Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

55. Dergâh Sohbeti — Aşk, Tâğût, Haramı Terk ve Zikrullahın Lütfu

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 55. Dergâh Sohbeti — Aşk, Tâğût, Haramı Terk ve…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.

Terk: Cennet Yolu Cehennemin Üzerinden Geçer

“Sizden hiçbiriniz müstesnâ olmamak üzere muhakkak cehenneme uğrayacaktır” (Meryem Sûresi, 19:71). Bu âyet ile “Lâ ilâhe illallah diyen cennete girecektir” hadîsi arasında çelişki yoktur. Cennet yolu cehennemin üzerine kurulur; cennete gidecek olanlar dahi cehennemi görerek geçerler. Cehenneme girmek ayrıdır, cehennemi görerek köprüden geçmek ayrıdır.


Aşk ile Sevgi Arasındaki Fark

Aşk, sevginin en uç kaynama noktasıdır. Su nasıl ısınır, kaynar ve buharlaşırsa — buharlaşma noktası aşktır. Bunun alt dâireleri muhabbet, hoşlanma, beğenme, bir şeyi arzu etmedir. Hepsi sevgiyle alâkalıdır ama dereceleri farklıdır.

Bir kimsenin eşini, çocuklarını, işini sevmesi Allah sevgisini engellemez. Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri “Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi: iyi kadın, gözümün nûru namaz ve güzel koku” buyurmuştur. Sevdim dememiş, sevdirildi demiş — Allah tarafından sevdirilmiş. Bu sevgiler fıtrîdir, mübâhtır ve doğrudur.


Allah Sevgisi Aileni Terk Etmek Değildir

Ehl-i tasavvufun düştüğü en büyük yanlışlardan biri, Allah’ı seviyorum derken eşini, çocuğunu, işini askıya almak, terk etmektir. Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri böyle yapmadı — ne arkadaşlarını terk etti, ne eşlerini terk etti, ne etrafıyla ilişkisini kesti.

Eşlerinizi ve çocuklarınızı sevin ama Allah için sevin. Allah’ın bir emaneti olarak görün. Onlarla iyi geçinin, onlara yardımcı olun. Bu Muhammed Mustafa’nın bize emridir. Bir kimse destur bismillah deyip dükkânını açar — bu kendisi “Yâ Rabbi, sen Ganî’sin, ben fakirim; sen Rezzâk’sın, ben rızkı talep ederim” demektir.


Tâğûtu Reddetmek

“Dinde zorlama yoktur; doğruluk sapıklıktan ayrılmıştır. Kim tâğûtu reddedip Allah’a iman ederse sağlam kulpa yapışmıştır” (Bakara Sûresi, 2:256). Tâğût, Kur’ân ve sünnetin dışındaki, dinin emrinden dışında olan ve bize dinmiş gibi dayatılan her şeydir. Sağlam kulp ise Kur’ân ve sünnettir.

Mümin tipik bir direnişçidir. Direnişçiliği birinci derecede kendi nefsinedir. Kendi içindeki tâğûtları yıkmadan dışarıdaki tâğûtlarla mücâdele edemez. Nefsin çalışmak istemez — çalışacaksın. Namaz kılmak istemez — kılacaksın. Derse gelmek istemez — geleceksin. Haram ise uzak duracaksın.


Din Haramı Terk Etmektir

İnsanlara helâlden soru sorulmaz; Allah insanlara haramdan hesap çeker. Haramlar bellidir, herkes haramı bilmek zorundadır. Haramın hâricinde “Bu haram mı?” diye sormak dîni zorlaştırmaktır. Bir kimse birinci derecede kendi üzerindeki haramlarla hesaplaşacak. Kendi üzerindeki haramları temizleyemeyen hiç kimseye gözünü dikmesin.

Bir harama devam ediyorsak ve ondan zevk duyuyorsak, onu Allah’tan fazla seviyoruz demektir. O zaman önce kendi iç dünyamızı arındırıp temizleyeceğiz.


Zikrullah ve Allah’ın Gizli Lütfu

Zikredenler ve zikre yardımcı olanlar — hadîs-i şerîfte birlikte zikredilirler. Zikre yardımcı olmak, bir kimsenin zikrullaha gelmesine vesîle olmak, meclise getirmek, yardım etmektir. Hayır ve hasenat noktasında bir kimse ya işler ya yardımcı olur; yardımcı olan işlemiş gibi sevaba girer.

Allah’ı zikredenler gizli bir şekilde Allah’ın sevgisine mazhar olmuş insanlardır. Kul bunun farkında değildir. Elmanın içindeki elma kurdu gibi gözünü nimetin içinde açtığından nimetin farkında değildir. Balık suyun içinde gözünü açtığından suyun kıymetini bilmez — ne zaman kıyıya atılırsa o zaman anlar. Zikrullaha devam edenler direkt, meccânen Allah’ın lütuf ve ikramına mazhar olmuş insanlardır.


Kaynakça

Hadîs-i Şerîfler

  • “Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi” — Sünen-i Nesâî, Kitâbu İşreti’n-Nisâ, Hadis No: 3939; Ahmed bin Hanbel, Müsned
  • “Lâ ilâhe illallah diyen cennete girecektir” — Sahîh-i Müslim, Kitâbu’l-Îmân, Hadis No: 31; Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’l-İlm
  • Peygamber Efendimiz’in Hazret-i Âişe Vâlidemiz’e muhabbeti — Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’l-Menâkıb; Sahîh-i Müslim, Kitâbu Fedâili’s-Sahâbe
  • Zikredenler ve zikre yardımcı olanlar — Sahîh-i Müslim, Kitâbu’z-Zikr, Hadis No: 2689
  • Zikir meclislerinde bulunanların Arş-ı Âlâ’nın gölgesinde gölgelenmesi — Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’l-Ezân, Hadis No: 660; Sahîh-i Müslim, Kitâbu’z-Zekât, Hadis No: 1031

Âyet-i Kerîmeler

  • “Sizden hiçbiriniz müstesnâ olmamak üzere cehenneme uğrayacaktır” — Meryem Sûresi, 19:71
  • “Kim tâğûtu reddedip Allah’a iman ederse sağlam kulpa yapışmıştır” — Bakara Sûresi, 2:256

Tasavvufî Kaynaklar

  • Aşk ve muhabbet mertebeleri — Kuşeyrî, er-Risâle, Bâbu’l-Muhabbe; İbn Arabî, el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye, Bâbu’l-Aşk
  • Nefisle mücâdele ve iç tâğûtları yıkmak — İmam Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbu Riyâzeti’n-Nefs; Kuşeyrî, er-Risâle, Bâbu’l-Mücâhede
  • Zikrullahın fazîleti ve Allah’ın gizli lütfu — İbn Atâullah el-İskenderî, el-Hikemü’l-Atâiyye; İmam Gazâlî, İhyâ, Kitâbu’l-Ezkâr

Sohbetin Özeti

Bu sohbet, cennet yolunun cehennemin üzerinden geçtiği hakîkatiyle başlamış; aşk ile sevgi arasındaki fark, eş ve çocuk sevgisinin Allah sevgisine engel olmadığı, tâğûtu reddetmenin önce kendi nefsimizdeki tâğûtları yıkmakla başladığı, dîni haramı terk etmekle yaşamanın esas olduğu ve zikrullahın Allah’ın gizli lütfuna mazhar kıldığı anlatılmıştır. Sohbetin temel mesajı: eşinizi, çocuğunuzu, işinizi Allah için sevin ama haramlardan uzak durun, nefsinizle mücâdele edin ve zikrullaha devam edin — çünkü zikredenler, farkında olmadan Allah’ın özel lütfuna mazhar olmuş insanlardır.

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Nefs, Muhabbet, Aşk, Nûr, Dergâh, Ashâb-ı Kirâm. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı