88. Mesnevi Şerhi 602-609 Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 88. mesnevi şerhi 602-609 beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
88. Mesnevi Şerhi 602-609 Beyit Hakkında
Mesnevi Şerhi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. ama biz çenge dönmüşüz bu mızrabı vuran sensin Bu iniş bizden değil senin diyorsun Ya biz ne gibiyiz bizdeki ses sendendir ama biz daha gibiyiz bizdeki Yankı Sendedir bir kazanıp mat olmada satranç gibiyiz biz a sıfatları hoşsa kazanıp mat olmamızda senden A bizim canımıza Can olan biz kim oluyoruz ki seninle beraber bu arada bulunabilir elim Biz yok larız bizim varlığımız geçici şekiller ishar eden mutlak varlık olan sensin Ancak Biz Aslanları zama bayraklardaki Arslanlar ız onların oynayışı saldırısı soluktan soluyor yer yüzündendir ve onların oynayışları Görünürde gel görünmez o görünmeyen yok mu hiç mi hiç eksik olmasın yerimizde senin vergi indir varlığımızda varlığımız tümden senin icat ındır bu sufiliğin üzerinde Ama genel olarak ismi konu masada çok değişik bu fikri akımlar olmuştur ya bu fikri akımlar ne malum bilhassa sağ Muhittin Arabi hazretlerinden sola sonra doktrine ve haline gelmiştir çok öncesinden bunun bu fikri akımların isimleri yoktur yeni bir anlayış bir algı olarak devam eder o herkes Oo Sufi fikir akımlarını kendilerince Kur’an sünnete dayandırarak dan ve onlardan aldıkları feyze onlardan aldıkları bilgiyle bu akıllarını anlatmaya çalışırlar Ama bu zaman içerisinde bu arabaya gelinceye kadar isimlendirilmiştir Muhiddin İbni Arabi Hazretleri ama aslında çok yerde geçmez Vahdeti Vücut kelimesi ama ve vahdet-i vücut anlayışı düşüncesi Arabi’den sonra doktrinler hale gelmeye başlar Bu doktriner hale gelmeye başlayınca ara beni Vahdeti Vücut düşüncesinin karşı düşüncesi olarak vahdet-i şuhud düşüncesi gelişmeye başlar vahdet-i şu düşüncesi de gelişmeye başlayınca Anadolu’daki ve bir kısım yerlerdeki su filler ve altta bu konuda fikir yürütmeye çalışanlar son dönem Örneğin Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri bundan buna bir örnek teşkil edip edebilir vahdet-i vücuduyla vahdede şu ducem etme ikisini birleştirme telaşı ikisini birleştirme anlayışıdır çıkmıştır Arabi bunu bu özür dilerim Bediüzzaman Said Nursi bunun kendince be ortasına 62 görüşü de cm dip birleştirmeye çalışmış ne kadar başarılı oldu Olmadı bu tartışmaya açıktır Ama ne yazık ki Türkiye’de bazı şeyleri tartışmak bazı şeyleri analiz etmek ne yazık ki fincancı katırlarını ürkütür tüp dokunulmaz hale getiriliyor örtülüp de mesela Türkiye’de hiç kimse risalelerin üzerinde şurada hatası vardı burada hatası vardı burayı analiz ettiğimizde şu sonuç çıktı gibi çalışmalar yapamamışlardır yapılmamıştır Çünkü Said Nursi bu noktada kutsanmıştır ülkede ve kutsal alınca da onun Risaleler bu üzerinde kolay kolay analiz yapmak hiç kimsenin cesaret edemediği bir şey olmuştur bunun neticesi aynı şey cemaatle kutsanmıştır algı arkasından Cemaat ve başındaki hocası da Kut sandığından hiç kimse onları Burada hata yapıyorsunuz burada kusur istiyorsunuz burada Bu fikir yapınız doğru değil değil analiz edememiştir etraflı bir şekilde analiz edemeyince de kutsanmış bir topluluk ve o kutsanmış topluluğun üzerinde kutsal bir mübarek zat ve Herkes bu noktada da o kutsanmış lığı kutsanmıştır ya o yüzden biz Bediüzzaman’ın ve vahdet-i vücutta vahdet-i şu ducem etme birleştirme düşüncesini de burada da Türkiye topraklarında hiç kimse analiz edip bu analizini yayınlamak üretimi cesaretini ilmi ferasetini gösterememiştir nasıl Bediüzzaman’ın noktada risalelerinde ki hataya düştü yanlışlığa düştüğü yerler topyekün bir şekilde görünmeden bütün risalelerin hepsi de haktır hakikattir gibi bunlar kutsandığı müddetçe insanlar kutsandığı müddetçe hiçbir zaman onlar analiz edilemeyecek hiçbir zaman onların eksik ve kusurları bu noktada Fikri planda insanların gözünün önüne konacak böyle bir handikap var yani Beyazıt’ı Bestami Hazretlerinin Fikri yapısını analiz edip işte burada hata yaptı demek herkes için de yapabiliriz bunun noktasında bu dairede hemen hemen 1300 yıllık İslam tarihi boyunca 1300 boyun Üç Yüzyıl boyunca gelmiş olan bütün ulamalı bütün âlemleri bütün sufileri bu noktada bütün tefsirciler fıkıhçılar ı analiz edip Burada hata yapmışlar demek mümkün ama son 150 Yılın son 150 yılın İslami akım diyebileceğimiz cemaat diye bizim bil diyebileceğimiz hem cemaatleri hem de kimlik ve kişilikleri analiz etmek hata yaptılar demek mümkün değil aynı şey Mısır’da Müslüman Kardeşler aynı şey Suriye’de işte ihvan-ı Müslimin ve Ateş Müslüman Kardeşler Suriye’de ihvan-ı Müslimin Mısır daydı bunun gibi aynı şekilde de Türkiye’de bir Süleyman Hilmi Tunahan’ın cemaati bir Risale cemaati risale-i Nurcular bir Fethullah Gülen 16 gibi cemaatle Erkut sandıklarından dolayı asla eleştiriye maruz kalmamış onların üzerinde Risaleler yazılmamış Burada hata yapılıyor Fikri planda da şahısların hataları değil bu fikri planda burada sıkıntı var dönmemiş şimdi Böyle olunca da o kutsanmış insanlar kutsanmış cemaatleri dokunmak mümkün olmamış yanlış yaptılarsa dahi onların yanlışlıkla da Hikmet görmüşler Asıl bu konuda sufilere laf söylenirken ne yazık ki sufileri yemelimi ettir bu İslam dünyası iki yüzyıldan beri sufileri yemelimi etti şehri dervişleri Derviş anı lime lime etti tekkeleri TED hepsinde lime lime etti ve bu dergahların tekkeleri şeyhlerin yerine dikkat edin kutsanmış ve cemaat ta ve kutsanmış cemaatin içerisindeki hocalar abiler oturdu bu ve oy sonunda darbe oldu var ya gelinen Sonuçta darbe oldu neden kutsal mışlar çünkü yani o cemaat kutsanmış kimse dokunamıyor cemaatin başındaki kimse dokuz kutsanmış dokunamıyor dokunmaya kalkanlarda zaten kumpaslarda yerle Yeksan ediyorlar bir şeyler yapıyorlar Biz Kelaynak kuşu gibi bizim dokunmak değil biz Kural sünnet dairesinde işten hakiki gördüğümüz hakikati Bangır Bangır bağırmaya çalıştık bu oldu başka bir şey değil şimdi ve bu vahdet-i şuhud la Vahdeti Vücut Fikri planda herkese de kendi içlerinde birbirleriyle kavga etmeden bir anlayış bize noktasında bir algı noktasında devam etmiş gelmiş bunun bu noktada vah var tasavvufi manada su he manada vahdet-i şuhud düşüncesinin zirvesine İmam rabbana zetor oturmuş ve İmam Rabbani den sonra nakşibendilerin büyük bir çoğunluğu vahdet-i şuhud noktasında varlığın üzerinde bu felsefesi mi vahdet-i şuhud un üzerine o tutturmuşlar ve bu nakşibendilerin dışındaki cehri zikir erbabı da kendilerince Vahdeti Vücut noktasında kendilerini şekillendirmiş ler onlarında Fikri planındaki bu manada ki pirleri birinci pilleri öyle diyelim Muhiddin Arabi olmuş Oysa Arabi’den önce Arabi’den daha ileri konuşanlar olmuş ama doktrin olarak Arabi öne çıkmış yoksa sizin taptığınız Allah Rab da dur Allah değil Sizin taptığınız Rabbi değil Sizin taptığınız benim ayaklarının altında bu sözünün daha fazla daha ileri Beyazıt’ı Bestami var mı benden daha şanı yüce bugün Kudret de benim kuvvet de benim sözü var ve hatta gibi bu tip büyük Sufi zatların sözlerinin neticesidir Aslında Muhyiddin İbn Arabi İşte bu Vahdeti Vücut fikrine göre tayinat takı Her şey bir vücudun içindedir vücuttan ayrı değildir aslında aralarını çok fazla bir fark yoktur Ama kendileri de fark vardır ve o vücudun içerisinde bulunan her şey cenab-ı Hak’kın bu noktada yönlendirmesiyle her şey olur varlıkla alakalıdır bu vahdet-i şu uçlarda der ki Allah zat olarak farklı bir bu mekanda dır öyle diyelim Mekansız ama ama bu varlık bellidir O yüzden varlığı da da cenab-ı Hak’kın bu noktada zatından ayrı tutarlar var Ara bir tam net olarak zatından ayrı ve gayr-ı noktası yoktur arabi’de Arabi varlığı komple yok hükmünde görür Bir ara bir varlığı tamamı yetle gerçekte yok hükmündedir vardır ama yoktur yani varlık Tamam niyetle hayalden ibarettir öyle söyleyelim ama aynı bu çizgide devam eden Hz Mevlânâ varlığı Hayal üzerinde yürür gör diyerekten Arabi’nin Belki de bu Keskin düşünce ve fikri Atını biraz daha yumuşatır ve hatta bizim anlayacağımız hale getirir ve bu benim için Bu benim kendi yolumu için kendi Darende Hz Mevlânâ’nın kendi duruşunu çünkü kendi duruşunu Vahdeti Vücut veya vahdet-i şuhud olarak nitelendirme za zp bears sadece Kur’an ve sünnetten anladıklarını ve algıladıklarını anlatır bu noktada belli bir saplantı bulamazsınız Hz Mevlânâ’dan tek bir noktada bir ve çedesan ki zannedersiniz ki Hz bir tam bir Vahdeti Vücut to bir noktada bir bakarsanız ki tam bir vahdede şu Uçucu bir noktada bakarsınız güz iradeyi önüne koyar bir noktada bakarsınız külli iradeye önüne koyar olaylara ve hadiselere göre Hz pilin analizleri vardır O yüzden o analizlere bakarak tan insan ayağa kaymadan sağlam basaraktan sağlam basamaktan kendince dinin akidevi noktasını Fikri planında sağlamlaştırır mesela cebriyeci lere Buhur aşağı vurur Hz bir kaderiyeciler e vurur cebriyeci lere vurur ve zaten bu şeyden önce beyitlerden önce cebriyeci LV kaderiyeciler e vurdu Evet şimdi de farklı bir yere giriyor Evet şimdi farklı bir yere gidiyor diyor ki biz çenge dönmüşüz keung çalgı aleti demek eski Türklerde Kopuz dediğimiz şey var ya ve hatta sonradan saz olan şey bir de çay iç diyorlar Onlar Eskiler O diyor ki Hz bir biz bu noktada müritler bu Vezir ediyorlar müritlerin dilinden konuşuyor hz.pir bu ve müritlerin dilinden konuşurken bize de ders veriyor bize ders veriyor müritler Diyorlar ki biz çenge dönmüşüz Mısra vuran sensin Biz senin elinde çalgı aleti gibiyiz bir mürit üstadın elinde çalgı aleti gibi mü diyor ki biz senin önünde çalgı aleti gibiyiz sen bizden Doğu sesimi çıkacak mi sesimi çıkacak R sesi mi çıkacak bu sesi çıkartacak olan sensin neden mızrap senin elinde biz geldik sana Teslim Olduk sana teslim olduktan sonra biz senin eğitimin almaktayız O zaman senin bizden dinleyeceğin ses de senin vermiş olduğun eğitimin sesi bizden alacak olan alacak olduğun aksi Seda Senin kendi bu ses seda sen bizden ne üflersen sen bize ne öğretirsen Bizden de alacak olduğun şey bu Eğer bize Kur’an ve Sünnet öğretirsen bizden sana dönecek olan şey Kur’an sünnet Eğer sen bize Kur’an ve sünnetin dışında bir şey öğretirsen bizden alacak olduğun şey de Kur’an ve sünnetin dışında gündemde Ya sen bize darbecilik öğretirsen Bir gün gelecek biz darbe yapacağız ondan sonra sen de oturduğun yerden Vallaha da billaha da benim bu noktada bir dahlim yok deme neden mızrap senin elinde çünkü biz senin öğrettiğini almaktayız bir gün gelir siz de darbe karşıtı olursanız sizde diyeceksiniz ki darbe karşıtı olmayı sen öğrettin bize darbeye karşı Sen yürüttüm Biz Ee şimdi de darbeye Evet dememizi bekliyorsun uzb bu ne diyeceğim Hayır Bundan haberim yoktu diyeceğim Hayır haberin var hepinize darbecilere karşı mücadele ettiniz gücünüzün net nispetinde hepinize de teşekkür ediyorum ne demek ki bir mürit bir mürşidin elinde chanki midir Mürşit ona ne öğretiyor San öğretiyor sana ondan onu alacaktır Bu bir çırak ustasından öğrendiğini alacaktır cilasiz tornavida değil Sol elle tutup sıçacaksınız deyip de öğretip de ardından Çırağan sağ elle tornavida iyi sıktığını göreceğinizi beklemeyin bu mızrabı vuran sensin iniş bizden değil seninle olsun o zaman Bizden birine iş bir ses çıkarsa Aslında bu ses sana aittir şikayet etme bizden ne geliyorsa sana bu sana aittir sebep sen öğrettin bunu bize bu göre ten sensin öğretici Sensin o zaman devam edelim Hz Muhammed Mustafa da mürşittir eğer Hz Muhammed’i Mustafa’ya uyarsak öğretici Oo bizden çıkacak olan ses Ona gidecek yine ve bu ses gerçekte kimin olacak onun öğreticisi Olacak eğer biz Allah’a bu noktada da öğretim Öğretim noktasında Allah’a yaslandı ysan ve Allah’ın öğretisini Biz kendimize öğreti olarak alırsak bizden çıkacak olan şey yine Allah’ın öğretisi olacak Bizden ne çıkacaksa Allah’a dönecek Allah’a dönen şeye cenab-ı hak bakacak kendisinden çıkan bir şeyse o zaten onu sevecek onu cennetlik edecek ama kendisinin razı olmadığı bir şey ise onu da bu kullandıracak o zaman cezalandırmada ona ait Biz burada Cüzi irade noktasında Biz nerede olduğumuza bakacağız işte diyor ki biz ne gibiyiz bizdeki ses Sendedir Biz senin önünde senin terbiyenin senin öğretin almak için oturduk ve biz bilgiçlik taslama dık senin önün da seni Mürşit Bildik seni Veli Bildik seni Hoca Bildik senin bu noktada da Ee ne demişler de onun için o zamanın seçilmiş kişisi gördük ve ne yaptıysam bize ne öğrettiysem sonucumuz da oldu o zaman Normalde bizden sesi çıkartan gerçek manada sensin Bizler birer ne gibiyiz bir tane ne var şu bir zahmet ya bu neyin tek başına ses çıkarması mümkün mü bu mümkün değil bu ustasının elinde eline geçip Usta bundan üfleyince ses çıkacak usta bundan üfleyince Usta o sesini yapacak kendi dinleyecek yine Usta kendisi dinlerken Yağmur ney düzgün ses çıkarmıyor ve bu ney de bir sıkıntı var değil derse Neyi tamir edecek Örneğin bu sonradan boğum boğum yapılmış bir ney orijinal değil bu kesilerek ten yapılmış like at o baksın bakayım neyzenbaşı hata mı yapıyorum en uzak yoldan mı geliyor nereden geliyor ki bu dağları aşıp da mı geliyor O kim İsmail Tan İsmail yok abi ara yapıyorsun bu orijinal değil değil mi ne işi var Orijinal olmayan neyim burada ver orjinalini bana Ama bunlar Sonradan çıktı bu orijinal olmayanlar var ya sufiler bile orijinal olmayanlara yöneliyorlar Evet Bu nasıl sonradan hani sonradan çıkan her şeyden uzak duracaksınız diyorlar ya bir hadisi Şerif’te diyor ki yolun en güzeli ilklerin yoludur ama sonradan çıkanlardan uzak durmuyor dışevte dikkat edin bu yolun en düzgünü en hakiki sizi ilklerin eski yağı ilklerin yoludur Ama siz sonradan çıkanlardan uzak duruluyor da dikkat edin buna evet ama ben hep böyle cemaatler şunlar bunlar için hep aynı şeyi söylüyorum kardeş sida elli senelik siniz ya biz 1300 senelik Ezo Ya sen kaç sene misin yüz sene bile değilsin ne olacağı belli değil senin Sen nereye gideceksin de belli değil var ama sufilik dediğinde Muhammedi su filin 1300 yıllık 1350 yıllık Muhammedi sufilik mı Ondan öncesi Adem’den itibaren varız biz bu pişmiş izyol pişmiş yani bu yol pişmiş her şey oturmuş yerleşmiş bir deneme yanılma deneme yanılma denilmeye deneme yanılma geçmiş Onların hepsi de de oturmuş yol yerleşmiş Muhammedi sufilik 1350 yıllık 2350 yıllık şu tek k450 yıllık dikkat edin 450 yıllık bu Tekke ve Bu oturduğunuz tek k450 yıllık bu ne Karlar görmüş ne Boranlar görmüş ne Fırtınalar görmüş ne şeyler görmüş ne Dervişler görmüş ne meczuplar görmüş ne alimler görmüş 1450 yıllık var bunun felsefesi 1350 yıllık bu sufilik dediğinizde 1350 yıllık bu Kadri dediğinizde 650 yıllık 700 yıllık 800 yıllık 1900 yıllık bin yıllık ve Mevlevilik dediğimizde 850 yıllık bu 850 yıllık Hazreti Mevlânâ da mantar gibi çıkmadı da onun şeyi var şeyini şey var şeyini şey var ta dayanır nereye kadar Hz Muhammed mustafaya kadar ve bütün yollar Muhammed mustafaya dayanır ama Hani derler ya ya Hala da ayakta duruyorlar kardeş ve bu yolun silsilesi Muhammed mustafaya ulaşır Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e bu Muhammed mustafaya sallallahü ve sellem Hazretlerinin ulaştığından dolayı bereketlidir ayaktadır Yes yenidir tazedir O senin kişide 30 yıllık da 20 yıllık tahıl ne bu Bu ne oldu üfledim söndü işte iş bitti var ama düşünebiliyor musunuz cumhuriyetin o ilk yıllarının o ızdıraplı günlerinde dahi sufler ayakta Durmuşlar bu ayakta Durmuşlar ayakta Bu yılmamış hariç ve 28 Şubat’ta ayakta durdunuz gibi mi Evet şimdi diyor ki biz neye gibiyiz bizdeki ses sendendir E o zaman ne bu Bu bir su he he bir mürit mürşidin önünde ne gibi olmalı diyebilir mi şimdi ney benim Şura Mado Kundurama Dokunma bura model buramı delme buramı yak Şura mı yakma bu İsmail yaparken diyor mu sana bağrına ateşi saklıyorsun değil mi ve o demiyor Değil mi burama saplama diye bu yakıyor bağrını o kızgın demirlerle yakıyor ben orasını burasını kesiyor yontuyor bu orjinalden yapacaksa onu bir güzel ıslatıyor Ondan sonra onu düzgün olması için güzelce her tarafını bağlıyor bir güzel kurutuyor onu kuruturken olmazsa bir de fırlıyor ve hızlı taraftan bir daha düzeltiyor fırın Yo ardından bul böyle Kalem gibi düzgün hale getiriyor değil mi İsmail bu kalem gibi düzgün hale getirdikten sonra ne yapıyor bağırma deli onu ben orasını burasını yakıyor birde güzel ses çıkarsın diye Ondan sonra da en sonda ne yapıyor Bu baş Mahallesi’ni koyuyor başparesiz bu ne kaval Abi bu ney değil başparesiz Bu ancak başparesi olursa ne oldu bu başparesiz olursa bu olmadı bu başpare Muhammed Mustafa’dır sallallahü ve sellem Hazretleri Ama bu alemin bu alemde hayat var ise bu alemde Bir Nağme var ise ona M Muhammed Mustafa’dır ruhaniyeti nuraniyet i noktasında neyin deneyinde maneviyatı ruhaniyeti ses çıkarması başpar edendir Ondan sonra Neyzen başpar iyi dudağını değdi ryse dudağına dudağa değmeyen bir başpare den ses çıkmaz Bu arada hiç nefes olmayacak dudağa yaslanacak dudağa Yaslanır sabaş Fare ne o zaman aşka geliriz bu dudak yaslan mazsa baş fareye ne aşka gelmez üflenmez o zaman işte cenab-ı hak ta varlığı Muhammed Mustafa’nın üzerinden üfler Biz ne gibiyiz bizdeki ses sendendir Biz geldik biz mürid iz senin yanına oturduk o güne kadar bildiklerimizde varsa unuttuk o güne kadar yaptığımız ettiğimiz her ne var ise hepsinden vazgeçtik geldik biz sana ney misali Teslim Olduk Sen bizim neremizi düzeltecek sen düzelt neremizi yakıp yandırma caksan yakıp yandır ve ardından duyacak olduğun ses senindir senin maharetin Biz daha gibiyiz bizdeki Yankı sendendir hani çıkarsanız ya bir boşluğa bağırırsanız Biz önceden ki O çok yapardık zeytin ağaçlarının dibine daha çıkar dağda böyle bir dere yatakları vardır zeytinler vardı oraya bağırdık biz bu işte geçmiş gün Alo diye bağırdık karşıdan al of diye ses gelirdi yankılanır bir vadiye gittiğinizde bir daha başına gittiğinizde sesin geriye döneceğim bir yere gittiniz bağırdığınız da ses yine size döner Bu alemde siz ne yaparsanız size döner her şey iyilik yapanın iyilik görmesi bu sebeptendir kötülük yapanın da o kötülüklere karşı karşıya kalmasının sebebi budur Burak sise da dediklerimi Ümitler diyor ki biz daha gibiyiz sen bize seslendiğinde kendi sesini duyarsın kazanıp mat olmada satranç gibiyiz biz ama biz kazandığımız halde mat oluruz satranç gibi bizim senin karşında bizim kazanmamız Mümkün değil biz kazandığımız Al Senin önünde mat olmuşuz demektir bir müridin mürşidinin önünde haklı söz konusu değildir bir müridin mürşidinin anında kazanması söz konusu değildir bir kazandım dediği an damat olmuştur Oya müzik mürşidin önünde hep kayıtlıdır sakın Allah’ın da de kendinizi zengin zannetmeyin zengin olduğunuz anda o zengin olduğunuzu düşündüğünüz anda fakirliğin izin göstergesidir bu sakın Allah’ın da Kudret kuvvet gösterisinde bulunmayın Onun önünde Kudret kuvvet gösterisinde bulunmak onun mat olduğunu gösterir sakın kendinde güç good ve kuvvet ilim akıl kendine ait olan olarak görme bunları kendine ait olarak gördüğünde mat olduğunun resmidir sakın biliyorum deme Allah önünde biliyorum diyen kimsenin mat olduğunun göstergesidir sakın cenab-ı Hakk’ın önünde acziyetini fakriye etini mahrumiyetini hiç unutma Allah’ın önünde azreti nifaki yetini mahviyet ini unuttuğun an senin mat olduğu andır Sen kendi kendine Ben şu kadar okullar yaptım şu kadar yurtları yapıt yaptım şu kadar benim ünitesi BİM var bu kadar paran var bak kadar pulun var bu kadar savcım Var Hakim var askerin var paşam var Ben bu darbeyi yaparım de düşündüğün anda mat olduğu andır o kendi kendine fil gördüğün anda bir sivrisineğin seni alıp yere çarptı andır ama sakın kendinde bir şey Görme sakın sen kendinde bir şey gördüğün anmat olduğunu anlarız ve sufiler sufilik noktasında Kendilerinde bir erdemlilik görürse erdemsizlik lerinin işarettir ama sakın kendini Fazilet denizinde Duygu yüzünü dolaşmam at olduğunu anladık ama sakın o bu ve her şeyini ona teslim et Bu bir ki bu kaynata gerçek Kudret sahibi Allah’tır gerçek kuvvet sahibi Allah’tır gerçek ilim sahibi Allah’tır gerçek Hikmet sahibi Allah’tır gerçek fiyatı yaratan Allah’tır sana aklı fikri veren Allah’tır sana zekayı veren Allah’tır bu alemde her şeyin sahibi Allah’tır yaratan Allah’tır ayakta tutan Allah’tır sakın gaflete düşüp de kendinden bir şey var zannetme Her şey bu alemde bu kainatta Allah’ındır ama sakın sen kendinde güç kuvvet Kudret kendinde akıl kendinde kendine ait bilgi kendine Ay şu bul gördüğün Ahmat olduğu andır Bu hat olduğunu anladım Ya ben bazen dedim ya müritlerin haklı en haklı olduğu yer haksızlığın başlangıcıdır mürit haklı değildir hiçbir zaman Allah rıza kir Derviş arasındaki münasebet ederim ki ben Ateş mayın tartışmayın ve en haklı olduğunuz an haksızlığı mızın başladığı yerdir de hakkım ya o yüzden cenab-ı Hak’kın önünde de bana bu hastalığın neden verdin onu zengin ettin beni fakir ettin onu şöyle ettin bunu böyle ettin sakın mat olduğu andır Aziziye etini fakriye Tini 3A sıfatları hoş saat kazanım at olmamızda sendendir ve müzikler bu Vezir ediyorlar a sıfatları hoşla Biz bunu vezire Derince Mürşide affettik Mürşit Eğer Gerçi Mürşit O yüzden mürşittir mürşidin üzerindeki bütün sıfat sal boyutlar Allah’a aittir O yüzden mürşidin üzerinde tecelli eden sıfatlar Allah’a ait olduğundan mürşidin üzerinden tecelli eden bütün her şey hoştur bu müritler diyorlar ki A sıfatları hoş saat bu Çünkü senin üzerinde tecelli eden Her şey ona aittir ben sana atmadın o attı Ama sen öldürme Dino öldürdü sırrına Vakıf tır o sırla tecelli yapma tecelli len miştir mü Mürşit bu video ki az sıfatları hoşsa Biz yol Bağından kendimize bu manada Gerçek hakiki mürşit Allah’tır onun yeryüzünde somut kavramı somut tecelliyâtı sıfatlar noktasında en yüksek derece dolan Muhammed Mustafa’dır sallallahü ve sellem O yüzden Hz Muhammed Mustafa’nın üzerinden tecelli eden her şey hoştur ha ama o sıfatların gerçek sahibi kimdir Allah’tır bu ve cenab-ı Hak’kın bütün sıfatları mu manada hoştur ya Allah’ın sıfatlarının tecelli altında noksanlık görmek eksiklik görmek insanı küfre götürür o cenab-ı Hak’kın sıfat sal olarak tecelli adlarında eksiklik noksanlık yanlışlık fazlalık mümkün değildir İyi o zaman ol sıfat sal noktada hoştur hiçbir şey hiçbir şey boşlukta kalmamıştır 3A sıfatları hoş sap kazanıp mat olmamıza sendendir kazandığımız halde istersen bizi yine madde dersin Biz kendi kendimizi kazanmış görürüz kendi kendini kazanmış görme son nefese kadar hep kulluğa devam et Sen kendi kendini kazanmış görme her daim at olacağını düşün Allah amellerine güvenme amellerin seni kurtarmaz ne kadar amel işler sen işte ameline rağmen mat olursun ne kadar İhlas da olursan ol İhlas’ın neticesinde mat olursun Ama sen hangi noktada olursan ol sen her an için mat olabilirsin O zaman sen her an Rabbine yaslan her an O’na da ya ya her an onunla alışverişte bulunsun her an onu görmeye çalış Her an onu dinlemeye