Mesnevi Okuması konusu hakkında Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli açıklamalarını içeren bu sohbette, derin manevi bilgiler paylaşılmaktadır.
Özürür l-Laymin Eşeyta- crossed’ Sharik’e Wa Al-Siqir Fṇ. Eyimensi As-Di Kərfa-Alamanyahu La! Eyallallallallallalluhã Mami. Sana mı ne ki? Allah gecenizde hayırlı eylesin. Hayırınızı yılınızı ömrünüzde hayırlı eylesin. Rabbim cümlemize ve cümle ümmetü Muhammed’e hak kâh hak, bağıtılıp atılbiler nereden eylesin. Hak kâh hak bile pâk kâ yaşayan ve hâkıran ve tebleyeden, bağıtılıp atılıp karşı cihad eden kullarından eylesin. Nereden Müslümanların kanından namusuna şerefine haysiyetine topraklarına zahalim ceva hâinca saldıranlar var ise Cenâb-ı Hak hepsinin da kahreberişâna ile seni.
Nereden Müslümanlara haksızlık yapan hukuk sult davranan var ise Cenâb-ı Hak hepsini kahreberişâna ile seni. İsrail ve destekçilerini dağıtılbı yerli eksâna ile seni. Duhutur ki sana yardım eylesin. Müslümanlara zulmeden devletleri yerli eksâna ile seni. Gütçilerini altın yerli eksâna ile seni. Haklılarını altın akıllarını yerli eksâna ile seni. İki bin iki yüz yetmişinci beyten devam ediyoruz. Aynı konu yani normalde ümmetim maham edin başına belalın. Başına müslübet olan sahte önderler, sahte şekler, sahte hacilar ocalar.
Mesnevi Okuması Hakkında
Bunlarla alakalı bir Hz. Ve ilerini okumaya devam edeceğiz kaldığımız yerden. Geçen hafta.. Yoksunlulup ve meşakat de bizim halimiz de böyle de bize aldanıp da hiçbir konuk gelmez. Buraya okumuştuk. Buradan devam ediyoruz. Onun yıllık kıtlığımıcesem olarak görmedin segözünü aç da bize bak. Görünüşümüz davaca adamların içi gibi gönlük kaptara fakat değil şahâşâlı. Sen hayatım boyunca hatiki önderlere gözünüdük. Ama siyasetçi ama bir rakıra, ama işte alim kesmesinde ama şehrki sesini.
Ama ozda ki sesinde hayatım bütün alanında bunun normalde hakikatını yaşayan, bunu bilen bu daeride ehli etti konusunda uzman insanlarla. Eğer söz konus olan din ise tasavu of ise o zaman kuran ve sinnete tabi olmuş. Kuran ve sinnet yolunda mücadeleden koşuşturan, bunu o kadar şatapatdan şatatdan gösterişten uzakturan. Ve Allah yolunda Allah dost olmuş. Kuran ve sinnetesim sıkı yapışmış. Öğüçüsünü kuran ve sinnetten alan kimselere bak. Yoksa eğer gözünü başka yerlere dikkatsen sende perperişen olanlardan olursun.
O gözünü kuran ve sinnete dikmeyen kuran ve sinneti yaşamayan insanlar eğer tabi olursan temdini yivi olarak, temdini hüriyevollara, sıkıntı yapamayacak atları düşeceğin aşıkardır. Ve o kimseler, tövbe sekizde ve dokuzda şöyle anlatılıyor. Onlar size karşı alınızlarıyla hoş sözler söylerler. Fakat kalpleri söyledikleri sözle karşıdır. Çok da bu kimselerin fahsikdir. Onlar az bir değer karşılığında Allah’ın ayetlerini sattılar. Böylece insanları Allah’ın yolundan alı koydular.
Onların yaptıkları ne kötüdır? Yani normalde sen kuram ve sinnete tabolmuş imamların iştadına tabolmuş. Kimselere dinleme, kimkinhefsiz alır gelir. Sen bunları bıraktın ya sen normalde dünyaya dünya olarak, dünya olarak ağzı iki süslü laf yapan. Ama kuram ve sinnetin halinden ahvalinden uzak olan gösterişte şatahattı şatafatlı, dilleri şatahattı şatafatlı, kimselerin peşinden gittin. Bakdın ki o cüpbesine kadar şahış ağlı, kafasındaki takkesine kadar şahış ağlı, sözler edebile algattı.
Sen o edebile algattı konuşanların peşinden gittin. Onların da yolu çok kötü. Sebeb, çünkü onların dilleri şahış ağlı, kalkları değil. Onların dışları süslü içleri değil. Onların dışına bakarsan takvahmiş gibi görünüyor. Ama onların işleri kapkara, ejder ha. Allah’ın amatelesin, şehafendinin bir sözü vardı. Dışı yeşil türlü ve içi esta fırlat tövederne. Yani dışı yeşil türlü baktığın zaman, baysakalı ne kadar sünneti uygun, sarı ne kadar düzgün, cüpbesi de en kadar düzgün, konuşunca belagatakıyor.
Ama kalbi onun kararmış kalbi etrafındaki insanların, parasını nasıl üterim? Zamanını nasıl üterim? Onun vakahımını nasıl kullanırım? Onun zengininin nasıl kullanırım? Onun vakahesinin nasıl kullanırım diye o yolda gidiyor. Ve o da o normalde ayetleri üç kuruşa değiştirmiş. Az bir değer karşılığında Allah’ın ayetlerini satılar. Makamı gördüler, Allah’ın ayetlerini satılar. Parayı gördüler, Allah’ın ayetlerini satılar. Mevkiyi gördüler, Allah’ın ayetlerini satılar.
Şatatı şatafatı gördüler, Allah’ın ayetlerini satılar. Ayet bir şey, haram, ettiği halde, onlar kendilerine çıkış olar adılar. Ve o da hani var ya günümüzde, enfesiyon miktarı kadar faiz cahizdir. Ve varya günümüzde, işte token’in yaptığı faiz faiz değildir. Bunları duyomuyuz evet, var ya günümüzde, dinin yeniden reform edilmesi lazım. Bindört yüzülüğünce ki hukukla bu, işler yürümez. Ya, din dinin, bin dört yüzülük hukukunu değiştirmemiz lazım. Bunlar sakın fikirler.
Ve siz kuram ve sünneti bırakıp da sakın fikirlerinden peşinden giderseniz onlar şeytanın askerleri. Şeytanın dostları, şeytanın ve lillevi ve sizin yolunuzu sattıracak olan kimseler. Ve siz muhakkak ve muhakkak, onların yolundan gideceksiniz. Ama onların yolundan gideceğimce, onların yaptıkları kötü ve onlar normalde insanları sadece kendileri de kendisinin peşinden giden insanları da sapkınla yazıyorklüyen insanlar. Ya bir sütçük yok, kadere iman imandan değildir diyor.
Bir sütçük yok, hadislerin hepsi de sahi değildir. O yüzden hadisler sahi olamaz. Ya bir sütçük yok, yedi tane sahi hadis var. Ömerkü diyor ki, oturstanın sahi hadis var. Ömerkü diyor ki, kırkelli tanedem fazla sahi hadis yoktur. Hangisini en önce bunların öbürkü diyor ki, bu ayet Allah’ın ayeti olamaz. Ve bunların bizim müslüman toplum, bunların dinliyor, bunların dinleyimce de diyor ki, evet bunların haklı olabilir. Hani bir sütçük yok ya, hani kıranda salat geçer.
Namaz geçmez, o yüzden namazde bir ibadet yoktur. Bunun da söylüyor. Herkes de televizyondan bunların dinliyor, bunların laf söyleyemiyoruz zaten. Müslümanlar korkaktı, sırık. Müslümanlar bunları tek kıyamazda. Müslümanlarım için, mutfakları kıymetli arabaları kıymetli, malları canları her şeyleri kıymetli. O yüzden onları böyle bir kenara atıp da bunları söyleyemezler. Allah’tan ondan ne bir korku var, ne bir eser. Fakat davası şiddende ileri adenden. Bu, çok üzülürlerim ama bu böyle kemale her mümist şehirler.
Kemale her mümistler müşterfıcalar. Ehli etti olmayan toplumun önündeki siyasetçiler. Ehli etti olmayan toplumun önündeki bir okrahtar. Bunlar Allah’tan korkuları yok bunları. Bunlar gücü yettiğince hırsız, gücü yettiğince haksız bunlar. Bunlar helaldı, haramını tanımıyorlar. Bunlar ümmetim parasımı kendi parasımı tanımıyorlar. Ne geldiği ne verir sen seninle, ne elinle, o gider seninle. Ver bunlara devamlı. Devamlı bunları besle, Devamlı bunları ver. Bunlara verdikçe sen sen iyilerden seni.
Bunlara vermezsen sen kötülerden seni. O kimseyi destekler sen müştümansın. O kimseyi desteklemezsen sen müştüm an değilsin. Seninle olduğum belli değil. Ve altta sen bu tip kimselere zekatını akutırsam, paranı kullanımı akutırsam sen iyisin. Ama yok akutmazsan sen kötülüğün hatta kafir bile olabilirsen. Allah muhafaza elesin. Bunlar aslında manevi olarak hiçbir yol almamaların, almamaların aramaya, onlar kendilerinde manevi nertebe iktasında bulunurlar.
Sen bizim kim olduğumuzu biliyor musun? Sen bizim ne olduğumuzu biliyor musun? Senin bizim maneviatımızı anlamaya gücün yetmez. Biz bir hata yapmış olsa bize yalnızda iktas ederler. Biz ne yapıyorsa maneviatın enriyle yapıyoruz? Biz ne işledisek maneviatın enriyle işliyoruz? Bizim muhafka bir peygamber bu konuda uyuyoruz. Ben bir şey yapmış. Bunlar beni duydum sizde. Ben bir şey yapmış olsaydım, pireyefendiler beni uyarıdır. Hanımına diyor. Ben hatalı bir şey olmuş olsa değilim, şeyhim şimdi burada beni uyarıdır.
Kadın susuyor. Bana bir makam mitti a ediyor çünkü. Şimdi uyarıdır. Han uyarı, uyarı olmadığına göre o adam aklı. O derviç aklı. Ben de dedim, pidsen gözünü kapatında şeyhini gördüm mü dedim. Hayır dedim. Neden böyle söyledim? Başka türlü işin içinde çıkamıyordum dedim. Başka türlü işin içinde çıkamıyor. Dedini böyle yatıracak kendisini haklı gösteracak. Allah muhafaza elisin. Ama bunların kalbinde Allah sevgisi yoktur. Bunların kalbinde resulullah sevgisi yoktur.
Bunların kalbinde belli sevgisi yoktur. Bunların kalbinde müin sevgisi yoktur. Bunların kalbinde eş sevgisi yoktur. Çocuk sevgisi yoktur. Anne baba sevgisi yoktur. Bunlar çünkü sevgim mekten uzak kalbik katılışmış, kalbik kararmış, kalbik şeytanlaşmış insanlardır. Çünkü bunlar din ve dinden olan şeyleri istismar ederler. Şimdi bir kimse sarhoştur, Allah’a karşı olan inanca samimidir. Onun yanında ne Allah’a seövülirsin, ne kitabına peygamberi. Perişan eder seni.
Ama öbür köy, sanki Allah yolunda emiş gibi görünür. Ama kalbimi hırlemmiştir. O çünkü Allah’ı resulullahı üstadığıyolu isismar ediyor. Asıl kalbik kararmış olan onlardır. Bikimse günah işlemmiştir, günah kardır. Ama istismar etmiyor. O kimse isismar ederse o içki içenden daha kötü hale gelir. Ve o, o kumar oynayanda beğenmediniz, içki denk kumardan işte yaşında bunlar. İgilenenden daha kötü hale gelir. O çünkü dini isismar ediyor. Ve aynı zamanda da arkasındaki kiteleri Allah’ın yolundan uzaklaştırıyor.
Gerçek dinin, hükmünden, gerçek dinin, hukukundan uzaklaştırıyor. Onun açmış olduğu yara, onun vermiş olduğu zarar, öbür işte içki dikumardır. Bunların vermiş olduğu zarardan daha fazla. Bizler ümretim o hamlet olarak bizim bun noktada perdeliğiz. Biz bir günahı açıktan işlen kimseyi kötülüğe bilecek cahirlikteyiz. Asıl gizli şeytanın, gizli şeytanı yolları ve gizli şeytanın askerlerini tanımaktan uzaz. Bakın bir kimse bir günahı günahı, günahıdır, günahı olarak bilir, işler onu.
Bu ayrı bir şeydir ama bir kimse bir kimse dini isismar eder ekten Allah yolundan uzaklaştırması. Onun günahı dün milyon kat fazladır. O kimsenin kalbim mühürlenir. Sebef, o çünkü Allah’ın ayetlerini küçük bir paraya münfahte küçük bir değeri sattı. Herhangi bir şey sattı, rahatına sattı, kefine sattı, paraya sattı, makaması sattı, sevkiyesattı, eşine sattı, annesine babasına sattı. Şimdi nasıl sattı, eşi böyle bir şey söyledi, kuramıyorsun netindişinde ona itiraz etme de, eşin aram bozuğunmasında de.
İşte çocuğu bir şey söyledi ama çocuğumla benim aram bozuğunmasında de, çocuğun kuramıyorsun netin dışındaki bir isteyine veya davranışına gözlumdu. Çünkü plaharası bozuğunmasında ayetlerini sattı Cenâb-ı Hakkın. Eşi ile arası bozuğunmasında ayetleri sattı, annesıyla babası ile arası bozuğunmasında de ayetleri sattı. Çocuklarımla aram bozuğunmasında de ayetleri sattı. Başındaki müdürle, ahmürle, şefle aram bozuğunmasında de ayetleri sattı. Başındaki siyasetçi ile aram bozuğunmasında de ayetleri sattı.
Başındaki hacı sıyla hocası ile şey hıyla, ama benim bunlar aram bozuğunmasında de ayetleri sattı. Asıl tehlikele olan müstümandan nitsersinde bu insanlar. Asıl tehlikele olan bunlar. Çünkü bunlar insanları yoldan sattıdan kimseler. Sizden dinden bahsedergibi bahsediyorum. Öyle değil mi? Cumagun hud beydin diyorum. Hud be Ankabı’da ayet kırt beş. Ondan sonra namaz sizi kötülüklerden alık o yer. Arnında kıyeti kermanı Allah zikretmek en büyük iştir. Cumagut besinde de anet bunu böyle söyleyemiyor.
Allah zikretmek en büyük iştir diyemiyor. Çünkü Allah zikretmek denici bildiğiniz zikir akla gelecek. Zikir akla gelmemesi lazım. Zikir akla gelmemesi lazım. Bakın meyaller’e hepsi de şunu da. Allah’ın zikirla alakalı anmak, dua etmek, yalvarmak, onun olsanı iyilik yapmak. Ya ayet kermanın metlinde zikir geçiyor. Neden zikir olarak söylemiyorsun? Zikir olarak söyle, hayri zikir olarak söylemezler. Zikir olarak söylemezler. Mesela zikir geçiyor orada değil mi?
O zikir normalde cümlenin geçti yere göre bir kaç yerde Cenâb-ı Hak’ın kur’anını beğen eder. O da zorlamayla beğeniyor. Kur’an’dan Cenâb-ı Hak, furkan olarak söyle. Kitab olarak söyle. Ama o zikir kelimesini bu topluma unutturacaklar. Bakın zikir kelimesini topluma unutturacaklar. Sebeb o kimse Allah’ı çok zikrederse, çok zikrederse, kalbi açıldır. Hakikati görür. Hakikati görürse, şeytanı şeytan olarak görür. Kalbi ilham olurum, kalbi ilham alınca kötü bir kötü olarak görür.
İyi iyi olarak görür. Bunun bilinmenesi lazım. Ümmetim aham edin aldanması lazım. Toplumun aldanması lazım. İnsanlar camileye gidip camide aldanması lazım. Tarikat’a girip tarikat’ta aldanması lazım. Cemaat’a gidip camat’ta aldanması lazım. Parti’ye gidip parti de aldanması lazım. Siz buraya geldiyseniz burada aldanmanız lazım sizin. Sebeb ne malanacak ahir zaman. O bir şey’e ulaşmak istiyor. Bir şeyleri basamak ederekten ulaşacak. Allah muhafaza elisin. Bunların öyle bir durumları var ki kalplerimi hürlemmiş kararmış olduğu halde bunlar adenden ileri davası haydileri.
Şittende ileri gösteriyorlar kendilerine. Bakara A.E.D.K.S. Allah’ı ve mümindere aldatmaya çalışırlar. Oysa yalnız kendilerini aldatırlar da farkında olmazlar. Hadeçişeri kimin ameli onu geri bırakırsa ne sebeb onu ileri götüremez. Şimdi bunlar toplumu aldatmaya çıkmışlar kendilerini aldatıyorlar. Ama aldatırlarken argumanları var. Benim de demek kim olduğunu biliyor musun? Hayırdır kim? Benimde ben falanca şeye efendim. Sen benim de demin babası varmış hocam.
Evet vardır muhakkak. Dedenim benim dedemin babası mubarak bir şeydi. Bizim sülalemesi şehirler sülalemesi. Sülale şehirler sülalemesi. Onlar altatıyor. Biz ne rebal olduğumuzu bilmiyorsun sen. Ben öğrenmek istemiyorum. Teşekkür ederim. Cevapumu bu şimdi. Nasıl yani merak etme de mi? Hayır Allah’ı rızum. Merak etme de. Biz işimizde bakalım. Yok, onu söyleyecek ne rebal olduğunu. Yani oradan kendisini bir değer çıkaracak çünkü. Kendisini bir değer çıkaracak. Kendisini orada pozistik bir şey çıkaracak.
Artık bir şey çıkaracak kendisini. Oysa Allah Resul-u Sallu’lla’l-u veselama da derdi yok ki, ne sebi onu ileri götürmez. Sen ister sen seviyit torunul, ister sen seviyit tor. Senin ameline bakacağız biz. Sen bir şehit sülale sindediniz. Allah’ım var hakesin. Eee karşı çıktı şeyine zikir. Karsi çıktı şey zikir. Söylediği şey şu bir şehit sülale siz biz yapmıyor seksiz. Ne yapıyorsunuz? Bu zaman da yapılmaz. Allah muhafaza elisin? Ve insanlar enteresan yani şite benzeme k istiyor.
Ademe benzemek istiyor. O kimseler geela nasıl etmene benzemek istiyor? Yani rufayaz etmene benzemek istiyor. Böyle onun benze ediyeni söylüyor. Hatta biraz da sen dinler sen ileri gidiyor. Geela nasıl etleri bu zamanda yaşasaydın bizim elimizde öper dediyor. Evet ben duyduklarımı söylüyorum. Ben zamanın imamazamı indedi. Ben duyduklarımı söylüyorum. İnsan sattı mı? Dervişin çeve ben şey korsaydın böyle yönetmezdim. Mededibirisi. Allah cimman surla ben karşılaşmış olsaydim.
Allah cimman surla ben karşılaşmış olsaydim. O benim elimi öper dedi. Böyle kaldım. Ben de tek bekliyor. Deme sevdim iyi dedi dedim. Neden bu safendi dedi. Her gece yüz rekat namaz kılardır dedim. Günlük yetmiş bin tehvüt çekmeden dışarı çıkmazladın. Bunlar abartılar dedi. Sen gün de yetmiş bin tehvüt iş çekmemişsin o zaman dedi. Günlük dedim. Bir günden mügünle ömr hayatında yetmiş bintehvüt çekseydin abartı demezdir dedim. Sebeb dedi. Eğer uyana kalırsan on altı saatte bitiyor çünkü dedim.
O yüzden halla cimman surgecede yetmiş bin tehvüt çeker dedim. On altı saatte 10-15 saatte tad dedim. Yüz rekatlar namaz kılardır dedim. O da en azı güç saatte tad dedim. Et dedim 10-8 saat. Altı saatte günlük işlerine ve onun sonuna uryumaya kalıyor dedim. Sen ömr hayatında dedim. Onun sonuna uryumaya kalıyor dedim. Sen ömr hayatında dedim yetmiş bin tehvüt iş çekmemişsin. Ömr hayatında gece namazı kılmamişin. Halla cimman surgez amağını uzda olsaydı elime öper dedi.
Küste hızlı ne erişmişsin sen dedim. Evet bunlar aldattırlar insanları. Ve etrafındaki insanlar da onu böyle büyük bir hayretli binlerler. Abi şey insan fethine gittim. Bir şeyler anlattı. Bu Daraviyat’ı adeviy eden dedi. Hana Rabbiyat’ı adeviyo. Ona söyledi. O da aktardı. Herkes bir bu haybi karıştı ortalık. Bizim sayitaş denamdan. Bu peseye ne diyor dedi? Hacı sus dedim gidelim. Şimdi o onu Etrafa böyle lanc ediyor. Yani ona Rabbiyat’ın adeviyat eceleri de kalbine o söyledi o da onu aktardır.
Herkes bu bunlar çünkü normalde kendilerini olduğundan fazla gösterme dertleri vardır. Bu böyle bir erkek düşünün. Bir kızı alda çak ya. Ona evlenmek istiyor. Kız ondan yüksek o. Kızdan daha yüksek tutmaya çalışır kendini. Ve bir kız bir erkek de evlenmek istiyor. Aslında erkek ondan yüksek. Kız da kendini yüksek gösterme sevdiğe asındadır. Reğer değil yani. Ve altı ticaret yapacak bir kısım. Şimdi kendisini zengin gösteririm. Malalacak ya. Kendisini zengin gösterikten karşıdaki ne avlamaya çalışıyor.
Katları var. Lafın arasında söyler. Geçenler daha robayı değiştirmeye kalktım. On iki milyar istediler sıfırına. Baktım benim ki kaç paraya par on milyar. Değer mi değilmez mi? Böyle kendi kendine düşündüm. Bende on milyarlık arabama var. Bana malı var. Ayrı zaman alameti. Değer sizler değerlenir. Değerli olanlar değer sizleşir. Değerliler değer sizleşir. Toplamın önünde. İnsanların önünde. Değerli dur bakayımse. Ama toplamın önünde değer sizdir o. Bir kimse de her sizdir.
Söylediği süstü sözlerle. Değerli insanlar katakarısına girer. Allah muhafızıza ile esin. İbni kesirden bu. Alimler şehirler. Siyasetçiler. Allah’ın her şeyi kadir olduğunu bilen. Ona hiçbir şey ortak koşmayan. Helal kıldını helam. Haram kıldında haram olarak kabul eden. Allah’ın emir ve tavsiyelleni uyan. Ona kavuşacağını ve ilminin hesabının sorulacağını yakinen inanan kimselardır. O zaman hakiki önderdiler. Toplumun her kesiminde. Allah’ın her şeyi kadir olduğunu bilen.
Ona hiçbir şey ortak koşmayan. Cenâb-ı Hak’ın helal kıldını helal. Yani dinin helal kıldını helal. Dinin haram kıldında haram kabul eden. Allah’ın emir ve tavsiyelleni uyan. Ona kavuşacağını yani din gününe maşere. İnan’a ve ilminin hesabının sorulacağına yakinen inanan insanır. Bu kimselar ancak gerçek dost dur, gerçek önderdir, gerçek alimdir, gerçek şehitir. Diğerleri onlar ayetleri çok az bir pahaya değeri satan insanlardır. Hatta azeti bir devam ediyor.
Bu arada şunu da söyleyeyim. Kimsenin şey hile, siyaset, tisiyle, devlet, başkanıyla, başbakanıyla. Alimiyle, zalimiyle işimiz yok. Biz hazeti birin beyitlerini okuyoruz. Meytlerini okurken de benim sözüm bu beyitleri kuransın net darresinde ve ışığında şerhetmeye çalışıyoruz. Beni ilgilendirmiyor hiç kimsenin şey diye. Beni ilgilendirmiyor hiç kimsenin hacı su hocası, ahalimiz, ahalimiz, beni ilgilendirmiyor. Ben kendi dayanında kuramın şunnete anlatmaya gayret ediyorum.
Kendi gördüm, kendi bildim, hakikatleri anlatmaya çalışıyorum. Evet, hatta ona şeytan bile kendisini göstermez. Böyle olduğu halde o biz hatallardan ızdı. Hatta daha ileri izler durur. Kendi seni adamsanızınlar diye derviçlerin bir hayli sözünü çalmış çırgmıştır. Bu beyit çok hoşuma ediyor benim. Kendi seni adamsanızınlar diye derviçlerin bir hayli çözünü çalmış çırgmıştır. Yani o eski su fiların sözlerini, eski derviçlerin, hallerini, eski derviçlerin başlarından geçen olayların, ben kubeleri, bir kısmını, sanki kendisi yaşamış gibi gösterir.
Söyle, sanki onu oyaşamış. Öyle anlatır. Bir kısmında çok üzülürlürm ama papangı ve ezberler o ben kubeleri anlatır. Onun yanına gittiğinde böyle sana öyle bir derviçtik taslar, öyle bir ağlenlik taslar, öyle bir şehli taslar ki sen derviçlinden mı tanırsın? Minkıbözlerinin minkıböz ölüyor. Avide de bir miam bu kadar güzel minkıbeler söylüyorsun. İyi güzel seninle dedim ya. Bu fahizin abcaz dedim ben yüzü değişti. Bana dedi ki hocam sen fahiz almıyor musun böyle batarsın dedi.
E dedim abi batalım. Dedim batalım sıkıntı değil ama dedim hani bu ürlü minkıbeleri söyle. Onun sana kulu çevir. Kaldı aramız bozuldu tabii ama bunlar bu tip insanlar minkıbı ağacı gibi. Bir doğru onlardır anlatırlardan anlatırlar. Halbuki şeytan onlara kendisini göstermez yani onlarla uğraşma zorluğuna bile düşmez. Şeytan onunla iyi gilenmez bile. Şeytanın iyi gilenmedi insanlar vardır. Bu insanlar şeytandan bahşeytandır çünkü. Şeytandan daha şeytan olunca o kimseyle şeytan bile uğraşmaz.
Şeytanlar ki benim onun uğraşmamı gerek yok o benden daha şeytan zaten de. Hatta ben öyle kimseler için dedim ki şeytan onu gördüğünde üstat hoş geldiler. Düğümesinilikler. Sebeb o şeytanından daha şeytan çünkü. Şeytan kimim o sallat olur. Şeytan peygamberlere musallat olur. Şeytan kimim o sallat olur. Allah taslarını bellilerim o sallat olur. Şeytan kimim o sallat olur. Dervişlik yolunda hakiki dervişlik yolunda yürüyenlere musallat olur. Şeytan kimim bu sallat olur.
Ben dini yaşacağım yaşatmaya çalışacağım diyenlerim bu sallat olur. Şeytan kimim bu sallat olur. Teşekkürler. Teşekkürler. Şeytan kimim bu sallat olur. Haram o bakmamaya çalışan herkektere musallat olur. Şeytan kimim bu sallat olur. Ama ben saçımın bir teri daha iyi görünmesin. Diyen kadına musallat olur. Şeytan kimim bu sallat olur. Ama ne arkeklere de normalde tesettur. Benim kıyafetlerin daracı olmasın. Benim oram buram da görürmesin. Normalde benim de kıyafetlerim arkek olarak daracı olursa.
Benim de kıyafetlerin tesettur’u uygun olmaz. Diyen herkektere musallat olur. Şeytan kimim busallat olur. Kur’an sünnet de arasında yürümmeye çalışan. Kur’an vüsünneti yaşacağım yaşatacağım demeye çalışanlarımız sallat olur. Şeytan kimim bu sallat olur. Allah yolunda koşturacak olanımız sallat olur. Şeytan kimim bu sallat olur. Benzikrullah hagitcan diyene musallat olur. Şeytan kimim bu sallat olur. Dikkat de şeyhini binnemeye çalışan kimseyi musallat olur.
Yanında kadar bak şimdi dedim. Şeytan ona musallat olur. Şeytan sohbeti, disipleni bir şekilde dinlemeye çalışanımız sallat olur. Şeytan böyle sohbetesin aslında yanında kimden muhabbet edene. Musallat olmaz zaten o gitmiş gideceğe. Şeytan disipleni bir şekilde kur’an ve sünneti seni yaşacağım diyene musallat olur. Şeytan kur’an ve sünnetten uzak başanımız sallat olmaz. Şeytan cimriye neden musallat olsun? Şeytan neden böyle harvuru parman sallat olsun? Şeytan neden küfür bazı musallat olsun?
Şeytan neden teşircilik yapan kadına musallat olsun ki? Şeytan neden teşircilik yapan bir erkeği musallat olsun ki? O zaten yoldurmuş gözünü açmış da göbeye ne kadar gömneğinin düğmesini. Öyle görüyor. Şeytan ona neden musallat olsun ki? O zaten kafircililer, göğüşünde toplamışlar kafircililer onun göğüsünü okşeyim duruyor. Ha ne musallat olsun ki? Şeytan ona. Şeytan kendince teşet bir erkeği ayet etmeyi bırakın. Teşircilik yapan kadına ne musallat olsun? Kafircililer toplamış kimisi saçını eliyor.
Kimisi göğüsünü eliyor. Kimisi orasını burazını eliyor. Göğürse kadına ne? Vallahi de bildiada, tildadı, ömür var uyuyamaz. Ama şeytan onun neden musallat olsun ki ona? Şeytan etiğini kısa altan bikimçe biraz daha kısaattıyor. Şeytan ona söylüyor. Kısa altın biraz daha kısa alt. Aç biraz daha aç. Şeytan kılın, tesettür, nereye ayet eden kimseyiyle. Tam bir dostla şeytan ona dokunamıyor. Tam bir minise tam bir mineyse. Şeytan ona dokunmuyor. Çünkü haydi kerime de iman edenler.
Sen diyor iman eden dostlar mı? Biz zarar veremezsin. Ama bir türlü Allah muhafaza elisin. Haydi kerime zuhruf, otuz, alt otuz yedi. Kim rahmanın zikri’ni görmez, zikten gelirse biz ona birşeytan musallat ederiz. Artık onun yakın dostlu dur. Sen zikri’lla hı bırakırsan Allah’ı zikretmeyi terk edersen senin dilinde ve kalbinde zikri tecelle etmiyorsa gözünde kullandığı zikri tecelle etmiyorsa sana bir şeytan musallat olur. Sen o şeytanın dedi, yoldan gidersin.
Sen o şeytanın dinlersin. Senin şeytan senin damarlarında dolaşır, hadeşişerim. Şeytan senin kalbinin kapısında durur, hadeşişerim. Kalbinde zikri’lla kesilirse, senin kalbine şeytan oturur. Veş kalbinin şeytan ihatayda ve sen şeytanın fısıldısına kanarsın. Şeytanın fısıldısına kanmakla kalmaz. Almaz onun yolunu yol edinirsin. Onun ilahını ilah edinirsin. Tendince şeytanın ilahlaştırırsın. Sen de ilahlaşmış. Kuyu ve düşüncelerini senin ortaya reçikarır. Süpeziz ki bu şeytanlar onları doğru yoldan alık o yer.
Onlar da kendilerinin hidayet de olduğunu sanırlar. Ve şeytan onların göbeğini oturur. Şeytan onların kalbine oturur. Şeytan onların aklına oturur. Ve onları bile hidayet de olduklarına dair fısıldar. Allah’ın ayeti bu. Sen zikri’lla yapmazysen kalbine şeytan oturur. Ve sen kendini hidayet de görürsün. Sen kendini doğru yolda görürsün. Şeytanlaşmış ne varsa hepsini izra edersin. Ve kendini de doğru yolda görürsün. Neden şeytan sana o vesvesi verir? Şeytan sana o vesvesi verdi zaman sen kendini her kezden fazla doğru yolda görürsün.
Allah muhafaza elese. Bu tip insanlar. Yani şeytanın yoluna düşen insanları. Şeytan kendi yoluna davet etmez. O kadar o yolla şeytan kuransın ne diyorlunda giderleri kendi yoluna da ötecek, yürürkünlerini da ötesin ki Allah muhafaza elesin. Engüzeli biz Abdallah’a radanın satta daha ileri izler durur. Abdallah adiş herilerde de etdallah raketler, eyle okunur. Abdallah bizim ana dolu da Abdallah denir. Yanınız çalgıca Abdallah değil. Hani kürşe yürbölgesinde Ankara’nın kazanlarında filan Abdallah’da ler ya mesela işte bizim meşhur neşet artış Abdallah’a sınıfındandır.
Onlar böyle kendilerin cehem çalallar hem mani söylerler. Onlar şehirde okurlar. Kendileri şehirde yazarlar. Kimisine ahşık Abdallah denir onlara. Bizim dedimiz Abdallah o değil. Zaten o elif yani ahra’ya’nin arasında okunuyor. İnce alabilmişAllah Abdallah. Cenâb-ı Hak’ın seçkin kulları. Cenâb-ı Hak’ın seçilmiş kulları. Yarüzünün maniviyi direktleri bunlar. Abdallah denenince. Bunun birkaç sohbetleri söylüyorum. Kütü bir siddede dedcaliyetle fitnelerle Allah’a kalı bölümde var.
Orada Abdallah kısmı var. Bütün arkadaşlar Kütü bir siddede çok rahat ulaşabilirler. Hemen hemen hadis kitablarında böyle orada burada geçenme. Değişe hadis kitablarında geçen hadisleri Kütü bir siddede sahibi hepsini bir yer hemen emin toplamış. Çok güzel açıklamı oradan bula bir lirsiniz. O yüzden bu normalde Abdallah bu sohbetim burası oradan alın the yapma. Beder kelimesinin cemidir. Diliğimizde Abdallah şeklinde kullanılır. El nihayede şu açıklama yapılır.
Bunlar evliyalar ve abitlerdir. Bedenince midir? Eda’l diye isimlenmişlerdir. Çünkü her ne vakit bunlardan bir ölecek olsa bir başkası onun yerini alır. El nihayede geçiyor. Tekrar burn altını çizerektin. Bunlar normalde çünkü her ne vakit bunlardan bir ölecek olsa bir başkası onun yerini alır. Yani bu etkanlar dünya üzerinde eksik olmazlar. Benim şey him son mürişi dikemeli. Ondan sonra mürçi dikemeli genmidekliyen kimse bu konuda cehilin ta dibidir. Son mürişi dikemeli bizim şeyimizde ve fadetti.
Ondan sonra mürişi dikemeli gelmeyecek o cehilin dibidir. Bunu inanarak söylüyorsa ve hakkında hadis olduğunda biliyorsa Hz. Peygamber Sallullahi ve Sallam Hazretleri’nin hadis şerfini. Inkara teycin küfredile görebilir. Hatta vellerle alakalı ayeti kermeydi inkara girer bu. Çünkü Allah’ın elveli isminin tecelleti veller vardır. Ayeti kermedan onlar dünyada da ahirette de mahsun ve mahçıbolmayacaklardır. O zaman o ayeti kermedi inkara etmiş olur. Allah muhafaza elesin.
Alf, idni maalik, taberane dekin rivayeti şöyle. Etdallar, şam ehler asındadır. Onlar sebebiyle yardım görüler. Onlar sebebiyle rızga masar onlar. Hazreti aleye felimizin rivayeti. Etdallar, şamdadır. Onlar, kırk, erkek ters. Bunlardan bir öldü mü Allah yerine birini koyar. Yağmur onlar sebebiyle, sular, düşmanlara karşı onlar sebebiyle yardım edilir. Şam ehlinden, ağzab, onlar sebebiyle ber taraf edilir. Bu son iki rivayet hazendir. Bu şeyden kötübir siddeden alıntı burası.
Yine kötü bir siddeden alıntıya devam ediyorum. Kiliyetün evliyada evlunu aymın, idni ömerden rivayeti şöyle. Her nesilden ümmetimin en hayırlıları beş yüz kişidir. Etdallarda kırk kişidir. Ne beş yüzler için ne de kırtlar için eksilme vardır. Bunlardan bir kimse ölünce Allah yerine birini alır kırtlara koyar. Yanında kiler eee Allah’ın resulü bize onların amellerini söyledi diler. Bu yordaki onlar kendilerini zulmedenleri affederler kendilerini kötülük yapanları iyilik yaparlar Allah’ın kendilerine verdiği şeylerde başkalarına pek, cömert davranırlar.
Bunlar abdallarla alakalı yani Allah’ın dostlarıyla veya bazı kitablar da ricağa ilgayet herenleriyle bazı kitablarda kutuplar dediklerimiz kırtların içerisinde üçler beşler bunlar kutup kırkın içinde bunlar. Bunlar eksilmez der kıyamete kadar bunlar var olacak. İşte bizim şeyimizden sonra şehrkenmedi oturca hila’dan cüheyeladım. Bide öyle diyorlar, biz mehdi bekliyoruz. Bende bekledim. Ben gazarlığının kıyamete elhametlerini okudu, yeni isteğin olunca ben her sabah bekledim dedim, ki güngüneş bu sabah da o dağıralım dağıralığını doğdanda o haberleri.
Çünkü o gazarlığının kıyamete elhametlerini okud diyorsun ki şu yüz zili önce görüldü, üç zili önce görüldü, şu zamankörüldü, bu bızaman görüldü işte yeditanın andani büyük kıyamete teman eti var. Onları bekliyorsun. Ve ahmet iyi bekliyoruz. Bütün ehl-i tasavvufum böyle bir yanılgısı var. Yakında çıkacak. Hatta bir ara ne diyordu birisi Mehdi kendinden habersi İstanbul’da dolaşıyor. Bir de hani böyle ahra gibi dolaşıyor. Bende sohbette cevap verdim. Madem kendinden abarsız, insan nerededim.
Hatta birisinin mehdi olduğu söylendi. Ve de imzale selam nerede? Çünkü hadi şerhte mehdi. Adını adından annesinin adını adından annesinin adından adından. Adını diyelim ki ahmet, Muhammed işte Mustafa, işimi onun işiminden olacak. Ama annesinin adı da azet peygamber, salgular ve selamazetinin annesinin adından olacak. Allah muhafaza eylesin. O yüzden bunlar kendilerini ne görüyorlar? Hattalardan görüyorlar. Yani ve hirlilerden görüyor. Hatta kendisini onlardan duystün görüyor.
Rabbim muhafaza eylesin. Ve bu kimseler derviçlerinbir halyi sözünü çalmış çırpmıştır. Yani bu kimseler ne yapıyorlar? Derviçlerin sözlerini geçmiş evli alanın menkübelerimiz sözlerini çalıyorlar. Papanını kapıyorlar. O yüzden o kimse Allah doyuşu dostluysa ve eliyse papanını kapmasına gerek yok. Cenâb-ı Hakk’ın kalbine muhafkak ilham eder. Ilham ederse o kimse de oturduği yerden su puntene şekilde. Şiir söyleyeceksin, şiir söyler, sohbet edeceksin, sohbet eder.
O bir yerden çalıntı bir şey söylemez. Hani Hazreti bir diyor ki, hani diyor ya bugün yeni şeyler söylemek lazım. O zaman yeni şey söyleyecek. Allah muhafaza eylesin. O eski su filerin derviçlerin şiirlerini, nasihatlerini, değişlerlerini. Kümeseik sanki kendisini mimiş gibi söyler? Şimdi ben de sen ki beni candanın sandırdığı cephadan yer bu sandmaz mı? Herkes biliyor. En azından sizler biliyorsunuz. Uzurliden bilmeye mi yere gittiği orada böyle bir dörtlük okudu o herkes onun kendinden zannetti.
Allah muhafaza eylesin. O yüzden o tep insanların sözleri insanların hoşuna gider. Dertekten insan nefsi o böyle tatlı hoş ne kadar tatlı hoş sohbet ya. Kur’an sünnet anlatırsa tatlı hoş sohbet değil. Kur’an sünnet insanın nefsini acı geliyor. Hakikat insanın nefsini acı geliyor. O kimse normalde o hakikatı dinlemek ve duymak istemez. Nefsi ona çünkü patlar onun kadar. Yani bu bir an önce bir sohbet bir sede gissekler. Bir an önce şu ona zulüm gibi geldim.
Hay sohbete gittim. Bir daraldım bir daraldım. Daraldım tabi kur’an sünnet alır geldi sana. Daraldım tabi harama haram diyoruz ya. Kocam geldi mi onu sohbetenize çok daraldım. Evet dedim kalbiniz daralır biz de dedim. Defsiniz daralır dedim. Neden dedi? Neden bir skoransınnet anlatıyoruz dedim. O yüzden nefsi ağırı yeladık. Tabi ona aşır lazım. Justıkı, justık, justık, oğumuz, Safiz Bey Efendi’ler hoş geldiniz. Diğerli bir sahapirler aramızda Mustafa Zavada katılda.
Tabi yürücen verine oradan salana salana. Bu nefsette tatlı geliyor. Burada herkes yerde oturuyor ya. Sen ne olur, senol geleceğim burada yerde oturacağım. Nefsette tatlı gelmiyor. Bir de hayran böyle her al böyle şunu yapma. Bu ne etme şöyle yapma. Böyle yapma. Ya biz ne sohbetine geldi değil ki. Eee, biz hazbetim meslevi sohbetine geldik. Mevlan Hanım, meslevi seni. Böyle yiyelim içelim hoş geçelim. Böyle bir şey zannediyorlar. Hazreti mevlan’a en ağır meslelevi, böyle meyküveler lanlatmış.
Şi yiyin lanlatmış. Bakın, yedi yüz kırk yıl önce Sahte önderlerin hallerin anlatıyor bize. Yedi yüz kırk yıl önce. Konunda başı derp de bunlarla. Yedi yüz kırk yıl önce bak, onların anlatıyor. Allah muhafaza elesin. O yüzden hakiki önderler, hakiki önderler. Onlar normalde hakkı hakikati saklamazlar. Eri doğru göstermeye çalışmazlar. Onlar kurran sünnet imandan iştadın, neyse onu söyle. Onan nattır. İlk su filerin yolunu söyle. Bana söyler misiniz? Ve yazdı, be İstanbul dilendimi dermişlerden.
Paramı topladı. İbrahim Eten tatlı tacı bırakdı. Paramı topladı. Rabiyatil adeviyenin evine hırsız girdi. Rabiyatil adeviyenin evine hırsız girince. Parmağımla göstermek. Şurada şuva, parmağımdan bir işe çıktı. Kırsızladık ki burada şuva, burada şuva, burada şuva, ihtiyacın olanı aldı. Kırsız imana geldi. Tövbe etti. Kırsız imana geldi. Tövbe etti. Amı da rufaiz ettir. Öldüğü zaman bilmem kaç milyon da olarak bırakmadı. Ben şeyhim örnek alıyorum. Benim şeyhim öldüğü zaman arkasından çocukları dervi işleri kavga çıkarmadı.
Bu ümmetim parasıydı da, bizim paramızı da, bu başkasının parasıydı diye. Ben bazen diyorum ya, ben taksim ettim malını. Arkasından hiçbir kavga çıkmadı. Millet birbirini mahkeme vermedi. Yondurada da mallar çıkmadı. Hiç bir yerden malım ülke çıkmadı. Ben biliyorum Mustafa’nde. Oğlum müsaat, müsaat, müsaatını efendim. Yağren geldi dedi. Şu dedi malları bir taksim ettiniz. Çöğürklerine arasında dedi. Emredersiniz efendim. Çok eskiler bilir. Hüseyin, Ali bilir, eskiler daha biliyor musun?
Onun yanında bir arsa vardı. Bir de ev vardı. Normalde arsa İstanbul’daki kızına verdik. Yanında ki pardon. Evi İstanbul’daki kızına verdim. Yanında ki dergak gibikullanılan yeri arsa gibi. Tek kapı böyle içinden su çıkıyordu. Onu da nefşeride ki kızı verdim. Ben da attım. Onun oturduğu evi de normalde iki olan üzerini yaptı. Bu kadar duymalı. Ola n üzerini yaptım. Bir donlardan borç sene dalın. Ölüm var kalın var efendim dedim. Ola narkızdı bana. Malum bu kadar.
Arkasından kavga görültü çıkmadı. Yukarıda cami vardı. Camini yanı başında bir ev vardı. Ola sene de o ev oydu. Emin yarısı sene deyordu bana. Ne oldu öldükten sonra bilmiyorum. Ola muhafaza el esim. Onlar hakikati anlatırlar. Onlar kuram ve sinnet anlatırlar. Onlar takvayan hatırlar. Onlar insanların dünyalıklarını gözünü dükmezler. Onlar dilenmeye çıkmazlar. Hiçbir şey indilencisini değildir ona. Onlar yönlerine Allah’a çevirirler. Allah’a anlatırlar resumlaha anlatırlar.
Yol uan hatırlar. İnsanların cebine gözlerini dükmezler. İnsanların malının gözünü dükmezler. Senin kurtuluşa ermen için bu evi bana vermen lazım. Adam İstanbul’dan benarıyor. Telefonumu bulmuş. Benim şeyhim böyle ded ediyor. Dedim şeyhim deme sevdiğim dedim. O dedim dünyayı da durmuş yön önünde dedim ya. O dünyalı topluyordu. Dedim bana neden soruyorsun? Biz bizim arkada işlerden birisi onun arkada şeymiş. Söylemiyor da isminin. Dedim doğum güzel söylemeyeceğim ya.
Ömr önemli değil dedim. Ondan sonra adam şey gibi adamın evini istiyormuş ya. İki tane kadın gelmişti. Şöyle derga deriler ki bir sana intisabetmek istiyors. Dedim nereden geldiğiniz? Anlatlaşıyor. İnegöl yolunda bir köy varmış. Orada bir tane de şey varmış. Köyün ismininde söylemişlerdir. Bunları getirin beş binleri. Getir on binlere. Getirin bir binlere. Telefona çabuk. Telefona çabuk. En son kadın evi sapmış evin parasında götürmüş ona vermiş. Kadınlar nekisi de böyle ağladı sizde de anlat da iki kardeş.
Adam hâlâ, adam, burdenardan istiyormuş bir şeyler. Bunlar işte duymuşlar gelmişler. Bana dönüşüyorlar. Dedim hiçbir şey vermeminiz lazım. Ne ama hârdeniz dedim ya. İşte verdik de şöyle oldu, böyle oldu, şöyle oldu, oldu. Dediler ki, bir şimdi sohbet dinledik burada evet. Sohbet tozamın istememek adına falan bir şeylerdi. Bir senden dersen mak istiyor. Dedim, giden bizden dersen mencidir. Zaten verilecek bir şeyin. Siziniz kanıma hoş edin. Bir de siz bizi bozarsınız dedim ya.
Biz böyle şeyler alışkındayız. Allah’ın yalnız da çıkesin. O canlı olursun dersen yok dedim ben size dersen. Allah yardımcınız onu, giden önce de evinizi kurtarın. Bir daha gelmedi. O yüzden normalde bu tip toplumun önüne geçen. İnsanları altatmaya müthalik hareketler eden insanların dilleri süslüdır. Kendileri süslüdır. Çok belagatlı konuşurlar. İnsanları aldatmak için bir evi birdiler. Ve bunlar tatlı dilleri süslü. Tatlı diler. Hatta şunun bile diyebilir. Ben senden bir şey istememem ki.
Tatlı diler. Ama şununlar. Ya bize bundan lazım ama nasıl yapalım bilmiyorum. Bu ne demek? Bunu aldı be. Ben şunun diyeceğim. Arkadaşlar, buranın da kirası ödencek ama. Bu ne demek? Buranın kirası ne ödeyeyim demek? Tatlı diler. O yüzden size küçük nasihat olsun. Bir kimse tatlı bir şekilde dilerini yöse ondan uzaktır. Bu kim olursa olsun. Tatlı bir şekilde dilerini yöse. İstiyorsa ve senin cebindekini. Senin altındaki arabana. Senin malına gözünün dikiyorsa uzaktır.
Allah muhafaza elisin. O yüzden bu tip insanların kalplerin hem karışıktır hem karanlık. Bınların görüşleri bulanıktır. Bunların duyuşları da bulanıktır. Bu tip insanların yanında A-D-Sen O-B-D eder. Sen C-D-Sen O-D-K-H-D eder. Bunların duyuşları da bulanıktır. Bunların görüşleri de bulanıktır. Gerçekten kalbi kararmış olan bir kimsenin Çıplak gözle bakışında da bulanıktık vardır. Çıplak kulakla duyuşunda da bulanıktık vardır. Bunlar tabiricayese kalbi mühürlemiş insanlardır.
Rabbim oğuz veylesin. Size lazım olan ölçü bütün insanlara bütün Müslümanları lazım olan ölçü kuran, Sönne imanların iş tatları. Bu soradan gelen imanların değil. Bu soradan İngiliz o itarı soğmuş. Mosat, soyta, soyta, soymuş. Siyaya, soyta, soyta, soymuş. Masonların soyta, soymuş. Afkan, yiyormuş, hariciyormuş. Oldukları belil değil. Bunlardeğil. Bunları yetiştirdi, beslemeler değil. Mosatten nemalananlar değil. Siyaya eden nemalananlar değil. İngiliz uşağı olanlardan değil.
Siz, İnglerin yolunu seçin. Bu da hadi istesi abi. İlk görünün İngilizlerün yolunu seçin. İngilizler geldiler bu ana da oldu da dergahlar kurdular. Tekkeler kurdular. Başlarına yetiştirdikleri şehleri koydular. Bazen diyorlar, yalnız ön dergahlar, tarikatlar kapansın diye. Evet, İngilizlerin kurdukların da kapatın adı. Hadim mosatın kurdukların da kapatın. Hadim mosat da çalışanları tesbiden kapatın. Hadisi A.E. Çalışanları kapatın. Hadif Fransızlarla işbirli, yapan dergahları da tekkelerde kapatın.
Hadif İngilizlerle beraber çalışanları da kapatın. Kapatın mı bunları? Mason derneklerinde kapatın. Liyon isterneklerinde kapatın. Onları da tekke gibi tarikat gibi çalışıyorlar. Onların kökleri içeride de değil. Onların dergleri kuram ve sünnetin yaşanması ve yaşatılması için mücadele eden çalışan dergahlar tekkeler. Onların dergleri o başka bir şey değil. O yüzden ölçüğü, kuram ve sünnetdir. İmanların iştadır. Sünnet dediğimizde yer pazek eniştir bütün adış herifler.
Ben, hadış heriflerim ağlayırım. Bu sahihte bu değildi diye. Hadis kitabından da geçen bütün adışları sahi olarak görüyorum. O yüzden, Kim kurana uymuyorsa, Kim sünnetilsen yeğe uymuyorsa, Kim imamların iştadığını uymuyorsa. Kim Suvhili gibi yılında ilk Suvhilerin yoluna uymuyorsa, okyması sapıktır, sapıktır, okyması. Orada bir izin. Ne o, kanlı bir izin, kanlı bir izin, kanlı bir izin, kanlı bir izin. Aslında o, kanlı bir izin, kanlı bir izin, kanlı bir izin.
��운 için, kanlı bir izin, kanlı bir izin, kanlı bir izin. Sattıkındır, okum ise Allah muhafaza elisin. Durdu konuma göre, duruma göre, yakâfirdir, yemin affattır, yamır tettir. Rabbim cümlemiz onlar da muhafaza elisin. İki bin iki yüz yetmiş beş den devam etsizin, şalla. Söz söylerken, lafı beyaz itten de ziyade inceller, onun bile kusurlu bulur, halbuki onun iç yüzünden yazit arlanır. İki bin iki yüz yetmiş beş den önümüz de kâfta devam etsiz haklarını zehela al edin.
Biraz geciktik,kusurumuza bakmayın. Malum, bayindirdan bizim arkadaşlar geldiler. O yüzden onlarla biraz sohbet ettik. Tarkan geciktik. Onlar malum benim ta, geysilden itibaren arkadaşlarım dostlarım. Öyle olunca, okta, nuri, harun, üçlüsü, eski. O yüzden böyle onun, onun bizim, okta yüzlü gözününle de bakmıyoruz ya. O yüzden burada böyle bizde beraber bir gözıyla bakıyor. Saten öyle oluyor. O yüzden biraz geciktik, hakkını zela al edin. Tekrar, elfa at ya, ama
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin 27.09.2025 tarihli sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf sayfasını ziyaret edebilirsiniz.