Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Nefis ve heva ·

Nefsini, heva hevesini ilah edinirsen azizken zelil olursun

Mercimek istesek hakaret görüyoruz ya. Normalde bir lokmalık bir istese o kimse karnım açtı dese hakaret yiyor. Hoş şimdi bugünün dilencilerinin hangisine ihtiyacı var hangisinin ihtiyacı yok bunu da ...


Nefsini Hevâ Hevesini İlâh Edinirsen — Azîzken Zelîl Olursun

Nefsini, hevâ hevesini ilâh edinirsen azîzken zelîl olursun. Allâh insanı azîz olarak yaratmıştır; «Andolsun ki biz Âdem oğullarını mükerrem kıldık» (İsrâ 70). Bu mükerremlik, Allâh’a kulluk ettiği müddetçe baki kalır. Ama mü’min nefsini ilâh edinirse, hevâsının arkasına düşerse, bu mükerremliği kaybeder; ve zelîl olur. Bu hem dünyâda hem âhirette acı bir hâldir. Mü’min azîz kalmak için, sâdece Allâh’a kulluk etmelidir.

«Mükerrem Kıldık» — Allâh’ın İhsanı

«Biz Âdem oğullarını mükerrem kıldık» (İsrâ 70) — Allâh’ın insana ihsanıdır. İnsan diğer yaratıklardan farklıdır: Akıl, vicdân, irâde, hidâyet kabûl etme kabiliyeti. Bu özellikler insanı azîz kılar. Ama bu azîzlik bedâva değildir; Allâh’a kulluk ile sürer. Eğer insan kulluğunu unutursa, azîzliği de kaybeder. Bu, bir denge mes’elesidir.

Nefsi İlâh Edinmek — Şirkin Bir Türü

Nefsi ilâh edinmek, şirkin bir türüdür. Çünkü mü’min, Allâh’ın emrinin yerine nefsinin arzusunu koymuştur. «Allâh böyle istiyor, ama ben şöyle istiyorum» dediğinde, kendi nefsini Allâh’ın üzerine çıkarmıştır. Bu gizli şirktir; ve farkında olunmadan yapılır. Mü’min sürekli kalbini denetlemeli: «Ben şu davranışı Allâh için mi yapıyorum, yoksa nefsim için mi?»

Zillet — Hevâya Düşmenin Sonucu

Zillet — hevâya düşmenin sonucudur. Mü’min hevâya kapılırsa: Para için utanır; makam için yağcılık eder; şehvet için yalan söyler; nefsi için herkese boyun eğer. Bu hâl zillettir. Halbuki Allâh’a kulluk eden sâdece Allâh’a boyun eğer; başkasına eğmez. İşte bu azîzliktir. «Allâh izzet vermek istediği kuluna izzet verir; aşağılayacağı kulu aşağılar» (Âl-i İmrân 26).

İzzet — Sâdece Allâh’tan

İzzet sâdece Allâh’tandır. «Kim izzet istiyorsa, bilsin ki izzet bütünüyle Allâh’ındır» (Fâtır 10). Mü’min izzet için para peşinde koşmaz; makam peşinde koşmaz; şöhret peşinde koşmaz. Çünkü bunlardan izzet gelmez. İzzet sâdece Allâh’a kulluk ile gelir. İmâm-ı Rabbânî kuddise sırruh, kralın huzûruna bile boyun eğmeden gitmiştir; çünkü onun izzeti Allâh’tandı.

Modern Müslümanın Trajedisi — Zillete Düşmek

Modern müslümanın trajedisi, zillete düşmektir. Müslüman ümmet bugün dünyâ üzerinde aşağılanmış durumdadır. Sebep? Hevâya kapılmak; Allâh’a kulluk etmemek. Salahuddin Eyyûbî, Yavuz Sultan Selîm, Sultan Fâtih dönemlerinde ümmet azîzdi; çünkü Allâh’a kulluk vardı. Bugün ise hevâ var; ve zillet var. Çözüm tekrar Allâh’a dönmektir.

Tasavvuf — Nefsten Allâh’a Geçişin Yolu

Tasavvuf, nefisten Allâh’a geçişin yoludur. Mürîd dergâha girince, mürşid ona ilk önce «nefsini ilâh edinme» dersini verir. Nefse karşı mücâdele başlar; ve Allâh’a kulluk yerleşir. Bu yolculuk sonunda mü’min azîz olur; çünkü artık nefsin değil, Allâh’ın kuludur. Bu, ihsân mertebesinin yoludur.

Niyâz — Azîz Kalmak İçin

Niyâz: «Yâ Rab, beni nefsini ilâh edinen kullarından eyleme. Hevâ ve hevesime düşmemi engelle. Azîz olarak yaratıldığım gibi azîz olarak yaşamamı, azîz olarak ölmemi nasîb et. İzzetin ancak Sende olduğunu kalbime nakşeyle. Beni Sana kulluk ile yetinen, başka hiçbir şeye boyun eğmeyen bir mü’min eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi azîz kullarından eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Nefs, İzzet, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü