Mesnevi Şerhi

85. Mesnevi Şerhi (589-595 Beyit)

85. Mesnevi Şerhi 589-595 Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 85. mesnevi şerhi 589-595 beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

85. Mesnevi Şerhi 589-595 Beyit Hakkında

Mesnevi Şerhi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. kanadı çıkmamış kuş uçmaya kalkıştı mı Her yırtıcı kediye lokma olur gider fakat kanadı çıktı mı zorlamasın da iyi kötü iyi kötü ıstık çalmasın da kendiliğinden Uçar O senin sözün şeytanı susturur senin sözün kulağımıza akıl bağışlar yani müritler vezire söylüyorlar bunu senin sözün şeytanı susturur bir in sözü bir Velinin sözü bir dostun sözü şeytanı susturur şeytanı bir tek o susturur Allah’ın ilhamı susturur Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin hadis-i Şerifi susturur şeytan susar da insanlar onu yine de kabullenmez der iki ayaklı şeytan susmaz bir kimseye Allah’ın sözünü peygamberin sözünü bir Velinin Keramet söylemiş olduğu bir sözünü söylediğiniz halde hala daha o itiraz ediyorsa iddia ediyorsa o şeytanlaşmış Şeytandan daha şedit Çünkü Hazretlerinin sözünün karşısında sustu şeytan hak ve hakikatin karşısında susar söyleyen sen olunca kulağımız akıl kesilir Deniz sen olunca Karam denize döner Tabii bunu müritler Sonuçta şeyhe söylüyorlar üstatların söylüyorlar söyleyen sen olunca kulağımız akıl kesilir bir kimsenin kulağı akıl kesilir mi diye düşünmeyin aklın bütün duyu organları duyu organları aklın askeri gibi bir kimse kulağıyla o zaman akle debil mi Evet gözüyle akle debil mi görme duygusuyla Evet bu manada bir kimse Eğer ki söyleyen kimse kemalatı bir kimse Erdemli bir kimseye karşıdaki kimsenin duyduğu akıl olur Ona Tabi olur onu kabul eder bu noktada o kimse düşünmeden ona itaat eder Deniz sen olunca karımız denize döner Normalde bir kimsenin bu manada üstadının işaret ettiği şey karadan kasıt burada mecaz alemi denizden kasıt da burada manevi Alem veyahut da karadan kasıt ağyar denizden kasıt ilahi veya karadan kasıt Zahir denizden kasıt Batın Normalde Deniz sen olunca karamızrak dünyevi şeyler gelen Hanzala dedi ki Hanzala kafir oldu Hazreti Ebubekir radıyallahu anh Hazretlerine söyledi bunu Hazreti Ebubekir efendimiz dedi ki bende de bu tip şeyler oluyor Hadi dedi bunu Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine beraber soralım gittiler Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine dediler ki ya resulallah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e Biz senin huzurundayim sohbetinde Ken Seninle beraberken mescid-i nebevi’de aklımıza hiç dünya ve dünyevi ile alakalı hiçbir şey gelmiyor ama biz senin yanından uzaklaştıktan Senden ayrıldıktan sonra Ne Varsa Hepsi de üzerime geliyor Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurdu ki eğer benim yanımdaki halinizi dışarıda da korusan size kanatlarını yerlere kadar eğen Melekleri görürdünüz işte bir Velinin yanına gid den bir mürit Karadır ama orada ne olur Orada deniz olur ancak orada Deniz olması için o kimsenin kendince Maddi manevi kendinden geçmesi gerekir O Üstada intisap edip o Üstada bağlanması gerekir bu manada kendisini oraya teslim etmesi gerekir Eğer kendisini teslim etmezse o o zaman manaya dönmemiş olur ve bu noktada bütün müritler bütün Er Zikrullah alakasına gelirler Ken bir kara yani manadan uzaklaşmış bir şekilde gelirler ancak Zikrullah alakasına oturduklarında sohbete oturduklarında Onların hepsi de birer mana kesilirler mana kesilebilmesi için o kimsenin Bir Mana ehlinin huzuruna gitmesi gerekir işte müritler burada vezire Diyorlar ki sen Deniz old sonra bizim karamızrak radıyallahu anh Hazretlerinin manadan kesilip Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin görmüş olduğu rüyayı yorması ve o rüya ı yorduk sonra da Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri onun rüyasını kabul etmesi O yoruma karşı çıkmaması gibi Hz Ebubekir radıyallahu anh Hazretleri O esnada mana kesildi orada ve Hazreti Hazretlerinin rüyasını yordu O bir küstahlık değildi o orada bir mana kesilişi Sen Sufi ol Bir Allah dostunun yanına gittiğinde Sen de mana kesil ve o esnada kalbin parlasın kalbin cilal dansın Kalbin o esnada ne olsun pırıl pırıl olsun İhya olsun Seninle olduktan sonra Toprak gökten bir güzel gökten de güzel bize a simak burcundan balığa dek Her yanı yüzüyle ışıtan burada Yine toprak yine burada madde alemine işaret Toprak yine burada Zahir aleme işaret haz pirde bu tip zıtlıkları bulmak çok mümkündür haz Pir meseleleri anlatırken kendince hep böyle rumuzlu anlatır Rumuz o Sufi kendince payını çıkaracaktır burada seninle olduktan sonra Toprak gökten de güzel bize dediğinde Gök Burada yine manaya işaret Toprak Yine neye Zahire işaret manada Adem var idi Ve Adem mana aleminde yaşıyoru ama Cenabı Hak Adem’e suret giydirmek istedi Adem’e suret giydirmek isteyince ona yeryüzünden Cebrail aleyhi Selam buyurdu ki git dedi yeryüzünden Toprak al gel ve cenabı yeryüzünden Cebrail Aleyhisselam vasıtasıyla toprakları aldırdı cennette o toprakları bir güzel Kardır ve ona mana üfledi ne yaptı kendi ruhundan ve nurundan Adem’e üfledi Adem o manaya alınca Toprak olan Adem canlandı Toprak Adem bu manada mana kesildi Ama neyle mana kesildi Cenabı Hakk’ın kendi ruhundan ona ruh üflemesiyle mana kesildi işte bir İsrafil üflerse Sen de mana kesilirsin İsa gibi zamanın isası üflerse sana sen de mana kesilir dirilirsin burada müritler diyor ki vezire sen bu manada gökten Sema gibisin bize yani manasın Evet biz toprağız biz varlığın bu noktada zahirini simgeliyor Ama sen varlığın manasını simgeliyordu müddetçe de biz Topraklı mızı kaybeder Bir Mana kesir Hani meşhurdur ya Şibli bunu hikaye eder Şibli demiri alsan der ateşe koysan kızdıran bir an sonra Demir Bütün ateşin özelliğini üzerine alır sayha atar ben ateşim der ben ateşim demesi onun hakkıdır der Ne zamana kadar soğuyuncaya kadar soğuduğunda yine Demir demirdir bu noktada o yakma ve yan özelliği kalmamıştır işte bir Sufi Bir Allah yolcusu bu noktada Allah sohbetine oturduğu zikrullah’a oturduğunda O esnada Toprak mana kesilir O esnada Demir orada hararetlenmek im diye bağırır Kul Allah’a yaklaştıkça yaklaşır yaklaştıkça yaklaşır yaklaştıkça yaklaşınca o yaklaşmanın vermiş olduğu yaklaşmanın vermiş olduğu tatla hazla nicelikle nitelikle kul bir an Hallacı Mansur gibi bağırır enel Hak Der O esnada enel hak demesi onun Hak İsmi şerifinin onun üzerinde tecelli ettiğinden o yaklaşmanın neticesinde bir