Mesnevi Okuması konusu hakkında Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli açıklamalarını içeren bu sohbette, derin manevi bilgiler paylaşılmaktadır.
Ölce Birlai Meneşet An-Nur Regim Bismillahirrahmanirrahim Eftal-Izikir Faleb-Nahu Hala Allah O amin, saramun ekim Allah gecenize hayrla elessin Hayyanınızı yalanızı ömrünüzı hayrla elessin Cum namizi ve Cum namim metum Muhammed’e hak kı hak bağatılı batıl biler nereden ailesin Hak kı hak bülüp hak kısörleyen haykıran bağatılı batıl bili pahatılı karşı Cihad eden kullarından ailesin Nerede Müslümanlara haksız kukkksız, kanın su davranınlıyorsa Nerede Müslümanların kanın namusu şerefi haiseeti toprakları ayaklar altına alınlıyorsa Cenâb-ı Hak hepsinden intikamımıza alın hepsinde yerle yaksana elessin Cenâb-ı Hak bütün ümmet-um Muhammed’e yardım elessin Rabbim İssra’yli ve destekçilerine doğutsun yerle yaksana elessin Dünya üzerinden sesin şüphürçun Nerede Müslümanlara haksız kukkksız davranınlılar varsa hepsini de helak eylesin Aleykir ve İki bin hüküciyetmiş beşinci beyette kalmışız Malum burda hazretip yer sahhte önderler sahhte şehirlerlerle alakalı bölümü anlatıyor Bunları sohbet ediyorum Hazreti Pirin beyitleri sonuç etti Barıyla o işine gitmeyenler olabilir O yüzden burada belli bir şahız, yamaat, temin et topluluk söz konusundu Ölçüyü konuşuyoruz Ölçiden rahatsız oluyorlar Sen kendi bunundukları toplulu zor bulacaklar kendi peşlerini düştükleri Ama lider ama şey ama oca ama alın Ama zalim neyse Onları zor bulacaklar Bizim bu konuda Ölçüyü konuşmaktan başkabiyişimiz yok Ölçüyü konuşmaktan da korkmayız Öyle Aba altından sopa göstermek Bizi geri adım atırmaz Kendimizi hak ve hakikatik konuştuğumuz için Başımızda bir çorap öre uçakse de Örlür Bu noktada da herhangi Ölür tehdit varı Sözlere Pabuç bırakacak noktada da değiliz Cenâb-ı Hakk’a hand olsun O yüzden hak bildiğimizde konuşuruz 2.25.5.5.
Söz söylerken Lafı beyazikten ziyade imceler Onu bile kusurlu bulur Halbuki onun iç yüzünden yazık Yani bu sahte önderler sahte şehle sahte ocalar Bu toplumun insanların önüne geçmiş Ama o işe elika Liyakatlı olmayan kimseler Söz söylerken Hani böyle bir dermişlik tasacaklar Müslümanlık tasacaklar Onular böyle takvat tasacaklar Yani adam faizini içerisine gömülmüş Bana evliyamenkü ve sanatıyor Diyorm ki ya faizini içinde gömülmüşHani bana evliyamenkü ve sanatma Ona bakacak olursan o herkesten fazla evliyam Ama kul çalışıyor boyuna Kul çalıştı aldı Biz evliyamenkü ve sanatıp derse acık bize kendine Hani söz söylerken onlar Senden fazla benden senden fazla müslümanlır onlar O yüzden normalde bu sahte olan Yani aslında dünyaya tapılmış Makamatapılmış Mevkisi ne tapılmış Onlar kendine ilah edilmiş olan İnsanlar laugh ustasıdır Onlar öyle bir laughlar söylerler Gelim elleri süslerler Cummeleri süslerler Onların normalde o laugh süslerine Kanal bütün herkes Onlar öyle belagatlık konuşurlar ki Onların konuşmasına normalde belagatına Şeytan bile önünü ilikler Öyle dervişlik satarlar Öyle şeylik satarlar Öyle önderlik liderlik satarlar Şeytan der ki ben bu kadar niye pamanlısın O yüzden ama onların hakikatlerinde Nuri yoktur Kalklerinde Nuri yoktur Onların maneviatları yoktur Ama maneviatları olmadığına Onmadı halde Dilleri çok süslüdür Hatta giderler konuşma terapisalarla Hitabet Sana atının güçlendirilen Huzsisi hitabetli nasıl olması lazım Onların iddelerle eğitimin alınır Allah Yani onlar teklemezler geç Herleşimde bir denediyorlar Pırıntır mı diyorlar Şimdi oradan okuyorlar Hiç teklemiyorlar Bunlar böyle belakat Uslasıdır her biri Güzel konuşurlar Tatlı konuşurlar Mükkan mel konuşurlar Senin aldanmamı çok zordu O yüzden oysa ama onların hakikatleri sıkıntıladır Oysa Cenâb-ı Hak Sizin Normand’de Dışınıza bakmaz Sûretten neza bakmaz Maldarınıza bakmaz İçinizde bakarsın Kalbinizde bakar Ama onların olmadı Kalb ehli olmayanların Önünde konuştukları için Rahat konuşurlar Mesela onlar kalb ehli olan Bikimsen önünde Normalde Rahat konuşmazlar Öyle bir kimseye de istemezdem Böyle bir kimseye de Ne yanlarında ne etaflanmış Ne istemezdemezdem Oysa Cenâb-ı Hak Hadi şeritledi Müslümde geçiyor Allah sizin Süsünüze Kalbınızde Değil malınızda Kalbinizde bakar da Oysa insanın Verkezi Kalbidir Anbaşka bir adışta Kattükan Dil Türkçar derler Oysa senin kalbinde ne var Ona bakar Hatta bu kimseler Oturular Mesela İşte o büyük zahatlarını Daha ekrusur bulurlar Mesela büyük mührgeyle Nazetlerini Kusur bulur Beazeti Beste amı de Kusur bulur İbrahim etemde Kusurbulur Onunla çünkü Ondan daha yüce gösterir Kendini Anay işte Adam diyoya terveconda Öyle dedi Anaymanı azamdan Üstülümde Ben gücün imamı azamamım Bir arada Bir arada üstünlüğünü söyledi Tırnak içerisinde Söyliyorum Öyle bir topluluk var Kendi hocalarını Kendi bu fıkı Fetva veren hocalarını İmamazdan da Üstülüm görüyorlar Örnek Lüyo ki bizim hocalarımız İmamazdan da Üstülüm Anan Onların hocalarının Verdi Fetva geçerli İmamazamın Kedi Yani onlar İmamazamdan Daha üstün Bunu söyleyene dedim O zaman sizin hangi herhangi Bir hocanızı söyleyene Bana dedim Hazreti Peygamber Sallullahlı ve Selamazretlının Kavri’nin başına gitsin Üstneti İmamazamı Üstneti var Hadiistiler Toplada Fetva verdi Bütün adisleri Kitabında Toplamış İmamazan İmamışafinin Müstnedi vardır İmamı hambelin Üstneti vardır Üstnet dedim Onlar İmamazan İmamazan Üstneti Hazreti Peygamber Sallullahlı ve Selamazretlının Kavri’nin Başına gitsin Yanın da Üstcuzlar Üstnedi Hormazan Kavri’nin Kavri’nin Kadı Yarnı Yarnı ầy İçten koyuyormuş.
