Âdem’in Yolundan Gitseydin Hatayı Kendinde Görecektin
Sen Âdem’in çocuğu olsaydın tövbe edecektin. Âdem’in çocuğu olsaydın hatayı kendinde görecektin. Âdem’in çocuğu olsaydın sen Âdem’in yolundan gitseydin. Âdem’in yoluyla yollansaydın hatayı kendinde görecektin. Diyecektin ki: «Ben nefsime zulmettim, beni affet yâ Rab.» Bu Hz. Âdem aleyhisselâm’ın tövbe formülüdür. Şeytan ise hatayı Allâh’a yıkmıştı: «Senin beni saptırmana karşılık ben de onları saptıracağım.» İki yol var: Âdem’in yolu — kendi hatasını görmek; Şeytanın yolu — başkasını suçlamak. Mü’min hangi yolda?
Hz. Âdem’in Tövbesi — «Rabbenâ Zalemnâ»
Hz. Âdem aleyhisselâm yasaklı meyveyi yedikten sonra hemen hatasını fark etti; ve tövbe etti: «Rabbenâ zalemnâ enfusenâ, ve in lem teğfir lenâ ve terhamnâ le-nekûnenne mine’l-hâsirîn» — «Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, mutlaka ziyân edenlerden oluruz» (A’râf 23). Bu duâda Hz. Âdem hatayı kendinde gördü; başkasını suçlamadı. Bu, mü’minin tövbe formülüdür.
Şeytanın Tutumu — Hatayı Başkasına Atmak
Şeytan ise tam tersini yaptı. Hz. Âdem’e secde etmeyi reddedince, Allâh ona «Niye secde etmedin?» diye sorunca; Şeytan «Ben ondan üstünüm; beni ateşten, onu topraktan yarattın» dedi. Yâ’nî hatayı kabûl etmedi; kendini haklı çıkardı. Sonra «Beni saptırdığın gibi ben de onları saptıracağım» dedi; hatayı Allâh’a yıktı. Bu, şeytanın tutumudur: Hatayı kabûl etmemek; başkasını suçlamak.
İki Yol — Mü’min Hangisini Seçer?
Mü’minin önünde iki yol var: Âdem’in yolu ve şeytanın yolu. Âdem’in yolu — hatayı kendinde görmek; tövbe etmek; düzelmek. Şeytanın yolu — başkasını suçlamak; haklı çıkmaya çalışmak; düzelmemek. Hz. Âdem hatasını kabûl ederek peygamberlik makamına çıktı; şeytan hatasını kabûl etmeyerek mel’ûn oldu. Bu iki yol, ahlâkın iki kutbudur. Mü’min Âdem’in yolunu seçmelidir.
Modern İnsanın Eğilimi — Suç Atmak
Modern insanın eğilimi suç atmaktır. «Annem bu yüzden böyle»; «Çocukken yaşadıklarımdan»; «Ekonomi yüzünden»; «Toplum böyle yaptı»; «Hükûmet, sistem, herkes…» Suç hep dışarıda. Bu, şeytanın tutumudur; ve modern psikolojinin de uyardığı bir zihniyet. Halbuki sağlıklı yetişkin, sorumluluğu kendi üzerinde alır. Bu hem dîni hem psikolojik olarak doğrudur.
Nefs Muhâsebesi — Âdem’in Yolu
Nefs muhâsebesi Âdem’in yolundadır. Mü’min her gün kendi nefsini hesâba çekmelidir: «Bugün ne hata yaptım? Neyi düzeltebilirim? Hangi günâhtan tövbe etmeliyim?» Bu sorular kendini düzeltmenin başlangıcıdır. Tasavvufta «muhâsebe» bir günlük zikir gibidir; yatmadan önce yapılır. Hz. Ömer ibnü’l-Hattâb radıyallâhu anh buyurmuştur: «Hesâba çekilmeden önce kendinizi hesâba çekin.»
Tövbe — Hatayı Görmenin Meyvesi
Tövbe, hatayı görmenin meyvesidir. Hata görülmeyen yerde tövbe olmaz. Mü’min hatayı gördüğü an tövbe etmeli; «yâ Rab, ben hatalıyım, beni affet» demelidir. Bu tövbe Allâh tarafından kabûl edilir. «Ey îmân edenler! Allâh’a samîmî bir tövbe ile tövbe edin» (Tahrîm 8). Samîmî tövbe, hatayı tam kabûl ederek yapılan tövbedir. Bahâne ile süslenmiş tövbe değil; gerçek tövbe.
Niyâz — Âdem’in Yolunda Yürümek İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni Âdem’in çocuğu olarak yetiştir. Hatayı başkasına atmaktan; suçu sürekli dışarıda aramaktan beni koru. Hz. Âdem aleyhisselâm’ın «Rabbenâ zalemnâ enfusenâ» duâsı gibi, ben de hatayı kendimde görüp tövbe edeyim. Şeytanın yolundan, kibirden, hata kabûllenmeyişten beni uzaklaştır. Nefs muhâsebesi yapan, samîmî tövbe eden bir mü’min eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi Âdem’in yolunda yürüyenlerden eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Nefs, Tövbe, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü