Mesnevi Şerhi

80. Mesnevi Şerhi (550-552 Beyit)

80. Mesnevi Şerhi 550-552 Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 80. mesnevi şerhi 550-552 beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

80. Mesnevi Şerhi 550-552 Beyit Hakkında

Mesnevi Şerhi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. olumsuzluğa götürür ama pozitif şüphe o kimseyi olumluya doğru götürür İbrahim’i ateş içinde Besler yetiştirir Hani o kimse de imanını yaşarken imanına koşarken o kimse iman ateşten bir Kor Kor ahir zamanda elinde tutanın eli yanacak atan dinden imandan olacaklar hadisi Şerif’te işte iman eden kimseyi Kur’an ve Sünnet dairesinde koşan kimseyi Cenabı Ooo kor ateşlerin içerisinde Besler büyütür ve bütün şeytan şeytanlaşmış olan insanlar Deccal Deccal aşmış olan insanlar iman ehlini Ateş cenderesinde alırlar iman eden toplulukları Ateş cenderesinde almak ister ruhu topluluklar o bireyler o cemaatle Row Ateş çemberinin içerisinde o zorluklardan beslenerek ten büyürler bu müslümanı mümini büyüten şey o sıkıntılara göğüs germek o mücadelenin içerisinde o çileği bir şekilde çileden kaçmadan o mücadeleye devam etmektir bir mümini büyüten mümini pişiren şey bela ve musibetlere ve sıkıntılara karşı Metin durmaktır O yüzden İbrahim’in yolunu seçenler başlarına gelecek olan Bela sıkıntı müsibet dert kamkas ve tane varsa bunlarla mücadele direkten bunlara göğüs ger ekten büyürler o Çünkü Bela la musibetle sıkıntılara sabrederek ten beslenir imanı Kemal’e Arar korkuyu Can eminliği yapar o kimse Ama Allah’tan korkmaya başla var o kimse Allah’tan uzaklaşma korkusu yaşamaya başlar önce Allah’ın azabından korkarlar önce Allah’ın cehenneminden korkar bir müddet sonra Onun korkusu renk değiştirir artık Allah’tan uzak düşme korkusu O sevgilinin kaşının çatını çatılmak korkusu yaşamaya başlar ve o korku onun Can Emin’i olur o kimse kendince öylesine korkar ki kılı kırk yararak kılı kırk yarmak ası bir müddet sonra Cehennem korkusu değildir dosttan uzaklaşma dost dostla beraber sohbet edememe korkusu dur onun sebep yakıcı lığından sevdalara düşmüşüm o hale gelir ki o kimse cenab-ı hak ortadan sebepleri kaldırır bu avam sebepler dairesinde görür bu sebeba karavan bu avamın imanı da İslamı da avamın hakikati de sebebe dayalı drama hasın îmânın sebebe dayalı değildir Orta yerde sebep olmasa da Allah’ın Onu yapacağına İnanır sebepsiz cenab-ı Hak’kın rızıklandır alacağını Sev sebepsiz cenab-ı Hak’kın Hidayet edeceğini sebepsiz cenab-ı Hak’kın koruma altına alacağını sebepsiz cenab-ı Hak’kın onu hırsı muhafaza edeceğini sebepsiz cenab-ı Hak’kın istediğini istediği gibi yapacağını bilir o yüzden Hz Mevlânâ onun sebep yakıcı lığından sevdalara düşmüşüm ders Ya aslında mânâ açısından bakılacak olursa Kur’an kendilerince sebebe dayanan akıllıların akıllarını ortadan Ya aslında din sebebe dayanan insanların sebeplerini alır Ellerinden ve sebeplerini Yakar cenab-ı hak bu ve o sebebi gören kimse imanını temalar duramaz işte onun hayallerine dalmışım daso Fas’ta İlke silmişim işte bu noktada Allah’ın Tabiri caizse hayallerine dalmışım sofra hastayı kesilmiş imder bu hayalet alıp sofra hastayı kesilmeyi İnşallah önümüzdeki hafta geniş bir şekilde size anlatayım buraya ile alakalı sohbet edeceğim söylemiştim onun sebep yakıcı lığından sevdalara düşmüşüm bu onun sebep yakıcı lığından sevdalara düşmüşüm onun hayallerine dalmıştım mı dalmışım da so Fast aike silmişim bu onun sebep yakıcı lığından sebep yakıcı lığından sevdalara düşmüşüm dalmışım sebep yakıcı lığından ortadaki bütün sebepleri yakmış Aklımın dayanacağı bütün