Salı, 30 Haziran 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Nasihatler ·

Allah’la aranda ne perde olduysa hepsi de heva hevesindendir, nefsindendir

Mustafa Özbağ Efendi'nin nasihat sohbeti: Allah'la aranda ne perde olduysa hepsi de heva hevesindendir,…. Tasavvuf yolundakiler için mânevî nasihat ve ders.


Allâh’la Aranda Ne Perde Olduysa Hepsi de Hevâ Hevesindendir — Mâsivânın Bütün Çeşitleri Nefsin Arzularındandır

Allâh’la aranda ne perde olduysa — hepsi de hevâ ve hevesindendir. Yâni Allâh kulunu uzak tutan bir perde yoktur; perde — kulun kendi nefsinden, arzularından, dünya bağlılığından gelir. Allâh «Ben kulumun şah damarından daha yakınım» (Kâf 16) buyurur. Perde yok; ama biz perde yapıyoruz. Para sevgisi perde; makam sevgisi perde; nefsanî arzu perde; başkalarının onayı perde; korku perde. Bütün bu perdeler — hevâ-yı nefisten doğar. Sâlik bu perdeleri kaldırmak için — hevâya karşı mücâdele etmelidir.

Kâf 16 — Şah Damarından Daha Yakın

«Nahnu akrabü ileyhi min hablilverîd» — Biz ona şah damarından daha yakınız (Kâf 16). Bu — Allâh’ın insâna yakınlığının kelâmî ifadesidir. Şah damarı (hablu’lverîd) — boyundaki ana atardamar; insânın hayatî damarı. Allâh «Bundan daha yakınım» buyuruyor. Yâni Allâh ile kul arasında bir mesafe yok; bir engel yok. Mesafe — kulun zihninde, kalbinde uydurduğu bir illüzyondur.

Hevâ — Nedir?

«Hevâ» — nefsin arzusu, isteği, sevdiği şey. İlâhî değil; nefsanî. İnsân nefsi kendisi için neyin hayırlı olduğunu bilmez; arzu eder ama o arzu ona zarar verebilir. Hevâ — Allâh’ın hükmü ile çelişebilir. Allâh helâl der; nefs haramı arzular. Allâh sabret der; nefs hemencecik ister. Hevâ ile vahyin çakışmasında — vahyi tercih etmek îmânın özüdür.

Hevâ’yı Tanrı Edinmek

«Hevâsını tanrı edinen kimseyi gördün mü?» (Furkân 43, Câsiye 23). Hevâyı tanrı edinmek — şirkin en gizli, en yaygın biçimidir. Allâh’ın hükmü yerine kendi arzusunu koymak. «Ben böyle istiyorum, böyle olacak.» Bu kişi — sanki kendisi tanrı. Hevâsını tanrı edinen kişi — Allâh’ı bilse de, namaz kılsa da — gerçekte Allâh’a tâbî değil; kendine tâbî. Bu — büyük bir tehlikedir.

Perdelerin Çeşitleri

Allâh ile kul arasına giren perdeler: 1) Para sevgisi — kalbi paranın peşine düşürür. 2) Makam — başkalarına hâkim olma arzusu. 3) Şehvet — bedenî arzular. 4) Boş gurur — kendini büyük görmek. 5) Hased — başkalarının nimetine düşmanlık. 6) Korku — Allâh’tan değil, başkalarından korkmak. 7) Ümitsizlik — Allâh’ın rahmetinden ümîd kesmek. Her biri — hevâ-yı nefsin bir tezâhürü. Hepsi Allâh ile kul arasında perde.

Perdelerin Kaldırılması

Perdeler nasıl kaldırılır? 1) Tevbe — günahların perdesi açılır. 2) Zikir — gafletin perdesi açılır. 3) Sadaka — mal sevgisinin perdesi açılır. 4) Oruç — şehvetin perdesi açılır. 5) İlim — cehâletin perdesi açılır. 6) Sohbet — yalnızlığın perdesi açılır. 7) Murâkabe — gafletin perdesi açılır. Her bir amel — bir perdeyi açar. Tasavvuf yolu — bütün perdeleri kaldırma sanatıdır.

Mücâhede — Nefsin Hevâsına Karşı

Mücâhede — nefsin hevâsına karşı savaşmak. Hz. Peygamber «Cihâdın en büyüğü — nefse karşı olanıdır» buyurmuştur. Düşmanla savaş bir cihâddır; ama nefs ile savaş daha büyük cihâddır. Çünkü nefs — sürekli yanında; sürekli vesvese veriyor. Nefs ile savaş — namaz, oruç, zikir, sadaka, susmak, terkler ile yapılır. Mücâhede ile nefs — terbiye olur; «mutmainne» mertebesine erer.

Vuslat — Perdeler Kalkınca

Perdeler kalkınca — vuslat olur. Vuslat, Allâh’a kavuşma. Tasavvufta bu — fenâ ve bekâ olarak anlatılır. Fenâ: kulun benliğinin yok olması. Bekâ: Allâh ile bâkî olması. Sâlik «ben» dediğini bırakır; «O» olur. Mevlânâ «Mâ ne dânîm men beşekim» — ben kimim, bilmiyorum, der. Çünkü perde kalkmış, vuslat hâli gelmiş. Bu — sûfîlerin en yüksek mertebesidir.

Niyâz — Perdelerin Kalkması

Niyâz: «Yâ Rab, benimle Sen’in arandaki bütün perdeleri kaldır. Hevâmı, hevesimi, nefsimi terbiye eyle. ‘Şah damarımdan daha yakın’ olduğunu kalbim ile bilebilmem nasîb et. Hevâmı tanrı edinmekten beni koru. Para, makam, şehvet, gurur, hased, korku — bütün perdeleri benden uzaklaştır. Tevbe, zikir, sadaka, oruç, ilim, sohbet ile perdeleri açma fırsatı ver. Nefs ile en büyük cihâdı yapan; mücâhede ile mutmainne mertebesine eren bir mü’min eyle. Vuslat ümîdiyle yaşayan, vuslat ile ölen bir kul olarak yetiştir.» Allâh muhâfaza eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Hevâ, Perde, Mücâhede. → Tasavvuf Sözlüğü

Ek kaynaklar:

  • Kur’an-ı Kerim, Furkan 25/43; hevasını ilah edinme uyarısı.
  • Kur’an-ı Kerim, Casiye 45/23; hevasını ilah edinen kimse uyarısı.
  • Kur’an-ı Kerim, Bakara 2/257; Allah’ın iman edenleri karanlıklardan nura çıkarması.
  • İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, heva, nefs ve kalp perdeleri bölümleri.
  • Kuşeyri, er-Risale, hicab, nefis ve mücahede bahisleri.
  • Hucviri, Keşfu’l-Mahcub, nefis ve perde bahisleri.