Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Aşk ·

İnsan, dünyada vurulduğu bir genç kız (cânân) için çok uğraşır; fakat asıl aşk Allah’a olandır

Bak güzel bir soru. İnsan aşık olduğu, dünyada vurulduğu bir genç kız için. Canan parantez içinde çok uğraşmış fakat fakir olduğu için kızıl cananı ona vermediler. Eğer o aşık sabrederse aşkını güclü ...


İnsân, Dünyâda Vurulduğu Bir Cânân İçin Çok Uğraşır

İnsân, dünyâda âşık olduğu bir cânân için çok uğraşır. Fakîr olduğu için kızı ona vermediler. Eğer o âşık sabrederse, aşkını güçlü tutarsa, Allâh ona o cânânı verir. Bu hâdise, mecâzî aşkın bir misâli. Ama asıl ders şudur: Allâh aşkı için de aynı sabır, aynı gayret gerek. Maddî bir cânân için bunca uğraş; manevî maşûk için ne kadar uğraşmalı?

Mecâzî Aşk Örneği — Genç Adamın Sabrı

Bir genç adamın hikâyesi: Bir kıza âşık olur. Çok uğraşır; ama fakîr olduğu için kızın âilesi onu kabûl etmez. Genç adam pes etmez; çalışır, kazanır, sabreder. Aşkını canlı tutar. Sonunda Allâh ona o cânânı verir. Bu, sabırın ödülünün hikâyesidir. Maddî aşkta bile sabır işe yarar; manevî aşkta ne büyük bir mucize ile karşılaşırız.

Aşkın Bedeli — Sabır ve Sebât

Her aşk için bir bedel vardır: Sabır ve sebât. Sabır — zorluklara dayanmak. Sebât — istikâmette sürmek. Bu ikisi olmadan aşk meyve vermez. Aşk yarım kalır; eksik kalır. Sabırlı ve sebâtlı bir âşık, eninde sonunda maşûkuna ulaşır. Çünkü Allâh sabredenlerle berâberdir; sebât edenleri yolunda korur.

Maddî Aşk Şehri — İmtihân Yeri

Dünyâ, maddî aşk şehridir; ama aslında bir imtihân yeridir. Allâh kullarını maddî aşkla imtihân eder: Sabredecek misin? Sebât edecek misin? Aşkına lâyık kalacak mısın? Bu imtihânda kazanan, mecâzî aşkta da maşûkuna ulaşır; hattâ daha sonra manevî aşka da hazırlanmış olur. Çünkü mecâzî aşkın sabrı, manevî aşka transfer edilebilir.

Allâh Aşkı İçin Bu Sabrı Kullan

İnsân dünyâda bir cânân için bunca uğraşıyorsa, Allâh için ne kadar uğraşmalı? Maddî cânân fânîdir; bir gün ölür. Allâh ise ebedîdir. Maddî cânânın muhabbeti sınırlıdır; Allâh’ın muhabbeti sınırsızdır. Bu mukâyese ile, Allâh için harcadığımız zamânın ve gayretin yetersiz olduğu açıktır. Mü’min, dünyâda bir kıza âşık olan gencin sabrıyla, Allâh için sabretmeli.

Mecâzî Aşktan Hakîkî Aşka — Geçiş

Mecâzî aşk, hakîkî aşka geçiş köprüsü olabilir. Bir gencin Leylâ’ya aşkı, Mecnûn gibi, sonunda Allâh aşkına dönüşebilir. Çünkü aşkın derinleştirici özelliği vardır. Derinleşen aşk, fânî olanla yetinmez; ebedî olanı arar. Aşkın ebedîsi Allâh’tır. Bu yüzden büyük âşıklar genelde önce mecâzî aşk yaşar; sonra hakîkî aşka geçerler. Bu geçiş tabiî bir gelişimdir. Allâh muhâfaza eylesin; bizi de bu geçişe nâil eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Aşk, Cânân, Sabır. → Tasavvuf Sözlüğü