Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Seyr-i süluk ·

Allah’ın yarattıklarını sevmek demek, Cenâb-ı Hakk’ın yarattığı her şeye karşı muhabbet beslemektir

Şimdi Allah'ın her yarattığını sevmek Şimdi Allah'ın her yarattığını sevmek denilince bu bizim ülke...


Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette Yûnus Emre'nin meşhûr «Yaratılanı severiz Yaratan'dan ötürü» sözünü kendi şahsî tasavvurunca yeniden okuyarak, yaratılanın yalnız insan olmadığını, Cenâbı Hakk'ın bütün varlık âleminin (cinler, melekler, peygamberler, semâvât, kâinât, kalem, akıl) içerisindeki sayısız mahlûkâtı kapsadığını tafsîl eder. Sevgi Cenâbı Hakk'ın insanın fıtratına koyduğu en büyük mucizedir; ve sevginin yüzde biri mahlûkâta dağıtılmıştır, yüzde doksan dokuzu kendi uhdesinde kalmıştır. Sûfî bir kimse seyri sülûka başladığında değişik perdelerde değişik yaratılışta varlıklarla karşılaşır; ve onları kerih görmemek, tiksinmemek, eksik görmemek manevî terbiyenin temel gereğidir.

Yûnus'un Sözünü Yeniden Okumak

Mustafa Özbağ Efendi sohbete kendi şahsî tasavvurunu açıkça beyân ederek başlar: Allâh'ın her yarattığını sevmek denilince, bu bizim ülkemizde bilhassa çok istismâr edilen bir sözdür. Yûnus Emre hazretlerinin meşhûr sözü vardır: «Yaratılanı severiz Yaratan'dan ötürü.» Bu söz büyüktür, lâkin bugün piyasada dinlediğiniz veyâ kendisini sûfî olarak gösteren ve çok «sevgi ağacı» gibi takdîm edenlerin gördüğü noktadan bu söze bakmamak gerekmektedir. Çünki yaratılan denilince hemen akla insan gelmektedir; ve mes'ele insanlar arasındaki bir hoşgörü mes'elesine indirgenmektedir. Halbuki mes'elenin manevî derinliği çok daha geniştir.

Sevgi: Cenâbı Hakk'ın Fıtratımıza Koyduğu Mucize

Mustafa Özbağ Efendi sevginin manevî mâhiyetini şöyle ortaya koyar: insanı insan eden en önemli duygulardan birisi sevgidir, muhabbettir. Bu bütün varlığa yayılmış vaziyettedir. Cenâbı Hakk'ın sevgisi yüzdeyse, bunun bir tânesini mahlûkâtın üzerine dağıtmıştır; doksan dokuzu kendi uhdesinde kalmıştır. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Allâh rahmetini yüz parçaya ayırmıştır; doksan dokuz parçasını kendi yanında tutmuş, bir parçasını yeryüzüne indirmiştir; bütün canlılar bu bir parça ile birbirlerine merhamet ederler» (Buhârî, Edeb 19; Müslim, Tevbe 17) buyurmuştur. Biz o sevgi hissiyle, duygusuyla insânî hayâtımızı devâm ettiririz: annebabayı severiz, eşi severiz, çocukları, arkadaşları, dostları, komşuları, akrabâları severiz; aynı zamanda Allâh'ı, Peygamberini, üstâdı, ve mü'mînleri severiz.

Sevginin İnsânî, Dînî, ve Millî Boyutları

Mustafa Özbağ Efendi sevginin üç farklı boyutunu da tafsîl eder. Birincisi insânî boyut: anne, baba, eş, çocuk, akrabâ, arkadaş, kardeş; hatta malzeme boyutuyla araba, ev, tarla, takka, iş — bunları da sever insan. Bu insânî sevgi fıtrîdir. İkincisi dînî boyut: başta Allâh'ı severiz; Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerini severiz; üstâdı severiz; varsa mü'mînleri severiz. Üçüncüsü millî boyut: kendi vatanını sevmek, kendi şehrini sevmek, kendi mahalleni sevmek, kendi sülâleni sevmek. Bunların hepsi de fıtraten Cenâbı Hakk'ın yaratılışta içimize koyduğu bir sevgi yumağıdır. Bu sevgi yumağı senin üzerinde Yaratıcının ne kadar ince detaylarla uğraştığının göstergesidir. Bir yaratıcı arıyorsan, kendi üzerindeki o sevgi yumağına bak.

Yaratılan Yalnız İnsan Değil: Bütün Varlık Âlemi

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin merkezî tezini ortaya koyar: bizim aklımıza yaratılan denilince hemen insan gelir; lâkin benim durduğum yer burası değildir. Ben yaratılan denilince bütün varlık âlemini düşünürüm. Cenâbı Hakk'ın «Ol» dediğinden îtibâren yarattığı her ne var ise — gözümüzün gördüğü görmediği, kulağımızın işittiği işitmediği, bir de kalbimizin gördüğü hissettiği yaratılanlar — bunların hepsi yaratılan kapsâmındadır. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri, ona sâdece 'Ol' demesidir; o da hemen oluverir» (Yâsîn 36/82) buyurmuştur. Biz yalnız gördüklerimizden, duyduklarımızdan, bildiklerimizden mes'ûlüz; lâkin yaradılanın kavramı bütün âlemi ekvânı kapsar.