Mesnevi Okuması Hakkında
Talibeler tu duyuyor da herkes duyuyor o sesi. Edim sizin hocanız böyle mi kaldı? Biraz edep lazım dedim. Biraz edep lazım. Yani bir kimse benim hocam imamaz zamda üstündür. Demek için edep lazım. Ve abbenim şeyhim, gaylığına zetlerine üstündür. Demek için yapmayın bu kadar küslü alık. Edep lazım ya biraz ama yok. Bunlar hani o sahtekar insanlar bu işin dünyasını bizetmeye çalışan kimseler. Öyle keramet anlatırlar ki sanki peygamber mujizesinden yukardayım.
Allah muhafaza elesin. Hatta o geçmiş velileri, o geçmiş büyük imamları. Geçmiş büyük velileri kusurlu görüldü. Daha ileri solanlar var. Daha ileri sigara. Bunun normalde bizim hacı oktayla beraber şahidiz. Adam peygamber sallullar vesellimi kusurlu görüyor bizim önümüzde. Kendisini daha üstündür. Yani normalde şimdi bu kabul edilebilir bir şey değil ama ve la kim bugün var mı var? Yani hadisleri inkar edenler peygamber sallullar vesellama dittemden kendilerini üstündür yola.
Ki kendi sözlerini söylüyorlar. Allah muhafaza elesin. O yüzden nefis gözüyle bakam bir kimse. Heva ve hevesini uyyan bir kimse. Haşa kendisini Allah’tan bileüstündür. Görür nefisi insan o noktaya bile getirdik. Peygamber’den üstündür. Hatta intisap etti şey hinden bile kendisini üstündür. Kıyaslar kendince ben ondan üstünümden. Yani şeytan böyle sinin insanın vesvese verir. Sonuçta kendisi ademden üstün olduğunu gitti aitli. Bir kimse bir kimse de bir müslümandan kendini üstün görüyorsa ondan şeytan elik vardır.
Çibir şeytanın ahlakıdır. Şeytanın ahlakıdır. Zerrecek, ki bir olan o yüzden asla kenditime giremez dedi. Çibir şeytanın işidir çünkü. Ve siz o çibirin kabul ederseniz. Çibirin kabul ederseniz. O şeytanın isifatı kabul etmiş olursunuz. O çibre karşı susarsanız susarsanız değisi şeytan olursunuz. Çibirlenene ki birlenin. Çibirlenene nasihat et. Sen burada çibir gösterdinde hala da ki birleniyorsa ona da ki birlen. Hala da ki birleniyorsa o kimse evet şeytan ona galip gelmiş.
Nasıl yattandan namıyor? Çibirlenmekten dandamıyor. Ve son sen onu toller etmeye çalışırsan kabul edersen, sen onun o şeytanı hali ne kabul etmiş olur. Çünkü bu öyle bir şey ki nerede duracağı belli değil ki biryle mi? Tabirize hesane yılan çüçükkan kafasına eziyen derler ya evet çibir küçükken kafasına ezi. Kafasına ezimezsen çüçükken 15 yıl sonra senin normade bütün bedenini sarabilir o yılan. 5 yıl sonra 3 yıl sonra senin başının ne getireceğim belli değil.
O çibri baştan böyle onun eziyen. Allah muhafaza elisin? Çünkü o çibir herkese kusurlu gösterir sana. Şimdi adam derviş buradaki dervişleri kusurlu görüyor. Burada ki dervişleri orhâkir görüyor. Burada ki dervişleri kinci sınıfatandaş görüyor. Kendisi birinci sınıfatandaş. Buraya giremez o. Hocam siz dandar sağsam onu o seve petlerimize gelmesin. Yani birinin orada karka taşlar. Evet bizim o arkadaşlar. Ben davam bu. Sen biz dandar sağlam. Öyle demek istemedim.
Yana demek istedin. Yana demek istedin sen. Vardır böyle çevre ilçeler de davadır. Bayanların içerisinde davadır. Erkeklerde davadır. Bunlarına ben çok şahit olmuşum. Sen çok iyi için o zaman arka da şarılıdeğil. Burada ki bir dervişten kendini üstün görüyorsan kibirlesin. Kibirlesen asla cennete giremezsin. Asla cennete giremen kimlerdir? Lahnettik amelişler nardır. Şimdi insanlar suvfilere tepeden bakıyorlar mı? Bakıyorlar. Müslümanlara tepeden bakıyorlar mı?
Bakıyorlar. Üstatlara dervişlere onlara bunlara Müslümanlara tepeden bakıyorlar mı? Bakıyorlar. İlahi yat kısma, diyanet kısma suvfilere tepeden bakıyorlar mı? Bakıyorlar. Çibirlerinden dolayı bakıyorlar. Hiçbirisinde cennete giremez. O kibir on da olduğu müddetçe giremez. Çünkü ne de onlar çünkü herkesi kusurlu görürlü. Vardır anne vardır mesela bütün herkes kusurludur, anne kusurlu değildir. Baba vardır herkes kusurlu, durokendisi kusurlu değildir. Kusurunu kabul etmeyen, hatasını kabul etmeyen, ki bir vardır on da.
O kibirli kimse de Allah’ın sevmediği lanet ettikimseler. Ya öyle bir şey yok. Kendini karıncadan bile üstün görmede o da mahli oka sende mahli okasın. Helesen dok gibir varken sen karıncadan daha aşağısın. Ve kibirler ki birilerden mahnivi bir necazet kokusu vardır. Kibirlilerde. Bunun kokalıyorsa anlarsın. Bunun kokalması lazım. Bunun senin neden kokalmaz? Bilir misin? Neden kokalmaz? Senin bunun kokalmaz. Çünkü mahnivi değil. Manivi olmuş olsa de kokalacaktı.
Allah muhafaza elesin. Bir devam ediyor. Halbuki onun iç yüzünden gezidarlanır. Yani o kimsenin dışı süslü, cüp besüslü, sarılığa süslü, nebilem, kölimeleri süslü, davranışları süslü, o ay bay bay bay ne, ahenk var ne, ahenk var. Yollar da karşılıyorlar onları. Etrafında koşuşturuyorlar. Onun içinden kendi sarılanı. Kendin su tanrının içinden. İçi çıfı çarşı süslü çünkü. Onun içi bozuk. Onun içi yazıktan daha bozuk. Onun için yazıktan daha bozuk. Yazeti çoğuma saha azet üyüseyin’in hüseyin’e karşı, radelullah, anazetlerine karşı düşmanlığını açıkça bayağını ettim.
Onu olan düşmanlığını açıkça bayağını ettim. Ama bu sahte insanlar bu dışı süslü, içi bozuk insanlar el tehlikeli insanlar. Çünkü onun dosunu düşman mı olduğunu bilmiyorsun. Sana dosunu işte bir görünüyor. Sana Müslümanmış gibi görünüyor. Sana müminmiş gibi görünüyor ama içi yaziddendaha kötü. Allah muhafaza elese. O yüzden hadi şerif müslümde içinde zerre kadar kibir olan kimse cennete giremez. İç yüzü böyle kibirle gösterişse şatatla şatafatla dolu. İçahirin dışı ayrı insanlar.
İki yüzüdeyi çok yüzü insanlar. Bunlar asla ümmet mühammede aldattıkları için onlar cennet yüzü görmeyecekler. Ölçü kur annesi ünlet. Ölçü sünneti seni yiyo ümak. Ölçü kur anını akıamını o ümak. Ölçü bu başka bir ölçüyok. O yüzden bir kimsenin ağzının laf yapması, dışının süslü de olması seni aldatmasın. Anlatlı şey kur an sünneti ise davet etti yer Allah ve Resulü ise sıkıntı yok ama yok seni Allah ve Resulüne davet etmiyorsa. Anlatlı tebliği kuram ve sünnet değil ise o zaman sıkıntı büyük.
Ve Allah bizi affesin gerçek su filer. Olgunlaşmış insanlar etraflarındaki insanlar da kusur aramazlar. Etrafındaki insanlar da kusur arayan. Onların kusurlarından dolayı onları ikinci sınıf üçüncü sınıf vatandaş gibi tutan kimseler ki birleyin sınardır. O kibirli insanlar da asla cennet yüzü görmez. Bunun dervi ş kardeşlere özellikle üstüne basa basa söylüyorum. Yanı başınızda zikrullah yapan kimsesizden üstündür. Kendini ondan üstün görme. Kendini ondan kıymetli görme.
Kendini ondan fazla görme. İster zakir ol İster nakib ol İster nügabı ol İster sen şehr ol İster sen mürşid ol İster sen zamanın kutlu ol. O yanı başındaki kimseden kendini üstün görme. Yanım başındaki kimse de kendini üstün görüyorsan ayrı canıklık istiyorsan ve ayrı canık bekliyorsan sen de kebir var. Suvilerin hiç sevmediği şeydir. Allah’ta çünkü hiç sevmez. O yüzden Suvilerin içinde kalbinde asla kibir olmaması gerekiyor. Birinin zenginlinden dolayı temanla ederseniz dininizi yarısını kaybederseniz.
Birinin makamından dolayı ona temanla ederseniz dininizi yarısını kaybederseniz. O yüzden bütün dergahlara cemaatlere sözüm insanları ayırmayın. Birinci sınıf vatandaş ikinci sınıf vatandaş olarak ayırmayın. Allah katında üstün olan takvaca üstün olandır. Allah katında zenginler üstün değildir. Allah katında bir okra da sahibi olanlar üstün değildir. Allahsizin mesdeğinizi bakmaz. Allah sizin ne iş yaptığınızla bakmaz. Allah sizin takvanızla bakar. Allah sizin evinizin şüsüne bakmaz.
İşte dergahınızın şüsüne bakmaz. Mesitlerinizin şüsüne bakmaz. Allah sizin kalbinizla bakar. O yüzden er kalb de bir kimsenin ki bir var ise ve onu terbiye etmiyorsa o yılanın başını ezmiyorsa, onu da büyük bir sıkıntı vardır. O ki bir onu hela kâgı tırır. Erkek ki bir elini yoksa kadınla karşı kadın ki bir elini yoksa koca sına karşı. Anne baba çocuğuna ki bir elini yoksa çocuk annesine baba sına ki bir elini yoksa. Derviş dervişe ki bir elini yoksa zakin dervişe ki bir elini yoksa.
Çavuş dervişe ki bir elini yoksa zakineki bir elini yoksa ve altta derviş üstada ki bir elini yoksa ve azakil üstada ki bir elini yoksa. Üst ad zakinlerini dervişlere ki bir elini yoksa hasta cehennet yüzygörmez. Hazreti Pirin sözü muhteşem toprağın altında üstada bir çırak da bir. O yüzden devri velette üstat en son selamlaştır kimse en son tenur regeyen derviştir. En çömezdir. Delri veledin hakikatinde son elbisegiyen yani son tenur’a giyen derviştir.
Üst adın kaçasına. Üst ad şunu der verdiği mesaj şudur. Senin ne benim aramda bir probiye makam fark yok. Senin ne benim aramda herhangi bir merthe bir problem yok. Ben seninle eş değer deyin der. Gerçek mevlevilik budur. Suvilik budur. Sen ben zakinin ben çavuşum. Ben ne hakibin? Ben mukabayin. Ben milletvekiliyim. Ben müdürüm. Ben belediye başkanım. Ben amirim. Ben memurum. Ben şu yum. Ben bu yum deyip de kendini ayırı, canıklı görüyorsan vallahi de. Allah’ı de bir la hide, din laide şeytanlaşmış insansın sen.
Şeytan için şeytan seni çöpe çevre sarmış. Çibir yılanı senin kalbini oturmuş. Şimdi eşler arasında problem çıkar. Eşler arasında kıpı problem kibirli alakalıdır. Adam eşinden karısından kendini üstün görü. Kadın kocasından kendini üstün görü. Çibirliyle kapa. Anne baba çocuğakebirliyle kapa. O, o anne baba ne mülteren ne büyük insandır. Neler yapmıştır? O yüzden kebirlemle konun hakkıdır. Otur oturduğun yere şeytan einsam. Allah muhafaza elhezi. O yüzden etrafında kusur arayı kusurlu bulup.
O ne tepeden bakan kimse çibirlidır. Şimdi çevefendi ve bir kaç kişi yemek yiyoruz. Bu savanın san karıştırmayı seversin, severim efendim. Hadi karıştır. Ben şimdi böyle bir tepsi var. Milleniz çorba ask aldı içinde. Ben ne varsa atıyor mi içine sofra da? Böyle tepsi var. İçine atıyor mu ne varsa? Sana tevvarınca kadar attım. Tatlıyı varınca kadar attım. Bir kaç kişi kenara çekildi. O ne yemeyecekler? O, karıştırdım ben şevefendi de karıştırdı. O musluafendi senin karışımın çok güzel oluyor dedi.
Şimdi bir iki üç ayrıldılar şimdi kaçıklıyorsuz. Şevefendi ve gerçek tabi olan odura. Hepsi dermiş. Birine dönün ne oldu? Ağa içini mi kalktadı diye yemeyeceğim efendim. Sen ne oldu? Sen de mi yemeyeceğim dedi? Efendim ne bilem dedi? Ben şehe’nin yediğinin nerede yemeyeceğim dedi? Ki bir lülereki işte başka bir şey değil. Ki bir lülereki şeyin taşıya. Bu yemeyeyi yemediler, taşıya delarda. Anadığında. Ağa meydanın kalkması geçti mi dedi? İşte ben de bir şeyden de böyle defılan.
Çibirlik, senleri yemeye beğenmiyorsun. Şevefendi yapıştırdı. Ayrı ayrı yiyosunuz, meydeniz de birleşmiyor mu dedi? Karışmıyor mu dedi? Hani ayrı ayrı yiyomuy dedi, karışma durma. Sen şeyin’in yediğini yiyeceğim. İçtiğini işcan. Çibirlilik etmeyeceğim. Ben de mezik etmeyeceğim. Sana yedimiş. Ve akenli şu yahu adı buyurun diyor. Buyuracağın sen de yiyeceğim. Senin şeyhinin sohbet etti. Ondanla muhabbet etti. Derviçleri. Sen beğenmeyeceğim. Şeyh’in ona değer vermiş.
