Ahlâksızlığa, Edepsizliğe Müsâade Edildiğinde — Toplum Helâk Olur
Ahlâksızlığa, edepsizliğe müsâade edildiğinde o sâdece şahsın üzerinde durmaz; toplumu sarar; bütün toplumu helâk eder. Çünkü ahlâk bir bireysel mesele değil; toplumsal sağlığın temeli. Bir günah toplumda yayıldığında, gemi delinir; herkes batar. Hz. Peygamber’in misâli açıktır: «Allâh’ın çizdiği sınırlar gemideki insanlar gibi; biri zemini delerken müdâhale edilmezse herkes batar» (Buhârî). Mü’min bunu hatırlamalı; ahlâksızlığa karşı sessiz kalmamalı.
Hadîs — Geminin Delinmesi Misâli
Hz. Peygamber «Allâh’ın çizdiği sınırlar bir gemideki yolcular gibidir. Kimi alt katta, kimi üst katta. Alt kattakiler su almak için yukarıya çıkıyor. Sıkıldılar. ‘Biz kendi katımızda delik açsak, sizi rahatsız etmesek olmaz mı?’ dediler. Eğer ötekiler onları engellemezse, hepsi birlikte batarlar» buyurmuştu. Bu hadîs ahlâksızlığın toplumsal yıkımını anlatır.
Bireysel Günah — Toplumsal Yıkım
Bireysel görünen günah aslında toplumsaldır. Zinâ — sâdece iki kişinin günahı değil; âile yapısının yıkımı; çocukların kaybı; nesillerin bozulması. Faiz — sâdece borç alanın günahı değil; ekonominin çöküşü; yoksulluğun yayılması. İçki — sâdece içenin günahı değil; trafik kazaları, âile içi şiddet, kayıp nesil. Her bireysel günah dalga dalga toplumu sarar.
Emri Bi’l-Ma’rûf — Sosyal Vazîfe
Emri bi’lma’rûf ve nehyi ani’lmünker — iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak — mü’minin sosyal vazîfesidir. «İçinizden hayra çağıran, ma’rûfu emreden, münkerden alıkoyan bir topluluk bulunsun» (Âli İmrân 104). Bu emir bireysel değil; toplumsal. Mü’min sessiz kalmaz; ahlâksızlığa karşı tavır alır.
Susan Mü’min — Sorumlu
Susan mü’min de sorumludur. «Ben karışmam, beni ilgilendirmez» tavrı yanlış. Hz. Peygamber «Kim bir münker görürse, eliyle değiştirsin; gücü yetmezse diliyle; gücü yetmezse kalbiyle reddetsin — bu îmânın en zayıfıdır» buyurmuştu (Müslim). Tam susmak — îmânsızlığa yakın. Mü’min en azından kalbiyle reddetmeli; mümkünse diliyle uyarmalı.
Toplumun Çöküşü — Önceki Kavimler
Önceki kavimler bu yüzden helâk oldu. Lût kavmi — sapkınlığa müsâade ettiler; Allâh helâk etti. Âd ve Semûd — zulüm ve kibre müsâade ettiler; Allâh helâk etti. Firavun kavmi — zulme müsâade ettiler; denizde helâk oldu. Bu kavimlerin sapması bireysel başladı; toplumsal kabul olunca helâk geldi.
Modern Toplum — Aynı Uçurum
Modern toplum aynı uçurumun kenarında. Medyada ahlâksızlık normalleşiyor; aileler dağılıyor; faiz ekonomisi yayılıyor. Mü’min bu duruma seyirci kalamaz. En azından kendi çevresinde — âilesinde, mahallesinde, iş yerinde — ahlâka sâhip çıkmalı. Çocuklarını korumalı; örnek olmalı.
Niyâz — Ahlâka Bağlı Mü’min
Niyâz: «Yâ Rab, beni ahlâkına sâhip çıkan bir mü’min eyle. Edepsizliğe sessiz kalmaktan beni koru. Gemideki misâli hatırlayan, toplumumun selâmeti için tavır alan biri yap. Çocuklarımı, âilemi, çevremi koru; toplumu helâk olacak yola sürükleme.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi ahlâklı bir ümmet eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Ahlâk, Emri Bi’l-Ma’rûf, Toplum. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, takva, ihlas ve güzel ahlak bölümleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi, ahlak ve ihlas bölümleri.
- Buhari, İman ve Rikak bölümleri, niyet, ihlas ve ahlak rivayetleri.
- Müslim, Birr ve Sıla bölümü, güzel ahlak ve kardeşlik rivayetleri.
- Tirmizi, Birr ve Sıla, zühd ve deavat bölümleri.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, ihlas, takva, zikir ve güzel ahlak bölümleri.
- İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari, ilgili Buhari rivayetlerinin şerhi.
- Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.