Benim Nazarımda İyiliklerin En Zirvesi — Kur’ân ve Sünneti Kendi Hayatında Yaşamak ve Başkalarına Örnek Olmaktır
İyiliklerin en zirvesi nedir? Bir bakışa göre: Kur’ân ve sünneti kendi hayatında yaşamak ve başkalarına örnek olmaktır. Çünkü diğer iyilikler — sadaka, yardım, hizmet — Kur’ân ve sünnete bağlı olduğu zaman mânâ kazanır. Sünnet rehberliği olmadan yapılan iyilik — eksik. Hz. Peygamber’in örnekliği üzerinde yaşayan mü’min — en yüksek iyiliği yapmış olur. Çünkü hayatının kendisi bir iyiliktir; her hareketi, sözü, niyeti — Allâh’a yaklaşma vesilesi.
«Sizin İçin Resûlullâh’ta Güzel Bir Örnek Vardır»
«Lekad kâne lekum fî Resûlillâhi üsvetün hasenetün» — Ahzâb 21. Sizin için Resûlullâh’ta güzel bir örnek vardır. Bu âyet — Hz. Peygamber’in örnek olduğunu Kur’ânî olarak teyid eder. Mü’min hayatını Hz. Peygamber’in hayatına bakarak şekillendirmeli. Yemekte, uykuda, evde, işte, ibâdette, sohbette — her alanda sünnet rehber. Bu — en yüksek iyiliktir; çünkü hayat bütünüyle ibâdete dönüşür.
Kur’ân — Yaşanacak Kitap
Kur’ân — sâdece okunacak değil; yaşanacak bir kitaptır. Hz. Âişe’ye Hz. Peygamber’in ahlâkı sorulduğunda «Onun ahlâkı Kur’ân idi» dedi (Müslim). Yâni Hz. Peygamber Kur’ân’ın canlı uygulamasıydı. Mü’min Kur’ân’ı sâdece teorik bir kitap olarak değil — pratik bir hayat rehberi olarak almalı. Her âyetin hayatımda nasıl yansıdığını sormalı.
Örnek Olmak — Sözden Çok
Başkalarına örnek olmak — sözle anlatmaktan daha tesirli. «Hâliniz kâliniz olsun» buyurmuştur Hz. Peygamber. Yâni — hâliniz sözünüzden önce konuşsun. Bin söz, bir örnek davranışın etkisinin önüne geçemez. Mü’min eşine, çocuklarına, iş arkadaşlarına Kur’ân ve sünneti anlatmadan önce — kendi hayatında uygulamalı. Bu hayatın kendisi davet olur.
Sahâbenin Mevki
Sahâbe ümmetin en seçkin kuşağıdır. Niçin? Çünkü Hz. Peygamber’i bizzat gördüler, sünneti birinci elden aldılar, yaşadılar. Onlar uzun konuşmalar yapmadı; ama hayatları — Müslüman olmayanları İslâm’a çekti. Şam’ı, Mısır’ı, Irak’ı, İran’ı — sahâbenin örnek hayatı İslâm’a getirdi. Bu — örnek olmanın gücüdür.
Bid’attan Kaçınmak — Sünnete Yapışmak
Sünnete yapışmak — bid’attan kaçınmayı gerektirir. Bid’at, dîne sonradan ilâve edilen şey. «Sonradan uydurulan her şey bid’attir; her bid’at sapmadır; her sapma cehennemdedir» buyurmuştur Hz. Peygamber. Mü’min sünnete sıkı tutunmalı; bid’atlardan uzak durmalı. Bu sıkı tutunma — koruyucu bir kalkan.
Modern Müslüman’ın Sıkıntısı
Modern Müslüman’ın sıkıntısı — Kur’ân ve sünneti hayatta uygulamada zorlanmak. Çevre, eğitim sistemi, iş ortamı — hepsi sünnete uygun değil. Bu engellerle karşılaşan mü’min ya gevşer, ya sürekli mücâhede eder. Mücâhede yolu zor; ama netîcesi cennet. Mü’min bu mücâhedeyi göze almalıdır; başka çıkış yok.
Niyâz — Sünnet Yaşamak
Niyâz: «Yâ Rab, hayatımı Kur’ân ve sünnete uygun olarak şekillendir. Ahzâb 21’in müjdesinde — Resûlullâh’ı kendime örnek alabilmemi nasîb et. Hz. Âişe’nin tanımı gibi — ahlâkım da Kur’ân olsun. Sözden çok hâlimle örnek olabilmemi nasîb et. Sahâbenin yolunda yürüyebilmemi nasîb et. Bid’atlardan kaçınma; sünnete sıkı tutunma azmi ver. Modern engelleri aşan bir mü’min eyle.» Allâh muhâfaza eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Sünnet, Kur’ân, Bid’at. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
- Kur’an-ı Kerim, Asr 103/1-3; hakkı ve sabrı tavsiye etmek.
- Buhari, İlim, ilmi tebliğ ve nasihat rivayetleri.
- Müslim, İman, din nasihattir rivayeti.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, nasihat, emr-i bi’l-maruf ve sünnete ittiba bölümleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, nasihat, irşad ve ilim bölümleri.