sebepleri yakıyor duygularımın dayanacağı bütün sebepleri yakıyor gördüm bütün her şeyi yapıyor Bildiğim her şeyi yapıyor ve bir sofra hastayı haline getiriyor sof hastayı şüphe ve Yunan felsefesinde sokakta Yusuf e Aslında Yunan felsefesinde bir kısmı şüphe olarak Bakmış bir kimse haklı reddetme olarak Bakmış bir kimse ise bir kimsenin bir kısmı ise dördü Her şey bir hayal olarak görmüş ama her şey hayal bu ve her şey hayal ise ve aklımızda bu hayale aynı sofaş değil düşüncesinde olanlar aklımızla Biz bunu algılayacak Sak anlayamayacak San ve Aklımızın aklımızda anlamaya ve algılamaya çalıştığımızda Aklımızın dayandı sebepleri yakıyorsa bu ve aklımızı padişahlar açtıracak ilahlaştırmak bütün sebepleri orta yerden kaldırıyorsa İşte bu sufilerin tenzihi dir her şeyi o gibi görürken o değildir demektir Aslında anlayan yaklaştığını hissedersin anlayan göreceğini düşünürsün her Sema da onunla ruhsatın sonuna ereceğini düşünürsün ve her çarkıt işte Allah dersin artık nefes bitecek artık Sonsuzluğa doğru yürüyüş olacak artık bir daha geniş dönüp geri dönüş olmayacak ve Sen sormadın atıyorsun dur senin sonra Allah değilsindir ve son teker yatır bitmişsin artık oradan geri dönmeden uçsuz bucaksız onun sıfatlarının içerisinde yok olup hiçliğini garip Ona Doğru ya bu orta yaklaşmak yaklaştıkça yaklaşmak yaklaştıkça yaklaşmak gördüm bütün sıfatla yapalım Tezel yatından kurtulup zaten Allah’ın uluhiyetin de yol yürümek var ikan sebepler bir bir Yanıp Bir bir düşerken Sen son merhale son nefeste erken dersin ki varmış daha zaman kalk bitmiştir Her şey toplanmıştır perdenin arkasında Kiler perde dürüp atmıştır kenara Sen yine de yeniden bir pardesi pardesi indir yineden bir Hayret test indir yineden göğsüne bir el durdurmuştur seni yine sen Bir adım kaldı bir nefes kaldı Bir yudum kaldı bir lafta kaldı bir an kaldı dediğimde birer seni başka bir perde götürmüştür bu artık uçsuz bucaksız bitik taktır ve sen her nefeste kavuşmayı Arzu Bu bir nefes daha beklersin bir nefes daha beklersin bir nefes daha beklersin bir nefes daha beklersin ha Bu dalga alacaktır seni haber dalgalanacak tır seni Ha bide vuruştur bu son vuruştur bu son Allah değilsindir bu alemde bu son defa bekle içindir bu son defa hasretindir bu son defa duysun dur gel sözü gelecektir sana dön sözlü gelecektir ama bir bakarsın ki başka bir hayrete geçersin mı başka bir perdesini perdede sindir o değildir ne güzeldir değil mi Sezen’in söylediği dün gece hiç tanımadığım bir kimseye sırf sana benziyor diye Merhaba demişimdir ona benzer Çünkü her şey onun kokusu Vardır her şeyde odun tecelliyâtı vardır Onun yüzü vardır olun Cemali vardır yaklaştıkça yaklaşırsın odur koştukça koşarsın odur ama tam yakın olduğun zamanda o değildir bir süre dersin ki ne güzeldir o şarkıyı mırıldanır sın kendi içinden en dün gece hiç tanımadığım bir kimse Sırf ona benzedi diye Merhaba demişimdir ve yine beklersin sen o gemiden gelecektir Bir an yine vuracaktır yine bir perdede yine bir perdeden yine bir parça da yine bir dalga da bu dünya bu alem bir dalga gibidir Artık her şey Deniz gibidir senin gözünün da ve her şey bir dalga vuruşundan başka bir şey değildir Baktığın Her şey bir Derya’nın içerisinde bir dalga vuruşu dur kah kendini görürsün o Derya’nın içerisinde o senenin içerisinde her şeyde vuran senden Sanadır kah dersin ki bu ben değilim bu odur vuran ondan onu olur işte ister tasset tehdit etme sen ister vahdette kesret Tea ister Hz bir gibi ben onun hayallerini sokakta ise gibiyim daha istersen onu bu evlerinin içersinde bizlere gibi gör kendine eğer onun hayalinde Hayal