Mesnevi Şerhi

222. Mesnevi Şerhi (1661. Beyit)

222. Mesnevi Şerhi 1661. Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 222. mesnevi şerhi 1661. beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

222. Mesnevi Şerhi 1661. Beyit Hakkında

https://www.youtube.com/watch?v=o

Euzu billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Muhammed’e. Resulullah. Elhamdülillahi. Rabbil alemineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Selamun aleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin ayınızı yılınızı ömrünüzü hayır eylesin rabbim cümlemize ve cümle. Muhammed’e. Hakkı hak batılı bilenlerden eylesin. Hakkı hak bilip. Hak yolunda mücadele eden batılı batıl bilip batıla karşı. Cihad eden kullarından eylesin. Rabbim gözümüzü açıp kapatıncaya kadar nefsine uyanlardan şeytana uyanlardan deccal’e uyanlardan eylemesin.

Rabbim cümlemizi ve cümle. Ümmeti nefsimizin şerrinden şeytanın şerrinden de çalan şerrinden. Zenginliğin şerlerinden fakirliğiniz şerrinden bütün şerlerden bizleri. Emin eylesin bizleri muhafaza eylesin ecmain kaldığımız yerden geçen haftadan devam edeceğiz inşallah. Allah’tan bir gelmezse gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz. Geçen hafta en son 1660 beyiti okumuşuz sel önce bir kere coşup da etrafı kapladıktan sonra dünyaya haram. etse şaşılmaz buraya okuduk.

Geçen hafta buraya şerh etmeye çalıştık. Bizimki şahıs sayılmaz ama işte dilimizin döndüğünce kendimize. Allah’ım bizi affetsin inşallah devam ediyoruz yapılan işin gayb aleminde eserleri doğar o meydana gelen eserler halkın hükmüne tabi değildir bu beyitten sonra biraz çetrefilli beyitler var bu beyitte dahil bu çünkü. Hazretlerinin. Sufi veya bugünkü dilde tasavvufi duruşuyla alakalı bu. Mesela işte hani meşhur ya bu sonradan böyle bir ayrışmanın içerisine bu işin ilmini yapanlar yaşayanlar değil bu işin ilmi ile uğraşanlar bir vahde de.

Bir de vahdetli vücut geliştirdiler. Öyle olunca. Vahdeti vücut mu bunun. Böyle tasavvuf dünyasında işte biraz okur yazar olanlar biraz çizer olanlar bununla alakalı işte kendilerince bilgilerini ortaya koymaya. kendilerince bunun tartışmasını açtılar bu böyle hani normal klasik sufileri çok ilgilendirmedi. Normalde bir mürşid-i kâmil’in eğitimine girmiş olan bir kimseyi çok ilgilendirmedi bu manada böyle bir. Bu meselenin insanla alakalı insanı yetiştirme nefis terbiyesi yapma.

Kur’an sünnete tabi olma bunun çabasını gösterenler bu tip tartışmaları yavan gördüler işin böyle edebiyat kısmı bu neden işin edebiyat kısmı zaman bu kimselerle görüştüğümüzde karşına alıp bir kimseye bir öğrettin mi veya o kimsenin nefis meratiflerini biliyor musun o kimse emar edemeyle devam edemem ilham edemem. Hotmail ne demek. Radi elde değil mi var diye mi safiye’de mi. Nerede olduğunu bile biliyor musun. Onun kalbi hallerine çözüm bulacak mısın ilmel yakin mi annen yakin mi hakkelde kim mi.

Hangi noktada. veyahut da. Onun kalbi fiyatları nerede normalde fena fişehte mi fena fil resulde mi fena fillahta mı. Beka villâhta mı. Onun normaldeki tefekkürü ne yaşadığını bakın bir dervişi ilgilendiren bir sürü mesele var bu meselelere. Akademik olarak. Evet oturur. Siz bir şeyler yazarsınız ama karşındaki kimseyi analiz etme karşındaki. Kimseyi manen de analiz etme madden de analiz etme bu yetiye sahip misin değil misin burada. Sıkıntı doğuyor. Ondan sonra oturuyorlar.

Mesela işte hani meşhur ya işte. Arabi sizin taptığınız. Allah benim ayaklarımın altında demiş. Bunu tartış beyazıt-ı. Bestami’nin işte. Sübhan da benim sözünü tartış işte kalk. Mansur nasıl enel hak dedi bunun sözünü tartış. Hani bazen bu tartışmaların ağzını tıkamak için basit bir söylüyor ya diyorum ki. hallacığım. Mansur gecede 100 rekat namaz kılıyordu enel hak dedi. Sen kaç rekat namaz kılıyorsun. Sen farz namazı daha yakılamıyorsun sen abdesti dahi dosdoğru alamıyorsun kalkıyorsun en ağır.

Haktan bahsediyorsun ve hatta bununla alakalı bir şeyden bahsediyorsun veyahut da adam işte. Arabi kafir yapacak ya birilerini oturmuş arabayı kafir ediyor okudun mu okuduğunu. Anladın mı idrak ettin mi okumadı anlamadı idrak etmedi anne okumadığı anlamadı idrak etmedi bir şeyin üzerinde hüküm süreceğim diye uğraşıyor onun üzerinde veyahut da işte oturmuş. Vahdeti vücuttan bahsediyor iyi. Vahdeti vücuttan bahsetmiş mi. Var mı böyle bir kelime yok. Arabi bu konuda küfrüne fetva veriyorsun bu da ayrı bir tartışma o yüzden burada.

Tabii bu tartışmaların içerisine. Mevlânâ ile. Celaleddin hazretlerinde zorla kaçacaklar ya bunu kim katacak. Mesnevi veya divan-ı kebiri şerh edenler katacak tutacaklar koca. Mevlânâ’nın kulağından. Vahdeti vücutçısın diyecek veyahut tutacak kullandığın. Vahdeti tutacak onun kulağından kendi fikrine kendi düşüncesine kendi felsefesini doğru çekecek ve hatta o diyecek ki panteisttir veyahut da o diyecek ki ya işte bırak. Ne olursan ol gel demiş. Çıkmış içinden böyle bir söz mü olur böyle bir laf mı olur diyecek bunu da.

Normalde içine katacak. Ama bu bütün dünyanın büyük handikapı herkes kendince kendi düşüncesini kendi fikriyatını karşısındakine elbise olarak giydirmeye çalışıyor bu küçüğümüzden büyüğümüze kadar hepimizde var bu bakın hepimizde var aslında o öyle değil ama biz onu öyle görmek istiyoruz ve elbisemizi giydiriyoruz ona. o işte önemli şahsiyetler o demiş ki bizim. Parti programımız gökten indirilmiş bir değildir biz onu peygamber seviyesine getiriyoruz biz böyle bir.

Allah dostu ama biz bunu öyle bir abartıyoruz öyle bir noktaya getiriyoruz ki biz onu böyle peygamberler üstü bütün ilahi kitaplar. Allah da yarıştırıyoruz o elbiseyi. Biz giydiriyoruz ona makulu veya o kimse kendisini nasıl ifade etti ne olarak ifade etti biz onu duymuyoruz. Bizim gördüğümüz. Önemli çünkü bütün dünya insanlığının sıkıntısı bu bütün dünya insanlığı kendi gördüğünü gerçek addedip onu dayatıyor onun arkasında başka bir olabilir mi diye.

Düşünmüyor. Birisi bu bardağı bakıyor bu dolu diyor ondan sonra. Halbuki gerçekliğine. Bunun üzerinde az. Bir boşluğu var gerçekliği bu bardağın üzerinde az bir boşluk var. dolu demeyecek o kimse ama. Öbürkü de diyor ki hayır. O bardak boş ya o da yanlış o da yanlış üzerinde az bir boşluk var. O boşluğu görmen lazım. Sen eksik aradın diyor. Ben eksik aramadım o boşluğu gördüm. Sen o boşluğu görmedin eksik aramak bu değil bakın eksik aramak bu değil ama onu eksik aramak olarak gördü ortalığı karıştırdı.

Herkes kendi algısını karşısına giydirmeye çalışıyor şimdi burada yapılan işin garip aleminde eserleri doğar o meydana gelen eserler halkın hükmüne tabi değildir şimdi bu beyte baktığınızda. Hani biraz böyle bir okuyan bir kimse der ki burada. Cevriye var değil mi. Yusuf hoca evet der ki bırak burada bir cebriye var burada cebriyenin hem de dik alası var hemen buradan hareket. eder buradan hareket ederekten istediği yere gider ama o kendi istediği yere gidiyor ama burada.

İşte bu akşamki sohbet biraz böyle ben yine tabi. Burada şunu demek istemiştir diyeceğim kendi düşüncemi söyleyeceğim yine ama ne. Arabi ekolünün etkisinde kalaraktan bu beyite mesela gitseniz. Avni konu şerhine baksanız. Avni konuk arabidir bu mesele. Arabi cihetinden bakar ama gitseniz. Örneğin işte gölpınarlı’da melamilik vardır biraz gölpınarlı buna melami cihetinden bakacaktır. Arabi cihetinden de bakmayacaktır ve hatta benim bildiğim şeylerden birisi bir de son dönem neydi yok ondan önce.

Ben de onun kitabı var ya değil. Hakkı hak öğretmendi ya kendisi ıspanaklı onun cihetinden baksanız mesela o ne böyle melami şeydir t ile başlıyor da. ucuna geldi. Söyleyemedim. Allah razı olsun. Kim elini kaldırsın. Maşallah teşekkür ederim onun yüzden tahiril merdivenin üzerinden baksak. O mesela ne benim tespit ettiğim kadar arabicidir ne de mesela böyle vahdet-i vücut ve meselesine çok böyle hani tarafını belli ederekten bir yere girmez onun gibi şimdi ama garip aleminde eserleri doğar o meydana gelen eserler halkın hükmüne tabi değildir o zaman yapılan iş diyor ayırmıyor.

Hz pervi de buna gayble alakalı gayb. Ne o zaman gayb bilinmeyen bizim için bilinmeyen. Her gayet bakın bizim için bilinmeyen görünmeyen. Her gayet ama burada gaybi tabi. Bizim toplumumuza bir de şunu koydular galiba. Allah bilir başka hiç kimse bilmez işte ayeti de söyleyeyim o gaybı bilendir kimseye gaybını göstermez ayeti. Suresi ayet 26 akabinde ayeti kerrimi saklar. Tartışma programlarında televizyonlarda veya sohbet eden sufiliğe karşı olanlar arkasındaki ayeti kerimeyi görmemezliğe gelir 25 ayeti kerime o gaybı bilendir kimseye gaybını göstermez.

Bunu hemen sizin önünüze koyarlar. Çünkü bunu husisi. Bu ayeti kerime aldım. Tartışma programlarında veyahut da sohbetlerde söylenen bir şeydir arkasında gayet kerime ne ancak peygamber olarak seçtiği kimse bunun dışındadır. Allah seçtiği peygamberin önüne ve ardına gözetleyici koyardı. Cin suresi. Ha demek ki ayeti kerimede o gaybı bilendir. Allah kendi zatını söylüyor kimseye gaybını göstermez evet ancak peygamber olarak seçtiği kimse bunun dışındadır o zaman gaybı kim bunlar peygamberler şimdi.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerine baktığımızda da baktığımızda da gayble alakalı kendi zamanında. söylediği hadisler var sözler var kalple alakalı işte hani meşhur. Hendek’te balyozu taşa. Bir kıvılcım çıktı kisran yıkıldığını görüyorum dedi taşa bir daha vurdu. Bizans’ın fethedildiğini görüyorum dedi. Bir daha vurdu yemenin. İslam olduğunu görüyorum dedi. Örneğin veyahut da işte değişik zamanlarda değişik şeyler söyledi hele ölümüne yakın gayba ayet o kadar çok hadis-i.

İrat etti ki. Ama bu hadisi şerifleri hadisi şerifleri inkar halimiz var ya bizim bu hadis-i şeriflerin hepsinde biz ne yaptık inkar ettik ama bu ayeti kerimeyi de inkar ettik. Demek ki gaybi. Allah peygamberlerinin peygamberlerine gösteriyor demek ki gayble alakalı sadece. Allah’a gaybı kendine saklamamış. Hatta gaybi ilimleri de içinde barındıran. Kur’an’ı peygamberindirmiş. Dolayısıyla o peygamberin ümmetine de söylemiş gaybi meseleleri içinde barındıran.

gaybi hadiseleri. Gelecekle alakalı meseleleri. Kur’an’a koyan. Allah önce onu peygamberine sonra bütün ümmete açmış göstermiş gayble alakalı neler olacağını neler yaşanacağını da göstermiş ama normalde bakın o zaman şu çıkıyor gaipte yaşanacak olan bir. Gelecekle alakalı gaybi gelecek olarak gördüğümüzde gelecekte yaşanacak olan bir. Çok özür dilerim ama paket program olarak ve o hazır paket programı hem. Allah söylüyor hem de. Resulü söylüyor hem de kur’an-ı.

Kerim’de ümmete bunu açıyor. Ümmet bunu ne kadar. Anlıyor ne kadar anlamıyor. Bu ümmetin problemi bakın. Ümmet bunu ne kadar anladı ne kadar anlamadı. Bu ümmetin problemi ama. Gaip ile alakalı hadiseler. Kur’an’da var mı. Evet o zaman. Kur’an’a doğru bakamıyoruz biz o zaman. Kur’an’ı doğru anlamıyoruz. Kuran’ı kendimizce kendi zamanımıza kendi zamanımızda kendimiz algılayamıyoruz bu konuda ilmimiz yeterli değil. Demek ki eğer ilmimiz yeterli olmuş olsa biz. Kur’an’ın gaybi haberlerini.

Kur’an’ın gaybi tespitlerini. Biz çözeceğiz çözümleyebileceğiz ama biz bunu çözümleyemiyoruz o zaman beyitin başına geldiğimizde garip aleminde eserleri doğar ne yapılacak olan bir işin gayb aleminde resmi belli gayb aleminde hesabı kitabı belli ve o meydana gelen eserlerde halkın hükmüne tabi değil sebep. Allah yaratmada hür yaratmada ortağı. Yok bir yaratırken birisine danışmıyor birisine herhangi bir konuda izin almıyor. Allah kudretiyle kuvvetiyle yaratmada olan allahlığını gösteriyor ve yaratacak olduğu bir şeyi.

Tabiri caizse bir şeyi gayb aleminde yaratıyor ve hatta biz bunu nasıl diyelim olacak olan bütün hadiselerle mevcut ama burada arabaya kayacak olursak ayağını. sabitede lefi’dan önce zaten mevcut veya ben bunu böyle kendimce tarif ediyorum ya. Allah’ın ilmi ilahisinde var olacak olan bütün her mevcut. Kün dedi ilmi ilahisinde her mevcut ve ilmi ilahiden sırası gelen sırası gelen her ne var ise. Çağlayan’dan dökülür gibi varlık alemine dökülmekte. O zaman bu yaratmayla alakalı halkın herhangi bir ihtiyarı yok yaratmayla alakalı burada yapılan işin dediğinde.

Bunu ben yaratma olarak nitelendirdim yaratmada. Allah kendine ortak kabul etmez hiçbir şeyde ortak kabul etmediği gibi yaratmada da. Allah kendine ortak kabul etmez ve her şeyi yaratan odur. O zaman yarat aleminde yaratılan bir şehadet alemine görünür alemine. Zuhur eder. Eğer gayb aleminde bir yaratılmadı ise onun bu aleme. Zuhur etmesi mümkün değildir ve bunda herhangi bir kulun. hükmü olması da mümkün değildir o zaman. Allah seçtiği peygamberlere gaybıyla alakalı.

Sırlar vermiş midir. Evet ve o peygamberlerine bu gaybıyla alakalı sırları verirken de o. Sırrın etrafını görevli. Meleklerle çeviktirmiş şeytanlara ve cinli taifesine o sırları ifşa ettirmemiş çünkü şeytan ve kafir cinniler veya diğer cinniler o sırra. Muttali olamamışlar. Muttali olmaları mümkün değil. Çünkü ayeti kerimede diyor ki; Allah seçtiği peygamberlerin önüne ve ardına gözetleyici koyardı diyor bu gözetleyiciler meleklerden de olabilir. Şimdi başka bir tartışma açayım size bu gözetleyiciler.

Allah dostlarından. Suresi 27 ayeti kerime inkar ettiğinden kafir olur küfre düşer. Sakın böyle bir söze kulak vermeyin sakın sizde herhangi bir yerde birisine kızdığınızdan birisini sevmediğinizden birisiyle alakalı böyle bir takıntınız olduğu için. Allah gaybı. bilir hiç kimseye de göstermez söylemez demeyin çünkü peygamberler bu gaybi sırlara. Vakıflar bir. İkincisi ümmeti. Muhammed’den de. Kur’an’ın gaybi sırlarına. Vakıf olanlar olabilir mi el cevap alabilir.

Kur’an aynı zamanda gaybi sırları da kendi içinde barındıran bir ilahi kitaptır örnek. Henüz daha böyle. Ne diyorsunuz ona. Hocam huru mukaddâ bu tip harflerin daha henüz manaları ve sırları açılmış değil bakın manaları. Ve sırrı açılmış değil ne zaman o zaman mana ve. Sırrı açılacak kıyamete yakın. Aleyhisselam çıktığında ve hatta mehdiyet iyice. Zuhur ettiğinde. Müslümanlara kendini daha da açacak sırlarını ifşa edecek ve. Kur’an’dan öyle ayeti kerimeler.

Müslümanlar tespit edecekler ki öyle ayeti kerimeler tespit edecekler tekrar bunun. Altını çiziyorum. Ben belki de görmeyeceğim. torunlarım. Belki de torunlarımın torunları görecekler öyle bir ayeti kerimeleri tespit edecekler ki o ayet-i kerimeyi okuyan bir kimse eşyaya hükmetecek taş altın olacak altın yakıt olacak veyahut da bildiğiniz. Toprak büyük bir enerji olacak veyahut da bilemediniz bir balçık. Toprak o ayet-i kerimelerin sırrınca harikulade işler çıkacak ortaya bunu bu şu anda ne yazık ki.

Müslümanlara kapalı bir ilim bunu şu anda büyük velilerin dahi bunlara. Normalde dokunmaları bunları söylemeleri uygun değil her şeyin vakti zamanı olduğu gibi bunun da vakti zamanı var çünkü. Kur’an öylesine gaybi öylesine büyük bir kitap ki. O kitapta sadece dünyanın değil bütün varlığın kainatın. Sırrı saklı kainatın. Sırrı saklı. Ondan sonra gelecek bir kitap yok çünkü son kitap. Ama ne yazık ki müslümanlar. tembel olduğundan çalışmadığından. Maddi manevi.

Kur’an’ın üzerinde de çalışmadığından. Kur’an’ın bu manada ne demek istediğini manasını da tam anlamıyla çözemediklerinden. Kur’an’a uzatırız. Bizden uzak şimdi böyle olunca biz gaybi meselelerden uzağız ve. İslam dünyası boş tartışmaların içerisinde bocalayıp debelenip duruyor bunda da. Hikmet var diyoruz ama bu hadiseler gelecek ahir zaman son diliminde. İslam dünyası. Müslümanlar. Bu gaybi ayeti. Sırrı ayeti kerimeleri sırlı o ayeti kerimeye baktığınızda siz hani alay ediyorlar ya işte.

Allah burada örnekliyorum işte zekattan bahsediyor sen bunu. Normalde işte okuyorsun ve ahmak onun zahiri zekattan bahsediyor batınını sen bilmiyorsun alay etme. Alay ediyor siz bunu namazda okuyorsunuz. Allah etme. Kur’an ilahi bir kitaptır henüz mana muhtevası ve. Sırrı ve gaybi tam olarak anlaşılmamıştır daha. üç kuruş akıllılar üzerinde hükmetmeye çalışmasın üç kuruş maaşla da bu işler olacak değil o maaşına bakıyor çünkü. Bunlar acı şeyler o maaşına bakıyor bunun üzerine kafa yorması mümkün değil.

Allah muhafaza eylesin ve 28 ayeti kerime bakın 27 okuduk 28 bu elçilerin rablerinin emirlerini tebliğ ettiklerini onun bilmesi içindir. Bu ayeti kerimenin. Normalde burada. Elçiye döndürdü. Demek ki buradan ben direk tartışmaya. Mahal vermeden peygamberlere affettim bunu ama. Kur’an’ı iyi anlayan da bir kimse. Kur’an’ın elçisi hükmünde oldu mu evet. Kur’an’ı anlayan onun gaybini bilen onun sırrını bilen. Tabiri caizse. Kur’an’ın bu manada matematiğinden metafiziğinden az bir damladıysa o da.

Kur’an’ın elçisi oldu o zaman. Kur’an’ın elçisi olan kimse rablerinin. Allah’ın emirlerini tebliğ ettiklerini ne tebliğ ettiğini bilmesi için. Allah ona bu gaybi bilgiyi bunun üzerine verdi. İslam dünyası. Kur’an’ı idrak etmeye çalış ve. Kur’an’ın içerisindeki sırları gaybi bilmeye çalış sırrını ve gaybini bilirsen. Allah’ın emrettiği tebliğ etti bir ayet-i hakikatini bilesin o ayeti kerimenin gerçek tecelliyâtını öğrenesin diye sana bu gaybi bilgi verildi o zaman meseleye baktığımızda.

