Cenâbı Hak celle celâlühû Asr sûresinde «Yemîn olsun zamâna ki, muhakkak ki insân ziyândadır» buyurmuştur. Bu sûrei celîle insân ömrünün bir sermâye olduğunu, ve bu sermâyeyi doğru kullanmayanların ziyâna düşeceğini açıkça bildirir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette doğru kapıya gitmenin önemini, yanlış kapıya gitmenin ise ömrü ziyân ettiğini îzâh etmektedir. Bir mü'min hayâtının en mühim kararı, hangi kapıya yöneleceğidir; yâni hangi mürşidi kâmil ile manevî yola çıkacağıdır. Bu karar yanlış verildiğinde sadece bu hayâtın değil, ebedî hayâtın da kayıbına sebep olur. Bu sebeple mü'min mürşid seçerken acele etmemeli, dikkatli tedkîk yapmalı, ve Cenâbı Hak'tan istihâre niyâz etmelidir.
Kapı Mecâzının Mânâsı
Tasavvuf edebiyâtında «kapı» mecâz olarak mürşid veya tarîkata girişi anlatır. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Her tasavvuf yolu bir kapıdır; ve bu kapıyı bir mürşidi kâmil açar. Doğru kapıya giren dervîş, manevî terakkîye ulaşır; yanlış kapıya giren ise hâli zedelenmiş olarak çıkar» demektedir. Resûli Ekrem efendimizin bizzât kendisi «medînetü'lilm'in kapısı» olarak Hz. Ali kerremallâhü vechehû'ya işâret etmiştir: «Ben ilmin şehri, Ali ise onun kapısıdır» (Tirmizî, Menâkıb). Bu hadîsi şerîf manevî yollarda «kapı» mecâzının ne kadar köklü olduğunu gösterir. Tasavvufta her tarîkatın bir «kutb»u, bir «pîr»i, ve bir «kapı»sı vardır. Halvetiyye yolunun kapısı Pîr Ömer Halvetî hazretleri ve onun silsilesidir; bu kapıdan giren dervîş, manevî terakkîye doğru gider.
Yanlış Kapıya Gitmek
Yanlış kapıya gitmek, sahte bir mürşide bağlanmaktır. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Yanlış kapıya gitmek bir adamın yanlış bir hastahâneye gitmesi gibidir; ya tedâvî olamaz, ya da yanlış tedâvî sebebiyle daha çok hastalanır. Aynı şekilde yanlış mürşide giden dervîş ya manevî terakkî elde edemez, ya da daha çok manevî hastalığa düşer» demektedir. Bir kişi tasavvufa girip yanlış kapıya gittiğinde, sırf gerçek tasavvufu öğrenmediği için iş daha vahîmleşir; çünki o kişi artık «ben tasavvuf ehliyim» zannıyla yaşar, ve bu zandan dolayı gerçek tasavvuf yoluna kapısını kapatır. Bu hâl çok tehlikelidir; çünki kendine yanlış olan kişi, hatâsını anlamaz. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Saparuyu kendinde sapmış sananlar, sapanların en şiddetlisidir» (Tirmizî, Fiten) diye buyurmuştur. Bu hadîsi şerîf yanlış kapıya giden dervîşin durumuna işâret eder.
Ömrün Ziyân Edilmesi
Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette ömrün değerini şöyle vurgular: «Ömür Cenâbı Hakk'ın insâna verdiği en kıymetli sermâyedir. Bu sermâye ile mü'min âhirete bir şeyler kazanabilir; ya da ziyân edebilir. Yanlış kapıya gitmek, bu sermâyeyi ziyân etmektir.» Cenâbı Hak âyeti kerîmede insânların kıyâmet günündeki feryâdını şöyle bildirir: «Keşke öne sürdüğüm hayatım için bir şeyler hazırlamış olsaydım» (Fecr 89/24). Bu âyeti kerîme, kıyâmet gününde insânların ömürlerini ziyân ettikleri için pişmân olacaklarını gösterir. Yanlış kapıya giden dervîş de ömrünün sonunda bu pişmânlığı yaşar; çünki anlar ki ömrünü doğru bir mürşid ile geçirseydi, manevî mertebelere ererdi. Lâkin pişmânlık o saatte fayda etmez; iş işten geçmiş, ömür bitmiş, ve âhirete eli boş gidilmiştir.
Doğru Kapının Alâmetleri
Doğru bir kapının alâmetleri sahte kapının alâmetlerinin tam zıttıdır. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Doğru kapı, peygamber efendimizin sünnetine uygun olur; doğru kapıya girenler şerîate sıkıca bağlıdır; doğru kapıdaki mürşid mâlmakâmşöhret istemez; doğru kapıdaki silsile sahîhdir, kopukluk yoktur; ve doğru kapıdan girenler manevî terakkî gösterirler» demektedir. Bir kişi bir kapıya girmeyi düşünüyorsa, önce o kapının dervîşlerine baksın; eğer onlar takvâlı, mütevâzı, sünnete bağlı, ve manevî olarak müstakîm kişilerse, o kapı doğrudur. Eğer dervîşler hırslı, kibirli, dünyâlık peşinde, ve şerîattan uzak kişilerse, o kapı yanlıştır. Çünki dervîş mürşidinin aynası gibidir; mürşidin nasıl olduğu, dervîşinde tezahür eder. Bu sebeple bir tarîkata girmeden önce o tarîkatın eski ve yeni dervîşlerini gözlemlemek zarûrîdir.
İstihâre ve Niyâz
Mürşid seçiminde istihâre namâzı çok mühimdir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Bir kişi mürşid seçimi gibi büyük bir karar verecekse, mutlakâ istihâre namâzı kılmalı, ve Cenâbı Hak'tan kalbine bir işâret indirmesini niyâz etmelidir. Cenâbı Hak istihâre niyâzına cevâb verir; bu cevâb ya rüyâda, ya kalpte bir hâlle, ya da olayların seyrinde bir tezâhürle gelir» demektedir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Sizden biriniz bir işe niyetlenirse, farzdan başka iki rek'at namâz kılsın, sonra şöyle desin: ‘Allâhümme innî estehîruke biilmik ve estakdiruke bikudretik…’» (Buhârî, Tehecccüd). Bu hadîsi şerîf istihârenin sünnet bir uygulamadır; ve mü'minin önemli kararlarda Cenâbı Hak'tan yardım istemesi gerektiğini gösterir. Mürşid seçimi de hayâtın en önemli kararıdır; ve istihâre olmadan bu karar verilmemelidir.
Halvetiyye Yolunun Müstakîm Kapısı
Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolu doğru bir kapıdır; çünki silsilesi sahîhdir, dervîşleri sünnete bağlıdır, ve mürşidleri mâlmakâm istemez. Mustafa Özbağ Efendi Şerhi Virdi Settâr'ında, «Bu yol Pîr Şâbânı Velî hazretlerinden bana, benden de halîfelerime intikâl etmiştir. Bu yolun kapısı her dervîşe açıktır; lâkin samimî olanların kalbine açılır, samimî olmayanlar kapıyı bulamazlar» demektedir. Mustafâ Özbağ efendi de sohbetlerinde, «Halvetiyye yolu Cenâbı Hakk'ın bir lutfudur. Bu yolu bulan dervîş şükretmeli, ve bu yolu yaşamalıdır. Yaşamayan, bulduğu lutfun değerini bilmiyor demektir» diye nasîhat eder. Bu yolun temel direkleri esmâ tertîbi, sohbet meclisleri, halvet, ve mürşide tâm teslîmiyettir. Bu direklere riâyet eden dervîş, kısa sürede manevî terakkîye ulaşır; çünki yol müstakîmdir, ve müstakîm yolda yürümek kolaydır.
- Kur'ânı Kerîm: Asr sûresi tamâmı; Fecr 89/24; Mü'minûn 23/99-100; Münâfikûn 63/10-11; Bakara 2/200-201.
- Süneni Tirmizî, Menâkıb, «ilim şehri Ali kapısı» hadîsi.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü't-Tehecccüd, istihâre hadîsi.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Fiten.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Cilt 4, ömrün değeri.
- İmâm Gazzâlî, Bidâyetü'l-Hidâye.
- Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr, mürşid kapısı bahsi.
- Pîr Şâbânı Velî, Sohbet Mecmûası.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Asr sûresi tefsîri.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- İmâm Kuşeyrî, Risâle.
- İbn Acîbe el-Hasenî, Mi'râcü't-Teşevvüf.
- Aziz Mahmûd Hüdâyî, Câmi'u'l-Fadâ'il.
- Niyâzî-i Mısrî, Dîvânı İlâhiyât.
- Hüseyin Vassâf, Sefînei Evliyâ, Halvetiyye silsilesi.
- Mevlânâ Celâleddîni Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî, doğru yol.
- Şâhı Nakşbend, Tarîkat Risâlesi.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Sahte Mürşid Uyarıları.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet kapı mecâzının mânâsını, yanlış kapıya gitmenin tehlikesini, ömrün ziyân edilmesini, doğru kapının alâmetlerini, istihâre ve niyâzı, ve Halvetiyye yolunun müstakîm kapısını tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Sahte Mürşid Uyarıları Sohbetleri