Mürşid-i Kamil

İnsanı kamilliğin zirvesi Hz. Muhammed-i Mustafa’dır, ikincisi veraset sahibi z

İnsanı kamilliğin zirvesi Hz. Muhammed konusu, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinde ele alınan önemli bir tasavvuf meselesidir.


insan-ı Kamil noktasında insan-ı kamillerin Zirvesi Hz Muhammedi Mustafa’dır sallallahu aleyhi sellem insanların varoluş sebebi insanların Kamil noktaya gelmesi içindir Çünkü Allah’ı tanıyan bilen en yüksek derecede Kemale erenlerdir yani insanı Kamil olanlardır insan-ı kamilli Zirvesi haz Muhammedi Mustafa’dır onu buraya koyduk ikincisi nedir veraset sahibi insan-ı kamildir zamanın kutbu üçüncüsü nedir insan-ı kamillerin insanları manen terbiye edenlerdir bizi ilgilendiren iki tane Veli sınıfı var insan-ı Kamil sınıfı var bir veraseti Enbiya diyeceğimiz zamanın kutbu iki o kutbun altındaki insan-ı Kamiller onlar insanları ne yapıyor manen İrşat ediyorlar ve Sufi dünyasında insan-ı kamilin zirvesinde haz Muhammedi Mustafa oturur onu değiştirmek onu bir şey söylemek mümkün değil zaten ikincisi Hazret Muhammed Mustafa’nın halifesi hükmündedir o o Hem Seyyit Hem şeriftir o bütün insanı kamillik Olgun unu üzerinde toplamıştır ve her devirde Hazret Muhammedi Mustafa’nın Tabiri caizse temsilcisi hükmünde zamanın kutbudur o temsilcisi hükmünde ve o Tabiri caizse her asırda ve her zamanda var olacaktır ne zamana kadar kıyamete kadar Kıyamet kopacağı zaman ilk önce onun nefesi alınacak onun yerine birisi atanmayacak atanmaya da bozulma başlayacak onun haricindekiler onun haricindekiler Tabiri caizse bu eee ayrışmayı ikinci mürşid-i Kamiller Bunlar da nelerdir Bunlar da 40’ın içinde nedir bunlar da halkı İrşat ederler manen ve bu bu noktada da o zaman ne olmuş oluyor işte bu veliler zamanın kutbu olan zat zamanın kutbu olan zat O zaman o şöyle diyor o zamanın kutbu olan zat Beni İsrail peygamberleri mesabesinde olan zaman Kutbu olan Hazreti Muhammedi Mustafa’nın Tabiri caizse makamını temsil eden zat Tabiri caizse ne tarafa dönersen dönün Allah’ın veçhi o taraftadır sırrına Vakıf olan nereye bakarsa baksın varlığın her zerresinde Muhammedi nuraniyyeti ve ruhaniyetini ruhaniyetini tecelliyatı seyreden zat ve ne tarafa dönerse dönsün attığı her adımda attığı her adımda Muhammed Mustafa’nın izini takip eden o zat o Çünkü Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin kalbi üzerine olduğu için onun kalbi üzerinde olduğu için ve onun kalbinin içinde olduğu için onun kalbinin içinde olduğu için ve onun seyri suluku onun seyri süluk hazr Muhammed Mustafa’nın kalbinin içerisinde bitmek tükenmek bilmeyen hayretten hayrete geçiyorsa Evet o zat şunu diyor o zat şunu diyor Diyor ki o zat Adem’den bile Gizlediğim Sırrı diyor Evet Muhammedi Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri varlığın başlangıcıdır ilk yarattığı şey onun ruhaniyeti ve nuraniyyeti inden onun ruhaniyetini ve Nuraniye dini yaratmış varlığı tamamıyla Muhammed Mustafa’nın nurunun üzerine yarattığı için o Adem’in de bu manada manada babası hükmündedir ve bütün peygamberlerin manevi olarak babası hükmündedir ve o muhammed-i Mustafa’nın varisi olan hem Seyyit olan hem Şerif olan hem veraseti Enbiya olan o zamanın kutbu Adem’den bile gizlediği Sırrı olur o zamanın kutbu Evet Cebrail aleyhisselamın Ayrılık Ateşi olmadığından dolayı Cebrail Aleyhisselam Çünkü bir müddet dahi Gidip ondan sonrasına ben gidemem deyip orada bıraktı ve Muhammedi Mustafa’nın tek başına yalnız bir şekilde yürüdüğü zaman onun yüreğinde onun kalbinde onun gönlünde geçmiş gelecek ne kadar ne kadar mürşid-i Kamil Veli zatlar onun gönlünde numune Bal Peteği gibi durduğunda Cebrail Aleyhisselam da o yoktu o Cebrail’in bilmediği Gamı yaşayan o zamanın kutuplarının bitmek dinmek bilmeyen Ayrılık destanıyla Mesih’in dahi den vuramadığı yerdi Mesih O yüzden Allah’a yalvardı beni tekrar yeryüzüne gönder Muhammed Ümmeti olarak dedi çünkü Muhammed Ümmeti olmak Maddi manevi uhrevi zahiri şereflerin en büyük şerefiyede olmak hele hele Muhammedi Mustafa’nın ümmetinin içerisinde evliya olmak hele hele Muhammed Mustafa’nın ümmetinde Veli olmak hele hele Muhammed Mustafa’nın ümmetinde zamanın kutbu olmak şereflerin yücesiyle inip o Muhammed ümmetinin Kutbu seviyesinde olmak istiyordu Mesih’in Dem dahi uğramadığı şey Allahu alem oydu ve Allah’ın kıskanıp da biz olmadıkça kimseye açmadığı sır işte o velilerin veliler cemaatinde Allah veliler kavmine o Sırrı açıyordu bunları söyleyecek olan da ancak hazet pird ve Hazret pir de diyordu ki gel Adem’in bile gizlediği Sırrı zamanın kutbundan zamanın kutbul azamdan öğren gel Cebrail’in bilmediği Gamı çekmediği Gamı ondan öğren gel Mesih’in dile getiremediği Mesih’in söyleyemediği sözü gel Ondan dinle diyordu devam ediyordu Hatta Allah kıskançtır velilerini kıskanır dostlarını kıskanır söyleyeceği Esrarlı sözleri Dostlar olmadan o velileri olmadan söylemez Sen onunla konuşmak istiyorsan sırra ayak basmak istiyorsan gel diyordu O velilerin o zamanın kutbunun sofrasına otur ancak o zaman dinlersin diyordu ve Hazreti Pir Haşa kendisini peygamberlerden üstün görüp küstahlık yapmıyordu.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi

İnsanı kamilliğin zirvesi Hz. Muhammed hakkında bu değerli sohbeti dinlemenizi tavsiye ederiz.