sarhoşluk anıdır kendinden geç anıdır o kimse o esnada o sayh haı atar Hani bir kimse durur bütün Futbolcular top oynarlar ama birisi bir gol attığında Bütün herkes o golün sevinciyle gol diye bağırır mı bağırır o stadyumdaki insanlar golü Kendileri mi attılar Hayır golü bir tane futbolcu mu attı Evet golü bir tane futbolcu atmasına rağmen onlar kendileri atmış gibi zevke gelip bağırdılar mı Evet Oysa birisi atmıştı golü golü atan kendinden geçiyor taklalar atıyor değişik mimikler hareketler yapıyor mu evet gole gol atmasından dolayı gol attı bildiğiniz gol attı bir kimse Allah’a yaklaştıkça yaklaşsa yaklaştıkça yaklaşsa yaklaştıkça yaklaşsa Cenabı ona hitap etse o kimse kalır mı ortada kalmaz O esnada o büsbütün mana kesilir Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri miraçta yaklaştıkça yaklaştı yaklaştıkça yaklaştı baştan başa Bir Mana kesildi her Yaklaşma o kimseye hep manaya doğru sürükler neye yaklaştığın önemli dünyaya doğru yaklaşırsan dünya olursun Eğer sen hakka doğru yaklaş yaklaşırsan bu noktada hakkın tecelli ettiği hakkın üzerinde Zuhur ettii mana olursun Dünyaya yaklaşan dünya olur Ve dünyaya yaklaştı İsa o kimse Onun yanına gittiğinizde hep dünyayı dinlersiniz Çünkü ona yaklaşmış kaç tane tezgah almış tezgahlar kaç metre kumaş veriyormuş da o sene kaç milyon metre kumaş yapmışlar da ne kadar mışlar da seneye Bunlar bunu yapacaklarmış da onun işi bu o Çünkü dünyaya yaklaştıkça yaklaşmış yaklaştıkça yaklaşmış o tezgahının kaç tane mekik attığını hesaplıyor gece yattığında kaç tezgah kaç tane kumaş üretir kaç tane kumaş Dokur onu hesaplıyor yattığı yerde yattığı yerde Allah adına Allah onun aklına gelmiyor Eğer bir de Allah adına aklı Allah geliyorsa onun aklına harika O zaman dünya la ahireti dengelediği Seversen Onu anlatırsın neye yaklaşırsan yaklaştığın şeyin nitelikleri ve nicelikleri senin üzerinde tecelli etmeye başlar Hani hazre Ebubekir radıyallahu anh Hazretleri dedi ya bana dostunu söyle sana dinini söyleyeyim sen kiminle yaklaştı isan kiminle an senin ahlakın da ona benzer Sen kimi seviyorsan gerçek manada ahlakın ona benzemeye başlar kadının sevgilisi hırsız diyorum ki bu adam hırsız kadın bakıyor Gözümün ucuna benim gözümün içine diyorum ki hırsız bu bu adam hırsız Senin söylediklerinden çıkarıyorum Bunu diyorum bu hırsız değil mi diyorum ben kadın itiraf etti Evet hırsız dedi Ama ben onu seviyorum dedi Sen de hırsızsın dedim bana doğruyu söyle dedim Evet ben ona yardımcı oluyorum dedi ama seviyorum ben onu dedi hırsız hırsız Hırsızı bir hırsızı severseniz hırsız olursunuz bir yanlışı severseniz o yanlışa doğru gidersiniz ben onu yanlıştan kurtaracağım mübarek sen o yanlışı seviyorsun yanlıştan kurtaracak olan kimse ona söyler Bu yaptığın yanlış bunu bir daha yapma bunu bir daha yaparsan seninle arkadaşlığımız uzun sürmez bu yaptığın yanlış benim yanımda içki içme benimle beraberken sen alkol kullanma benimle beraberken sen küfretme Ben küfredin mesen hoşlanmam benimle beraberken namazını dos doğru kıl benimle beraberken namaz kılmayacak San yolculuğumuz uzun sürmez benimle beraberken sen işte Örneğin etrafla kavga etme güzel ahlaklı ol sen neden kavga ediyorsun hır gır çıkarıyorsun iki tarafta bakın bir kimse Normalde bu doğruyu İyiyi güzeli etrafına söylemeye başladığında etrafındaki kimseler ya pozitif noktada etkilenecek ondan ya da diyecekler ki bu adamdan sıkıldık veya bu bayandan sıkıldık veya bunun arkadaşlığından sıkıldık Neden bize ikide birde Kur’an ve sünneti söylüyor Çocuğunuz daha iyi sıkılabilir sizden çocuğunuzun haramını Yapma yavrum Bu haram dediğinizde Çocuğunuz dahi sıkılabilir zaten Çocuğunuz sıkılmıs bilin çocuğunuzun haramların göz yumuyorsunuz arkadaşlarınız sizden sıkılmıyor varsa yani böyle arkadaşlarınızın Haramı var da siz onlara tebliğ etmiyorsanız Siz o zaman onun haramına göz yum ona seslenmedi etmediniz ona nasihat etmediniz nasihat etmiş olsanız öyle yürümeyecek hiçbir şey Aynı bunun gibi neye yaklaşırsan ona benzersin ateşe yaklaşan ateşten nasibini alır Hazreti Peygamber sallallahu Aley ve sellem Hazretleri Demirci dükkanına giden dedi is kokar Demirci dükkanın gidersen Sen oradan demirden bir kıvılcım sıçıcam Eğer taş değilsen Hani Yunus’un Bir de o sözü var ya sen kara bir taşsın diyor denizin içine Sen de su almazsın ki Allah bizi o Gönüllülerden muhafaza eylesin Amin asla kalbimizi taş kalplerden eylemesin Amin çünkü insanlar öyle bir yanlışlık yaparlar öyle bir eksiklik yaparlar Cenabı Hak Onların kalplerini o tarafa çevir verir Hazreti peygamberini tehdit ediyor Sallallahu aleyi ve Sellem’i diyor ki kalbini ona çeviririz O yüzden bana bir şey olmaz diye düşünme tövbeyi elden bırakma ve nereye gittiğine bak ve neyi sevdiğine bak kimi sevdiğine bak kimlerle beraber olduğuna bak kimlerin ahlakıyla ahlak landığını bak kimlere nelere muhabbet beslediğini bak Neyi sevdiğine bak sevdiklerini sırala bir en başa koy neyi seviyorsun herkes şunu diyecek Allah’ı değil mi çıksak topluma sorsak en fazla neyi seviyorsunuz Herkes diyecek Allah’ı yalan söylüyorsunuz sebep ya Allah’ı seviyorum diyen bir kimse haram işler mi Allah’ı seviyorum diyen kimse namazı Göz göre göre terk eder mi ve sevgisi Evet biz onun sevgisine de sen sevmiyorsun demiyoruz Allah muhafaza eylesin Amin Bu da güzel bir şey bir taraftan bakılınca herkes birinci sıraya Allah’ı seviyorum diyor Tarkan’ı koymuyor Kimisi bir ne bileyim işte kendince türkücü şarkıcı bir şey koyabilir oraya yok futbolcu yok ocu bucu bir şey koyar oraya koyar mı koyar veya birinci sıraya başka bir malayan bir şey koyabilir mi koyabilir Allah muhafaza eylesin o zaman insan yavaş yavaş sevdiğine benzer Ben bazan derim bir kadın bir erkeği çok severse bıyık da çıkar onda Sakal da çıkar sevdiğinden çıkar O Sevgi ona yaklaştırdı çaa onun onun üzerindeki değişiklikler olur Allah muhafaza eylesin Amin Sensiz Olduk mu Gökyüzü bile karanlıktır bize müritler Diyorlar ki üstatların biz Sensiz olunca Gökyüzü bile karanlık bize gündüzümüz gece olur bizim o zaman bir aydınlığım kalmaz Biz göz aydınlığı bulamayız Gönül aydınlığı bulamayız bir kimse Üstadı yol bulamaz bir kimse üstadından uzak kalırsa madden de manen de yolu karışır onun Allah rahmet eylesin şey Efendi Abdullah Efendi Hazretleri derdi ki mustafa efendi oğlum bir kimse üstadını 40 günden fazla hani uzak kalmayacak zahiren de üstadını 40 günde bir görecek derdi 40 günde bir 40 günü açtım Oğlum onun düzeni bozulur derdi bir mürit zahiren üstadından 40 günden fazla ayrı kalmayacak bir kimse sevdiğinden 40 gün fazla ayrı kalmayacak hani var ya Kim 40 gün sabah namazına kalkarsa Cenabı Hak Onun gönlüne ilham pınarlarını açar Onun gönlüne gönlünü nurlandırır 40 gün 40 gün önemli Musa aleyhisselam turu sina’da 40 gün kaldı o yüzden Musa’nın Halveti 40 gündü 30’a niyetlendi 10 da Cenabı Hak kendisi fazlından ikram etti 40 gün yaptı 40 gün kaldı eski sufiler 40 gün Erbain çıkarır lardı 40 gün bir şeyden uzak durmak Mesela bir şey Örneğin işte Alkol kullanıyor 40 gün sabreder içmezse alkol onun aklına gelmez 40 gün namazı terk etmeden kılan bir kimse namaza bir Tamam devam eder 40 gün bir ibadeti sımsıkı tutan bir kimse o ibadet onda devam eder 40 gün bir şeyi yemese bir kimse 40 gün yemediği şeyi hiç canı istemez unutur onu bir müddet sonra ona işte müritler diyorlar ki biz seninle beraber olmazsak gökyüzü karanlık olur bize bu noktada müritler Ayrıyetten bir günah keb işlerler bir yanlış yaparlar yaparlarsa onların kalpleri de bu noktada ne olur kararır gider Allah muhafaza eylesin a ay sana karşı şu gökyüzü de kim oluyor ki mürşitlerin ay olarak görüyorlar Ey ay diyor sen gökyüzünün yanında Gökyüzü Senin yanında sönük kalır Gökler görünüşte yüksektir anlam bakımından da yükseklikte yükseklik tertemiz canındır Gökler görünüşte yüksektir ama Man Senin canın yüksektir göklerin yüksekliği önemli değildir o Velinin manadaki yüksekliği önemlidir müritler diyorlar ki gökler ne kadar yüksek olursa olsun ne kadar parlak olursa olsun senin mana Denizinin yanında sönüktür senin mananın altında alçaktır Neden Çünkü her Velinin urucu vardır O her Veli uru eder uruç edince o gökleri kat etmesi gerekir Muhammedi veliler seh suluklarına göğü kederler ve Muhammedi veliler her Gök katmanını kerken önlerinde üstatları veyahut da onların terbiyesini almış olan ya büyük Pir efendilerden birisi ya da geçmiş peygamberlerden birisi olur onun elinden tutar onu uru ettirir uruç ettirirken de her göğün bir Piri her göğün bir Peygamberi vardır Her göğün bir Piri vardır Her göğün piren ve her göğün peygamberinden destur alınarak Tan gidilir uruç etmektir ve gök katmanları biter Gök bittikten sonra Cehennem Ondan sonra Cennet Ondan sonra Arş hala başlar bunların hepsinde uruc eder O Veli bu ucunu tamamladı İsa o kimse bu urucu yaşadıysa o zaman o göklerin fevkindedir o göklerin üstündedir Gökler Zahir olarak yüksek görünür ama mana olarak zamanın mürşitleri o göklerden yüksektir Gökler zahiren çok parlak görünür Aslında parlak değildir Aslında karanlıktır ama mana noktasında bir Veli bir mürşid-i kamilin maneviyatı göklerden daha parlaktır biz göğü parlak görürüz dünya göğünü parlak görürüz Dünya göğünün dışında Gökler parlak değildir o yüzden dünya göğünün dışına çıktığında o katmanları giden o katmanları uruc eden kimse Kara yolunu alır görünüşteki yükseklik bedenlerinde fakat anlama karşı bedenler atlardan ibarettir bir kimsenin bedenleri görünüşte yüksektir beden olarak görünüşte yükseğidir asıl yükseklik o kimsenin manasındadır anlamasından olarak insanız hayvanlardan nefsi natıka dendi yani konuşan nefis akleden hükmeden idrak eden O zaman bizi biz eden insanı insan eden anlamasıdır yani idrak etmesi hükmetmesi yaşamasıdır o kimsenin O zaman bu manada görünüşte yükseklik bedende ama bedenin bir anlamı yok asıl Yükseklik nedir o kimsenin manasındadır önemli olan o mana yüksekliğidir önemli olan o mana yükseklikte de o kimsenin anlaması idrak etmesi onu yaşamasıdır vezirin halvetten çıkmayacağım diye cevap vermesi Vezir delillerin kısa kesin dedi bunca şeyleri söylediler müritler bunca onu metü Sena ettiler anlattılar kendilerinin ona ne kadar muhtaç olduğunu kendilerinin ona ne kadar ihtiyacı olduğunu söylediler anlattıkça anlattılar ama Vezir dışarı çıktı ve dedi ki delillerin kısa kesin dedi öğüdüm Canla gönülle dinleyin Siz konuştunuz söyleyeceğiniz söylediniz çok uzun lafa gerek yok çok uzun söze gerek yok tasavvufta Bu da bir edeptir bir kimse üstadına çok uzun uzun konuşmaz uzun uzun anlatmaz uzun uzun konuşacağım diye uğraşmaz meramını bir cümleyle bitirir meramını iki cümleyle bitirir bir kimsenin idrakı ile alakalıdır Allah’a yakınlığıyla alakalıdır Gönül dünyasının parlaklığı ile alakalıdır bir kimse bir meseleyi beş cümlede anlatıyorsa idraki dardır onun anlaması kısadır onun gönül zenginliği Yoktur Onun gönlü bu noktada terbiye olmamıştır onun gönlü parlamamasi dar o Allah’ı zikretmiş diyor Allah’a yakin olanlar kalp akılları çalışır kalp aklı çalışınca bir kelime ile bin kelimenin manasını verir o kalp aklı öyle bir şeydir bir bakış da bin kelimenin manası çıkar ondan kalp aklı böyle bir şeydir O yüzden veliler Mürşidi Kamiller çok kelimeden haz etmezler Biz üstadımızın yanında çok konuşmazdı hiç birisi telefon açar yok Orada havalar nasıl diye sorar şey Efendi susar İyi iyi her şey her şey iyi burada der kapatır Mustafa Efendi oğlum konuşacak bir şeysi yok Nevşehir’de Havalar nasıl diye soruyor diyor Konuşacak bir şey yok çünkü Ha bir de O kendince seviyor ya konuşacak bir şey lazım Sen sevsen Allah’ı zikredersen gönlünde senin hayretler oluşur Sen gönlün dolaşan hayreti sorarsın Sen Allah’ı bu manada aşık değilsin Allah’ı Çokça da zikretmiş Allah’ı Çokça da zikretmeye gönlünde senin Hayret oluşmuyor gönlünde senin mana oluşmuyor gönlünde senin sır oluşmuyor gönlünde senin işin i işin içinden çıkabileceği Ayvazım Gidiver tingoz benim gibisin Öyle olunca şeyhine soruyorsun havalar nasıl orada İyi misiniz efendim sağlığınız yerinde mi ya Yok şöyle oldu mu orada Çiçekler açtı mı dağlarda kar eridi mi kirazlar Kiraz yaptı mı bu dünyada İşimiz bu mu Sen gönlünde yaşadığın bir hayreti anlat gönlünde yaşadığın bir Sırrı anlat senin başına gelen bir har kulade hali anlat gönlüne düşen bir şeyin cevabını sor Hava nasıl orada diye soracağına yok uzattıkça uzatacak Bir de o uzattıkça uzatacak Bir de bir meseleyi beş sefer anlatacaksın bir şey soruyor söylüyorsun bunu böyle yap bir ay sonra bir daha aynı şey yine bir daha söylüyorsun bunu böyle yap bir ay sonra bir daha veya 15 gün sonra bir daha veya 10 gün sonra bir daha veya her gün görse seni her gün aynı şeyi söyleyecek sana bu o kimsenin Allah’ı az zikrettiğinde onun Gönül pası silin değil gönül pası sililik olsa Gönül pası silinmiş parlamış olsa başka bir şey olacak başka bir şey yaşayacak başka bir şey soracak o zaman mesnevinin ilk 18 beytini okumuş mesnevinin ilk 18 beytini Okumuş dönüyor doluyor ilk 18 beyitten soruyor fusun Adem faslının 3 sayfasını okumuş 4 sayfaya geçmemiş algı yok çünkü 3 sayfadan sonra gidememiş Aslında devamlı oradan bir soruyor diyorum bu aynı kişinin sorusu Ben neden o fusun iki sayfasını okudu çünkü daha Şit Faslı var ondan sonra yürüyecek Yok yok sufilikte de aynı o kimse aynı yerde takılmış dönüyor boyna işte Vezir dedi ki delillerin ii kısa kesin kısa kes bir cümle uzun Hani bir şey Efendi hacca gidiyormuş ya Hacca giderken başka bir arkadaşı şey efendiye uğramış Allah’ı zikretmiş der bir gece misafir olmuş işte yolcu çıkacak demiş Efendi yalnız gidiyorsunuz demiş bizim bu çömezi yanınıza alsanız size hizmet etse o zamanlar böyle bir şeyhe hizmet etmek büyük Kıymet bakmayın şimdi millet bir şey hizmet edince Herkes ona hü başına üşüşüverdi gibi ona kıymetli davranamıyorum Hani nee elinizi bağlıyorsunuz Ulan gidin bir Ege Üniversitesine Ege üniversitesi’de bir tıp fakültesine gidin o Tıp Fakültesi deki profesörleri bir görün O profesörlerin arkasındaki koca koca doçentleri Doçent yardımcılarını asistanlar zaten adamdan insandan değil zaten o Doçent filan böyle şey Ne o Emir eri onun Emir eri bildiğiniz Emir eri koca Doçent Emir eri onun o Doçent yardımcıları o asistanlar talebeler zaten şey ya Ne o Çok affedersiniz ama koyun sürüsü Yaman Tokat ameliyathaneden bir çıkıyordu böyle arkasında müridan tayfası geliyor sağında Doçent solunda Doçent onun arkasında Doçent yardımcıları onun arkasında asistanlar bir tanesi o Yaman tokattan bir adım önünde gidecek ha mümkün değil Yaman o kadın kendisine dedim Dedim Hocam vallahi biz üstadımıza gerekli saygıyı göstermiyoruz Demek ki dedim Maşallah dedim Siz tam bir şey Efendi gibi gidiyorsunuz dedim tam bir Şeyh tam bir şey Yemin ediyorum bugün bilmiyorum Biz Üstadımız söylüyorum ben bizim Üstadımız yaptırmaz Dı da Abdullah Efendi biz yaşamadık öyle ayağ yatsın yok elini kolunu yıkat son zamana kadar eşine çorabını bile giydirmez biz görmedik Ben görmedim Allah için benim şeyhimin birisini böyle hizmet böyle ayağını yıkat çak elini kolunu yıkat çak görmedim ben görmedim Biz bir Şeyhler toplantısı olduydu Uludağ’a götürdük biz şeyhleri orada işte Hem yemek yedirelim Hem orada da sohbet orada olsun diye 28 Şubat’tan önce hem dinlenilmesi basılmayı diye Uludağ’a götürdük hepsinde abdest alacaklar Tabii misafir Şeyhler Ben her Eee şeyhe bizim Bursa’dan arkadaşlardan böyle hizmet edecek arkadaşlar vazifelendirdi sen filanca sen filanca sen filanca sen filanca Bunlar adaptan Çünkü bir de oradaki zakirin veyahut da dergahın yetiştirdiği Derviş çıkıyor ortaya dervişin adabı erkanı edebi o Şeyh onu takip eder çünkü bir başka Şeyh müritleri takip eder bir misafir gelir buraya bir Misa Burayı takip eder buradaki Derviş olup olmadığını bilmez bakar Vay Bu kadınlar ne kadar çok konuşuyor ya der bilmez onlar da misafirdir gelmiştir buraya park gibi veyahut da işte Sema izlemeye olmuştur onlar Konuşurlar hükümet kurarlar hükümet yıkarlar kayın validen girip kayın pederden çıkıp kayın validesinin kayın validesinin teyzesinin damadından indirir onları aşağı bu kadın da der ki bunlar ne kadar edepsiz ya Yani sohbet esnasında yanındakilerle konuşuyorlar der bilmez onlar avamdan konuşur böyle sohbet vardır avam çayı alır benim çayımı getir der avam mu veya herkes pür dikkat sohbet dinliyordu bir çay sesi çat birisi Çay içecek çay içiyor daha da bunun ilerisi var kaşık lan çat vurur onun çayını getir Neden ya o çayı o çaya gelmiş Onun sohbetle işi yok o iç çek 3 D tane çay gidecek veyahut da o çorbaya gelmiş Nerede benim Çorbam Sufi sormaz Sufi çay bile istemez Sufi çay bardağından ses bile çıkarmaz şimdi öksürdü ya tam ağzımdan geldi şimdi susayım Sufi öksürme bile diyecektim O da yabancı değil zaten alınmaz Zaten Sufi böyledir avam avam her türlü sesi soluğu çıkarır her şeyi yapar çok da konuşur sıkıntı yok işte böyle biz şeyhleri götürdük Uludağ Tabii bizim kardeşlere hepsini de ben birkaç gün önceden söyled dedim sakın ha lafı uzatmayın çok konuşmayın soru sormayın Hizmet edin ne ihtiyacı varsa görün yanlarında durun Çünkü Şeyhler yanlarına bir tek halifelerini Getiriyorlar başka bir kimse getirmiyorlar Bir de araba şoför var onlar Biz o arabalı şoför olanları ayrı topluyoruz şeyhlerin sohbetine getirmiyorsunuz bir tanesi Şeyh efendinin biri görüyorum ben de ortalıkta ben de işte koordinasyonu sağlıyorum ayağını uzatıyor şimdi yıka bakayım ayağımı diyor bizim Derviş de yıkıyor ayağını bir gözüyle de bana bakıyor Ben yıka diyorum ben işaret ediyorum yıkıyor onun ayağına mahşerde dersin ki diyor filanca şey efendinin ayağını yıkadım Kendi kendime dedim duymasaydım Ya ben ne yap dedim böyle yakın Durdum dedim ya bizimki bana bakıyor şimdi benim tepkimi ölçecek Ben gözümü yumuyorum aşağı doğru seslenme diye Allah razı olsun efendim diyor O da şimdi ona tamam mı Hah diyor Böyle şimdi onun bir de asası var asasıyla başını da vuruyor böyle dersin ki diyor filanca şey Efendi asasıyla başıma da dokundu Bunlar şimdi klasik sufilikte yanlış şeyler değil bunlar böyle eksik yanlış değil yani bir kimse sevdiği bir kimsenin dokunuşunu Kim istemez sevdiği bir şeye bir kimseye kim dokunmak istemez bir kimse sevdiği bir kimsenin elini ayağını yıkamak istemez mi ister Ben isterim Ben isterim bu noktada bir sıkıntı yok ama bizi şimdi buradan başka bir yere geleceğim bizi öyle bir noktaya getirdiler ki biz bir Alime bir şeyhe bir anne babaya ya bir kadının kocasına bir kocanın karısına saygısını muhabbetini sevgisini göstermesine razı değiliz biz çok modernize olduk Çünkü bir müridin mürşidine saygılı davranması ona karşı hürmetli davranması muhabbetli davranmasına karşıyız biz hemen Kula kulluğu koyuyoruz önüne Kula kul oldunuz siz diyorlar bize Ya kardeş Sen babana hizmet etmiyor musun diyorum ben şimdi adama bakıyorum Adam bana bakıyor babana hizmet etmiyor musun babanın elinden tutup götürmez misin yürüyem yaşlı Sen babanın el tutmayacak mısın yaşlı Annen elinden tutmayacak mısın eşin hasta onu K kucaklayıp götürmeyecek misin çocuğun hasta kucaklayıp götürmeyecek misin bu Kula Kulluk mu oldu şimdi sen bir arkadaşın rahatsızlanan elinden kolundan tutmayacak mı kucağından tutup götürmeyecek mi Kula Kulluk mu oldu şimdi bu ama bizi O noktaya getirdiler bir Alime Bir Allah dostu veliye bir sufiye hizmet etmek hizmet etmek bu manada işte ona yardımcı olmak Kula Kulluk oldu ama üniversitelerdeki hocaların Hepsi de profesörlere kulluk yapıyorlar profesörler buna ses çıkarmıyor gözümle gördüm tıp fakültesinde gördüklerim Bunlar 10 kusur gün kaldım şey efendinin başında Oktay da vardı Oktay gelir giderdi her gün Allah razı olsun Oktay Oktay’a da derdi şey Efendi hastane arkadaşım hastane dostum derdi Oktay her gün kapının önündeydi kulakları çınlasın Hani hastaneye devamlı katmıyor kapının önünde Ben bir telefon açıyorum Oktay şu lazım koşturup getiriyor şey Efendi Normalde o zaman hastanede 10 gün 10 kusur gün kaldık hepsini gördüm orada kendi kendime dedim ki ya Allah’ım dedim ya biz dedim gerçekten şey efendiye gerekli olan saygıyı göstermiyoruz dedim Evet göstermiyoruz göstermiyor insanlar korkuyorlar birisi ona Bir laf söyleyecek diye Korkuyorlar git üniversiteye üniversitede profesörün önünden gir yiyemezsin benim tıp fakültesinde gördüklerim bunlardı e Çanakkale’de de gittim bizim orada da var bir tıp fakültesinde Profesör hocamız Vallah yanında Baş asistan var yüzüne bakmıyor bile şimdi hocamın önce bir boğazlarına bakalım diyor el böyle hafiften gidiyor hocanın eli tak alet eline konuyor onun hoca bana şu lazım bu lazım demiyor hiç dönmüyor arkaya hoca sadece benimle konuşuyor diyor ki hocam Önce diyor bir Normalde boğazlarını kontrole alalım Bir boğazlarını bakalım hemen hocamın kafasına bir tane ışık veren var ya buradan hemen kafaya ışık veren şeyden hemen aletler böyle üzerine konuşlandırılan sonra şimdi de dedi Ondan sonra bir de kulaklarınızı ince elim Hocam dedi Tamam dedim ben yattım senin önüne Neremi inceleyecek incele artık dedim ben bir de kulakları inceledi Tamam şimdi de dedi problemli yere gelelim dedi burnunuza bakalım dedi Tamam dedim işte burnuma baktı açtı etti Işık tuttu filan dedi ki hocam dedi burnunuzda bir kemik çıkıntısı var dedi nefes alıp vermekte zorlanıyor musunuz Evet dedim ben E bu dedi uyutmaz dedi E ben de uyumak istemiyorum zaten dedim O yüzden uyutmuyor beni atım ben bir sıkıntı yok dedim e şekerinizi de dedi buna bağlı olabilir dedi olabilir dedim bir şey demiyorum daha önce de dedim hani böyle bir şey söylemişlerdi ama dedim hani nefes alıp vermen kolay değilse şeker O yüzden yükselir demişlerdi bana dedim ben Evet hocam dedi 10 gün bana müsaade edeceksin ben bunu buradan alacağım dedi dedim 10 gün yok zamanım yok dedim 10 gün hastanede yatamam hocam dedim Ben 7 gün dedi 7 gün de zamanım yok y hocam mümkün değil dedim 7 günde yatamam dedim sağlığınız dedi Ne yapayım dedim öldüğümde ameliyat ederler artık dedim öyle kalktık ama oradaki o manzara var ya bir mürit asla şeyhini öyle yapamaz yaparsa herkes tefe koy çalarlar onu tefe koyup çalarlar def yerine çalarlar ama insanları toplumu o hale getirdiler şimdi Kadınlar da kocalarına saygılı değil Erkekler de eşlerine karşı saygılı değil anne babalar da çocuklarına saygılı değiller e çocuklar da anne babalarına saygılı değiller bakın Sevgi nasıl yukarıdan aşağı geliyorsa hadis-i Şerif var ya Sevgi büyükten küçüğe diyor önce büyükten gelir Sevgi büyükten küçüğe e büyükler bozulunca Küçükler de bozuldu Biz o şi kaybettik Bizde o hiyerarşiyi kaldırdılar bir ailenin büyüğü vardı büyüğüne herkes saygı gösterirdi bunu bizde kaldırdılar neden istedikleri gibi yönetebilmek için İstedikleri algı operasyonunu yapabilmeleri için L parakende dağınık yapmaları için dağınık şimdi insanlar önceden 10 kişi toplandığında ortak bir karar çıkıp bütün şehri bir bir noktaya yönlendirebilir Şimdi 10 kişi bir şehri olsak şehirlerdeki Akil insanların sevk ettiği yöne hiç kimse gitmez neden hiçbir protosto yerini bulmuyor diyorlar ki işte Yahudi mallarını protest edelim neden tutmuyor çünkü Lider karizmasın ki kimselerin karizmaları alaşağı ettiler bir İkincisi liderler gerçek bir liderlik yapmıyorlar Şeyhler alimler hocalar Hepsi de dahil buna Parti il başkanları dahil buna siz siz hiç sivrilmiş Parti İl Başkanı görüyor musunuz Siz hiç sivrilmiş böyle üfü bir Belediye Başkanı görüyor musunuz amaç buydu zaten toplulukları öndersan sevk ve idare edecek kimliklerin oluşmamasına sağlamak güçlü liderlikleri oluşmamasına sağlamak bunun son Kalesi sufiler son Kalesi son Kale tarikatlar neden saldırıyorlar işte orada şeyhlik sultası var da Şeyh ne diyorsa öyle oluyor da Bütün herkes aklını şeyhe satmış da L sana mı satacak daha taharetlenmesi bilmiyorsun sana mı satacak aklını ama Laf Çok yaldızlı çok yaldızlı bana söyleneni söylüyorum ben Yani Mustafa Bey sizi tenzih ederim ama siz hep aklınızı herkes şeyhe satıyor Sen kime sattın dedim sana mı satayım aklımı baktı Ben Aklımı sana mı satayım onu söyle bana ses yok ben öyle demek istemedim ya Ben Aklımı şeyhime sattım Sen kime sattın Ben Aklımı Bir Allah dostuna sattım Sen kime sattın şeytana sattın nefsine sattın heva hevesine sattın senin heva Hevesin mi kıymetli senin Şeytaniye mi kıymetli benim şeyhim mi kıymetlidir bunu söylediğim kimse 3 üniversite bitirmiş arkadaşım benim bana diyor ki seni böyle görmek istemezdim Sustum güldüm dedim boş ver Yollar öyle oldu filan pişman böyle hani a baktım a lan dedim Yok ya bu kadar tevazu yeter dedim kardeş ben şey Ben Aklımı şeyhime sattım Sen kime sattın dedim bu durdu Sen kime sattın maksa mı sattın engelse mi sattın platona mı sattın kime sattın daha abi yani şeyler söyledim de şimdi buradan söylemem abes olacak ben buna bir Döküldüm bu kaldı ya hiç böyle düşünmemiştim ya Mustafacığım dedi Sen yine bende dedi çığır açtın dedi oğlum dedim sana tükürsem dedim tükürüğüme Yazık ya dedim Sen kime sattın aklını Bana onu söyler misin dedim ya aklını sattığını söyle bana çıkın topluma şimdi Kime sattı aklını şimdi bir Hz Ebubekir rahu anh Hazretleri gibi bir liderlik var mı dünya üzer yok Hz Ömer gibi var mı haz Osman gibi var mı Haz Ali radıyallahu anh Hazretleri gibi var mı Yok Fatih gibi bir liderlik var mı Yok Osmanlı’yı bize kötülediler bizi Başsız bıraktılar deccaliyetin amacı bu Şeytaniye amacı Bu bir Kanuni bir liderimiz var mı bizim şimdi yok Bize uyduruktan Demokrasiyi Kim bu ülkeyi sırtlan acak ülkeyi peşine takacak bir tane kuvvetli Lider iyi kötü Şimdi bana diyecekler ki gene Ak partilisin alakası yok çıksın bir tane Lider bu ülkeyi arkasına sürüklesin İslam dünyasını arkasında sürüklesin Öylesine güçlü bir lider olsun nefesi İsa nefesli olsun bileği Davut bileği olsun Amin kalbi Muhammed’i kalbi olsun Amin bu noktada böyle bir kimse arkasından yürüyelim koşalım onu istemiyorlar millet bir şeyhe intisap etmiş onun karizmasını çizmek için uğraşıyor Bütün herkes Ya bırak iyi kötü adam bir şeyhe intisap etmiş başı boş danalar gibi dolaşacağına bağlamış kendini bir yere Sen ne yaptın baharı görmüş Delibaş danalar gibi koşuyorsun ortalıkta O hiç olmazsa terbiye oluyor orada şu iki dizinin üzerine oturmak dahi insan nefsini terbiye eder İki dizinin üzerine oturmak dahi nefsi terbiye eder nefsi disipline eder nefsi disipline eder susmak dahi o kimseyi terbiye eder sus susmak bir saat susacak 2 saat susacak 3 saat susacak büyük mesele bu bugünkü Zamanda büyük mesele şeyhinin yanına gittiğinde ben bilmiyorum diyecek büyük mesele bu zamanda çünkü nefisler kabarmış kudurmuş Şeytaniye Olmuş nefisler Birer deccaliyet olmuş adam ne demek ya bilmemek her şey biliyor bir tek bilmediğini bilmiyor her şeyi biliyor ama bir tek bilmediğini bilmiyor hiçbir şey bilmediğini bilmiyor her şeyi bilen insan böyle olmuş bu hale geldik Bakın şimdi siz partilere bakın güçlü lider var mı yok neden alt ediyorlar istemiyorlar öyle bir şey bakın dünya üzerine dünyayı asıl yönetmek isteyenler güçlü bir lider istemiyorlar devletlerin başında hükümetlerin başında 4 yılda bir değiştiriyorlar 4 yılda bir değiştiriyorlar Her yer aynı nereye gidersen git bir başbakan görüyor musunuz 10 Yıldıran şart görüşmüşler oraya İki dönem dör derden 8 seçilirse kim Obama lan adam zaten koca Amerika 2 yılda öğrenemiyor zaten Adam Beyaz Saray’da hangi odadan Hangi odaya geçeceğini öğrenemiyor yanında Etrafında bir sürü avane hepsinin elinde yazılı şeyler var Obama’yı Özgür zannetmeyin orada Obama atacağı adım adım dahi yazılı kalkacağı saat bile yazılı hangi saatte Ne kahvaltısı yapacak kahvaltısında ne yiyecek ne yemeyecek yazılı saat kaçta kimle görüşecek kimle görüşmeyecek yazılı ne devlet başkanı esir Millet de onu devlet başkan zannediyor esirden başka bir şey değil Herkes zannediyor ki Amerika’yı Obama yönetiyorlar Ne alakası var resimden kartondan Aslan O bir karton Üzerine de bir aslan figürü çizin kartondan Aslan figürü birisi üflüyor onu üfleyince biz a Obama hareket etti diyoruz biz Dünya liderlerinin % 198 böyle dünya devletlerinin başındaki liderlerin % 198 böyle hükümetlerin başındakilerin % 198’e böyle hükümetlerin bakanlarının % 198’e böyle kartonun üzerine bir aslan resmi koy oraya Herkes o Aslan resmine Aslan hareket ediyor zannediyor bir rüzgar ve kumaşın üst Hazreti Mevlânâ’nın o aklıma geldi var ya Hazreti Mevlânâ’nın kumaşın Biz hepimiz de diyor kumaşın üzerinde aslan resimleri gibiyiz muhteşem Herkes o bu var ya devlet başkanları başbakanlar bakanlar Böyle koca koca adamlar hepsi de kumaşın üzerine çizilmiş aslan resmi gibi bir rüzgar üflüyor Herkes zannediyor ki aslanlar oynadı Aslan hareket etti değil değil O yüzden şeyhlere canları sıkılıyor o yüzden velilere canları sıkılıyor Neden onları istedikleri gibi evirip çeviremiyor istedikleri noktaya getiremiyor telefonları dinliyorlar Onu yapıyorlar bunu yapıyorlar oradan bir şey yapıyorlar buradan bir şey yapıyorlar yok bir türlü algı operasyonu tutmuyor onlara Eğer gerçekten veliye O yüzden diyorlar ki yok Siz Kula Kulluk yapıyorsunuz Ne arıyorsunuz bu şeyhin peşinde birisi öyle demişti bana ya dedi dinledim senin şeyhini dedi Abdullah efendiyi sen ondan daha zekisin dedi daha akıllısın ne arıyorsun sen onda dedi döndüm ben sen şeytanın hangi kolund dansın dedim bu durdu şimdi nasıl yani dedi Ancak bunu şeytan söyler Çünkü dedim Sen söyle bakayım dedim hangi kolund dansın Sen onun dedi Onun kolu da mı var tabii dedim biz sürü kolu var onun dedim o dedim kol kol O da dedim böyle elimi omuzuna koydum mübarek olsun dedim Ne dedi şeytanın kolluk vazifesi dedim şeytanın kolluk vazifesi ne diyor sen çok akıllısın ne diyor Sen çok zekisin ne bekliyor benden Ben diyeceğim ki Evet ya Yani ben ondan zekiyim ondan akıllıyım Ee ne işin var bu adamın arkasında söz bu Ebu Cehil de aynısını demedi mi bakın nereye gidiyor muhabbet ne dedi Ebu Cehil Ebul hikem di ismi dedi ki hikmetin babası benim bu kavimde burada benden başka bilen yok benden başka zeki olan yok benden başka akıllı yok benden başka zengin yok E benim soyum sülalem de zaten aynı Soydan aynı sülaleden E benim soyum sülalem de bu noktada şey Asil E benim sülalemden g zaten peygamber bekleniyor ya kureyş’ten gelecek Bütün herkes biliyor kureyş’ten peygamberliğin geleceğini kureyş’ten bir peygamber geleceğini Bütün herkes biliyor o yüzden Ebu Cehil diyor ki Olsa olsa ben olmalıyım bu peygamber kureyş’ten gelecek ya her şeyle tam tekmil peygamberlik tam Ona göre kendi kafasına göre sözü geçiyor Naz geçiyor Cömert Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri doğduğunda kardeşimin oğlu doğdu deyip bin tane deve bin tane koyunu hemen kurban ettirdi fakire fukaraya dağıtırdı yemekler yaptırdı Cömert zengin e akıllı zeki e sülale de tamam tam cuk diye oturuyor şimdi beni kureyş’ten Çok akıllı çok zeki çok Cömert Saygın bir kimse e peygamberlik ona gelmeliydi ama kime geldi kardeşinin yetimine kardeşinin yetimine bildiğiniz yetim e annesi de çok zengin değil o babasının sülalesi tamam eyvallah ama çok hani Eee Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin Babası da çok zengin değildi kardeşlerin içerisinde hemen hemen fukaraları birisiydi E ne dedi Ebu Cehil benim peygamber olmam lazım E Ebu Cehil’in bu manada manevi atası kim manada atası şeytan demedi mi Adem’e Cenabı Hak için ben ondan daha faziletli yim aynı şey ben ona bunu anlattım dedim Sen bana şimdi dedim bak böyle dedin ya bu sözün dedim arkasında bunlar var kaldı bu şimdi sen o yüzden dedim şeytanın bir kolus Sen diyorsun ki sen şeyhinden daha zekisin bana daha akıllısın dedim şeytanın kolu bunu söylüyor şeytanın kolu bizi bununla aldattılar işte dediler ki ya ne yapmaa gidiyorsunuz ki şey Efendi için de aynı şeyi söylüyorlardı bize ya Mustafa abi bizi davet etme ya neden tam ondan sonra ya geldiğinde hep aynı sohbeti söylüyor ya aynı sohbeti anlatıyor tebessüm ediyorduk Biz diyorduk Kardeş sen aynı şeyi anlatıyormuş gibi görüyorsun Bu bir algı O her seferinde başka konuşur Yok onlar çok zeki Allah muhafaza eylesin mevzu dağıldı toparlıyorum işte velilerin mürşid-i kamillerin huzurunda mesele çok konuşulmaz bir cümleyle meselen halledersin bir cümleyle O da dedi ki delilinizi kısa kesin öğüdüm Canla gönülle dinleyin yani siz çok konuşmayın Siz Buraya gelmişsiniz nasihati dinleyin din nasihattir din nasihattir din nasihattir buyurdu Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ya o zaman canla başla Sen Öğüdü dinle Ne diyor Canla gönülle dinle hem Canla dedi normal aklınla hem de gönülle kalbinle dinle dinle Hazreti bir mesnevinin başında da diyor ki dinle dinlemezsen olmaz dinlemezsen yol yürüyemezsin dinle anla idrak et dinlediğini uygula Yoksa sadece dinlemekten geçersen Eşekler de dinliyor dinlemekten geçersen Kuşlar da dinliyor sadece dinler dağdaki çam ağacı da dinliyor dinliyordu beni ben oturuyordum bakacakta Onun önüne Ben anlatıyordum ağlıyordum O da dinliyordu beni ben ağlıyordum o ağlıyordu ben ağlıyordum o ağlıyordu dinliyor hiçbir sıkıntı yok Bir sabah baktım böyle gözyaşı gibi böyle göz herhalde Ben dedim psikolojiyi kaybediyorum iki tane göz ağlıyor ağacı dinliyor insanlardan daha iyi dinliyor hem bildiğiniz çam ağacı insanlardan iyi dinliyor öyle bir dinliyor ki dert ortaklığı yapıyor sana onun Gözyaşını Görünce zaten hurma kütüğünü anladım Hani başladı ya Ağlama Hurma kütüğü Hurma kütüğü de demeyeyim Çünkü cennetlik oldu o da eminsen emin olan kişi töhmet altına alınmaz gökyüzünde yer desen bile bu böyledir Eğer ben eminsen Yani bir veliyi Emin diye sen Kabul ettiysen ona teslim olduysan o güvenilir o bu manada manevi olarak vazifeli ise sen onu töhmet altına alma Bunu neden böyle yaptın bunu neden böyle söyledin bunu neden böyle yapıyorsun bunu nasıl böyle yaparsın töhmet altında alma bu yol tohme kaldırmaz ya mürit sindir ya değilsindir mürit senen adını töhmet altında bırakma Bunu neden böyle yaptı deme bunu nasıl böyle yaptı deme Eğer yok Emin değilse o zaman yolunu ayır ma Selame de Allah yolunu açık etsin de Allah herkesin yolunu açık etsin gökyüzüne yer desen dahi bu böyledir O zaman sen öylesine bağlan ki o gökyüzüne yer dese Senin aklın almayacak Senin kalbin almayacak Senin bilgin almayacak Bunu sen diyeceksin ki gökyüzüne yer dedi bunu kabul etmem diyeceksin aklına kaldın ya sen çok akıllısın ya diyor ki hayır O gökyüzüne yer derse Evet yerdir o de yol alacaksan gökyüzüne yer de yerdir o Allah rahmet eylesin yatıyor Medine’de odada Bir Haber Geldi bize şey Efendi rahatsız olmuş diye biz koşa koşa gittik medine-i münevvere’de yiz o zaman arada biz şey efendiyi bizim kaldığımız otelde misafir ediyoruz o 3 aylık gittiydi o zaman için o 3 aylık g ginde oluyor bu o hacca gitti 3 aylık Hem biz de Ramazan ömr resine gittik Orada buluştuk Neyse gittik başında ilgilendik filan Kalktı Oturdu biraz toparladı kendini oğlum Rutubet kokuyor burada dedi Rutubet var yani dedi Hiç yorum yapmadık Biz Tabii devam ediyoruz biz hizmet etmeye oradan sivaslılardan birisi dedi ki böyle kokladı baba burada Rutubet kokmuyor Yok burada Rutubet dedi Allah’ım dedim Bunu neresinden tutayım da boğayım şimdi içimden Mustafa Efendi Rutubet var mı oğlum dedi var Efendim dedim Rutubet var mı var efendim dedim Sen kokuyu alıyorsun değil mi alıyorum Efendim dedim döndü Mustafa Efendi Yok burada Rutubet dedi İşaret ettim Dışarı çık diye dışarı çıktı duvara yasladım değişim seni bir daha dedim Rutubet Yok dersen burada dedim tık yok ondan sonra Neyse Tabii bitti işimiz gidiyoruz o da asansörde Eğer dedim Bir daha şey efendinin söylediğinin karşılığına bir şey söylersen seni dedim son kez söylüyorum deşerim seni dedim bitti onun muhabbeti ha bir şey söylerse o yere Gök derse Göktür o göke yer derse yerdir Hani geldi Yahudinin birisi Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine dedi ki senden Benim alacağım var haz Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri dedi ki yok benim Sana borcum dedi O da dedi ki şahidin var mı olmadığına dair dedi hani bana borcun bakın Yahudi aklına bakın Bana borcun olmadığına dair şahidin var mı diyor Yahudi şahit getireceğine bak Yahudi şahit getirmeli demeli ki Benim senden alacağım var Aha şahidim Yahudi şahit getirmiyor Hazreti peygamberden şahit istiyor sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki şahidin var mı borcunun olmadığına dair haz Ömer var haz Osman Hz Ebubekir radıyallahu anh Hazretleri var Hazreti Ebubekir radıyallahu anh Hazretleri çıkıyor benim diyor şahit senin Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine alacağın yok diyor Yahudi bakıyor şimdi şahit ben varım deyince çekip gidiyor bunlar çıkıyorlar İkisi de huzurdan Hz Ömer efendimiz soruyor Ey Ebubekir diyor Gerçekten sen diyor biliyor musun borcunun olmadığına dair Ben diyor görmediğim Allah var demiş ben onun görmedim Allah’a var dediğine iman etmişim miraca çıkmış miracın iman etmişim her sözünü tasdik etmişim o borcum yok dedinde mi demiş ben onu tasdik etmeyeyim gördünüz mü bağlılığa inceliği gördünüz mü işte Vezir de diyor ki Eğer ben Emin isem bu töhmet Niye madem ki sen o şeyhe Emin diye intisap ettin Neden onu töhmet altında bırakıyorsun yaptıkları ve söylediklerinden dolayı ben diyor göğe yer desem kabul edeceksin olgunsan olgunluğu İnkar edişte ne Madem ki o bir mürşid-i Kamil olarak ona intisap ettin Madem ki onu zamanın velisi zamanın kutbu dedin intisap ettin onun olgunluğuna olgunluğuna Kani oldun E bu inkar niye neden sözünü inkar ettin Neden halini inkar ettin Neden sana söylediğini inkar ettin Neden sana buyurduğunu inkar ettin Neden sana çizmiş olduğu yoldan gitmedin kendi heva Hevesinden Gittin Hem dedin ki ben Bir Mürşide bağlıyım hem de onun yolundan gitmedin dediğini Yerine getirmedin hem dedin ki efendim Ben ne yapayım bu meselede o da sana böyle yap dedi gittin gene kafana göre yaptın Madem Kendi kafana göre yapacaktın ne yapmaa sordun Madem Kendi kafana göre bir hayat kuracaktım yaşayacaktım ne yapmaya gittin bir veliye bağlandın değilsen bu zahmet neden bu inciti iş de nedir madem ben olgun değilim madem ben Kemale ermiş değilim madem ben sizin başınd Başınızda bir Veli Mürşit değilim ya bu zahmet ne neden neap geliyorsunuz buraya diyor Vezir ne yapma başında üşüştü adamın ne yapma peşine düştünüz Madem ki o Olgun değil Madem ki o Veli değil Madem ki o değil sen neama oturuyorsun orada yürü git bal mı Bundan mı Davet ettiler seni ne işin var Bah git Allah yolunu açık etsin bir arkadaş öyle dedim şey efendiyi eleştirmeye kalkacak benim benim yanımda eleştirme dedim Benim yanımda da konuşma Hem sen dedim bu noktaya geldiysen git söyle şey Efendi D ki efendim hakkın helal edin Ben dergahın zdan ayrılmak istiyorum Sizin eleştirecek Konuşacak bir şey yok bu böyle baktı eleştirilemez mi dedi Hayır dedim Siz dedim dedikoduya ulaşmışsa oturun Konuşacak bir şey yok şeyhinizi konuşun öyle mi dedim hastalığınızı dedim Bayındır yaymayın Bayındır da girmeyin dedim çıkın gidin Bayındır’dan hasta insan öyledir gitmiş şey efendiye şikayet etmiş Mustafa Efendi bizi Bayındır’dan kovdu demiş O da demiş şey Efendi de ona demiş ki mustafa efendi Boş iş yapmaz demiş Sonra şey Efendi geldiğinde Mustafa Efendi oğlum falancayı kovmuş dedi Evet efendim dedim bana geldi söyledi Ben de dedim dedi Haberin olsun dedi Mustafa Efendi Boş iş yapmaz dedim dedi Allah razı olsun efendim dedim ben şimdi ben şundan Kovdum demiyorum şey Efendi Durdu durdu durdu oğlum kiminin çenesi düşük oluyor böyle dedi Ben sustum değil mi dedi kimisininki çok düşük oluyor efendim dedim kim o düşük dedi Ben dedim ki çok düşü oluyor efendim dedim ben O bayağı haddi aşmış O zaman o dedi Ondan sonra sustu ben de sustum hiçbir yorum yapmadım Aradan 45 ay geçti geldi bu gene Tabii şey efendiyle beraber gelmiş dedim ben sana gelmeyeceksin bayındı demedin mi dedim ben şey Efendi var yanımda şey Efendi olsa dahi dedim sen girmeyeceksin sana derse dedim şey Efendi bayındır’a gidelim diyeceksin ona dedim musta Efendi beni yasakladı büyük konuştu bayındır’a girersen benim ne yapacağım belli olmaz dedi diceksin dedim ben Tabii bunlar tired deler O zaman biz de şey efendiyi Tabii bayındır’a götürmek için böyle Temenna ediyoruz şey yapıyoruz Bayındır yeni daha o zaman şey efendi Dedi Mustafa Efendi dedi işte bir gün söyledi Şu gün de Bayındır dayım dedi inşâallah Efendim dedim biz hazırlık yapacağız Tabii bu şey efendiyle gelmiş ya işte o da takılmış onun peşine o da gelecek Şeyh Efendi demiş Sen ne yapacaksın demiş ona Efendim ben bayındır’a gelmek istiyorum ama demiş mustafa efendi Dedi ki demiş Sen bayındır’a benden izinsiz gelirsen benim sana ne yapacağım belli olmaz Ondan sonra gelmeyeceksin dedi bana de demiş şey Efendi ona demiş Mustafa efendinin sağı solu belli değil oğlum O masadan kalkma onu olsun meyhane masasından kalkma ne zaman ne yapacağı belli olmaz Sen kal demiş tiede şey Efendi Allah rahmet eylesin geldi dedi filanca getirmedin mustafa efendi Dedi Estağfurullah Efendim dedim ben ondan sonra ben şimdi bir şey demiyorum adamı dedi ne korkutmuş dedi demişsin ki dedi ne yapacağın belli olmaz Estağfurullah Efendim dedim ne olursa olsun dedim horoz ölse de dedim gözü çöplükte kalıyor dedim ben tamam mı Aman bir göz çöplükte kalsın Lazım oğlum dedi lazım bir göz çöplükte kalacak edepten anlamayana lazım edepten Anlamıyor Çünkü kazma kazma olunca edepten anlamaz Sen susarsın O zanneder ki haklıyım ona da ne yapacaksın şeriata göre davranacaksın herkese herkese hakikate göre davranmak doğru değil bizim yolumuzda her şeyin makamına mevkisine göre hareket etmek var adam sanki karşımızda evliya Ya kardeş sen evliyadan değilsin avamın tekisin şeytana köle olmuşsun sen şeytana köle olduğun için ben de sana susacak değilim ya sana susmak şeytana susmak susmam sana öyle bir şey bekleme Benden küstahlık yaparsan cevabını alırsın hainlik yaparsan cevabını alırsın edepsizlik yaparsan cevabını alırsın E ben öyle Hristiyanların dediği gibi bir tokat vur öbür yanan çevir yok ben öle bir terbiye almadım durmuyor benim üzerimde zaten o yüzden öyle bir şey yok Derviş Kardeşime Canım feda gelsin benim tepemde eşel eyvallah Sen kimsin şeytanın kolus Aklın fikrin şeytan olmuş e Senin önünde edep edeceğim yok kardeş kılıcım senin hakkını verir öyle bir şey yok Sen geleceksin Benim şeyhimin hakkında ileri geri konuşacaksın ben susacağım Ben susmam Sen geleceksin Kur’an ve Sünnet noktasında ona kalkacaksın konuşacaksın ben susmam ben süt dökmüş kedi gibi durmam orada yok benim yanıma Kur’an ve benim yanımda Kur’an ve sünnete laf söylersen ben de sana gerekli dersini veririm gerekli cevabını veririm benim şeyhimin aleyhinde konuşmaya kalkarsan ben gerekli cevabı veririm sana ağzını doldura doldura benim şeyhimin aleyhinde Konuşamazsın sen konuşturmamak Sana ne Sana ne öyle dedi bir böyle eski Derviş o Şeyh efendinin icazeti var mı dedi var Ben ben yok biliyorum dedi ben şimdi var deyince böyle baktım sen dedim Şeref mahallesinden hiç geçmemiş herhalde dedim nasıl yani dedi e dedim var ya dedim ben bir şeref şehri Şeref Mahallesi Şeref Sokağı Şeref evi dedim sen orada oturmuyorsun herhalde dedim Yok yok belli sen orada oturmuyorsun dedim ya Ben hiçbir şey anlamadım dedi Anlasaydın şaşardım zaten dedim be dedim Şeref Mahallesinde oturmayan Şeyh efendinin icazetin olmadığını biliyorsun da bana neden soruyorsun dedim icazeti var mı yok mu diye benim kalbime fitne koymaya çalışıyorsun dedim Onun da dedim icazeti var rüyamda gördüm Sen ne yapacaksın dedim velev ki görmedim sana ne dedim sana ne sen dedim 600 km yolu dedim Sırf bu fitneyi sokmak için mi geldin benim yanıma bir de sormuş Bayındır’da Bayındır’da bayındırlı Mustafa Efendi kim Bayındır’da Kimse benim bayındırlı Mustafa Efendi dey Kimse tanımıyor sakal makal böyle harika Neyse buldular aradığı benim dedim şey efendinin dili o dedim benenden için der ki dedim bayındırlı Mustafa Efendi sen dedim şeyhimin koyduğu isim Sen onunla arıyorsun beni dedim burada herkes beni öyle tanımıyor dedim Sen söyle derdini 600 k yol gelmiş Adam fitne koymak için susarsan zokayı yutacaksın dedim Seni lime lime ederim sakalını da kazırım burada dedim başındaki sarığı da cübbeyi de dedim bir güzel dedim başına dedim böyle yara bandı gibi dedim seni dedim Sarar ölesi gönderirim buradan dedim Yürü git lan dedim buradan edepsiz terbiyesiz adam seni dedim aradan yıllar geçti Bursa’da Ulu Caminin karşısında karşılaştık gözünü kaçırıyor benden dedim gel nereye kaçırıyorsun gözünü dedim gel bu durdu şimdi nasılsın kardeşim ben senin kardeşin değilim dedim şimdi Kime ne fitne sokmaya geldin buraya dedim Onu söyle bana vallahi billahi akrabam var burada dedi ben akrabamı geli bizden cevabını alır birisi bizim sevdiklerimize dokunursa Biz ona dokunuruz kimsenin sevdiğine dokunmayı bizim sevdiğimize dokunulursa dokunuruz dokunuruz kimsenin sevdiği bizi ilgilendirmez Allah sevdiğine helal etsin Amin bizim sevdiğimize de kimseye dokundurmayan ben çünkü Gönül ahvali ile meşgulüm Ben Halvet bu manada Gönül ahvali ile uğraşmak Yani iç alemin haşır neşir olmak o iç alemle haşır neşir ol ve Halvet deniliyor Allah cümlemizi onlardan eylesin inşâallah Hakkınızı helal edin geceniz hayır olsun Selâmün aleyküm.

85. Mesnevi Şerhi 589-595 Beyit – Sohbet Notları


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 ​​​​​​​​​​​, Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 17.07.2025, KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler