Mesnevi Okuması konusu hakkında Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli açıklamalarını içeren bu sohbette, derin manevi bilgiler paylaşılmaktadır.
En yüzübillahim Neshetan Urajim Bismillahir Rahmanurrahim Allah’ım. Amin. Selamünaleyküm. Allahgecenize hayallellesin. Ayınızı yılınızı ömrünüzü hayillelselin. Rabbim, cummünümüzü ve cummünüm ömretim, haklı, haklı, vatıl, vatıl, bülenlerden eğlesin. Haklı, haklı, haklı, haklı, yaşayan, hankran, tebliğ edin, vatıl, vatıl, vatıl, karşı için hadi denkullarından eğlesin. Nerede müslümanlara haksızlık yapılıyorsa, nerede müslümanlara kokusu davranılıyorsa, kanlarına namuslarına şereklere haise ettin, netopaklarına, paralarına, tecaviz ediliyorsa, Cenab-ı Hak hepsini kahraperi şahane elesin. Güçlerini yerli eksane elesin. Güçlerini dağıtsın.
İstrali dağıtsın yerli eksane elesin. Destekçilerinin dağıtsın yerli eksane elesin. Çin’in dağıtsın yerli eksane elesin. O turk yüstana özgürlük nasib eylesin. Ütün müslümanlara özgürlük nasib eylesin. Müslümanların özgürlüklerine, pranga vuran, kanına namusuna şerefine, haise ettin, tecaviz edin, Cenab-ı Hak hepsini de intikamın ağasın yerli eksane elesin. Hali, ejmeyin. Hali, ejmeyin. Konumuz da, alakalı değil ama, bir cümle ile bir şeye beğenediğim, sonra sohbete giriyem. Tasavvaktu olarak, bugün arkadaşlar hiç, biz resmi veya gayri resmi, hiçbir haç ve ömre organizasyonu, yapmadık yapmayacağız da.
Bununla alakalı söylen tilar, söylemenler, hepsi de boş ihtiradan ibaret, kardeşler, arkadaşlar, kendi kendilerine, üç kişi, beş kişi, on kişi, bir kişi, toplanım, kendi kendilerine, mümr-i gidiyorlar, hace gidinler, hace gidiyorlar. Ve hatta bizim için bizden bu konuda, kendi ince bu işin ficaretini yapanlar var. Bizi de ilgilendirmiyor, ticaretleri bu. Nasıl başka mesleklerle ilgilenden, biz ilgilendirmiyorsa ticaret olarak, bununla da alakalı, biz de ilgilendirmiyor. Tekrar bunun altını çizerekten söylece, ben sağ olduğum mühteçe, tasavvak bu derga, hiçbir haç ve ömre organizasyona yapmayacak.
Günakadar yapmadık, bununa sonata yapmayacak. Bu konuda, bütün alka daşları, kardeşlere, bu konuda, ilan edeyim, bu konuda, bu konuda, ondan uzaz, ha, örnekler, herkes kendi kendilerine, bir şirketek, ömrünreltsin yapabilir, yapabilir. Gitmeden diye popülerini yapabilir. Neyi nasıl yapıyorlarsa, herkes kendi yapabilir, edebirlerim, bu bizi ingilendirmiyor. Tekrar bunun altını çiziyorum. O yüzden asla ve asla da ilgilendirmeyecek. Ah, kimsenin ömrünreltsin ahadina karıştı. Sağ olayım, sen yeni
geldiğinde mi? Kaç gün oldu, gel hele? Birkafta, kimine gitti? Arkadaşlarla gitti. Bir şirketle mi gitti? Turus, zehsil, kendi kendilerine zehil. Böyle olduğunu biliyorum da ilan olsun diye söyledim. Bir de kimde daha yeni gelen eşiyle beraber gitti diye, şeyin nerede? Orta mı? Ha, siz kimden gitti? Bir şirketle verdi olarak gitti. Şirketle olarak gitti. Herdü olur. O yüzden arkadaşlar, herkes serbest konuda. Kimsenin benden izin olmasına da gerek yok.
Bu konuda tekrar söylüyorum. Tırnak içerisinde diyorum. Bizim vakı follower, böyle bir çalışma olmuş yok. Hiç olmadı zaten. Vaktı, olarak böyle bir çalışma olmuş yok. Hiç olmadı. Ha bana soruyorlar, ben diyorum Allah izin verirsin. Allah gideceğim diyor. Diye olarak ne zaman gideceğim? Hani bize da beraber. Kıyon ki, haber ne zor olur, gideceğim zaman. Ha millet kendinecek gelir. Sekelim, böyle yengele gölendirmez. Bu noktada da herhangi bir zorunlulu, herhangi bir şey yok.
Bu kadar da bu mesela tekrar söyleyeyim. Tası ofakmanın böyle haç ve ömre, organıziyosyona gibi. Herhangi bir organıziyosyona yok. O yüzden resmi ve her gayrı resmi böyle bir. O yüzden resmi. Böyle bir organıziyosyona yok. Evet bana şirketlerden geliyor. 器 yere te diyorlar. Şimdi onların ziyaretlerini de müsaade ediyorum. Terefa ne diyorlar? Terefa ne diyorlar? O şunu gelmeyim. Ben bu tep işler de yokum. Biz ırnak içerisinde tasov vakt bu olarak degil yokuz diyorum.
Ya bize oradan bir arkadaş görevlerinde diyorlar. Ben onu de yapamam. Hakkınızı elal edin diyorum. O yüzden onlar mesela işte hocam. Yani öyle değil bize bir arkadaş görevlendir. Bir arkadaş görevlendir. Siz hazırlayabirdim. Öyle. Herkes hazır. Bir de şu şeye efendim. Bizi işaret etti. Deceklere. Hazır potansiyel buradan nasıl olsa. Hani ben yiyemedim sen ya hesabı. Bu yüzden tekrar tekrar söylüyorum. Bunlar dolayı ile bazı şirketler çünkü işte ya hocanızda bizi bir görüştürün.
Yok işte başka şirketle mi anlaşmış? O. Yok başka şirketle
mi anlaştı. Oraylamı gönderiyorsunuz. O yüzden yeni giden arkadaşlarla örneklettim. Hakkınızı elal edin. Böyle boş bir muhabbetle sizin de canınızı sıkmış olmayı. O yüzden bugünün bu gecenin veya buranın konusu değil. Ama ve lakin hani Hazreti Mevlan’a cehret Rumazetten meslemesinde diyor ki sen Selib Bahştan önlediyor. Biz Selib Bahştan önledim. Ve hatta hani bir civil ceden bahsetler. Sen hastalık civilceken önüne onu da. O yüzden hani bazı şehrledin şu uyuyu vuku ondan beter olurmuş.
Ama bir şeyim sözün böyle dolaşan nefan vukursundan daha fazla yara açamış. Allah muhafaza elesin. 2020-95. Böylece sevdiysinektan tutta, kile kadar bütün mahli o kat Allah’ın aile sider. Hakta, ne güzel aile rei ise, gönlümüzdeki bütün bu kanlar heva ve hevesimizin varlığımızın tozundan dumanından meydan ey gelir. Bu kökümüzdüzü söken kanlar ömrümüzün orana benzer. Bu böyle olduğu kuruntullarda vesveselerimizdir. Belki her hastalık ölümden bir parçadır. Çaresi varsa ölümün bir cüzünü kendinden koğ.
Ölümün bir cüzünden bile kaçamadın halde onun hepsinin başından aşağı dökecekler. Bunu iyice bir. Evet. Sevrisinektan. Sevrisinektan filak kadar bütün mahli o kat Allah aile sider. Hakta, ne güzel Allah’ın rei sider. O zaman bütün mahli o kat bütün varlı Allah’ın sıfatlarını tecelli kahdır. Bütün mahli o katında rızgını üzerine olan Allah’tır. O yüzden huzurası ayet altı da Cenab-ı Hak buyurur ki Yar yüzünden yürüyen hiç bir canlı yoktur ki Rızgı Allah’a ayet olmasın.
O yüzden dünyanın üzerinde veya dünyanın dışında bütün varlık aleminde ne kadar mahli o kat var ise bütün hepsinin rızgı Allah’a ettir. Allah bu konuda rızgı kendi üzerine vajı beylemiştir. Cenab-ı Hak bir şey kendi kendin üzerine vajı beyle her meyler. Allah da bütün yaratmış olduğu varlıkların rızgılarını kendi üzerine vajı be etmiştir. Yani küçük üzereden büyük küreye kadar her namar ise bütün hepsinin derrızgı Allah aittir. Allah bu noktada bu rızgı kendi üzerine olmuştir.
Sejde ayet dedi Allah yarattığı
her şeyi güzel yarattı. Rat, yirmi altı orası kılı bile bile bile dinede ölçülü kılı. O zaman Cenab-ı Hak bir şey her şeyi en güzel şekilde yarattı. Yarattıklarının üzerinde bir noksanlık eksiklik yoktur. Ve o yarattıkları eksiksi noksanlık sız yarattı gibi rızgılarını da onların eksiksiz ve noksansız tamam eden. Bunu o kadar rızgılarını onların kesmez. Rızgılarını ortadan kaldırmaz yok etmez. Bir canlının eceli geldiği söylüyor. Ve rızgısızlık sızlık sebebeyle hiçbir canlı ölmez.
Ama Cenab-ı Hak kimisi nırızgını bu ol eder. Kimisi nırızgını da ölçüle eder. Oradaki ayetik yerim eden az verir demiyor. Ölkülü verir. Ama hamdeden nere nimetlerimizi arttırırız. İnsanlar kullar Allah’a hamd ediyorsa Cenab-ı Hak onların üzerindeki nimetlerini arttırır. O kimse hamdetmiyorsa hamdetmeyenler Cenab-ı Hak rızgısızlıkla cezalandırmaz. Ama ona ölçülü verir. Ona lazım olacak kadar verir. Öbürkü hamdediyordur. Çalışıyordur. Gayret ediyordur. Mücadele diyordur. Cenab-ı Hak o hamdın yerine getiren o kimseye ne yapar?
Ona arttırır nimetlerini. Rızıkta nimetlerden birisi de dünyamı alın nimetlerden birisi de eş dünyanın imet edir. Çocuk dünyanın imet edir. Evhan, araba dünyanın imet edir. Dünyada senin gönlünü hoşa edecek. Her ne var ise nefsine tatlı gelecek? Her ne var ise hepsi de dünyanın imet edir. Cenab-ı Hak bir kısmına dünyanın imetlerini bol cevirir. Ama bu normade sebepler darresinde bunu sebeple verir. Dünya gözlünün içerisinde. Ama bazı sana hiç sebep siz de verir mi?
Verir bu resburası bizi ilgilendirmiyor. Biz cüz yirade noktasında Cenab-ı Hak sebep siz bir şeyi halketmez. Halketmeye gücü var mıdır? Bazılarına sebep siz de verir mi? Verir. Burası bizim irade bizim dışında. Ama Cenab-ı Hak Cenab-ı Hak de Adetullahı öyledir. Sebepler üzerine tecelli ettirir her şeyi. O yüzden normalde yine beye hakide adişirte halk Allah’ın ailesidir. Allah’a en sevimlullahın ailesine yani yarattıklarına en faydalı olandır. O zaman bütün Allah’ın yarattıkları Allah’ın ailesidir.
İyi ağlın mahtır. İyi ağlınla olarak geçer hatta bu. Allah’ın
ailesidir. O zaman Allah’ın ailesine faydası dokunan kimse Allah’ın en çok sevdiğidir. Hani çünkü sen bir hayvanı yardım ettin bir insanı yardım ettin. Bir açı duyurdun. Faydalı bir amel işledin. İnsanlığa karşım faydalı bir amel işledin. Önce müminder en müslümanlara önce annene babana önce eşine ve çocuklarına. Çünkü camertlik odur. Önce sen kendi eş ve çocuklarına camertlik edersin. Comertlik odur. Herkek çocuklar için önce annesine babasına camertlik edersin. O yüzden evlilik bir erkek önce eş ve çocuklarına camertlik edersin.
Comertlik senin evinden başlar. Comertlik senin evinden başlar. Sen önce eş ve çocuklarına camert ol. Bunu özellikle üstüne basa basa söylüyorum ki bazı kardeşler bundan ölçasınlar. Sohbetlerde şahızlara yönelik konuşmak su filerini adavı değildir. Sohbetlerde konuşulan şeyler o topluluğun yarayan kanalırına merhem sürmek. Orada bir sıkıntıyı gidermek içindir. Burada sohbetler diyorsam ey erkekler eşlerimizde vurmayın, dömüyi bunu üzerine almayacak olan kimse eşini vurmayıp dömüyi söylemeye hakaret etme en kimse bunu üzerine almaz.
Ama eşini dömüyo sana karet ediyorsan bu sözüm sana neden bana şeğevendi bana konuşmadı deyip de küsdahlı k yapma bir de. Bakın ne diyorum camertlik önce eş ve çocuklarınızdan başlar. Sen önce eş ve çocuklarının düşün, onlara cömert davran, onlara iyi davran. İsraf etme, İsraf da ettir ve çünkü hayatı kerimede Cenab-ı Hak onlar İsraf etmezler diyor. Müminlerden bahsederken müminisen kadın erkek İsraf edemezsin müminisen müminisen kadın erkek sen aktaca muhdam maya olamazsın salakca sen markam maya olamazsın müminisen müminisen göçleriş bu dala muhmanisen mümin deyisin Müstümansın yapabilirsin hani görüyor musun bir başörtülü kadın işte dans ediyor şarkı söylüyor erkeklerinin kırdırıyor başında başlardır mümin bir kadın bunu yapamaz müstüman her şey beklenir beklenmez aslında beklenir müstüman odur ke elinden dilinden diğer insanları emindir mümin odur ki diğer canlılar vallıklar canından emindir ne yazık ki 25 yıl da müstüman cena gevşedir de gevşedir da oldu da da oldu gevşeme ve
daolmaya devam ediyor kadınlar ki hiç kimse şöyle düşünmesin ben de dailim yapışı gevşemedik biz de gevşedir hepimiz gevşiyoruz hepimiz de oluyor Allah muhafaza ile sen o yüzden sohbetlerde bir şey de bahsediliyor o fiyil yaptığı yaşayan kimse üzerini alınsın alınmasın değil onu üzerini alınsın ben birine telefon açıyor veya şunu yapmasın bunu yapmasın yapmasın diyorum kadın koca sına koca sı karısına soruyor sen mis öyle de kim dedi? Ne yapayım şimdi rüyamda böyle böyle bir gördüm şasız façmedeyim daha bir iki gün önce açık konuşsam şimdi burada o her kek arkadaş rüyamda eşine zulmettini gördüm hadi söyleyemem anlaşımde rüyamda eşi de o orada kadıncazda orada kızcaz orada gencizik de baba diye orada anlat anlat adam perevanet de ne yapayım şimdi ben hadi söyleyemem işim vereyim o hali yaşasanız o hali yaşasanız yaklaşım böyle yeni gelenleri yola gel gel izmirlere biraz benim hem gel yaklaş yaklaş o o o o o o o o o o o o o o Allah Allah!
Tamam mısınız, azim ama. Hoş geldiniz. Allah alt olsun. Şimdi bütün insanlar Allah’ın ailesidir. Bakın bunu sadece rızık olarak düşümey. Bizim emmiyukhandikaplarımızdan birisi bak, bütün insanlar bütün varlık Allah’ın ailesidir. Sen ister eşin olsun ister çocuğun olsun ister koca nosun ister annen olsun ister baban olsun ister deden olsun ister komşun olsun ister iş yaptığın bir kimse olsun ister çalıştığım bir yer olsun ister ticaret yaptığım bir yer olsun bakın bu tip şeyleri bu tip şeyleri daraltmayın genişletin sen herhangi bir kimse zulmettin de Allah’ın ailesine zulmettin.
Sen zannediyorsun ki benim eşim çarp tokadın buradan değil sen Allah’ın ailesine tokat buradan. Kadın koca sını dinlemede değil mi? O Allah’ın ailesi olan bir adama dinlemesi gerekirken dinlemede zulmettin. Allah’ın ailesine zulmettin. Birine nasıl yardımcı olduğunda Allah’a en sevimli bir iş olarak geliyorsa birine zulmettin de de Allah’a en sevim
siz bir iş olarak geldi Allah’ın önüne. Sufi mantı yerde ki taşabile tekme vurmaz. Taş da Allah’ın yarattığı ailesindendir. O taşı da o taşı da sen Fıtratına uygun kullanmak zorundasın. Bu mausuz sen Fıtratına uygun yaradılış amacına uygun kullanacaksın. Bunu birisinin kafasına atmak için yaratılmadı bu. Sen bununla eşinin kafasına vuruyorsan hem mausaz zulmettin Allah’ın eşi aslında varlığına. Bu senin değil bu sen de emanet Allah bunun sana emanet olarak verdik kullansın diye.
Sen kendince buna ben paraya verdim benim olduzdan ediyorsun. Değil, Cenab-ı Hak sana bahşet, ürüt fetti, ikramette. Bunu sen yerli yerinde kullanmak zorundasın. Bu senin çocuğunun ve hatta hanımının kafasına vurulmak için yaratılmadı. Ahmak kafalı derviş. Sen elindeki bütün eşi ayı yerinde kullanacaksın. Eşi ayı yerinde kullanmazlanda eşi ayı zulmettim. Arava beni üistedin gibi patinaş çektirin değil arabaya dozulmettim. Lastikler benim istediğin gibi patinaş çektirim. Hayır. Lastikçe Ömer’e Cenab-ı Hakkızı Kıını verir.
Sen patinaş çektiricem de işte herlastikleri heritcem onun sonu Ömer ağabeyden lastik alacağım diye düşünme. Cenab-ı Hakkını’nı’rızı Kıını verir. Sen Lastiyet yüzulmettim. Sen hiçbir şeye zulmedemezsin. Senin elinin altındaki her şey Allah’tan sana bir emanetir. Eş çocuk anne baba arkadaş doz. Şey kardeş burası bu mekan. Yollar yürüdüğün şehir yaşadın kaza yaşadın ev yaptın yatak üstürüne çektiğin yorgan, Allah’ın sana bilgutlu yıkramıdır. İshanıdır. Sen hepsine de yerinde kullanmak zorundasın. Sen yorganı halı gibi kullanamazsın.
Sen yorganı yatak gibi kullanamazsın. Eş yanın hakikatını aykırı, sen yorganı yorganı yetine, sen yatak niyetine kullanacaksın. Eş yayı yerlerinde kullanacaksın. O eşya ediz zulmetmeye hakkın yok senin. Senin bardağı alıp mutfakta çarpmaya hakkın yok. Eyi kadınlar. Sen normade yemek takımını değiştirmek için taba akırma. Sen hem tabazulmettin, hem eşine zulmettin, hem de kendine zulmettin. Bunu hakkın yok senin. Bir erkek gömneyi giydin, ahosuna gitmedi. Bunun kesti attı. Bunu hakkın yok.
Sen onun giymicek sen giyebilecek. O ile bir kimseye ediyet
onu. Senin ona çöpe de atmaya hakkın yok. Allah israf edenleri sevmez. Sen zulmetme. Eş yana da zulmetme, eşya ediz zulmetme, kardeşlerine de zulmetme, etrafına zulmetme. Allah bizi zalimlerden eğlemezsin. Oysan bütün halk Allah’ın ailesidir. Bütün halk bütün varlık Allah’ın ailesidir. Sen elinin altında kınlara zulümle emrede unlanın. Ya onlara iyilik yapmakla emrolundun. Herkekler eşlerinizi zulmetmeyin. Kadınlar eşlerinizi zulmetmeyin. Herkekler eşlerinizi iyi geçinin. Adamın adamı hanımı ile iyi geçinmesinden belli olur.
Kadının kadınında adamından gönül hoşcutlu olmasından belli olur. Kadının diye yardım var. Adamın gönül hoş mu ona bak sen? Çok iyi erkeğimde düşünme. Kadın senden memnun mu ona bak sen? Çocuklarla ne tosun böyle babaya ölsede malını yesem diye mi düşünüyorlar? Yoksa çocuklar Allah babamızı başımızdan eksik etmesin diye mi düşünüyorlar? Kadınlar şu adam zıbarça gitse de diye mi düşünüyorlar? Yoksa yara bir eşime hayırlı ömür var. Ben ondan önce ölmeyeyim.
Ben ondan önce ölürsem resizle bil olurum. Ben ondan sonra öyleyim de kendisi biraz daha yaşamayemiş diyor. Bu ayeti onları yani ben de önce ölsün diye dedi. Baktım ben böyle kadına ne yapacağım rahatnet kendisi öldükten sonra. Durdu, tabii dedim. Gömcan anlosunu keyifine bakacağım. De sen ödedim. Kira alardı gelecek, maaş tegalacak. Yok ben resizle olmasın diye düşünmem dedi. Öyle düşünce ne? De kadar damad edin. Bak herif ben senden önce ölüyüm.
Sen ben de sonra olunca hemen evlen rahat et. Ben seni rahat ettiremedim. Öyle şeyim olur hocam ya. E, vah dedim ya. Ama güzel dua. Ne güzel çok masam değil mi? Yahrabi. Hani o benden önce ölsün. Her resizle olmasın. Ne kadar güzel. Vurdaki ben gerisini saklayacak onma. Her iyilik düşünce iyilik değildir. Herkese uyana gözün anlamı hafaza elese. Evet Hz. P. Bütün mahallukatı aile, Allah’ın aile solar et. Intelendirirken.
Bu tabii, hadi şerektavarya bu konda halk aile Allah’ın aile sider diye burada aslında bütün varlıkın
Hakkında
bütün varlığı tek bağlı olduğu yer Allah’tır. Allah, Rubu bir et sıfatı da dahil hiçbir sıfatını paylaşmaz. Rubu bir et Rabbikdır çünkü Allah’a ettir. Bütün varlığı Rabbi Allah’tır. Tabii Rabb ismiş şereti. Aynı zamanda terbiye edici koruyucu muhafaza edici anlamındadır. O yüzden o Cenab-ı Hak her bir varlığı, her bir varlığı görür. İşidir. Onun ihtiyacına göre ne lazımsa onu ona isane de ne lazımsa? Sen kendi kendine çok sanarlığa zim olan şeyler ısırılaya bilirsin.
Sana hakikat denle lazımsa Cenab-ı Hak onu sana bahşeder. Rabbim cümlemize hayırlısını versin. Hayırlısıyla bol versin inşallah. O yüzden Allah mütüp şeyleri direkt Allah’a bağlamak tehditdir. Çünkü iyilikler Rabbiniz’dendir. Baş eden lütfeden ikram eden isan eden de Allah’tır. Cenab-ı Hak bizleri buşur da oluştursun inşallah. Gördüğünüzdeki bütün gamblar, heva ve hevesimizin varlığımızın tozundan dumanından meydane gelir. Yani Norma de bizim gördüğümüzde kollan gamblar, heva ve hevesimizin ve varlığımızın tozundan meydane gelir.
Pardon varlığın tozundan, dumanından meydana gelir. Toz duman dediğinizde tozun ve dumanın bir ağırlı yoktur. Gelip geçicidir. Toz da gelip geçicidir. Duman da gelip geçicidir. O zaman gammılar bizim o gelip geçici, Hava ve Havesimizin ürünleridir. Görnümlünde bir gammar ise bizim Hava ve Havesimizdendir. Bir keder, bir hüzün var ise Hava ve Havesimizdend olaydır. Mümminin göndüğü, Neselidir. Mümminin gama, Mümminin kederi sevgiliden uzak kalmaktan gayredir. Ondan ona ondan gaflete düşmektendir.
Yoksa ağışığın gama ve kederi dünyad değildir. Aşığın gama ve kederi dünyadıkta değildir. Dünyalık olanların gammı ve kederleri dünyadıktır. Ayrı etlik olan Allah’a aşık olanların gammı ve kederleri onların ahşıklıklarından dolaydı. O göz açık kapatınca kadar sevgilinin cemaalinden uzaklaşmak istemez. Ondan ferdelenmek istemez. Hatta cemaal pürdesinde cemaalde şilken dahi ona bir hüzün dalgası vurur. O çünkü o esna da dahi o hasretten hasrette o esna da dahi o bir nefes uzak kalmama, düşüncesinde gammı yıklıyordur.
Onun gama dünyadığı değildir. Onun gama hastalı değildir. Onun gamı
yok, belarmış yok, başarmış yok, gözarmış, ondan değildir. Aşığın gamı dünyam ve dünyadaki dünyanın içindeki nerede laalakalı değildir. Aşığın gamı maaşıklarlakalıdır. Sevgili siyilayla kalıdır. O yüzden dünyanın üzerinde bizim başımıza gelen şeylerin hepsi de bizim ellerimizin kazandıklarıdır. Bizim ellerimizin kazandıklarıdır. Şur’a, A’yet, O tuz. Başınızda gelen her müslübet, ellerinizin kazandığı yüzündendır. Bundan kurtuluşun yolu okumusenin nefsini terbiyetmesinden geçer. Çünkü nefsini arındıran kurtuluşa yermiştir. Şem suyurası A’yet, dokuz. Yani sen nefsini teskiye edersen nefsini terbiye edersen kurtuluşa erersin.
Ve başına gelen müslübetlerden dolayı da gam hüzün çekmezsin. Şimdi bir de hani başka bir adişleri farbını neydi. Mümminin başına gelen müslübet sıkıntı, dert gam kasabet hastalık. Mümminin neydi? Şifayda. Günahlarının temizlenmesineydi. O nasıl haberi dersi onun makamının yükselmesine sebepti. O zaman sufi başına gelen her ne ise bunun alakalı önce kendinefsine vurur bunu. Bu hakikaten kendi elimin yaptığını çekiyorum. Adından bir çit kendi kendine düşündüğünde iyi ki bu üzerine bu sıkıntılar geldi ki Rabbim beni kendi huzuruna temiz almak istiyorlar.
Çünkü hastalıklar, gam kasabetler, bunlar hepsini hepsi de mümin için mümini temizdeyen günahlardan arındıran olaylardır. O yüzden sufiler bu tip meseleler abakarken kendisini bir arınması ureciğinde olduğunu düşünür. Ve muhakkak benim günahlarım çok başıma gelen bu belamün sübet başıma gelen bu sıkıntı. Ben bunları sabredersen bununla sabırlamayacağı deledersen benim günahama kefaret olacak. Benim makamının yükselmesine sebepteye düşündür. Allah muhafaza ile seyni. Bu kökümüzün seken gammılar, ömrümüzün orana benzer. Yani bu kökümüzün seken gammılar.
Yani bu yaşadığımız gammı, yaşadığımız zincran, yaşadığımız der. Yaşadığımız olumlu olumsuz bütün adiseler nedir, ömrümüzün orana benzer. Yani bizim ömür tarpümüz gibi de. Bir hastalık sebebolur, ölürsün, bir gammı sebebolur, ölürsün. Yani onunla yaparsan yap, ölüm size yetişecektir çünkü. Ölümün size yetişmemesi söz konusu değildir. Ne yaparsan yap. Her nefiz, ölümü tadacakdır çünkü. Ali imran A.865. Cenab-ı Hak bir kimsene bir nefes üflediyse, ne üflediyse üfledi o ölümü tadacakdır.
Herkes ölümle yüzde şecektir. Herkes melekler dahi ölümle yüzde şecektir. Cevra-i’l dahil buna, dört büyük melek dahil buna. Her varlık, eceli geldiğinde, eceli geldiğinde ölümle yüzde şecektir. Ve nerede olursanız olun, ölüm size yetişir. Neyse, ayet yetmişsekiz. Nerede olursanız olun, ölüm size yetişecektir. Hiç bir canlının ölümden kaçışı yoktur. Hiçbir canlının Cenab-ı Hak neyi var etti ise, bu normalde varlığın tamamı da dahil buna, varlığın tamamı dahil buna. O ölümle yüzde şecektir.
Ve ölümden hiçbir şey için, hiçbir kimse için kaçı söz konusu değildir. O yüzden, ama bu hastalıklar, bu gammılar, bu dertler, bu problemler, adım adım parça, parça, sizin ölümle yaklaşmanızdır. Ölüm insanı çok yakındır. Ama normalde o insanın üzerinde ke hastalıklar, adım adım yaklaştığına işaretdir. O yüzden hastalığı abaktınızda, bir nefze de, sizi ölümle yaklaştıram bir sebepdir. Mesela bir ölüm sebepin nedir, hastalıkdır, örneğin, o hastalığı yabakarken bu beni, ecele yaklaştıran, Allah’a kağıışmayı yaklaştıram bir olduğu.
Hastalığıya küfredmeyin, hastalığıya isyan etmeyin. Hastalığıya, öf bile demeyin, öf bile demeyin. Teda visin, neyse, tedavisini aramak bize, bunu o kadar şart gülündü, hazreti peygamber, salullar ve seremadırdır. Teda bir olunuz dedi, emir var burada. Biz tedavi olmaya yolunda ilerleriz. Eşimize çocuğumuzda kendimize bir hastalık bulaştıysa, mümkün olduğu kadar, biz ama kendimizi ama eş ve çocuklarımızı tedavi etme ve ettirmek için mücadele ederiz. Hani nasıl olsa ölüm gelecek kapımıza dayanacak, tedaviye ihtiyac yok, diyenlerden değilim ben.
Bunun bir kısım selef, alimleri bunu söylemişler, tedavi olmamışlar hiç, tedaviye tarafına da yönelmemişler. Bu bir işti attır, o iştiada katılanlardan değilim. O yüzden hazreti peygamberindediği gibi, seni baştan önüne. Sözümü ucuyunca başımıza bir hastalık geldiyse tedaviş. Onunla uğraşırız. Hatta ölüm sebepinin o olacağını bile bile. Ben kimseden sözümüz esir gemelim bugün arkadaşlar, yakın dostlarından arkadaşlarından. Mesela seyip taşın yüzüne söyledim. Hacı ölümün buradan senindir. Ama dedim dimlik ölümün işliyorum senin dedin.
Öf bile demeyeceğim dedim.
Tedavi ile alakalı ne yapılması gerekiyor? Seyaptık vicdan en rahatız. Bizim Hacı oktayın yüzüne söyledim yalnız kaldım. Hacı ölümün ölüm sebepin bu dedim. Ama dimlik yaşayacaksın dedim. Morellini bozma. Ecelliniz zaman gelecekse gelecek dedim. Morellini bozmıyorum dedim. Dedim dimlik olacaksın. Öf bile demeyeceksin. Kim sorarsa çok iyi imziceksin dedim. Bu kadar sufi, ölüm zikmamanı. Gerçek bir sufi, ölüm korkusu ile yıkılmaz. Hastalıktan, gandan, kasetten, sıkıntıdan, dertten sufi yıkılmaz. Yok. Bir sufi ulu dağı gibi metin lürür.
Kadın arkek o ulu dağı gibi metin lürür. Dertler problemler onun gözüne vurur. Dökülür. Sıkıntılar onun gözüne vurur. Dökülür. O yüzden sufi, dertten gandan, sıkıntıdan, problemden, yıkılmaz. Onun için başına gelen her ne var istedir. Dert, gram, kaset ve tastalık, iflas. İçsilik ne olduysa hepsi de onu faydasını nedir? Hepsi de, o seni oldun ne aeriştirir. O senin üzerindeki kiri pasın atar. O seni temizler, sen öfbile deme. Sen hastalıklarını içerisinde yaşasındayı, şurama arıyor deme.
Ham dosun, çok iyiimde. Böyle şehrçilik oynayanlar vardır. Zakirçilik oynayanlar vardır. Ha ha ha ha ha ha. Hastak. İçunutmüyam, ömredeyiz. Biz zakir, hastolmuş. Herkes ziyarete gidiyor filan. Yatıyor orada. Acokta ededirdik ya abide derkes ziyarete gidiyor. Haneet ne yapacağız? Gitmeyeceğini de de. Acokta, o zakir hastalığı odadım. Ama ondan sonra odadı. Bundadım zakir, böyle dedim. Nazı darkenini, öf, öf, aslayım dardım. Dervişler de, travunda döner onladım. Burada kim var dedim?
Şeyhimiz orada dedi. Dervişler nerede? Kimi ne travında dönmesi lazım dedim? Kevvener dedi. Nerede dönüyorlar şimdi dedim? Ha o ha, bir ne travında dönüyorlar dedi. Sen nerede dönüyorndedim? Ben şeyhimin yanında indedi. İşte dedim. Herkes dedim. Şeyh’ini yanında döncek. Bir de şeyh hastalığı vardır dedim. Onda söyleyeyim sana dedim. Abi ondan sonra odadı. Şeyh’i fendi dedim. Nazı çek çek sekendisini. Ha, hı, hı, der dedim. Dervişler dedim. Etreh’ında pervana dolar.
Ama onu şeyh’imiz hasta der dedim. Bu da şeyh
hastalığı dedim. İlamedi mi biraz daha hastalığı? Baba hastalığı vardır. Baba eve gelir hastalığı diyorlundur. O gün oneler yapmıştır, neler yapmıştır. O yüzden eş ve çocuklarına ayrıcak zamanı ve sağlığı yoktur. Efe, efe, efe, efe, efe. Baba hasta. Yarın, yarın daha hasta. Ertesi gün, Ertesi gün çok yorgun. Ertesi gün yaptı, müşteri geldi. Ve hatta işlerinde bir müdür, ve hatta işlerinde şeyh ve işlerinde patron problem yaşadı. Psikolesi değil. On, bir gün de iyi oluyor.
Nasıl yani? Bas, baya. Bir günden neşi olur oluyor? Bir günden neşeli olur. Bu da baba hastalığıdır. Bir de ne var? Anne hastalığı var. Hep hasta çocuklarına karşı. Eskiler, yaşmak, bağlarlarlardı ya. Kadının kafasından, yaşmak eksik olmuyor. Ya başarıyor, ya bellarıyor, ya bu çocuklarına problem çıkarıyor. Sorma, dedin, dedin, dedin, dedin, dedin, dedin, de sizi hastolmuş bugün ondan hastoluyor. Her gün bir kaos var evde. Hasta kadın hasta ev, anne hasta ve hatta kadın koca sı var.
Hasta ev. Aa nasıl bas baya? Bu da ne anne hastalığı? Ve hata kadın hastalığı hastalar ev. Çocuk geliyor, anne hasta. Ya bir gün aşırı, argın hasta. Problemli, adam geliyor eve, kadın hasta çekmiş eşofmanları var ya, anne bizim günlerimiz var. Hasta. Hasta. Ve muhabbet uzatayım mı? Biz de bir tane usta var, buraya de ustası. Hasta adam. Tınafik kazası geçirdi. Bir türlü iyileşmiyor. Cahfer neydi adıyağının? Üsmet. O hasta olunca bizim makinaların daha hasta.
Bir türlü düzen tutmuyor, her gün bir tane makinanın bir tarafı kırılıyor. Ya tıyor makinalar. Bu usta sen gel dedim, bir şey söyleyeceğim sana. Gel de bu. Bak dedim. Sana kardeşi anne söylüyorum. Sen dedim iyileşmiyorsun bir türlüydün. Sen dostluyorum, bakılmıyorsun. Ne yapayım dedi? İçen dedim. Eşinden oturcan. İcenk ederim. Acaba beni selam var. Bu patronun. Sen evde düşgün, bakılmıyormuşun. O yüzden senin hızda evlendireyim dostluyorum. Sen bir bakım gör.
Dediydi, de canım.
Söyleyim mi dedi? Söyle, arkamda ben varımdır. Bu tere de dedi. Bak söyle benim sözümü dinledim. Bu gitmiş eve. Anamın ademiş, gel bakayım muthabı raya. Anamın mutfağa gelmiş. Acaba beni selam var. Sen bir türlü o iyileşemedin. Anamın sana düzgün bakamıyor. O yüzden ben seni bir daha evlendireyim. Düzgün bakıl. Dededim. Kadın demiş otur sen burada bekle. El bunun dubleks. Evdeel otel o da solmuş. Otel olmuş. Hanımın annesi orada emiş.
Annesi nedeni demiş toplabı valizin hangi diyorsun amandemiş? Ben tabii arada sordum. Kayım vardı, valizle mi gelmiş dedim. Övette de iki valizle gelmiş dedim. Anasını göndermiş, kayım kadın. Sonra kız kardeşi oğlu ile beraber orada. Demiş sen de toplabalizlerini kadın diyor bunu. Yormuş sen mutfaktan dışarı çıkma otur. Sen de gitti. Kadının kız kardeşi ile oğlu da gitmiş. Şimdi yetişkin bir oğlama var. Bir de ondan küçük kız var. Demiş haide siz de nereye gidiyorsanız gidin evi boşaltın demiş.
Yedim parka gidin sinamaya gidin nereye gidiyorsanız gelin. Bizim ismet usta. Sabah ile böyle sanki güneş doğmuş, aydınlanmış. Böyle tevesi dedim gel. Gel de bu. Ne Allah sende razı olsun dedim. Ben iyileştim dedim. Dedim haide makin alırdım iyileştir şimdi. Makin yallar hizâye girdi. Ama şey yok. Bu eve gidiyormuş dedim bak sakın ha. Benim sözümü dedim arada hatırlatacağım. Ben Haca bir ev bunun bir tanışayım ben yine keyfim kırıldı.
Dicendedim. Bir yıl filan oldu karşılaştık yolda. Bir yılı geçiyor. Dedim nasılsın? O gün kükatler değil ama iyi imyaneder. Dedim sen ben de devamlı görüşüyor mu? Bir şey gibi yap. Arada selamımı götürdürdüm. Sıkıştığınız zamanla. Bu de ne? Bu da kadın hastalığı. Hep hastalar. Herkek hep hasta hep yorgun. Allah muhafaza elesin. Şunu da unutmayın. Bunu haze tipir söyle. Bir kimse yalandan hastalırsa. Cenab-ı Hakk’ın hastalığın hakikatini gerçeğini verirdi. Sen yalandan başım arıyor dediğin yattın ya.
Allah sana başarısını verir.
Sen yalandan benim hücudum arıyor dediğin yattın ya. Allah sana hücudarısında verir. O yüzden hanledin. Şükredin kendinizi hasta görmeyin. Hastalık yoktur. Hastavardır. Bir kimse kendini hastayın dediği se hastadır o. Hatta öyle hastadır tedaviş yoktur. Bir de bununla böyle herkesi söyle. Sonra bir hastalık var. Ee tedaviş yokmuş. Şimdi öyle diyen ediyor mu ki? Allah diyorum. Allah diyorum. Şükredin. Şükredin. Şükredin. Şükredin. Şükredin. Allah diyorum. Dermanını yaratmadı. Hiç bir dert yoktur diyor.
Sen bulamamışıdır. Biz bulamamışıdır. Allah muhafaza eleseyim. O yüzden bu gammar, kederler bu sıkıntılar. Ölüm Edoğru koşan merdümenler gibi. Ölüm Edoğru koşan merdümenler gibi. O yüzden bunlar. Ölümün habercesi gibi. Allah muhafaza eleseyim. Eylesin. Bil ki her hastalık ölümden bir parçadır. Çaresi varsa ölümün bir cüzünü kendinden kov. Ölümün bir cüzününden bile kaçamadın halde. Onun hepsini başından aşağıya dokecekler. Bunu iyi bil. Yani cuma süres aye sekiz dek isizin kendisinden kaçtığınız ölüm mutlaka size ulaşacaktır.
Sonra da gaybim ve görlüğünü bile ne döndürileceksiniz. Yani normalde her hastalık ölümden bir parça. Yani sen o parçadan kaçamazsın. Ve o parçayı üzerinden kov. Yani kendince de ki ben hasta değilim. Ve o da hasta kendini görüyorsan tedavi ol o hasta o ölümün cüzünü parçasını. Kendinden kov. Hastanlış ölüm seni gene bulacak sıkıntı yok. Ama sen o ölümle giden o hastalık cüzünden kurtulmanın yolunu bul. Yani tedavi ol. Tedavi ol.
Ben bazen diyorum tedaviye karşı çıkacak ol sen ben karşı çıkacağım diyorum. Bunu acındırmak için söylemiyorum. Şeke rahatsızım. Var gün ilaç kullanıyorum. Bunda sıkıntı yok. İlahç kullanmakta, sünneti seniye. Tedavi olmak sünneti seniye. Ve şeke rahatsızla kendini cihibakın tedavolo, şeke rahatsızla da uzun yaşıyor. Sebe kendilerini iyi baktıklarından dolayın. Ve onlar ki aman şunu yemeği yemeği. Bu bize sakıncalı. Aman bunu yer sen üç ay sonra dördü ay sonra tahillede gideceğim.
Tahillilde doktor bey bakacak. Ezecek sen hiç yedetmemişin. Nasıl açıkça korda?
Hem ogla bin dokuz nokta altı, vahesen önüne gelene gelene yemişin sen. Hani derviş az yerde sen ne yaptın? Hem bir de şeker hastasızın. Oturdun bir tepçi bak da ve yedim. Şeke rahatsızın döndün dolaştın. Atın ağzına ne gelirse. Egittin üç ay sonra gözlerin belardürmüş kan çama. Ne oldu? E şeker, ebi baktı, dokuz nokta altı. Annenin şekerini bir ölçüyoruz. Biz altı üç seksen. Tabi adetler ölçmüyor. Hastanlığı ölçüyorlar. Anne Allah’ın adine iyi manna dedim ya.
Şöyle ne yapıyorsun dedim ya? Kız mı canlın dedi? Kız mı canlın dedi? Ya söyle. Bizim bu ayşe var ya dedi. Evet, sen bunu teki bu dedi. Konuya buradan geri dedi. Dedim ne oluyor? Ben bu dedi, hanım bana kavaltı yaptırmaya geliyor ya dedi. Evet dedim ben. Bu gelmezler önce Mustafa dedi. Ekmeği alıyor, onu dedi, yarım, ekmeği dedi, yarıyor, onu dedi. Bu kadının gözleri görmüyor. Yorsen abcak beli değil.
İçine dedi, terihanı peyniri yatırıyor, onbide baldıkıyor, on dedi. Ayşe gelmezden önce dedi, onbik güzel iyi on dedi. Sonra damdan dedi, karpuzu dedi, kaldıramıyor, onbiyada dedi. Ayhanına süriye süriye çeşmi başına getiriyor, on dedi. Ben de içimden diyor ki, iyi kız görüyor. Karpuzu böyle kavaya kaldırıyor, on dedi. Bir atıyor miyere dedi, coğuf takteti yarıyor dedi. Bir güzel bir tane kartız yokadan. Bir karpuzu iyi onmasına fade dedi. Onlan sonra bir sütü diyorum dedi.
Hani karpuzun çekirdekleri geçin diye. Bizim saf geliyor dedi, onvirdi. Anne kavalt hazırlıyor, on dedi. Bir de onun taklit ediyor. Eğededim, bir de onlan kavalt yapıyor. Bir de onlan kavalt yapıyor. On dedi. Anne dedim, altı, seksen, az. Her seferinde komadan dönüyoruz. Sen dedim. Şimdi kendine bakmayınca gözler gidiyor. E şeker aslası, bak çek kendine. Şimdi sorsam bizim hocam aşimde, bana bir şey şu demiyor bana Allah razı olsun. Benim hayatım bildiğinden, hani benim tanımayan idiom şimdi, sarama-ı Hakim Selam,
Sohbeti
ne? En dokunrinci, ve hanım Efendi. İşte baktığı, onlan sonra böyle kafasını salladı. Onlan sonra 3 yılmayacağın sıkılmayacağın dedim hocam. Anlatma da ailemresini gerek yok dedim. Neden dedi? Dedim sana bir vakana samsam şimdi dedim. Sen dedim. Bugün dedim, hasta vakamasın. Nasıl oldu dedi? Dedim, iki gün önce dinledim, bir vakay anlatıyorum. Sizi dedim. Bir anlattım, gözleri doldu, gözleri falan atdı. Ne yaptım bundan sonra dedi. E dedim, ne yediğinden, yöndedim.
Böyle dedim, Leyla gibi dolaşıyor onladım. Hiç bir şey dedim, yardımesin, göktüğümsün, belli değil dedim. Böyle durdu, senin dedi şekerin geçmez o zaman dedi. Teşekkür ederim dedim. Bana tavsiye çenil bir şey var mı dedim. Hızda inçininle başlamanın ağzında dedi. Bütün hepsinde bunu söylüyor. Bunanda teşekkür ederim dedim. Onun sonra dedi, hani bunları biliyor musun? Ama dedi, Murat hocada dedi, sizi dedi, bana yönderdedi, dedi, hani şekerinizi takip edelim dedi.
Allah razı olsun hocam. Bir işallah. Bir saytı olursak dedim. Geliriz. Şimdi ne diyor bana, üzülmeyeceğim diyor. Sıkılmayacağım. Bir derdin olmayacak bir gamını olmayacak. Bir tasan olmayacak. Türkiye diye şeyden onu tüger al. Türkiye de doğmak bile risk. Türkiye de doğmak bile risk. Neden bir kısım beyaz türklere, anlar kedi ormaye gidiyorlar. Burada doğum bile risk. Doğduğun. Çocukluk risk. İlk okula gittiğin risk. Orta kula gittiğin risk’in daha da artık.
Yese tamamıyla risk. Üniversite gitmen. Rıhan böyle, risk’in karakökünde yaşıyorsun. Hela ticaret de başladın mı? Bir anda keten el vah. Bir gece deflas edebilirsin. Ben böyle televizyonu bakarken deflas ettim. Sabah karşıya. Tabii. Doğlar bin kusurları da sabahların üç bin kusurları oldu. Doğlar gece başlarken bin kusurdu sabah olduğundu üç bin kusur oldu. Ben sabahların dedim ki mu safes var. İflaz ettim dedim. Bak İflaz ettim dedim. Benim bir İflaz’ın da var.
Bütün çekleri mahkemede. Yani İcra’ya vermişim. Tassil edilsin diye. Aa. Tanslıl bir yasa çıkardı. Çek kanın lüylayla
kalıcezay mezayı kaldırdı. Bizim çekler nefse de kâğıt oldu. Onun o sınar kıp. …mızdan da uçalıyorlar. O cadaböyle olur mu? İflaze’den, …mula nasıl bizi füze’de? Çalmak mümüyor, çırpmak mümüyor. Hiç bir şey bilmiyoruz. Ne oldu? E çekler kât oldu. Avukat adıdıdım veysel ve ne yapacağız şimdi? Ne yapacak iş, bir şey yok hocam dedi. Nasıl yapacak bir şey yok dedi? Çât oldu bütün çekler dedi. Türkiye’de, ticaretler iski. Cahverim birinden alacağı vardı anlatıyım böyle.
…canferde bana hayal kuruyor. Diyor onun taçsıyla dersek diyor. Şöyle yapalım, bunun böyle yapalım. İnsanla, canfer dedim. Adam kafasına nasıliktir? Öldü adam. Cahver ederim, canfer senin kafanın sıktık. Ne kafasına mı sıktık? Bu dedim. Bu kendi kafasına sıkmadı senin kafanı sıktık dedim. Bitti. Cahverin o zaman o günün parası ile yaklaşık sekiz yüz bin nirası patta. Sıfır. Şimdi doktor hanım ve beyler bizim gibi insanlar da diyor ki, hiçbir şey kafaya takmayacağım.
Nasıl yaşayacağım? Hiçbir şey kafaya takmamak için, yayesir arayacağım. Ondan ne şeylerindirinden bulacağım. Ya da geçen şeye psikatleri doktoruna, diyeceğin ki ben ölüyor, bitiyor bana, bitanı hap yaz. Hatça’nın yarım, ata o diyecek ki sana, çerekat, sen diyeceğin ki çereketmez bana, yarım atacağım. Bizim ürlüle civar diye. Recep, bizim ona bağırdı. Doktor, rülecek. Dükkandan bağırdı şimdi ona. Bu ürde de tamam. Doktor, moralleri, biz çok bozuk bizim de de. Şimdi o arada da onun abileri, parayı normalde, parada dönüyor, dükkandan çıkan parada tarımla gidiyor.
Tarımdan satırılınca tekrar dükkana geliyor. Dükkana gelmedi o seni para. Recep, normal değil,mişko bizim. Muralar buzu, senetler gelecek, çekler gelecek, kafası yerinde değil. Dedik ki kafamız hiç iyi değil. Bizi de doğrudan bir hap gönder değil, aç gönder bir şey yaptırıyor. Ondan sonra, gelsin Mustafa’nın de, ondu Rusmotor var ya. Ben şimdi aldım Lülyeci’yi de, motora, gittik, o aşağıda sağlık hocanda. Bu gitti, oradan bize bir tane happardik böyle şey,
kutudeyi, böyle tek tek o gün içinde ismin de ne bilmiyorum. Dedik ki, bundan çere çereki çindirde. Çereki çindirde. İyi. Yaldım. Dedim, Recep abi, çereki çeşeksin dedim. İyi var dedi, F-E-A-Dede, kafamı hiç iyi değildi. Bir tane çereki işte o, sen de işte de bana, dedim, Recep abi, ben de ki dört kimde var dedim. Çereketmez bana, dedim ben yarımıştım. Recep, iyi. Gayet güzel, kakarak kukara, ha ha, iyi, iyi, iyi, yoldan geçen yapılan böyle.
Tamam bakıyorum, ahandım, Recep’e, F-E-Dede soğudu, hani, ne şelendadam. Kendimi bakıyorum, ben işemi bir şey yok ben de, ya ne? Wahandedim, hani bunda çereki bu kadar, hani F-E-Dede yaptı, yarım, ben de F-E-Dede mi, han dedim belki de yarım, sağ olsun, bir sağ olsun, afer dedi. Aynen ben. Bana ben o bir, o, çereye de attım. Sağat 3, 4, 4, 5, ne işe benden, ne ar? Dertleri sevk edinmişiz biz.
Dedim, buraya ceba ve bu, sana yaradı dedim, ben de hiç bir şey yok. Bizim olan dedi, ya bu, kadar da mı dertlisin ya? A, dedim öyle mi şimdi de mi? Kede dedim, hapta bana dedim, F-E-Dede. Allah Allah ya çocuğumuza bak ya adıyor şimdi. Bu bazen F-E-Dede, bazen çocuğumunu diyor, bazen bizim olan diyor, annemin uzaktan akrabası onlar. Anamın silahesi eski geniş ya, hey, bu gerisini anlatmıyor mu artık şimdi, diyeniz ya, ne yapıyor on sen filan?
Şimdi böyle yaşama ki için Türkiye’de, hani bizim gibi insanlar bir de, rüzgün için de izin. Nasıl oldu dertten bir can, kan, kan, kan, kan, bir telefon yediye yapacak. Selamünaleykümselam, efendim. Şikâh et gibi olacak ama, bir anlatıyor, tamam bitti. Bitti. Hela, uzulme uğrayan, uzulme, dendir dervize, gel şimdi için, ben kendinden çık, uzulme uğrayan kadın ise, benden biraz positif ayrıncıyımdır. Ben kadınları koruyup, kolamanokrasında, ben positif ayrıncıyımdır. Herkes de bilir bunu baştan böyle, herkes bilir.
Ben
positif ayrıncıyımdır. Ben kadınlara karşı, İslam’da kadınlara karşı positif ayrımcadır. Kadınlar erkeklere Allah’tan verilen bir emanetir. Deşini bir şey dinleyince, tamam hatta bazen bir gün bile etmiyor. Gülüşün sahti oluyor, neşen sahti oluyor, tebesimin sahti oluyor, içinde onun yaşıyorsun sen, neden bunu yaptı, neden bunu etti, ben bu kızı bunun için mi verdim buna, bu kızcaz dervişte, dervişte, bir adamla evlendi, bunun için mi evlendi, bu bitmiyor, veya hatta dervişim başına bir sıkıntı geliyor.
O, o dert de dert deniyorsun, bitmiyor Allah’ım’a fazeyle seni. O yüzden ölüm herkeze gelecek, ve bütün hastalıklar bu manada, ölümden bir parça bir cüz, yavaş yavaş sana doğru gelecek Allah’ım’a fazeyle seni. Ama normalde o sana ulaşmadan ölüm seni tehdit geçmeyecek. Herkesi ulaşacak muhafaza, Rabbim’a fazeyle seni. Sufiler, o ölüm gelmezden önce, kendilerini ölümü hazırlarla. Bir çatileri ölmeden önce ölünü sadiş şerefinin, kendi üzerlerinde tecelli etmesini etmesi için uğraşırlar.
Ölmeden önce ölümüz, o yüzden normalde tabii bu, Hz, bu hiyetin, İbna Rabb’a az etteri bu hadiş şerefin üzerinde, muhteşem bir metafor kurar. Ama bizim anlayacağımız şu, biz ölmeden önce ölüp şere atan, kendimizi her an hesabı çekmenin ve o hesap neticisine göre davranmayı düşüncesi. Tabii Sufiler biraz daha acelice hemen ölmeden önce ölünün sadiş şerefin tecelli etsin. Ama nallavustat olsun hemen Kemal’e Ersin diye bakıyorlar. Öyle değil. Rabbim bizde ruma faza ile seni.
O yüzden toparlıcak olursak bütün mahvukat, Allah’ın ailesidir. O yüzden hiçbir şey yok, orgörme. Hiç bir kimseye ve hiçbir şey, zulmetme, ve bütün mahli o kağıtın rızgı, Allah’a etir. Birisinin işine engell olmam. Birisinin çalışmasına engell olmam. Birisinin hakkını yeme. Birisinin rüşvetle, onla bunlar, işte adamın vardı, şu yun vardı, bu yun var, deyip birisinin hakkına vuku kuna girme. Birisi bir iş yapıyor. Sen gözünü onun işine dikip, onun işini çalmaya çalışma.
Birisi bir pazarlık yapıyor. O pazarlın içerisine girme. Birisi bir
kadından bir kızda talip olmuş. O sonuçlanmadan sen o kadına o kızda talip olmam. Bir erkek bir kadından görüşme yapıyor. Evlenecek kadın olarak sen o erkeye talip olmam. İş bozma, ara bozma. İnsanların hukukuna, dıyağ et. Pevazulu o, Allah’ın mahli o katına karşı, tevazulu o, Allah’ın mahli o katına iyilik düşün. Hep iyi olmaya çalış. Kimse kötülük düşünmem. Kimse zarar vermeye düşünmem. Hiç kimse zarar vermeye kayrete. Elini olur olmaz yere uzatma.
Elini tut. Delini olur olmaz şeylere uzatma. Delini tut. Gözünü tut. Olur olmaz her yere bakacağım. Her şeyi göreceğim diye uğraşma. Gözünü haramdan sakın. Delini haramdan sakın. Kulağını haramdan sakın. Elini haramdan sakın. Ayanı haramlardan sakın. Uzullarını haramdan sakın. Sakın. Şirke düşme. Sakın. Anne ve babana öh bile deme. Anne ve babanın duansını al. Anne ve babana aykırı olmam. Anne ve babana kavga etme. Anne ve babana serk konuşmalar yapma.
Anne ve babana haklı olsanda küsme. Anne ve babana geçimini iyi tut. Eğer minisel. Kardeşlerin ne iyi geçin? Derviş kardeşlerini iyi geçin. Derviş kardeşlerinin dervişini istismar etme. Dervişlerin malını parasını pulunu makamını istismar etme. O şu işi yapıyor ben o işimi onuna görürüm. O yüzden samimi olayım diye. Düşünme. Kalbini pesada çekme. Kardeşlerini hizmet et. Anne baba kardeşlerin ne aranı bozma. Onlar sana haksızlık yapsa dahi sen onlara küsme. Onlara savaş açma.
Sen onlar haksız olsa dahi sen onlarla haksızlık noktasında mücadele etme. Hakkını koru ama küsme. Ama onlarla savaşma. Futratın ne de savaşma? Futratın ne de savaşma? Futrat nedir? Senin erkek olarak doğmandır. Futratdır. Kadınlaşmaya yumuşamaya bakma. Lanetlik bir iş yapma. Sen kadın olarak yetişmişin büyümüsun. Erkekleşmeye çalışma. Allah’ın lanetlik işlerine bulaşma. Bulaşta insan da tövbe, geridon, bir daha asla o tarafı meyletme. Haramlardan uzaktor. Haramlara meyletme. Haramı alışkanlık haline getirme.
Haramı alışkanlık haline getirir sen. Allah muhafaza elisin. Bir müttet sonra Haramı haram olarak görmesin ki
küfredüşersin sonra. Rabbim muhafaza elisin. O yüzden, gann geldi. Allah’a şükret, dert geldi. Allah’a hand’den varlığına Allah’a hand’den. Yokturna Allah’a hand’den her halinde Allah’a hand’den. Evlenmişin eşine sahipçik, Allah’a hand’den. Evlenmişsin karına sahipçik, Allah’a hand’den. Kocaına sahipçik, Allah’a hand’den. Çocuklarına sahipçik, Allah’a hand’den. Çocuklarının ufakte ve kusurlarından dolayı çocuğuna zulmetme. Nasılihat et? Gençtir, hata yapacaktır, eksik davranacaktır. Yannış davranacaktır. Çocuğunu silipate indirdüşüme. Bir daha anlat. Bir daha nasılihat et. Bir daha nasılihat et.
Çünkü o da Allah’ın ailesi. Çocukların da Allah’ın ailesi. Esinde Allah’ın ailesi. Kocağında Allah’ın ailesi. Annen baban kayınp ederin, kayınvalden. Allah’ın ailesi. Dailerin amcaların tezelerin. Allah’ın ailesi. Akrabaların Allah’ın ailesi. Evinde hayvan besy olsun. Hayvanı fıtratına göre yaşat. O da Allah’ın ailesi. Hayvanı esir etme. Hayvanı kafese koyma. Hiçbir hayvan esaret için yaratılmadı. Hiçbir ay var. Hazreti Peygamber salullar ve selamazretleri, hayvanlara eziyet etmeyi de yasakladı. Hayvanları fıtratının dışına çıkarmak zulmediyorsun.
Hayvanları ne yapıyorlar şimdi? Kızırlaştırıyorlar. Zulmediyorlar hayvanlara. Sen erkek misin evet? Hadiseni kızırlaştırsınlar. Sen kadın mısın evet? Hadiseni kızırlaştırsınlar. Hiçbir canlı’ya kızırlaştırmak küfür dur. Zulüm dur. Fıtrat da savaşmaktır. Sen onun Cenab-ı Hak’ın vermiş olduğu Fıtratını ortadan kaldırıyorsun. Zulmediyorsun. Ne dedi şeytan? Ben onları Fıtratlarını bozmakla aldatacağım dedi. Şeytan oyunudur. Fıtrat değişikli. Bu sadece kadının arkeye bence meserken kadın abencemesi değildir. Siz bir hayvanın da Fıtratını değiştiremezsiniz. Hayvanın Fıtratını bozamazsınız.
Şimdi hayvanlarlarla gibi laf olunca herkes hayvan seviyordu. Ne yaptığını kedi? Kızırlaştırdın. Hadisende kızırlaşsınlar. Hadis kadınsın. Erkek yüzü görmeyeceksin bundan sonra. Hadis erkeksin. Kadın yüzü görmeyeceksin bundan sonra. Olur mu? Sen o hayvanın yaptı ya. Sen o köpeği kızırlaştırdın ya. Sen o kediği kızırlaştırdın ya. Hangahakla Allah mısın sen? Neden ilahalık yaptın? Neden ilahalık yaptın? Neden Allah’ın işine karıştın? Kimsin? O da Allah’ın ahilesi. Sen hayvanın da zulme demesin. Sen tavlığa da tekme vuramazsın.
İlan sana zarar vermiyor. Öldremezsin onu. Sufysel. Sufysel öldremezsin. Aklıcım. Akret. Sana
zarar veriyor mu hayır? Aklışarı. Aklışarı. Ben baya oluyor. Böyle… Mark’tım tam biranın kapının eşinde. Küçücük bir sebeveli. Bir de kuyruğunu dikmiş ki. Bre bak dedim ya. Küçücük bir de. Kuyruğunu dikmiş. Dedim kuyruğunu dikmiş. Şimdi dedim. Senin dışarı atsam kediler seni dedim. Ham yok. Hadi dedim sana bir iyilik yapayım. Buradan uzaklaştırayım. Aldım, faraçta şimdi böyle. Şeyi in içinde. Konuşular. Ne o akret dedim? Öldürse. Dedim zararı yok. Ne öldüreyim dedim.
Dene götürür, şu reha harabelerini içerisinde. Accam dedim. Yıkı geveler var yoruldarda. Kaldılar öyle ben aldım, faraçını içerisinde getirdim. Yıkı gevelerini çinattım. Kediinin önüne da atamazsın onu. Tövdük için bu olsun, avlansın iyi, o, seyisin. Beni iyi gülendirmez. Beni iyi gülendirmez. Sen durmedemezsin. Hiçbir şey. Allah bizim o hafaza elesin. Rabbim, cümlemizin sıkıntılarına defeylesin. Gertlerine derman eylesin. Maddiği manevi hastalıklarına şifah eylesin. Maddiği namanevi borçlarımıza edalar nasip eylesin. Cümlemizi katından afvesin.
Katından lütvesin. Katından ikramesin. Katından darlıklarımızı genişliye çevirsin. Katından muratlarımızı maddiği manevi tecelletirsin. Katından her ne derdimiz var isemadayım hanevi. Ona derman eylesin. Gönlümüzü ferahlık versin. Kalbimize aşk ula hınına asip eylesin. Dilimizi zikrullah laş üstesin. Kalbimizi zikrullah ile ne çelendirsin. Sırrımızı zikrullah ile sırlandırsın. Buruhumuzu zikrullah hın fardelerinde. Fardedem fardaya hayretten hayrete geçersin. Elfatiha ma’sa lava. Amin.
İlgili Sohbetler
- DAILY WIRD (English)
- Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti ve Zikir Meclisi – 04.12.2025
- CEMÂAT HÂLİNDE ZİKRETMENİN ÂDÂBI
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.