istersen onun hayalinden tatal lezzet al hayalin içinde kalaman hayalinden dışarı çıkma dersin Oysa hayalimden dışarı çıksan da onun hayalidir ama felaket hayalden hayale geçirir bu işte bu tam bir sofra hastayı olmaktadır bu tam bir akılsızlıktır bu tam aklın çürümesi dir mu Tam bir aklım bu noktada çiğnenmesi dir Çünkü sebepler kalmamıştır senin için inanmak için dahi sebebin kalmamıştır senin herkes inancına sebep arar senin için inanmanın bir sebebi yoktur artık senin için inanmanın iman etmenin bir sebebi kalmamıştır bu işte bu Halle Halle demektir tst Vahdet vahdette kesret bir perdesidir bir aç bu noktada bir dalgasıdır bunu bir tek perdeden anlatmak bir tek dalgadan anlatmak bir tek boyuttan anlatmakta mümkün değildir bu boyuttan boyuta geçmek bu kes etten kesrete bu vahdetten vahdete bu perdeden perdeye bu halden hala hayretten hayrete geçmektir artık senin gözünün önünde onun tecelli yatından başka bir şey yoktur a geri kalan hepsi de ruhumuzdur Rumuz hepside birer nedir senin arkadaşındır senin dostundur adam etti kadın mehmettir senin eşindir senin çocuğun dur Rumuz versin senin için artık sen aleme yabancısın artık oralı değilsin tutan sen orada durmak istemezsin dersin ki herşey Rus Herşey ve O hep bir sembol Muharrem bir sembol dan ibaret Bu hale muzdan ibaret adını koyarsan koyu adını ister harflerle ister sayısal rakamlarla koy sayısal rakamlar zor gelmiş insana hepimize mi sayısal rakam konuşsaydı ilk yaratılana Biz deseydik sağlayabilir miydik yaratılanları bu Kayam azdık hepsini bir yaparız Adem ederiz hepsini bir yaparız Melek ederiz hepsini bir ederiz şeytan ederiz hepsini bir ederiz Resul ederiz hepsini bir ederiz Veli ederiz hepsini bir ederiz ağaç ederiz hepsini bir ederiz meyve de ederiz isimdir semboldür o başka bir şey değildir Bu hala bir sembol den ibarettir gördüğün her şey semboldür Ama gördüğün her şeyde Onun tecelliyât vardır onun tecelliyât olan bir şey yok görme var bunun tecelliyât olan bir şey de yok görme işte bir sofas değil yaşamaktır bu bu bir sokak dahi bu dilimi mazur görün bu Hazreti pirin dili benim çok hoşuma gider bu Bu bir so pastayı gibi yaşamak Hani Hz Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti diline çevirelim Derya dünya hayatı bir yolcunun ağacın altında gölgelenmesi kadardır gölgelenmesi gibidir bir yolcusun ağacın altında gölgeleniyor Sun yolcusun ağacın altında gölge gölge desin gölge dünya hayatı ağaç gölgesi Ağaçlı acaba ama dünya hayatı ağaç gölgesi gölge düşünebiliyor musunuz Güneş herhangi bir taraftan vururuz are kısalır gölgedir Halbuki gölge uzatan olacak gölge kısa San olacak bak gölgeye uzat uzata Bildiğin kadar gölgeden ibaret değil mi Hz Allah da gölgeye uzattı demez mi ayeti kerimede hasreti Bir de o ait almaz mı Allah gölgeye uzattıkça uzatır da uzattılar düşünebiliyor musunuz ha bu ipi de Hayat ne kadar uzun gelmiş ve diyor ki Allah gölge uzattıkça uzatıyor Yani benim bu dünya sürgünümü uzattıkça uzaktı Biz baktığımızda seksen yıllık Ömür ne kadar kısa bir ömür gibi geliyor uzun bir ömür gibi geliyor veya kimisine Kısa geliyor hz.pir dedi yok uzattıkça uzattım usanmış dünyadan Banu sanmış sembollerini içerisinde durmaktan Banu sanmış diyor ki uzattıkça uzattım mı haklarınızı helal edin sürçü lisan ettiysek affola el-fatiha masalat.

80. Mesnevi Şerhi 550-552 Beyit – Sohbet Notları


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 ​​​​​​​​​​​, Mesnevi Şerîf Şerhi (1478-9. Beyitler) 26.11.2022 ​​​, Gelibolu Mevlevihanesi Kutlu Doğum Sohbeti – 15 Nisan 2012. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler