Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette kibir hastalığının çeşitlerini ve müslümâna verdiği zarârları tafsîl eder. Bir kimse bir âlimi ilminden dolayı küçük görüyorsa, o şirke düşer; sebebi o ilmin İslâm ilmi olmasıdır. Onun ilminden dolayı onu küçük görüyorsan — Allâh muhâfaza eylesin — sen yine kibirlenmiş, küfre düşmüş olursun. Aynı şekilde bir kimse Allâh dostuna karşı kibirleniyor, onu küçük görüyor ise; Allâh'ın dostu velîsi nasıl Allâh'ın velîsi oldu? Allâh'ı sevmekle, Allâh'a muhabbet beslemekle, Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'in yolunda dost oldu. Onlara karşı kibir insânı küfre götürür. İnsânların arasındaki kibir ise diğerlerinden kendini üstün görmektir; bu da hoş bir hâl değildir. Ancak bir kimse bir işte gerçekten ustadır; «Ben bunun ustasıyım» demesi kibir değildir. Bilgi kibir verirse insâna, mürşîdi kâmile bağlanmaz; bağlansa da ona tepeden bakar; kalbinde kin, ve kibir olan bir kimsenin Allâh'a yakın olması mümkün değildir. Birisine Kur'ân, ve Sünnet'i anlatamamak kibirlilikten, kınanmaktan korkmaktan, ve siyâsî baskıdan kaynaklanır.
Âlime Karşı Kibir: Şirke Sebep
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: bir kimse bir âlimi ilminden dolayı küçük görüyorsa, o şirke düşer; sebebi o ilmin İslâm ilmi olmasıdır. Onun ilminden dolayı onu küçük görüyorsan — Allâh muhâfaza eylesin — sen yine kibirlenmiş, küfre düşmüş olursun. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?» (Zümer 39/9) buyurmuştur. Âlim, Allâh'ın ilim emânetini taşıyan kimse olduğu için, ona kibirlenmek doğrudan ilme kibirlenmektir.
Allâh Dostuna Karşı Kibir: Küfre Sebep
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir manevî kâideyi tafsîl eder: bir kimse Allâh dostuna karşı kibirleniyor, onu küçük görüyor ise; Allâh'ın dostu velîsi nasıl Allâh'ın velîsi oldu? Allâh'ı sevmekle, Allâh'a muhabbet beslemekle, Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'in yolunda dost oldu. Onlara karşı kibir insânı küfre götürür. Allâh muhâfaza eylesin. Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «Kim benim bir velîme düşmanlık ederse, ben ona harb i'lân ederim» (Buhârî, Rikāk 38).
İnsânlar Arası Kibir: Hoş Olmayan Hâl
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî kâideyi tafsîl eder: insânların arasındaki kibir ise diğerlerinden kendini üstün görmektir; bu da hoş bir hâl değildir. Allâh muhâfaza eylesin. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Yeryüzünde böbürlenerek yürüme; çünki sen ne yeri yarabilir, ne de boyca dağlara erişebilirsin» (İsrâ 17/37) buyurmuştur. Bu hâl insânların kendi acziyetini bilmeden kibirlenmelerinin ne kadar abes olduğunu ortaya koyar.
Ustalık ile Kibir Arasındaki Fark
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir nükteyi tafsîl eder: bir kimse bir işte gerçekten ustadır; «Ben bunun ustasıyım» demesi kibir değildir; çünki ortada bir hak vardır. Allâh muhâfaza et — bu mes'elenin de fıkhî bir tarafı vardır. Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «Kibir, hakkı reddetmek, ve insânları küçük görmektir» (Müslim, Îmân 147). Demek ki ustalığını ifâde etmek hakkın beyânıdır; insânları küçük görmek ise kibirdir.
Bilgi Kibri: Mürşîde Tepeden Bakmak
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî kâideyi tafsîl eder: bilgi kibir verirse insâna, mürşîdi kâmile bağlanmaz; bağlansa da ona tepeden bakar kendince; kalbinde kin, ve kibir olan bir kimsenin Allâh'a yakın olması mümkün değildir. Tasavvufî yolda en büyük tehlike sâlikin ilim ile mağrûr olup, mürşîdine ihtiyâcı yokmuş gibi davranmasıdır.
Kur'ân ve Sünnet'i Anlatamamak
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin görevini tafsîl eder: birisine Kur'ân, ve Sünnet'i anlatamamak kibirlilikten, kınanmaktan korkmaktan, ve siyâsî baskıdan kaynaklanır. Mü'mîn kınayanın kınamasından korkmamalıdır. Cenâbı Hak âyeti kerîmede mü'mîn cemaatin sıfatlarını sayarken «Allâh yolunda mücâhede ederler, ve hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar» (Mâide 5/54) buyurmuştur. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni kibirden arınmaya, mürşîdi kâmile teslîm olmaya, ve hakkı söylemeye yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: İsrâ 17/37; Mâide 5/54; Zümer 39/9; Lokmân 31/18; Nisâ 4/36; A'râf 7/12-13.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'r-Rikāk 38, Velîye düşmanlık hadîsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Îmân 147, Kibir hadîsi.
- Süneni Ebû Dâvûd.
- Süneni Tirmizî, Birr 61.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Kibir bahsi.
- İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye, tevâzu bahsi.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn, Kibir mertebeleri.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- İmâm Şâbânı Velî, Risâlei Şâbâniyye.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Kibir ve Tevâzu Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet âlime karşı kibrin şirke sebep oluşunu, Allâh dostuna karşı kibrin küfre sebep oluşunu, insânlar arası kibrin hoş olmayan hâl oluşunu, ustalık ile kibir arasındaki farkı, bilgi kibrini, ve Kur'ân ve Sünnet'i anlatamamayı tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Kibir ve Tevâzu Sohbetleri