Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Nefis ve heva ·

Din heva hevese göre dizayn edilmez, farzları yerine getirmektir temeli

cenab-ı hak kafirleri sevmez cenab-ı hak münafıkları sevmez Cenabı Hak cimrileri sevmez cenab-ı hak namaz kılmayanları sevmez cenab-ı hak farzlarını yerine getirmeyenleri sevmez cenab-ı hak kendisini ...


Dîn Hevâ Hevese Göre Dizayn Edilmez — Farzları Yerine Getirmek Şart

Dîn, hevâ hevese göre dizayn edilmez; farzları yerine getirmek şarttır. Modern müslümanların büyük bir hatası dîni kendi keyfine göre yorumlamaktır. «Ben şöyle anlıyorum, ben böyle yapıyorum» — bu hatadır. Dîn Allâh’ın çizdiği sınırlar içindedir; kul onu değiştiremez. Farzlar — namaz, oruç, zekât, hac — farzdır; yapılması zorunludur. Mü’min «ben farklı düşünüyorum» diyerek farzları terk edemez. Bu, dînin temel kuralı.

Dîn — İlâhî Bir Düzen

Dîn, ilâhî bir düzendir. Allâh tarafından kurulan; Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem tarafından açıklanan; ümmet tarafından yaşatılan bir düzen. Bu düzen tartışmaya konu değildir; kabûl edilmeye konudur. Mü’min Allâh’ın koyduğu hükümleri kabûl eder; sorgulamaz. Eğer bir hüküm anlaşılmıyorsa, kul’un anlayışı eksiktir; hüküm değil.

Hevâ Hevese Göre Dîn — Kişisel Dîn

Hevâ hevese göre dîn — kişisel bir dîndir. Yâ’nî mü’min kendi arzularına göre dîni şekillendirir. «Ben içkinin haram olduğunu kabûl etmiyorum»; «Ben başörtüsünün gerekli olduğuna inanmıyorum»; «Ben namazın beş vakit olmadığını düşünüyorum.» Bu görüşler dîni değil; mü’minin kendi heveslerini yansıtır. Bu, sapma demektir.

Farzlar — Tartışılamaz

Farzlar tartışılamaz. Beş vakit namaz farzdır; bu kıyâmete kadar değişmeyecek bir hükümdür. Ramazan orucu farzdır. Zekât farzdır. Hac (gücü yetenlere) farzdır. Kelime-i şehâdet zorunludur. Bunlar İslâm’ın beş şartıdır; tartışılmaz. Mü’min «ben bunlardan birini yapmıyorum, çünkü öyle düşünüyorum» diyemez. Eğer derse, müslümanlığı tartışılır.

Helâl ve Harâm — Sınırlar Belli

Helâl ve harâm sınırları Allâh tarafından çizilmiştir. İçki harâm; faiz harâm; zinâ harâm; domuz eti harâm; kumar harâm. Bunlar açık. Mü’min bu sınırları kendi yorumuyla değiştiremez. «Bence içki sosyal bir araç» demek hatadır. Çünkü Allâh «içki şeytanın işidir, ondan kaçının» (Mâide 90) buyurmuştur. Kul’un yorumu Allâh’ın hükmünü değiştiremez.

Modern Reformistler — Tehlikeli Bir Akım

Modern reformistler dîni «yeniden yorumlama» derler. Çoğunlukla bu yorumlar kendi heveslerine uyacak şekildedir. «Faiz aslında yasak değildi»; «Başörtüsü kültür meselesi»; «İçki günümüzde mübah» gibi sapık yorumlar yaparlar. Bu, dîni hevâ hevese uydurmaktır. Mü’min bu reformistlere kapılmamalı; ehl-i sünnet âlimlerinin görüşlerine sâdık kalmalıdır.

Anlayamadığında — Sormak ve Öğrenmek

Eğer mü’min bir hükmü anlayamıyorsa, sormak ve öğrenmek gerek. Reddetmek yerine soruşturmalı. Bir âlime başvurmalı; hikmetini öğrenmeli. Çoğu zaman anlamadığımız şeyin altında derin bir hikmet vardır. Domuz etinin neden haram olduğu, faizin neden yasak olduğu, başörtüsünün neden gerekli olduğu — hepsi araştırıldığında hikmetleri ortaya çıkar.

Niyâz — Dîne Sâdık Kalmak İçin

Niyâz: «Yâ Rab, beni dîni hevâya göre dizayn edenlerden eyleme. Farzları yerine getiren bir mü’min eyle. Helâl-harâm sınırlarına sâdık kalmamı nasîb et. Modern reformistlerin yanlış yorumlarına kapılmamayı sağla. Anlayamadığımı sormamı, öğrenmemi nasîb et. Beni Kur’ân ve sünnete sımsıkı bağlı bir kul eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi dîne sâdık mü’minler eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Farz, Helâl, Harâm. → Tasavvuf Sözlüğü