89. Mesnevi Şerhi 610-619 Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 89. mesnevi şerhi 610-619 beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
89. Mesnevi Şerhi 610-619 Beyit Hakkında
ama Yoo varlık tadını tattırdın yuva kendine aşık ettin verdiğin tadı lütfetti nimeti geri alma sunduğum ezeni şarabını kadehini alma geriye geri alırsan senden kim arayabilir resim nasıl olur da ressamla savaşa girişir O bize bakma bizim yaptıklarımızı görme kendi lütfuna kendi cömertliğine bak bak ne biz vardık Ne dileğimiz vardır Lütfen Söylenmemiş sözlerimizi duyuyor iş itiyordu O resim ressamın kaleminin önünde ana karnındaki çocuk gibi acil dirona onun diline bağlanmıştır bütün yaratıklar Allah gücüne karşı iğne önündeki gergef gibi acizdir Allah Allah gücü gergefe kimi şeytan resmi işler Kimi insan kimi Sevinç nakşeder kimi gam Bu gergefin eli yoktur ki elin Oynasın da engel olsun dili yoktur ki zarar yahut fayda için bir soluk alsın ses çıkarsın Ama sen beyti nizam-ı gene Kur’an’dan oku oku Allah attığın zaman sen atmadın dedi bu dinin içerisinde İslam sufiliğin içerisinde O belli dereceler belli haller vardır Ama biz bunları ilmel yakin Aynel yakin hakkalyakin noktasında da söyleriz yine Kur’an bu noktasının Kuran’a dayanarak da bu insanlar ol Allah’a yakın lig leriyle bu yakinlik derecelerine göre befi il yata ve olaylara anlam katarlar Bu bir kimse vardır en yakın ne kanka akıl noktasında belli bir derecededir bir kalp noktasında belli bir derecededir bir kimse vardır yakinlik kalp bu noktasında farklı bir derecededir Ama tabii ve Hz Mevlânâ bu beytten önce de bu vahdet-i vücudun farklı penceresinden bakarak da yürü geldi Hani daha önceki de beyitte diyor yay elimizde senin vergidir varlığımızda varlığımız tüm Ben senin icadından dır bu Ya normalde başlangıç olarak aldığı önceye fiil yaptığını anlattı mı Yaratanın Allah olduğunu fiil yaptığı da Yaratanın Allah olduğunu bu noktada fıtri olarak yaratılmış olan her şeyin Allah’a ait olduğunu varlığın üzerinde bundan önceki beyitlerde varlığın üzerinde tecelli eden sıfat sal boyutu Kongresi’nin Allah olduğunu söyledi ve diyor ki yuva varlık tadını taktırdın bu önceden varlığa geçmiş varlığı sudur etmiş olan hiçbir şey yoktu yokluk vardı bu yokluğa varlık tadını taktırdın yokluktan varlık çıktı ama hiçbir şey yoktu ya o vardı bu ve bu yoklukta varlık Tadı çıktı varlığa sudur etti şimdi bu varlığı sudur edince dikkat edin bir şeyi var etti bu yokluktan bir şeyi var etti ve yokluğa varlık tadının ahsh etti yoğu kendine aşık ettin bu yokuda yani yokluğuda Allah kendine aşık etti yokluk bu manada tamamı niyetle Allah’a Aşık yönünü ona çevirmiş vaziyette ve verdiğin tadı lütfetti nimet-i geri alma bu yokluğu kendine aşık etmek bir tat ya hani sufiler öyle bir hale ulaşırlar Öyle Bir dereceye gelirler yokluk haliyle hallenir ler ve Bu Yokluk haliyle hallenen Sufi yokluğa aşık olur ve o Sufi Abi bu noktada Allah’a hatam ama niyetle yakındık perdesinde dir Allah’a Tamam et yakinlik perdesinde olduğundan kendisinden geçer kendisini de görmez kendisinden de bir şey görmez bak kendisinden geçer kendisini de görmez kendisinden birşeyde görmez Bu yokluğu aşık olmaktır artık o Sufi kendi üzerinden zuhur eden bütün her şeyi ona Bağlar Ama onun üzerinde onun ya ben de ayardan bir şey çıkmaz ayardan bir şey çıkmazsa onun sözü hakikat olur Onun bu hali hakikat olur sufiler bu sözleri ezberleyip kendilerini Bu haliyle halen dediklerini beyan ederlerse aldatmış olurlar kaldırmış olurlar insanları Çünkü bu ancak Hz Muhammed mustafaya sallallahü ve sellem Hazretlerine ait bir haldir Devamlı olan çünkü bunlar sufilerde an olarak belli bir zaman biriminde öyle söyleyelim belli bir halde bunlar tc-ld ama bir sufi bu belli bir anda tecelli eden bu olağanüstü yakınlık halini de ya ben de tecelli ediyor sanatına varır da bunu böyle söylerse kendisini yanıltmak lak almaz etrafındaki Derviş kardeşlerin de yanıltıcı ve niceleri bakın niceleri buradan vartaya düşmüştür Ben şimdi isim de zikret zikr etsem bu noktada Beni mazur görün affedin Ben mesela melamiler bunu çok kullanırlar nice melamiler vardır ki veya nice kendisini Şeyh göre nice kendisini Mürşit gören nice kendisini bu noktada hakikatin ortasında gören kimseler vardır ki kendi yanıldım yanıldılar yetmemiş gibi etrafını da yanılırlar çünkü bu hal bir sufinin üzerinde bir Mürşidi Kamil’in üzerinde 7/24 devam edecek bir hal değildir Bu ye 34 devam ettiğini bir kimse iddia ederse o yalancılardan dır ya da farkında değildir o ve o bu noktada kördür bu hal ancak Muhammed Mustafa için sallallahü ve sellem Hazretleri için geçerlidir ve Hz Peygamber için söylenmiş bir ayeti kerime dirsan atmadın o attı bu mesele nedir Bir avuç topraktır Bedir’de Hz Peygamber sallallahü ve sellem Hazretleri bir avuç toprak alıp düşmanın üzerine atar müşriklerin üzerine Müşrikler üzerine atınca müşriklerin üzerinde o büyük bir kaos oluşturur sanki bir avuç toprak Güllü oldu mermi oldu sanki bir avuç toprak büyük bir bir tabiat afatı gibi oldu bir toz duman kaplı da ortalığı bir fırtına koptu bu Müşrikler korktular bu ve çekilip gittiler Yok canım baktı diyor ki Sen atmadın Ben attım işte bir sufinin üzerinde öyle bir hal yaşanır ki su He bu haline halinin ama ondan önce bu yokluğa aşık olması gerekir ama ondan önce yokluğa aşık olmak ne demektir o kimse kendi üzerinden sudur eden bütün iyilikleri ve güzellikleri Allah’tan görür var bunun birinci temel basamağı iyilikleri rabbinizden kötülükleri nefsinizden bir inayeti kelimesidir var bunun Yolun Başında olanlar iyilikleri raplerin den kötülüklerin de kendilerinden sudur eden yanlışlıkları eksiklikleri de nefislerinden bilirler o kimse der ki benim üzerimden bir iyilik sudur ettiyse bu bana Rabbimin lütfudur ikramıdır bunu cenab-ı hak benim üzerimden tecelli ettirmiştir lütfuyla tecelli ettirmiştir ikramıyla tecelli ettirmiştir kendince ben namaz kıldım demez o uyanık olur cenab-ı Hak lütfetti namazı kıldıktan cenab-ı hak lütfetti ibadetlerimizi yerine getirmeye gayret ediyoruz Allah lütfetti burada o kimse tendi Enes’in 2000’de aşağıdır işten Sen bizim Beş vakit namaz kıldığımızı biliyor musun ha ne olur bu hoş geldin 23nisan O bir kimsenin bakım başlangıç olarak kendince bütün iyilikleri bütün güzellikleri kendi üzerinden sudur eden Hayır ve hasenatı Allah’tan bilmesidir bu yokluğa geçiştir yokluğa geçişin