Abdâl Kırk Kişidir — İçlerinden Biri Vefât Edince Allâh Onun Yerine Başka Birini Koyar
Abdâl kırk kişidir — içlerinden birisi öldüğünde Allâh onun yerine bir başkasını koyar. Bu, sûfî terminolojisinin önemli bir kavramıdır. «Abdâl» — «bedil»in çoğulu; «yedek, değişen» anlamına gelir. Allâh’ın seçtiği özel velîlerdir; sayıları kırktır, kıyâmete kadar sürer. Biri vefât edince — Allâh onun yerine başka bir mü’mini koyar; böylece sayı hep kırk kalır. Bu, ümmetin manevî sigortası gibidir. Hadîs: «Ümmetimin içinde her zaman kırk kişi vardır; her birinin kalbi İbrâhîm’in kalbi gibidir. Allâh onlar sebebiyle insânlardan belâyı kaldırır» (mealen Müsned, Ebû Nuaym Hilye’tü’l-Evliyâ). Bu özel zatları tanımak — ümmetin sahih mîrâsına saygıyı artırır.
Abdâl Kavramı
«Abdâl» kelimesi — «bedil»in çoğulu; «yedek, değişimli olarak gelen» mânâsında. Klasik tasavvuf eserlerinde — Allâh’ın özel velîleri olarak anılır. İmâm Sühreverdî «Avârifü’l-Maârif», İbn Arabî «Fütûhâtı Mekkiye», Şa’rânî «Tabakâtü’l-Kübrâ» — abdâl konusunu işler. Onlara göre ümmetin manevî sigortası — bu özel zâtlardır. Onlar sebebiyle — yağmur yağar, belâ kalkar, ümmet ayakta kalır. Onlar — gizli kahramanlar; çoğu zaman tanınmazlar.
Klasik Ricali Gayb Hiyerarşisi
Klasik sûfî hiyerarşi şöyledir (İbn Arabî, Sühreverdî vd.’ye göre): 1) Kutub — bir tane; ümmetin başı. 2) İmâmân — iki tane; kutbun sağı solu. 3) Evtâd — dört tane; dünyânın dört yönü. 4) Abdâl — kırk veya yedi kişi (kaynaklara göre). 5) Nukabâ — üç yüz kişi. 6) Nücebâ — yetmiş kişi. Bu hiyerarşi — Allâh’ın velîler arasındaki tanzimini ifâde eder. Hepsi birlikte — ümmetin manevî yönetimini sağlarlar.
İbrâhîm’in Kalbi
Hadîste söz edilen — «kalbi İbrâhîm’in kalbi gibi». Hz. İbrâhîm’in kalbi — Allâh’a tam teslim, tevhîd ile dolu, dünyâdan boş. Onun ateşe atıldığında bile «hasbiyallâh» dediği bilinir. Abdâl — bu seviyede teslimiyet sahibi velîler. Onlar dünyâ derdine düşmez; sâdece Allâh için yaşar. Kalpler «İbrâhîmî» — yâni tevhîdde sâbit, teslimiyette tam, Allâh sevgisinde mahv olmuş.
Belâyı Defeden Velîler
«Onlar sebebiyle Allâh ümmetten belâyı kaldırır.» Bu, bir hakîkati gösterir: ümmetin günahları çok olduğunda — Allâh belâ göndermeyi düşünür. Ama bu velîler için — belâ ertelenir. Yâni sahih velîler — ümmetin koruyucularıdır. Onların ibâdeti, duâsı, gözyaşı — Allâh’ın gazabını dindirir. Bir vefât edince — bir başkası alır görevini. Böylece koruma süreklilik kazanır. Modern müslüman bu hikmeti bilmeli; velîlere hürmet göstermeli.
Tanınmama Hali
Abdâl çoğu zaman tanınmaz. Çünkü onlar — gösterişten kaçar; «ben velîyim» demez. Halk arasında sıradan görünür — ev hanımı, esnaf, çiftçi, öğretmen olabilir. Klasik kıssalar bunu anlatır: bir büyük âlim, bir abdâl aramak için yıllarca dolaşır; sonunda bir köyde fakir bir adamı bulur. Sahih velî — gizlenir; gösteriş yapanlar — büyük ihtimâlle gerçek velî değil. Bu yüzden «ben veliyim» diyenden kaç; «ben hiçim» diyene yaklaş.
Eleştirilere Cevap
Modern selefî söylem — abdâl, kutub, evtâd kavramlarını «şirk» ilan eder; ricali gayb anlayışını reddeder. Oysa bu kavramlar — sahih hadîslere ve klasik ulemâya dayanır. Onların itirâzı — «sâdece Allâh işleri yapar; başka kimsenin etkisi yok.» Doğrudur ki, sâdece Allâh işleri yapar; ama Allâh — bazı kullarını vesîle yapar. Bu, Allâh’ın kudretini azaltmaz; aksine, kullarına lütfunu gösterir. Klasik İslâm — bu nüansları detaylı işlemiştir.
Velîlere Saygı
Mü’min sahih velîlere saygı göstermeli. Türbelerini ziyâret edebilir; rabıta kurabilir; duâ isteyebilir (Allâh’tan istenir, velî vesîledir). Bu uygulamalar — klasik fıkıh ve tasavvuf’ta câizdir. Modern selefî bunları «şirk» dese de — bin yıllık ümmet uygulamaları yanlış olamaz. Sahâbe ve tâbiîn Hz. Peygamber’in kabrini ziyâret etmiş; sâlihlerden duâ istemiştir. Bu mîrâs sürer.
Niyâz — Velîlerin Bereketi
Niyâz: «Yâ Rab, Abdâl, Kutub, Evtâd, Nukabâ, Nücebâ — bu sahih velîleri ümmetin başında daimî kıl. Birisi vefât edince yerine bir başkasını koyman sebebiyle ümmetin koruması sürsün. Bu velîlerin bereketi ile ümmetten belâyı kaldır. Kalbi İbrâhîm’in kalbi gibi olan zâtların duâlarına nâil eyle. Modern selefî söylemin abdâl, ricali gayb kavramlarını reddeden dar görüşünden beni koru. Bin yıllık klasik İslâm mîrâsını koruyan bir mü’min eyle. Velîlere saygı duyan; türbelerini ziyâret eden; onların vesîlesi ile Sana yaklaşan bir kul eyle. Belki yeryüzünde bir abdâl ile karşılaştığımda — onu tanıyacak ferâseti ver. Sahih velîlerin yolunda yürüyen bir derviş olarak yetiştir.» Allâh muhâfaza eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Abdâl, Ricali Gayb, Kutub. → Tasavvuf Sözlüğü