Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette Allâh'ın emirlerini yerine getirmede kibirli davrananların mahşerdeki vaziyetini tafsîl eder. Allâh, Hz. Âdem aleyhisselâm'dan i'tibâren kıyâmete kadar insânoğlunun gittikçe küçüleceğini bildirmiştir; kıyâmet alâmetlerinden biri insânların bir hurma tânesinin gölgesinde gölgelenmesidir. Bu, mahşerde kâfirlerle alâkalıdır: bir kısım inanmayan kâfirler bir zaman diliminde, mahşerde insân sûretinde karınca kadar yapılacaktır. Ancak bu «kâfirler» kimlerdir? Allâh'a ibâdet etmekte kibirlenenler, Allâh'ın emirlerini yerine getirmede böbürlenenler. «Biz de müslümânız» diyen, ama kibrinden dolayı namâzı kılmayan, kibrinden dolayı orucu tutmayan, kibrinden dolayı zekâtı vermeyen, ve kibrinden dolayı dîne, ve dindârlara karşı düşmanlık yapan kimseler de bu güruhtandır. Bunlar mahşer halkının önünde ibretlik olarak insân sûretinde karınca kadar olarak gösterileceklerdir, ve insânlar onları görecektir; çünki onlar dünyâda kibirlenmişlerdi. Bunlar mânen de öyle görünüyorlar; çünki kibrinden dolayı namâzı, orucu, zekâtı terk etmiş, zikre hakir bakmış, zikra karşı, kadınlara karşı tepeden bakmıştır.
İnsânoğlunun Gittikçe Küçülmesi
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: Allâh, Hz. Âdem aleyhisselâm'dan i'tibâren kıyâmete kadar insânoğlunun gittikçe küçüleceğini bildirmiştir. Bu mes'eleyi Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîflerinde tafsîl etmiştir. Hz. Âdem 60 zira' (yâklaşık 30 metre) boyunda yaratıldı; ondan sonra insân nesli yavaş yavaş küçülmüştür (Buhârî, Enbiyâ 1).
Kıyâmet Alâmeti: Hurma Gölgesi
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir hadîsi şerîfi tafsîl eder: kıyâmet alâmetlerinden biri insânların bir hurma tânesinin gölgesinde gölgelenmesidir. Bu, insân nesline mahşerde verilecek olan ibretlik bir hâldir. Buhârî, ve Müslim'de geçen bir hadîse göre, kıyâmete yaklaştıkça insânlar fizîken küçüleceklerdir; ancak bu tafsîlatın daha derin tasavvufî bir mânâsı da vardır.
Kâfir Güruh: Kibirli Müslümân Görünümlüler
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir akāidî hakîkati tafsîl eder: bu mahşerde kâfirlerle alâkalıdır: bir kısım inanmayan kâfirler bir zaman diliminde, mahşerde insân sûretinde karınca kadar yapılacaktır. Ancak bu «kâfirler» kimlerdir? Bu şaşırtıcıdır: bunlar Müslümân görünümünde olanlardır, çünki kibirlenenlerin bir güruhu da Müslümân görünümünde olabilir.
Kibirden Namâz, Oruç, Zekâtı Terk
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir manevî kâideyi tafsîl eder: bunlar Allâh'a ibâdet etmekte kibirlenenler, Allâh'ın emirlerini yerine getirmede böbürlenenlerdir. «Biz de müslümânız» diyen, ama kibrinden dolayı namâzı kılmayan, kibrinden dolayı orucu tutmayan, kibrinden dolayı zekâtı vermeyen, ve kibrinden dolayı dîne, ve dindârlara karşı düşmanlık yapan kimseler de bu güruhtandır.
Mahşerde İbretlik Karınca Sûreti
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir manevî tahlîli tafsîl eder: bunlar mahşer halkının önünde ibretlik olarak insân sûretinde karınca kadar olarak gösterileceklerdir, ve insânlar onları görecektir; çünki onlar dünyâda kibirlenmişlerdi. Bu hâl ilâhî adâletin tezâhürüdür: dünyâda kibirlenip kendini büyük gören, mahşerde küçücük gösterilecek; tevâzu eden ise yüceltilecektir. Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «Kıyâmet günü kibirliler insân sûretinde karınca gibi haşrolurlar; insânlar onları her taraftan zelîl olarak çiğnerler» (Tirmizî, Sıfatü'l-Kıyâmâ 47; Ahmed, Müsned II/179).
Mânen de Karınca Gibi Görünmek
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda muazzam bir tasavvufî kâideyi tafsîl eder: bunlar mânen de öyle görünüyorlar; çünki kibrinden dolayı namâzı terk etmiş, kibrinden dolayı orucu terk etmiş, kibrinden dolayı zekâtı terk etmiş, kibrinden dolayı zikre hakir bakmış; kibrinden dolayı zikra karşı, ve kadınlara hor, hakir görmüş, tepeden bakmıştır. Bu kimseler mahşer yerinde karınca gibi, ama insân sûretinde olacaklardır. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni kibirden arınmaya, namâzoruçzekâtı dosdoğru edâ etmeye, ve zikre tâzîm ile yaklaşmaya yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: A'râf 7/12-13, 146; Lokmân 31/18; Nisâ 4/36; Hadîd 57/23; Mü'min 40/35.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Enbiyâ 1, Hz. Âdem 60 zira' hadîsi.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Edeb.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Îmân 147, Kibir hadîsi.
- Süneni Ebû Dâvûd.
- Süneni Tirmizî, Sıfatü'l-Kıyâmâ 47, Karınca sûreti hadîsi.
- Süneni Tirmizî, Birr 61.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned II/179.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Kibir bahsi.
- İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Kibir ve Tevâzu Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet insânoğlunun gittikçe küçülmesini, kıyâmet alâmeti olan hurma gölgesini, kâfir güruh olan kibirli müslümân görünümlüleri, kibirden namâzoruçzekâtı terk eden güruhu, mahşerde ibretlik karınca sûretini, ve mânen de karınca gibi görünmeyi tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Kibir ve Tevâzu Sohbetleri