Önce şeyhinin kalbinde başlar dervişin seyr konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Önce şeyhinin kalbinde başlar dervişin seyr hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. Fena fişehhh olduğunda da sanki. Onun kulağı şeyhinin kulağıdır dili şeyhinin dilidir gözü şeyhinin gözüdür kalbi şeyhinin kalbidir o şeyhinin kalbine girer şeyhiyle beraber.
Önce şeyhinin kalbinde başlar Hakkında
Yaşar önce bunları bir şeyhin mürşid-i kâmil olup olmadığı da o esnada meydana çıkar bir mürşid-i. Kamil bu hali bir dervişi yaşıyorsa hem dervişin dervişliğinin delilidir hem de mürşid-i. Kamil’in. Mürşidi kamilliğine delildir. Her ikisi de birbirine delil olur o mürit şeyhin seyr-üllük eder önce kalbinde şeyhinin kalbinde başlar. Bu seyr-i sevgisini insanlar böyle şirk olarak gördüğünden konuşamıyoruz bunları vey.
İnsanlar bir mürşid-i kâmil olmayan da bunu konuşuyor şeyhinde seyri sülük olacağım diyor şeyhinde. Nasıl seyr-i sülük olacak seyri sülük’un tecelliyâtını kendisi olmadığından bilmiyor ama kendisi olmadı. Çünkü. Sendeki tecelliyât ne sen şeyhinde fani oldun sen. ne yaşadın. Sen ne yaşadığını anlat yok sebep kendisi yaşamadı çünkü kendisi şeyhinde.
Önce şeyhinin kalbinde başlar ve Önemi
Fani olmadı şeyhinin gözü şeyhinin kulağı şeyhinin dili olmadı şeyhinin eli olmadığı şeyhinde fena fişehli yaşamadı fena fişehri yaşamaya korktu onu sevemedi ona tabi olamadı en büyük handikap. Bu bir müridin şeyhini böyle bir sevgi ile sevememesi bu bütün her yerde handikap.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.