali idrak eder ayrı bir tecelliyat. Bu öbür pire. Efendilere baktığınızda böyle bir şeyi görmeniz zordur mesela. Hz. Mevlânâ’dan şimdi bugün. Mesnevi okuyoruz. Hz. Mevlânâ’ da aşk üzerine ordun nevü. Profesör gibidir aşıklık ve aşk üzerine. Hz. Pir’in üzerinde bu aşkın ve aşıklı hallerini örnekleyerek anlatabilen çok zordur siz komple. Sufi dünyasına bakmış olsa haz. Mevlânâ’nın aşkı ve aşıklı anlattığı gibi hiçbir kimsede bulamazsınız bunu. Çünkü haz. Pir. Aşkın ve aşıklı doruğunda bakın doruğunda ve daim. Şu anda da dund dır işte. Hz. Pir diyor ki ben öyle bir aşka gark oldum gark olmak eski bir terimdir gark olmak.

bulmak onun içerisinde yok olmak onun içine girmek. Hani gark oldu işte denize gark oldu denize doydu veyahut da yemeğe gark oldu yemeğe doydu. Ben diyor öyle bir aşka gark olmuşum ki evvel gelenlerin aşkları da benim aşkıma batmış yok olmuş kendisinden önce ne kadar aşık olanlar varsa hepsinin aşkı haz pirin aşkının önünde ceket iliklemek de aşkı bende gark oldu. Yok oldu kendisinden sonra gelecek olan. Aşıklar da maneviyatta. Ruhlar aleminde ayanı sabit de. Arabic ayanı sabit de. Hepsi de. Hz. Mevlânâ Celaleddin. Rumi. Hazretlerinin aşkının önünde ceket bağladılar aşıklık da o öylesine bir. Aşık şimdi bir kimsenin aşkını anlatabilmek için o olmak gerek eğer o değilsen onun aşkını anlatmaya gücün yok haddin de yok birisinin aşkını ancak tarif.

Gördüklerin kadar tarif edebilirsin. Onun yazdığı bir varsa yazdıkları kadar tarif edebilirsin. Ama onun aşkını anlayamazsın onun aşkını çözümleyemeyeceği. O olmadıysan senin kalkıp da. Papağan gibi enal hak demee hakkın yok. Bunlar sufiler ne yazık ki bunları böyle dillerine pelesenk ediyorlar veyahut da. Sufi görünümlü kimseler he. Ne dedi. Hallacı. Mansur enel hak dedi ben de hakkım. O manada söylüyor deme veyahutta. Muhyiddin. İbn. Arabi gibi olacağım diye düşünüyor onun sözlerini aktarıyor yapma kardeşim yapma haddini bil de ki ben sufilik öğrenmeye çalışıyorum. De ki ben o yolun tozu olmaya çalışıyorum tevazulu ol hani birisi böyle işte. Mesnevi. Mevlânâ Aşık kulağını hafiften değildim senin şemsin kim dedim. Hafiften böyle kimse duymadı nasıl dedi. Hz. Mevlânâ’nın bir. Şemsi vardı dedim. Mevlânâ’yı.

Evvel gelenlerin aşkları da benim bu Sohbeti

Mevlânâ eden. Şemsi di senin şemsin kim biz okuyoruz dedi. Hz. Pir. Mesnevi de diyor ki dedim aşk. Okumakla öğrenilmez e dedim nasıl olacak. Sen. Hz. Pirle ters tarafta durdun hazre. Pir diyor ki aşk. Okumakla öğrenilmez ya yaşamak gerekir aşkı su gibi değil acı zehir gibi içmek gerekir karşıdan bakıldığında aşıklık veya aşk sana su gibi görünür senin gördüğün su öyle değildir onu ehli. Sufi ne güzel tatlandırmak de zannediyor. O çok tatlı bir yok kardeş sen acıyı tatlandırıyor sen acıyı tatlı gibi yiyorsun sen acıyı. Gamı kederi bal kaymak gibi yiyorsun. Oh o sevgili bana acı gönder mi demiyorsun dersen gücüne gider o sevgili bana dert. Gam kasavet göndermiş. Erin irsen şikayet edersen o sevgili gücenir bakmaz yüzüne.

ya o hep seni sevmiştir aşı acı tatlı gelir.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Evvel gelenlerin aşkları da benim bu konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Evvel gelenlerin aşkları da benim bu sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.