Bazen görüyorum: sufi duruşlu kimseler boynunu bükmüş, eline tespih almış, ağır adımlarla yürüyor. Bunlar tevazu değil. Ya da kafasına sarık sarmış; ama o sarık onu diğerlerinden üstün gösteriyorsa, içinde kibir oluşturuyorsa, o sarık günahını artırdı. Haydari giymek seni diğerlerinden üstün kılmıyorsa güzel; ama içinde “ben diğerlerinden üstünüm” hissi oluşuyorsa kaybettin.
Duruşun ve kıyafetinle kibirlenme, tevazunda riya olmasın Hakkında
Sakalı sünnet niyetiyle bırak; başkalarına üstün görünmek için değil. Yolda tevazu ile yürü; ama “vay ne tevazu sahibiymiş” desinler diye yapmacık yürüme. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem yolda iki-üç adım önüne bakarak yürürdü. Erkeksen kadınlara, kadınsan erkeklere bakarak yürüme; dost doğru yolunda yürü.
Kıyafetle hava atma. Orta giyin; haline göre giyin. Kredi kartından borçlanarak pahalı kıyafet almak için uğraşma. Elbiseni sürünerek yürüme, etrafa elbisenle hava atma. Tevazu, gerçekten içten gelen bir hâldir; yapmacık duruş ve kıyafet oyunuyla elde edilmez.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Sünnet. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı