Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Nefis ve heva ·

İnsanoğlu ihtiyaç duyduğu şeyin kölesi olur

Ayı ekmek sanıp göğe saldırmak. Açlık o kadar başlarına vurmuş ki hani şimdi. Gazze'den estanteneler görüyoruz ya. Buradaki anlatılan. Gaz'yi aratmaz. Hani. Gazede'de çanaklar, çömlekler, yemek, ekmek...


İnsanoğlu İhtiyâç Duyduğu Şeyin Kölesi Olur — Allâh’a Muhtaç Olmak

İnsanoğlu ihtiyâç duyduğu şeyin kölesi olur. Bu, derin bir hakîkattir. Mü’min neye muhtaç olursa, ona köle olur. Eğer paraya muhtaçsan, paranın kölesi olursun. Eğer makama muhtaçsan, makamın kölesi olursun. Eğer Allâh’a muhtaçsan, Allâh’ın kölesi olursun. Ve sâdece Allâh’a kulluk hür kılar; her şeyden hür eder. Mü’min ihtiyâcını sâdece Allâh’a yönelterek, gerçek hürriyete ulaşır. Bu, tasavvufun temel öğretilerinden biridir.

İhtiyâç ve Kölelik — Doğrusal Bir İlişki

İhtiyâç ve kölelik arasında doğrusal bir ilişki vardır. Bir şeye muhtaç olan, ona köle olur; çünkü onsuz yapamaz. Para çalışanı para işverenine bağlanır; çünkü ücrete muhtaçtır. Makam isteyen makamı dağıtana bağlanır; çünkü yükselmek ister. Şehvete muhtaç olan, şehveti tatmin eden şeylere veya kişilere bağlanır. Bütün bu bağlanmalar, mü’minin hürriyetini zayıflatır.

Mü’minin Tek İhtiyâcı — Allâh

Mü’minin tek temel ihtiyâcı Allâh’tır. Diğer şeyler — para, makam, sıhhat, âile — hepsi Allâh’tan gelen nimetlerdir; ama mü’min onlara muhtaç olmamalıdır. Yalnız Allâh’a muhtaç olmalı. «Ey insanlar! Siz Allâh’a muhtaçsınız. Allâh ise hiçbir şeye muhtaç değildir» (Fâtır 15). Bu âyet, mü’minin asıl ihtiyâcının kime olduğunu açıklar.

Hürriyet — Allâh’a Kulluktan

Gerçek hürriyet Allâh’a kulluktan gelir. Mü’min sâdece Allâh’a kul olduğunda; başka hiçbir şeye boyun eğmez. Para sahibine boyun eğmez; çünkü ona muhtaç değildir, Allâh’a muhtaçtır. Patrona boyun eğmez; çünkü ondan korkmaz, Allâh’tan korkar. Toplumun kınamasından korkmaz; çünkü onun rızâsını aramaz, Allâh’ın rızâsını arar. Bu hürriyet, bütün insanların hayrânlık duyduğu bir hâldir.

Hz. Bilâl’in Örneği — Köleyken Hür

Hz. Bilâl-i Habeşî radıyallâhu anh köle olduğu hâlde, en hür mü’minlerden biriydi. Sâhibi Ümeyye ibn Halef onu kızgın kumun üstüne yatırıyor, göğsüne taş koyuyor, «Lât ve Uzzâ’ya tap, İslâm’dan dön» diyordu. Hz. Bilâl «Ehad, Ehad» (O bir, O bir) diyerek îmânını ifâde ediyordu. Bedenen köleydi; ama rûhen hürdü. Sâdece Allâh’a kulluk ediyordu; Ümeyye’nin esiri değildi. Bu, gerçek hürriyetin örneğidir.

Dünyâ Tutkusu — Modern Kölelik

Dünyâ tutkusu modern köleliktir. Modern insan görünüşte hürdür; ama dünyâya köledir. Sabah erken kalkar — para için; tüm gün çalışır — para için; akşam yorgun gelir — yine para için. Para onun ilâhıdır; ona kuldur. Bu köleliği fark etmez bile; çünkü her yerde aynısı yapılır. Mü’min bu kalıbın dışına çıkmalı; gerçek hürriyete kavuşmalıdır.

Tevekkül — İhtiyâcı Allâh’a Yöneltmek

Tevekkül, ihtiyâcı Allâh’a yöneltmektir. Mü’min sebeplere sarılır — çalışır, ticâret yapar, plân kurar — ama sonucu Allâh’tan bekler. «Sebebe sarıl, Allâh’a tevekkül et.» Bu denge önemlidir. Tembelce «Allâh verir» demek tevekkül değildir; çalışmadan beklemek hatadır. Ama çalışıp da netîceyi Allâh’tan beklemek, gerçek tevekküldür. Bu tutum mü’mini başkasına köle olmaktan korur.

Niyâz — Sâdece Allâh’a Muhtaç Olmak

Niyâz: «Yâ Rab, beni sâdece Sana muhtaç olan kullarından eyle. Paraya, makama, şöhrete, insanlara muhtaç olmamamı nasîb et. İhtiyâcımı sâdece Senden istemeyi, beklemeyi, almayı nasîb et. Beni Hz. Bilâl gibi gerçek hür bir mü’min eyle. Modern köleliğin tuzaklarından beni koru.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi sâdece Allâh’a kul olan, başkasına köle olmayan mü’minler eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Tevekkül, Kulluk, Hürriyet. → Tasavvuf Sözlüğü