Pazartesi, 29 Haziran 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sabır ·

Farzları yerine getirmede sabır göstermek ve günahlara karşı sabırlı olmak

içinizden mücahede edenler, sabır içinizden mücahede edenler, sabır gösterenler belli oluncaya<...


1. Âyet-i Kerîme: «Mücâhede Edenler Belli Oluncaya Kadar Sizi İmtihân Ederiz»

«İçinizden mücâhede edenler, sabır gösterenler belli oluncaya kadar elbette sizi imtihân ederiz.» Bu musîbetler, bu sıkıntılar, bu belâlar, bu zâlimlikler, bu haksızlıklar, bu hukuksuzluklar — bunlara karşı mücâdele edenler belli olsun diye, kim bunlarla mücâdele ediyorsa, bunlar normalde belli olması için bunlar var.

E sen o mücâhede noktasında mısın? Hangi noktadasın? Allâh bizi sabredenlerden eylesin.


2. Sabrın Üç Çeşidi: Musîbete, İbâdete, Günâhtan Sakınmaya Sabır

O yüzden: 1) Musîbetlere karşı sabır — bir hastalık vermiş, isyân etme. 2) İbâdetlere karşı sabır — farzları yerine getir, nâfilelerle Allâh’a yaklaş. 3) Ardından ne? Günâh işlememede sabır.

Senin günâh önüne gelecek; günâh önüne gelecek. Sen o günâha karşı sabredeceksin.


3. Siyâsetçi-Memur-Bürokratın Rüşvet Karşısında Sabrı

Sen neysin? Siyâsetçisin değil mi? Birisi gelecek diyecek ki: «Yâ, şu parayı aldı benim şu işimi halletti — ver rüşvet.» Sen rüşvet almayacaksın, sabredeceksin.

Sen bir yerde memursun, bürokratsın, neysen — paketi hazırlamış getirmiş sana, «Aman şu işimi hallediver» diye. Sen o rüşveti almayacaksın, sabredeceksin.


4. Bayan İş İsterken Yavuşma: «Ben Allâh’tan Korkarım, Yapmam»

E sen böyle bir partinin bir yerindesin, bir makam sâhibisin. Milletvekîlisin, il başkanısın, ilçe başkanısın — bir şeysin. Bir bayan gelmiş iş istiyor. Bayan gelmiş iş istiyor; ne yapsın?

O iş için de kırıtıyor sana — tâbir-i câizse halk diliyle «yavuşuyor» sana. Sen onun normalde işini görmek için önce onun hizmetini bitirmeyeceksin. Diyeceksin ki: «Ben Allâh’tan korkarım. Yapmam.»


5. Üç Kişi Mağarada Kıssası — Üçüncüsü: Akraba Kızıyla Zinâdan Kaçınma

Vardı ya, geçmiş ümmetlerden üç kişi böyle bir mağarada kaldılar. Bir taş yuvarlandı geldi mağaranın önüne. Üçüncüsü neydi? Dedi ki şöyle duâ etti:

«Yâ Rabbi, kıtlık olmuştu. Benim bir akrabamın kızı vardı; benim gönlüm ondaydı. Ben onu çok elde etmek için uğraştım. O kıtlık zamânında geldi, benden bir teneke buğday istedi. Ben de derim ki, dedim ki: ‘Eğer sen bana evet dersen, benim nefsimi köreltirsen, ben sana bir teneke buğday veririm.’ O da kabûl etti.

Tam ben onun işini bitireceğim zaman, benden yüzünü çevirdi. Dedim ki ona: ‘Sen neden yüzünü benden çevirdin?’ O da dedi ki: ‘Allâh’tan korkarım, Allâh’tan utanırım.’ O zaman» dedi, «ben kalktım üstünden. ‘Kalk, giyin’ dedim, dedi. Kalk. Ben ona — dedi — bir teneke değil, iki teneke buğday verdim. Yâ Rabbi, sen bundan memnun olduysan, bu kaya bizim gözümüzün önünden, önümüzden çekilsin» dedim, diyor.

Kaya gacır açıldı, diyor.


6. Birinci: Anne-Babaya Süt Götürmek, Onlar Uyuyakaldıkları Hâlde Beklemek

Bir tânesi neydi? Anne-babaydı. Dedi ki: «Ben her gün anneme-babama süt götürürdüm. Bir akşam götürdüm — ikisi uyuya kalmış. İkisi uyuya kalınca, ben sabah oldu, güneş doğdu, elimde süt. Ben onların uyanmasını bekledim. Onlar uyandılar. Baktılar ki ben başlarında, elimde süt, bekliyorum. Onlar çok memnun kaldılar.

Yâ Rabbi, sen bundan memnun olduysan, râzı olduysan, bu önümüzden kaya çekilsin» dedi. Kaya biraz dahâ gacırdadı.


7. İkinci: Çobanın Bir Günlük Yövmiyesinden Çoğalan Sürü

Üçüncüsü kimdi? Dedi ki: «Ben yanıma bir tâne çoban almıştım. Geldi» dedi. «Bir gün benim yanımda çalıştı, gitti. Ben onun bir günlük yövmiyesiyle bir tâne koyun aldım. O koyun doğurdu, doğurdu — çoğaldılar.

Yıllar sonra bu adam çıktı geldi. Dedi ki: ‘Ben hacca gidiyorum; benim senden bir günlük yövmiyem vardı, o bir günlük yövmiyemi almaya geldim.’ O kimsenin elinden tuttum, o vadiye götürdüm. Dedim ki dedi, dedim ki: ‘Bu vadide olan bütün hayvanlar senindir. Senin bir günlük yövmiyenden bir tâne koyun oldum, onlar büyüdü de çoğaldı da — bu develer, bu atlar, bu koyunlar, bu keçiler, bu sığırlar — hepsi de senin.’ Dedim, ona verdim.

Yâ Rabbi, râzı olduysan bu müşkilâtımızı halleyle» dedi. Kaya komple açıldı.


8. Üç Sıralama: Çoban-Anne-Baba-Zinâdan Kaçınma

Tabiî ben bunu tersinden söyledim. Şimdi birincisi o çoban; ikincisi anne-babaya hürmet-hizmet eden; üçüncüsü akraba kızıyla zinâdan kaçınan.


9. Anne-Babaya Hürmet-Hizmet: «Şimdi Annesini Babasını Dinlemiyor Millet»

Şimdi annesine-babasına küfrediyor millet. Ne hizmeti? Annesini-babasını dinlemiyor şimdi. Ne hizmeti? Annesini-babasını neredeyse dövecek şimdi. Dövecek; annesini-babasını dövecek neredeyse insanlar. Hizmeti-hürmeti bıraktık.


10. «Dövenler de Var»: «Ölmedin, Gebermedin, Senden Kurtulamadık»

Dövecek, dövenler de var, dövenler de var. Annesini döven erkekler ve kadınlar var; babasını döven erkek ve kadınlar var. Tokatlayan onları, böyle laf söyleyen, onları kerih gören, eziyet eden, kalktıran, «Ölmedin, gebermedin, senden kurtulamadık» diyen — aslâ ne dünyâda, ne de mahşerde iki yakaları bir araya gelmez.

Annesine-babasına Kur’ân ve Sünnet dâiresinde dost doğru davranmayan bir çocuğun dünyâda da, âhirette de iki yakası bir araya gelmez. Çünkü âyet-i kerîmede «Öf bile demeyiniz» diyor. Bu kadar. Allâh bizi affetsin.


Kaynakça

Âyet-i Kerîme — Mücâhede Edenlerin İmtihânı: «İçinizden mücâhede edenlerle sabredenleri belli edinceye ve sizinle ilgili haberleri açıklayıncaya kadar elbette sizi imtihân ederiz.» — Muhammed Sûresi, 47/31

Hadîs-i Şerîf — Mağaradaki Üç Kişi Kıssası: Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu: «Sizden önceki ümmetlerden üç kişi yola çıktılar; geceyi geçirmek için bir mağaraya sığındılar. Dağdan büyük bir kaya yuvarlanıp mağaranın ağzını kapatınca dediler ki: ‘Bizi bu kayadan ancak salih amellerimizi Allâh’a vesîle ederek kurtarabiliriz.’ Birincisi anne-babasına hizmet, ikincisi zinâdan iffetli kalma, üçüncüsü emânete sadâkat ile duâ etti; kaya tamamen açıldı.» — Buhârî, Edeb, no. 5974; Müslim, Zikr, no. 2743

Âyet-i Kerîme — Anne-Babaya Hürmet: «Rabbin, sâdece kendisine kulluk etmenizi ve anne-babanıza iyilik etmenizi emretti. Onlardan biri yâhud her ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara ‘öf’ bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.» — İsrâ Sûresi, 17/23

Hadîs-i Şerîf — Sabrın Üç Çeşidi: İmâm Gazâlî İhyâ‘da sabrı üçe ayırır: 1) İbâdete sabır (sabrun ale’t-tâa), 2) Günâhtan sakınmada sabır (sabrun ani’l-ma’siye), 3) Musîbete sabır (sabrun ale’l-musîbe). Üçü de farzdır. — İmâm Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, IV/65 (Kitâbü’s-Sabr ve’ş-Şükr)

Hadîs-i Şerîf — Rüşvet Yasağı: «Allâh rüşvet alana da, rüşvet verene da, ikisi arasında aracılık edene da lânet etsin.» — Ebû Dâvûd, Akzıye, no. 3580; Tirmizî, Ahkâm, no. 1336

Hadîs-i Şerîf — Anne-Baba Şefkati: «Cennet, annelerin ayakları altındadır.» — Nesâî, Cihâd, no. 3104; el-Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, III/513

Hadîs-i Şerîf — Anne-Babaya Eziyet: «Allâh’ın gazabı, anne-babasını üzene karşıdır. Anne-babasını rızâ ile uğurlayan, dünyâda da âhirette de saâdet bulur.» — Tirmizî, Birr, no. 1899; Hâkim, Müstedrek, IV/151

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin «Farzları Yerine Getirmede Sabır Göstermek ve Günâhlara Karşı Sabırlı Olmak» başlıklı sohbetinden tam detayla derlenmiş ve tez kalitesinde yeniden düzenlenmiştir. Kaynak video: YouTube

Ek kaynaklar:

  • Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
  • Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
  • Nevevi, Riyazü’s-Salihin, takva, ihlas ve güzel ahlak bölümleri.
  • İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi, ahlak ve ihlas bölümleri.
  • Buhari, İman ve Rikak bölümleri, niyet, ihlas ve ahlak rivayetleri.
  • Müslim, Birr ve Sıla bölümü, güzel ahlak ve kardeşlik rivayetleri.
  • Tirmizi, Birr ve Sıla, zühd ve deavat bölümleri.
  • Nevevi, Riyazü’s-Salihin, ihlas, takva, zikir ve güzel ahlak bölümleri.
  • İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari, ilgili Buhari rivayetlerinin şerhi.
  • Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.