çalış Her an onunla olmaya çalış Yoksa mat olmam her an beklenebilir ya o yüzden Halil Nisanın laher al ya rabbi diyenlerden ol hali lisanıyla her an onun kapısının eşiğinde duranlardan ol Halil İsa’nın la her an onu dinlemeye onun emirlerini yerine getirme onun çizmiş olduğu istikamette yürümeye ram ol sakın ha ha gaflete düşme yanlışa düşme eksikliği düşme ben namaz kıldım deme Allah lütfetti kıldım da ben oruç tuttum deme Allah lütfetti de tuttum da ben şunu yaptım ben bunu yaptım ben söyleyim ben dövmeyin deme Allah lütfetti Allah ikram etti Allah ihsan etti Allah Mehmet Can bu altından verdi Allah Mehmet Can’ın katından rızıklandır the Allah Mehmet Can’ın katından müdür bulandırdı Dep Allah’a her daim yaslan Dayan Onu al onu zikret Bir An İçin Onun zikrinden uzaklaşırsan bir ki Cenabı Hak merhametinden ve rahmetinden uzaklaştığın için sana arkasını dönecektir Sakın gaflete Düşme O yüzden Sakın kendi kendini kazanıyorsun noktasında tutup damat olanlardan olma ve asla ve asla bu sonucunu ve bilgisini bilmediğin meseleler de haklılık gösterisi yapma sakın ha ha otur edebine dergahta San dergahta edebinle otur bir ustanın yanında San ustanın yanında edeple otur ondan meslek öğreneceksin bir öğretmenin yanında San edepli otur ondan ilim öğreneceksin edebini terketme edebini açma kendi kendine oldum bittim Sevdasına Düşme gaflete düşme kendi kendine kendini dev aynasında görme bil ki bir sivrisinek seni 6’da 112 küçücük bir hücre seni altıda bir ki hiç beğenmedin Kimse senin kolundan tuttuğu gibi yeri 1500 sefer seni sirkeler yarar Sakın o nefsine uyanlardan olmasa kına Kibre düşenlerden Uyma Sakın a kendini bir başkasından Üstün görme sakına kendini ustandan öğretmenden Üstün görme sakına kendini bulunduğun topluluktan Üstün görme bu acziyeti fakriye Tea mahiyet-i hiç bırakma hiç bırakma bir Allah’ın kulu olduğunu düşünme düşünmekten uzak durma her daim Ben Allah’ın kuluyum O peygamber o Muhammed Mustafa’nın yolunun tozuyum da ve öyle yürü öyle Hayata baka bizim canımıza Can olan biz kim oluyoruz ki seninle beraber bu arada bulunabilirim ama biz mürid iz biz kim oluyoruz ki Senin önünde Varlık Senin önünde ilim Senin önünde bilgi K silelim biz kim oluyoruz ki Senin önünde Kendimize kendimize bir varlık faresi gidelim biz kim oluyoruz ki Allah’ın önünde kendi kendimizi bir şey Zannederim biz kim oluyoruz ki Allah’ın da varlık iddiasının da bulunalım Biz yoktuk o vardı ve bizi yoktan yarattı Biz şimdi nasıl kalın da ona kafa tutalım Biz kalkalım nasıl ana şimdi çevir lykta sayalım biz onu nasıl kalkalımda şimdi İsyan edelim biz yoktuk düşündüğümüzde Yüzyıl önce yoktuk düşündüğümüzde 150 yıl önce yoktu bu alem da bu eylül Sonra da yok olacağız ama biz nasıl Onun önünde kalkanında kudreti miz var kuvvetimiz var diyelim biz nasıl kalkalım Allah’ın da Allah’a şirk koşalım biz nasıl kalkalımda Allah’ın da tanrılık koşalım biz nasıl kalkalım Allah’ın da nemrutluk taşıyalım firavun noktası alalım biz kim oluyoruz bu eğer o bizi yaratmamış olsaydı biz olacak mıydık İyi madem allahlık tasyon hadi bir insan yarat evet hadi bütün ilahlar ilahiler toplansın bütün teknolojiler toplansın topraktan bir insan yaratsın Allah Allah diyor ki ben sizi topraktan yarattı evet hadi bütün teknolojileri toplayalım bir insan yaratalım evet Hadi o insan bu insanın zıttı olsun evet Hadi o insanın gözü bu insanın gözünde o insanın iki tane de göz arkada olsun E hadi bir ağızda ensesinde olsun onu Hadi bütün teknolojiler toplantı notlarını tipi insan üretsin ler bir alternatif insan yarattın da de bir tane arasınlar E hadi bir tanesine kanadı Yar atsınlar geçtik insanı şu an cenab-ı hak Haydi kerime’de Kur’an’ın da böyle şatafat yapıyor ya Ya hani diyor o insanlar bir sineğin kanadını Yar atsınlar sinek dedi sineğin kanadı E hadi bir sinekten çıkarın senin bir tane kanadını bir tane tanıt bu ekleyin oraya yaptığınız bir kanadı Allah sizi 1-2 tane sinek kanadı üretin mevcut sineğin kanadından daha fazla çıksın ve o saniyede bilmem kaç sefer kanat çırpıyor Sen öyle bir şey yap onun yarısı kadar kana çıksın ya fazlasını da istemiyoruz ben Yunus kadar hadi yarısını geçtim çeyrek kadar kanatırsın ne yok bu makine değil ama dedim nefes alacak Kanlıca ne olacak mi Evet ve o kanadın kılcal damarlarında kan da dolaşacak düşünebiliyor musunuz o adamın aklıyla alay eder gibi ha ha kendi kendini çok akıllı görüyor ha ha çok akıllısın şu sineğin kanadını da kılcal damar adı bir oluştur çok akıllısın ya de istemiyor gitar Diyorlar ki biz kim oluyoruz ki Ben seninle beraber biz bir arada bulunalım böyle yani Kendimizi bu noktada da senin katında görelim Sen Mürşit sin biz meridies sen peygambersin birsin ümmetiniz sen allahsın biz senin kulunuz biz kim oluyoruz ki seninle eşler dolalım ama Biz kimiz ki Allah’la işlerde olalım ama Biz kimiz ki Hz Muhammed Mustafa ile eşdeğerde olalım Ah ah edep o edep edep ama biz kim oluyoruz ki babamız da aynı olalım ama biz kim oluyoruz ki annemiz de aynı olalım edebi aşalım Ama Allah’tan sonra itaat edilecek olan anne baba biz kim oluyoruz ki anne-babadan kendimiz yüksek görelim bu küstah olursan kibirli olursa görürsün küstah olursan kibirli olursa Allah’tan daha kendini üstün görürsün ahmaklığın sonu yok ama biz yok larız bizim varlıklarımız geçici şekilleri sar eden mutlak varlık olan sensin Ancak biz yokuz ama biz gelip geçeceğiz ve biz hadisin sona Çünkü neden sonradan yaratılmayı xbiz ler gelip geçici olanlarız mutlak varlık olan Allah’ım sen’sin mutlak varlık şu başlangıcı ve sonu olmayan diğer yaratılan Her şey gelip geçici olan biz nasıl ona kafa tutarız ama biz Aslanları zama bayraklardaki Arslanlar ız onların oynayışı saldırışı soluktan soluyan yer yüzündendir hani flamalar var ya bir bayrak düşünün O bayrakta bir aslan o resmi var O bayraktaki aslan resmi Rüzgar esince hareket ediyormuş gibi oluyor Rüzgar esmeyince hareket eder gibi olur mu Hayır onu hareket ediyormuş gibi gösteren nedir rüzgardır Biz hepimiz resim gibiyiz bu alemde bu alemde bu perdede bu alemde bu perdede birer resim gibiyiz bizlere hayat veren Allah bizlere nefes veren bizde canlı tutan bu onun yaratmasıdır onun nefesidir bu onun bizi bu noktada bu perde ya hayat vermesidir yoksa biz kartondan birer varlık gibi olacağız karton bile değil birer Biz resim gibiyiz televizyondaki televizyondaki resim gibi sinemadaki resim gibi o resmi hayat veren o resmi oynatan o ve onların oynayışları Görünürde yel görünmez bizim hareketlerimiz görünür ama bizim hareketlerimizi yaratan bizim hareketlerimizi bu noktada yaratıp fiiliyata koyan görünmez hareketimiz görünür ama hareketimizi yaratan görünmez bizim fiyatımız görünür ama fiil yaptığımızı yaratan görünmez fiyatımız yaratan kim oooo ve o görünmeyen yok mu hiç mi hiç eksik olmasın o görünmeyen O kendisini saklayan kendisini gizleyen Allah yok mu hiç hiç mi hiç eksik olmasın Allah bizi çünkü Bize hayat veren bize bu noktada nefeslere bizi bu noktada fiil yaptığımızı yaratan oy elimizde senin vergi indir varlığımızda varlığımız tümden senin icadın dır bütün bizden her ne ve varlık noktasında ve bu alemde varlık noktasından ne sudur ettiyse Hepsi de ondandır ve varlığın içerisinde fiili atı tamamı yetle yaratan yine kimdir odur 16100 ondan devam edeceğiz inşâallah bu Selâmün aleyküm Hakkınızı helal edin inşâallah Esra.
88. Mesnevi Şerhi 602-609 Beyit – Sohbet Notları
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022, Mesnevi Okuması (2241. Beyitten) 09.08.2025, Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti 3.11.2022 . Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.