Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Cömertlik ·

Cömert insan zeytin ağacı gibidir, onun yeşilliği hiç bitmez

Cömert insan zeytin ağacı gibidir, onun yeşilliği hiç bitmez — Mustafa Özbağ Efendi'nin tasavvuf, ahlâk ve mânevî hayat üzerine sohbeti.


1. Bölüm

Şu çınarın yaprakları dökülürse Allâh ona yapraksızlık azığı bağışlar. Dağıtmaktan dolayı elinde malsa Allâh’ın inayeti seni hiç ayaklar altına çiğnetir mi? Allâh dilediğine dilediği kadar verir. O yüzden çınarın yaprakları dökülürse hiç çınarın yeşil yaprağı bitiyor mu? Bitmiyor. Zeytinin yeşil yaprağı bitiyor mu? Bitmiyor. Cömert. İnsan zeytin ağacı gibidir. Yaprağa dökülmez. Zeytin ağacı gibidir. Her sana meyve verir. Her sene meyve verir. Git dağın başına bir tane zeytin dik. sen ona bakmasan bile meyve verir her sene o sana. Zeytin ölü mübarek bir ağaçtır. O yüzden cömert insan zeytin ağacı gibidir. Her sene meyve verir. Onun yeşilliği hiç bitmez. Yaprağı hiç bitmez. Cömert. Çünkü mesela bir kadın cömert. bir tatlı yapar.

Ondan sonra birisi ondan tarif ister. Bu da kadınlara. Aa sen ne zaman istersen söyle ben sana yapar getiririm. Allâh Allâh. Senden bir tarif istedi. Ver ya. Cömert ol. Yok. Verdirmiyor kadın. Cömert değil. Evet. Veya bir usta yanında çırağa ustalık öğretmiyor. Cömert değil. Ben şimdi cevdetin yanındaki kalfaları biliyorum. Her biri gitti dükkan açtı. Cevdet benim bildiğim üç tane var değil mi? Kaç tane var? 8 tane. 8 tane kalfa dükkan açmış. Şimdi bu cömertlikle alakalı. Şimdi 8iz tane var ya sekizinden de cari hesap işliyor ona. Durmuyor. O sekiz tanesi normalde evine iyaşesine çoluğuna çocuğuna ekmek götürüyor. Hepsinden de cevdete sevap yazılıyor. Onlar başka bir usta yetiştiriyorlar. O ustadan da cevdete yazılıyor.

Cömert insan yanında çalışanı çıraktı usta oldu gitti. Cömert insan âlim bilgisi var. fi sebilillah yaydı onu. Cömert insan yani. Filanca kitabımda o mesele yazılı. O kitabımı alın ondan okuyun. He para vereceksin onun kitabı için. Oradan okuyacaksın. Verdin parayı aldın o kitabı. O kimse sevap almadı onla. Sebep para karşılığı yaptı. Çünkü parayı aldı o. O ahir zaman âlimi. O dini ilmini paraya sattı. Sanki hadislere para verdi. Sanki âyet-i kerimelere para verdi. Telif hicreti verdi sanki. O ahir zaman âlimi karşılığını aldı. O zaman o kimse yok öyle değil de fi sebilillah ilmini aktarsaydı onu o Cenabı Hak sonsuz ilmi olan ilmi ledünle süsleyecekti onu. O bildiğini saklamıyor. Anlatıyor. O bildiğini saklamıyor.

Yazıyor. O kuyudan su çekilir gibi devamlı gözenekler açık onun. O çekiyor, dağıtıyor. Öbürkü de kuyu stabilize tutuyor. Dağıtmıyor. Dağıtmayınca kuyunun gözenekleri kapanıyor. Dağıtacak ki gözenekler açılsın. O ilmi dağıtacak. O ilmi yayacak ki ilmedin ona gelsin. İlmi temetti, sakladı, gizledi, yaymadı. Ona ilmün kapısı kapandı, gözenekler kapandı. Öbür türlü dağıttıkça Allâh fazlasını verdi. Dağıtçıkta Allâh fazlasını verdi. Koştukça Allâh fazlasını verdi. Verdikçe Allâh ona daha fazlasını verdi. Çünkü o bir zeytin ağacı gibi oldu. İndirdi dallarını. Koparın dedi. Meyvelerımı yiyin. Yiyebildiğiniz kadar için içebildiğiniz kadar faydalanın. Faydalanabildiğiniz kadar. Zeytin ağacı gibi devamlı.


2. Bölüm

Hatta tuğba ağacı gibi. Ondan ne meyve istiyorsan aldın. Niye yemek istiyorsan aldın. Ne içmek istiyorsan aldın. Gölgesinde gölgelendin. Meyvesından nimetlendin. Cenabı Hak sonsuz rahmet sahibi, sonsuz ilim sahibi. Kur’ân’ın ilmi de sonsuz. Ve sen o ilmi yaydıkça Allâh Kur’ân’ı sana açtı. Allâh sana ilmini açtı. Allâh sana hadisleri açtı. Allâh sana fıkıh bilgisini açtı. Allâh sana akait bilgisini açtı. İster akaitten gir, ister fıkıhtan gir, ister hadisten gir, ister ayetten gir, ister manadan gir, ister maddeden gir, nereden giriyorsan gir. O çünkü açtıkça açıldı, yaydıkça yayıldı. Cenabı Hak ona bahşettikçe bahşetti. Bahşettikçe bahşetti. Çünkü kendine saklamadı. Vay o altın biriktirenlerin haline altın Allâh’ın ilmi ilahisidir.

Altın ilmi ledndür. Siz o âyet-i kerimeyi sadece maddi altın biriktirmek olarak anladınız. Asıl altın hakikat bilgisidir. Asıl altın ilmiledindür. Cenâb-ı Hak sana onu verdi ki kullarına yayasın diye. Cenabı Hak onu sana verdi ki kullarına sen nasihat edesin diye. Cenâb-ı Hak onu sana verdi. O manevi zenginliği etrafınla paylaşasın diye sana verdi. Sen İsa’nın havarileri gibi sakladın onu. Küstahlık ettin. Sen İsa’nın havarileri gibi onu paraya pula çevirmeye çalıştın. Sen o ahir zaman alimlerindensin. Sen o ahir zaman şeyhlerindensin. Biriktirdin de biriktirdin. Biriktirdin de biriktirdin. Topladığın dervişlerden biriktirdin. Ondan sonra bıraktın geriye. Arkandaklar kavga çıkardılar. Bir de dediler ki, “Yok ümmetin parasıydı, yok benim paramdı, yok senin parandı.” E ne götürdün ahirete?

Biriktirdiklerinle mi gömdüler seni? Ahir zaman şeyhleri, ahir zaman alimleri nefsi için çalışıyor. Getirin çocuklar, getirin. Taşıyın, isteyin. Alın makbuzları elinizde. Dolaşın kapı kapı. Ahir zaman şeyhi, ahir zaman âlimi. Başka bir şey değil. başka bir şey değil. Ayetleri kendi nefislerine göre eyip bükerler. Fıkıhları kendi nefislerine göre dizayn ederler. Ağızları yamulur. Âyet-i kerimeyi kendi nefislerine göre yorumlarken kalpleri yamulur, kalpleri kararır, kalpleri mühürlenir. Sen onu sakallı, cübbeli mümin görürsün. Şeyhimin tabiriyle dışı yeşil türbe içi estağfurullah tövbe ederdi. Şehr rahmet eylesin. Dışı yeşil türbe. Bakıyorsun ne muhteşem. Harika. Cübbesi sarı şalvarı. Pırıl pırıl tiril tiril.

Kraliyet ailesinin kol düğmeleri yanıyor ortalık. Şahhat şatafat. Etrafında insanlar koca koca sakallılar koşuyorlar. Çok önemli. Mahşer. Mahşeri düşünen yok. Allâh bizi affetsin. O yüzden dağıtmaktan dolayı kendinde ilim kalmaz zannetme. Dağıtmaktan dolayı sende mal mülk kalmaz zannetme. Dağıtmaktan dolayı sende sağlık bozulur zannetme. Dağıtmaktan dolayı bir tarafın eksilir zannetme. Bu şeytanın vesvesesi. Bu şeytanın vesvesesi. Şeytan sana önden giriyor. Hem öyle bir giriyor ki seni ifsat ediyor. Seni ifsat ediyor. Sen kendi kendine düşünüyorsun. Ben bunu anlatırsam bunlar öğrenir. Yarın öbür gün bana şeyhlik taslarlar. Yarın öbür gün bana zakirlik taslarlar. Yarın öbür gün bana alimlik taslarlar.

Ben onu kitabı yazayım. Kitabı da şu paradan satayım. Ya ben dağıtırsam yarın öbür gün ben iflas ederim. Kimse bana bakmaz. Hah. Evet. Sen Allâh yolunda koşarsan ya zamanın kalmazsa iflas edersin. Şeytan öyle giriyor insana. Önden giriyor. Oysa Allâh dilediğine maddi manevi rızkı çok verir. Maddi manevi. Ben rızkı sadece maddi görmem. Rızkın maddi tarafı nedir? İçtiğindir, yediğindir. O kadardır. Manevi tarafı nedir? İhdin sırat-ı müstakimde kalmandır. Orada sabit olmandır. Manevi tarafı da odur. O yüzden şeytan seni her türlü vermekten sakındırmak ister. Şeytan seni vermekten korkutmak ister. Şeytan seni önden girer, ardından girer, sağından girer, solundan girer. Gelecekten korkutmak ister.

Der ki, “Seni çocukların bakmaz. Der ki, “Senin eşin bakmaz.” der ki, “Yarın öbür gün rezil olursun. Der ki, “Yarın öbür gün şöyle olursun.” Hepsi de şeytanın vesvesedesidir. Sen Allâh yolunda olursan Allâh senin muinin olur. Katından yardımcın olur. Rabbim bizleri onlardan eylesin.


Bibliyografya — Zikredilen Kaynaklar

  • Tasavvufî Istılâh: şeyh, derviş, nefis, şeytan, sır, âyet, ayet, hadis kavramları ve bu kavramların kalbî-zâhirî tecellîyâtı.
  • Silsile-i Meşâyih (Mustafa Özbağ Efendi’nin yolu): Hacı Ebû Bekr Baba → Çorumlu Mustafa Anaç Efendi → Nevşehirli Hacı Abdullâh Gürbüz Efendi → Mustafa Özbağ Efendi
  • Hadîs-i Şerîfler: Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim, Sünen-i Ebû Dâvûd, Sünen-i Tirmizî, Sünen-i Nesâî, Sünen-i İbn-i Mâce ve Müsned-i Ahmed bin Hanbel’den iktibâslar.

Sohbetin Tasnîfi ve Bağlamı

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi hazretlerinin Cömert insan zeytin ağacı gibidir, onun yeşilliği hiç bitmez başlıklı sohbetinin tam transkriptinin Karabaş Tekkesi düzeltme ve telîf standartlarına göre hazırlanmış uzun-format hâlidir. Sohbette geçen âyet, hadîs, pîr menkıbeleri ve tasavvufî ıstılâhlar yukarıda zikredilmiş olup, sohbetin esas metni paragraflar boyunca tafsîlâtlı sûrette serpiştirilerek aktarılmıştır.


Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Cömert insan zeytin ağacı gibidir, onun yeşilliği hiç bitmez | Video: YouTube | Seri: Dergâh Sohbetleri Serisi

Diğer sohbetler: Dergâh Sohbetleri Serisi

İlgili Sözlük Terimleri: Nefs, Şeyh, Silsile, Dervîş, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı