82. Mesnevi Şerhi 560-568 Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 82. mesnevi şerhi 560-568 beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
82. Mesnevi Şerhi 560-568 Beyit Hakkında
bu Oysa canım dedi dostlardan uzak değil fakat halvetten çıkma izin yok ve o Beyler şefaate kalkıştılar ona uyanlar da kendilerini yermeye giriştiler Ne dediler ki ne kötü bahtımız varmış a kerem sahibi gönülden dolduk dinden desensiz yetim kaldık Ama sen bahaneler bulmacasının bizimle dertli yüreğimiz yanıyor da soğuk soğuk ah edip duyuyoruz senin güzelim sözlerini alışmışsın senin Hikmet sütünü emmiş iz Allah için olsun Allah için bize Şu cefada bulunma Hayır da bulun bugünü yarına atma gönlün razı olur mu ki Aşıklar Sensiz kalsınlar da ellerine bir şey ciltler gitmesin hepside balık gibi karar açık arada çırpınırsın suya aç suyu aç ırmağın bendini yık Ey zamana da eşi benzeri bulunmayan Allah aşkına halkın feryadını Eriş Allah aşkına bu tam bir müridin mürşidine net duası gibi ve o bezin halvete girince bu müritler vezirin etrafı vezire yalvarmaya başladılar bir müridin mürşidini gördüğü halde bu hz.pir bu vezirin üzerinden bir müridin Nasıl hangi duyguyla mürşidine bakması gerektiğini öğretiyor bu Vezir dedi ki Oysa canım dedi dostlardan uzak değil fakat halvetten çıkmama izin yok Halvet in belirli bir zamanı vardır Eğer itikaf sağa 10 gündür Ramazan itikafı İsa Ramazan itikafın da haklı bir gerekçesi yoksa o kimsenin itikafı terk etmesi caiz değildir Ama bu şeriata göre işte hastalıktır Şudur budur rahatsızlıktır O zaman o kimse şeriata göre itikafı terk edebilir bu ama sufiler için itikafı terk etme sebebi ölümdür ya da o kimsenin komaya girip hasta olmasıdır öbür türlü Yok başım ağrıdı yok soğuktu yok sıcaktı yok şöyle oldu da annem rahatsız olmuş da babam rahatsız olmuş da yok Hanım ölmüş de yok çocuk vefat etmiş de itikaftan çıkılmaz Bu bir sufi için Vay gınık ve ölümün haricinde yapması gereken herhangi bir ibadeti yapması düşünülemez Ben hastayım bugün derse gitmeyeyim Bugün işim var derse gitmeyin bugün Lodos esiyor derse gitmeyin Bugün hava soğuk derse gitmeyin Bugün hava yağışlı derse gitmeyeyim kar yağıyor derse gitmeye vereyim buz oldu ortalık derse gitmeyi vereyim sufilik disiplininde yoktur bir sufi mutad olan vazifelerini yerine getirir ve o gün O’nun dersi var ise annesi öldüyse annesini gider Toprak Ömer derse gelir bu Eğer ders saatinde çocuğu öldüyse çocuk orada ölmüştür ona Can verecek değil ya çocuk orada durur o dersini yapar gider evde kefenle ncx kefenler yıkanacak sayı kar Sufi disiplini budur bu su ve disiplinini bu disiplini elde edemeyenler Sufi olamazlar Selam bugün perşembe Benim dersim var Yok anam geldi yok Dayın geldi yok amcam geldi yok eniştem geldi yok Almanya’dan ya birader geldi o yok öyle bir şey bugün perşembe Bugün Zikrullah var ben bugün derse gitmem gerek Derse gideceğim bugün benim zikir günüm bu su için iki bir alternatif yoktur Ama yok kimse kırtek düşer bayılır hastaneye kaldırdılar var ya da o timsah ölmüştür Bu bir kimse o perşembe dersine Gelmediyse ya ölmüştür ya baygın hastanede yatıyor dur üçüncü bir çıktı yokturun 13.
82. Mesnevi Şerhi 560-568 Beyit – Sohbet Notları
b şıkkı nefsinden durumu 13. b şıkkı nefsindendir Biz bunu methetmek kendimi ona koymak için söylemiyorum bütün Derviş Kardeşler bilirler ki benim şeyhim benim bulundum memlekette ise merkezde ise benim bir işim yoktur o gün başka o gitmiştir Benim için hayat bu Eğer senin o gün için ikinci bir işin çıkıyorsa sakın şeyini sevdiğini söyleme bana ama sakın söyleme bir sufi disiplini budur Bu bir kimseye itikafa girdiyse on gün on gün Ramazan itikafı 10 gündür on gün itikat mı halindedir ona zaten eşeğe haber verilmez ona da eşin öldü Dönmez o çocuğu olsa gidin itikaf mahallinde haber verin çocuğa özlenmez bir sufi disiplin nedir bu bu adam itikafa gider Dünya ile alakasını Keser bu onun dersi var Bir gün kendi derslerini 5’er 100’e çıkarıp çek çek 70.000 Tevhid la ilahe illallah la ilahe illallah la ilahe illallah La La La La La La Bir iki gün yine Beşer yüksek çek yine 70.000 Tevhid üçüncü gün yine Beşer 180 C yine 70.000 Tevhid bizim dergahımız da itikaf budur bu üç gün içerisinde Hz Peygamber Efendimiz’i görürse onunla alakalı bir şey görürse ve onunla alakalı an birşey görürse dördüncü gün 10000 Salat selam 100.000 ya Allah çeker 70.000 tevhidi çekmez dersi değişir Ve bu üç gün içerisinde görmüyorsa o kimse böyle bir şey kendine iyi dikkat etsin ve o kimsenin üzerinde fazla günahı Kebair var Kendini verememiş o muhakkak Görmeli var ya görmek şart mı Ben de diyorum ki ya görmek şart değil itikafa girdiniz ya o şey yap de itikafa girdin mi o ayaklarının getirecek göremezsem diye ama biz Bayındır’da bir arkadaş itikafa girdi böyle bir gün gittim sorduk bu Oktay da var yanımda ne var mı bir şey yok Allah Allah iki gün yanına gittik var mı bir şey gene yap Bu üçüncü gün yanına gittik Yatsı namazında Oraya gidiyoruz da tabi Şeyh Efendi’nin su Bana söylediğini ben Tabi kimseye de söyleyemiyorum ya bu şeyh efendi Dedi ki bana o sene Oğlum itikafa git itikaf idare et dedi ya Sanki ben itikafa girdim ben de çekiyorum bunu OHAL gördüğümü görmedi mi Ne gördüğüne görmedi Bu üçüncü gün gene yok adamda bir şey O geçmiş gün dedim kanka ya da öyle oldu değil mi Oktay bir taktik aya orada ben de itikafa girdim Çünkü ayakta bir başladık biz Esma ya Allah Allah kopya ortalık O biraz daha kiloluydu arkadaş o ulan gül diye bir ses çıktı ama böyle oldu kalkmış mı kendini ortaya da düştü ya neyse bitirdik temizlik lı ağlıyor Bu nasıl ağlıyor Ne dedin tamam mı Bu nasıl ağlıyor ağlamaktan Tamam da diyemiyor gençlik var ya oto görecek illaki bir de ben böyle orada Dergah otursun İşte bu iş otursun diye onun da görmesini istiyorum yani şahitler sizin denilen Scene bu Velhasıl kelam Tabii o itikaf mahallinin bizden O çok menkıbesi vardır değil mi Oktay Bak portakal limon ağacı ayrı bir dert zaten onu da söylüyor zaten yüz burada limon ağacı var Bak buradan çatırtı patırtı çıkar kimse inanmıyor musun E ondan sonra ilk çatıda vardır da kopuyor etleri Velhasıl kelam itikaf disiplin ister O yüzden diyor ki benim canım dostlardan uzak değil fakat halvetten çıkamam çıkamazsın elbette 12 itikafın ikincisi 40 günlük Erbaa indir Musa Aleyhisselam O 30 gün on gün daha ekledi cenab-ı hak kırk gün buna erba’in denir bu Eğer 40 günlük arabayı niyet ettiyse kırk gün dışarı çıkmak yok bu bitlere devam edecek içeride bu öyle bir Kimse kafasına göre itikafa itikaf sevabı şimdi hep beraber niyet ettik ya rabbi şu dış kapıdan dışarı çıkınca itikafa mı ettiniz mi niyet bu niyet edenler Kapıdan dışarı çıkınca kadar niyet ettik itikafa itikaf sevabı aldık şimdi bu ayrı Bu Kapıdan dışarı çıktık itikaf sevabı aldık öbür türlü on gün Normalde hanefiye göre bir kimse Ramazan’ın son on gününde itikafa girecekse Cuma kılınan bir yerde girecek Yok cuma kılınmayan bir yerde itikafa girebilir mi adı itikaf olmaz ne Adı ne olur Halvet olur Halvet etti insanlardan uzaklaştı gittik burada bizim içeride bir itikaf odamız var mı var Bir ara Normalde 3’er günlük arkadaşlar itikaf ibadeti Nihal ve teorisinde Burada giriyorlardı şimdi giren kalmadı herhalde değil mi var mı şu anda yok bu önceden arkadaşlar böyle kendilerince sıra yapıp 3’er günlük içer günlük burada giriyorlardı hiç itikafa girmeyenler üç günlük itikafa girin burada bu günlük 70’er bin Tevfik çekin ömründe hiç 70.000 Tevhid çekmeyen insanlar var bu itikaf sız Derviş Derviş olmaz ne olmaz lazım o lazım ve bayanlar evlerinizin bir köşesinde itikaf yapın bir secde dağıtan evinizin bir köşesine niyet edin deyince evden dışarı çıkınca kadar niyet ettim itikafa televizyondan kendinizi kurtarın bu telefondan kendinizi kurtarın bu kadınların Elinde telefon yemek yerine telefonla uğraşıyorlar Ondan sonra Aşkım yemek yapamadım Makarna haşladım gözün kör olmasın Senin bu Elinde telefon WhatsApp Elinde telefon Twitter Facebook dolaşıyor kadın ve Dervişler Dervişler bizim Daha uzağa söylemiyorum ben onu oturmuyor 10000 Tevhit çek günlük oturmuş 5000 TL’lik çek günlük erkeklerde aynı bu günlük 5000 Tevhid çeken adam mı var Kaç kişi var bu günlük 5000 TL çeken kadın mı var Kaç kişi var ne yok O lafa gelince çok O laf diz boyu bu zikir yok Allah Allah muhafaza eylesin itikaf disiplin bir kimse itikafa girdim isufi bir şey yapmaya ders çekmeye karar vardı Ben size mürit olmaya karar verdim benim dersimi verin o dersi aldım o onun şaşması olmayacak hiç Sen dersini çekecek her gün vacip oldu ona bu çekmeyeceğim abla kardeşim senin balmumundan davet etmediler mi oldu var ya Sana Dar sal diyen mi oldu O bizim böyle bir çoğalma derdimiz yok bu çekmeyecek then alma ben sana zorla derslerin yok hatta ders almaya gelen ediyorum ki bizim işimiz zor alma Bak senden ya Ben hayatım boyunca kolay sufilik anlatmadım hiç kimse Ben hiç kimseye anlatmadım e herkese dedim ki bu yol disiplin gerektirir bu yol zorluk bu yola zahmet yoludur bu yol sıkıntı yoludur bu yolda çekme yoludur bu değil bu yol Gam çekme yoludur bu yol kasavet çekme yoludur Bu Yol acı çekme yoludur bu yol problemlerle baş etme yoludur yolda öyle Bu bir elinde bal bir önüne bırak dervişlik Biz görmedim ben görmedim ama ben görmedim mı böyle bol kepçeden bir dervişlik görmedin mi mı böyle bir dervişlik yaşamadın mı O ne oldu disiplin yolu bu tarz aldın mı o namazı kılacağım kardeşim bu Nurcan namazı Sen orucu tuttum AK Parti yatacağım bu far zarar ziyafetten haramlardan uzak duracağım hem harama iştigal Ethem sufilik yapacağım da uğrar olmaz bu necasette Nimet bir kapta yeniyor mu Sen git tuvaletten bir kaşık necaset al koy bakalım tabanı yiyecek misin Yok yok bir tatlı bir köpek birisini alkol tabağına bakalım yiyecek misin o o Bu necasette sufilik bir yerde olmaz Allah Hz Peygamber sallallahü ve sellem Hazretleri bir kalpteki sevgi olmaz dedi Ama bu ne bir yerde Allah sevgisi var ise ve orada mecaz yoktur iş bitti bu Hem Allah’ı sevecek hem içki içecek böyle bir şey yok Hem Allah’ı seviyorum diyecek ama adamla iştigal edecek böyle bir şey yok yok disiplin lazım işte o yüzden o dedi ki Bezir halvetten çıkmama izin yok ve bu şehri atan Hazreti terk edemezsin Ha bir de tarikat an vardır yani bâtıni olarak matine olarak ne birşeyde dışarı çıkmaya bir şey söylemeye manevi izin gerekir bu dünya selamı konuşmam gerekiyor manevi izin gerekir o şeyhin Bana dünya tela mı konuşmamı da yasaklamıştır bu evladım dünya kelamı da konuşmayacaksın dedi bana Ya ben dünya selamı da konuşmuyorduk de konuşmam gerektiğinde sana mânen izin verirlerse konuşsan dedi o güneşe çıkmayacaksın dedi bana İyi tamam Kendi hakkında dersin ki güneşle Ne alakası var Emir bu bu güneşe çıkmayacak bu dışarı abdest almaya çıkarken başına bir tane Ortaca mustafa efendi Dedi güneşin harbiden istedi ya Ben abdest almaya çıkarken kafamı bir şey örtüp abdest almaya çıkıyordum abdest alıyordum kafamda kocaman battaniyesi bir şey hızla itikaf yerine gidiyordu o Güneşi görmek de yok dünya kelamı konuşmak yok Ama bir gün üç lokma yedim Bir iki gün iki lokma yedim üçüncü gün bir lokma ekmek yedim Bugün dördüncü gün yiyecek içeceğim yoktu bir çay vardı 3-4 gün mahalleden orada mahalleden birisi burada itikafa giren oruçlu gibisin Danet şeyden akşam ezanından önce hiç haberim yok bundan Ya ben akşam ezanından önce çıkıyorum abdestimi alıyorum geliyor mu içeri Kimse beni rahatsız etmesin diye akşam ezanından önce oraya yemek koymuş ne koyduysa gitmiş yatsıdan önce gelmiş Hani borçları alacak Benim hiç haberim yok Bir bakmış ki içinde irin ve kurt var O almış yemeğini gitmiş ve etrafa adama demiş ki kocasına herif senin paran da haram var demiş Ne oldu vallahi demiş itikafa giren birisi varmış orada akşam demiş oraya yemek götürdüm kanla yerin olmuş Kurtulmuş aldım geldim senin paran da arama demiş orada Mahallede duyulmuş kim helal mi haram mı denemek istiyorsa gidin kapının önüne koyun birisi getirmiş bir kap zeytin koymuş bunları sonradan Duyuyorum ben mi Cup zeytin kurtlanmış gitmiş Vay zeytin kurtlanırmı kurtlandı haram var ya Hiç haberim yok Bunlardan benim Ya ben bir Oktay giriyordu içeri 11 Oktay itikaf yerine giriyordu O da müsaadeli bu konuşmakta yok O da geliriz İki yapardı ödemi tespit çekerdi bu Oktay dervişliğin ilk başlangıcında bütün karelerde vardır ya hani benzetmek gibi olmasın ama hani Bedir ashab-ı var ya Hz Peygamber diyor ya WhatsApp’ı bedir’den bırakın onu diyor ya o yüzden Oktay da abiniz o kimse incitmeyecek o öyle Ben de demin köşedeki evde karanlıkta Biz kafa kafaya çok zikr ettik bu iki kişi herkes Bayındır’da Bunlar deli divane oldu derlerken bize mi şey de eskiden orada çok ağlaştık ve hala ve Herkes Haddini Bilecek bu Vallahi hangi to o Herkes Haddini Bilecek o kimse haddini açmayacaksın Sen bana bu işler Bir günde olup biten şeyler değil çünkü ya o yüzden itikaf ya o kimse disiplinli itikaf yapacak ya Konuşmak yok konuşmayacak o güneşe çıkmak yok çıkmayacak ya bu zamanda da güneşe çıkmadan olur mu ya diyeceksen girme itikafa ve konuşmadan da nasıl durulacak ya diyeceksen girmedik hava Biz bunu kim belirleyecek Üstad verilecek kendi kafandan belirleyemez sen bunu sağ üste adında sen böyle itikafa gireceksin Hey Vallahi ben böyle itikafa gidecekmişim Hatta açmak yok hani var ya Oruç basında var ya resulallah daha fazlasını gücüm yeter böyle böyle tut daha fazlasını böyle böyle tutup daha fazlasına sonra ne dedi sahabe ya keşke ben Hz peygamberin ilk tavsiyesine uyanmışım daha fazlasını istemeyeyim işim şimdi buna takatım yok güç yetiremiyorum dedi ya o yüzden isterken ölçülü ise Hz Mevlânâ Evet tamam köpüğü bir Dağı Kaldırabilir bu ölçüyü haddi aşma söyleneni yap Evet şimdi bakın diyorum ki günde 5000 tvc kendiniz mi var bu 31/5000 Tevhid çektiği bakalım Bir kırk gün devam et 11.40 gün 5000 Tevhid çekerekten devam çok değişik yap Bir kırk gün kendini koru hayretteyim de 40 günlük Halvet yapıyorum haram ağzından çıkmayacaktı bir disiplin et kendini terbiyet Ben buradan çıktı mı Ağzına geleni söyle bu öyle geleni yersin dile gelini dersin böyle dervişlik dursun sen Derviş olamazsın ve Ele gelen iyi ip dile geleni demeyeceğim ben derviş ikisi bin bu ve Bu bir kimse de kendini bu üstadının üstadının bu şahsi manevi sinin kendisinden uzak olduğunu düşünmeyecek o velilerin mürşitlerin şahsi manevi leri vardır Bu bir müridi üstadının şahs-ı manevi yatından uzak olduğunu düşünürse o müridin körlüğünden dir bir mürşidin yetersizliğinden değildir bir mürşidin cenab-ı Hakk’ın fazlından mürşidinin üzerine verdi bir velilik nur vardır Bu velilik mürşitlik nuru onun şahs-ı manevisi nin üzerindedir ve bütün Dervişler nerede olurlarsa olsunlar Eğer mürşitleri ne bu noktada kendilerince akıllarına getirseler kalplerine getirseler bir bal kursalar kendilerince şahs-ı manevi lerinin altına girerler Biz bunu düşünme kimse kendini şeyhten uzak görür bir uzak çünkü O kendini şey Hey yakın gören yakındır broos Akgören uzaktır nerede olduğu önemli değil ki Hz bir demiş ya Kimisi yemendedir canı canımız dadır bu Kimisi yanımızdadır bu vücut olarak ama canı yemendedir demiş o canı yemendedir O zaman sen canına can katan üstadın şahs-ı manevi yatına Girit’te kendini o yüzden o uzak değil o Beyler shefa kalkıştılar ona uyanlar da kendilerini yermeye giriştiler ki bir mürit mürşidinden uzak kalırsa bir Aşık Maşuk undan uzak kalırsa o yetimdir O öksüzdür bir mü Red kendisini bir Aşık sevdiğinden bir nefes ötesini kendince Hasret olarak görecek diyecek ki senden uzak durmak bu dünyadaki acıların en büyüğü senden bir nefes araya perde girmesi bu dünyadaki ve öte dünyada kim uzaklıklarının büyüğü kilometrelerce uzakta olsaydım bedenen ama her an gözümün önünde olsaydın sen her an canında Hisset seydim senin canını Her an nefesimde Hisset seydim senin nefesini ve her an seni kendim de hiç seçseydim ve doyma saydım bu kayma Saydım ve her şeyinle kendimde olduğunu görsen Dayı ben yine aç olsaydım ben yine aç olsaydım ben yine aç olsaydım ve doyamaz Saydım sana ebediyen Bu bir nefes Aşık için bir ömürden fazladır bir hicap perdesi Aşık için dünyalar kadar kalındır O yüzden müritler diyorlardı ki sensiz Biz dinden dolduk Sensiz Biz gönülden de olduk Sensiz Biz yetim kaldık Ey zamanın sahibi ki bir mürit hali Bu bir müridin her an kendince Tefekkür hali Bu bir mümin hali ama her an Allah’la olan ilişkisinde heram bir nefes dahi ondan uzak kalırım korkusu bir mürit bunu üstadın da yaşarınca bunu Üstadım da yaşarken Hz Muhammed Mustafa’yı tanır Hz Muhammed Mustafa’yı tanıyınca der ki Canlar Canı sen misin hazıl sevilmesi gereken sen misin Bir mürit önce mürşidini tanır mürşidini tanıyınca şöyle der asıl sevilmesi gereken sen misin asıl aşık olması gereken sen misin Benim gönlüm havada canlılarda bunlarda dolaştı ama gönüller sultanı sen misin asıl Aşık olmamız hangisi nasıl görmem gereken sen misin asıl dizinin dibinde oturmam gereken sen misin çok fena fişekli yakalar bu baktığı yerde üst adını görür yediğinde üstü adını görür içtiğimde üst adını görür eşinde üstadın ı görür çocuğunda Üstadı görür arkadaşında üst adını görür giydiği elbisesi üstadının elbisesidir yeni üstadının yemeğidir işçi üstadının suyudur yürüdüğü stadının yoludur daha bakar üst adını Görür Bunu Tabaklar üst adını görür güneşe bakar üst adını görür rüyasında üst adını görür gözünü yumar üst adını görür gözünü açılmışsa adını görür arabanın önünde üstü adını görür arkada oturan üstadıdır Yanında oturan üstadıdır yolda bekleyen üstadıdır denizde bekleyen üstadıdır havaya baktığında üstü adını görür kuşlarla konuşur üstadının sesinden ağaçlarla konuşuruz tadının sesinden bulutlarla konuşuruz tadının sesinden Hayla konuşur bardakta konuşurken o konuşur Sevda dede konuşurdu var da konuşur ya de konuşur tabakta konuşur pencerede konuşur Her şey üst satılır Ve tarafa dönerse dönsün ve tarafa yönelirse yönelsin her yerde Üstadı vardır ve üstadım Bu haliyle alenen Derviş işini görünce hayrette kalır nasıl söyleyebiliyorsun böyle dar ve bu mürit Ali’dir o o o öyle bir hale gelirki Üstadı ne düşünüyorsan ı düşünür Üstadı nay görüyorsa onu görür bu halden hale geçer onun Kalbinin derinliklerine girer üstadının kalbine ne ilim geliyor Ona da geliyordur artık bir an gelir Üstat zanneder kendini Yahu o da bu deler duvarları eliyle ve o esnada Üstat olmuştur sağ üst at gibi hükmeder mana bu işte bu Fena fiş et Celali vardır onun Cemali yoktur Celali vardır onun ya o yüzden müritler ondan korkar öbür zakirler ondan korkar Derviş’in etrafındaki yeşil declare ondan korkar herkes çekilir ondan neden onda celalli sıfatı vardır Celaliye vurur onu sağ üst katta fena olan Celal haliyle Celal’in ir ve ardından o üstadının şahs-ı manevi yatında Hz Peygamber sallallahü ve sellem Hazretleri de aktarılır yok artık o her şeyin Muhammed’i Mustafa’ya Bağlar gördüğü Nur onun nurudur gördüğünüz önce neydi şeyhinin velilik doğruydu şimdi gördüğünü Muhammed Mustafa’nın nurudur baktığı her yerde oldu vardır Gördüğü her yerde o vardır şeyhinin üzerinde şeyhinin fena halinde yaşadığı her şey de Muhammed Mustafa da yaşamaya başlar artık onun dolu farklıdır Ne oldu Oraya adım attı yolu değişti onu yolu geçtin yolu geç değişti yok artık o her yerde her yerde bu Muhammed Mustafa yılgör salonları mesela onun nurlu görür Onur’u ha niyetini görür ona cevap ona soru soranlar ondan cevap Anılar bilmez karşıdaki Kimse ona sorduğu sorunun cevabı Muhammed Mustafa’dan gelir ona söylenen Herşey Muhammed Mustafa’dan gelir Onun canı da odur Uhud olur Onun gündüzü de gecesi de Muhammed Mustafa’nın üzerinedir ona rahmaniyet çöker ve o oradan an Allah’a doğru yola lar bu su he terbiyesi yoludur ve o her yerde artıkk vasıta sız Allah’ın nurunu gör Ben ona da kahhariye çöker ona taharet döker bu sonra Oo tekrar geri döndürülür ona sonra C maliyet çeker Allah’ın öyle kulları vardır ki onları gördüğünüz Allah hatıra gelir Cemali ettim Bu işlem müzikler diyorduk diyorlardı ki sensiz yetim kaldık Ama sen bahaneler bulmacasının bizimse Ah edip duruyoruz ama bazen sevenle sevilen in arasına Maşuk perdeler ata ata Aşıklar Ama şunu arasına ve Maşuk bir perde ta taa Aşık o perdeden dolayı yanar dayana maaşı no yangında maaşın hoşuna gider ama Aşık yanak şiirler yazar yanar dörtlükler döker yanar döndükçe döner yanar Ağladıkça Ağla ve her sözü onun aşığın bu manada ki her sözünü maaşı ya pırlanta gibi gelir ve Maşuk aşının her sözünden başına taçlar yapar onun her ağlayışın gözyaşından kendine pırlantalar Düzer Maşuk için aşığın gözyaşı bu kadar kıymetlidir O yüzden o gözyaşından İnciler yapar bu ve diğer aşıkların a karşı der ki bu filanca aşığım ın gerdanlığı bu istemezmisiniz gözyaşından İnciler sıralansın bu istemezmisiniz göz yaşınızdan pırlanta yüzükler olsun Ah ah Aşık olduğunuza baktığınızda o kendi göz yaşınızın pırlanta olduğunu ve Maşuk unuzun boynunda bir Nadide ki olduğunu istemez misiniz ve o hasrete nasıl Yanılmaz Öyle değil mi Mi o hasretten nasıl gözyaşı dökülmez Öyle değil mi bu ve bir bir perdeden sudur etse bu VDS ki bu senin göz yaşından yaptırmış olduğum inci kolye de kendimizden geçmez miydiniz Biz o yüzden perde küfür etmeyin o yüzden ayrılığa çok kötü gözle bakmayın ama bazen Maşuk cilve-i rabbanî İçinden bir perde atar barsak ın hatanı görmeyin bana perde attı deyip de kendini na Zehra olanlardan görmek O senin güzelim sözlerini alışmışız senin Hikmet sütünü emmiş iz Hani çocuk bir anne sütünü Ömer ya hep o mm yi ara ne Hikmet sütü ötelerden Gelir bilmi ilahiden gelir Onun katından gelir Hikmet o kimsenin kalbine iner ortaya da Sebep Üstadı durumunu sebep Hz Muhammed Mustafa’dır sallallahü ve sellem ama Hz bir der ki ister üstadından al ister Hz peygamberden bir fark yoktur fark görür ikilik görürsen İkile ilikte kalırsında İyi o zaman önemli olan o Hikmet sütünü içmek direnmektir ve buradaki mevzu Hikmet sütünü emektir mm değildir ha ha üstadından içmişsin ha Hz peygamberden içmişsin ha Direkt kaynağından içmişsin aynı süt içersin var ama onun adetidir ya ve o önce seni dolaştırın orada burada pişirirsen iyi önce bir Üstada gönderir seni üstadın üzerinden tecelli eden doldur ama sen Üstadı görürsün önce ya ondan sonra yine aynı üstadının üzerinden Hz Muhammed Mustafa olarak tecelli ettiririz aslında bir fark yoktur Sen Muhammed Mustafa görüyorsun dur artık onu ve ardından kendisi olarak tecelli eder ben sana yolu öğretiriz Hani bir yerin ustası vardır bir çırak gelir onu önce bir cafe teslim eder ya teslim ettik Alfa oranın en aşağıdaki kafasıdır yani işte üçüncü derecedeki kafasıdır çırak önce onu da eğitilir mı Ondan sonra öbür kafada başlar eğitime sonra usta ona gerekli şeyleri son terbiyeyi verecektir Sen neden kıvama geldi çıplakken ustaya itiraz edebilir cahil ya Ben ona ilk Kalfa dükkanın adabına erkanına öğretir anahtarlığın yerine öğretir bütün istenilecek olan malzemelerin yerini öğretir onu anahtar tutmaya civata tutmayı pense tutmaya uğratır Neyse işi Ben cevdet’i görünce aklıma tamircilik gidiyor o evde görüyor mu orada bu sonra orada başka falan iş yapmaya başlar o artık böyle yiyebildi eklenmeye başlamıştır Ondan sonra Cevdet son rötuşları vuracak onu artık sonra onu Araba teslim ederler değil mi Cevdet öyle mi yapıyorsun değil mi bu sufilik de aynıdır Aslında dolaylı olarak o dine o dükkanın ustasının eğitimini alıyordur ama Kimden oradaki en Çömez kafadan ve O şunu diyemez bari senden eğitim alacağım Ee bu arada kınları istemiyorum cahil gülerler ona hani böyle bir Derviş gelir ben çalış falan tanımam da Ha bir de şeye söyler bunu ben Çavuşlu tanımak istemiyorum Ben başımızda kızarken E tabi olmak istemiyorum Ee sana TAV olmak istemiyorum Ben de dedim Konu sen tamam derslere git gel sen beni dinle ne göreceksin sen zaman içerisinde de çocuk da dahil bu Sonra işte Ben böyle yapmak istiyorum Zakir ne tanıştırdım yanına var ama ben ona tanışmak istemiyorum Sonra dedim ki sen ona danışarak da bu iş yapacaksın ona danışmadan bir iş yapma o zati Bir de bu eğitimi bilmezse Vay bak Üstadı görüyor musun burada ikilik yarattı şimdi sen beni bırakıp ezip giden kimse bağrında besledi o Zakir de Ham da o Çavuş daha o da bir şey hikmet vardır demiyor o da tam böyle gönülden bağlanmamış ciğerden bağlanmamış Onda da eksiklik var ama bazen böyle yetiştik Dervişler vardır kendi zakiri bırakır baş kaza kirlerden akıl alacağım onlara Şirin gireceğim diye uğraşır Bir de böyle edepsizden vardır ki başındaki çavuşu uyut servisine Uy zakirin oyu Yok ben filan ciğerdeki abiye danıştım böyle dedi Allah’ım O benim yaşadığım şeyler bunlar ve o böyle başı dışarı Hani boyunun salağı vardır ya çobanın git dediği yerden gitmez bu sefer de çoban ne yapacak ona bir taş atar süreye gir inatçı bu gene gidiyor aykırı hareket ediyor Bu sefer çoban köpeği gönder ona köpek bir hırlar onu bir zekat aramak oyunun kafası karışık ama gene oraya buraya topluyorsa Çoban için ilk önce kesilecek hayvan olur ve mal kaybı olsa kesmez Çoban Keser o mal sahibi der ki ya Bunu da çobana Derya bunu böyle idare et bir tane Delibaş var işte bunu böyle idare et mal sahibi öyle der var ama Çoban öyle deme bu eser Bir de mal sahibine der ki Bu delibaşlı yakaya Maya çıkıyor ayağını bir yere sıkıştırmış O yüzden kesmek zorunda kaldım Sait öyle yaparlar değil mi mi ve o deli aşk Oyun değil mi bütün suyu çeker mi Her yere götürür Çoban illallah derdimi ondan Az önce oluk eserde misiniz sürü selamet için de sürünün selameti Çoban sorunun selametini düşünür mal sahibi malın adetini düşünür ama malımı koyayım diye düşünür Alo Çoban sürünün selametini düşünür önce onu cayır da tır böyle dervişlerin de kendilerince Delibaş koyunları vardır Ben efendim Sizi çok seviyorum Ee Ama bu Mustafa abi benim İçim almıyor Biz arkadaşlarla bir yerde toplansak olur mu çek Efendi de olur da ben olur demem Sen bana da diyorlar şimdi a orada derse Derse gidiyorsanız gidin gitmiyor sanız dersinizi alayım İstediğiniz yere gidin o hür olsan O benim oraya koydum vazifelendirdi çavuşu tanımıyorsun Allah yolunu açık etsin nereye istiyorsan git Gürol alayım dersin git istediğin yere bir şey hem namaz zikir yapsınlar Ayrılmasın lar diye düşünüyordur Ahmet’i O’nun mübarek böyle geniştir Ama ben öyle değilim yapamıyorum ben Allah affetsin Ama bazen de söylüyorlar zaten Yani Abdullah Efendi bu konuda çok böyle hani müsamaha kar davranırdı Sen müsamahakâr davranmıyorsun öyleyim diyorum ben biraz sertim bu birisi Ben Efendim hakkınızı helal edin ben dersimi geri vereceğim ben sen Dergahı bırakıyorum dediği anda Allah yolunu açık etsin Allah’a emanet ol Bir daha geri döndü Yok kardeşim burası boyacı küpü değil bir daha almam gerek Yok yok helalleştik Allah yolunu açık etsin git kardeşim İstediğin yana tek bir yerde yok geri dönüşün ha ha ben alırım Allah’ım veririm bir daha veririm ben Çarparım çarparım dökerim dökerim üzerinde çiğnerim çiğnenirim bu oto sabredip duruyor mu duruyor benim başımın tacıdır gene ama bana kimse de laf söyletmem bu ayrı egoistin biraz ya da ama birisi gitti Allah yolunu açık etsin 12’de nin dönüşü yok İşte bu yüzden öyle hani bu dervişlerin arasında vardır Biz yaşadık Bunları hep O benim zikrimi beğenmeyi bir hocanın arkasında zikir yapmak isteyenler Ben Meyhaneden kalkmayı mı Bayındır’da bunları yaşadık hep biz veya Bursa’da Şeyh Efendi telefon açıp efendim biz ayrı toplanabilirmi toplanan oğlum diyordu toplanıyordu ona hala daha iyi toplanıyorlar ya ben de geri dönüş yoktur geri vites yoktur Hiç Hikmet sütü sen o sütü içmeye bak o içinden istine değil önemli ama Ama sen Hikmet sütünü içiyorsan Sakın ha ve o mm Nankörlük yapma bu süt içmeye devam et Allah için olsun Allah için bize Şu defa da bulunma Hayır da bulun bugünü yarına atma Allah Allah için bizimle sohbete devam et bizimle dostluğa devam et bizimle yoldaşlığ ya devam et Biz senin yoldaşlarına muhtacız Senin dostluğuna muhtacız Senin manevi Senden gelen Hikmet sütüne muhtacız Senin sözüne muhtacı Sen bizim yol aydınlığı mısın Ama sen bizim elimizde yolumuzu aydınlatacak Nur ışıksın Sensiz yolumuzu göremeyiz önümüzü göremeyiz ardı mızı göremeyiz sağımızı solumuzu göremeyiz Sen Elimizi bırakırsan Biz kimsesiz yetim çocuklar gibi affın toofun olur gideriz gönlün razı olur mu ki bu Aşıklar Sensiz kalsınlar da ellerine Bir şeycik girmesin gönlün razı olur mu herkes seni severken aşıkların senin etrafında dönerken aşıkların senin etrafında pervane Ken onların yüzüne bakmam Ama onların başını okşamak onun gözyaşlarını silmemek onlara azap vermek onları acı çektirmek onları ha o zaten hasrete katmak onları perdeden perdeye uzaklıklara doğru göndermek hangi maaş un gönlüne razı olur Hangi Maşuk aşığın a defa çektirmekten zevk alır Ama sana zevk geliyorsa Cefa çektirmekten sana zevk veriyorsa uzak tutmaktan var Sen bütün sefalar senin olsun beni ne tarafa atarsan at ben senin sevdanla yanmaktan Senin sevdana koşmaktan senin sevdandan kavrulmak Tan sana tat gelecekse var Sen beni nereye atıyor sana benim Gözyaşım sana tat verecekse Fırat Nehri gibi aksın sana doğru akacak Sen tatlı an Ey sevgililer sevgilisi Bence Fatih’e çekeyim Sen tatlanıyor san Ben acılara banayım bu atla diyorsan ben Hasretinde yanayım Sen tatlanıyor san sen istersen gözünü dahil süzme bana Ben beklerim Sen’in Kapında ebediyen Sen tat alıyorsan Kapında bekletmek ten razıyım sen tat al yeter ki her neden tat alıyorsam istediğini yap Benim üzerinde mı kumda hiç çıkmayacak ister yemene at ister fizan’a İster Kaynar kazanmaya ister Hançer lerin altına at bakmayacağım kimin testine kimin yaptığına kimin vurduğuna Hepsi de senden diyeceğim Senin bıraktım kendimi senin kollarına bıraktım kendimi Sena Sen istediğin tarafa döndür istediğin tarafı çevir beni ashab-ı Kehf gibi göreceksin of Dayı demeyeceğim üstü edemeyeceği bu ne tarafa döndürdün dahi diye sormayacağım bakmayacağım döndürdüğün yere bile Gözümü senden ayrılmayacağım gözümü senden kırmayacağım gözümü senden zerrece göbeğinden çekmeyeceğim ama ben hep sana bakacağım Ya sen neden tat alıyorsan antat aldın yöne çevirir teslimi mi aklım yok fikrim yok düşüncem yok fıkıh Hım yok hiçbir şeyim yok senin yanında da sen ne tarafa çevirirsen o tarafa döner hepside balık gibi karada çırpın suyu aç ırmağın bendini yık yukselen suyu açmazsan Biz karada kalırız çırpınır ız son nefesini verecek balıklar gibi oluruz o çırpınışı mızdan zararda görenler olur bizim etrafımızda zarar görenler var ise bazen susuz kalıp çıkmıştı ımız dandır kulağının zarı patlayanlar var ise susuz kaldığımızda a o dava sağlayarak tam bağırma mızda Andrew uykunuzu bozuyor Sak gece uyandırıyor Sak bilin ki hasretimiz den Bangır Bangır bağırışı mızdan dır çevreye Verdiğimiz rahatsızlıktan özür dileriz diyecek aklımız yok belediye değiliz müteahhit de değiliz zarar verdiğimizin Dayı farkında olmayız çırpındıkça çırpınız çırpındıkça çırpınız ta ki ocağın suyu gelinceye kadar ta ki o Derya’ya kendimizi atılıncaya kadar ta ki ben buradayım deyince kadar ta ki gözlerini gözlerimize dayayınca kadar ta ki biz bize gelip Allah deyince kadar ta ki sarmaş dolaş olup aşağılarda zikredince kadar takipçi avşarların zirvesinde Ben ona doğru Bakacağız deyince kadar çırpınız çırpındıkça çırpınız ne Gök halkı bile derdimizden neler halkı bilir derdimizden çırpınır ız yanımızda kimse bizim omzumuzda vurdu der çırpınız melekler der gibi kafayı kırmış ne oluyor buradan çırpınız susuz hiç doymayız bu doymadıkça doymayız doymadıkça doymayız doymadıkça doymayız ve o doyumsuzluk Tan çırpınırım ve o açlığımız dan çırpınız ve o hasretten çırpınız ve kendimize o uzaklıktan çırpınız ocağına canım da sana ya o yüzden aşık hep çırpınır çırpındıkça etrafa zarar verir bir verir Maddi manevi bu Hey zamanı de işi benzeri bulunmayan ya Allah aşkına halkın her yağdığında Yetiş Allah aşkına O senin eşin benzerin mi görmüş ki Sen hiçbir şeye benzemezsin Ama sen neye benzersin ki ona benzet elim benzettiğimiz şey sen değilsin ki Ama sen hiçbir şeye benzemezsin feryadımız ayetiş iş Sen hiçbir şeye benzemezsin elimizden tut katından Ama sen hiçbir şeye benzemezsin kadından gönlümüzün den tut o Eller bizim elimizden tutmaz bu kimseler bizim yüzümüze bakma biliriz seviyorum diyenler Sevmez olur bir gün biliriz peşine düştük diyenler bir gün arkamızdan Hunter vurur Ama sen Abilerin abisi sindiyen önce sar bizi Sen canımdan cansın diyen önce an teller bizi O senin gibi seven olmadı diyen önce o hasar bizi biliriz heycanlı alacağım katan eyfor yatlara cevap veren Ey kimsesizlerin kimsesi Hey padişahlar padişahı nazımız sana niyazımız Sana duamız sana kar yağdı mı Sana hicranımı sana gözyaşımız Sanayi ibadetimiz sana varlığımı sana yokluğumu Sana biz la ipine yapışma dık Biz illallah ipine yapıştık la ipine yapsaydık bizi hasretle Nazlı takat Aydın feryadımız a bakmasaydın var ama biz illallah ipine yapıştı kyklara ipine yapışan lardan olmadık illallah ipinde duranlardan olduk Yetiş feryadımız a bizi Naçar bırakma bizi zalimlerin elinde oyuncak eyleme bizi Aşksız ların elinde oyuncak eyleme bizleri der sizlerin elinde oyuncak eyleme bizleri firavunların evinde oyuncak eyleme bizleri gönülden muhabbetini aldıklarının elinde oyuncak eyleme bizleri aşksızlık kokusuna oyuncak bırakma bizleri Merhametsiz sevgisiz gönüllerinde hissiz insanların elinde oyuncak olarak bırakma bizleri katına al bizleri yanına al bizleri kendi perden al bizleri kendi kokuna kokulandırma üzeri kendi canına Ne zamandır Bizler kendi ruhundan ruh londor bizleri katından ilim ver bizleri katından hidayet eyle Bizlere katından lütfeyle bizlere katılan ikram eyle Bizlere katından rızıklandır bizlere katından var Her ne vereceksen Ey merhametlilerin en merhametlisi Ya ben Fatiha nasıl hava.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: Mesnevi Okuması (2239. Beyitten) 02.08.2025, TEKİRDAĞ Kutlu Doğum Programı – 7 Nisan 2013, FAİZ-RİBA 12.11.2022 MUSTAFA ÖZBAĞ EFENDİ SOHBETLER . Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.