Görmediğimiz Mahlûkâtın Çeşitleri

Mustafa Özbağ Efendi gözümüzün görmediği yaratılan dâirelerini şöyle nakleder: Cenâbı Hakk'ın sonsuz yaratmış olduğu varlık düzlemi vardır, ve onun üzerinde sayısız mahlûkât vardır. Kur'ânı Kerîm'den bildirilen cinler tâifesi vardır — kâfiri var, mü'mîni var, münâfıkı var; şeytân tâifesi vardır; melekler tâifesi vardır — büyük melekler, küçük melekler, ismi anılmayan melekler. Âdem aleyhisselâmdan îtibâren gelen peygamberler vardır. Cenâbı Hak yedi kat göğü yaratmış, yeri yaratmış, samanyolunu — adına biz Saman Yolu koymuşuz — yaratmıştır. Kâinâtı sonsuz yaratmıştır; o kâinâtta sayısız varlıklar vardır. Cennet vardır, cehennem vardır, Arş vardır, Kürsî vardır, Levhi Mahfûz vardır; bunların hepsi de Cenâbı Hakk'ın yaratmış olduğudur. Kalem vardır, akıl vardır.

Seyri Sülûkte Değişik Yaratılışlarla Karşılaşmak

Mustafa Özbağ Efendi sûfînin manevî yolunda karşılaşacağı durumları tafsîl eder: bir kimse mürşidi kâmilden dersi aldı mı seyri sülûku başlamıştır onun. Eğer onun şeyhi mürşidi kâmil ise onun seyri sülûku başlamıştır. O zaman seyri sülûku başlayan bir derviş değişik perdelerde değişik yaratıklarla karşılaşacaktır; değişik varlıklarla karşılaşacak ve bu varlıkları daha önce görmüş olmayacaktır. Görmediği için zâten hayrete düşecektir; veyâhud da ilk defâ gördüğünde kendince tiksinmeyecektir. Bu yaratılanı sevmek bahsi insanla alâkalı değildir; insan zâten senin hemcinsindir — bunda bir sıkıntı yoktur. Asıl sıkıntı hemcins olmayanlarla, çok değişik yaratılışta varlıklarla karşılaştığında tiksinmemek; çok değişik varlıklarla karşılaştığında onu kerih görmemek, eksik görmemek, itici görmemektir.

Yaratılış Perdelerine Aşinâ Olmak

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda seyri sülûkte aşînâ olunacak hâli net bir şekilde tarîf eder: gökyüzü olarak nitelendirsek veyâhud da değişik yaratılış perdeleri olarak nitelendirsek, o perdelerde yaşayan varlıklar vardır. Sûfî seyri sülûku devâm ederken bu varlıklarla karşılaşacaktır; onlara aşînâ olacaktır. Onlarla karşılaştığında, onlarla aşînâ olduğunda, o kimse o varlıklara karşı eksik görme, noksan görme, sevmeme, itme noktasında olmayacaktır. Halbuki bu hakîkati sâdece insana yorumlayanlar mes'elenin bir buudunu kavramışlardır; lâkin tasavvuf yolunun temel gerçeklerinden olan değişik yaratılışlara karşı muhabbet vazîfesini henüz tahsîl etmemişlerdir. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi mü'mîni bütün âlemi ekvâna karşı muhabbet üzere terbiye eder; ve bu terbiye sûfînin Cenâbı Hakk'a yakınlığının bir alâmetidir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Yedi gök, yer, ve onlarda bulunanlar O'nu tesbîh ederler. O'nu hamdiyle tesbîh etmeyen hiçbir şey yoktur. Lâkin siz onların tesbîhini anlamazsınız» (İsrâ 17/44) buyurmuştur.

  • Kur'ânı Kerîm: İsrâ 17/44; Yâsîn 36/82; Hadîd 57/1; Bakara 2/255; Â'râf 7/180.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Edeb 19, rahmet hadîsi.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü't-Tevbe 17.
  • Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Edeb.
  • Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Birr ve's-Sıla.
  • Süneni Nesâî, Kitâbü'l-Îmân.
  • Süneni İbn Mâce, Kitâbü'z-Zühd.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, mahabbet bahsi.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
  • İmâm Kuşeyrî, Risâle, mahabbet bahsi.
  • İbn Acîbe el-Hasenî, Mi'râcü't-Teşevvüf.
  • Yûnus Emre Hazretleri, Dîvân.
  • Mevlânâ Celâleddîni Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Seyri Sülûk Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet Yûnus'un meşhûr sözünün yeniden okunmasını, sevginin Cenâbı Hakk'ın fıtratımıza koyduğu mucize olmasını, sevginin insânî-dînî-millî üç boyutunu, yaratılanın yalnız insan olmadığını bütün varlık âlemini kapsadığını, görmediğimiz mahlûkâtın çeşitlerini, seyri sülûkte değişik yaratılışlarla karşılaşmayı, ve bu yaratılışlara aşînâ olmanın manevî terbiyenin temel gereği olmasını tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Seyri Sülûk Sohbetleri