Cenâbı Hak celle celâlühû Yâsîn sûresinin 21. âyeti kerîmesinde «Sizden bir ücret istemeyenlere uyun; onlar hidâyete ermişlerdir» buyurmuştur. Bu âyeti kerîme, dîn hizmeti karşılığında ücret istemeyenlerin hidâyete ermiş olduğunu, dolayısıyla ücret isteyenlerin hidâyete ermemiş bulunduğunu açıkça bildirir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette dîn hizmeti için para isteyen kimsenin hidâyete erdirilmemiş olduğunu, ve böyle birinden uzak durmanın elzem olduğunu îzâh etmektedir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte hak yolunda olanların hep ücretsiz hizmet ettiğini bildirmiştir. Peygamberlerin tamâmı, hiçbir maddî ücret talep etmeden, sadece Cenâbı Hakk'ın rızâsı için tebliğ etmişlerdir. Mürşidi kâmiller de peygamberlerin vârisleridir; onların yolundan ayrılmamış olmaları gerekir.
Ücret İstemeyen Peygamberler
Cenâbı Hak Şu'arâ sûresinde peygamberlerin ortak özelliğini sayar: «Ben sizden bunun için bir ücret istemiyorum; benim ücretim ancak âlemlerin Rabbine âittir» (Şu'arâ 26/109, 127, 145, 164, 180). Bu cümle Hz. Nûh, Hz. Hûd, Hz. Sâlih, Hz. Lût, ve Hz. Şu'ayb aleyhimüsselâm tarafından söylenmiştir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Cenâbı Hak peygamberlerin dilinden bu âyeti tekrarlamıştır; çünki dîn hizmetinde ücret istememek bir tâlî ilke değil, bir esâstır. Peygamberler bu esâs üzerine hareket etmiştir; ve onların vârisleri olan mürşidler de bu esâs üzerine hareket etmek zorundadır» demektedir. Hz. Resûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem efendimiz de tebliğ vazîfesi karşılığında hiçbir ücret talep etmemiştir. Cenâbı Hak ona da emretmiştir: «De ki: Ben tebliğim için sizden hiçbir ücret istemem» (Furkân 25/57). Bu emir, peygamberin yolundan giden herkesin uyması gereken bir emirdir.
Yâsîn 21. Âyetinin Müjdesi
Yâsîn sûresinin 21. âyeti kerîmesi mü'minlere bir müjde içerir: «Sizden bir ücret istemeyenlere uyun; onlar hidâyete ermişlerdir». Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Cenâbı Hak bu âyeti kerîmede mü'minlere bir kıstâs verir; ücret istemeyene uy, çünki o hidâyete ermiştir. Tersinden çıkarılan netice de bellidir: ücret isteyene uyma, çünki o hidâyete ermemiştir» demektedir. Bu âyeti kerîme Yâsîn sûresinin Antakya kıssasında geçer; bir şehre üç peygamber gönderilmiş, halk onlara karşı çıkmış, ve şehrin bir tarafından sa'y ile koşan bir adam gelerek halka şöyle demiştir: «Sizden bir ücret istemeyenlere uyun; onlar hidâyete ermişlerdir.» Bu adam o şehrin yegâne mü'mini olan Habîbi Neccâr'dır. Onun bu sözü Cenâbı Hak tarafından beğenilmiş, ve âyeti kerîmeye geçirilmiştir. Yâni dîn hizmeti karşılığında ücret istememek, hidâyetin alâmetidir.
Ücret İsteyen Mürşidin Hâli
Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Bir mürşid dervîşinden ücret isterse, o mürşid hidâyete erdirilmemiş demektir. Çünki Cenâbı Hak âyeti kerîmede ücret istemeyenleri hidâyete ermiş olarak nitelendirmiştir; ücret isteyen ise hidâyete ermemiş demektir. Hidâyete ermemiş bir kişi nasıl mürşid olabilir? Mürşid, dervîşine hidâyet verecek kişidir. Kendisi hidâyete ermemişse, başkasına nasıl hidâyet verecek?» demektedir. Bu mantık çok güçlü bir mantıktır. Bir kör başka bir körü nasıl götürür? İkisi de düşer. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Kör körü götürürse ikisi de çukura düşer» diye buyurmuştur. Aynı şekilde hidâyetsiz bir mürşid dervîşini hidâyete götüremez; ikisi de saparuya düşerler. Bu sebeple mü'min mürşid seçerken bu noktaya çok dikkat etmelidir.
Hediye ve Ücret Farkı
Mürşidlere hediye vermek câizdir; lâkin mürşid hediye istemez. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette mühim bir farka dikkat çeker: «Dervîş kendi gönlünden mürşidine hediye verirse, mürşid bunu kabûl edebilir. Çünki bu bir muhabbet alâmetidir. Lâkin mürşid kendi tarafından hediye isterse, bu artık ücret olur. İstemek ile kendi gönlünden vermek arasında büyük bir fark vardır.» Hz. Resûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem efendimiz hediyeleri kabûl etmiş, lâkin sadakayı kabûl etmemiştir; çünki sadaka onun ehli beytine harâmdır. Mürşidler de hediye almakta serbesttir; lâkin ücret talep etmek hidâyete ermemişliğin alâmetidir. Bu fark çok mühim bir farktır. Bir mürşidin dervîşinden ücret talep etmesi, «şunu getir, bunu yap, şu kadar bağışla» demesi açıkça yasaklanmıştır. Lâkin dervîşin kendi gönlünden gelen hediyeyi mürşid kabûl edebilir.
Para İsteyenden Uzak Durma
Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette mühim bir nasîhati verir: «Bir mürşid sana dîn hizmeti için para istiyorsa, ondan uzak dur. Yanına gitme, sözünü dinleme, dervîşi olma. Çünki o hidâyete erdirilmemiştir; ve sen ondan hidâyet alamazsın. Aksine, ona bağlanırsan, sen de hidâyetten uzaklaşırsın.» Bu nasîhat çok güçlü ve net bir nasîhattir. Mü'min hayâtının en mühim kararı olan mürşid seçimi için bu kıstâsı kullanmalıdır. Eğer bir mürşid mâl, ev, araba, hediye, kurban, bağış, vakıf bağışı, dernek üyeliği, veya benzeri herhangi bir maddî talep tabuhuyla huzûra girilmeyi şart koşuyorsa, o mürşid değildir. Hz. Ali kerremallâhü vechehû buyurmuştur ki: «Dîni dünyâ için kullanan, hem dînini hem dünyâsını kayıbeder.» Para isteyen mürşid de dînini dünyâ için kullanan bir kişidir; ve sonunda her ikisini de kayıbeder.
Halvetiyye Yolunun Ücretsizlik Esâsı
Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunda hiçbir mürşid dervîşinden ücret istemez. Mustafa Özbağ Efendi Şerhi Virdi Settâr'ında, «Bu yolda dervîşten ücret istemek yoktur; mürşid kendi geçimini kendi temîn eder, ya bir san'atla ya da Cenâbı Hakk'ın gönderdiği rızıkla. Dervîş ile mürşid arasında maddî bir alışveriş münâsebeti kurulmaz; sadece manevî bir muhabbet ve hizmet münâsebeti vardır» demektedir. Halvetiyye silsilesindeki bütün pîrler ve mürşidler bu esâsa riâyet etmişlerdir. Pîr Şâbânı Velî hazretleri kendi dokuduğu ipliği satarak geçimini temîn etmiş, dervîşlerden hiçbir ücret almamıştır. Mustafa Özbağ Efendi de aynı yolu sürdürmüş, kendi emeği ile yaşamış, dervîşlerden ücret talep etmemiştir. Mustafâ Özbağ efendi de sohbetlerinde, «Bizim bu yolumuz pîr Şâbânı Velî yolunun bir uzantısıdır; ve bu yolda dervîş ile mürşid arasında maddî bir alışveriş yoktur. Bu esâsı korumak, bu yolun temel mîrâsını korumaktır» diye nasîhat eder.
- Kur'ânı Kerîm: Yâsîn 36/21; Şu'arâ 26/109, 127, 145, 164, 180; Furkân 25/57; Sebe' 34/47; Hûd 11/29, 51; Yûnus 10/72.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Yâsîn sûresi tefsîri.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân, Yâsîn 21.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm, Yâsîn sûresi.
- İmâm Taberî, Câmi'u'l-Beyân.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Cilt 1, ilim ücreti bahsi.
- İmâm Gazzâlî, Eyyühe'l-Veled.
- Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr, ihlâs ve ücretsizlik bahsi.
- Pîr Şâbânı Velî, Sohbet Mecmûası.
- İmâm Şa'rânî, el-Yevâkîtü ve'l-Cevâhir.
- İmâm Kuşeyrî, Risâle, ihlâs bahsi.
- Aziz Mahmûd Hüdâyî, Câmi'u'l-Fadâ'il.
- İbn Acîbe el-Hasenî, el-Bahru'l-Medîd.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
- Niyâzî-i Mısrî, Dîvânı İlâhiyât.
- Hüseyin Vassâf, Sefînei Evliyâ.
- Mevlânâ Celâleddîni Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî, ihlâs.
- Şâhı Nakşbend, Tarîkat Risâlesi.
- İbn Receb el-Hanbelî, Câmi'u'l-Ulûm ve'l-Hikem.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Sahte Mürşid Uyarıları.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet ücret istemeyen peygamberlerin örneğini, Yâsîn 21. âyetinin müjdesini, ücret isteyen mürşidin hidâyetsiz hâlini, hediye ve ücret farkını, para isteyenden uzak durmayı, ve Halvetiyye yolunun ücretsizlik esâsını tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Sahte Mürşid Uyarıları Sohbetleri