Mesnevi Okuması konusu hakkında Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli açıklamalarını içeren bu sohbette, derin manevi bilgiler paylaşılmaktadır.
Bismillahirrahmanirrahim. Kendisine mürşi tavaya. Kendisine böyle önder arayana. Ama siyasetç olsun ama şeyh olsun ama ahlim olsun. Ama bir cemaatin başındaki o hoc olsun. Bu normalde bu tıpk şeyler ilak şuna dencek noktada değil. Bunu komple toplumun önüne geçmiş. Ve bir cemaatin önüne geçmiş. Bir tarikatın önüne geçmiş. Önüne geçmiş kimselerle alakalı. Yani o kimse o şeyh ve o ahlimi ve atocam cemaat öndere. İşte bunun her yerde ismi farklıdır ya hocadır, abitır, üstattır, siyasil, liderdir, başkandır.
O nene derseniz değil. Onu can sınır. Cesetçikaramam. Ama den can sınır ama Cesetçiyane. Onu deri bir şey zannede. Cesetçediği ölü çıktı. Ama kendi yeni yetiyüzünden öyle bir makam ayrışır. Hali tıpkı gecek ortasında kıble arayana benza. Kıble bulaması bile ne mızıcağı izdir. Yani o kimse o tarib, Allah’a, hönelmede, niyeti, sağlıhtır. İyini ettiler ve o kimse ihlasla o toplulu ve o şahsa, intisabeder, bağlanır. Yani o mesela bir siyasil, liderdir. Onun ülkeyi kurtaracağına inanır.
Mesnevi Okuması Hakkında
Onun hatta biraz muhafaza kar kesimse, onun üzerinden İslam’i bir sisteminin geleceğini inanır. Var yaşımda mesela işte birçok dayişti, el kayde, düşüydü, bu iddüt çıkıyor. Millet toplamıyor orada, İslam’i devlet kuracağız diyorlar. Sonra bombalanıyorlar, komple topluyor ki yok oluyorlar. Bunun gibi hatta, onu kuranlar bir bakıyorsun. Mosat hacdanı çıkıyor, bir bakıyorsun. Siyaya açanı çıkıyor. Bir bakıyorsun, Amerik adı yok ki onu biz yetiştirdik. Ya öyle dedi.
Onu biz yetiştirdik dedi. Şimdi anlakalı şu anda suğruyede devlet başkanı yapanlarla alakalı. Onlar da ne için uğraşır çalışıyorlar da, İslam için çalışıyorlar da, ama siyaya açıkları da, onu biz yetiştirdik dedi. İşte o kimse samimiyetle o kimseye intisabeder. Bu hocadır, bu alimdir, bu şeydir. Bu siyasil, liderdir, öndertdir. Bu nebilem bir teşkilatın başındaki bir kimsedir. Ona intisabedenlar, ona bağlananlar, kendilerin cezilerler ki, hani biz buradan muradımızı alacağız.
Ve ihlasla samimiyetle ona bağlanarlar. Burada ki ihlas ve samimiyet. Ya bağlanan kimse dearanılan özellik. Ihlas ve samimiyet. Zaten ihlaslı ve samimiyy olan insanları aldatırlar. İsismar ederler. Bir kimsenin kafasında fitneficir varsa, tiltiller dolaşıyorsa, sorguluyorsa, onun bağlanması çok zor dur. Ama öbür türlü, o kimsek kendince bir yol arıyor. Kendince bir şey arıyor. Ama muhakkabı şeyhinsa etmesi lazım. Muhakkabı, camata girip kurtuluşar mes lazım.
Ve attım muhakkabı şu, ağa partisinin peçinde gidip veya beye partisinin peşinde gidip, hem İslam’i bir dirli şey olmasılalım. Hem de memlekettin kurtulması lazım. Ama öyle değil işte burada, haze tepir uyarıyor. Bu yolcuları uyarıyor. Diyor ki, hani yanlış kapıya gitme, ömrünüziyan etmediyor. Mesela bir de geçiyor bu. Yalnız kapıya gitme, ömrünüziyan etme. Yalnız kapıya gidersen ömrünüziyan olacak. Hep böyle o kendince doğruyor doğdunuz anneçek. Ama onu doğruyor anlatmayacaklar ona.
Ve at doğru onunla kurtuluşa erilceğini düşüncek. Ama onunla kurtuluşa erilmeyecek. Mesela hadisler de, Allah Resulü sananlar ve Selamazetleri kıyametten önce yalancı mehtilarçıkça. Yalancı de, yalancı çıca, örnekliyorum bunu. Yalancı ayır zaman, ağlimleri çıca. Yalancı ayır zaman, ağlimleri çıca. Yalancı ayır zaman, siyasetçileri çıca. Bunlar hadis de sabit. Bunlar halkı, bunlar halkı cehenneme sürükmeyecekler. Peşine takılan, insanları cehenneme sürükmeyecekler.
Ama peşine takılanlar kendilerine, doğru yolda gittiklerine inanıyorlar. Mesela adam ne diyor? Şeyh’i ve Fadetmiş, onun himmeti, hizmeti, onun her şey devam ediyor. E, biz zahakirlerle bu yola devam edeceğiz. Allah Allah. Bir yönecek şeye fenden eden zahakirlerle devam ettirmedi de insabedin bana dedi. Ondan önceki neden demedi. Ondan önceki neden demedi. Ama o zahakir etrafında insanlar kaybolmasın diye bakıyor. Ve o da aynı şey çıkıyor. Biz işte bir lider ölmüş zamanında liderlik yapmış.
