Dostunu ölçülü sev, düşmanına ölçülü buğz et konusu, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinde ele alınan önemli bir tasavvuf meselesidir.
dostunu severken ölçülü Sev günün birinde düşman olabilir düşmanı da buzunu ölçülü yap günün birinde dostun olabilir Ben bu noktada eee bir kimsenin bir kimseye yani bir iki bir Derviş mürit Mürşit iki arkadaş Normalde işte makul ölçülerde insanların ilişkileri bunları Sevme noktasında insanların gelebileceğine inanmıyorum Çok muhabbet besleme bizde var beğenme var muhabbet var Sevmek deyince işin içerisine sevginin kendi içerisinde dereceleri var Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri yani buradaki bu derecelendirmeye eee hangi ölçüde yaptı bunu Normalde bizim kendi dairemizde biz gayet bunu hani olumlu Hüsn zam besleyerek söylesek Evet bir kimse dostunu dostum dediği kimseyi e ölçülü sevebilir buradaki ölçü o dostum dediği kimse peygamberden Fazla değildir dostum sevgisi dostum dediği kimse Allahtan Fazla değildir sevgisi eğer biz bu sevgi ölçüsünü peygamberden fazla veyahut da işte eee Allah’tan fazla oluşturuyorsa orada sıkıntı vardır Zaten bu Normalde Sufi Eee cenahtan bakarsak bir kimsenin en fazla sevdiği üstadıdır Sufi cenah andan bakarsak bütün gözünün gördüğü bütün insanlardan fazla üstadını sever onun üstünde peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i sever onun üstünde Allah’ı sever ver böyle olunca bir mürit için bu hani severken dostunu ölçülü Sev o zaman arkadaşlarının arasında Evet severken ölçülü Sevecek bu sevgisi onun Kur’an ve sünnetin dışına itmeye bu sevgisi onu Kur’an ve sünneti delmesi delmesi şey yapmayacak ölçü bu burada hani dostunu severken ölçülü Sev Kur’an ve sünneti ve sünneti dermesin Ben seni seviyorum ya Sen beni seviyorsun aramızda Sevgi bağı var o zaman bunun ölçüsü Kur’an sünnettir Kur’an sünnetin dışına çıkan bir sevgi bağı doğru bir sevgi bağı değildir ölçü Kur’an ve sünnettir Çünkü o zaman düşmanına da ölçülü düşmanlık yap Evet düşmanına da Kur’an sünnet dairesinde ölçülü yap yani o zaman sana Eee sen birisine düşmansan Eğer ki bu Mümin olamaz bakın Sen birisine düşmansan bu Mümin olamaz çünkü ayet-i kerimede Sen müminlere karşı iman edenlere karşı şevkatli ve merhametli ol der Öyle olunca bir Müslümanın bir müslümana bir müminin bir mümine düşmanlığı söz konusu olmaz E normalde Kime Düşman olur o zaman etrafında gayrimüslim insanlar var ise veyahut da Kur’an sünnet dışındaki insanlar varsa onlara karşı bir düşmanını söz konusu olabilir o zaman Normalde E bu manada ben kendi burada benimle şahsınız da ilgili olarak diyor Ben şahsımla alakalı Eğer ki hep söylüyorum ya bu dergahın içerisinde Derviş se o kimse benim hakkım helal olsun her ne yaptıysa yaptı ben onunla bir hak iddia etmiyorum dersi değilse bu topluluğun dışındaysa benim hakkım helal değil Ben o kadar çok böyle Eee çok iyi bir insan değilim açık konuşuyorum bu konuda diyorum ki Allah İntikamımı alsın Amin benim bu konuda böyle Eee şeyim yok Ne o ya işte E şöyle yapayım Böyle bir şeyim yok benim Ben diyorum ki ben garip bir Mustafa Özbağ Eğer bir o kimse bana kendince zarar verdiyse kötülük yaptıysa çünkü bana zarar vermesi Demek benim şahsi bir meseleden dolayı değil Beni nereden tanıyor insanlar bu topluluktan tanıyorlar Beni ticaretten tanıyan yok beni alışverişten tanıyan yok veya nereden konuşuyor Benim normalde de Kur’an ve Sünnet tarihinde durmaya çalıştım Bu toplulukla alakalı sufiliğin le alakalı e bununla alakalı bana düşmanlık yapıyorsa o zaten münafığın teki Müslüman görünümünde münafığın teki bakın benim dini hayatımla alakalı dini söylemlerle alakalı bir kimse bana düşmanlık yapıyorsa münafığın teki zaten ben ona neden hakkımı helal edeyim ki Allah İntikamımı alsın benim amin O yüzden veya bir kimse benim şahsıma herhangi bir kötülükte bulunuyorsa Benim şahsımla alakalı bir şey yapıyorsa Mustafa özbağı kim tanırdı ki Mustafa özba Normalde tanındığı yer dergahla alakalı sufilik le alakalı o yüzden böyle bir şey yapıyorsa dergahla sufilik de alakalıdır yine münafığın ta kendisidir sebep kardeş Benim benim senin ben senin malına zarar vermedim mülküne zarar vermedim karına zarar vermedim çoluğuna çocuğuna zarar vermedim Sen ne yapma benim arkamdan benim kötülüğü aleyhime uğraşıyorsun benim dinimle alakalı Benim yolum la alakalı O yüzden Hakkım helal değil ben bunu ta ama dervişliğin başlangıcından beri söylüyorum Hani bir şey diyorlar ya Herkese Hakkını helal et Ya neden helal edeyim kafirse Allah intikam mı alsın Amin münafık İsa Allah intikam mı alsın Amin yani o kimse dergahtan helali hoş olsun Tekrar söylüyorum Yemiş içmiş kırmış dökmüş bunları duymuyor görmüyor zannetmeyin Onun hesabını görmüyorum yani onun hesabını görsem bu topluluk Onun hesabını veremez hizmet edenler de veremez Sen bu topluluğun bir tane bardağını kırsan nasıl vereceksin hesabını sen bir tane fincanını kırsan nasıl hesab vereceksin hesabına bir topluluğun tabağını zarar versen nasıl vereceksin hesabına incine zarar versen nasıl vereceksin hesabını bir lokmanın bir tanesine bir zarar versen nasıl vereceksin hesabını kapısını penceresini elektriğini osuna busuna bir zarar hesabını veremez hiç kimse Bunlar görünmeyen yerler şeytanın örttüğü yer Bunlar semazen düşünün semazen Sema kıyafetini giyiyor Sema ediyor ona bir zarar verse nasıl verecek hesabını ses cihazları var apoller var bir sürü teşkilat var bizde kimseye boynumuzu bükmeyin diye ona bir zarar veren bir kimse nasıl verecek hesabını e hatal olabilir hayır kasıtlı yap yapan da var nasıl verecek hesabını nasıl kasıt yapan var Her toplulukta ifrat ve tefrit Vardır her toplulukta her toplulukta gözü görmez şeytan onu göstermez bir şeyi önemsemez kırar atar Bir de de kadın kırıyorsa sıkıntı vardır Yok onun gibi şimdi Öyle olunca iş işin içinden çıkılmaz olur ben o yüzden Derviş kardeşlere derim ki arkadaşlar Derviş isiniz Hepiniz de ne yaptıysanız ettiyseniz benden bir Hakk hakkım yok helal hoş olsun dergahın dışında yok kardeş helal değil Allah bizi affetsin Amin yok Ben o kadar çok iyi bir insan değilim ölçü ifadesinin karşılığı nedir Benim için ölçü Kur’an ve sünnettir Kur’an ve Sünnet açılmadığı müddetçe ölçünün içindedir o kimse Kur’an ve sünneti aşıyorsa ölçü yoktur düşmana karşı yapılan buuz tam olarak neyi ifade eder Mümin Mümine buuz etmez O yüzden burada mümin mümin olmayanın dışına dışındaki bir kimse buz eder bunda sıkıntı yok Dost ile bir gün düşman olabilmek olabilme tedir tedirginlik nasıl aşabilir ben hiç tedirginlik aş Tedirgin olmam dostumsun o kimse Ben ona karşı herhangi bir şey yapmam o yaparsa o kendi utancından o uzak durur herkesin dostları vardır Ben kendime dost gördüğüm kimseye karşı Tedirgin olmam bir şey yaparsa günün birinde çok açık konuşurum Bu konuda onun kendi sütü bozukluğundan Ben bir şey yapmam kendimden de bu kadar eminim Ben dostlarıma karşı bu kadar eminim dervişlere karşı da eminim ben bile bile kasıtlı hiçbir Dervişe kötülük yapmam Rabbim beni affeylesin Amin böyle Emin konuşu Ben bugüne kadar hiçbir Dervişe kötülük yapmak öyle bir noktada durmadım Hiç beni hiç ilgilendirmez hiç ilgilendirmediği beni hiç ilgilendirmediği şl karşı Derviş kardeşlere karşı öyle gözümü dikmem bir şeye Hatta derim benden mal almayın Kardeşim ben bir şey sat satıyorsa.
İlgili Sohbetler
- Ekonomini ve askeriyeni üst seviyeye çıkaramazsan yenilgiden kurtaramazsın kendi
- Kişinin çevresindeki insanlara olan sevgisi nefsinden midir gönlünden midir, bun
- Hiç bir sevgi nefrete dönmez, nefrete döndüyse o sevmemiştir 20.10.22
Daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi
Dostunu ölçülü sev, düşmanına ölçülü buğz et hakkında bu değerli sohbeti dinlemenizi tavsiye ederiz.