Derse vermiş ona. Kıymet vermiş. Derse vermiş ona. Her derse olan derviç kıymet dedir. Sen şeyh’in kıymet verdi. Derse de kimse beğenmeyeceğim. Durma burada. Kıymet Allah’ımvazayla esen. Bu kimseler. Yani bu böyle ehil olmayan insan. Onlar anlatmaya devam ediyor. Gök yüzüğünün ekmeğinden sofrasından nağıt sipsizdir. Hak önüne bir kemik bilatmamıştır. Bu kimseler. Gök yüzüğünün sofrasından ekmeğinden nağıt sipsiz. Yani burada ki ekmekten kasıtne maane bir rızık.
Hazreti bir burada. Gök yüzüğün ekmeğinden sofrasından nağıt sipsizdir. Değince Gök yüzüğünün ekmeğinde olur maane bir rızık olur. Gök yüzüğünün sofrasının olur. Cenâb-ı Hak’ın haskullarına isane ettikleridir. Hani su filerde bir tabir vardır. Allah’ın sofrasında oturmak. Sufi tabiridir bu. Ve ah Peygamber, sallullahi vesellemin sofrasında oturmak. Sufi tabiridir bunlar. Ve ahazreti pirin hangi pirafendiysi sofrasında oturmak. Bunlar normalde sufi tabiridir.
Ve ah üstadın sofrasında oturmak. Bunlar maane bir durumunlar. Maane bir sofra der bunlar. O yüzden Gök yüzüğünün sofrasında eynce maane bir sofra. Sen durumuna göre üstadın sofrasına moturdun. Durumuna göre sen pirafendiysi, ve hatta sahabelerin ve hatta geçmiş Peygamberlerin ve azreti Peygamberin sofrasına moturdun. Maane bir olarak. Gök yüzüğünün sofrası budur başka bir şey değildir. Bu normalde sufiilerin yaşayacağı bir şeydir. Şimdi herkes İsa’yla selamın havarlarını sofra imbini zanneder.
Saadeconlara sofra indizan eder. Dey, sen sevirin suluktan bir sufiye de maane bir sofra iner. Sevirin suluktan sen bir müttet üstadın sofrasında nimetlenersin. Üstadın sofrasında sınır. Senin sevirin sulukundan devam ederken bir bakarsın ki üstad. Normalde pirafendiysi sofrasında oturmak. Sen de o sevirin sulukundan devam ediyorsa pirafendiysi sofrasında oturursun. Bunlar kitapta yazanlar değildir. Bunlar sevirin sulukalleridir. Sen bakarsın sen üstadına tabisin.
Bir bakmışın sen pirafendiysi de beraber onun sofrasında oturmuşun. Üstadın orada. Sevirin sulukundan devam ediyor. Pirafendiysi sora sahabeler sofraya oturursun. Ondan sonra geçmiş Peygamberler oturur. Hatta bir Peygamber senin eğitimin aldığıysa sen kurumayla doğru gidiyorsun. Eğer bundan sana bilgolara kazın. Eğer sizi ihsa ile selamın sofrasını oturuyorsunuz. Evet, sizin yolunu çok açık. Son sofra Hz. Muhammed Mustafa’nın salırlarle ve selamın. Gökten sofra gökyüzünün sofrası budur.
Bunun manevi halitecelliyâtı da budur. Eğer okum ise bu sofretten çalar bize ne sofralar kuruldu derse yalancılır. Bu için bir milyolar ya bunu. Bilmeynce bir başka yerde biz ne sofralar doturur. Otur oturduğunu yara. Yalan söyleme. Gökyüzü sofrası budur ve gökyüzünün normalde. Bu sofralar alın sofrası herkes açık mı? Herkes açık ama senin bir üst adım var ise senin yolum kolay. Bu iştadın yoksa çok zor. Çok zor o yolunu yoradan bunu bilmiyorsun çünkü. Allah muhafaza ellesin.
O yüzden normalde haa. Ağet kermem var. Allah diledini hidayet erdiri. Dilediğinde sapur gibi içinde bırakırdı. O kimse sapur kıyoya doğru yol gidecek. Bu ne yapıp kıyonun içerisinde bırakır. Dilediğinde hidayet erdiri. O ne daha hayır dilersen onun da dinde ince düşünden ince fikirli, ince yaşandı, ince ahlak sahibi darona. İyilikler Rabbinizdan der. O yüzden iyili de başkıyardan görme. Yani normalde gökten inan sofra dendinde sofra bu. Ama o kimse de böyle bir şey olmadık, halde kendisini öyle olduğunu satar.
Allah muhafaza ellesin. Hak önüne bir kemik bile atmamıştır. O yüzden o kimse aslında aç açıktır. Manevolarak. Manevolarak elinde bir şey yoktur. O yüzden normalde Allah aslında sevmez. Allah’ın zikrüne gelmez. O kimse de normalde boş bir insandır. İlimir, fan bilmez. Edep adap bilmez. Zikr bilmez. Nerede ne konuşacağını bilmez. Ama kendine kendisini farklı bir aynada tutar. Fakti bir yerde tutar. Allah muhafaza ellesin. Onun dışı gösterişlidir. Şimdi insanlar gösterişsin insanlar çok seviyor.
Tare boyunca böyle olmuş ama. Yani üstadın arabası böyle giriş yapacak. Etramında girmin tanesi koruma koşacak yanında. Tabii arabolar pervana dönecek. Etramında insanlar pervana dönecek. Kulaklıklar falan böyle telsizler. Gözümle gördüğümüz ölüyor. Tediğim ayırdır. Mosat dedi, üstadah her an. Ne o operasyen yapabilir ki? Kast yapabilir. Adedimladan o Mosat. Bana o operasyen yapacaksa değil. Gömülsün ya. Ama bu algı lazım insanlara. Gükbesi sırmalı olacak. Sırmalı olacak.
Asasıözel olacak böyle. Birisi de öyle demiş benden için. Sünnette eksikli var. Asası yok demiş. Bana söyleyene asav vardı. Adam da kullanacak. Biraz daha yaşlanırsam dedim. Denge mükayvide arsam. Asa kullanırım. O zaman dedim yani ben sedef kalkmalı falan istemem. Onu öyle dedim şimdi öyle baktı. Pırlandı takaplamalı olmalı dedim. Bazılarının asası dedim. Pırlandı takaplamalı. Eymiş dedim. Böyle baktı. Dedim asa alılar normal asak kullanmıyor ki dedim. Asa aların.
Bakın asa alarına. Hangi peygamber kullanırdı o suçlu asa aları. Kim sonu bakmıyor? Bakın karşıladığım bir tane asa var bak orada bak. Var ya orada bak. Peygamberlerin kullandıkları asa bir çeşap ve şikarı yıllar kadar kasa yıllar. Çeşim bir şey yok bak işte. Peygamberlerin kullanmasıyla musa alesel ama diyorlar ya. Yani tena bak diyor ki musaya hadisikutse yağ musa elindeki nedir diyor. Şimdi hiç olmasa bir şeyin bir âlimin bu hadisi kutsiden haberi olması gerekir ki vardır.
Meşhur dur bu hadisikutse. Musa aleselam der ki çünkü hadisikitaplarında da geçer bu. Musa aleselam der ki yarabbi ben bununla bir yırtıcı hayvanlara karşı kendimi ve koyunlarımı korurum. Bununla hayvanlarımı yaprak hayvanlar çok anlık yapıyor ya. Bununla hayvanlara yaprak dükdürüm. Aşağı yaprak silkeliyor. Bu ne yaslanırım. Bu ne dayanırım. Ne bürpeygamberler diyor ya musa alesir. Ya musa nedenle fuzatın? Cenâb-ı Hak sen adıyor. Elindeki nedir nedir? Elindeki nedir?
O da diyor ki sevgili ile bir kelime daha bir kelam daha fazla etmek istedim. Beni neden horror görüyorsunuz dedim. Ben bu kısa yanlatınca bizim kuyucunun babasaklamaya geliyor. Bu parantesi içerisinde anlatma. Şimdi kuyucunun babası koregağız. Adam asker aslında bir de onlar koregağızımı aşağıya alıyorlar. Bir de askerinin bütün hastanelleri postaneler her şeyi onlara serbest. Adam gitmiş savaşmış. Bu böyle hastaya işte bunun normalde, bir gün böyle nefes tarlılığı filan var.
Onun sona bunun kaldırmışlar askeri hastane izin mi? Oradaki baş ekim al bay. Bunumu aynı etmiş. Sen iyi atıracağım hastaneye sen beni yatıramazsın demiş. Ben buranın baş ekimi ben yatırım demiş. Senin demiş, genel kurma en gelsin, genel beni yatıramaz demiş. Neden adam şaşırmış. Genge mü göstermiş. Ben bu unsuz yatmam çünkü demiş. Koca al bay karıştırmış kendini. Demiş nasıl ya basba edemiş? Ben unsuz yatmam demiş. Demiş onu da yatıracağım ya. Senin yatıracağım demiş.
Onu da yatıracağım buraya demiş. O zaman yatırım demiş. Ben tuylete gideceğim zaman benim pantolonumu çıkarırdım. Tuyletimi yaparım beni taharetlandırır demiş. Sonra benim pantolonumu giydirdim. Ben demiş gömlemiş, karcağımı zaman gömlemiş, ben yürüyeceğim zaman ona tutunurun demiş. Sen dellersem ona yaslanırım demiş. Bana bunun anlatıyor, yengem yenge değildedim. Bu unsan’ın asası gibi dedim. Ben de şimdi ona. Böyle araya girdim, böyle bir baktı bana. Sonra dedim.
Sonra demiş dur. Sen demiş dur. Ben yatıracağım buraya. Yüz başlıyor. Ne kadar onu da komutaka demiş. Doktor var. Selçim toplamış başına. Demiş gelin ya. Adam görün, gelin demiş. Diyor muyum? Bir daha anlat. Hanımı ilerler kalır. Dayımın tan böyle sevdiğim o abbet. Dayım, bayılır böyle şeyler. Dayından nasihat iste, sana bin bir kitaptan dansiyat versin. Erinden sonun kalkan garadan, elinden sonra ekilen darıdan, balvarmayan arıdan. Hayır gelme. Öyle bağırıyor. Ta üç maal ile aşardan dinliyor.
Zaten onun normalde kimse duymasın dediği, muhabbeti at sokak duyuyor. Bak, verim am bunu kimse duymasın diyor. Aç sokak dinledi diyor musun? Yüksek ses de konuşuyorlar. Bizim benim yüksek ses de belki de oradan geliyor. O iş babamda böyle başlayınca sahidirme. Bayınların yarısı duyuyor da. Şimdi toplamış bütün hepsini de diyormuş gibi bir daha anlat. Ah, da imun canına cancam. Başlıyor muş yengemanlatmaya. Ben ona yaslanırım. Ben ona değerlendarım. Benim pantolonumu çıkarırım.
Beni taharetlandırır. Beni şöyle yapar. Beni böyle yapar. Yalan değil ha. Şakamakadayım. Ben de imun pantolonunun düğmesini kendisini çözdüğünü görmedim. Çorap giyip çıkardığını görmedim. Gömleyinin düğmesini çözdüğü tekrar iliklediğini görmedim. Ben elinde bir tane bardak taşıyızını görmedim. Şimdi kadınlara bu sözüm başlarındaki kocalarınızın kıymetini bile. Değerlerin adamlara. Benim dedem eline banyoda sabın almadan öldü. Annemede dedim daha piyunuz, yıkıyoruz dedi.
Anlan’ın fersi olunca. Dedem ömrü boyunca ile sabın lifalmadı dedi. Anlan’ın felç olunca abar geldi. Ne arım an gelsin. Annen gidiyor koşa koşa. Ne yapıyor dedim ya? Ne yapıyorsun? Ede de giriyor banyenin sandalesi var ya da. Evet dedim. Otur ya dedi. Bikizlerlikle, sabınlıyor. Devliyorum dedi. Ondan sonra o dedi. Yani işte onunla dedi. Hani lütfediye o dedi. Böyle kızı yola. Hani işte onun lütfediye çıkarıyorsun. Eline tas bile almıyor dedi. Bildiğini su tası almıyor.
Bildiğini sabın eline almıyor. Bildiğiniz lehte, eline almıyor adam. Burada kınları diyorum. Sakın evde uygunama kalkmayın valla sokakta bulursunuz kendinizi. Böyle bir şey denemeyin. Allah muhafaza elisin. Eviniz başınız bozulmasın. Öyle gömneyi gal, illikle, film, veyatta işte. Adam ya dainda dail buna. Adam hiç haneleye. Geem yok kendisi. Çıkıyor banyadan banyadan çıkmış adam sanan okurulacağın. Ondan sonra felinansını giydirsen ne geyeceksin. Gömneyi giydirsen.
Gömneyi ilikleyeceğim. İşte onun geydirce ardından pantalığını giydirce. Onun da düğmelilerini ilikleyeceğim. Kemerini bağlayacağım. Yemin ediyorum valla hik gözümüne gördüğüm bu. Dayım Kemerini bile bağlamıyor. Sakın sizden adamlık yapacağım diye de böyle bir şey yapmayın. Allah muhafaza elisin. Kapatlık parantizi. Bu kadar yeter. Allah bizi affesin. O yüzden buradaki erkeklere söylüyor. Bekallara söylüyor. Sakın’a evlenecek olduğunuz kızda ben gömliğin düğmesini iliklemem.
Yok öyle çözmem. Sakın’a böyle şeyler söylemeyin. Allah muhafaza elisin. Ömür boyu bekarkalabilirsiniz. Sonra bu soveta bahane olmasına. Rabbim o hafaza elisin. İşte o kimselerin Cenâb-ı Hak önüne bir kemik bile atmamıştır. Kemik kim edir. Çok ofadarsınız, itler edir. Yanionlar iddende değerseydir. Cenâb-ı Hak onların ormağı de kemik dayı atmağız. Atmamıştır. Çünkü hayetiklerimi araf yetmişt dokuz. Onların katleri vardır fakat onunla anlamazlar. Anlamazlar idrak etmezler.
Gözlerin vardır fakat onunla görmezler. Kulakları vardır fakat onunla işitmezler. İşte onlar hayvan gibidir. Hatta daha da şaşkındırlar. Araf yetmişt dokuz. Bu toplumu ifsade de. İnsanları dünya ve insanları dünyalı koran olarak göreb. Hava ve hevesini ilah edinenler. Ve insanları saptıranlar. İnsanları bozgunculuyor uratanlar. İnsanların din yolunu saptıranlar. Ve insanları bu noktada helaka götürürlerine. Bu noktada ehil olmayan kimseler. Allah muhafaza elisin.
Bunlar araf yüz yetmişt dokuz da ki gibidirler. Bunlardan maneve at yoktur. Bunların kalkları kalk gözler açık değildir. Kalk kulakları açık değildir. Bunların kalbi akılları çalışmaz. Tavırca ise bunlar hayvandan daha aşağıdır. Şimdi bu bütün Müslümanlara müthalik bir şey söylemiyorum bunu. Ama insanlar üzerlerine alınabilirler mi? Alınabilirler. Neden benim kalbi aklım çalışmıyor? Neden benim kalk gözüm açık değil? Neden benim kalk kullanmak açık değil? Herkes kendini sorgulasın.
Allah muhafaza elisin. Oysa Allah katında hani bu böyle dünya perester, dünya çok ehemmet veriyorlar ya. Derviçlerden işte para istiyorlar, mal istiyorlar, arsay istiyorlar, ev istiyorlar, arabes diyorlar, hamam istiyorlar, milyon dolarları var da, milyon dolar olsun istiyorlar. Şatah-ı Şatafat-ı Çarısında yaşıyorlar, evleri lüks, arabaların lüks, sayatları lüks, lüks, lüks, lükse doymuyorlar ya. Bunlar normalde dünyaya gözünüdükmişler. Oysa Cenabı Peygamber Sallullahi ve Selamaz’dırları buyuruyor ki, Allah katında dünyaya bir sineyin kanadı kadar bile değerli olsaydı Allah katında dünyaya bir sineyin kanadı kadar bile değerli olsaydı kafir o ondan bir yudum su bile vermezdi.
Terimizde geçiyor. Yani Selin dünyamalı için dünyam makam için, dünyam evkes için, sendi dinini, istismar ettim. Ayetleri, eydim, bittim, er, dünya bu kadar kıymet olmuş olsaydı, ayetleri, evbukiyecek kadar kıymet olmuş olsaydı, Cenabı Hak kafileri büyüdum su bile vermezdiyor. Dünya kıymet siz olduğu için kafire müminemine affa mürtedir, dünyanın imetlerini Cenabı Haksunmuş. O yüzden dünyanın imeti okumsa da bol olabilir. Ama vakit değerli olan ilahi nasipdir, ilahi nimetdir, Rabbimizdeki odlara kavuşanlardan eğlesi.
Oysa, yani o kimseler bahsediyor. Oysa, sofrayı yaydım, hakkın vekiliğim, halife oluyum diye, bu ırıp durmaktadır. Ey aşağılık, safkışı, gelin, gelin de, ihsan keremimin sofrasından kimse mani olmak sizin yayın demek dedir. Yani, normal bir de okumsa şehlik satıyor, halif ilık satıyor. Ve diyor ki, ben işte halife’nin oluyum dedi. Hani ahdemin olu, ahdemin halife’yah, o da halife. Hani Cenâb-ı Hak melekler ededi ki, yarın üzerinde bir halife yar açam diye, o da diyor ki, ben halife’nin oluyum.
Gelin burada normadı, nimetler var. O yüzden o kimsel Allah’ın sofrasından, mani bir sofrasından kendisi aslında Mahrım olduğu halde, kendikendini halife seçmiş, kendikendini şeh yapmış. Bir sabah kapmış, ben şehim demiş. Ve atta iki üç kişi toplamış, sen şehol demişler. Öyle ya, içimizde şehli kapçak olan bir tek samlarsın, sen şehol olsun demişler. Ve atta bir makam sahibi bir kimse, kaldırmış terif onu, filancaye şehzleçindemiş, o da şehzleçimmişler, orada, seçimle gelmiş, şehli, ve atta işte bir ehil olmadı halde, bir kimse ona bir böyle bir paya çıkarmış kendikene, Allah muhafaza elese.
Aslında nefsin oyununa düşmüş, şeytanın oyununa düşmüş, hava vesine kurban gitmiş, o sevüsü lük çıkarmadı halde. O konuda manevi bir etkinde yetkini olmadı halde, kendikendisine şehlikel bir sesi, git ben şehim de hep çartılıyor. Allah muhafaza eleseyim. O isa Cenâb-ı Hak diyor ki, Allah hakharşı yalan, uydurandan daha zahalim kim olabilir. Bu ay tıkarımeler bunlar okumuyorlar mı bilmem. Entera sanmış ya. Ya ne okum sekendi kendine bir görev ad etmiş. Kardeş sen seri sulık çıkardım mı, bir şeyhin var mı senin?
Senin şeyhin senin şehlin iyiler nettim, ahir, elinde bir icaz et var mı, ahir, nereden şehli kapıyorsun sen, kim verdi sana bu şehli, ses yok, seda yok. Ama şehlikapıyor. Şimdi çeve fahadetikten sonra da kendikendini bizim eski dargata zahkililer turdü. Birisi demiş ki, çeve fende bana rüyada verdiz, zahkilini. Hasağlonda vermedin, rüyasında verdi. Adam kendi kendini zahkil edecek ya. Kendi kendini halife edecek, kendi kendini şey yapacak adam. Allah muhafaza elesin.
Ümmetim içinde de jallar ve yalancılar türeyecek. Bunlar size Allah’ın veresinin adislerinden söylememiş şeyler anlatacaklar. Sakının onlardan. Müslümüne geçiyor bu adisler. Demek yalancılar türecek. Ona bir kimse şehlik vermede, hali de ben şehimize. Çıkacak yalancı olacak. Onun oramanda bir kimse vazifelerindirmedi, hali de vazifeli ilan edecek kendini. Yalancılık yaptık. Dekçal, çıkçak yalancılık yaptık. Ümmetin önünde de şimdi yalancım ehtilar var yalancısı şehirler var.
Yalancısı şehirler var. Yalancısı şehirlerin içinde de neklar var. Bugün söylediğini yarın reddeden kimseler var. Bir de tarkasına toplamışıyor. Yalan söylüyor. İnsanları kandırıyor. Yalan ne kandırıyor? Adam kendini yasından atıyor. Kendini görmüş gibi başkasının da rüyazına anlatıyor. Yalan söylüyor. Var Allah’ın muhafaza elisin. Ve bak, hadislerinden söylenmemiş şeyler anlatacaklar. Yani ayette geçmeyen, hadiste geçmeyen, sanki hadismiş gibi anlatır şeyler olacak.
Kuru an ve sünnetten anlatmayacaksı da. Kuru an ve sünnetten uygun ölçülerden anlatmayacak. Ya böyle, absürt konular buca, absürt, sanki tasağ utan bahsediyor bir gibi, absürt meselesi olacak. Sizin benim onun bunun anlamı yacı meselesi konuşacak Allah’ın hafaza elisin. Bunlar çünkü toplumu saptırmak için, insanları saptırmak için uğraşıyorlar. Rabbim onlardan bizdir uzak eylesin. Ve ey aşağı olarak saft kişiler gelin. Yani o saft hemiz, dünyadan bir haber, dinin hakikatinden bir haber, kuram ve sünnetten bir haber ama kendince bir yollarıyor.
Saft yani, kendince gidecek bir kapar yok kendince. Allah muhafaza eylesin. Onlara diyor bu insanlar gelin ey saft kişiler. Gelin, gelin bana tavolun, gelin bana uyum. Düşün peşime. Düşün benim peşime düşün. Nereye gittiği önemli değil? Düşmeşine onun. Allah muhafaza eylesin. Ve bunlar normalde insanların önüne sahte sofralak olarakinsanların önüne yalan sözler söylerler ve insanların yalan nakandırılar. Algı ilakandırılılar. Ve normalde bile bile yaparlar bunu.
Çünkü bu insanlar saft hani susuz kalmış, bittim ise su görmemiş, o su çamurlu da olsa içer onu. Çamuruna bakmaz. Bu benim Allah beni affesin. Ben yola girdim de bütün herkes dermiş sufi, baktım ben öyle kendimce ama herkes iyi niyette usuz temiz diye içiyor onu. Hani bir cemaatı bir tarikatı giriyor. Mani ve atarıyor kendince bir yol arıyor kendine. Ama daha önce berrak su içmemiş. Saft su içmemiş. İçmeyince o kimse o işmiş olduğu suyu berrak zannediyor.
Gerçekten bakın. Samimi ihlaslı bir şekilde usudam içiyor. Onu ama saft ve berrak su olarak biliyor. Çünkü saft ve berrak bir su içmedi. Onu tatmadı. Onu bilmiyor çünkü. Bakın onu bilmiyor. Şimdi çeşmeden su içiyor. Belediğinin çeşmesinden. Onun için o çeşme berrak bir su. Temiz mi su? Ama dahadan ayı çeşmesinden su içmiş olsa o su ilam belediğinin arasında kusuyum farkının bilcek. Bak iki suyu arasında ki farkın bilcek. Ama o kimse belediğinin o normalde. Hani çirilip pastlığı böyle bataklık kokan suyunu içince o su onu temiz geliyor.
Şimdi bayenderin o vasında benim gejimde böyle ataracağım vasarları da o artacansluları böyle sanki içinde mazo ot varmış gibi benzin varmış gibi böyle. Böyle bizim oranın tabir ile yapacak yapacak olur. Daha bir bir kok olurdu. O suyu meclur içeride insanlar tarlada bahada bahçede. Neden temiz su yok? Ve altta uzakta iki kilometre üç kilometre öte de orada bir temiz suyu var. Bir tane sucu ayarlarlardı o iki üç kilometre dört kilometre yürür oradan su tes tesini de olduğunu getirir insanlara otemiyorsunuz.
Dağıdırdırdı. Onlar normalde çalışanların içerisinde onlara sucu denirdi. Şimdi o kimsen maanevi olarak bir yol duyuracak ya. Yol arıyor. Hiç o temiz bir su içmemiş. O zaman ne yapıyor? Bir sofraya oturmamış. İlk gördüğü sofrayaoturdu. İlk önüne gelen normalde sudan işte kendince o temiz su olarak görüyor. Adamı gördüm günlük günlük günlük kaç bintane ya Allah bününankayıştan işında bününankayıştanı bundan çekiyor. Bizim bayindirin daha köyünde bir tane şehr varmış abiremiz yok.
Rüyasını bandan natsenderi uğraşıyor. Mustafa Efendi. Bir an de zikrular yapıyor şimdi. Yon bu ne yetiştiremi yon diyor. Rüyah anlatacaktım sanırdı. Hiç şey hünan anlat dedim. Mubare ne zaman Rüyah’ın asam dersimi yükseltiyor benim dedi. Anonun bir Rüyah anlatıyor. Bincek yok seki bin tevvik çekiliyor. Dedim kaç bin ya Allah çekiyon dedim ben. İşte kızur bin ya Allah çekiyor. Birbirini okaçtan işonun çekiyor. Bir yetiştiremi yonsun samınları dedim. Nereden bilden dedim.
Anayımı olarak biliyor musunuz annet? Dedim değil ben intikafakirdim dedim. Günlük yetmiş bin tevvik bin kassa çıktığını biliyor. Yüz bin lafsayacağıların kassa at tuttuğunu biliyor musunuz? Samınları yetiştirim, yetiştiremi yon dedi. Buraya mu o yüzden sanan atıyor mu dedi? Gitsen bu bari anlatacağım dedim. Genem benim dedi. Hani zikrimi çoğatacak dedi. Allah’ını dinlini iman nasıl söyledi dedim. Sen de başka dervi işi var mı anındırdım. Hiç görmedim dedi. Ben gidiyorum buraya anlarına atıyor mu dedi.
Benim girdim hiç altı iki gidiyor mu dedi. Şimdi ona gideceğim gene dedi. Önceler yalnız anan atayım. Onan atmayacağım dedim. Dedim edebim bu gayeri sanan anlanacak. Ama adam onu şey kollara at biliyor. Sen ona onun böyle hani ehil olmadığını söyleyemezsin. Adam yüfür üçümüz kaçı onu şey et biliyor. Türkiye’de şeyhim de dolaşanlar var, gerçekten kendileri o kıyolar. Celvi o kıyolar kendilerine. Siz celvi iyi de bilmezsiniz. Özür dilerim. Her gün onlar bir talimde celvi o kırla.
Sen onu gören böyle de onun böyle kendince bir manevi bu kimseler onu muhabbet bezde. Ve selâ işte bir kadının kendilerin tembir kadının kendine celbetirmek istiyorsan. Kadının adını adını adını adını adını adını adını adını babasını adını. Birbiliyorsan oturu oku celviyeye onu. Bunlar için bilmediğini celerdi mi? Örümme in zaten. Ve hatta bir kadın adamın da elimkek kendisine celbetmek istiyorsan. Üstü celviye okur ona. Ben merkez biliyorsan adamın adını adını adını adını adını adını adını adını adını adı hasap.
Oturu bana celviye okur. İşlermemusda söz var. Kimseyeye can yapmasın. Ama celviye okur. Şimdi öyle şeyhim diyeler var. Günlük celviye okuyorlar. Mesela işte içinde kim halvak bir yerinde zengin, örnek diyorum murat. Murat’ın annesinin babasını adını o bildimi yetti. Murat’a başlayı okumaya celviye. Murat neyi var? Se götürüyorduk yöne. Öyle hayim bunlar. Şeytanın aklına gelmez ya. Bunların aklına gelir. Ve de o sen onun mani bir kimse olarak görürsün. Sen onu görmeden duramazsın.
Gitsen illa ki emret dersin ne istiyorsan söyle. Ne istiyorsan söyle. Diye yıkarsın ona neyin varsa. Mesela gel bir evi kadın bir adamı okudu değil mi? Yanda adam. O kadını görmeden yaşayamaz yavamaz. Gitsek onu görecek ordu sukum olur. Taba adam kadını okudu değilim ki kadın neredeyse döner gelir. Anamın döndürgele gibi. Taba gelir ambala okudu’nun adamın yüzüne bakar ordu oturur. Heye çama kak kakar yağt yatar git gider gel gelir. Neyin varsa getir getir. Yutmuş yapı.
Şimdi böyle hocalar var böyle şehirler var şimdi. Bunlar okuyor. Tabi onu okuması için işte karşı da kikim sezengin olacak. Ve hatta karşı da kikim senin böyle bir ondan faydalanacak. Adama cerk bir yok yok. Kızını bana verir misin diyor. Adamı artesini kızını getiriyor. Ne kahladıyor. Cerk bir yok yok ya ona. Ve adamın meşlir ya ben döndürgele deyonuna. Vallahi okurdu. Bize dokuyordu. Ben ne güzel izmirdi. İşim var mı? Kendin her etrafımda. Hayata on numara vende.
Abi bakıyorum bayindir değil. Bayindere gelince kafam basıyor. Ana gen o kadın mı ben dedim. Kız kız gülüyor. Ya neden okuyorsun diyorum benim işim ne güzel izmirdiğim. Allah razıolsun. Ne istiyorsanız öyle bana okumadıyor mu ya? Bir telefon aç gelirim. Neden böyle yapıyorsun diyorum ben? Gülüyor o işine gidiyor kadının. Bir de peyide diyor ya böyle hani okuduğunun geçtiğini görüyor. Anne mokusun yemin ediyorum. Üç gün değil yani. Üç gün sürmez ya. Hiç unutmuyor.
Bir tane uzaktan böyle bir akrabanın kızı vardı. Bir polis de konuştular görüştüler falan. Polis bir de bana taine çıktı. O kızcaz geldi, yalvarda anneme. Kaç gün yalvarda. Anne mokumam kızım diyor. Anne, normalde annemin kıritelleri var. Yalvarda yakardı iyi okuyor her endedir. Yemin ediyorum üçüncü gün adam vana bıraktı. Onun sonra önceden yıldırım nikâh vardı. Bir gün de yıldırım nikâh kıydı. Kızı aldı gitti annemededim peysi ya. Vallahi peyse dedim yani. Sen ne ne ulaşılmazdır?
Ne yapayım dedi? Çok yalvarda dedi. Bak o kadar duku onuştu. Bunlar dedi. Ne oldu ya? İki işi birleştiriler istedin. O kadın dedim ya o kız nasıl okumayla gelen adamın nasıl kabul ettirdim ya? Taba annem babama dokunuş. Bunlar ne güzel boşancı kıyardı. Tabi her kitarafta böyle zenginler, bir tarafta öför fülyü, erkez ve lau kaptarı falan tuttular. Biz babamla annedeye bakıyor. Karabela boğulur mu boğulmaz diyor. Karabela boğulur mu olur mu olur diyor. Bana sorduğun darkediyor.
Cican ne adayları ben en az sohaş kaçıyor. Mustafa nasıl ne yavrum? Diye mahaha. Babamı cebile zekler çünkü. Kimisi saçını tarı yapabama salıyor. Kimisi can temizliyor babam diyor. Bunda nasıl olmaz diyor. Seçici kuruluyor mu ya? Aa sen annem abime de ki benim kitaplarım getir. Her şey almış götürmüş kitapları kalmış anamın. Dündürü geldi onun için de. Sen abim Safın Karabim benim. Hala da diyor mu? Ne ama götürdün diyor mu ya? Ne güzel cican ne mi zolacak da diyor?
Babamın renkli, anında da işte. Araya değerli bir arkadaşı vardı. Onlar girdik. Böyle meralteeeze geldi. İsmala ve geldi lan. Karık hocam. Aa bir baktık. Annem geldi evde annem. Sonra da mı yanlın ben? Annem edelim okudun mu? Kötü mi yaptım evimi topladım dedi. Yıllardır o kitaplar nerede bilmiyordum. En son a işe edelim. Kızım baktık. Ablar nerede dedim? Bak, bugün gene dedim. Bir şey okursun yaparsın. Senin bu Safar bak dedim. Yani kim kurtaracak sened�im. Abi bende onlar dedi.
Gönler onları dedim. Başına işe açmasın dedim. Kafandedim değiştir. Gönler onları benden dedim. Gönler de ki tatlar bende. Ama ciddir, billeri bozulmuş. Tabi içinden başka şeyler de çıktı. Ben ne alakalı. Annem onların içine koymuş. Annem muhteşem kadın ya. Ve el hasıl kelam, neler koydun? Ben söylemeyeyim şimdi. Kitaplar geldi tabii. İçinde baktım o hani dualar var. Da kimseyi okumadım. Kimseyi de okumam o işlerle işimi yoktur. Allah beni affesin. Ama hastalıklara karşı.
Mesela öncesinden biliyor musun? Mesela hastalık veya işte cidniyet tuturmuş. Ve hatta işte evlenemiyor. İşi açılmamış, uvolmamış, bu olmamış. Hepsiyle alakalı var onlar. Allah muhafaza elisin. O yüzden bu tip insanlar bunları da yapar. Bunları neden söylüyorum. Yani o kim o dervistler ne diyor ki? Bu sahip bir insan. Halbuki gelmiyor ki. Kendine okuyor. Gel bir yey. Mesela kendine okuyunca herkes ona muhafbet bestiyor. Herkes onu seviyor. Arasından değilim ki, sailehı okudu değil mi?
Saileh yandı. Saileh onu görmeden hiçbir şey yapamıyor. İllaki gidecek görecek onu. Ve onun ne dediğini mutamat yerine getiriyor. O geldi bir okumuş. Allah muhafaza elisin. Gelin de ihsan kereimin sofrasından kimse maane olmak sizin yiyin demektedir. Yani o kimse kendisini sofrayı kendisini görüyor. Allah’ın görmüyor. O diyor ki gelin benim soframdan yiyin. O diyecek Allah’ın sofrasına davet etmesi gerekir. O normalde kendisi sofrası varmış gibi. O maanevi sofra kendisini mi hiçbir davet ediyor?
Ve insanları kendisini davet ediyor. Kendisine Allah veresinne değil? Rabbim muhafaza elisin inşallah. Burada bir rakayım inşallah. Onlar da onun başına toplanırlar. Nime peyisan istediği çayalancı şey yarınlar. Fakat bir türlü o yarın gelip çatmaz. Burdan devam edeceğiz, ölümüzde krafta. Hakkınızı helal edin. Bizden yanada helal olsun inşallah. Bazen buraya geç çıkıyorum. Hani böyle işte yaşdırlık ihtiyarlık artık. Onlar olsun. Bazen kafa göz daha oluyor bizim.
Kafa göz daha olunca işte bir kahve içenim. Bir çay içenim. Kafa göz yerine gelsin diye. Bilaz böyle işte kendimizce bir defesleniyoruz. O yüzden bu nefeslenince buraya geçip ağzını çıkıyoruz. Hoş bunun içinde önceden söyledim. Bundan sonra artık benim saatim de kickarım. Kur’alım kaydın. Öyle mutat kıktan çıktı. Bunu böyle hani kendime acındırmak için söylemiyorum. O yüzden böyle saatler de kickalar uymaz. Günler uymaz. Şimdi de hakkınızı helal edin. Allah razı olsun.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin 04.10.2025 tarihli sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf sayfasını ziyaret edebilirsiniz.