Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

546. Dergah Sohbeti — Bühtan, Karı-Koca Arasını Bozmak ve İblis’in En Sevdiği Fitne

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 546. Dergah Sohbeti — Bühtan, Karı-Koca Arasını Bozmak ve…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Allâhumme salli ala Seyyidinâ wa lillina Muhammed. Selamun aleyküm. Allâh gecenizi hayırlı eylesin inşâAllah. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşâAllah. Öyle bu akşam niyet ettim. Böyle zikirle alakalı bir hayli ders yapmıştık. Böyle bu ara değişik haramların üzerinde ders yapmaya niyet ettim. Toplum hızla bu haramlara koşar adım gidiyor. Bundan dermiş kardeşlerimiz de etkileniyor. Etrafımızdaki insanlar da etkileniyor. O yüzden bu etkilenmede mümkün olduğunca aşağı çekmek, etkilenmeyi. Bundan kardeşler mümkün olduğu kadar uzak olmalarını sağlaması için böyle kendimce önemli atfettiğim, bütün haramlar önemli ama velaküm bazı haramlar vardır. İnsanlar artık onu böyle haram olmaktan çıkarmış gibidir.

Allâh muhafaza eylesin. Böyle çok kolay, çok rahat işlemeye başlarlar. Farkında olmazlar bunu. Allâh muhafaza eylesin. Biraz bu konuda şey olsun, bizim bu noktada uyanıklığımız artsın inşâAllah. Birincisi, Bühtan’la alakalı. Tabahasında bunun başlangıcı iftira, gıybet Bühtan. Ama bunu normalde inşâAllah önümüzdeki haftalarda yaparız ama konuyla alakalı. Asıl konumuz çünkü farklı. Onunla alakalı olduğu için önce oradan giriş yapayım istedim. Hadîs-i şerifte söylediğin onda yoksa o zaman ona iftira etmiş olursun buyrulmuştur. bir uzun bu hadîs-i şerif. Bir kimsenin üzerinde siz bir suç isnaf edersiniz. O şey üzerinde yok ise o iftira olmuş olur. Eğer var ise gıybettir. Bakın var ise gıybettir.

Yok ise iftiradır o. Allâh muhafaza eylesin. O yüzden Bühtan etmek bir kimsenin üzerine iftira etmek gıybetten daha şedettir günahı. Gıybet neydi? Seksen zina. Bir kimsenin gıybet etmesi seksen sefer zina etmesinden daha ağır bir günah. Gıybet etmesi. İftira etmesini siz düşünün. Yine hadîs-i şerifin devamında beş şeyin kefareti yoktur. Beş şeyin kefareti yok. bunun beş şeyin karşılığı yok. Bu beş günahın karşılığı yok. Ya bir günah istersiniz onun bir karşılığı vardır. elli sopadır, seksen sopadır, yüz değnektir. tembih etmektir, recm edilmektir, karşılığı vardır. Had cezasıdır, tazirdir, tembihdir, cezası vardır. Ama beş şey vardır ki bunların kefareti yok. Bunlar Allâh’a şirk koşmak. Allâh’a şirk koşmanın karşılığı yok.

O kimse ebediyen cehennemde. Şirk üzerine o kimse ölürse ebediyen cehennemde. Bunun karşılığı yok. İkincisi, haksız yere adam öldürmek. Haksız yere bir kimse bir kimseyi öldürürse bunun karşılığı yok. Hadiste sabit. Haksız yere bir kimseyi öldürmek. ahir zaman elametleri. Ölen neden öldüğünü bilmeyecek, öldüren niçin öldürdüğünü bilmeyecek. Ölen niçin öldüğünü bilmeyecek diyor hadîs-i şerifte. Öldüren de neden öldürdüğünü bilmeyecek. Haksız yere öldürmenin kefareti karşılığı yok. İkincisi, üçüncüsü mü’minlere iftira etmek. Bir mü’min kimseye iftira etmek. Bunun karşılığı yok. Bunun karşılığı yok. O iftirayı eden kimse, o iftirayı eden kimse. Eğer bir kimsenin üzerine iftira etti, o iftiradan arınıncaya kadar, o iftiradan kurtuluncaya kadar o iftirayı eden kimse cehennemde yanacak.


2. Bölüm

Karşılığı yok bunun bakın. Bakın karşılığı yok bunun. Bunların karşılığı yok, dikkat edin. Allâh’a şirk koşmak, haksız yere adam öldürmek, mü’min bir kimseye iftira etmek, mü’min bir kimseye iftira etmek, savaş alanından kaçmak, dördüncüsü, savaş alanından kaçmak. Bunun karşılığı yok. Allâh muhafaza eylesin. Beşincisi, başkasının hakkını kaybedecek yalan şahitliği yapmaktır. Konumuzla alakalı olan ne? Bühtan mü’min bir kimseye iftira etmek. Mü’min bir kimsenin arkasından veya önünden iftiraya maruz bırakmak. Allâh muhafaza eylesin. Derviş kardeşler dillerine sahip çıkacaklar. Toplumda dolaşan hastalıklar sizin içinize sirayet ederse, bizim o toplumdan bir farkımız kalmaz. Herkes çok affedersiniz, lağım çukurunda yaşıyor, sen de lağım çukurunda yaşıyorsun o zaman.

Senin sûfî olmanın bir anlamı kalmadı. Herkes lağım çukurunda, sen de lağım çukurundasın. Sen geldin perşembe gün burada temizlendin, buradan çıktın, gene devam ediyorsun. Sizi ara sıra helallaştırmamın sebebi o. Birbirlerinizin ardından gıybet, iftira dedikodu yapmayın. Dışarıdaki kimselerin arkasından iftira etmeyin. Dedikodu gıybet etmeyin. Dilinize sahip çıkın. Allâh muhafaza eylesin. Yine Resulü Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki bir adamı kötülemek için, onda olmayan bir şey ile onu diline dolayan kimseyi, Allâh-u Teala o sözün yalan olduğu tahakkuk edinceye kadar cehennemde hapseder. Siz biriniz birisinin arkasında birisi kalkar da onda olmayan bir şeyi sırf kötülemek için, onda varmış gibi gösterirse, o kimse ondan temizleninceye kadar ne olacak?

O kimse cehennemde kalacak, cehennemde hapsolacak. Allâh muhafaza eylesin. Asıl konumuz karıyı kocasına, kocayı da karısına kötü tanıtıp aralarını bozmak. En önemli meselelerden birisi bu. Gelin sahipleri, damat sahipleri, kaynanalar, kayınpederler, baldızlar, bacanaklar, görümceler, gelinler, oğlan anaları, kız anaları, çocuklar, komşular, arkadaşlar, burayı iyi dinleyelim. Allâh muhafaza eylesin. Allâh-u Teala’dan başkasına yemin eden bizden değildir. Karısını, kocasına, kölesini, efendisine kötüleyen de bizden değildir. Bir kadını kocasına kötüleyen kimse, bir kadını kocasına kötüleyen kimse, isterse o senin oğlun olsun, isterse o senin damadın olsun, isterse o senin kardeşin olsun, senin neyin olursa olsun, bir kadını kocasına kötüleyen kimse, Hz.

Muhammed Mustafa’dan değil, bir kadını kocasına kötüleyen kimse, Hz. Muhammed Mustafa’dan değil, ve bunu dinleyen koca da koca değil. Bunu dinleyen adam, adam değil. Bunu dinleyen adam ve bunun üzerinden hareket eden kimse adam değil. Birisi şeytanın işini yapıyor. Senin karını sana götürüyor. Bu kim yapılırsa olsun bu. Bugün sana yarın bana, bugün bana yarın sana. Bugün ona yarın buna. Bu büyük bir hastalık. Bu büyük bir hastalık. Bu büyük bir hastalık. Bu büyük bir hastalık. Bu hastalığa ne yazık ki, derviş kardeşler de düşüyor. Kadını adama götürüyor. Adamı da kadına götürüyor. Adamı kadına kötüleyenler de var. Asla ve asla kendini bilen mü’min bir insanın yapacağı şeyler değil. Allâh Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri bizden değil demiş zaten.


3. Bölüm

Karısını, kocasına ve kölesini, efendisine kötüleyen bizden değildir. Yine başka adı şeref. Bir kimsenin karısını sen kalkıp da kocasına kötüliyorsan, sen tecdili iman gerekir sana. Allâh muhafaza eylesin. Sen şeytanın işini yapıyorsun. Direkt. Şimdi o adı şerifi de okuyacağım size. Sosyal medya takip edenler okumuşlardır zaten dünden itibaren, okumuşlardır. İblis tahtını su üzerine kurar. Sonra askerlerini etrafa dağıtır. Şüphesiz askerlerinden kendisine en yakın olanı, en çok itibar göreni, en büyük fitneyi koparanındır. Askerlerden birisi gelir. Şöyle yaptım, böyle yaptım der. İblis, hiçbir şey yapmamışsın diye karşılık verir. Sonra birisi gelir. Karısı ile arasını açmadıkça adamın yakasını bırakmadım der.

İblis onun yanına yaklaştırır ve ne güzel yaptın der ve onu kendine yaklaştırırsın. Demek ki bir adamı karısından ayırt etmeye çalışan kimse, İblis’in işini yapıyor. İblis’in işini yapıyor. O kimse şeytanın işini yapıyor. Bu senin kızın olabilir. Bu senin gelinin olabilir. Bu senin kardeşin olabilir. Bu senin arkadaşın olabilir. Arkadaşsan, senin kızınsa, senin gelininse, senin oğlunsa, senin damadınsa, sen onları anlaştırıp geçindirmenin yolunu ara. Sen onlara hakkı ve sabrı tavsiye et. Yok çanak şöyle olmuş, yok tabak böyle olmuş, yok ev şöyle olmuş, yok ev böyle olmuş. Yok onu dinlemiş de, yok onu dinlememiş de. Boş muhabbetleri büyüten insanlar hastadır, hasta. Evet rahatsızdır. Bu senin annen de olsa, baban da olsa, bakacaksın rahatsız bu diyeceğim.

Pis eşik, psikolojik problemlere bakacağım. Bu rahatsız diyeceğim. Ya da diyeceksin ki, yok bu Kur’ân ve Sünnet’i bilmiyor cahillerden, ikisinden biri. Ya rahatsız ya cahil. Üçüncü şıkkı yok. Karı kocanın arasını açanın üçüncü bir şıkkı yok. Allâh muhafaza eylesin. Direkt şeytanın işini yapıyor. O yüzden erkekler evlerini korumak maksadıyla eğer ailesini bozuyorsa kayınvalidesi, eğer ailesini bozuyorsa annesi, eğer ailesini bozuyorsa kayınpederi, eğer ailesini bozuyorsa kendi babası evlerini korumakla mükelleftir. Erkek eşini ve çocuklarını korumakla mükellef. Erkek eşini ve çocuğunu ve evini iler ebet götürmekle mükellef. Mükellef. Elinizin altındakinlerden sorumlusunuz. Erkekler eşlerinden sorumlular.