basamağıdır o kimse haramlardan uzak durmayı dahi Allah’ın bir lütfu bir ikramı olarak görür o bir haramla iştigal etmiyorsa Allah’ın Lütfü ikramıdır O bir Haramı düşmüyorsa bu cenab-ı Hak’kın ona ihsanıdır ihsanıdır o kendi gayretini Görmez Ben gayret ettim de böyle oldu ben istedim de böyle oldu deme noktasında değildir Ama bunun için başlangıç olarak gayret eder mi Evet bilmecesi bir perdesi nedir gayret etmesi bu ve diyor ki verdiğin tadı lütfetti nimeti geri alma Sen bu yokluğa aşık olduk biz biz kendimizden geçme aşık olduk bu kendimizden geçmeye aşık olmak duygusunu bizden geri alma bu kadehine alma geriye sunduğu mezei şarabını kadehini alma geriye Benim inancım şudur cenab-ı hak vermiş olduğu Nimet’in hiçbirisini kullanın üzerinden almaz bu Kullar o Nimet e sırtlarını dönerler bu Güneş Bizim için her sabah doğuyor muyuz Bu güneşi gene alıyor mu bu suyu toprağı yeşilliği geri alıyor mu Sen düşünebiliyor musunuz ve bütün da kesip yediğiniz hayvanların bir gecede öldüğünü hep seninle gelin alıyorum bir nimeti Ya hayır bu ama biz nimete nankörlük ediyoruz ama biz Nimet’in kıymetini bilmiyoruz ama biz Nimet’in kıymetini bilmiyoruz ve nimetin kıymetini bilmeyip Ben geri dönünce de elimizden düşürünce kendimizce o almıştı O aldı diyoruz bu geri alırsan senden kimi arayabilir E tabi bu hal Ali 3.1 hal geri alırsan Bunu senden kim isteyebilir bu geri alırsan Bunu senden kim isteyebilir resim nasıl olur da ressamla savaşa girişir burada o kimse kendince kendi cüz-i ihtiyarî mı görmüyor ve kendisini ressamın elindeki resim gibi görüyor O resim nasıl ressamdan hesap sorabilir Ama bu tamamı yetle teslimiyet ve o asla bu hale gelen bir kimsenin ya Allah’la böyle bir diyaloğu olmaz kendi lütfuna kendi cömertliğine bak bir yalvarış a geçti Bize bakma O bizim yaptıklarımıza da bakma Ama sen kendi lütfuna kendi ikramına kendi ihsanına bak bu ne biz vardık ne de dileğimiz vardı lütfun Söylenmemiş sözlerimizi duyuyor iş itiyordu Ama insanoğlu düşünmez miydi ki biz yaratmaz dan önce yoktu ayeti kerime bu düşünmez mi daha önce yoktu bu yaratılmaz dan önce yoktuk bu evvelimiz var mı yok bu başlangıçsız mıyız Hayır Bu bir başlangıcımız var mı Evet evet ondan öncesi yok o Zahir olarak doğmaz dan önce varlığınızı zahiri olarak ispatlayabilir misiniz ya hayır ama yoktunuz şey yoktur bu şurası çok güzel bu Yusuf’un Söylenmemiş sözlerimizi duyuyor işletiyordu O bizim başlangıcımız yoktu Ama sen bizim var ettin bu arabaya göre bu Henüz daha varlığa geçmemiş olan hal bu ara bi Derya hani o ayeti hadisi Kutsi söyler ama daydı Ondan sonra ayağını sabit e bu noktasını beyan eder ayağını sabit edebe varlığı sudur edecek olan bütün her şey bütün her şey ayağını sabit Dede Bahattin olarak bak öyle tarif edelim vardı ne diyor ki orada dilsiz dudaksız Sağlı sollu yanaşır ve o ayağını sabit adisse dudaksız konuşurduk Bizim sözlerimizi de dinlerdin resim ressamın kaleminin önünde ana karnındaki çocuk gibi acizdir ona onun dileğine bağlanmıştır bir kimse resim yaptığında ressamın kaleminin önünde resim aciz değil midir insanda acizdir cenab-ı hak onu yaratırken kendisini yaratırken insan diyebilir mi ki Şuna mı Şöyle yarat bura mı böyle yarat Adem diyebildim iki Beni Böyle Yarattı diye o Adem diyebildi mi gözüm tepemde olsun bu Madem diyebildim iki ağzım göğsünde olsun Ya ben buradan yemeği atayım içine şey diyemedi ve Yaradılış fotoğrafında bir kimse bir söz söyleyebildi mi anne karnında çocuk söz söyleyebiliyor musun Ya ben mavi gözlü olacağım ben yeşil gözlü olacağım ben kırmızı gözlü olacağım Ben kahverengi gözlü olacağım ben ela gözlü olacağım diye biliyor mu diyemiyor insanlar da bütün varlık yaradılışta fıtığı olarak ressamın elindeki kalemin ucundaki resim gibidir ressam kimdir Allah o resmi çizen kimdir odur bu insanların kadını erkeği ayırt eden ve onların fıtri özellikleri veren varlığa tamamı yetle fıtri özellikleri veren O’dur ne biz vardık ne dileğimiz vardı bütün yaratıklar Allah gücüne karşı iğne önündeki gergef gibi acizdir bütün varlık alemi bütün var var olanlar bütün yaratılanlar cenab-ı Hak’kın elindedir gergefin ne diyor iliğine önündeki gergef gibi acildir ya o nasıl iyi mi elinde tutan bu kanaviçe isteyen Evlenecek olan kız oraya istediğim motifi çiziyorsa ve yine ile o motifleri istiyorsa Allah da bütün varlığı böyle işlemiştir hiç kimsenin bu noktada hiçbir şeyin katılımı ve katkısı söz konusu değildir cenab-ı bütün varlığı kanaviçe işler gibi işlemiştir bütün varlığın modelini bütün varlığı kendisi yarattığı gibi modellerini de kendisi yaratmıştır herşeyi en ince detaylarıyla en ince detaylarıyla yaratan var eden onun Hesabını kitabını yapan Allah’tır bu ve varlık tamamı etle bu noktada Allah’ın önünde acildir bu Fıtrat larını değiştirmeye güçleri yoktur işte bu noktada o yüzden Hz Peygamber sallallahü ve sellem adet erler ki dağların yerinden oynayacağına inanın fıtratın değişeceğine inanmayın bu huy değil yanınıza ahlak değil O bir kimsenin burnu ensesinde gördünüz mü hiç bu fotoğraf bu Yok ya ben çok sinirliyim yaradılışım böyle değil sinirlenmek şeytandan var Ancak yavruları Sinirle ne bilirsiniz O da savaş esnasında var ancak Allah’ın yasak ettiği haram mı şeyleri Sinirle ne bilirsiniz Bu bir kimse sinirleniyorsa öfke şeytandan şeytanına galip gelmiş ya onun huyu böyle işte birden parlıyor bir tokat Duruyor benim de Huyum öyle olsa ben de birden parlayıp kafasına bir balta mı vurmam lazım Ya ben onun kafasına bir balta vurur Yar arsam kafasını suçsuz mu olacağım var ya işte Mustafa Özman dengesizdir Bela neden bir adamın kafasına Balta vurur O yüzden suçu yok onun yaratılışı Böyle midir diyeceğiz ve toplum içerisinde böyle değil mi var ya işte ondan öyle yaratılmış canım çok sinirli O da öyle yaratılmış canım Çok aceleci acelecilik şeytandan dedi adı Şerif’te Bu ayeti kerimede de o İnsanoğlu acelecidir dedi mı başka ayeti kerimede de bu İnsanoğlu dedi Hemen cezanın gelmesini ister Allah ise teenly sahibidir dedi acele etme o cenab-ı hak yaratılışta diyor ki Allah teenni sahibidir isteseydi bir günde bir anda yaratırdı ama Allah diyor varlığı altı günde yarattı Tabi bu altı gün artık ışık yılı hızıyla mıyım ne ile bu ayrı bir tartışma konusu Ama ve lakin bu noktada o zaman Bunlar bizim kendi içersiniz içimizde kullandığımız bu Arzum anlar Fıtrat değil resmi işler Kimi insan kimi seven akseder kimi Gam cenab-ı hak şeytan şeytan yaratmış insanı da insan o yarattı bu meleğim Melek yarattı şeytanı şeytan yarattı ayeti kerimede diyor ya o diyor Melek değildi şeytandır ve Yaradılış fotoğrafları Allah’a ait iyi bakın yaradılışı tatları Allah’a ait insan insan olarak yaratmış hayvanı Hayvan olarak yaratmış bu şeytanın şeytan yaratmış meleğim Melek yaratmış ve diğer varlıklar Ne kadar varsa ya onları yaratan Kim Allah onun yaratılış noktasında Onların ne olacağını hükmeden kim Allah ve meleğin Ben Melek olarak yaratılmak istemiyorum deme lüksü yok bir insanın ben insan olarak yaratılmak O cinlilerin 5’ci ne olarak yaratılmak istemiyoruz deme lüksü yok a b c n bırak hangi Varlığın için yarat nasıl yarattıysa öyle bu ve bunların bu noktada fıtratları mı değiştirip başka bir şekilde bürünmesi de mümkün değil bir insanın şeytan haline gelmesi mümkün değil bir insan insandır şeytanın bütün vasıflarını üzerine alabilir var ama şeytan olamaz ya Bir insan bu manada da Peygamber sallallahü ve sellem Hazretlerinin bütün vasıflarını üzerinde taşıyabilir mi Evet tamam peygamber olamaz İyi o zaman bir kimsenin bu noktada kendi fıtratını değiştirmesi mümkün mü Değil bir insanın insanlıktan çıkması mümkün mü Değil ahlaken hayvandan daha aşağı mahluk haline gelir mi eve Ama ahlak An Gelir sureten sureten gelmez cenab-ı hak onu sureten değiştirebilir mi Evet ya hani bir kısım insanları maymuna çevirdi ya Evet tamam Bu ayeti kerimeler çok değişik manalar da ama tevil edilebilir ki bu maymuna çevrilenler sureten mi sireten mi çevrildi Bunlar ayrıca konuşulması gereken şeyler gergefin elli yoktur kelime oynatsın da engel olsun dil yoktur ki zarar Kağıt fayda için bir soluk alsın ses çıkarsın o gergef fofo Hani üzerine Suretler işlenen motifler işlenen düz zemin bir varlık cenab-ı hak kendi ruhundan ve nurundan yarattı Hazreti Mevlânâ Celaleddin Rumi Hazretlerinin deyimiyle sen onu Bir Hayal üzerine yürür gör biz o gergefi O hayal olarak nitelendirir seiko’nun bu noktada bir itiraz olması mümkün değil ki var onun üzerine hangi motif işlenirse o kabul edecek İyi o zaman bütünüyle Biz varlığın üzerine tecelli edecek olan yaratılacak olan varlık suretlerinin üzerine Oo varlık suretlerinin yaratılacağı varlık zeminin bu noktada herhangi bir itirazının olması mümkün değil Bu nasıl gergef çok gergin g benim üzerime şu motifi istemedi yemiyorsa bir varlık zemin sel noktada da benim üzerime dünyayı koyma benim üzerime insanı koyma benim üzerime işte hayvanları dolaştırma deme lüksüne sahip oku Allah attığın zaman sen atmadın dedi ama Bunu direkt gereken yani eski bunu böyle hani mi Fenafillah Beka billah derler ya o kimsenin direkt cenab-ı Hak’kın sıfatlarında Fani olması cenab-ı Hak’kın sıfatlarında yok olması ve öyle bir noktaya gelindiğinde O zaman o kimse Sen atmadın Ben attım sırrına nail olmuş oluyor 620 den devam edeceğiz inşâallah.
89. Mesnevi Şerhi 610-619 Beyit – Sohbet Notları
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: Risale-i Kudsiyye Şerhi (120-122. Beyit) 17.11.2022 , Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 07.08.2025, Tekirdağ Kutlu Doğum Sohbeti – 13 Nisan 2014 Pazar. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.