Mevlânâ’nın mesnevisindeki bu meseleye bu yapılan işin gaybı aleminde eserleri doğar baktığımızda o zaman bakın cebreden çıktık şimdi ama sözün başında biz buna baktığımızda cebriye gibi geldiydi. Öyle değil mi ama biraz kafa biraz. Gönül patlatınca bu işin cebriyeden farklı olduğu çıktı meydana o zaman. Pir diyor ki yaşanan hadiseler bilinen hadiselerin gayb aleminde bir tecelliyâtı var ve. gayb alemindeki tecelliyâtıyla bu dünyaya tecelliyeti aynıysa sıkıntı yok ama gayb halindeki gayb alemindeki tecelliyâtıyla dünyaya tecelliyâtı farklıysa.

O zaman sen garip alemindeki tecelliyete bakacaksın. Allah biz onlardan eylesin inşallah şimdi bir ayeti kerime daha var bakın bunu. Allah hiçbir peygamberleri peygamberleriyle de paylaşmamış bakın peygamberiyle de paylaşmadığı meseleler var bununla alakalı kimsenin söyleyecek sözü yok. Suresi ayet 34 ne bu. Kıyamet ne diyor kıyametin ne zaman kopacağına dair bilgi ancak. Allah katındadır bilgi. Neredeymiş. Allah katındaymış şimdi kıyametle alakalı meşhur cibril.

Hadisi var ya iman. İhsan sonra. Kıyamet ne zaman kopar diyor ona cevap ne sorulanın sorandan farklı bir bilgisi yoktur bilgi yok demiyor bu konuda bilgi yok dese diyeceğiz ki bilgi yok burada manalı bir sır. bir söz var bu manalı sır söz ne sorularının sorandan farklı bir bilgisi yok. Bunu aldık. Biz bir kenara koyduk yağmuru o indirir rahimlerde olanı. O bilir hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez hiçbir kimse nerede öleceğini de bilmez. Allah her şeyi çok iyi bilendir her şeyden haberdardır.

Eyvallah şimdi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerini gayble alakalı bunu. Normalde hadis kitaplarında bulmanız mümkün. Müslim kırmızı. İbni hanbel bunlar bütün riyal. Salih’in herhangi bir hadis kitabından. Peygamber sav. Hazretlerinin gaybin gelecek kısmından bahsetti veda haccında bahsetti değişik bahislerde bunları bahsetti. Hatta bazı hadislerlerde kıyamete kadar. O Kadar bize bu konuda bahsettik o kadar anlattık ki kıyamete kadar olacak olan bütün hadiselere bize anlattı diye hadis-i.

şerreler var ama sahabelerin. Hepsi de bunları ezberleyemiyorlar işinin enteresanı bu diyor ki bir tanesi. Benim aklımda kalan bunlar oldu öbürkü diyor ki benim aklımda kalan bunlar oldu öbürkü diyor ki benim aklımda kalan bunlar oldu. Demek ki sahabe o gaybi meseleleri hepsini hırs edememişler. Daha doğrusu. Müsaade etmemiş eşin perde arkası bu. Müsaade etmemiş. Demek ki o bu. Bununla alakalı hadisleri aldım buraya da ben konuyu böyle çok uzatmak bu konuda şimdi yapmak istemiyorum.

Mesela en ilgi çekici uzun biraz ondan sonra bunu okuyup. Bir de şeyle alakalı. Gelecekle alakalı yer bana dürüldü yeryüzünün doğusunu ve batısını da gördüm dikkat edin hadisi. Şerife yer bana dürüldü yeryüzünün doğusunda batısını da gördüm ümmetim bana dürülerek gösterilen yerlerin hepsine. hakim olacaktır dürülerek gösterilen yerlerin hepsini de. Ümmet hakim olacaktır altın ve gümüş hazineleri bana verildi. Rabbimden ümmetimi genel bir kıtlıkla helak etmemesi ve onlara kendilerinden bir düşman.

Musallat edip de köklerin kazımamasını diledim. Rabbim bana şöyle karşılık verdi. Muhammed ben bir şeye hükmettim mi buradan artık dönülmez. Bakın bu hadisi bu bunu burada okumamın bir sebebi gelecek beyitlerle de alakalı konuyu böyle bir bütünlük içerisinde anlatmaya çalıştığım için bunu okuyorum. Ben bir hükmettim mi. Bundan artık dönülmez. Ben ümmetinin genel bir kıtlıkla helak olmayacağı sözünü sana verdim onlara kendi nefislerinden başka köklerini kazıyacak bir düşman.

Musallat etmeyeceğime dair de söz verdim bize nefsimiz yeter. Hatta şayet üzerlerine arzın her tarafından yahut arzın memleketler arasındakiler bir araya gelseler. dahi ta ki ümmetin birbirlerine helak edip esir alıncaya kadar bunlar diye yaşandı mı zaman içerisinde. Ben ümmetim hakkında saptırıcı liderlerinden korkuyorum. Allah resulü devam ediyor ümmetim içinde bir kere. Kılıç çekilirse kıyamete kadar artık bir daha indirilmez. Kılıç çekildi mi. Ali radiallahu.

Hazretlerinin zamanında çekildi mi. Evet bir daha indi mi. Ümmetimden bir takım kabileler müşriklere katılmadıkça. Ümmetimden bir takım kabileler de putlara tapmadıkça. Kıyamet kopmaz. Bunlar da yaşandı mı birtakım kabileler putlara taptı mı müşriklere katıldı mı. Hatta ümmetin içindeki büyük bir kısım devlet başkanı müşriklerle yan yana kol kalanını. Evet kafirleri kendilerini dost tutmuş vaziyetteler mi. Evet müşrikleri kendilerine dost tutmuş vaziyette mi.

Evet ümmetin. Büyük bir kısmı kafirlere ve müşriklere benzemek için. Evet ümmetimin içinde 30 tane yalancı peygamber çıkacaktır daha ölür. Ölmez yalancı peygamber çıktı mı çıktı bunun en önemlisi müsellemetül kezzap mıydı. Ölmez peygamberliğini ilan etti mi. Evet ve ondan sonra peygamber gelmeyecek diye birçok delil olmasına rağmen kendisini peygamber ilan edenler oldu mu. Evet var mı. Evet o zaman. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin bakın gaybi olan.

Bu tespiti çıkmış mı meydana. Oysa ben peygamberlerin sonuncusuyum benden sonra peygamber gelmeyecektir. Allah’ın emri. Gelinceye dek. Ümmetimden. Ümmetimden bir taife devamlı olarak hakkın yanında yer alıp onu savunacaktır demek ki ümmetten bir taife olacak bu ümmetten taife devamlı hakkın yanında olup onu savunacak. Sünnet seni azı dişleriyle sımsıkı tutunup onu savunacak onu hem. yaşayacak hem de. Yaşatmaya çalışacak onlara muhalefet edenlerin kendilerine bir zararı dokunmayacaktır bu ümmetinden o taife ümmetinden.

222. Mesnevi Şerhi 1661. Beyit – Sohbet Notları

Seni sımsıkı yapıp. Hakkı tebliğ eden. Hakkı tebliğ eden o taife hiç kimsenin zararı dokunmayacak onlara zarar veremeyecekler. Onlar bu zarar veremeyecek demek zorluk çekmeyecek sıkıntı çekmeyecek manası değil öyle anlaşılmasın onlar tebliğlerine hakkın yanında durmaya devam edecekler zorluklar sıkıntılar belalar musibetler baskılar şunlar bunlar onları yıldırmayacak onlar geri adım atmayacak paraydı maldı mevkiydi kadındı oydu buydu onları bozmayacak işte adam çok yaşa yakışıklıymış bozmayacak o.

Mümine kızı. Mümine kadına işte kadın çok güzelmiş adam bozulmayacak ona para bozmayacak o kimseyi mevki o kimseyi bozmayacak onu hangi mevkiye getirirsen getir o hakkı savunacak. İslam sisteminin dışında da onların bir. mevkiye gelmeleri mümkün değil istemezler oraya ne milletvekili öyle olsun isterler ne. Müdür ne herhangi bir yerde memur dahi öyle olmasını istemezler sebep yiyen yiyecek. Çünkü içen içecek hırsızlık yapan hırsızlığını yapacak. Üç kağıt yapan yapacak 5 kat yapacaksın yapan yapacak adaletsizlik yapan yapacak yiyecek içecek yalayacak yutacak haram mı helal mi.

Dikkat etmeyecek böyle olunca ona namusu. Şerefli haysiyetli bir insan lazım değil. Öyle derler ha öyle altına her şeye imza atacak bir insan lazım atayım zaten atacak bu hak mıydı değil miydi hakikat mıydı bakmayacak lgbt kaldıracak eşcinselliğe de kaldıracak ibneliğe de kaldıracak olur diyecek geç. Ne olursan ol tabi. Allah lanetliyormuş önemli değil o ona el kaldıracak lanetlik işleri delik kaldıracak tasdik edecek aracı olacak gidiyor. sabahleyin. Ulu camide sabah namazı kılıyor.

Akşama dansözlerle beraber ne siyasetçi bu ne sabah namazında. Ulu camide minnetin önünde. Namaz kıldın. Ee ondan sonra git. Allah’a peygambere. Dine imana. Ondan sonra. Atam tutan laf söyleyen sanatçı bozuntusunda poz ver ona para ver belediyeden. Bunu biz söyleyince muhalif oluyoruz tabi alkışlayacağım sende. Sen de onlardan olacaksın bir şeyi. Neyi alkışlıyorsan. Neyi alkışladıysan ondansın. Hani geldi bedevinin birisi kıyameti sordu. Şimdi kıyametten laf açıldı ya bugün dedi ki ey.

Kıyamet ne zaman kopacak dedi. Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri böyle onun o sorusundan biraz böyle. Tabiri caizse. Hani bizim tabirimizi canı sıkıldı deriz ya canı sıkıldı. Kıyamet için ne biriktirdin dedi. Ona kıyameti soruyorsun. Kıyamet için ne. biriktirdin dedi o. Bedevi durdu dedi ki. Resulallah. Ben çok ibadet eden bir kimse değilim çokça namaz kılan çokça oruç tutan çokça böyle. Can reşi ibadetinin içinde olan birisi değilim ama dedi ben.

Allah ve resulünü çok seviyorum bu hadisi. Benim de ümidimi arttırıyor ben o yüzden böyle hadis-i. Şerif ezberimde dedi ki ben. Allah ve resulunu çok seviyorum öyle deyince. Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinde yüzünde bir yumuşaklık bir tebessüm oluştu bana dedi ki ona kişi sevdiği iledir bu tabi. Müjde oldu o bedeviye. Rabbim bize de bu konuda müjdelesin. İnşallah biz de. Allah ve resulünü çok sevelim inşallah bizim de ben kendi. Nefsim için söyleyeyim amellerimiz o kadar fazla değil.

Hatta yok hükmünde görülür onların. amellerinin yanında. Bedevi öyle söylemiş. Siz böyle amele az olarak görmeyin onun çıtası yüksek o kendi zamanındaki yüksek çıtayı gördüğünden diyor ki benim amelim o. Benim amelim o kadar yok diyor kendi zamanındaki çıtayı görüyor. Çünkü kendi zamanında ki çıtayı o çıtayı görünce diyor ki benim o kadar amelim yok. Benim fazla namazım. Yok fazla orucum yok kendinizi. Bedevi ile kıyaslamayın biz onun atının burnunun üzerindeki derinin tozu olamayız öyle değil mi.

Azam öyle demiş kim tabiinden selefalimi fıkıhın babası imamların babası kendi zamanını bırakmış kıyamete kadar gelecek olan meselelere fıkh eden adam oturuyorsunuz bugün ki meseleye meselelere ışık tutan bugünkü meselelere ışık tutan bir fıkıh babası muhteşem üstü bir kimse bakmayın şimdiki böyle sonradan olma yetmez. Sonradan yetmelere ben de bir. İmâm-ı Âzam gibiyim veyahutta bir kısım böyle ehli tarikat olanların bir kısmı bizim alimlerimiz imam-ı azamdan.

Üstün bizim hocalarımız mollalarımız imamı azamdan. Üstün sözlerini söylüyorlar söylemiyorlar bilmiyorum onların müntesiplerinden duyuyorum bu küstahlık bu kibirlilik bu cehaletin dik alası bu cehaletin devi bir kimse üç kitap okuyup da ben de bugünün imamı azamıyım yok bizim hocalarımız bizim molalarımız bizim cemaatin işte molaları imamı azamdan. Üstün bu sözler çok böyle kibir kokan bu sözler böyle cahillik kokan sözler. Allah muhafaza eylesin bu onun sözüydü biz diyor sahabenin atının burnunun üzerindeki derinin tozu olamayız tevazuya bakın.

Oysa hadisi şerif ümmetimin alimleri. İsrail peygamberlerinden üstündür bu hadisi şerif orada dururken o tevazu ediyor diyor ki ben sahabenin atının. burnunun üzerindeki ter damlacığının üzerindeki tozu olamam diyor. Allah bizi affetsin işte. Demek ki o. Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışanlar bunlara zarar veremeyecekler o topluluk kıyamete kadar kıyamete kadar o toplum böyle bir topluluk olacak o topluluk. Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışıp kıyamete kadar.

Kur’an ve sünnetin öğrenilmesi ve yaşatılması için mücadele edecek. Demek ki bunlar. Peygamber sallallahu vesellem. Hazretlerinin gelecek gayba ait olan hadisleri öyle kalkıp da gaybın anahtarı. Allah’ın elindedir başka hiç kimse bilmez sözü peygamberleri bağlamıyor ama o peygamberlerin de işte kıyametin kopması gibi yağmurun ne zaman yağacağını bilmesi insanın nerede öleceğini bilmesi gibi bu tip gaybi meselelerden onlara da kapalı. Eyvallah o zaman. Biz baktığımızda bütün.

Bizim kendi üzerimize bizi ilgilendiren ne o zaman bizim. kendi üzerimizden sadır olan zuhur eden. Bizim yaptığımız işlemler bu manada bizim yarattığımız şeyler değildir bunları yaratan. Allah’tır bizim bu kolumu oynatmam benim mahlukum değildir. Benim yaratmam değildir bunun yaratması. Allah’a aittir bunu kes. Bunu istemek bunu düşünmek bunu. Normalde düşünerekten tasarlayaraktan bir yapmak yapmayı. Allah’a aittir. Ama onun tasarısını da bizde yaratan düşünceyi de bizde yaratan.

Burada şimdi tartışma şu bu düşünceyi yaratan. Allah ise bu düşünce bizde cebri mi. Ben bunu düşünüyorum. Burası böyle. Tabiri caizse. İnsanın beynini dağıtan kalbini yoran bir yer. Herkes diyor ya ne düşünce hürriyeti. Evet insanlar ne kadar hür düşünmede insanlar düşüncede ne kadar hürra şimdi nihayet-i. Kerime daha not almıştım. Zümer 62 Allah herşeyin yaratıcısıdır ve o her. şeyi idare ederler bir. Ben hep böyle derim ya. Allah affetsin. Ben demekten böyle.

O manada değil bir şeyin adı varsa kendisi var kendisi varsa onu bir. Var düşünce adı var düşünüyor muyuz. Evet ne düşüneceğimi onu emrediyor yoksa. Biz ne düşüneceğimizi kendimiz mi karar veriyoruz çok basit alabilirim. Ben kendim de düşüncem ben kendim karar veriyorum istediğimi düşünebilirim istediğimi düşündüğüm için de onun sorumlusu benim. Ama o düşünceyi yaratan. Allah o zaman halilik mahlukun emrine mi girdi mahluk ne düşünüyorsa onu mu yaratıyor.

Eğer programlanmış paket olarak ben onun istediğini düşünüyorsam o zaman cebriyim o zaman. Özgür değilim o zaman öyle bir olmuş olsaydı o zaman şunu demezdi. Allah’ın zatı bütün tefekkürden uzaktır. Tefekkür edilemez münezzehtir bilinmez. zaman başka bir çıktı. Ama her şeyin yaratıcısı o zaman şuna geleceğiz onun yaratmadığı hiçbir yok her şeyi en ince. Detay ve ayrıntısına kadar o yaratıyor bu yaratmada kulların bir dahili var mı yok bu yaratmada kulların ortakçılığı var mı yok yaratma direk.

Allah’ın kendi zatı uluhiyetinde hiçbir şeyde yok ama düşünce olarak bu. Ben şimdi meseleyi hafifletmek için öyle söylüyorum hürüz. Ama gelecek olan beyite bakın onların bize nispeti varsa da hepsi. Allah tarafından yaratılmıştır bir önceki beyit neydi diyordu ki. Bir önceki beyitte yapılan iş gayb aleminde eserleri doğar o meydana gelen eserler halkın hükmüne tabi değildir sonraki beyit vuruyor beynimize diyor ki onların bize nispeti varsa da hepsi. Allah tarafından yaratılmıştır o garip.

alemindeki işlerin bir kısmı işlerin bir kısmı insanlara halka. Nispet edilse de şimdi onu birazdan açıklayacak. Zaten beyin yakan yerler buraları onları halka. Nispet edilse de bunların diyor hepsinin de yaratan tek. Allah’tır halka. Nispet edilse dahi işte ne getirdi içecek getirdi. Adnan abi içecek getirdi halka. Nispet ettik. Öyle değil mi. Adnan abi çay getirdi halka. Nispet ettik. Öyle değil mi. Ancak böyle örnekleyebileceğiz ama diyor. Bunlar halka. Nispet edilse de o pek.

Allah tarafından yaratılmıştır bir halka. Nispet edilebilir işte ben buradan fareyi. Ondan sonra. Erdoğan’a attım kim attı ben attım. Erdoğan diyecek ki kim attı işte. Mustafa attı. Attı kafama geldi attı kafamdan vurdu beni kime. Nispet edildi halka bize. Nispet edildi ama yaratan diyor. Allah yaratır hepsini de hepsini de ayeti kerimenin diyoruz. Zümer 62 Allah her şeyin yaratıcısıdır ve o her şeyi idare edendir hem yaratıyor. Hem yarattığında ne yapıyor yarattığını da ne yapıyor.

İdare ediyor. Enam 101 o gökleri ve yeri eşsiz bir şekilde. Yoktan var edendir. Yoktan bütün her şeyi yoktan var ediyor gökleri de yerleri de eşsiz bir şekilde. Yoktan var ediyor. Enam 102 işte rabbiniz olan. Allah budur ondan başka hiçbir ilah yoktur. Her şeyin yaratıcısıdır. O halde ona itaat edin. O her vekildir sana bir kalmadı burada gene o zaman hiçbir var olmazdan önce bir var olmazdan önce ben yine öyle. Yürüyeceğim. Allah’ın ilmi ilahisinde o mevcuttu ha bu iğneden ipliğe zerreden küreye her ve.

onun içerisinde olacak olanlar da dahil olmuşlar. Zaten orada da olacak olanlar da dahil ebediyet noktasında ebediyetin sonu yok sonsuz bir şekilde varlığın üzerinde ne olacaksa varlığın üzerine ne yaratılacaksa. Allah’ın ilmi ilahisinde mevcut bakın mevcut diyorum yaratılacak demiyorum mevcut ilm-i ilahiyede mevcut. Allah bilinmez gizli bir hazineydi bilinmekte istedi bir yarattı. Allah bilinmez bir gizli hazineydi gizli hazine bilmezdi bilinmekliğini istedi bilinmekle isteyince bir yarattı ve bu yaratılma bu yaratılış bu yaratma bitmiyor sonsuz bakın sonsuz bir.

Allah’ın sonsuz bir. Allah merhumunun sonsuz bir. Allah’ın yaratmasını sonlandırmak mümkün değil ve sonsuz bir şekilde yaratıyor yaratmaya devam ediyor her an ve her şeyin yaratıcısı o baktığınız zaman artık bu öyle bir ki varlığın üzerinde. Allah’ın hükmünün kudretinin kuvvetinin. yaratmasının dokunmadığı hiçbir zerre yok ve hepsi de onun ilmi ilahisinde ilmi ilahisinde var ilmi ilahiden şehadet alemine tecelli ediyor görünürlüğe. Zuhur ediyor görünmezden bilinmezlikten bilinirliğe tecelli ediyor her bakın her bilinmezlikten bilinirliğe tecelli ederken arkasından bir an sonrası yine bilinmez bilinmezlikten bilinirliğe bilinirlikten yeniden bilinmezliğe gidiyor çünkü bir an sonra ne olacağını bilmiyorsunuz bilmiyoruz ilmi ilahi de mevcut ama varlık olarak tamamiyetle ay bir an sonra ne olacağını bilmiyor.

Bir an sonra ne olacağını bilmiyor. Yıldızlar bir an sonra ne olacağını bilmiyor insanlar bir an sonra ne olacağını bilmiyor bildiği anda bilinmezlik geliyor arkadan tekrar bilinirlik ne aldı yaşadığı. O esnada anı yaşadı anı yaşadı bilinmezlik bilinirliğe geçti tekrar bilinmezliğe düştü bundan koku almak. Buraya böyle anlamak burayı. biraz böyle idrak etmek ancak seyr-i sülükle mümkün senin sülükü olmayanların bunu söylemek istemiyorum ama bunu idrak etmeleri bunu anlamaları biraz zor.

Ben böyle anlatabildim kadar anlatmaya çalışıyorum kendimce. Allah bizi affetsin çünkü. Bu ancak manevi tecelliyâtla idrak edilebilecek anlaşılabilecek bir. Bu ancak kalbin hakikat perdelerine açılmasıyla alakalı hani biz zikrederiz hani zikrimiz dildedir ya. Biz zikrettiğimiz. Allah merhumunu zikrettiğimiz ilah merhumunu idrak etmekten uzağızdır bir sufi kardeş. Gelir rüyasında görür ders ister ders isteyene de dersini veririz deriz ki tevhi la ilahe illallah de istersen ona başka bir.

Esma ver o kimseyi istersin sen onu hu esmasını ver önemli değil. Burada o kimse zikrettiğini idrak edebiliyor mu etmiyor çünkü onun onu idrak edebilmesi için kalbi aklının çalışması lazım iman. etmesi itaat etmesi sevmesi teslim olmasıyla alakalı. Onun kafasında. Şeyh şüphe kalmaması lazım. Allah’a karşı resulüne karşı üstadına karşı o kimsenin kafasında itaatte teslim olmada hiç çek şüphesi olmaması lazım o kimse tabi rica etse çıplak bir şekilde. Orada durması lazım bu çıplaklıktan erotizm aklınıza gelmiyor.

Tabii normalde o böyle bütün o güne kadar olan. Sufi düşüncesinin dışındaki. Bütün her şeyden sevrılması gerekir onu yakalayamazsa onu idrak edemezse o kimse zikrettiğini idrak edemez. Zikreder ama sevap alır mı. Evet sevaba ulaşır mı. Evet ümmeti. Muhammed’in sıkıntısı bu zaten. Kur’an okuyor mu. Evet idrak ediyor mu. Hayır namazı kılıyor mu. Evet idrak ediyor mu. Fatiha’yı okuyor mu evet idrak ediyor mu. Hayır idrak etse o. namazı kılamaz o idrake açılsa namazı bitiremez.

Elhamdülillahi kalır bakın orada kalır veyahutta idrak etse lay la dediğinde kalır örnekliyim küçücük bir şeye. Lâ ilâh ederken ne kadar çok put varmış bende der o putları. İlahe dedin de yıktın da putsuzluk canını sıkar önce alışıla gelmiş putları var çünkü içeride ve dışarıda şimdi bu. Normalde o kimse seyr-i sülükte o ilmi ilahiden kopup gelen gaiple alakalı meselelere vukufiyet sağlarsa ancak o zaman bunu anlar öbür türlü bunu anlaması mümkün değil ve bunu anlayınca da zaten hani demiş ya.

Demen için bu böyle yerindedir o değil mi. Neden bu böyle. Neden şöyle. Burada tabii sanki cebriye varmış gibi geliyor insanlara. Ehil olmayanların yanında bu sohbetleri açmamışlar oradan sivri. akıllının birisi. Siz cevriyecisiniz deyip çıkarın. Veya siz kadericisiniz dert çıkar. Oysa halka. Nispet edilmiş olsa dahi bazı şeyler yaratan odur ve bazı şeyler avam tarafından allah’ın ilmi ilahisinin dışındaymış gibi görünüyor bazı şeyler ve umumi getirdi. Ali götürdü avamın işidir işin hakikati öyle değiller.

O yüzden ayeti kerimede. Sana atmadım ben attım ben ayeti kerime de sen atmadın. Ben attım der. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin bir avuç toprağa atmasını kendine atfeder sen öldürmedin ben öldürdüm derbide şimdi. Pir i aklımızla oynamaya devam ediyor mesela. Zeyd bir ok atar o amrı kaplan gibi yaralar yara bir yıl kadar ömrün vücudunda ağrılar. Sızlar meydana getirir o dertleri hak yaratmıştır insan değil birisi. Birine bir ok attı. o atınca karşıdaki yaralandı yaralanan kimse bir yıl o yaraların ağrısıyla.

Hani depreşti mücadele etti o dertleri diyor hak yaratmıştır insan değil şimdi. Ahmet’ten mehmetten bileceğiz ya onu. Pir diyor ki oku attı birisi attı o diyor yara bere oldu o yaradan bereden olan ağrıları sızıları hepsinde. Hedef olan. Amar o anda korkudan ölürse yahut ölümüne kadar bedeninde yaralar. Dereler vücuda gelir de o ağrılardan o milletlerden ölürse zeyde ilk sebepten o kattığından dolayı katil de. İlk önce o attı ya o. Amir bu sefer normal. Normalde ağrılardan sızlardan oradan.

Bundan dolayı öldü zdx sebepten o kattığından dolayı katil de hepsi. Allah’ın icadı ise de o arıları zehirde. Sonuçta zevkten dolayı. Nispet et o zaman. Hatta diyor ki oku atan hani. Zeyd bir ok attı ya. Zeyd de diyor hani bu. Normalde buna. Hamra ok attığı için cezaya uğramaktan. Bir de korksa diyor ölse. Zeyd de ortadan kaldırdı hamuru o kattı ama. Zeyd de öldü. Zeyd ölse de diyor amır o ağrıları sızıları çekti mi çekti. Demek ki diyor o ağrıların o sızıların sebebi zeyt değil.

Onu yaratan zeyt değil. Çünkü o kadar öldü. Ee ama arızası devam ediyor mu ediyor işte onu yaratan ne. Allah demek. Orta yerde de ortadan kaldırsak ağrıyı sızıyı ortadan kaldırabildik mi kaldıramadık ağrı sızı devam ediyor. Çünkü ağrıyı sızıyı yaratan neymiş allahmış. E şimdi buradan başka bir yere de ben bir. Dolana vereyim. hani ne diyordu hadis-i şerifte bir kişinin başına hastalık gelse sıkıntı gelse. Bela gelse musibet gelse bir dert kalsa bir. Gam kasavet üzüntü gelmiş olsa üzüntü gelmiş olsa kul ona sabrederse ne oluyordu.

Bir günahlarına kefaret oluyordu iki ne oluyordu o kimsenin manevi olarak uruc ediyordu yükseliyordu bakın o zaman o. Gamı o kasaveti o derdi. O çileği o sıkıntıyı ızdırabı veren. Pardon onu yaratan neymiş. Allah onu yarattı ve sana onun karşılığında da ne verdi sevap verdi şimdi onu. Sıkıntı olarak mı göreceğiz rahmet olarak mı şimdi büyüklerden bazıları. O yüzden belaya musibete sıkıntı derdi kasaveti kendileri görünce üzülmemişler. Hatta sahabeden tedavi olmayanlar var.

Kılıç yarası almış tedavi olmuyor yara akıyor damlıyor oradan. Hani dağılmak var ya yakmak onu. da kabul etmiyor sahabeden tabiinden öyle zatlar var başı ağrımış ilaç için su bile içmemiş işte. Baş ağrısına şu iyi gelir demişler içmemiş kabul etmemiş tabi. Türk dünyası buna karşı sabahtan akşama kadar ilaç içeceksin benim gibi sabah işten 3 tane akşam işten 3 tane yetmeyecek. Araya bir şeyler daha katacaksın koca bir ilaç verdi ediyor. Gürkan’a içmesem olur mu diyorum lan çabuk içmen lazım diyor daha çabuk toparlarsın.

Benim iyiliğimi düşünüyor. Tabii o değil hani kötülüğümü düşünmüyor. Allah eksikliklerini göstermesin. Doktorlar da lazım insan. Ümit ediyor. Çünkü kolay değil annesi hasta oluyor. Babası hasta oluyor eşi çocukları kendisi değil tedavi olmak hak bakın başka bir hadis-i şerifte de tedavi oldunuz şifayı arayınız diyor bir de bu var ama. bir türlü farklı düşünce farklı. O zaman ne yaptı hepsinde. Allah kendi fiil ve sıfatlarının eline aldı bu manada o zaman bir varlık var komple varlığın üzerinde tam hakimiyet kuran.

Allah var bu varlığın haricinde başka bir varlık başka bir. Allah yok bütün varlığın üzerinde varlığın tekliği söz konusu ve varlığın üzerinde tek hakimiyet kuran. Allah ve onun sıfat ve tecelliyâtından başka. Aslında gerçek manada. Başka bir de yok. Her onun sıfatının ve fiiliyatlarının tecelliyâtında biz sadece kes isteme noktasındayız bunu cüz irade noktasında kendime bağlıyorum. Çünkü bunun böyle işin içinden burada. Bunu da ona bağlarsak. Çünkü imtihanın.

Sırrı kalkıyor ortaya. O zaman herkesin kafayı sıyırması gerekiyor. Bunu da çok büyütmeyin yalnız kafanızda öyle cüzi yapabildiğiniz yere kadar. minimize edin bunun üzerine de çok büyük yüklerseniz nefsini duyarsınız kendinizi bir zannedersiniz bu kadar da değil geç oldu daha bu. Hani derler ya bu hamur çoksu kaldırır diye ama ben böyle bir yarım da kalmasını istemedim. O yüzden gidebildiği yere kadar en az buraya kadar gitsin istedim sohbeti burada bırakacağız tabii.

Biraz konu anlatımı açısından cümlelere dökme açısından. Benim için zor bir gün geçirdim bunu itiraf edeyim. Tabiri caizse bu mevzuyu nasıl toparlayacağım nasıl işin içinden böyle. Herkesin anlayabileceği şekle getireceğim diye yazdım bozdum yazdım bozdum bugün. Bir de hani böyle etkisinde kalmayayım diye daha önceki şerh edenlerin şerhilerine de bakmak istemedim. İşin doğrusu dedim kimsenin etkisine kalmak istemeden kalmadan kendimce kendi idrakimi kendi anlayışımı dökmeye çalıştım sürçü lisan.

ettiysem affola illaki. Benimki doğru diye bir iddiam yok bunu da beyan edeyim çünkü. Allah’ı bilme. Allah’ı tanıma idraki yönden her zaman için. İlerleyen bir olgudur. Ben bunun gerilediğini de düşünmem insan üzerinde. Eğer heva hevesine uymazsa şeytana böyle olunca bugün söylediğinizi yarın daha ilerisini söyleyebilirsiniz söylemeniz gerekir. İnşallah bizden sonra gelecek olanlar daha ileri daha derinlemesine konuşabilirler diyelim. Önümüzdeki hafta. Ekim ekmek nefes almak tuzak kurmak çiftleşmek de böyle onların sesleri hep hakka mutidir.

Ekin ekmek nefes almak tuzak kurmak çiftleşmek ondan da hepsi de bu hareketlerin hepsi de neymiş hakkın emrinde. Mute imiş hakka muhitmiş o zaman. Normalde bir kimse. Ekin ekse de hani nefes almak nefes almak ağzından burnundan. Ya normalde o da. Muti bu böyle dedim ya bu beyitler biraz kafa uçuran beyitler diye bunu çiftleşmeye de koymuş buna çiftleşmeyi de koymuş o zaman bir kimse çevrelenmiş oluyor bütün hepsi de. Muti o zaman her onun mahluku onun yaratması onun kudrete kuvvetinin altında olmuş oluyor.

Ace kardeşimiz sohbetteyken annesi. Hakkın rahmetine kavuşmuş. Allah rahmet eylesin inşallah. Hak annesinin taksiratını affeylesin geride kalanlara iman. İslam ve sabır ihsan eylesin geceniz. Hayır olsun inşallah yukarı bakıyorum gece sohbeti yapayım mı yapmayayım mı diye iyi yapalım tamam. Tamam yapalım bakacaktım öyle bir dedim dışarıdan kim var yok. Kim var kim yok varmış. Tamam yapalım inşallah bugün sordular karar vermedim dedim yapacağım mı yapmayacağım mı belli değil dedim nasip.

Neyse o olacak demek ki şimdi bu kararı kim verdi değil mi gece sohbeti yapılsın mı yapılmasın mı kararını kim verdi ismailinin eline mendili kim tutuşturdu mendili onun. Eline tutuşturmayı kim akıl etti öyle ya. Bir mendil var mı ortada var mendil. İsmail’in elinde dönüyor mu fırıl. İsmail’in eline. O kim verdi. İsmail o mendili. Gözü gibi baktı mendilin sahibine mi. Gözü gibi baktım mendillerin baktı baktırdı mı baktırıldı mı. Al işte çıkışın içinden şimdi ama.

İsmail biz ne yaptık gördük değil mi. İsmail kim salladı mendili. İsmail mi salladı. Bak ne diyor mendili. İsmail salladı halka. Nispet etti değil mi. İsmail salladı deyince mendili. İsmail’e kim verdi birisi verdi değil mi halka. Nispet etti ama. İsmail dese ki mendili. o verdi mendil ondan geldi o salladı ona gitti ona. Nispet etse ne olacak sonunda gitmiş kimse hasta oldu da değil mi. Kim hasta etti. İsmail ben gördüm. İsmail’e desek ya. Maşallah ya sen görüyorsun demek ha.

Sensin demek. Kim gördü acaba. Şimdi her ondan. Nispet etse hukuk ne oldu. Burada bir tane de. İlahiyatçı var şimdi. O da diyor ki hukuk nerede o zaman değil mi dur sen. Daha şeytana gelmedikten ya. Biz kendimizden çıkamadık. Sen şeytana gittin hemen bağlayacağım başka yere yok bağlama bugün beyin yakan oldu herhalde biraz değil mi.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 17.07.2025, KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022, Prof. Dr. Orhan Terzioğlu Gaziemir Kutlu Doğum – 6 Nisan 2014. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler