Genel

Mesnevi Okuması (2295. Beyitten) 22.11.2025

Mesnevi Okuması konusu hakkında Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli açıklamalarını içeren bu sohbette, derin manevi bilgiler paylaşılmaktadır.

Ey, esos dubillahi minaysh-e tanur, ve kimsimin lahir lahman, Allahim. Majitsikeref adamanlar hu. Polityki Allah’ım. Aleyhi ve Meryem. Aleyhi ve Meryem. Rabbim cumremiz ve cümnün ümmetim Muhammed Hak Batıl Bâtıl Bülönlerden eylesin. Hak hak bile pâkı yaşayan hâkıran. Tevbliğe de Batıl Bâtıl Bülüp Batıl’a karşı için hadiden kullarından eylesin. Nerede müslümanlara haksızlık yapılıyorsa, Nerede müslümanlara kukuk sultanlarının yösa, kanlarına namzlarına şereklenden haise ettirine topraklarına paralarına pullarına tecavız ediliyorsa, Cenâb-ı Hak hepsini kahrepere şahane eylesin.

Güçlerini yerli eksahane eylesin. Güçlerine doğatesin. İsrail’i doğatesin yerli eksahane eylesin. Destekçilerine doğatesin yerli eksahane eylesin. Çin’in doğatesin yerli eksahane eylesin. Doğru, tırk yüstana yüz gülük nası verlesin. Ütün müslümanlara yüz gülük nası verlesin. Üslümanların özgürlüklerine prânga vuran kanınlarına namzuna şerefine haise ettinetecavız edinlerce. Cenâb-ı Hak hepsini de intikamın ağasın yerli eksahane eylesin. Konumuzda, Allah kalıda değil ama bir cümle ile bir bir şey beğenediğim sonra sopete giririm.

Mesnevi Okuması Hakkında

Tasuh vaktu olarak bugün arkadaşlar hiç biz resmi veya gayri resmi hiçbir hac ve ömre organizasyonu yapmadık yapmayacağız da. Bununla alakalı söylen tilar söylenenler hepsi de boş iftiradan ibaret kardeşler, arkadaçlar kendi kendilerine üç kişi beş kişi, on kişi, üç tıklanıp kendi kendilerine mümreye gidiyor. Hacagiden daha haze gidiyor. Ve atta bizim için bizden bu konuda hani kendi ince bu işin ficaretini yapanlar var. Bizi de ilgilendirmiyor. Ticaretleri bu.

Nasıl başka mesleklerle ilgilenenler. Bizi ilgilendirmiyorsa, ticaret olarak bununla da alakalı bizi ilgilendirmiyor. Tekrar bunun altını çizerekten söyleyeceğim. Ben sağ olduğum mühteçe, tasov vaktu. Bu derga, hiçbir hac ve ömre organizasyona yapmayacak. Günakadar yapmadık. Bunda sonada yapmayacak. Bu konuda bütün arkadaçlara kardeşlere bu konuda ilan edeyim. Bu konuda ilan edeyim. Bu konuda unu aldan uzaz. Ha, örneklerum. Herkes kendi kendini. Bir şirketek idi ömrünreltsin yapabilir mi?

Gitmeden de yapabilir mi? Neyi nasıl yapıyorlar? Herkes kendi yapabilir. Bu bizi ilgilendirmiyor. Tekrar bunun altını çiciyorum. O yüzden asla ve asla da ilgilendirmeyecek. Ha, kimsenin ömresini hacına karışacak. Sağ olayım. Sen yeni geldi. Kaç gün oldu gel hele? Bir kaptak kimine gitti? Arkadaşlarla gitti. Bir şirketle mi gitti? Turç zese sile kendi kendine zeyitle. Böyle olduğunu biliyorum da ilan olsun diye söyledim. Bir de kim de daha yeni gelen eşiyle beraber gitti diye şeyini arda.

Ha, siz kimden gitti? Bir şirketle verdi olarak gitti. Şirketle olarak değil. Her değildi. O yüzden arkadaşlar. Herkes serbest konuda. Kimsenin ben de izin olmasına da gerek yok. Bu konuda tekrar söylüyorum. Tırnak içerisinde diyorum. Bizim vakı olarak böyle bir çalışma olasın. Hiç olmadı zaten. Vaktı olarak böyle bir çalışma olasın. Hiç olmadı. Ha bana soruyorlar. Ben diyorum Allah izin verirsin. İnşallah gideceğim diyorum. Diyorlar ki ne zaman gideceğim? Hani bize davar ver.

Görmüyor ki. Ha ver, ne zor? Gitti hem zaman. Ha millet kendinecek. Geli böyle, gelendirmez. Bu noktada da herhangi bir zorununu mı? Herhangi bir şey yok. Bu kadar da bu mesele tekrar söyleyeyim. Tasa o fakmanın böyle haç ve ömre organızıya sonra gibi herhangi bir organızıya sonra yok. O yüzden resmi ve her gayret resmi böyle bir organızıasyonu olacak. Evet bana şirketlerden geliyor. Allah’ın ziyaret ediyorlar. O şimdi onların ziyaretlerini de müsaade ediyorum.

Telefonatıyorlar. Ziyaret etmek istiyorsan sonra. Sene diyorlar. İşte böyle işte böyle diyorlar. O şuna gelmenin. Ben bu tipi işlerde yokum. Biz tırnak içerisinde tasov vakt bu olarak diyor. Yokuz diyor. Ya bize oradan bir arkadaş görevler. Ben onu de yapamam. Hakkınızı eğle al edin diyorum. O yüzden onlar mesele işte hocam. Yani öyle de bize bir arkadaş görevler. Bir arkadaş görevler. Siz hazırlayabirdim. Böyle herkes hazır. Bir de şu şeye efendim. Bizi işaret ettik.

Hazır potansiyel buradan nasıl olsa. Hani ben yiyemedim. Sen iyi hesabı. Buyüzden tekrar tekrar söylüyorum. Bunlar dolayı bazı şirketler. Çünkü işte bir ahocağınızda bizi bir görüştürün. Yok işte başka şirketle mi anlaşmış o. Yok başka şirketle mi anlaştığı oraylamı gönderiyorsunuz. O yüzden yeni giden arkadaşları örneklettim. Hakkınızı elal edin. Böyle boş bir muhabbetle sizin de canınızı sıkmış olmaya. O yüzden bugünün bu gecelerin ve aburanın konusu değil.

Ama ve lakin hani Hazreti Mövlan’a cehretirmaz ettirmesini. Mesdene bir sene diyor ki sen Selib baştan önlediyor. Biz Selib baştan önledim. Ve hatta hani bir civilceden bahsetler. Sen Hazreti’lık civilceken önüne onu da. O yüzden hani bazı şehreti şu uyuyu vuku ondan beter olurmuş. Hani bir şeyim sözün böyle dolaşan nefan vuku uzundan daha fazla yarayacağım. Allah muhafaza elisin. 2020-95’yı. Böylece sevdiysinektan tutta fila kadar bütün mahli o kat Allah’ın aile sider.

Hak da ne güzel aile rei ise gönlümüzdeki bütün bu gönlular heva ve hevesimizin varlığımızın tozundan dumanından meydan ey gelir. Bu kökümüzü söken gannar ömrümüzün orana benzer. Bu böyle olduğu kuruntullarda ve seselerimizdir. Belki her hastalık ölümden bir parçadır. Çaresi varsa ölümün bir cüzünü kendinden koğ. Ölümün bir cüzünden bile kaçamadın halde. Onun hepsinin başından aşağı dökecekler bunu iyice bir. Sevrisinektan. Sevrisinektan fila kadar bütün mahli o kat Allah aile sider.

Hak da ne güzel aile rahatsız. O zaman bütün mahli o kat. Mütün varlığı Allah’ın sıfatlarının tecelli gahıdır. Bütün mahli o katında riskını üzerine olan Allah’tır. O yüzden hutsüresi ayet altıta Cenâb-ı Hak buyurur ki yer yüzünden yürüyen hiçbir canlı yoktur ki riskı Allah’a ayet olmasın. O yüzden dünyanın üzerinde veya dünyanın dışında bütün varlık aleminde ne kadar muhli o kat var ise bütün hepsinin derrizgı Allah’a ayetir. Allah bu konuda riskı kendi üzerine vajı beylemiştir.

Cenâb-ı Hak bir şey kendi kendinin üzerinden vajı beyle mailer. Allah da bütün yaratmış olduğu varlıkların rızıklarını kendi üzerine vajı bekliştir. Yaniküçük üzereden büyük küreye kadar her namar ise bütün hepsinin derrizgı Allah’a ayetir. Allah bu noktada bu rızgı kendi üzerine olmuştur. Sejde ayet dedi Allah yaratı her şeyi güzel yaratı. Rahat yirmi altı orası kılı bile bile bile dinede ölçülü kılı. O zaman Cenâb-ı Hak bir şey her şeyi en güzel şekilde yaratı.

Yaratlıklarının üzerinde bir noksanlık eksiklik yoktur. Ve o yaratlıkları eksiksiz noksanlık sız yaratı gibi Rızıklarının da onların eksiksiz ve noksansız tamam eden. Bunu noktada rızıklarını onların kesmez. Rızıklarını ortadan kaldırmaz yok etmez. Bir canlının eceli geldiği söylüyor ve rızık sızlık sebebeyle hiçbir canlı ölmez. Ama Cenâb-ı Hak kimisin rızıkını bu oğleder. Kimisin rızıkını da ölçüle eder. Bakın orada ki ayetik elime de az verir demiyor. Ölçülü verir.

Ama hamdedenlere nimetlerimizi arttırırız. İnsanlar kullar Allah’a hamd ediyorsa, Cenâb-ı Hak onların üzerindeki nimetlerini arttırır. O kimse hamd etmiyorsa hamd etmeyenleri Cenâb-ı Hak rızık sızlıkla cezalandırmaz. Ama ona ölçülü verir. Ona lazım olacak kadar verir. Öbürkü hamd ediyor dur. Çalışıyordur. Gayret ediyor dur. Mücadele ediyor dur. Cenâb-ı Hak o hamdın yerine getiren o kimseye ne yapar? Ona arttırır nimetlerini. Rızıkta nimetlerden birisi de dünyamı alın nimetlerden birisi de eş dünyanın imet edir.

Çocuk dünyanın imet edir. Evhan, araba dünyanın imet edir. Dünyada senin gönlünü hoşa edecek. Her ne var ise nefsine tatlı gelecek? Her ne var ise hepsi de dünyanın imet edir. Cenâb-ı Hak bir kısmına dünyanın imetlerini bol cevirir. Ama bu normade sebepler darresinde bunu sebeple verir. Dünya gözlünün içerisinde. Ama bazı sana hiç sebep siz de verir mi? Verir bu resburası bizi gülendirmiyor. Biz cüzérir aden okta sın da Cenâb-ı Hak sebep siz bir şey halketmez.

Halketmeye gücü var mıdır? Vardır bazılarına sebep siz de verir mi? Burası bizim iradeimizin dışında. Ama Cenâb-ı Hak Cenâb-ı Hak de adetullahı öyledir. Sebepler üzerine tecelli ettirir her şeyi. O yüzdennormalde yine beye hakide adişerette Halk Allah’ın aile sidir. Allah’a en sevim ne olan ailesine yani yarattıklarına en faydalı olandır. O zaman bütün Allah’ın yarattıkları Allah’ın aile ailesidir. İyi alın lahtır, iyi alın la olarak geçer hatta bu. Allah’ın ailesidir.

O zaman Allah’ın ailesine faydası dokunan kimse Allah’ın en çok sevdidir. Hani çünkü sen bir hayvanı yardım ettin, bir insanı yardım ettin, bir açı duyurdun, faydalı bir amel işledin. İnsanlığa karşı faydalı bir amel işledin. Önce müminder en müslümanlara önce annene babana önce eşine ve çocuklarına. Çünkü camertlik odur, önce sen kendi eş ve çocuklarına camertlik edersin. Cömertlik odur, bu erkek çocuklar için önce annesine babasına camertlik edersin.

Evli bir erkek önce eş ve çocuklarına camertlik edersin. Cömertlik senin evinden başlar. Cömertlik senin evinden başlar. Sen önce eş ve çocuklarına camert ol. Bunu özellikle üstüne basa basa söylüyorum ki bazı kardeşler bundan ölçalısın. Sohbetlerde şahızlara yönelik konuşmak su filerin adavı değildir. Sohbetlerde konuşulan şeyler o topluluğun yarayan kanalırına merhem sürmek. Orada bir sıkıntıyı gidermek içindir. Burada sohbetler diyorsam, ey erkekler eşlerinizde vurmayın, dönmeyin, bunu üzerine almayacak olan kimse eşini vurmayın, dönmeyin, söylemeyin, hakaret etmeyin kimse bunu üzerine almaz.

Ama eşini döviyorsan söylüyorsan hakaret ediyorsan bu sözüm sana neden bana şeye vendibana konuşmadı. Deyip de küs tahlı k yapma bir de. Ve o da bakın ne diyorum? Cömertlik önce eş ve çocuklarınızdan başlar. Sen önce eş ve çocuklarını düşün. Onlara Cömert davran. Onlara iyi davran. İstraf etme. İstraf ettir ve. Çünkü hayet kerimede Cenâb-ı Hak onlara İstraf etmezler diyor. Mümin nereden bahsederken mümin isen kadın erkek İstraf edemezsin mümin isen. Mümin isen kadın erkek sen attaca modam manya olamazsın.

Salakca sen markam manya olamazsın. Mümin isen. Mümin isen sen gösteriş bu dalası olamazsın. Mümin isen. Mümin değilsin Müstümansın yapabilirsin. Görüyor musunuz ya? Bir başörtülü kadın işte dans ediyor. Şarkı söylüyor. Erkeklerininönünde kırdırıyor. Başında başlıyoruz. Mümin bir kadın bunu yapamaz. Müstümans her şey beklenir. Beklemez aslında. Müstümans odur ki elinden delinden diğer insanlar emindir. Mümin odur ki diğer canlılar vallıklar canından emindir. Ne yazık ki 25 yıl da Müstümans cena.

Gevişedir de kevişedir. Dağ oldu da da oldu. Gevişem eve dağ olmayı devam ediyor. Kardına erkeği. Hiç kimse şöyle düşünmesin ben de daylim. Ya biz kevişem edin. Biz de kevişedir. Hepimiz gelmişiyoruz. Hepimiz dağılıyoruz. Allah muhafaza ellesin. O yüzden sohbetlerde bir şeyde bahsediliyor. O filiyatlı yaşayan kimse üzerine alınsın. Alınmasın değil. Onu üzerine alınsın. Bir de bugün gündüzde onun şark düştüm. Birine televona çömeyasyonu yapmasın bunu yapmasın. Kadın koca sına soruyor.

Sen mi söyledin? Ne yapayım şimdi? Rüyam da böyle böyle mi gördüm diyeyim? Şasız, başmedeyim. Daha iki gün önce açık konuşsam. Birini burada o erkek arkadaş. Rüyam da eşine zulmettini gördüm. Hadi söyleyin bana şimdi. Rüyam da eşi de orada kadıncazda. Orada kızcaz orada gencizikta. Baba diye diye ağladı, ağladı, ağladı, anlat, anlat. Adam pervanetini evini çarzın, anlatmasın diye. Kadın yapayım şimdi ben. Hadi söyleyin bana şimdi. İsim mi vereyim? O hali yaşasanız.

O hali yaşasanız yaklaşın böyle yeni gelenleri yollacığım. Gel, yaklaş, bir tane bana doğru gel. Gel bana doğru gel. İzmir’le de biraz benim, hem şeyler mi biraz? İlk tüm asket şey. Gel, yaklaş yaklaş yaklaş yaklaş. Allah Allah! Tamam mısınız, azim ama. Hoş geldiniz. Allah alt olsun. Şimdi bütün insanlar Allah’ın ailesidir. Bakın bunu sadece rızık olarak düşümey. Bizim emmiyukhandikaplarımızdan birisi bak, bütün insanlar bütün varlık Allah’ın ailesidir. Sen ister eşin olsun ister çocuğun olsun ister koca nosun ister annen olsun ister baban olsun ister deden olsun ister komşun olsun ister iş yaptığın bir kimse olsun ister çalıştığım bir yer olsun ister ticaret yaptığım bir yer olsun bakın bu tip şeyleri bu tip şeyleri daraltmayıngenişletin sen herhangi bir kimse zulmettin de Allah’ın ailesine zulmettin.

Sen zannediyorsun ki benim eşim çarp tokadın buradan değil sen Allah’ın ailesine tokat buradan. Kadın koca sını dinlemede değil mi? O Allah’ın ailesi olan bir adama dinlemesi gerekirken dinlemede zulmettin. Allah’ın ailesine zulmettin. Birine nasıl yardımcı olduğunda Allah’a en sevimli bir iş olarak geliyorsa birine zulmettin de de Allah’a en sevim siz bir iş olarak geldi Allah’ın önüne. Sufi mantı yerde ki taşabile tekme vurmaz. Taş da Allah’ın yarattığı ailesindendir.

O taşı da o taşı da sen Fıtratına uygun kullanmak zorundasın. Bu mausuz sen Fıtratına uygun yaradılış amacına uygun kullanacaksın. Bunu birisinin kafasına atmak için yaratılmadı bu. Sen bununla eşinin kafasına vuruyorsan hem mausaz zulmettin Allah’ın eşi aslında varlığına. Bu senin değil bu sen de emanet Allah bunun sana emanet olarak verdik kullansın diye. Sen kendince buna ben paraya verdim benim olduzdan ediyorsun. Değil, Cenâb-ı Hak sana bahşet, ürüt fetti, ikramette.

Bunu sen yerli yerinde kullanmak zorundasın. Bu senin çocuğunun ve hatta hanımının kafasına vurulmak için yaratılmadı. Ahmak kafalı derviş. Sen elindeki bütün eşi ayı yerinde kullanacaksın. Eşi ayı yerinde kullanmazlanda eşi ayı zulmettim. Arava beni üistedin gibi patinaş çektirin değil arabaya dozulmettim. Lastikler benim istediğin gibi patinaş çektirim. Lastikçe Ömer’e Cenâb-ı Hakkızı Kıını verir. Sen patinaş çektiricem de işte herlastikleri heritcem onun sonu Ömer ağabeyden lastik alacağım diye düşünme.

Cenâb-ı Hakkını’nı’rızı Kıını verir. Sen Lastiyet yüzulmettim. Sen hiçbir şeye zulmedemezsin. Senin elinin altındaki her şey Allah’tan sana bir emanetir. Eş çocuk anne baba arkadaş doz. Şey kardeş burası bu mekan. Yollar yürüdüğün şehir yaşadın kaza yaşadın ev yaptın yatak üstürüne çektiğin yorgan, Allah’ın sana bilgutlu yıkramıdır. Sen hepsine de yerinde kullanmak zorundasın. Sen yorganı halı gibi kullanamazsın. Sen yorganı yatak gibi kullanamazsın. Eş yanın hakikatını aykırı, sen yorganı yorganı yetine, sen yatak niyetine kullanacaksın.

Eş yayı yerlerindekullanacaksın. O eşya ediz zulmetmeye hakkın yok senin. Senin bardağı alıp mutfakta çarpmaya hakkın yok. Eyi kadınlar. Sen normade yemek takımını değiştirmek için taba akırma. Sen hem tabazulmettin, hem eşine zulmettin, hem de kendine zulmettin. Bunu hakkın yok senin. Bir erkek gömneyi giydin, ahosuna gitmedi. Bunun kesti attı. Bunu hakkın yok. Sen onun giymicek sen giyebilecek. O ile bir kimseye ediyet onu. Senin ona çöpe de atmaya hakkın yok.

Allah israf edenleri sevmez. Sen zulmetme. Eş yana da zulmetme, eşya ediz zulmetme, kardeşlerine de zulmetme, etrafına zulmetme. Allah bizi zalimlerden eğlemezsin. Oysan bütün halk Allah’ın ailesidir. Bütün halk bütün varlık Allah’ın ailesidir. Sen elinin altında kınlara zulümle emrede unlanın. Ya onlara iyilik yapmakla emrolundun. Herkekler eşlerinizi zulmetmeyin. Kadınlar eşlerinizi zulmetmeyin. Herkekler eşlerinizi iyi geçinin. Adamın adamı hanımı ile iyi geçinmesinden belli olur.

Kadının kadınında adamından gönül hoşcutlu olmasından belli olur. Kadının diye yardım var. Adamın gönül hoş mu ona bak sen? Çok iyi erkeğimde düşünme. Kadın senden memnun mu ona bak sen? Çocuklarla ne tosun böyle babaya ölsede malını yesem diye mi düşünüyorlar? Yoksa çocuklar Allah babamızı başımızdan eksik etmesin diye mi düşünüyorlar? Kadınlar şu adam zıbarça gitse de diye mi düşünüyorlar? Yoksa yara bir eşime hayırlı ömür var. Ben ondan önce ölmeyeyim. Ben ondan önce ölürsem resizle bil olurum.

Ben ondan sonra öyleyim de kendisi biraz daha yaşamayemiş diyor. Bu ayeti onları yani ben de önce ölsün diye dedi. Baktım ben böyle kadına ne yapacağım rahatnet kendisi öldükten sonra. Durdu, tabii dedim. Gömcan anlosunu keyifine bakacağım. De sen ödedim. Kira alardı gelecek, maaş tegalacak. Yok ben resizle olmasın diye düşünmem dedi. Öyle düşünce ne? De kadar damad edin. Bak herif ben senden önce ölüyüm. Sen ben de sonra olunca hemen evlen rahat et. Ben seni rahat ettiremedim.

Öyle şeyim olur hocam ya. E, vah dedim ya. Ama güzel dua. Ne güzel çok masam değil mi? Hani o benden önce ölsün. Her resizle olmasın. Ne kadar güzel. Vurdaki ben gerisini saklayacak onma. Her iyilik düşünce iyilik değildir. Herkese uyana gözün anlamı hafaza elese. Bütün mahallukatı aile, Allah’ın aile solar et. Intelendirirken. Bu tabii, hadi şerektavarya bu konda halk aile Allah’ın aile sider diye burada aslında bütün varlıkın bütün varlığı tek bağlı olduğu yer Allah’tır.

Allah, Rubu bir et sıfatı da dahil hiçbir sıfatını paylaşmaz. Rubu bir et Rabbikdır çünkü Allah’a ettir. Bütün varlığı Rabbi Allah’tır. Tabii Rabb ismiş şereti. Aynı zamanda terbiye edici koruyucu muhafaza edici anlamındadır. O yüzden o Cenâb-ı Hak her bir varlığı, her bir varlığı görür. Onun ihtiyacına göre ne lazımsa onu ona isane de ne lazımsa? Sen kendi kendine çok sanarlığa zim olan şeyler ısırılaya bilirsin. Sana hakikat denle lazımsa Cenâb-ı Hak onu sana bahşeder.

Rabbim cümlemize hayırlısını versin. Hayırlısıyla bol versin inşallah. O yüzden Allah mütüp şeyleri direkt Allah’a bağlamak tehditdir. Çünkü iyilikler Rabbiniz’dendir. Baş eden lütfeden ikram eden isan eden de Allah’tır. Cenâb-ı Hak bizleri buşur da oluştursun inşallah. Gönlümüzdeki bütün gammılar, heva ve hevesimizin varlığımızın tozundan, dumanından meydane geliyor. Yani normalde bizim gönlümüzde, kollar, gammılar, heva ve hevesimin ve varlığımızın tozundan meydane geliyor.

Pardon varlığın tozundan, dumanından meydana gelir. Toz duman dediğinizde tozun ve dumanın bir ağırlı yoktur. Gelip geçicidir. Toz da gelip geçirdir. Duman da gelip geçecilir. O zaman gamlar bizim o gelip geçici, heva ve hevesimizin ürünleridir. Görnümüzde bir gam var ise bizim heva ve hevesimizdendir. Müminin göndül, neşelidir. Müminin gamı müminin kederi sevgiliden uzak kalmaktan gayredir. Ondan ona ondan gazlete düşmektendir. Yoksa aşığın gamı ve kederi dünyad değildir.

Aşığın göndül. O zaman gamı müminin göndül. O zaman gamı müminin göndül. O zaman gamı müminin göndül. Aşığın gamı ve kederi dünyalıkta değildir. Dünyalık olanların gam vekederleri dünyalıkdır. Ahretlik olan, Allah’a aşık olanların gam ve kederleri, onların ahşıklıklarından dolaydı. O göz açıp kapatınca kadar sevgilinin cemaalinden uzaklaşmak istemez. Ondan ferdelenmek istemez. Hatta cemaal pardesinde cemaalleşirken dahi ona bir hüzün dalgası vurur. O çünkü o esna da dahi o hasretten hasrette o esna da dahi o bir nefes uzak kalmama düşündesinde gann yüklüdır.

Onun gamı dünyadığı değil, onların gamı hastalığı değildir. Onun gamı yok, belarmış yok, başarmış yok, gözarmış, onların değildir. Ağşığın gamı dünyam ve dünyadaki dünyanın içindeki nrla alakalı değildir. Ağşığın gamı maaşlıkla alakalıdır. Sevgili siyla alakalıdır. O yüzden dünyanın üzerinde bizim başımıza gelen şeylerinin hepsi de bizim ellerimizin kazandıklarıdır. Bizim ellerimizin kazandıklarıdır. Şur’a ayet o tuz, başınıza gelen her müslübet ellerimizin kazandığı yüzündendır.

Bundan kurtuluşun yolu okumsinin nefsini terbiye etmesinden geçer. Çünkü nefsini arındıran kurtuluşa yermiştir. Şem suyurası ayet dokunuz. Yani sen nefsini teşke edersen nefsini terbiye edersen kurtuluşa erersin. Ve başına gelen müslübetlerden dolayı da gam hüzün çekmezsin. Şimdi bir de hani başka bir adişleri vardı. Münin başına gelen müslübet sıkıntı der, der, gam kasabet hastalık. Münin neydi? Günahalarının temizlenmesineydi. Ona sabrederse onun makamanın yükselmesine sebepte.

O zaman sufi başına gelen her ne ise bunun alakalı önce kendine hepsine vurur bunu. Bu hakak ben kendi elimin yaptığını çekiyorum. Erdından bir çıt kendi kendini düşündüğünde. İyi ki bu üzerine bu sıkıntılar geldi ki, Rabbim beni kendi huzuruna temiz almak istiyorlar. Çünkü hastalıklar, gam kasabetler bunların hepsini hepsi de mümin için mümini temizden günahlardan arındıran olaylardır. O yüzden sufiler bu tip meseleler abakarken kendisini bir arınması reciğinde olduğunu düşünür.

Ve muhakkak benim günahlarım çok başıma gelen bu belamün subet başıma gelen bu sıkıntı. Ben bunları sabredersen bununla sabırlamıyorca adela dersen. Benim günahama kefaret olacak. Benim makamımı yükselmesine sebepte ocak diye düşünür. Allah muhafaza ile sehen. Bu kökümüzün seken gammılar, ömrümüzün orana benzer. Yani bukökümüzün seken gammılar. Yani bu yaşadığımız gammı, yaşadığımız hijran, yaşadığımız der yaşadığımız olumlu olumsuz bütün adiseler nedir, ömrümüzün orana benzer.

Yani bizim ömür tarpümüz gibi de. Bir hastalık sebebolur, ölürsün, bir gammı sebebolur, ölürsün. Yani onunla yaparsan yap, ölüm size yetişecektir çünkü. Ölümün size yetişmemesi söz konusu değildir. Ne yaparsan yap. Her nefiz ölümü tadacakdır çünkü. Ali imran A.865 Cenâb-ı Hak bir kimseyi bir nefes üfledi ise. Ne üfledi ise üfledi o ölümü tadacakdır. Herkes ölümle yüzde şecektir. Herkes melekler dahi ölümle yüzde şecektir. Cevra-i’l dahil buna, dört büyük melek dahil buna.

Her varlık, eceli geldiğinde, eceli geldiğinde ölümle yüzde şecektir. Ve nerede olursanız olun ölüm size yetişir. Neyse A.865. Nerede olursanız olun ölüm size yetişecektir. Hiç bir canlının ölümden kaçışı yoktur. Hiçbir canlının Cenâb-ı Hak neyi var etti ise, bu normalde varlığın tamamı da dahil buna, varlığın tamamı dahil buna. O ölümle yüzde şecektir. Ve ölümden hiçbir şey için, hiçbir kimse için kaçış söz konusu değildir. O yüzden ama bu hastalıklar, bu gammılar, bu dörtler, bu problemler, adım adım parça, parça, sizin ölümle yaklaşmanızdır.

Ölüm insanı çok yakındır ama normalde, o insanın üzerinde ke hastalıklar, sıkıntılar, problemler, onun ölümle adım adım yaklaştığına işaretdir. O yüzden hastalığı abaktığınızda, benimzide, sizi ölümle yaklaştıram bir sebepdir. Mesela bir ölüm sebepin nedir hastalıkdır, örneğin. O hastalığı abaktarken bu beni ecele yaklaştıran Allah’a kağıuşmayı yaklaştıran bir olduğu. Hastalığı akıfretmeyin, hastalığı isyan etmeyin, hastalığı öf bile demeyin, öf bile demeyin.

Tedavisi neyse, tedavisi ne aramak bize, bunu noktada şart kılındı. Hazreti Peygamber Salullahi ve Selamagitleri, tedaviyi olunuz dedi, Emir var burada. Biz tedaviyi olma yolunda ilerleriz. Eşimize çocuğumuzda kendimize bir hastalık bulaştıysa mümkün olduğum, kadar, biz ama kendimizi ama eş ve çocuklarımızı tedaviyi etme ve ettirmek için mücadele ederiz. Hani nasıl olsa ölüm gelecek kapımıza dayanacak tedaviyi ihtiyac yok, diyenlerden değilim ben. Bunun bir kısımselef, alimleri bunu söylemişler, tedaviyi olmamışlar hiç tedaviyi tarafına da yönelmemişler.

Bu bir iştahattır, o iştahada katılanlardan değilim. O yüzden Hazreti Peyrindedik bir selif baştan önüne, sözün buci bence başımıza bir hastalık geldiysa tedavisi. Onunla uğraşırız. Hatta ölüm sebepinin o olacağını bile bile. Ben kimseden sözümüz esir gemelim bugün arkadaşlar, yakın dostlarından arkadaşlarından. Mesela seyip taşın yüzüne söyledim. Hacı ölümün buradan senindir. Ama dedim dimlik ölümün işliyorum senin dedin. Öf bile demeyeceğim dedim. Tedavi ile alakalı ne yapılması gerekiyor?

Seyaptık vicdan en rahatız. Bizim Hacı oktayın yüzüne söyledim yalnız kaldım. Hacı ölümün ölüm sebepin bu dedim. Ama dimlik yaşayacaksın dedim. Morellini bozma. Ecelliniz zaman gelecekse gelecek dedim. Morellini bozmıyorum dedim. Dedim dimlik olacaksın. Öf bile demeyeceksin. Kim sorarsa çok iyi imziceksin dedim. Bu kadar sufi, ölüm zikmamanı. Gerçek bir sufi, ölüm korkusu ile yıkılmaz. Hastalıktan, gandan, kasetten, sıkıntıdan, dertten sufi yıkılmaz. Bir sufi ulu dağı gibi metin lürür.

Kadın arkek o ulu dağı gibi metin lürür. Dertler problemler onun gözüne vurur. Sıkıntılar onun gözüne vurur. O yüzden sufi, dertten gandan, sıkıntıdan, problemden, yıkılmaz. Onun için başına gelen her ne var istedir. Dert, gram, kaset ve tastalık, iflas. İçsilik ne olduysa hepsi de onu faydasını nedir? Hepsi de, o seni oldun ne aeriştirir. O senin üzerindeki kiri pasın atar. O seni temizler, sen öfbile deme. Sen hastalıklarını içerisinde yaşasındayı, şurama arıyodeme.

Hamd olsun, çok iyiimde. Böyle şehrçilik oynayanlar vardır. Zakirçilik oynayanlar vardır. Ha, ha, ha, ha. İçunutmüyam, ömredeyiz, bizzakir hastolmuş. Herkes ziyarete gidiyor falan, netiyor orada. Hacıokta ededirdik ya, abide derkes ziyarete gidiyor. Hani ne yapacağız? Git mi cedirdimde de? Hacıokta o zakir hastalığı odadım. Abonez oluyordu de. Onundadım zakir, böyle dedim, Nazı darkenin, öf, aslayımdardım. Derbişler de, travunda döner onladım. Burada kim vardır dedim?

Şeyhimiz orada dedi. Derbişler nerede? Nkiimin etrafında dönmesi lazım dedim. Çevrenirdi. Nerededönüyorlar şimdi dedim? Ha, o abinin etrafında dönüyorlar dedi. Sen nerede dönüyor dedim? Ben Şeyhimin yanında indedi. İşte dedim, herkes dedim şeyhimin yanında dönecek. Bir de Şeyh hastalığı vardır dedim. On da söyleyeyim sana dedim. Abi onası oldu dedi. Şeyh Efendi dedim, Nazı darkın çektik, sekendisini, öf, öf, derd dedim. Derbişler dedim, etrafında pervana de olur.

Ama onu şeyhimiz hasta derd dedim. Bu da şey hastalığı dedim. İlamedi mi biraz daha hastalığı? Baba hastalığı vardır. Baba eve gelir hastalığı diyor gündür. O gün oneler yapmıştır, neler yapmıştır. O yüzden eş ve çocuklarına ayıracak zamanı ve sağlığı yoktur. Öf, öf, öf, öf baba hasta. Yarın, yarın daha hasta. Ertesi gün, Ertesi gün çok yorgun. Ertesi gün, yaptı müşteri geldi. Ve hatta işlerini bir müdün ve hatta işlerini de şeyh ve işlerini patroğun problem yaşadı.

Psikolo şeyi değil. On, bir gün de iyi oluyor. Nazı darkın, bas baya, bir gündün neşi olduğu oluyor. Bir gündün neşeli o. Bu da baba hastalığıdır. Bir de ne var anne hastalığı var. Hep hasta çocuklarına karşı. Eskiler yaşmak, bağlılarlardı ya, kadının kafasından yaşmak eksik olmuyor. Ya başarıyor, ya bellarıyor, ya bu çocuklar ona problem çıkarıyor. Sorma dedin, dedin, dedin, dedin, dedin, dedin, dedin, dedin, dedin, dedin. Hağzda olmuş bugün, ondan hastalıyor.

Her gün bir kaos var evde. Hasta, kadın hasta hep anne hasta. Ve hatta, kadın kocesi var, hasta hep. Aa, nasıl bas baya? Bu da ne anne hastalığı? Ve kadın hastalığı hastalar hep. Çocuk geliyor anne hasta, ya bir gün aşırı, argın hasta, problemle, adam geliyor ve kadın hasta, çekmiş eşi ofmanları, var ya, anı bizim günlerimiz var, hasta. Ve o muapet uzatayım mı? Biz de bir tane usta var, burada ustası, hastada. Tırafi kazası geçirdi. Bir türlü iyileşmiyor. Cahfer neydi adıyağının, ismet.

O hastalığı olunca bizim makinaların daha hasta. Bir türlü düzen tutmuyor,her gün bir tane makinanın bir tarafı kırılıyor. Yatıyor makinalar. Bu usta sen gel dedim, bir şey söyleyeceğim sana. Sana kardeşi anı söylüyorum. Sen dedim iyileşmiyorsun bir türlüydün. Sen dostor’u bakılmıyorsunuz. Ne yapayım dedi? Gitsen dedim. Eşinden oturcan. Dize kendini. Acaba beni selam var. Bu patronun. Sen evde düşgün, bakılmıyor muşun? O yüzden senin hızda evlendireyim dostor’u.

Sen bir bakım gör. Dedideceğini. Söyleyim mi dedi? Söyle arkamda ben varımlı. Bu tereydi dedim. Bak, söyle benim sözüm müdün nedir? Bu gitmiş evvel. Anamın adım iş gel bakayım muthabı raya. Anamın mutfağa gelmiş. Acaba beni selam var. Sen bir türlü o iyileşeemedin. Anamın sana düzgün bakamıyor. O yüzden ben seni bir daha evlendireyim. Düzgün bakıl. Kadın demiş otur sen burada bekle. El bunun dubleks, evdeil otel o da solmuş. Otel olmuş. Hanımın annesi orada emiş. Annesi nedeni topla valizin hangi diyorsun amandemiş?

Ben taba arada sordum. Kayım vardı, valizle mi gelmiş dedim. Övette de iki valizle gelmiş dedim. Anasını göndermiş, kayım kadın. Sonra kız kardeşi oğlu ila beraber oradaymış. Demi sen de topla valizlerini kadın diyor bunu. Yumuştan mutfaktan dışarı çıkma otur. Sen de gitti. Kadının kız kardeşiyle oğlu da gitmiş. Şimdi yetişkin bir oğlama var. Bir de ondan küçük kız var. Demiş haide siz de nereye gidiyorsanız gidin evi boşaltın demiş. Yedim parka gidin sinamaya gidin.

Nereye gidiyorsanız gidin. Bizim ismet usta. Sabah ile böyle sanki güneş doğmuş, aydınlanmış. Böyle tevesi. Allah sende razı olsun dedim. Ben iyileştim dedi. Dedim haide makin alırdım iyileştirsin de. Makin yıllar hizâye geldi. Ama şey yok bu eve gidiyormuş dedim bak sakın ha. Benim sözümü dedim arada hatırlatacağım. Ben Hacab’ı bunun bir tanışayım ben yine keyfim kırıldı. Dicendedim. Bir yıl filan olduğu karşılaştık yolda. Bir yılı geçiyor. Dedim nasılsın? O gün kükatar değil ama iyi imyanededim.

Dedim sen ben de var mı görüşüyor muş gibi yap. Arada selamımı götürdü dedim. Sıkıştığın zamanla. Bu da kadın hastalığı. Hep hastalar. Herkes hep hasta hep yorgun. Allah muhafaza elesin. Şunu da unutmayın. Bunu haze tipir söyle. Bir kimse yalandan hastalığı dursa. Cenâb-ı Hakk’ın hastalığın hakikatini. Ger şeyini verirler. Sen yalandan başım arıyor dediğin yattın ya. Allah sana başarısını verir. Sen yalandan benim hücudum arıyor dediğin yattın ya. Allah sana hücud arasında verir.

O yüzden han dediğin şükredin kendinizi hasta görmeyin. Hastalık yoktur. Hastalardır. Hastalık yoktur. Hastalardır. Bir kimse kendini hastayim. Debi ise hastadır o. Hatta öyle hastadır. Tedaviş yoktur. Bir de bununla böyle herkesi çörelim. Bir hastalık var. Tedaviş yokmuş. Şimdi öyle diyen ediyor mu ki? Allah diyorum. Dermanını yaratmadı hiç bir dert yoktur diyor. Sen bulamamışındır. Biz bulamamışızdır. Allah muhafaza elese. O yüzden bu gammar kederler bu sıkıntılar ölümle doğru koşan merdümenler gibi.

Ölümle doğru koşan merdümenler gibi. O yüzden bunlar ölümün habercesi gibi. Allah muhafaza eleseyim. Bil ki her hastalık ölümden bir parçadır. Çaresi varsa ölümün bir cüzünü kendinden koğu. Ölümün bir cüzününden bile kaçamadın halde. Onun hepsini başından aşağıya dokecekler bunu iyi bil. Yani cuma süresi ayaht sekiz dekisi izin kendisinden kaçtığınız ölüm mutlaka size ulaşacaktır. Sonra da kaybim ve görülenip bile ne döndürileceksiniz. Yani normalde her hastalık ölümden bir parça yani sen o parçadan kaçamazsın.

Ve o parçayu üzerinden koğu. Yani kendince de ki ben hasta değilim. Ve o da hasta kendini görüyorsan tedavi o o hastı o ölümün cüzünü parçasını kendinden koğu. Hastonuştörünün seni gene bucak sıkıntı yok. Ama sen o ölümle giden o hastalık cüzünden kurtulmanın yolunu bul. Yani tedavi o. Tedavi o ben bazen diyorum tedaviye karşı çıkacak olsam ben karşı çıkacağım diyorum. Bunu acındırmak için söylemiyorum. Şeke rahatsızım. Var gün ilaç kullanıyorum. Bunda sıkıntı yok.

İlahçkullanmakta, sünneti seniye. Tedavi olmak sünneti seniye. Ve çeker hastalık kendini cihibakın tedavoloği çeker hastalır. Daha uzun yaşıyor. Sebe kendilerini iyi baktıklarından dolayı. Ve onlar ki aman şunu yemeği gelim. Bu bize sakıncalı. Aman bunu yer sen üç ay sonra dördü ay sonra tahillede gideceğim. Tahillilde doktor bey bakacak. Ezecek sen hiç yedetmemişin. Nasıl açıkça korda? Hem ogla bin dokuz nokta altı, vahinsen önüne gelene gelene yemiş insan.

Hani derviş az yerde sen ne yaptın? Hem bir de şeker hastasızın. Oturdun bir tepçi bak da ve yedim. Şeker hastasın döndün dolaştın. Atın ağzına ne gelirse. E git bin üç ay sonra gözlerin belardüm işkan çama. E şeker, ebi baktı, dokuz nokta altı. Annenin şekerini bir ölçüyoruz. Biz altı üç seksen. Tabi adetler ölçmüyor. Hastanıl ölçüyorlar. Anne Allah’ın adine iman nadedim ya. Şöyle ne yapıyorsun dedim ya? Kız mı canlındedim. Kız mı canlındedim ya? Şöyle bizim bu ayşe var yedirdi.

Evet, sen bunu teki bu dedi. Konuya buradan geri de. Dedim ne oluyor? Ben bu dedi, hani bana kavaltı yaptırmaya geliyor ya. Evet dedim ben. Bu gelmezler önce Mustafa dedi. Ekmeği alıyor, onu dedi, yarım, ekmeği dedi, yarıyor, onu dedi. Bu kadının gözleri görmüyor. Yorsen abcak beli değil. İçine dedi, terihanı peyniri yatırıyor, onbide baldıkıyor mu dedi? Ayşe gelmezden önce dedi, onbik güzel yiyon dedi. Sonra damdan dedi, karpuzu dedi, kaldıramıyor mu ya dedi?

Ayhanına süriye süriye çeşmi başına getiriyor mu dedi? Ben de içimden diyor ki, iyi kız görüyor. Karpuzu böyle kavaya kaldırıyor, on dedi. Bir atıyor mu ya dedi? Cov tak dedi, yarıyor dedi. Bir güzel bir tane kartız yokadan. Bir karpuzu iyi yon Mustafa dedi. Onun sonun bir sütü diyorum dedi. Hani karpuzun çekirdekleri geçsin diye. Bizim saf geliyor dedi, on burada. Anne kavaltı hazırlıyor, on dedi. Bir de onun taklığı dedi. O, eğededim, bir deonun kavaltı yapıyor.

Bir de onun kavaltı yapıyor mu dedi? Anne dedim, altı, seksen, az. Her seferinde komadan dönüyoruz. Şimdi kendine bakmayınca gözler gidiyor. E şeker aslası, bakçak kendine. Şimdi, sorsam bizim hocam aşimde, bana, diyeceğiz şey şu demiyor bana, Allah razı olsun. Benim hayatım bildiğinden, hani benim tanımayan gidiyorım şimdi, sarama-ı Hakim Selam, ne? En dokunrinci, ve hanım Efendi. İşte baktığı, onun o sonum, böyle kafasını salladı. Onun o sona ücülmeyeceksin, sıkılmayacağım.

Dedim hocam, anlatma da ailelim. Bizimki gerek yok dedim. Neden dedi? Dedim sana bir vakak anlatsam şimdi dedim. Sen dedim, bugün dedim, hasta vakakamasın. Nasıl oldu dedi? Dedim, iki gün önce dinledim, bir vakay anlatıyormuş. Zidadim, bir anlattım, gözleri doldu, gözleri falan atdı. Ne yaptım bundan sonadı dedi. E dedim, ne yediğinden, yöndedim. Böyle dedim, Leyla gibi dolaşıyor onladım. Hiç bir şey dedim, yardımesin, göktüğüm, misin, belli değil dedim. Böyle durdu, senen dedi, şekerin geçmez o zaman dedi.

Teşekkür ederim dedim. Bana tavsiye çenil bir şey var mı dedim. Hızda inçininle başlamanın ağzında dedi. Bütün hepsinde bunu söylüyor, buna da teşekkür ederim dedim. Onun sona dedi, hani bunları biliyorsun ama dedi, Murat Hocada dedi, sizi dedi, bana yönderdedi, hani şekerinizi takip edelim dedi. Allah razı olsun hocam. Bir işallah. Müsaiti olursak dedim, geleriz. Şimdi ne diyor bana, üzülmeyeceğim diyor. Sıkılmayacağım. Bir derdin olmayacak bir gamını olmayacak.

Bir tasan olmayacak. Türkiye diye şeyden onu tüerarla. Türkiye de doğmak bile.. Neden bir kısım beyaz türpler, anlar kedi ormaye gidiyorlar. Burada doğum bileriz ki. Doğduğun, çocukluk riski, ilk o kolay gittiğin risk, ortak ola gittiğiniz. Orta ola gittiğiniz. Orta ola gittiğiniz, riskin daha da artık. Yese tamamıyla risk. Üniversite gittiğiniz. Rıhan böyle, riskin karakökünde yaşıyorsun. Hela ticaret de başladın mı? Yandıketen elva. Bir gece deflas edebilirsin.

Ben böyle televizyonu bakarken, İflaz ettim. Sabah karşıya. Dolar binkusurları da, Sabahlığın üç bin kusurları oldu. Dolar gece başlarken, bin kusurdu, sabah olduğundu üç bin kusur oldu. Ben Sabahlığın dedim ki, Mustafa İflaz ettim dedim. Bak İflaz ettim dedim. Benim bir İflaz’ın da var. Bütün çekler. Bak eme de, yani İcra’ya vermişim. Tasi ile dersin diye. Aa, Tanslıl bir yasa çıkardı. Çek kanını lalakalı. Cezayemez ay kaldırdı. Bizim çekler nefse de kâğıt oldu.

Onun sonar k…mızdan da uçalıyorlar. O cadaböyle olur mu? İflaze’den,..mula nasıl bizi füze’de? Çalmak mümüyor, çırpmak mümüyor. Hiç bir şey bilmiyoruz. E çekler kât oldu. Avukat adıdıdım veysel ve ne yapacağız şimdi? Ne yapacak iş, bir şey yok hocam dedi. Nasıl yapacak bir şey yok dedi? Çât oldu bütün çekler dedi. Türkiye’de, ticaretler iski. Cahverim birinden alacağı vardı anlatıyım böyle..canferde bana hayal kuruyor. Diyor onun taçsıyla dersek diyor. Şöyle yapalım, bunun böyle yapalım.

İnsanla, canfer dedim. Adam kafasına nasıliktir? Cahver ederim, canfer senin kafanın sıktık. Ne kafasına mı sıktık? Bu kendi kafasına sıkmadı senin kafanı sıktık dedim. Cahverin o zaman o günün parası ile yaklaşık sekiz yüz bin nirası patta. Şimdi doktor hanım ve beyler bizim gibi insanlar da diyor ki, hiçbir şey kafaya takmayacağım. Nasıl yaşayacağım? Hiçbir şey kafaya takmamak için, yayesir arayacağım. Ondan ne şeylerindirinden bulacağım. Ya da geçen şeye psikatleri doktoruna, diyeceğin ki ben ölüyor, bitiyor bana, bitanı hap yaz.

Hatça’nın yarım, ata o diyecek ki sana, çerekat, sen diyeceğin ki çereketmez bana, yarım atacağım. Bizim ürlüle civar diye. Recep, bizim ona bağırdı. Doktor, rülecek. Dükkandan bağırdı şimdi ona. Bu ürde de tamam. Doktor, moralleri, biz çok bozuk bizim de de. Şimdi o arada da onun abileri, parayı normalde, parada dönüyor, dükkandan çıkan parada tarımla gidiyor. Tarımdan satırılınca tekrar dükkana geliyor. Dükkana gelmedi o seni para. Recep, normal değil,mişko bizim.

Muralar buzu,senetler gelecek, çekler gelecek, kafası yerinde değil. Dedik ki kafamız hiç iyi değil. Bizi de doğrudan bir hap gönder değil, aç gönder bir şey yaptırıyor. Ondan sonra, gelsin Mustafa’nın de, ondu Rusmotor var ya. Ben şimdi aldım Lülyeci’yi de, motora, gittik, o aşağıda sağlık hocanda. Bu gitti, oradan bize bir tane happardik böyle şey, kutudeyi, böyle tek tek o gün içinde ismin de ne bilmiyorum. Dedik ki, bundan çere çereki çindirde. Çereki çindirde.

Dedim, Recep abi, çereki çeşeksin dedim. İyi var dedi, F-E-A-Dede, kafamı hiç iyi değildi. Bir tane çereki işte o, sen de işte de bana, dedim, Recep abi, ben de ki dört kimde var dedim. Çereketmez bana, dedim ben yarımıştım. Recep, iyi. Gayet güzel, kakarak kukara, ha ha, iyi, iyi, iyi, yoldan geçen yapılan böyle. Tamam bakıyorum, ahandım, Recep’e, F-E-Dede soğudu, hani, ne şelendadam. Kendimi bakıyorum, ben işemi bir şey yok ben de, ya ne? Wahandedim, hani bunda çereki bu kadar, hani F-E-Dede yaptı, yarım, ben de F-E-Dede mi, han dedim belki de yarım, sağ olsun, bir sağ olsun, afer dedi.

Bana ben o bir, o, çereye de attım. Sağat 3, 4, 4, 5, ne işe benden, ne ar? Dertleri sevk edinmişiz biz. Dedim, buraya ceba ve bu, sana yaradı dedim, ben de hiç bir şey yok. Bizim olan dedi, ya bu, kadar da mı dertlisin ya? A, dedim öyle mi şimdi de mi? Kede dedim, hapta bana dedim, F-E-Dede. Allah Allah ya çocuğumuza bak ya adıyor şimdi. Bu bazen F-E-Dede, bazen çocuğumunu diyor, bazen bizim olan diyor, annemin uzaktan akrabası onlar. Anamın silahesi eski geniş ya, hey, bu gerisini anlatmıyor mu artık şimdi, diyeniz ya, ne yapıyor on sen filan?

Şimdi böyle yaşama ki için Türkiye’de, hani bizim gibi insanlar bir de, rüzgün için de izin. Nasıl oldu dertten bir can, kan, kan,kan, kan, bir telefon yediye yapacak. Selâmün aleykümselam, efendim. Şikâh et gibi olacak ama, bir anlatıyor, tamam bitti. Hela, uzulme uğrayan, uzulme, dendir dervize, gel şimdi için, ben kendinden çık, uzulme uğrayan kadın ise, benden biraz positif ayrıncıyımdır. Ben kadınları koruyup, kolamanokrasında, ben positif ayrıncıyımdır.

Herkes de bilir bunu baştan böyle, herkes bilir. Ben positif ayrıncıyımdır. Ben kadınlara karşı, İslam’da kadınlara karşı positif ayrımcadır. Kadınlar erkeklere Allah’tan verilen bir emanetir. Deşini bir şey dinleyince, tamam hatta bazen bir gün bile etmiyor. Gülüşün sahti oluyor, neşen sahti oluyor, tebesimin sahti oluyor, içinde onun yaşıyorsun sen, neden bunu yaptı, neden bunu etti, ben bu kızı bunun için mi verdim buna, bu kızcaz dervişte, dervişte, bir adamla evlendi, bunun için mi evlendi, bu bitmiyor, veya hatta dervişim başına bir sıkıntı geliyor.

O, o dert de dert deniyorsun, bitmiyor Allah’ım’a fazeyle seni. O yüzden ölüm herkeze gelecek, ve bütün hastalıklar bu manada, ölümden bir parça bir cüz, yavaş yavaş sana doğru gelecek Allah’ım’a fazeyle seni. Ama normalde o sana ulaşmadan ölüm seni tehdit geçmeyecek. Herkesi ulaşacak muhafaza, Rabbim’a fazeyle seni. Sufiler, o ölüm gelmezden önce, kendilerini ölümü hazırlarla. Bir çatileri ölmeden önce ölünü sadiş şerefinin, kendi üzerlerinde tecelli etmesini etmesi için uğraşırlar.

Ölmeden önce ölümüz, o yüzden normalde tabii bu, Hz, bu hiyetin, İbna Rabb’a az etteri bu hadiş şerefin üzerinde, muhteşem bir metafor kurar. Ama bizim anlayacağımız şu, biz ölmeden önce ölüp şere atan, kendimizi her an hesabı çekmenin ve o hesap neticisine göre davranmayı düşüncesi. Tabii Sufiler biraz daha acelice hemen ölmeden önce ölünün sadiş şerefin tecelli etsin. Ama nallavustat olsun hemen Kemal’e Ersin diye bakıyorlar. Öyle değil. Rabbim bizde ruma faza ile seni.

O yüzden toparlıcak olursak bütün mahvukat, Allah’ın ailesidir. O yüzden hiçbir şey yok, orgörme. Hiç bir kimseye ve hiçbir şey, zulmetme, ve bütün mahli o kağıtın rızgı, Allah’aetir. Birisinin işine engell olmam. Birisinin çalışmasına engell olmam. Birisinin hakkını yeme. Birisinin rüşvetle, onla bunlar, işte adamın vardı, şu yun vardı, bu yun var, deyip birisinin hakkına vuku kuna girme. Birisi bir iş yapıyor. Sen gözünü onun işine dikip, onun işini çalmaya çalışma.

Birisi bir pazarlık yapıyor. O pazarlın içerisine girme. Birisi bir kadından bir kızda talip olmuş. O sonuçlanmadan sen o kadına o kızda talip olmam. Bir erkek bir kadından görüşme yapıyor. Evlenecek kadın olarak sen o erkeye talip olmam. İş bozma, ara bozma. İnsanların hukukuna, dıyağ et. Pevazulu o, Allah’ın mahli o katına karşı, tevazulu o, Allah’ın mahli o katına iyilik düşün. Hep iyi olmaya çalış. Kimse kötülük düşünmem. Kimse zarar vermeye düşünmem. Hiç kimse zarar vermeye kayrete.

Elini olur olmaz yere uzatma. Delini olur olmaz şeylere uzatma. Delini tut. Gözünü tut. Olur olmaz her yere bakacağım. Her şeyi göreceğim diye uğraşma. Gözünü haramdan sakın. Delini haramdan sakın. Kulağını haramdan sakın. Elini haramdan sakın. Ayanı haramlardan sakın. Uzullarını haramdan sakın. Şirke düşme. Anne ve babana öh bile deme. Anne ve babanın duansını al. Anne ve babana aykırı olmam. Anne ve babana kavga etme. Anne ve babana serk konuşmalar yapma. Anne ve babana haklı olsanda küsme.

Anne ve babana geçimini iyi tut. Eğer minisel. Kardeşlerin ne iyi geçin? Derviş kardeşlerini iyi geçin. Derviş kardeşlerinin dervişini istismar etme. Dervişlerin malını parasını pulunu makamını istismar etme. O şu işi yapıyor ben o işimi onuna görürüm. O yüzden samimi olayım diye. Kalbini pesada çekme. Kardeşlerini hizmet et. Anne baba kardeşlerin ne aranı bozma. Onlar sana haksızlık yapsa dahi sen onlara küsme. Onlara savaş açma. Sen onlar haksız olsa dahi sen onlarla haksızlık noktasında mücadele etme.

Hakkını koru ama küsme. Ama onlarla savaşma. Futratın ne de savaşma? Futratın ne de savaşma? Futrat nedir? Senin erkek olarak doğmandır. Kadınlaşmaya yumuşamaya bakma. Lanetlik bir iş yapma. Sen kadın olarak yetişmişin büyümüsun. Erkekleşmeye çalışma. Allah’ın lanetlik işlerine bulaşma. Bulaşta insan da tövbe, geridon, bir daha asla o tarafı meyletme. Haramlardan uzaktor. Haramlara meyletme. Haramı alışkanlık haline getirme. Haramı alışkanlık haline getirir sen.

Allah muhafaza elisin. Bir müttet sonra Haramı haram olarak görmesin ki küfredüşersin sonra. Rabbim muhafaza elisin. O yüzden, gann geldi. Allah’a şükret, dert geldi. Allah’a hand’den varlığına Allah’a hand’den. Yokturna Allah’a hand’den her halinde Allah’a hand’den. Evlenmişin eşine sahipçik, Allah’a hand’den. Evlenmişsin karına sahipçik, Allah’a hand’den. Kocaına sahipçik, Allah’a hand’den. Çocuklarına sahipçik, Allah’a hand’den. Çocuklarının ufakte ve kusurlarından dolayı çocuğuna zulmetme.

Nasılihat et? Gençtir, hata yapacaktır, eksik davranacaktır. Yannış davranacaktır. Çocuğunu silipate indirdüşüme. Bir daha anlat. Bir daha nasılihat et. Bir daha nasılihat et. Çünkü o da Allah’ın ailesi. Çocukların da Allah’ın ailesi. Esinde Allah’ın ailesi. Kocağında Allah’ın ailesi. Annen baban kayınp ederin, kayınvalden. Allah’ın ailesi. Dailerin amcaların tezelerin. Allah’ın ailesi. Akrabaların Allah’ın ailesi. Evinde hayvan besy olsun. Hayvanı fıtratına göre yaşat.

O da Allah’ın ailesi. Hayvanı esir etme. Hayvanı kafese koyma. Hiçbir hayvan esaret için yaratılmadı. Hiçbir ay var. Hazreti Peygamber salullar ve selamazretleri, hayvanlara eziyet etmeyi de yasakladı. Hayvanları fıtratının dışına çıkarmak zulmediyorsun. Hayvanları ne yapıyorlar şimdi? Kızırlaştırıyorlar. Zulmediyorlar hayvanlara. Sen erkek misin evet? Hadiseni kızırlaştırsınlar. Sen kadın mısın evet? Hadiseni kızırlaştırsınlar. Hiçbir canlı’ya kızırlaştırmak küfür dur.

Fıtrat da savaşmaktır. Sen onun Cenâb-ı Hak’ın vermiş olduğu Fıtratını ortadan kaldırıyorsun. Zulmediyorsun. Ne dedi şeytan? Ben onları Fıtratlarını bozmakla aldatacağım dedi. Şeytan oyunudur. Fıtrat değişikli. Bu sadece kadının arkeye bence meserken kadın abencemesi değildir. Siz bir hayvanın da Fıtratını değiştiremezsiniz. Hayvanın Fıtratını bozamazsınız. Şimdi hayvanlarlarla gibi laf olunca herkes hayvan seviyordu. Ne yaptığını kedi? Kızırlaştırdın. Hadisende kızırlaşsınlar.

Hadis kadınsın. Erkek yüzü görmeyeceksin bundan sonra. Hadis erkeksin. Kadın yüzü görmeyeceksin bundan sonra. Sen ohayvanın yaptı ya. Sen o köpeği kızırlaştırdın ya. Sen o kediği kızırlaştırdın ya. Hangahakla Allah mısın sen? Neden ilahalık yaptın? Neden ilahalık yaptın? Neden Allah’ın işine karıştın? O da Allah’ın ahilesi. Sen hayvanın da zulme demesin. Sen tavlığa da tekme vuramazsın. İlan sana zarar vermiyor. Öldremezsin onu. Sufysel öldremezsin. Sana zarar veriyor mu hayır?

Ben baya oluyor. Mark’tım tam biranın kapının eşinde. Küçücük bir sebeveli. Bir de kuyruğunu dikmiş ki. Bre bak dedim ya. Küçücük bir de. Kuyruğunu dikmiş. Dedim kuyruğunu dikmiş. Şimdi dedim. Senin dışarı atsam kediler seni dedim. Hadi dedim sana bir iyilik yapayım. Buradan uzaklaştırayım. Aldım, faraçta şimdi böyle. Şeyi in içinde. Ne o akret dedim? Dedim zararı yok. Ne öldüreyim dedim. Dene götürür, şu reha harabelerini içerisinde. Accam dedim. Yıkı geveler var yoruldarda.

Kaldılar öyle ben aldım, faraçını içerisinde getirdim. Yıkı gevelerini çinattım. Kediinin önüne da atamazsın onu. Tövdük için bu olsun, avlansın iyi, o, seyisin. Beni iyi gülendirmez. Beni iyi gülendirmez. Sen durmedemezsin. Hiçbir şey. Allah bizim o hafaza elesin. Rabbim, cümlemizin sıkıntılarına defeylesin. Gertlerine derman eylesin. Maddiği manevi hastalıklarına şifah eylesin. Maddiği namanevi borçlarımıza edalar nasip eylesin. Cümlemizi katından afvesin. Katından lütvesin.

Katından ikramesin. Katından darlıklarımızı genişliye çevirsin. Katından muratlarımızı maddiği manevi tecelletirsin. Katından her ne derdimiz var isemadayım hanevi. Ona derman eylesin. Gönlümüzü ferahlık versin. Kalbimize aşk ula hınına asip eylesin. Dilimizi zikrullah laş üstesin. Kalbimizi zikrullah ile ne çelendirsin. Sırrımızı zikrullah ile sırlandırsın. Buruhumuzu zikrullah hın fardelerinde. Fardedem fardaya hayretten hayrete geçersin. Elfatiha ma’sa lava.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin 22.11.2025 tarihli sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf sayfasını ziyaret edebilirsiniz.