Erkekler çocuklarından sorumlular. Erkekler evlerinden sorumlular. Sorumlu. Bakacak kız annesinin evine gidince, dönünce tavırları değişiyor. Bakacak damat kendi annesinin babasının evine gidince evde tavırları değişiyor. Oturacak gelin diyecek onu kız diyecek. Bak gidip geliyorsun gidip geldiğinde tavrın değişiyor burada evde. Buna dikkat edelim. Sen orada beni kötüleyebilirler. Orada bana benim için laf söyleyebilirler. Bunu eve taşıma. Bir hareket yeter. Hepimizin anneleri hepimizin babaları nurdan çıkma değil. Bir laf söylersin annene babana. Hemen boşayım ben bugün. Söyle. Kalır. Bitti. O muhabbet devam eder. Bir sefer dinlerseniz karınızın aleyhine muhabbeti annenizden, babanızdan, teyzenizden, halanızdan, abinizden, amcanızdan, dedenizden, nenenizden, arkadanışlığınızdan kim olursa olsun bir sefer dinlerseniz ikinciyi de dinlensiniz.


4. Bölüm

Karı ağızlı denilebilir senden için. Karısının ağzına bakıyor yok evinin ağzına bakıyor yok o karının lafına bakıyor. Yok o karıyla hareket ediyor. Erkeklere bu laflar çok söylenir. Sen diyeceksin ki bana haram olan bir şey söyle. Ben de gideyim ona diyeyim ki bak bu haram bunu yapma. Ben diyeceğim ona. Onu bir başkası demeyecek. Onu ben diyeceğim. Neden? O benim karım. Ona ben konuşacağım. Ona önüne gelen bir laf söylemeyecek. Ben ona söyleyeceğim. O benim karım. O şamara olanı değil. O benim karım. Herkesin gelip geçerken bir laf söyleyeceği bir kimse değil. O benim karım. O zaman herkes oturacak oturdu ya. Herkes bakacak o zaman haa diyecekler ki bu ters bu. Bu karısına laf söyle etmiyor.

Bu öğretiyi ben babamdan öğrendim. Allâh rahmet eylesin. Öyle çok dini bilgisi yoktur. Anneme birisi bir laf söyleyecek olsa. onun tarzı farklıydı. Kimse söyleyemezdi. Kimse. Biz onun sağlığında bize hiç kimse gözünüzün üstünde kaşınız var demedi. Bize de demedi kimse. Kimse. Sonra o bir vefat edince böyle bizde birkaç ay böyle bir şey oldu. Ne oldu? Biz bir şoka girdik. Biz böyle bir şey yapamadık. Dağıldık. Baktım ben. Babamın zamanındaki tavır değişiyor. Tabi o zaman da biz babamın yanında babanın önünde böyle bir farklı davranışın içerisine girmemize gerek kalmıyordu. Giremiyorduk da zaten. Babamız disiplinliydi. Ben babamızın yanında ayağımızı uzattığımı hatırlamam. Babamızın bir sözünü ikilettiğimizi hatırlamam da.

Annemizin bir sözünü ikilettiğimizi hatırlamam. Böyle disiplin vardı bizde. Bir defa söyler. Bunu buradan kaldır tamam biter. Biz onu kaldırırız. İkinciyi söylemez zaten. İkinciyi söylemez hiç. Babam ölünce böyle baktım ben böyle. Bir iki aylık bir böyle bizim bir şey zamanımız. Şaşkın zamanımız oldu. Öyle söyleyeyim. Sonra bir boşluk oluştu yani. Sonra baktım bir iki laf dönüyor böyle. Sonra Cenâb-ı Hak demek ki öyle bir hal vermiş bana. Ben bir gün kafam döndü bitti benim. Sonra herkes gene yoluna girdi. Baktılar ki bu gene aynı şey devam edecek. Hiç kimse laf söyleyemeyecek. Söyleyemediler uzun müddet. Gene bir düğün esnasında gene böyle bir annemin üzerine dayımlar bir şey yapacak oldu. Ben gene sazı elime aldım.

Herkes oturdu oturdu yere. Bitti mesele. Hamdolsun. Öyle tabi yine insanoğlu dayanmıyor ya. Bir fasıl daha oldu sonra. Anneannemin vefatı vefat etmezler önce. Ayrı mesele bunlar. Kuyucunun babasıyla alakalı değil. Öyle aklınıza gelmeyin. İki tane daha var bizde dayı. Ondan kuyucu da çekmişler onlardan. Hamdolarından yani. O ayrı mesele. insanlar eşlerine sahip çıkacaklar. Kocuklarına sahip çıkacaklar. Evlerine sahip çıkacaklar. Hiç kimse karısının gıybetini dinlemeyecek. Hiç kimse karısının dedikodusunu üzerine olan bühtanı dinlemeyecek. Erkekler eğer erkek iseler. Değillersin söyleyecek lafımız yok zaten. Eyvallâh. Bir önemli mesele daha. Karı kocanın arasına açıcı meseleleri etrafta dolaştırmayacaklar.


5. Bölüm

Aa ben senin beyni gördüm ya. Çarşıda yanında bir kadınla dolaşıyordu. Sana ne? Sana ne? Bir müşterisi başka bir yere dükkana götürüyor belki de. Maliyecidir. Sigortacıdır. Müşterisidir. Onur gelse şimdi dese ki sizin çumallarınız kimde satılıyor? En yakın yer bayınız nerede beni götürür müsünüz dese? Götürmeyecek misin? Hacı arkanda götürecek misin? Öyle bir bayan geldi diyelim. Götürmeyecek misin? Onur gidiyor bayanla. Götürüyor. Burada bizim şeyimiz satılıyor diye. Mal da taşıyorlar beraber. Gördü birisi şimdi. Dışarıdan gördü birisi. Aa Onur’u bir kadınla dolaşırken gördük. Hemen kafasına bir soru işareti soktum onun. Soktum. Onur evli değil. Bekar. Evlenecek Onur. Bunu aldı laf cambazının birisi.

Yanına bir iki daha ilave etti. O ona söyledi. O ona söyledi. Haydi. Onur oldu. Hovarda bir adam. Ayıkla pirincin taşını. Adam evlenecek. Bir kız görüşmesine gitti. E bir araştıralım dediler. Avıyı araştırdılar. Eyvah. Onur her gün bir kadınla görünüyormuş. Bitti adamın hayatı. Adamın hayatı bitti. Ne yaptığının farkında değil insanlar. Ne yaptığının farkında değil. Ne yaptığının farkında değil. Adama vazife verdim ben. Dedim ki bu kadına git şunu yap bunu yap birisin kendin bak kendi yaşadığımı söylüyorum. Zamanım yok. Al abicim bunu. Git filancı yere. Şunu yap. Ondan sonra bunu getir evine teslim et. Allâh sizi inandırsın. Akşam İstanbul’dan geri dönüyorum. Telefonu açtı adam. Baba benim başım yanıyor.

Ne oldu dedim. Dedim bugün sen vazife verdin ya evet. Dedim ben daha eve gelmezden önce dedi eve yetiştirmişler bir kadınla masraf görüyordu. Evin ihtiyaçlarını görüyordu dedi. Bizimki dedi havalarda şimdi dedi. Ver dedim telefonu bana. Ver telefonu hanımına. Sana kim telefon açtı bana söyle dedi. Sana kim telefon açtı bana söyle. Söylemezsen seni dedim dergahtan kovacağım. Ebedi yiyende seni bu derga almam. Sana dedim kim söyledi bunu bana söyleyecek. Sana kim söyledi? Filanca söyledi. Söyle onu arasın beni. O arada. Sana kim söyledi? Tabi o birincisinin birincisine dedim. Duyduğunu konuşman hadîs-i şerif. Sana yalan olarak yeter. Sen duyduğunu söyledin. Zannediyorlar ki ben dibine daraya ekmeyeceğim.

Bir insanın namusu ya. O erkek de olsa onun namusu var, şerefi var. Namus şerefi sadece kadınlara mı ait? Erkeğin namusu şerefi yok mu? Sana kim söyledi dedim. İkinci kadına. efendim söyle kim söyledi sana? Beyim söyledi dedi. Ver telefonu bana. Sen gözünden gördün mü dedim ha? Hayır dedi. Sana kim söyledi dedim. Sana kim söyledi? Bana filanca söyledi dedi. İkiniz de dergahtan kovdum dedim karı koca olarak sizi. Bir daha dergaha gelmeyeceksiniz. Dersinizi aldım. Söyleyin şimdi dedim. O da beni arasın. O da aradı. Sana kim söyledi? Ben dedi alışveriş ettikleri yerin önünde gördüm. Poşetlerle çıkıyorlardı. Oğlum dedim anında yetiştirmem mi lazımdı? Onu neden yetiştiriyor biliyor musunuz? Onu neden yetiştiriyor?


6. Bölüm

Çünkü o kimse dergahta sevilen bir kimse. Onu kötüleyecek ya. Sizin sevdiğiniz bu adam var ya aslında böyle bir adam. Sizin sevdiğiniz bu kadın var ya aslında böyle bir kadın. Sizin sevdiğiniz filanca var ya siz onu bilmiyor musunuz? O biliyor onu. Allâh muhafaza eylesin. Bunlar ucuz. Ucuz ucuz işler. Derviş kardeşlerin bu ucuz işlerin içerisine girmesi kadar beni üzen bir şey yok. Bir evliliği yıkınca hoşunuza mı gidecek? Bir evlilik dağılınca madalya mı takacak size? Mahkak takacak. Kim takacak? Şeytan takacak. Sana başka bir kimse madalya takmaz. Sen birisinin arkasından kötülüğünü konuşuyorsan o kimse derviş kardeşi mümin bir kimse tanımıyorsun ya bilmiyorsun. Onun hakkında kötülüğüne konuşuyorsan sana ancak şeytan madalya takar başka hiç kimse değil.

Sen ancak cehennemde nefeslenirsin. Başka bir yerde değil. Ayeti kerimeyi unutmayın. Allâh’ın affediciliğine güvenerekten günah işleyicilerden olmayınız. Allâh elin bir azap vericidir. O yüzden Cenâb-ı Hak affedecek diye Allâh’ın gözünün içine baka baka Cenâb-ı Hak’ın haram kıldığı işlerden uzak duralım inşâAllah. Rabbim muhafaza eylesin. O yüzden hiç kimse hiç kimsenin karısını hiç kimseye kötülemesin. Hiçbir kocada karısının kötülendiği sözleri dinlemesin. Hiç kimse, hiç kimse hiç kimsenin kocasını kötülemesin. Kocasının kötülendiği yerde de kulaklarını tıkasın dinlemesin. Kadın da kocasının namusuna şerefine sahip çıksın. Desin ki kocamın aleyhinde konuşma. Kocamın hoşuna gitmeyecek bir şeyi konuşma.

Bitti. Bu kadar. Herkes ailesine ve çocuklarına evine sahip çıksın. Herkes kadın, kocasına ve çocuklarına koca, karısına ve çocuklarına sahip çıksın. Onların haklarını hukukunu korusun. Onları orta yer malı gibi herkesin ağzında sakız etmesin. Sakız edilmesine de müsaade etmesin. Derviş kardeşler de bu konuda kardeşlere nasihat etsin. İnsanların eksiğini, gediğini, açığını araştırıp sorgulayanlardan olmasınlar. Güzel ahlak sahibi olsunlar. Birbirlerinin eksiklerini ve noksanlıklarını birbirlerine nasihat etsinler. Ama iki tarafta laf dolaştırmasınlar. Laf gezdirmesinler. Kadınlar da erkekler de. Bu konuda herkes üzerine düşen vazifeyi bir tamam yapıp bu haramın içimizde kol gezmesine müsaade etmeyelim.

İnşâAllah. Söz mü? Söz. Duyamadım ya. Söz. Derviş adam söz mü dediğinde söz deyip ortalığı çınlatır ya. Öyle toprağı mı yani? Sözünüze güvenmeyelim mi? Siz güvenilecek bir söz vermiyor musunuz? Öyle söz mü verilir? Öyle biatlaşma mı olur? Üstadım benden söz alacak ben onun gırtlağı mı patlar benim? Elimden tuttu Beytullah şahit olsun dedi. Şahit olsun efendim dedim. Beytullah’da herkes kaldı bir. Elimi tutuştuk gidiyoruz. Bana dedi ki Allâh rahmet eylesin Mustafa efendi dedi. Ben vefat ettiğimde bütün dergaha haber etsin. Bütün herkes istihare yapacak kendine bir şeyh bulacak dedi. Sakın dedi hiç kimse dedi. Hiç kimsenin sözüne bakmasın. Herkesi bunu tebliğ edeceksin. Anlaşıldı mı dedi. Anlaşıldı efendim dedim.

Mustafa efendi sana ikinciyi söylüyorum dedi. Sakın hadi dedi. Ben oldum deyip de dedi meydana çıkmayasın. Sakın hadi dedi. Kendi elinden böyle dedi ortaya çıkıp da dedi ben oldum demeyesin dedi. Deme dedi. Emredersiniz efendim dedi. Bunu dedi bütün dergaha dedi. Söyleyeceksin tebliğ edeceksin. Anlaşıldı mı dedi. Anlaşıldı efendim dedim. Herkes rüyasında kimi görürse ona tabi olacak oğlum dedi. Dikkat edin. Herkes bütün dervişlere herkes rüyasında kime kimi görürse ona tabi olacak oğlum dedi. Emredersiniz efendim dedim. Oğlum beytullah şahit olsun mı dedi. Şahit olsun efendim dedim. Ben şahit olsun diye öyle söylemişim böyle herkes bir döndü baktı iki taraftan bana ulan ben ne yaptım acaba diye kendi kendime sorgulamaya başladım.

Bana normal geldi o şahit olsun sözünü benim böyle haykırmam normal geldi bana. Sonradan bizi duymuş bir kardeş bana geldi ne dedi biatlaştınız dedi. Öldüğü zaman söyleyeceğim dedi. Ben öldüm dedi çünkü. Öldüğü zaman dinle dedim. Böyle baktı sende şahit ol dedim şahitlik yap. Öldüğünde ben şahidim şahit olsun diye bağırdıydı de dedim ben. O şahitlik yapamadı yalnız. Bakın o şahitlik yapamadı. Bazen duymak yetmiyor insana. O yüzden öyle ahitleşirken sağlam ahitleşir. Eğer yapamayacaksanız arkadaş ben karımın muhabbetini dedikodusunu dinlerim. Ben çocuklarımın dedikodusunu muhabbetini dinlerim. Ben de gider yaparım diyorsanız söz vermeyeceksiniz. Eyvallâh. Kadınlar da öyle ben kocamın dedikodusunu yaparım.

Kocamın dedikodusunu da dinlerim diyorlarsa onlar da ne yapacaklar? Söz vermeyecekler. Şimdi herkese soruyorum. Herkes karısının ve kocasının arkasından dedikodusunu gıybetini iftirasını hoşuna gitmeyecek sözleri söylememeye ve dinlememeye. Kadın erkek herkes söz veriyor mu? Evet. Allâh razı olsun. Cenâb-ı Hak sözümüzde duranlardan eylesin. Hep beraber Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışanlardan eylesin. Cenâb-ı Hak günah-ı kebahirlere düşenlerden eylemesin. Günah-ı kebahirlerden uzak duranlardan eylesin. Günah-ı kebahirlere her daim uyanık olup savaş açanlardan ve savaşanlardan eylesin. Maleme nehu illallah lâ ilâhe illâllah al-Fatiha Âmîn. Destûr.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Sünnet, Şeyh, Muhabbet, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı