Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Farzlar ·

Bir yanlışlık görüyorsak düzeltmemiz bize farz

Allah bütün müslümanlara seslenişim nerede bir yanlışlık var ise ve bu yanlışlık nedir Kur'an ve sünnetin haram ettiği şeylerdir Bu yanlışlık nedir hırsızlıktır arsızlık durur susuzluktur adaletsizlik...

Bir Yanlışlık Görüyorsak Düzeltmemiz Bize Farz

Bir yanlışlık görüyorsak düzeltmemiz bize farzdır. Bu, «emr-i bi’l-ma’rûf ve nehy-i ani’l-münker» (iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak) prensibinin tezahürüdür. Mü’min sosyal sorumluluk taşır; sâdece kendi mâneviyâtı ile yetinmez; toplumda da iyiliği yayar, kötülüğü engellemeye çalışır. Bu vazîfeyi ihmâl eden mü’min sorumlu.

Emr-i Bi’l-Ma’rûf — İyiliği Emretmek

«Emr-i bi’l-ma’rûf» — iyiliği emretmek demektir. Mü’min başkasına iyi davranışları, sünneti, ahlâkı öğretmek için çalışır. Bu, ümmet bütünlüğü için önemli. Hz. Peygamber «Sizden biriniz bir kötülük görürse, eli ile düzeltsin; eli yetmiyorsa dili ile; o da olmuyorsa kalbi ile» buyurmuştur. Yâ’nî her mü’minin bir vazîfesi var.

Nehy-i Ani’l-Münker — Kötülükten Alıkoymak

«Nehy-i ani’l-münker» — kötülükten alıkoymak. Yanlışı gören mü’min onu engellemeye çalışır. Bu, hâkim olmaktan değil; sevgiden gelmeli. Karşı tarafı küçümseyerek değil; onun hayrını isteyerek. Bu yaklaşımla yapılan müdâhale etkili olur.

Hz. Peygamber’in Üç Mertebe Tâlimâtı

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem üç mertebe tâlimâtı verdi: 1) Eli ile (otoritesi varsa) — fiilî müdâhale. 2) Dili ile — sözlü uyarı. 3) Kalbi ile (üçü de yoksa) — içten kınama. Bu üç seviye herkesin gücüne göre uygulanır. Üçüncüsü en zayıf imân alâmeti; ama hiç olmaması — îmân yokluğunun işâreti.

Hikmet ile Müdâhale

Müdâhale hikmet ile olmalı. Kaba davranış, hakaret, sertlik — karşı tarafı uzaklaştırır. Mü’min sevgi ile yaklaşmalı; doğruyu nezaketle göstermeli. «Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğüt ile çağır» (Nahl 125). Bu Kur’ânî prensip.

Sorumluluk Sınırı — Kendine Zarar Vermeyecek

Müdâhale sorumluluğu kendine zarar vermeyecek şekilde olmalı. Eğer eli ile düzeltmek tehlikeli ise — diline geç. Dili de tehlikeli ise — kalbe geç. Hayâtını riske atmak farz değil; gücünce yapmak farz. Bu denge önemli. Yine de mümkün olduğunca aktif olmak gerek.

Modern Mü’min — Sessizlik Tehlikesi

Modern mü’min sessizlik tehlikesindedir. Yanlışları görüp susmak — kolay; uyarmak — zor. Ama susmak vazîfeyi ihmâl etmek. Mü’min en azından dili veya kalbi ile müdâhale etmeli. Tamâmen kayıtsız kalmak — îmân alâmeti değil. Bu, modern müslümanın dikkat etmesi gereken bir nokta.

Niyâz — Aktif Bir Mü’min

Niyâz: «Yâ Rab, beni yanlışı gördüğünde düzeltmeye çalışan bir mü’min eyle. Sessizlikten beni koru; hikmetle müdâhale etmemi nasîb et. Hz. Peygamber’in üç mertebe tâlimâtını uygulamamı sağla. Emr-i bi’l-ma’rûf ve nehy-i ani’l-münker vazîfesini yerine getiren bir kul yap.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi sorumlu mü’minler eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Emr-i Bi’l-Ma’rûf, Nehy-i Ani’l-Münker, Sorumluluk. → Tasavvuf Sözlüğü