İlim

I Allah kalbimizden geçenlerden bizi hesaba çeker mi?

https://www.youtube.com/watch?v=iob4ZMKrc

I Allah kalbimizden geçenlerden bizi hesaba çeker mi? konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda I Allah kalbimizden geçenlerden bizi hesaba çeker mi? hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. Bakara suresi 284. Ayeti kerime. Efendim, göklerde ve yerdekilerin hepsi. Allah’ındır. İçindekileri açığa vursanız da gizleseniz de. Allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir. Sonra dilediğini affeder, dilediğini de azap eder.

Allah her şeye kadirdir. Buhari’de geçen hadis-i şerifte de ümmetimin içinden geçen duygu ve düşüncelerden dolayı. Allah onları sorumlu tutmaz. Hadisin bir başka rivayetinde yine ümmetin içinden geçen duygu ve düşünceler eğer söze ve fiiliyata geçmez ise. Allah onları sorumlu tutmaz. Necim suresinde hangi ayeti kerime bilmiyorum üstadım. İn h illa vahyün yuha. Onun vazifesi sadece kendine vahyedileni vahyetmektir. Vahiyle ters mi düşüyor. Burada >> başka bir ayet-i kerime var.

Bakara’daki ayetten başka bir ayet-i kerime daha var. Ali efendimizin meşhur sözüdür. Nasuh ve mesh. meselesini bilmeyen ilim konuşmasın der. Bu ayet-i kerime geldikten sonra ashap bir feveran ediyor. O böyle bir fevaran edince hani ne olacak bizim halimiz deyince bu hadis-i şerifleri. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor. Sebebi üzülü bu. Ama sonradan bir aye-i kerime daha geliyor. O ayet-i kerimede de. Hak diyor ki, “Sizin içinizden geçenlerden dolayı.

I Allah kalbimizden geçenlerden Hakkında

Allah sizi hesaba çekmez.” Şimdi diyeceksin ki iki tane ayet var. Bunlar tenakus. Hani birisinde diyor ki onun. Allah sizin içinizden geçenlerden de hesaba çeker. Birisinde diyor ki ayet-i kerime bu da. Allah sizin içinizden geçenlerden hesaba çekmez. Bunun bu fakir orta yolunu şöyle buldu. Allah sizin içinizden geçenlerden hesaba çekmez ve hadis-i şerifler avama ait. Y bir avam müslümanın içinden. geçenlerden hesaba çekilmeyecek. Fiiliyata dökmediği müddetçe.

Hatta fıkıh kitaplarında geçer. Bir kimse niyet etse, meyhaneye girse, içmeye kalksa, içkiyi de getirse diyor masaya ve oradan geri dönse hem gittiği adım kadar hem de döndüğü adım kadar. Allah ona sevap yazar. Çünkü o hani haramdan kendini uzaklaştırdı. Niyet etti, niyet etti. Gitti geri döndü. Hem gidiş adımına hem de dönüş adımına. Hak sevap yazdı. Ben hatta bazen sohbetlerde derim bu bundan dolayı sakın ha böyle niyet edip de meyhaneye gideyim ben oradan da sevap kazanayım oradan geri döneyim yapmayın derim.

Şimdi bu bir insan haram işleyecek bilinçli bir şekilde haramdan uzaklaşmasıyla alakalı. Ama öbür ayet-i kerimede hani normalde. Allah sizin içinizden geçenlerden hesaba sormaz. Bu avama ait. Öbürkü hasa. Allah sizin içinizden geçenlerden hesaba sorar. Bu haslarla alakalı. O içinden geçirmeyecek hiç kötülüğü. Çünkü içinden geçirmesi demek kalple alakalı kalbin amelidir. Senin kalbinden hiçbir kötülük geçmemeli. Senin kalbinden kötülük geçmezse kalbin tenvir oldu, temizlendi.

Temizlenen bir kalp. Vücut da temizlendi, akıl da temizlendi. O kimsenin artık asla kötülük düşünmeyecek. Zaten bir kimse kötülük düşünmüyorsa onun kalbini. Hak ihata etmiş. Kötülük düşünmüyor. Çünkü kötülük düşünüyorsa bir kimse ve o kötülüğü icra etmemiş olsa dahi onun kalbi kararır. Kalp karardıkça bir müddet sonra icra eder o kötülüğü. Şimdi bir kimse kötülük düşünüyor, icra etmedi. Bir daha kötülük düşündü. Devamlı kötülük düşünüyor, icra etmiyor. Biz ona günah işledi demiyoruz ama onun kalbi kararmaya başladı.

I Allah kalbimizden geçenlerden ve Önemi

Kötü düşündüğünden dolayı, kötü düşündüğünden. dolayı bir müddet sonra o kötülüğü yapar. Çünkü kötülük kalpte onu yer etmeye başladı. Yerine getirmiyor ama yer ediyor. Mesela işte ben şunu gördüğümde şu lafı söyleyeceğim. Gördü, söylemedi ama içindeki hırs, kin, nefret devam ediyor. O lafı söyleyecek ona. Bir türlü onu içinden atamıyor. Veyahut da bir haram işleyecek. O haramı kendince niyetlenmiş. O harama gidecek. Bir türlü gitmiyor. Bir türlü olmuyor. Ama o haramı işleme onun kalbine oturdu.

O sonun sonuçta o haramı işleme ihtimali fazla. Öyle olunca evet sufiler içlerinden hani kalplerinden kötülük geçirmezler. Kalplerine bir kötülük gelirse hemen. Allah’ı zikrederler, tövbe ederler. Kalplerine bir kötülük e hayali indiği için. O yüzden bu iki ayeti kerimenin ortasını bu fakir böyle buldu. Allah bilir.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.