Dost

Allah dostlarının dünyadaki müjdesi, Müslümanın gördüğü veya kendisine gösterilen salih rüyadır

Allah dostlarının dünyadaki müjdesi, Müslümanın gördüğü konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Allah dostlarının dünyadaki müjdesi, Müslümanın gördüğü hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Kimlerdir. Allah dostları bakın. Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri beyan ediyor. Allah’ın dostları görüldükleri zaman. Allah’ın hatırlandığı. Allah’ın zikredildiği kimselerdir. Demek ki bunlar var ayet-i. Kerime o güne hitap etmiyor kıyamete kadar bütün herkese hitap ediyor diyor kimlerdir. Allah dostları. İbn. Abbas rivayet ediyor bir adam. Ey. Allah’ın elçisi. Allah’ın dostları kimlerdir diye sordu görüldükleri. Allah’ın hatırlandığı kimselerdir. Ebu hüreyre naklediyor. Allah’ın kullarından öyle. Kullar vardır ki. Peygamberler ve şehitler onları gıpta eder. Ey. Allah’ın elçisi kimdir. Onlar olur ki onları severiz denildi ve şöyle buyurdu onlar öyle bir kavimdir ki kavim demek. Allah’ın dostları neymiş ayrı bir kavimi kavim özel kavim. Allah’ın dostları onlar öyle bir kavimdir ki mal ve nesebi için değil. Allah için birbirlerini severler.

yüzleri nurdur. Nurdan minberler üzerindedir bütün insanların korkacağı zaman da onlar korkmayacak insanların. Mahsun olacağı zaman da onlar. Mahsun olmayacaklardır sonra az önceki. Bu ayeti kerimeyi okudu. Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem dikkat edin. Allah dostlarına hiçbir korku yoktur onlar. Mahsun da olacak değillerdir ayetini. Tilavet buyurdu aynı hadis-i. Şerif benzer bir şekilde. Ahmed. İbn hanbel de naklediyor demek ki onlar. Mahsun olmayacaklar onlara dünyada da ahirette de müjdeler vardır denilince sahabe soruyor. Ya. Resulallah bu. Müjde ne cevap bu. Müjde. Müslümanların gördüğü veya ona gösterilen. Salih. Rüyadır ben o yüzden derim rüyanızda görerek ders. Alın o rüya sana. Müjde çünkü hem o. Üstada. Müjde. Hem sana. Müjde. Üstada da. Müjde. Sana da. Müjde. O müjdeye sahip ol o.

müjdeye sırtını dönme. Allah’tan sana bir müjde o. Sen bir mürşid-i. Kamili rüyanda görmüşsün yemin ediyorum o gördüğün rüya var ya dünya ve dünyanın içindekilerden daha hayırlı. Ama sen o müjdeye. Sımsıkı tutunursan o müjdeye. Allah’tan gelen o müjdeye hainlik yapmazsan. Allah’tan gelen o müjdeye sırtını dönmezsen. Allah’tan gelen o müjdeye sen böyle kalkıp da ha çok özür dilerim. Ama kıymet bilmemezlik edip küstahlık etmezsen edersen. Kıymet bilmezsen yok kardeş hesabın çetin olur sebep. Allah sana delillendirilmesi müjdeye hainlik yapma sen o müjdenin kıymetini bil. Sen o müjdenin kıymetini bilmezsen yüz üstü sürünenler de olmazsın gömülenler olursun daha aşağı inersin. O yüzden o müjdelenmiş sana müjdelenmiş çünkü tut. Sımsıkı tut asla bırakma. Sımsıkı tut ve sımsıkı tutmak demek kaideye uymak.

usule uymak. Kur’an sünnete uymak haddini bilmek hadsizlik yapmamak düp düzgün gitmek. Yoksa sen nankörlerden olursun sen hem de görülene hüccettir o yüzden derim rüyalarınızı anlatın görene de görülene de. Hüccet. Hani bazen. Aslında dervişlere rüyalarınızı birbirinize anlatmayın dememin sebebi şu bazıları rüyayla karşıdaki kimselere tahakküm altına almaya çalışıyor. Bunlar ham. Dervişler senin rüyanda gördüm böyle gördüm bu rüyanın önemi yok. Önemli olan sen üstadını gördün mü rüyanda sen onu anlat derviş’e. Sen. Pir efendiyi. Gördün mü rüyanda. Sen imam-ı azamı imam-ı. Şafii. İmam. Maliki gördün mü sahabeleri gördün mü geçmiş peygamberleri gördün mü. Peygamber. Efendimizi gördün mü onu anlat. Derviş kardeşine işaret olsun aşk olsun ona. Çünkü bunu anlatmıyor yok çünkü ne anlatıyor işte. Gürkan seni ben rüyamda gördüm.

Allah dostlarının dünyadaki müjdesi, Müslümanın gördüğü Hakkında

iyi gördüm ya rüyamda gördüm. Gürkan seni iyi gördüm. Sen bana tevessül et sen bana doğru yanaş. Bak ben seni rüyamda gördüm ha. Aman ya. Gürkan da şöyle diyecek beni rüyasında görmüş ya. Allah razı olsun ya. Allah. Allah dün bir bugün iki ya. Sen ne ama böyle bu yola girdin sen ne istismar ediyorsun yolu. Sen yolu neden istismar ediyorsun. Sen neden yolu kirletiyorsun. Sen görmüş olduğun filanca gördüğün rüyayla onu neden tahakküm altına almaya çalışıyorsun bu yolu istismar etme. Bu yolu sen kirlet harap olursun. E ben de ne diyorum o zaman arkadaşlar. Rüya anlatmayın diyorum birbirinize. Rüya anlatmayın sebep ya rüyayla. Sen dervişleri tahkim altına alıyorsun. Ben rüyamda gördüm e. Gördüysen gördün ya tamam sen gördüysen senin.

rüyan kayda değer bir rüy. İsa varsa bir e başındaki de öven direk değil ya sana bir söyleyecektir muhakkak sana bir diyecektir veya demeyecek ne yapacaksın bir de o var rüyayı anlattı manası ne. Efendim. Tabii ya. Ya bunu defalarca söylüyorum yine defalarca buna böyle manası ne işarete geldi. Allah. Allah diyorum ya bunlar diyorum sohbeti dinlemiyorlar. Demek ki sohbeti dinlemiyor sohbeti dinlemiş olsa tabi olacak yok oturacaksın kalkacaksın ona. Bir de cevap yazacaksın kuş görmüş kuş gitmiş. Bir dala konmuş dala konduktan sonra buna bakmış hikmeti ne dervişlik bu hale getirilmez ya bu hale getirilmez yok biraz ed lazım biraz haddi bilmek. Yok biz böyle istismar ediyoruz biz şeyhi de istismar ediyoruz şeyhin samimiyetini de istismar ediyoruz onun yumuşaklığını.

da istismar ediyoruz onun sünnete uyma çabasını da istismar ediyoruz ha gecesi olmayacak gündüzü olmayacak o da insan gibi yaşamayacak hiçbir olmayacak o yazdı ya. Selamünaleyküm. Sen anında. Aleykümselam yazacaksın anında yazacaksın ona işini gücünü bırakacaksın ya onun bir dersi olmayacak. Onun bir. Zikri olmayacak. Onun bir murakabesi olmayacak. Onun bir şe olmayacak. Tabii ya. Birisi de öyle yazmış. İsmail. Hakkı bursevi 70 tane bursevi olmuş hepsi de ayrı yazmış hani ne. O tefsir yazmış. Efendim sizden de birkaç tane vardır zaten. Muhakkak. E siz de cevap verirsiniz küstahlık böyle sınır tanımayanlar da var. Bunun da bir. Allah muhafaza eylesin sınırı olmalı vel asıl o rüya senin için müjde ona sahip çık hadsizlik yapma. Ona göre dos. Doğru. Dur yolunda.

yürü. Çünkü o veliler zamanın israfili. Bunun kıymetini bil ve sen gerçekte ölüsün. Sen onun nasihati la. Can bulacaksın onun vermiş olduğu esmaya onun vermiş olduğu sohbetle ve ullah alakasına dirilerden sayılacak. O yüzden bu hali asla kaybetmemeye çalış ve o mürşidin tespitleri o mürşidin sözleri o mürşidin hali senin. Gönül dünyanı aydınlatacak. Sen. Gönül kulağını iyi yasla. Can kulağ iyi rabıta et oraya ve. Can kulağınla sen dinlersen şeytanın gönlüne vermiş olduğu vesvese nefsin hile ve desisesi senden yürüyecek gidecek şeytan hile. Ve desisesi le seni kandıramaz. Ama sen gönlünü ve rabıtanın bozarsan. Evet şeytan da nefsin de seni aldatacak bu rabıta bozukluğundan mürit le. Mürşit arasındaki ilişkinin bozulması rabıta bozukluğundan müridin tembelliği müridin bir işi yapmamayı istemesi ayaklarının.

geri gitmesi onun rabıtası bozukluğundan onun. Gönül dünyasının kirlendiğinde o heva ve hevesine uymuştur. Şeytan ona vesvese vermiştir şeytan vesvese verdiğinden onun ayakları geri gider sohbetten geri gider zikrullahtan geri gider bir iş yapıyorsa. Oradan geri gider o. Tabiri caizse herkes ileriye doğru koşarken o yönü gene üst attı ama o geriye doğru koşmaya başlar. Han dersin ki. Ya bu neden. Geriye koşuyor. Öyle değil mi hoş onun geriye ko koşmasını da lütuf olarak görüyoruz yoldan çıkmıyor. En azından. Haydi dersin arkasından tutarsın yürütür sün koşturacak diye uğraşırsın bazıları. Bu da böyle yakınlarda olur yakınlarda kendisini yakın görenler geri koşacağım diye uğraşır anan yavrum kardeşim ya sen ne yapma. Geri koşacağım diye uğraşıyorsun sen bir milim dah olsa ileri doğru.

Allah dostlarının dünyadaki müjdesi, Müslümanın gördüğü Sohbeti

koş sana. Demişler ki işte. Örneğin adın yanlış anlama. Suyu getir ya getir sen ya neden gevşeklik gösteriyorsun veyahut da bunu buradan kaldıracaksın kaldır kardeşim neden gevşeklik gösteriyorsun dersini çek neden gevşeklik gösteriyorsun neden geri gideceğim diye uğraşıyorsun neden heva hevesine uyuyorsun neden şeytana uyuyorsun uyudun. Uyudun e telafi et yoksa geri gid diyorsun. Mazallah. Geri giderken sen de arkanı görecek göz de yok. Ayağını bir taş alacak düşeceksin düşünce kalacaksın orada kaldığına da kalmayacaksın sonra diyeceksin ki. Bırakıp gittiler beni yoldan çıkacaksın sonra diyeceksin ki işte benimle ilgilenilmeli ya kardeş daha ne yapalım sana öyle söylüyoruz anlamıyorsun böyle söylüyoruz direkt söylüyoruz anlamıyorsun endirekt söylüyoruz anlamıyorsun anlamak istemiyorsun sen kulağını vermiyorsun sen rabıtanın bozuyorsun sen rabıtanın bozuyorsun sen rabıt başka.

şeyler almışsın hem dergahtır diyorsun ama dergahta başka şeylere rabıt almışsın şeyhliği rabıt almışsın yok zakirlik rabıt almış yok. Çavuşluk rabıt almışsın yok şunun rabıt almışsın değil kardeşim ya otur dervişlik yap otur dervişlik yap gönlünü gönlüne rabıta et işine bak yoluna bak geri adım gitme geri adım gidersen. Allah muhafaza olsin. O yüzden hüsrana uğrayanlardan olursun sen ben çok özür dilerim böyle. Ben dediğim için ama bir ölçü veriyorum diyorum ki 18 yıl boyunca ben şeyhimin sözüne baktım millet ne dediyse dedi beni ilgilendirmediğini baktım bir de şeyhimin benim yüzüme ne dediğine baktım. Arkamdan da ne dediğine bakmadım benim şeyhim. Şeyh efendinin tabiriyle dabak sevdiği deriyi yerden yere çarpış değil mi. Hüseyin. Aga sohbetlerde bunu çok diyordu değil mi.

dabak sevdiği deriyi. Aslında. Kendisi de eski derece da bak kendisi. Tabii sonradan ayakkabıcı önceden. Derici bildiğiniz. Derici dabak o yüzden o derdi ki dabak sevdiği deriyi yerden yere vurur. O vururdu beni yerden yere. Çünkü bir örnekleyici zaman. Millet de böyle bakardı ona. Mustafa abi için böyle söyledi. Bir saat sonra benimle beraber biz böyle. Canciğer kuzu sarıyı onu görmüyor şimdi o oradan aldanıyor. Derviş yok. Sen. Gönül kulağını daya ona. E şimdi biz şimdi birisinin böyle bir aleyhine bir söylesek adam. Dergahı merg bırakır ha benim hakkımda böyle konuşmuş ya der konuşsa ne olacak konuşmuş. İyi sen de nefsini topla kendini topla konuştuysa sana senin kendini toplaman için konuşmuş. O yüzden hadis-i şerifte salihlerden söz edilen. Yere. Rahmet.

iner. Lütfi ilahi ve aff. Bani yaar buyurulmuş hadis-i şerifte. O yüzden sen o mürşid-i kamillerin sözlerini. Gönül kulağıyla kulak ver gönlünü onlara daya onlara yasla muhakkak ki kurtuluşa erenlerden olursun.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Allah dostlarının dünyadaki müjdesi, Müslümanın gördüğü konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Allah dostlarının dünyadaki müjdesi, Müslümanın gördüğü sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.