Veliler

Bir veliye, mürşid-i kamile tam manasıyla intisap eden bir sufi marifetullah der

Bir veliye, mürşid konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Bir veliye, mürşid hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Bizim gibi avam. Kullar önce. Kalp ile. Allah’ı tanır ve bilir. Çünkü kalp ilmin keşfin idrakin irfanın ve gördüğünden anladığından ilim alan bir olgudur bu bunu et parçasından bahsetmiyorum ilahi tecelliyat. Mazhar olan. Rabbani ilimlere. Mazhar olan. Rabbani ilimlere. Mazhar olan maneviyata. Mazhar olan. Allah’ın sıfatsız sığmadım. Mümin kulumun kalbine sığdım hitabına. Mazar olan bilginin. Marifetin tecelli ettiği alandır kalp. O yüzden bir sufi önce. Allah’ı kalbi marifetullah olarak görür ve bilir ve tanır sonra gözle görür kalben tanımadan bilmeden o marifete ulaşmadan o hale ulaşamaz o yüzden genelde o marifetullah noktasını velilere yük derler. Bu işi. Derler ki marifetullah sadece velilere aittir. Mürşid kamillere aittir. Ben ona çok katılanlardan değilim bir veliye bir mürşid-i. Kamile. Tam manasıyla intisap eden.

Bir veliye, mürşid Hakkında

bir sufi. Allah’ı ve tanıma bilme noktasına bir adım atmıştır marifetullah deryasına bir adım atmıştır artık o denize karşıdan bakmıyordu. Tabiri caizse. Hani bir kimse hiç yüzme bilmiyorsa önce ayaklarını sokar ya ama kafa kırıksa en yüksek yer neresi. Orada oradan cumb burla patlar kendini kafa kırık değilse aklıyla önce bir ayağını sokar. Islatır soğuk mu sıcak mı derin mi bir boy verir boy ver lan boy ver boy verir oradan o yüzmeyi bilen bir kimseye der ki boy ver boy. Ver tabii o bir yüzmeyi biliyor gider o boy verir. Böyle dalar bir elini görürsün dışarıdan elini sallar böyle o biraz da böyle işin keyfini yapıyor öbür türlü işte gelir boy verir göğsüne kadar geldi boy verdi ağzına kadar.

geldi gitti biraz daha yüzdü boy verdi elini gördün o. Usta öbürkü yüzmesini bilmiyor ya öbürkü bundan cesaret alır. Veli ustadır. Veli boy verir. Veli seni götürür denizin kenarına der ki cesaretlenir yürü boğulmayın bir adım daha at bir adım daha at bir adım daha at bir adım daha at hele o yüzmeyi öğrendi ise. Yüzmekten zevk alır artık başlar. Kula çatmaya bir müddet sonra denizin üstünde yüzüyorsun altında neler var bir bak bakalım merak eder insan hele yanında bir. Yunus gidiyor böyle. Han. Derya. Yunus da gidiyor bir de bakmış dalıyor. Yunus aşağıda a. Üstadı da dalıyor. O da bir inceden dalar bir çar ki altı ayrı bir alem daldıkça dalmak ister nefesi unutur. Hatta bunu böyle rüyada halde.

Bir veliye, mürşid Sohbeti

yaşarsa bir an aklına vurur benim nefes almam lazım der ha çıkar bir daha dalaz dikkat et nefes alacağım diye uğraşma. Orası bir ayrı mükaşefe. Orası ayrı marifet et alanı. Orası ayrı bir o dünyadaki gibi değil kim. Allah’a iman eder imanını yaşarsa. Allah onun gönlünü. İslam’a açar. Allah onu nuruna gark eder. Allah onu nurunda yürütür. Allah onu daldırır bunu öğretirler. Ken sadece velilere ait olarak öğretiyorlar değil. Kardeşler değil her. Sufi. Bir mürşid-i. Kamile intisap eden bir veliye intisap eden her. Sufi. Veli adayıdır. Veli adayıdır. Hatta ben derim ki velidir sebebi şudur. Hani bir kimse bir topluluğu sevse. Bir topluluğu sevse ama onlar gibi yaşayan masa onlardan. Sayıldı ya hadis-i şerifte onlardan. Sayıldı. Allah resulü sallallahu aleyhi.

ve sellem. Hazretleri dedi ki onlardan sayılır. O siz kafiri severseniz kafirlerden sayılırsınız bunun tersi. Bu kafiri taklit ederseniz kafirlerden sayılırsınız. Ya evet. Hani onlara benzetiyorum der onlara döndür veririm seni der onlardan. Sayar seni neden kafiri sevdin. Neden sen pis yahudiyi sevdin neden o pis katil yahudiyi tutmaya çalıştın neden o pis yahudiye sen pissin. Sen katilsin diyemedin seni onlardan saydı mühürledi kalbini yürü git ne anlatırsan anlat. Ama öbür tarafta sen o. İnam ettii ihsan etti o peygamberler var ya o veliler o mürşid-i. Kamiller var ya o sahabeler haz. Ebubekir. Ömer. Osman. Ali ve bütün sahabeler aşere-i. Mübeşşere. Ha o. Hasan ile. Hüseyin. Abdülkadir. Geylan. Ahmet errufai. Ahmet el. Bedevi. İbrahim dusuk ebül. Hasan. Ali. Şazeli. Şahı.

nakşı. Muhammedi. Bahattin. Şahı. Mevlânâ Hacı. Bektaşi. Veli. Hacı. Bayramı. Veli esel karı mahmudu. Dayı. Halveti celveti. Uşaki sümbülü süre verdi küfre verdi. Ahmet. Yesevi bütün. Pir. Piran sen ismini. Say. Hepsi de gelsin. Say sayabilen kadar ve. Hepsine de ki bütün. Piri. Piran de hepsin lensin berabersin anında geldiler anında gördün sen onları onlardansın yola girmişsin o sarsılma ipten tutmuşsun ölsem de gam yok yaşasam da. Gam yok. Ölsem de onlardanım yaşasam da onlardanım batsam da onlardanım. Çıksam da onlardanım. Günah da işlesem onlardanım sevap da işlesem onlardanım sıkıntıya da. Düşsem hastalığa onlardanım yere de yatırsalar ne yapıyorlar yapsınlar. Ben onlardanım ben onlara aidiyet kesp etmişim ben onlar layım o müjdeyi. Hz. Muhammedi. Mustafa vermiş. O müjdeyi. Allah.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Bir veliye, mürşid konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Bir veliye, mürşid sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.