Biz hala da onun peşinde izliyor. Ya zaman değişmiş, her şey değişmiş. İnsanlık değişmiş, teknoloji değişmiş, bilgi değişmiş. Her şey değişmiş. O diyor ki biz onun peşinde iz. Geçen bir.. Hadis kitabından bir şey gördüm. İlk defa gördüm onu. Tabarhanede, evli mesudum sözü. Hani insanlar ağaliimlerinkitaplarını okuyorlarmış. Demiş gibi ağaliimlerin kitaplarını okumayın. Siz kurana bakın demiş. Hani bakın, evli mesut diyor bunu. Kendiz zamanında söylüyor. Çünkü o ağaliinderin din hakkında görüşleri eskidi.
Sen kurana bak, kurana, kurana her anak her çağ.. Hita beden kitab. Sünnet seni, her anak, her çağ hitabeden hadisler. O zaman sen yeni yan bak, yeni le kendini. Öyle olunca şimdi insanlar kendilerini yanılamaktan uzak. Dindarlarda kendilerini yanılamaktan uzak. Suğüfilarda, ehli tarikatta, cemaatlarda kendilerini yanılamaktan uzak. Müslümanlar da kendilerini yanılamaktan uzaklar. Böyle olunca köhnemiş bir din düşüncesi. Köhnemiş bir siyaset köhnemiş bir devlet köhnemiş bir bukuk köhnemiş bir ekonomis sisteme.
İstanbul dünyasının en büyükhandikablarından bunlar en büyükhandikabları. Sistemler köhnelemiş köhneleleşmiş sistemler. Siyasetçiler köhnelemiş devlet sistemleri ekonomi aile, sosyal hayat. Onlar köhnelemiş bir ilerleyiş yok, bir değişim yok. Dindarlarda bunun içinde. Bakın din darlarda bunun içinde. Dindarlarda kendilerini yeni leyemi ola. Bakın geçmiş ümmetlerde bu hata yaptılar. Bu unseviller bu hata yaptılar. Kendilerini yeni leyemediler. İyi seviller kendilerini yeni leyemediler.
Ve iyi seviller ve abun seviller kendilerine eski ağaliplerin kurmuş olduğu oterette de kaldılar. O otereteleri yıkamadılar. Hahamlık oteritesini yıkamadılar. Papazlık oteritesini yıkamadılar. Yıkamadılar bu oteriteleri. Tariqatlar şehlik oteritesini yıkamadılar. Tariqatlar da bunu yıkamadı. Cemaatlar hocalık. Mollalık oteritesini yıkamadı. Bu oteriteler kendilerini kuram ve sünnetten besleyemediler. Bizim şehimizin şehinin şehihi böyle yapardı dediler. Bizim ağaliplerimiz böyle yapardı dediler.
Bizim önceki genel başkanımız böyle yapardı dediler. Bizim bir devlet geleneğimiz oradetler. O smanlının da yıkılır sebeplerinden birisi bu. Bütün devletlerini yıkılır sebeplerinden birileri budur. İşletmelerin yıkılır sebepleri budur. Ailelerin yıkılır sebepleri budur. Bir bakmışına aile devamlı. Aile kendisini yeniliyemiyor. Yenilemen noktasında anne baba bu işin ölçüsünü olması gerekirken genilenmeye karşı olan anne babalıyor. Ve ota bir şirkette yenilenmeye kendisini yenilemen patron oluyor.
Bir iş yerinde patron kendisini yenilemiyor. Bu sefer iş yeri batıyor. Bütün bu normade Allah muhafaza ile sen. Aile de baba ailede anne kendisini yenilemiyor. Ve arkasından gelenlerin görüş ve düşüncelerini kalahumuyor. Biz babadan böyle gördük diyor. Allah muhafaza ile sen. O yüzden bir tuşlaşımdığı bütün işleri hallediyor. Ben bundan 15 yıl önce bunu ölmek için söylemiyorum. Zicacet yıkana çarken firmanın pururramcısına çardım. Dedim gel, ben istediğimi sana söyleyeyim.
Dedim buraya bir tanım mal girse. Buradan internet üzerinden göreceğim mal çıksa göreceğim dedim. Günlük satışı göreceğim. Neler satıldığını göreceğim. Kimlerin mal olduğunu göreceğim dedim. Adam böyle baktım bana. Bana böyle bir fırram hazırla getirdim. Ben su toğumu orada göreceğim dedim. Bundan 15 yıl önce. Kimim malını sattım. Kimim malından ne kadar çarrettim onu da göreceğim dedim. Bir tuşlayıp seni görüyordum akşam olunca. Bir tuşlayıp. Şimdi değiştiğimiz sistem değişti.
Orada karadafter’e yazmak yok. Sen yanındaki malı bileceksin argın. Önnek bu değişimi bu yenilemeye gerçekleştiremenler batıp geçecekler. İşte o bu liderler bu şehirler bu üstatlar. Aslında ehli etti değil. Aslında kendi oturdukları makamın temsilcileri değil. Ama onlara intisam edenler. Onların peşinden gidenler. İhlastı ve samimi ise. Çünkü o zaman okum ise o İhlast ve samimiye değil. Kendini kurtaracak. Ama Ömrünüz yani tek. Hazreti bir başka bir bir etti diyor ki.
Yalnız kapıyı gitme Ömrünüz’i yav etme. Yalnız kapıyı gittiğinde Ömrünüz yani diyorsun çünkü. Gittin kapı her bir sufi topluluksa o şehim bu konuda etkini ve yetkini var mı? O şehihin kim şehliğini ilan etmiş. Toplammış üç beş kişi sen bizim şehimiz mi oldum? Ve o da o ne şehimi ilan etmiş onu. Elinde icazeti var mı? Bunu sor, sorgula bunu. Onun hani daha önceki beyler de vardı ya. Onun suyusüne aldanma. Onun yaldızını sözlerine aldanma. Siyas edecekse onun yaptıklarına bak.
Söylediklerine bak. Yaptıklarına bak. Söyledikleri ve yaptıkları birbirini tutmuyorsa. Burak onun peşini. O kimse hala da köhnemiş bir sistemi köhnemiş bir kurgu yok. Hayatta tutmak için mi uğraşıyor? Yoksa yenile yenilemecimi yeniliyormu? Yenilemiyorsa ve o köhnemiş sistemi hala da devam ettiriyorsa. Ondan hayır gelmez ve o halimdenden kimse hala da yeni normada ayet hadisle. Hayat hadislere bakaraktan. Dini yaşanır hale getirecek işte atlar etmiyorsa o da köhnemiş.
Allah muhafaza elesin. Buradan bir kimse kendisine bir payet çıkarıp amellerini yetlere göredır. Hadis şerifince oradan kendisini düzen edebilir mi? Oradan yol gidebilir mi? Onun şey, onun şey, şey, bağlanması Allah içinse evet o belki de oradan bir kendine yol bulacak ama Allah bizi affesin. Bunu o kadar başarı ya, ulaşan insanları çok az gördüm. Çünkü o günün mürütleri de önceki zamanların mürütleri de çalışkan değiller. Vazifelerini çok iyi yerine getirmiyorlar.
Kendi nefislerini terbiye etmek için uğraşmıyorlar. Yani o kimse heva hevesinden kebirinden gösterişinden şatatından şatapatından vazgeçmiyor. Ona kuran ve sünnetin doğrularını anlatsan daih o heva ve hevesini iyi. Nefisini iyi. İlah edinmiş. Çibri’nin iyi. Gözlerişini iyi. Ona devam ediyor. Şeyh’in abok işe çısıtçisi öyle. Hocasına bakışa çısıtçisi öyle. Ağaliminle, zahaliminle bakışa çısıtçisi öyle. Öyle olunca o derviş yetişmiyor. Özürlülürüm. O sufi yetişmiyor.
Onun manevi hali açınmıyor. Manevi hali açınmış olsa o başındaki üst adını görmeyecek. Başka bir üst ad görecek. Hatta kimisin böyle hamagatlık var. Bir yerden ders almış. Ama başka bir şey görüyor. İlk sirden ders almış. Ama rüyasında başka bir şey görüyor. Oraya gidip anlattığımda da sen bizim eski şeyleri görmüşündür diyor. Bu da her iştete böyle bir hamagatlık oluyor. Allah muhafaza el. O yüzden ama o kimse ihlasını samimi gitti bir yere indisaf etti. Bir şimdi onu Allah’ın izli ne yine Hazreti Peygamber Salullahi W.H.H.D.N.H.D.
Şerif’i lokurtaralım. İbni maja de geçiyor bu. Ümmetimden hata, unutma ve zorlama ile yapılan şeyler kaldırılmıştır. Bir kimse hata yaptı. O kimse orada ki o kimseyi ninsibikim bir şey olduğunu tesbide demedi. İşte adında hata yaptı. O mürçidi tamil değil mi? Mürçidi tamilmi? Bunun tesbide demedi ve gitti ona intisaf etti. Bunun tesbide demedi, intisaf etti ona hata yaptı. Ve abis şeyde unuttu. Unuttundan da sorunlulu değil. Ve zorlama ile bir erkek eşini boşadı.
Bunu hanefiler kabul etmemiş. Hanefiler demişler ki zorlama ile de olan boşanma boşanmadır. Korkutmay ile de olsa boşanma boşanmadır. Ama bu hati şeriften bazı mesep imamları bu zorlama’dan dolayı bunu normadecaz görenler var. Şimdi böyle olunca o müridin yanılması, o müridin hata yapması o mürde, mazur göğlebilir. Ben hepsini şimdi gömmeyim çünkü bu tepşeğleri. Allah için gidiyor bir yere. Ne intisaf ediyor o kimse? Yani o kimsenin hanefiler gerçekten bir mürçidi kamil mi değil mi olduğunu analize edebilecek ve hata o kimse hani bunu tesbide edebilecek ilmine, zahiril mi ve hata bu işle manevi ilme sahibi olması düşünlemez.
Yani bu işle deyiz. Yani bu şuna benziyor. Hanefisi su su duktan dolayı, su biraz bulanı kamayı içiyorsun. Hanefisi bu sığanda, burası da sular kesiliyor boyuna siyasetçilerin aymazlığından iş bilmezdinden körlünden dolayı. Düşünebiliyor musunuz, burası anlalini? Bakın bu kör siyasetçiler, böyle insanları ne yazık ki zorlığa götürüyorlar. Yani bu ise iki yıl hiç yağmur düşmesi yetecek su var. Yukarda bir baraj var. O barajın suyunu şu anda burasa kullanamıyor.
Ve burasa sesi sakin hayatına devam ediyor. Yani bu susuz kalmanın hesabını soramıyor. Kim olur, solsun. Düşünebiliyor musunuz? Duyarsızız, duyarsız. Bu ülkenin vatandaşlarının vergesiyle yapılmış bir baraj var. O barajın suyunu bu insanları dağılıp tamayan könemiş, könemiş, iş görmez bir sistemin kurbanı bütün insanlar. Ne yazık ki bu insanlar suskun? Bu insanlar buna bir şey diyemiyor. Bir şey söyleyeyim mi? Allah muhafaza elesin. O yüzden normalde hani bu bir hata değil, bu bir unutma da değil.
Bu kölük aymazlık, Allah muhafaza elesin. İşte mühritte bilmeden vatandaşlar da bilmeden ve o da iyi niyetıyla. Çünkü biz onları yaşadık kurtar bizi baba, elindebir fötür şapkası herkes kurtaracak bizi de yürüyüp, yapışından gitti, daha perişan oldu. Sonra anamız çıktı bizim kurtar bizi anadırdık. Bir gece de iflas ettim ben. Ne kurtaracak babamız bitiyor, ne de kurtaracak anamız bitiyor bizim. Her hepsi de kurtarmak için geliyorlar, biz daha da batıyoruz, daha da batıyoruz, daha da batıyoruz.
Borgumuz aşağıya incene, daha da yükseliyor bizi ülke borcumuz. Fahizler aşağıya incene, daha da yükseliyor, elfasya aşağıya incene, daha da yükseliyor. Biz bir türlü kurtalamıyor. Biz kurtuluşuyor, şunda ararken bunlararken Allah hatırımızdan çıktı bizi. Bir biz kurtuluşa Allah ve Resonunda aracağımızı biz anmette Mehmet’e aradık. O siyasi partide bu siyasi partidir aradık. Kurtuluşa bunlar aradıracaklar, kambatırdılar bizi. Fuhuiş arttı, içki arttı, kumar arttı, her türlü namusuzluk arttı, her türlü suç arttı, ceza ülere yetmiyor ülke de.
Suç yaşı, indi, on ikiye on üçe çocuk yaşında çeteler oluştu. Uyuşturucu, indi, on iki on üçe, uyuş, indi, on iki on üçe, bu ülke de, uyuş, on iki on üçe yaşayayım de. Uyuşturucu ilk okullara indi. Ilk okullara, önünde, uyuşturucu satılıyor burada da. Gazeteler yazdı, basana düştü. Biz kurtulacağız derken batıyoruz. Kurtulacağız derken batıyoruz. Gelen Fize yükse etmekte buluyor, çareye. Fize, Fize, Fize, Fize, Fize, Fize, biz kurtuluşu Fize aradığımız müddetçe kurtulamayacağız zaten.
Allah müzi muhafaza eleseyim. O yüzden büyürdüğüm yanılması mazur görülür. Ve at toplumun yanılması mazur görülür. Halıkın aldanması aldatılması, halkın aldanması mazur görülür. Hani derler ya, okum ise ateşe düşmüş. Ona derler ki buradan kurtulacaksın. Kendince başka bir alternatif görmez. Şaşkının açır, sarhoşlığı çır, batar o. Hani gelir böyle ordoğlıkta dolaşan Fizeciler vardır. Onların bir de ayakçıları vardır. Sen ne arkadaşmış gibi davranır. Sen derdeşir ziyası orma işte.
Dert çekler var. Gelcek ama şu anda çok sıkıntılıyim. Dertkiyası sıkıntı yapma. Benim tanımdığım bir arkadaşım var. Ben sana kefil olayım, ben sana yardımcı olayım. Onlar sana para verirler çeklerinikırı verirler. Seni Fize alıştırır. Sen kurtuluş yümy değil de o Fizece yapışırsın. Yapıştırın anda batlığını işaret edir. Perişan eder seni. Şimdi insanın bunu oktu da yanılması, Kuransün neti bilmiyor çünkü. İşin hakikatini bilmiyor. Yanılması mazur görülür. Bunun mazur, Hz.
Bir çok güzel bir örnek vermiş. Yani mazur görülük her. Normalde o hak ararken sahte bir şey hede işte. O hak bir şey arıyordu. Hak bir siyaset çağırıyordu. Hak bir alim arıyordu. Ama o samimiyet var. O samimiyet var. İşin sahte sine düştü. Ehlesiz olanı düştü. Yani o kimse ameliyat olacak. Hani cerrahar yok. Ama ehlesiz ve hatta o kimse işinin.. Çok ehli değil. Ehli olmayanca masada kaldı. Ne ömür bu kadarmış. Demedi konneşleri kaçırdım, damarı patlattım. Ömür bu kadarmış.
Ve hatta işte.. Şimdi lütuz da görünce aklıma kaporta geldi. Yani o kimse ehli ettiği değil. Gitmiş o da kaportaça ama.. Yani benim gibi işte. El içe geç tutuyordu. Mututuyordu. Onun o sana o çeke işte düzecek olan yeri. Getir olum oradan baliyozy dedi. Kalsın abildirim ben. Dalütuz da ile tanışık değiliz biz. Ve bir tane kaporta citanıyom. Benim tanıdığım bir dostumun aravasını yapıyor. Altaydır arabağı ölü duruyor. Tanıyor lütuz da onu. Bir de en tehlikeli artık tutuyor.
Bir tek filora eksik. Filler var ya. O damı kendini çok iyi kapartıcı görüyor. Ama bir de işin ehli var ustası var. Bu bir norman de kendi yapmış bir arayı. Götürmüş adam, nidiyorlar onu eksperi. Expert demiş ki bunda değişen yok. Lütuz da yurtuyormış kendini. Ben de iştirdim diyor muşa? Ben de iştirdim ama Expert tezbide demiyor. O değişikli. İşin uzmanı işin erbabı. Onu öyle yapıyor. Onu incelecek olan kimse. Bu oricinal diyor. Bu değişmemiş diyor. Erbabına denkelirsen oricinal iş yaparsana.
Ama onun nazını çekmek zor. O ustası sana taşatmıyor. Bizi erbabı varsa. Evet onu da onlar da enteresen bir şey nazlı oluyorlar. Ona bugün var yarın Mustafa’yız var Ayet’o. Öbür türlü yok. O işin erbabı o. O yüzden onun o noktada nazını çekten. O hemen efendim bir rüyagördüm. Tevlinde dur, kardeş ya. Dün bir bugü mi ki? Senin karşında yapayacak ay yok. Hemen takkak anında cevap verelim. Ve niye yapayacak kralı da karıştırma? O benim normalde keyfim gelecek günüm gelecek saatim.
Gidecek afyonum patlayacak. Bakayım ki neler yazmışsa. Bakacağım ondan sonra yok. En yakınındaki telefon açıyor. Selâmün aleykümselam. Bürüliya yazdığı da yazmıştın. Ne yapayım şimdi? Ne yapayım? Anında cevap bekliyor. Yok kardeş öyle değil. Hatta millet öğreniyor ya böyle. Dışarıdan selamın alakim alakim selam ben falan ceyarından dersi. Böyle böyle rüyagördüm. Onu o noktuktan sonra. Dışladınız e yazabilirsiniz. Ede bin üstadınızın şahması lazım. Tevl etme silahız.
Üstadığımız rüyagörumu kendisinde olmadığını söyledi. Ben ceyap yazıyorum. Bir mürşidi camili de rüyagörumu. Rüyagörumu’nun olması lazım. Rüyagörumu yusu. O dervişin hali. Nasıl değiştirecek? Nasıl esması değişecek? Kangesma yalacak. Kangesma adam düştü aşağı. Bunu nasıl tezbilecek? Hazreti Peygamber salurlarle ve selam Rüyagör vardı. Ondan sonra Hazreti Bıbekür Ömer Osman Ali bunlar Rüyagördular. Eğer o kimse mürşidiysen mürşidi camili ise, onda rüyagörumunun olması lazım.
Ve hatta bazı sı denamıyorum. Yine de benim rüyamı yorarmışsınız. Eyvati ama hatukları tamam. Bunu yabacak bir şey yoktu. Yoruyormuş ya. Rüyafsana zamanım var ise. Ehliyetli değil. Ona açıklıyorsun söylüyorsun. Ama o mürid adayı.. Şeyhine karşı olan ihlasından ve samimiyetinden dolayı, onu eksik ve ne akıls görmüyor. Hadi şeref aklıma geliyor. Sevmenin gözükür kulağısar. O üst adını sevmiş. Şimdi böyle olunca, yani normalde o karanlıkta kalmış. Hazreti bir çok koşuma gitti.
Benzetmesi. Yok karanlıkta kalan bir kimse kubleyin nasıl diyor? Kendi kalbince, bir yöneliyoneldi. Onun namazı tamam mı? İşte diyor bir mürid adayı dao esnaada bilemedi. Tanıyamadı ve o kimse bir yere döndü ve o reintisabetti. Mürid belki de elinden geleni tamamlanmamıyla yapmadı. Çok araştırmadı. Çok bakmadı. Ama normalde o kimseyle niyetin salih, niyetin salih olunca, o kimse de bir yere döndü namazını kılır. Namazı namaz mı? O zaman ayetikirme, böyle sahabeler kendilerince böyle bir şey yaşamışlar da.
Gece karanlıkta, herkes kendince bir kubleyti. Herkes kendince bir kubleyti kubleyti, ayetikirme, namazını o kubleyi doğru, edeydi, edeydi, yöne, bellilik koydular. Tabirica ise. Sabah olduğu, sabah olunca kimisi de o, kimisi de o, kimisi de kublesi de o, de il, onu olsa ne? Normalde, Allah Resuluna salihlal ve seleme, bu meseleye aktardılar, dediler ki yarresulallah. Biz gece karanında yasın amazı kılmak için bir türlü bir, tesbid edemedik kubleyi. Tesbid edemeyince, karanlıkta, hepimiz farklı farklı yöndere yönerildik namazımızı edeydi ki.
Sonra sabah olduğunda baktaki bir kızımızın, kublesi, niyetiyle, döndüğü, kubledeymiş. Allah Resulü, salunla, veselle, Mazetleri, bir an duraklığı, tabiricayesi, benim tabirimle, şaka, vahey geldi. Bakara, yüzom beş. Doğud Allah’ın, da, nereye dönerseniz, dönün, Allah’ın, veçi, oradadır. Hayatik, herimde, veç olarak, ki, ben onu zahat olarak görüyor. Nereye dönerseniz? Dönün, Allah’ın, veçi, oradadır. Bu ayikirme, o, geldi. O zaman, kuble, karanlıkta kalan bir kimse için, yanlış dayı olsa, Allah için, niyet ettimden, dolayı, onun namazınamaz.
O yüzden, yolda kavmış bir kimse, karanlıkta kavmış bir kimse, bir kimseyi, şey, ben, önder olarak gördü, ihlaslı ve samemin bir şekilde, onun peşinden gitti, evet. Yani, belki de zamanı, ziyan oldu ama, o kimse ihlas ve samiyetinden dolayı, cevap aldı ve o kimse, elindeki imkanlarla, bilgisiyle yola çıktı çünkü. Ben o, yola çıkmayı, tabiricayese, ben bir kimsenin, bir böyle, üst ada intisabledim, yola çıkmayı, kendimce, hicret olarak düşünüyorum. Bağdaştırır mı?
Ve, niysa ayet yüz, kim Allah yolunda hicret etmek üzere, evinden çıkarda, sonra da, ölüm ona yetişirse, artık onun birkafata Allah ayettir. O kimse Allah için yola çıktı çünkü, o kimse Allah için yola çıktı, Allah için yürüyor, o kimse Allah için konuşuyor, Allah için sohbet ediyor, Allah için koşuyor, bir mürşide intisabetti, Allah için intisabetti, bir camap bir tarikat, bir oluşum, o normade önüne geldi, Allah için ona bağlandı, Allah için orada yolluyor.
O zaman o kimse, niyeti, samimi, ihlaslı, temiz, farklı bir amacı yok, farklı bir amacı yoksa, o hicret ettiği şeyi bulacak, hani hadis eritler, Allah Resil O Salullahi Resil O Salullahi Resil’ma zetleri, neye hicret ederseniz, onu bulursunuz dedi. Demametirdi adışerkte, yani kadınla hicret eden kadını bulur. Dünya’ya hicret eden dünyayı bulur. Allah için hicret eden, Allahı bulur. O zaman bu meselesi ne için de, mekeden medine hicret edilirken, bir müşrik, erkek de hicret etti.
Bir müslüman kadına aşıktı, bir müslüman kadına aşık olunca, o da hicret etti. O hicret edince sahabede de ki yaresirler, hani biz Allah için hicret ettik. O dedik kadın hicret etti. Dedik ki kadın hicret eden kadını bulur. Sonra müslüman oldu, gerçekten o kadınla evlendi. Dedik ki dünyayı için hicret eden dünyayı bulur. Ben heplerin ki, hani dışarı mal sapmaya gidenler var ya, mal sapmaya gidiyor. Ha sülâta gidiyor. Ürün pazarlamaya gidiyor. Hicret ediyor.
Evinden eşinden çolundan çocundan ayrılıyor. O kimsenin ticaret edüzeler. Ama almaya gidiyor ama sapmaya gidiyor. Şeve fendenin meşir bir sözü vardı. Bana söylerdi. Mustafa Efendi, gezen, tirti, yatan, aslandan, hayırlıdır oğlum diyordu. Gezen, tirti, tirti, Yatan aslanından hayırlıdır. Hiç zet etmek. Yani o kimse dünyayı için, hiç ret ediyor. Mal alacak mal satsakçar. Başka bir beldeden, başka bir şehirden. Gerçekten çok bereket bulur. Gerçekten iyi iş yapar.
Tember insan oradan alıp oradan satsakçam diyor ulaşır. Oradan alıp oradan satmakla oradan aldığı yeri biliyor çünkü herkes biliyor. Gider oradan alır. Sen bundan kare demezsin. Sen hizire tetseksin. Başka şehirden bir mal alıp kendi şehirde satsaksın. Hizire tetseksin. Başka bir ülkede almalalım. Ülkende satsaksın ya da hizire tetseksin. Ülkenden yedi işem bir ürünü, başka bir ülkeye satsaksın. Hizire tetseksin. Allah için hizire tetseksin. Bir yandaki evi bu davet edeceksin ya da sen ona gideceksin.
Dolayacaksın. Allah anlatça resimlaha anlatça. Üst adımı yolladı. Güzeldi, dolaşırdı anlatırdı insanlar. Herkes zannederdik ki o ne kadar keyifli bir iş. Ben içimden derdim ki gelin bir dolaşın bakalım. Bir on beş gün evinizden uzaktır. Bir yerde de değil. Üç günden fazla bir yerde kalmaz. Daha uğrağın havasını alışamadan atlısın. Artta çigim başka üç gün sonra başkere gidiyon. Üç gün sonra başkere gidiyorsan. Üç gün sonra başkere gidiyorsan. Çıkıyoruz, kayseride duruyoruz, kayseriden sivasa geçiyoruz.
Sivastan tokada geçiyoruz. Tokattan ankare geçiyoruz. Bazen ankarıdan İstanbul’a geçiyoruz. Hadi gel yap. Yaşın atmışın üstünde olsun bile. Gittiğin yerde durmak yok. Gecesine sohbet var. Günlüğüne bayans sohbet var. Artisin yüz sabah kavaltı. Daha sohbet var. Çünkü bir terzen orayı. Onun sonra artisinin sivasa etmesi. Kayser, kayser günlüğü sohbet, akşam sohbet. Bazen kalmayız. Geceği yola çıkarız. İyiyi, sivastar tüsün günlüğü sohbet. Akşamın erkek sohbet. Artisün günlüğü büyük kadın sohbeti.
Artisün günlüğü akşam gece erkek sohbeti. Artisün gün tokat. Tokat’ta gece günlüğü sohbet. Anlar ardından ankara. Ankara da gece günlüğü sohbet. Ardından İstanbul’a da nardık. Hicret, Allah için hicret. Bana vasiyetide oldu musa. Musa fendi. Olum ben ve fahadetikten sonra devam etti. Dervişler boş bırakma. Emredersiniz efendim. Erkekler gerirler giderler de kadınlar dedi. Gelip gidemezler. Kocaller izin vermez. Parallel arı olmaz. Çocukları olur. Sohuk olur, sıcak olur.
Kaynınanları kayın pederleri bırakmaz. Ne regidiyonuz der. Olum sen boşlama yimide dedi. Dolayşonlar. Emredersiniz efendim. Kattaşonun derdi. Bir derviş en fazla kır beş gün. Üst adını görmeden durabilir. Ayde bir üst adını görmesi lazım. Onu sohbetine on zikrine katılması lazımderdi. Ayde bir o yüzden oğlum dervişlerin parası olur parasıdır olur. Gelendir dervişler. Fukara olur. Onun sözü ediyor. O yüzden Mustafa’ndi sen gitmeye çalış. Emredersiniz efendim. Bu Allah için hiçbir et eden Allah’ı bulur.
Bunu unutmayın ki. Elinde yatan insandan mürşi dikâmini olmaz. Onun hicirete olacak. Onun hicireti olacak. Hiciretiğiz bir mürşi dikâmini olmaz. Üst adının sözü. O bile hicireti koy ya da bir yıldırdı. Ölü olmasına rağmen dolaşmasına rağmen konya’de hicireti. Mustafa’ndi bu da bizim hiciretiğimiz olundu. O zaman Allah için hiciretiğ eden Allah’ı bulur. Dünya için hiciretiğ eden dünyayı bulur. Kadın için hiciretiğ eden kadını bulur. Erkek için hiciretiğ eden erkeği bulur.
Ne niye etmeye hiciretiği olsa okum ise hiciretiğ eden yediğinde bulur. Hazreti Peygamber Salullar ve Selena Mazda’da’nın söylediği söz, haktır. O heva ve hivesinden hiç konuşmadı. O yüzden de nişa ayet yüzde de kim Allah yolunda hiciretiğ eden hiciretiğ eden hiciretiğ eden hiciretiğ eden çıkar da. O kimse Allah yoluna hiciretiğ eden evinden çıktı. Sohbete gidiyor, zikrullah hagidiyor, tabiye gidiyor. Allah için Allah yolunda hiciretiğ eden hiciretiğ eden yola çıktı.
Sonra ölüm ona yetişirse artık onun bir kafata Allah ayetleri. Yolda öldü. Bir kafata Allah ayet. Hiciretiğe çıkan kimse şehit hükmünde çünkü. Ben şehid olayım, baskaza yüzsek sen ne gidice olan yardığı kıyıs kırtla git, viracet öyle git, güm öl, yavale dey. Sen sebepler daha edesinde olması gerek, pey bir şekilde kürü. Yolda ölüm geldi sana. Şehid olun. Ve Allah için hiciretiğen merak etme. Ve Allah için yola çıktı, yola çıktı, yola Allah için, yola. Bir bakmışın ki şehihine arabada.
Bir bakmışın ki, pirefendiler, arabanın üstüne oturmuş. Sen yalnız gittiniz, anladığın bir bakıyon ki arkada üst adını oturmuş. Bir bakıyon ki arkada pirefendi oturmuş. Bir bakıyon ki o sahabeler arkada oturuyorlar. Yalnız değilsin. Bu ne ugi aslandı ki konuşana atındayım. Saaden, soladan değilsin. Yalnız değilsin. O yüzden bir üst tatla yolculuğu yolculuğu açıklayı sen fazla kelem konuşma. Sorun sorma yolu. Allah’ı zikret, davutana kur. O boş bir yolculuk değil.
Allah için yol açıkılmış çünkü. Böyle bunlar tecrübe. Efendim, sizi falan carkadaş götürseye. Olur muuz davran. Burada nistan bu. Senin onu da bana dedi ki, muuz davran oğlum. Çok yoruluyor, burada nistan bula döngen de onu. Bir arkadaş bana anayı. Tasset oğlum dedi. Anayı sen artık böyle anayı. Fazla anayı getiriyor, götürüyor. Olur efendim. Arkadaş tassetlik. Dövük ki sen götürür. O şahsın kendisine de. Sen götür getir. Tek başına. O yanına birisini daha olmuş. Bunlar görüyorsun.
O yanına birisini daha olmuş. Onu söylemiş, Şeyh Efendi, Ben götürsem ben diye. O demiş ya, Ben bir şey tanışacağım, görüşsem. Beni de götür yanında. Olur Demiş. Onu daha olmuş. Şimdi Şeyh Efendi’nin yolculuk adavır. Gelin oturur arabayı mı? Selâmün aleyküm. Alekümselam. Hayırlıyojiruk muzafını. Allah razı olsun efendim. Bakın bu kadar. Tez bin alır. Çaa, çaa, çaa, çaa, çaa, çaa, çaa. Çaa, çaa, çaa. Bümükte, öyle durur. Onun için çaca çaca çaca çaca çaca ça ça ça çat çat çat.
Durdu yine. Çaca çaca çaca ça çat çat çat çat! Sen kornabile basmayacağını o esnağıda. Arabayı sallamayacağın. Anifirey yapmayacağın. Anifaza basmayacağın. Anifaza basmayacağın. Gazı basmayacağım. Böyle suku netli geçen onun o halini bozmayacağım. Ben dikkat ediyorum. Tamam, nara. İşte kasise girmeyeceğim. Ne bilemi şunu yapmayacağım. Öksürümü can, teyir, sermeyeceğim. Müzik açmayacağım. Her şey sesi, sakin, böyle rolyanti dolayacağım. Öyle zaman olur. Biz buradan izmire çıkarız.
Sen hanımele kim alayım, alayım, alayım, alayım. Hayilli yolculuk. Allah razı olsun efendim. Yani izmire yaklaşmışızdır. Mustafa’nın neredeyse evladım. Efendim, maniseye geçtikma aşağılma iyi gelmişiz. Efendim, immettiniz zehigalik. Sonra izmire yaklaşıyoruz. Mustafa’nın pirorumuz ne oğlum. Efendim, işte önce bayındırra geçeceğiz. Ve önce şuraya geçeceğiz. Önce şuraya mı yapacağız? Oradanburaya geçeceğiz. Sonra yine gittiğimiz yere kadar konuşmaz. Şimdi o arkadaşı verdik.
O da yolda soracakları varmış ya. Efendim, şu şöyle miydi? Efendim, bu böyle miydi? Efendim, şu şöyle miydi? İstanbul’da kızınlemmine götürmüşler. Entelmiş orada. Vigüyüm mekygümüne geçti. Ben, mekettim, ziyarete. Onun geçen gönderdiğinin yanında kekim değiddi. Efendim, ben yanında onun bir isinin göndermeydim, giderdim. Bunu sadece kendisine söyledim dedim. Sen götürdEDim dedim. O yanında dedi, birisinde getirdi oğlum dedi. İstanbul’a gelince kadar ne sorusu bitti, ne bitti, sözü bitti dedi.
Allah Allah. Öferin özür dilerim hakkınızı helalinin. Ben sadece o arkadaşa söylemiştim. Yaptışı yap. Terbiçler söz dinlemiyorlar oğlum. Tabben o yanında götürün adamım bırakır mıym öyle? Kırsam Mustafa’yız bağırız balıklı mı çıkmıştır. Dedim gözüm görmeyeceksene bir daha. Bu senin yanında götürdüğünde dedim gözüm görmediği yerlerde oturun sizde dedim. İkinizde gözümün görmediği yerlerde oturun. Sizin derseniz, mersinizde alıp gönderirim. Benim bir şey olur.
Hâlâ da ikisinde gözüm görmüyor. Şimdi Allah için hiçbir hizmet eden kimse Allahı bulur. Sen şey yine Allah için hiçbir hizmet edenin düşün, öyle tefeküret, alanı zikret. O zikret, sesiz bir şekilde sen bir üst adı taşıyorsun. Sen o normaldehir, o bir hizret, ne için çıktı yola Allah için yola çıktı. Sen onun ne yapıyorsun? Sen de ona berabersin, sen de hizire tediyorsun. Neden Allah’ın zikretmiyorsun? Neden boş muhabbet yapıyorsun? Boş bazı keziyorsun. Edebe Mugay’ı Raleke’e diyorsun.
Allah muhafaza elesin. O yüzden kim ne ehi cidete dersi onu bulur. Rabbim bizi kendisini hizret eden kullarından elesin. Evet bugün sohbeti bu kadarla kısayın. Hem daha fazla vaktinizi almış olmayayım. Hem de içeride misafirlerim var. Onlar da çok fazla yalnız bırakmış olmayayım. Onlarında biraz terler yanlış karıştırmışlar kendilerini. Biraz onları da böyle oralan diye getireyim. Abben cümlemizin terlerini sağlamaylesin. Önümüzde kaptı Allah izin verirse inşallah.
Daha vaj ve yalancı şeyin can kıtlı gizli dır. Fakat bizdeki ekmekkıtlı meydanda. Ne için bunu da vajı şey gibi gizli elim. Neden fayda olmadığı halde utanıp, Allah’ın nava can çekişelim demiş. Hazreti gör. Buradan inşallah devam et. Haklarınızı helal edin. Bizden yanada helal olsun inşallah. Elfatiha ma’sal olsun.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin 25.10.2025 tarihli sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf sayfasını ziyaret edebilirsiniz.