İnsânlık Yapacaksan Dosdoğru Yap, Dervişlik Yapacaksan Dosdoğru Yap — Yarım Yamalak Yapmanın Hiçbir Faydası Yok
İnsânlık yapacaksan dosdoğru yap; dervişlik yapacaksan dosdoğru yap. Yarım yamalak yapmanın hiçbir faydası yok; aksine zararı vardır. Hz. Peygamber «Allâh bir işi yaptığınızda onu en güzel şekilde yapmanızı emreder» buyurmuştur. «İtkân» kavramı — bir işi sağlam, eksiksiz, ustaca yapmak. Bu — İslâmî iş anlayışıdır. Mü’min ister dünyevî iş yapsın ister uhrevî iş — hepsini dosdoğru, eksiksiz yapmalıdır. Yarım yapılmış iş — hem dünyâda hem âhirette hayır getirmez. Sahih insânlık ve sahih dervişlik — kemâl ile yapılır.
İtkân — İşi Sağlam Yapmak
Hz. Peygamber «İnnellâhe yühibbü izâ amile ahadüküm amelen en yutkınehu» — Allâh sizden birinizin bir iş yaptığında o işi sağlam yapmasını sever (Beyhakî). «İtkân» — sağlamlık, kemâl, eksiksizlik. İslâm — yarım, gevşek, eksik iş yapmayı reddeder. Her iş — son derece dikkatle, sevgiyle, kemâl ile yapılmalı. Bu — ibâdet bilinci ile yapılır; çünkü her iş Allâh’a takdîm edilir.
Yarım İmân — Tehlikeli
Yarım yamalak imân — en tehlikelisi. «Hem îmân ediyorum hem dünyâ peşindeyim», «Hem namaz kılıyorum hem faiz yiyorum», «Hem oruç tutuyorum hem dedikodu ediyorum.» Bu çelişkili hâl — kişiyi her iki taraftan da mahrûm eder. İmân — tam olmalı; «hem hem» değil. Allâh münafıkları «Ne îmân tarafında ne küfür tarafında» olarak vasfetti (Nisâ 143). Bu — en kötü hâldir.
Yarım Dervişlik
Yarım dervişlik — bir tür gösteriştir. «Hem dervişim hem dünya peşindeyim», «Hem sohbete gidiyorum hem haram yiyorum», «Hem zikir çekiyorum hem dedikodu yapıyorum.» Bu kişi — ne tam dünyâ ehli, ne tam derviş. Ortada kalır. Çevresi onu çift yüzlü görür; kalbi huzursuz olur; Allâh katındaki yeri belirsiz. Mü’min ya tam derviş olmalı; ya hiç dervişlik iddiâ etmemeli.
Dosdoğruluk — Hûd 112
«Festekım kemâ ümirte» — emredildiğin gibi dosdoğru ol (Hûd 112). Bu âyet — Hz. Peygamber’in saçlarını ağartmıştır; istikâmetin zorluğunu îtirâf etti. Dosdoğru olmak — sâdece eğri çizgide değil yürümek değil; sürekli, sabit, kararlı yürümektir. Bir kişi bir gün doğru bir gün eğri yürürse — yine eğri demektir. Dosdoğruluk — süreklilik gerektirir.
İş Ahlâkı — Helâl ve Kemâl
Dünyevî iş yapan mü’min — iki şeye dikkat etmeli: 1) Helâl olsun. 2) Kemâl ile yapılsın. Helâl ama gevşek yapılan iş — Allâh’ın memnûniyetini almaz. Kemâl ile ama haram yapılan iş — ibâdet değildir. İki şart birlikte. Marangoz — dürüst malzeme, ustaca işçilik. Tâcir — helâl mal, dürüst muâmele. Doktor — haram menfaatten uzak, ihlâs ile tedâvî. Bütün meslekler — helâl + kemâl.
Sahabe Örneği
Sahâbeler her işi kemâl ile yaparlardı. İbâdetlerinde — gece namazı, oruç, zikir, Kur’ân tilâveti. Cihâdlarında — tam fedakârlık. Ticâretlerinde — dürüstlük, helâl kazanç. Aile hayatlarında — şefkat, edep. Hiçbir alanda yarım kalmazlardı. Bu yüzden — onlar Allâh’ın en sevdiği nesil oldu. Biz onları örnek almalıyız.
Modern Gevşeklik
Modern dönemde yaygın bir gevşeklik var. Müslüman da bu gevşekliğe kapıldı. İşler yarım yapılıyor; söz tutulmuyor; randevular geciktiriliyor; vaadlər sözde kalıyor. Bu — İslâmî iş ahlâkına aykırıdır. Mü’min — modernist gevşekliğe direnmeli; «itkân» ahlâkını yaşatmalıdır. Bu — toplumda İslâmî karakterin tezâhürüdür.
Niyâz — Kemâl ve İstikâmet
Niyâz: «Yâ Rab, beni her işini kemâl ile yapan bir kul eyle. İnsânlığımı dosdoğru yapan; dervişliğimi dosdoğru yapan bir mü’min eyle. Yarım yamalak iş yapmaktan beni koru. ‘İtkân’ ahlâkını kalbime yerleştir. Hûd 112’nin istikâmet emrini hayatımda yaşamamı nasîb et. İmânımı tam; ibâdetimi tam; muâmelâtımı tam — kısacası bütün hayatımı kemâl üzere yaşat. Münâfıkların ortada kalmışlığından beni uzak tut. Sahâbe gibi her alanda kemâl ile yaşayan bir mü’min olarak ölmeyi nasîb et.» Allâh muhâfaza eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: İtkân, İstikâmet, Kemâl. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Hud 11/112; emrolunduğun gibi dosdoğru ol emri.
- Kur’an-ı Kerim, Fussilet 41/30; Rabbimiz Allah deyip istikamet üzere olanlar.
- Müslim, İman, Allah’a iman edip dosdoğru olma rivayeti.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, istikamet ve takva bölümleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, muhasebe, murakabe ve istikamet bölümleri.