Bir kimsenin derdi dünya ise onun maneviyatla alakası yoktur konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Bir kimsenin derdi dünya ise onun maneviyatla alakası yoktur hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.
Hadis-i şerifte öyle diyor ya. Bunlar öyle sözler söyleyecek ki diyor siz diyor bunları ne babanızdan ne de atalarınızdan dinlememiş olacaksınız. Bunlar öyle sözler söyleyecekler. Senin atan böyle bir laf söylemedi. O söyleyecek dinde olmayan şeyleri söyleyecekler. O güne kadar dinde duyulmamış bir söyleyecekler. Çünkü ancak kalabalıklar böyle ikna olacak. Size birisi ayet hadis anlatınca canınız sıkılıyor. Sizin için söylemiyorum ya. Siz bir topluluğun önüne gidin. AT adsa anlatın canları sıkılır. Şimdi mahallelerde ders yapanlar bayanlar erkekler. Ben diyorum ki hadis okuyun orada örnek. Şimdi şikayet şu. Başka bir konuşmuyor musunuz? Hayır yok konuşmuyoruz. Bir tek hadis konuşuyoruz. Ayet konuşuyoruz. Fıkıh konuşuyoruz. Onu istemiyor. Bakın onu istemiyor. Müslüman, mümin, mümin, Müslüman ayet, hadis istemiyor. Hakikat istemiyor. Ona bu haram demeyeceksin.
ona. Bunun hakkında ayet var, hadis var demeyeceksin. Onun gönlüne hoş gelen bir söyleyeceksin. Allah muhafaza eylesin. Oysa. Allah. Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bunlardan sakınmamızı söylüyor bize. Başka bir hadis-i şerifte de gece karanlığı gibi öldürücü fitnelerden sakının. Sabah mümin olarak uyanan kişi akşama kafir olarak çıkar veya akşama mümin olarak çıkan kişi sabaha kafir olarak uyanır. Dünya arzusu için dinini satar. Asıl bu hadis-i şerifi buraya almamın sebebi son cümle. Dünya arzusu için dinini satar. Bu kadar başka bir değil. Dünya arzusu için dinini satar. Müslim’de geçiyor bu hadis-i şerif. O dünya arzusu için. Bu para olabilir, bu kadın olabilir, bu normalde makam olabilir. Dünya arzusu için dinini satar. Dünya çünkü kadın, makam ve paradır. Haram olanlar.
Bir kimsenin derdi dünya ise onun maneviyatla alakası yoktur Hakkında
Kadın. İslam’da haram değil, helal. Para. İslam’da haram değil. Helal yoldan kazanırsan helal. Makam helal yoldan verildiyse helal. Ama yok o kimse illaki o makama oturacak. Ne makamı? Şeyhlik makamı oturacak oraya. O ben buraya layık mıyım değil miyim diye sormayacak. Ona 3 be kişi alkışacak. Onu oraya oturtturacak. O da ben şeyhim diye cartınacak. 3 be kişi alkışacak onu. Sen genel müdürlüğe layıksın diyecek. O da oturacak oraya. Önemli değil oraya layık olup olmadığı. Veyahut da o kimse benim gibi. Elif’i görse mertek zannedecek onu alim de oturtturacaklar oraya. Onu mühtüye oturturacaklar. O mühti olmak için var gücüyle çalışıyor. Mühti olarak atanacak bir yere. Ona bir soru sorsan cevap veremeyecek. Ona bir desen şu nedir desen cevap veremeyecek ama.
müftü. Haçta yaşadığımız bir. Şeyh efendiyle gittiğimizde iki tane müftü iki ü tane de şeyh var. Manevi olarak rüyayı ve hali inkar ediyorlar. 92 yıl. İkisi müftü. Diyanetle gelmişler. İkisi mi, üçü mü ne? İki tanesi de şeyh. Bunların rüyayı ve hali inkar ediyorlarmış. Ben üstlerine gitmişim. Selamünaleyküm dedim. Otur. Mustafa şöyle dedi. Oturdum ben. Nasıl geldin buraya? Dedi. Direkt. Koca. Arafat meydanı. Nasıl geldin buraya dedi. Efendim dedim. Çadırdakınlar dedim başladılar emekliliğine kaç yıl kaldı? Kaç oğlun var? Kaç kızın var? Onu verdin mi? Bunu boşalttın mı? Benim ne işim var burada? Şeyhim. Arafat’ta dedim. Dedim e dedi. Ben çadırdan dışarı çıktım. Ellerimi açtım dedim. Üç ihlas bir. Fatiha okudum. Makamlara dedim bağışladım. Ya. Rabbi beni şeyhimle buluştur dedim.
E dedi. Sonra çıktım dedim. Kalbime gelen yöne göre geldim dedi. Bir kimse tarif etti mi sana dedi. Herhangi bir kimse, “Hayır efendim.” Nasıl geldin? Dedi. Kalbime gelen yönle geldim. Şimdi geri dönsem bulabilir misin?” dedi. “Himmetinizle bulurum” dedi. Öbür türlü öbür türlü bulamam efendim dedi. Bazı yerlerde gözümü yumdum çünkü dedim hani sahih olsun diye dedim. O zamanlar yeni dervişiz ya hani gözü açık rüya görmek daha başlamamış. Tam asıl rüya gözü açık görünendir. Onlara döndük. Onların kim olduğunu bilmiyorum. Duydunuz mu? Dedi. Onlar kaldılar. Efendi bir kelime dahi konuşmadı. Femennahu la ilahe illallah. La ilahe illallah. La ilahe illallah. Koparıyor şeyh efendi ortalığı. Ardından biz böyle 56 kişiyiz. Böyle. Nevşehir’den var. Oradan buradan var. Bir cayırtayı kopardı efendi.
Bir kimsenin derdi dünya ise onun maneviyatla alakası yoktur Sohbeti
Cehri yıkılıyor ortalık. Bunlar böyle kaldılar. Kaçamadılardı bir yere gidemedilerdi. Şimdi neyse muhabbetin o geri kalanını sonra anlatırız gene bir denk geldiğinde. İki tanesi müftü, üç tanesi şeyh. Manevi halden, rüyadan haberleri yok. İnkar ediyorlar. Böyle bir olmaz bu zamanda diyorlar. Çünkü bunlar o dünya fitnesinin içine düşmüşler. Dertleri dünya. Bir kimsenin derdi dünyaysa onun maneviyatla alakası yoktur. Bir şeyh para topluyorsa milletten istiyorsa maneviyatla alakası yoktur. Bir bürokrat ben şunu olacağım diye uğraşıyorsa maneviyatla alakası yoktur. Bir siyasetçi yalan söylüyorsa maneviyatla alakası yoktur. Bir bürokrat yalan söylüyorsa maneviyatla alakası yoktur. Bir üstat, bir şeyh dervişlerden para topluyorsa, para istiyorsa, mal makam istiyorsa, maneviyatla alakası yoktur. Bir dergahta böyle bir insanlar makam bekliyorsa, makam istiyorsa orada o kimsenin maneviyatla işi.
yoktur. Bir kimse bir şeyhten şeyhlik icazeti istiyorsa o kimsenin maneviyatla işi. Bakın maneviyatla işi yoktur. O kimse başka bir şeyin peşine düşmüş. Bir kimse kendine zakirlik istiyorsa, çavuşluk istiyorsa, nakiplik, nügabbalık, halifelik, su kabaklığı istiyorsa onun maneviyatı yoktur. Direkt o kimse diyecek ki ben. Allah rızası için, Allah için dervişliğe geldim. Bitti. Bu kadar. Adam dergaha gelip evlenmeyi düşünüyorsa, dergaha gelip işini düzeltmeyi düşünüyorsa, dergaha gelip çocuğunu evlendirmeyi düşünüyorsa, kızını evlendirmeyi düşünüyorsa veya kadın kendisi evlenirim diye düşünüyorsa, erkek ben buraya geleyim burada evlenirim diye düşünüyorsa onun maneviyatı yoktur. Dergahlar fi sebilillah. Allah için gelinip gidilecek yerlerdir. Bir kimse üstada. Allah için intisap eder, bağlanır. Başka bir için değil. Burada başka bir amaç maksat var ise oradan. Allah rızasını.
kaldırır.
İlgili Sohbetler
- Yanlış kapıya gitme ömrünü ziyan etme
- Niyeti samimi olan, yanlış şeyhe de bağlansa Allah onu bir mürşid-i kamile ulaştırır
- Niyeti samimi olan, yanlış şeyhe de bağlansa Allah onu bir mürşid-i kamile ulaştırır
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Bir kimsenin derdi dünya ise onun maneviyatla alakası yoktur konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Bir kimsenin derdi dünya ise onun maneviyatla alakası yoktur sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.