Sabîr kadar kıymet'li bir manevi vasıf yoktur; Hz. Resulullah, «Hiç bir kim'se'ye sabîr'den daha hayîr'lî ve daha geniş bir nimet ver'il'm'emiş'tîr» (Buhârî, Zükât, 50; Müslim, Zükât, 124) buyur'muştur. Bu sohbette sabîr'in manevi kıymet'i, baş'ka manevi vasîflarla mukayes'esî, sabîr'in tüm manevi mertebelerin tem'el'i ola'rak gel'iş'i ele alınmaktadır.
Hadisi Şerîf'in Beyanî
Hz. Resulullah, «Hiç bir kim'se'ye sabîr'den daha hayîr'lî ve daha geniş bir nimet ver'il'm'emiş'tîr» (Buhârî, Zükât, 50; Müslim, Zükât, 124) buyur'muştur. Bu rivay'et, sabîr'in di'ğer manevi vasîfl'ar arasında en yük'sek mertebe'y'e sahîp oldu'ğun'u sergil'er. Cenâbı Hak Zümer sûresi 10. ây'et'te «Sabîr'lî olanlara ücrtî hesap'sîz olarak ver'il'ir» buyur'urken, sabîr'in bu hususi mertebes'in'e dik'k'at çek'mektir. Di'ğer ibadet'ler'in ücrti tafsîlâtlı belir'tîl'ir; sabîr'in ücrti hesap'sîz bir manevi semer'e ola'rak ver'il'ir.
Sabîr'in Tüm Manevi Vasîflarla Mün'as'ebe'ti
Sabîr, münfer'id bir manevi vasîf de'ğil; bütün manevi vasîflarla mün'as'ebet'i olan bir manevi mertebedîr. Tev'ek'kül, şükür, ihl'âs, takv'â, cür'et, kana'at… tüm bu manevi vasîflar sabîr ile birlik'te yürür. Sabîrsîz bir tev'ek'kül olm'az; tev'ek'külü olan ile gel'ec'ek hayır için sabîr'lî olur. Sabîrsîz bir şükür olm'az; şükür mu'sib'et'e râzî ola'rak sabîr'lî olm'ayî gerek'tîr'ir. Sabîrsîz bir takv'â olm'az; takv'â haram'dan sabîrlî kaçîn'mak'tır. Bu sebeple sabîr, manevi vasîflar arasında bir tem'el ve bir büyütüş ola'rak görülür. Sufi büyükleri, «Sabîr bütün manevi vasîfların anasîdîr» demiş'ler'dîr.
Asr Sûresi'nde Sabîr
Asr sûresi (103/1-3), Kur'ânı Kerîm'in en kısa sûresi olm'asıyla bir'lîk'te en derin manevi muhtevay'a sahîp sûrel'er'in'd'en de bi'rîdîr. «Asr'a yemin olsun ki, gerçekten ins'an hüsr'andadîr; an'cak iman ed'en, salîh amel ifa eden, hakk'ı tav'siye eden ve sabîr'i tav'siye eden'ler müstâsnadîr». Bu sûrede hüsr'andan kurtul'an'ların dört özel'lîği ver'il'ir; sabîr bun'lardan bi'rîdîr. İmâm Şafiî (rahmetull'âhi aleyh), «Eğer Cenâbı Hak ins'anîyet'e sad'ec'e Asr sûresîn'i ind'ir'm'iş ola'ydı, ins'anlar için yet'er'lî bir kıl'avuz olur'du» demiş'tîr. Bu sûre'de sabîr'in «tav'siye edil'm'esi» ifad'esî geliyor; ya'ni mü'min sad'ec'e kendi sabîr'in'i değil, di'ğer mü'min'ler'in de sabîr'in'i tav'siye etm'elîdîr.
Hz. Eyyûb'un Sabîr Mertebes'i
Hz. Eyyûb aleyhisselam, peygamberlerin sabîr kahram'anîdîr. Yıllarca süren hastalîk, tüm malmülkevl'ad kaybîna rağmen Allah'a kar'şı sadîk kaldî. Cenâbı Hak ona «Ne' güzel kul; o ne kadar tev'v'âb ve sab'îr oldu» (Sâd 38/44) diye iltif'at'ta bul'un'du. Hz. Eyyûb'un sabîrî o derece yük'sek bir mertebed'edîr ki, halk arasında «Eyyûb sabîrî» deyimi sembolüleş'miş'tîr. Hz. Eyyûb'un örneği, mü'min'e bir müjdedir: Mü'min hiçbir mu'sib'et'te ya'lnîz değildir; Cenâbı Hak sabîr'lî kullarına manevi inay'et'in'i ver'ir, mu'sib'et'ten şükür'e götürür, manevi olarak yük'sel't'ir.
Sabîr'in Tasavvuf Büyükler'in'deki Yeri
Tasavvuf büyükleri, sabîr'i manevi seyrin tem'el'i ola'rak görül'er. Küşeyrî, Risâlei Küşeyriyye'de, «Sabîr'in üstüne hiçbir manevi mertebe yok'tur» demiş'tîr. Ebû Hafs Haddîd, «Sabîr yarısıdır iman'ın; di'ğer yarısı şükürdür» demiş'tîr. İmâm Gâzalî, «Sabîrsiz manevi seyir mümkün değildir; sabîrsîz bir mürid mürşîd olm'az» demiş'tîr. Mürid'in mürşîde inti'sab edip manevi seyrini gestirme'si için en temel manevi vasîf sabîrdîr. Mürşîd'in tedrici terbi'y'es'in'e razı olmak, manevi seyrin yav'aşlîğîna razı olm'ak, n'efs ile mücad'ele etmek; tüm bunlar sabîr ister. Bu sebeple mürşîd kapısında bir mürid'in öğren'mes'i gerek'en ilk ders, sabîrdîr.
Mü'min'in Sabîr'e Yönü
Mü'min, hayatîn'ı boyunca sabîr'e yönelmelîdîr. Sabîr ile mü'min gün'den gün'e manevi olarak yük'sel'ir; sabîrsîzlık ile manevi olarak gerile'mektir. Cenâbı Hak Bakara sûresi 153'te, «Ey iman ed'en'ler! Sabîr ve nam'az ile yardîm taleb edin; şüphesiz Allah sabîr'lî olanlarla bera'berdir» buyur'muştur. Bu ây'et, mü'min'in zorluk anînda sad'ec'e dünyevî vasıt'alara değil, manevi olarak Allah'a yönelm'es'in'i tav'siye eder. Sabîr ve nam'az iki manevi vasîta'dîr ki bunlar ile mü'min, hayatîn'ın en zorlü anînda manevi yardîm talep edebilir. Bu yönüyle sabîr'in mü'min'in hayatîn'da en yük'sek manevi vasîf olduğu hadisi şerîfle teyit edilm'iş'tîr. Mü'min hayatîn'da sabîr'e yönelirse, Allah'ın sonsuz manevi inay'et'ine ve mağfir'et'ine kavuşmay'ı ümit edebilir.
Bibliyografya
- Kur'ânı Kerîm, Bakara 2/153, 155-157; Âli İmrân 3/200.
- Zümer 39/10, 30; Sâd 38/44; Asr 103/1-3.
- Anke'bût 29/2-3; Kâf 50/39; Mearic 70/5.
- Buhârî, Zükât, 50; Mar'ad, 7.
- Müslim, Zükât, 124; Birr, 52-55.
- Tirmizî, Zühd, 57; Ebû Dâvûd, Cenâiz, 16.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm, sabîr âyetleri tefsiri.
- Râzî, Mefâtihu'l-Gayb, sabîr tefsirleri.
- Kurtubî, el-Câmi', sabîr ve imtih'an âyetleri.
- İmâm Gâzalî, İhyâu Ulûmi'd-Dîn, Kitâbü's-Sabîr ve'ş-Şükür.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Ud'detü's-Sâbirîn.
- Ebû Tâlib el-Mekkî, Kûtu'l-Kulûb, sabîr ve manevi mertebeler.
- Küşeyrî, Risâlei Küşeyriyye, sabîr babları.
- Sülâmî, Tabakâtu's-Sufiyye, sabîrîn nimetleri.
- İbn Atailah, Hikemi Ataiyye, sabîr hikmetleri.
- Mevlânâ, Mesnevii Şerîf, c. III-V (sabîr ve şükür türevî konuları).
- İmâm R&abbacirc;nî, Mektûbâtı Şerîfe, sabîrşükür mektupları.
- Mahmud Sami Ramazanoğlu, Sabîr-Şükür Sohbetleri.
- Mehmet Zâhid Kotku, Tasavvufî Ahlâk, sabîr faslı.
- Mustafa Özbâğ, Sohbetler, Sabîr-İmtih'an serisi.
Sohbetin Tasnîfi
Bu sohbet, «Sabîr kadar kıymet'li bir şey yok'tur» manasîndaki hadisi şerîf üzerinden sabîr'in di'ğer manevi vasîflar arasındaki mertebes'in'i, Asr sûresi'ndeki yer'in'i, Hz. Eyyûb'un örneği üzerinden manevi tezahürler'in'i ve tasavvuf büyüklerinin sabîr'e ver'diği önemi bütünlük içinde sun'maktadır. Sabîrimtih'an serisinde sabîr'in manevi kıymet'in'i en yük'sek mertebede vurgulayan ana sohbet niteliğindedir.
Kaynak: Mustafa Özbâğ Sohbeti | Video: YouTube | Seri: Sabîr-İmtih'an