Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.
Abone ol. Ah bu. Selamünaleyküm. Allah. Geceniz hayırlı etsin inşallah. Cenâb-ı. Hak gönlünüzü hayırlı eylesin hayırlısı yılınız ömrünüzü hayırlı eylesin. Cenâb-ı. Hak son nefesimizde imanı. Kamil nasip eylesin inşallah son nefese gelmezden de imanı. Kemal’in. Yaşasın inşallah bu pastel de bizi nefsimizle başbaşa bırakmasın abone ol he. Sultan devam edeceğiz inşallah cahil cesaretli olur bu felsefesi ile bizde ve belki de haddimize aşağıdaki tam bir işe kalkış tık. Burada fisu su konuşalım füsus okuyalım derken. O bizim. Yunus hoca da vardı. Yunus hoca da iyi olur güzel olur dedi bizi gaza getirdi. Ondan sonra da gitti inşallah tekrar döner geldi mi inşallah iyi bak. O biraz bizim sufi anlayışımız. Allah bizi affetsin cesaretin üzerine kurulu biz böyle benim herhalde kimliğimle.
kişiliğimle da alakalı biraz biz böyle ve hemen cesaretini veriyoruz şu işi de yapalım bunu böyle de edelim gibisinden o yüzden hamdolsun bundan daha rahatsızlığım yok. Neden böyleyim diye çünkü bizim de rengimiz o kazandan böyle çıkmış hani meşhur. Hz. Mevlânâ’nın mesnevisinden geçen yeni. Sales selamın kazanı var ya bu biliyorsunuz değil mi hikayeyi bilmeyenler elini kaldırsın bu. İsa. Aleyhisselam 14-15 yaşına geldiğinde bu annesi dedikodudan bu kar. Haris hale selamın babası yok ya şunu biliyor musunuz. Ne bir gün canlı. Öyle değil mi. Hiçbir erkek dokunmayacak. Siz o topluluğun içerisinde. Bir. Çocuk dünyaya getireceksiniz o çocuk doğar doğmaz da konuşacak bak böyle bir toplulukta böyle bir şeyle karşılaşmak benim ne kadar. Ağlarım işe. E tabii bir 14-15 yaşlarına gelince.
bunu seriler biri sana geleceğini biliyorlar. O yüzden ben iyi. Sale selamı katletmek için arıyorlar. Bu nasıl. Hz. Muhammed’i. Mustafa’ya sallallahü ve sellem. Hazretlerine kat edeceklerdi ya o bu. Meryem annemiz da. Meryem’e vahyetti ayetle sabit bu kalbi hususi vahye açıp olan. Ender veri kadınlardan birisi siveli. Salih. Okul. Veli yine. Allah. Adem vahiyle ilhamla. Mısır’a göç ediyor. Mısır’da bir bugünkü kumaş boyacısı gibi bayan engellisine çırak veriyor çalışacak evin geçimini sağlayacak birkaç gün orada çıraklık yapıyor bir müddet sonra usta sonra diyor ki ve evladına bu kumaşları al bu siyah kazan bu mavi kazağı mı kırmızı. Kazan bu yeşil kasa bu mor kaza. Neyse renkler bu elbiseler de bunlar bunda siyah boyayacağım bunda kırmızı boyayacağım burada yeşil boyayacağım bunda.
kahverengi boyayacağım renklerde salıyor akşama kadar bunları hazırlanıyor o da olur diye ustasını akşam alıyor o ustası yanında müşteriler hep beraber geliyorlar bu aynı zamanda bir hadisin şerh edilir. Bu konuda hadis de vardır bir de geliyorlar bize bakıyorlar ki o ustası diyor. Nerede boyananlar hepside kazanda hangi kazanda tek kazandı bu evladım hepside ayrı boyanacak da diyor. Biz sinirleniyor lar bir üzülüyorlar. Bu kumaşı verenler elbiseleri verenler üzülüyor ihsal esselam rahat bu müşteriye. Dönüyor. Sen. Ne renkte elbise ne renk olacaktı siyah diyor elini kaldırıyor kafana bir elbise geliyor. Onun elbise siyah ona siyah veriyor seninkine bir yeşil eline dalıyor yeşil onların ses çıkıyor ona veriyor. Seninkine de kırmızı beyaz memurlar kahverengi hem alanda diyor ki benim istediğim gibi.
renkli olmuş herkes memnun mu bu da. Hz. Mevlânâ İsa kazana diyor. Şu. Hepimiz bir kazandan geldik aslında da rengimiz yoktu. Kendi istidad ımıza göre renk lendik ama biz o rengi parlatmaya çalışalım. İşte benim de değilim. Onu biraz cesaretlilik. Varmış işte. Demek ki ben de benim rengim ben de onu parlatıyor. Bu arada. Fazla parlatırım. O yüzden hakkınızı helal edın kaddimi aşıyorum. Belki de ama demek ki bu biraz da bana cesaretlik ten kaynaklanıyor o en son şiirli kalmıştık bütün an. O’na muhtaçtır ve hepside mustaine değildir. İşte bu o hak sözüdür ki biz söyledik ve kinaye etmedik. Eğer sen beni olandan bahsedersen onu ihtiyacı yoktur hurşut halde bizi sözümüzde kastettiğimiz şeyi muhakkak bilirsin bina ml ve hepside birbirine.
bağlıdır. Şu halde onların. Haktan ayrıldığı yoktur ama benim dediğim hakikat-i gibi benden dinleyin bütün hala ona muhtaçtır o. Cenâb-ı. Hak varlığın yaratmış varlığın tek hakimi ve sahibidir varlığın üzerinde ikinci bir hakim. Kudret kuvvet sahibi yoktur işte bu noktada. Allah varlığın üzerinde tek hesap ve kitap koruyucudur he her şeyi yaratan bu manada da. Allah’tır yok. Can abi bak. Halbuki sizi de yaptıklarımızdan da. Allah yaratmıştır. Saffat ayet 96 bütün her şeyi kemal-i ile yaratan bütün her şeyi kudret ve kuvvetiyle ayakta tutan varlığa tamamıyla can veren nefes veren. Allah’tır ve bütün âlemler. Çünkü. Fatiha’nın başında. Bismillah elhamdülillahi rabbil alemin. Allah rabbuna hamd ederiz alemlerin yapıdır ve bütün âlemler ona muhtaçtır ona ihtiyacı vardır hepside müstağni değildir muşta ne.
olmak bir şeye ihtiyacı olmamak bir ihtiyaç belirtisi göstermemek üç tane olmak ve bütün bu yaratılan âlemler ve onların içindekiler. Allah’tan müstağni değillerdir hepside. Allah’a muhtaçtır hepsi be ve her. Allah’ı muhtaçtır. Herşey ve. İşte bu hak sözüdür ki biz söyledik kinaye etmedik. Ama bu sözü de biz söyledik cinayetle bir yoldan söylemedik direkt söyledi zaten muhyettin ilk mi aradı hazretlerinin en büyük özelliklerinden birisi budur okina yapmaz direkt söyler. Anna vurulacak da anlamamız olur halk tabiriyle gözü çıkacaksa gözün çıkar o kimsenin altta beri. Hz. Mevlânâ Celaleddin. Yılmaz renkleriyle ayrıldı benim nazarımda en önemli noktalardan birisi budur. Hz. Mevlânâ Cennet olmaz eterik cinaye yapar meseleyi misallerle. Anlatmak ister örneklerle şikâyetlerle anlatmak ister ama bu heyetin hep. Nara biraz. Hazretleri.
öyle değildir o meseleyi hikayeleştirme xkey. Ne. Yapmaz. Direkt söyle en direkt konuşmaz de konuşup belki bu kinaye etmedik. Bu sözü. Biz söyledik eğer sen benim olandan bahsedersen ıh ihtiyacı yoktur. Hacer beni olan nedir. Allah’tır. Ama tabii. Allah âlemlerden müstağnidir yalnız. Cenâb-ı. Hak. O da. Ankebut ayet altı bütün her. Allah’ın muhtaçtır ama. Allah alemlere muhtaç değildir. Allah. Herhangi bir şeye muhtaç gereksinim duymaz. Allah. Herhangi bir şeye mecbur değildir bunları böyle ayeti kerime noktasında koydum ki normalde hani bir kısım çevreler de. Muhyiddin. İbn. Arabi. Hazretlerini tanıyamadık. Tan bilemedik lerinden dolayı onların farklı şekilde fetva vermeye kalkanlar var ya o yüzden özellikle bunları beyan etmek istedim o an. Nedir o ganidir olamaz ben hiçbir şeye müstağni değildir ihtiyaç.
sahibi değildir ve her bu. Hem mecburdur her var mı zerresinden küresine alemlerin zerresinden kulesine bütün herşey ona muhtaçtır ama ol hiçbir şeye muhtaç değildir. Muhammed. Suresi ayet 38 ayeti kelimenin başından alayım. Hem bize ders çıkmış olsun işte. Sizler. Allah yolunda harcamaya çağrılan kimselersiniz içinizden. Kiminiz cimrilik ediyor ama cimrilik eden ancak kendi zararına cimrilik eder. Allah. Allah zengindir. Siz ise fakirsiniz bu. Eğer siz. Haktan yüz çevirirseniz. Allah yerinize başka bir kavim getirir sonra olmaz sizin gibi olmaz da. Muhammed. Suresi ayet 38 burada. Allah zengindir. Siz ise fakirsiniz a. Muhittin. Arabi hazretleri ne diyordu. Eğer sen beni. Ormandan bahsedersen onun ihtiyacı yoktur. Neden o. Çünkü düz zengindir yine. Cenâb-ı. Hak. Fatır. Suresi ayet 15 insanlar iyi bakın.
mi münafık kafir müddet ayırmadı mı. Ey insanlar siz. Allah’a muhtaçsınız allah ise zengin ve bende bu zengin hamdo zenginliğe lâyıktır. Allah zengindir. Hem doğru zenginliğe lâyıktır. Ama bütün insanlar. Allah’ın muhtaçtır bu niyetinin araba zaten de kendisi zaten şiir mi böyle diyor. Eğer sen benim ve benden bahsedersen. Onun ihtiyacı yoktur oğlum. Hiçbir şeye ihtiyacı yoktur burada dikkat edin sanki kendisini. Allah’tan bir parça ymış gibi görenler sanki sufilik tasavvuf yolunun felsefesi olarak. Allah bana muhtaç. Allah insana muhtaç bu ne de. My işte. Allah bize muhtaç. Yok hayır. Onun bu noktada. Herhangi bir şeye ihtiyacı yok o istersen taşa akıl verir taş aidat yiyelim istersen ağacı akıl verir acil tatlı olur. Ağaç idrak iyi olur. Sofiler böyle. İnanır.
kendi kendine seni insan yaratmış kendimi ilahlaştırma kendini tanrılaştırma. Temmuzun kendini. Allah’la #umut tutma aklını. Allah’la eşlerde tutma senin aklının çalışması için oksijeni ihtiyacım var. Cenâb-ı. Hak’kın küllü aklım çalışması için oksijene ihtiyacı yok. Senin aklın beynin ayakta durmasına bağlı. Eğer beynin çökerse senin aklın çalışmaz bu çalışmaz. Sen muhtaçsın herşeyinle. Allah’ın varsın. Allah oh hiçbir şeyin ile sana muhtaç değil. Sen de ne olursa olsun sen de hangi özellikler olursa olsun o sana muhtaç değil. Yine. Ey insanlar. Sizler. Allah’a muhtaçsınız. Biz her türlü fiil ve davranışlarımızda bizden sudur edecek olan. Herşeyde. Allah’ın uhte acısı ama. Allah. Bundan müstağni bundan ayrı. Allah bize muhtaç değil. Allah’ın sabani değil. Hamit. Dur. Allah nedir ha mıdır. İşte o zenginlikte tek başınadır.
ve eşi ve benzeri yok. Durumun zenginliğinin eşi ve benzeri yoktur. Ali’nin eşi ve benzeri yoktur. Mustan mı olmasının eşi ve benzeri yoktur o. Çünki hiçbir şeye benzemez şişmiş şehirle ve bu yaptıkları her. Han yaptığı herhangi bir şeyle hiçbir şeye benzemez böyle şeyler yaparken yaptığı her kıl susar kalır kalp susar. Kalır çünkü. Yaptığı hiçbir şeyin aklın yetmez. Yaptığı hiçbir şeyin aklı yetmez. O öyle yapar ve övgüye layık olan da odur ve yine. İbrahim. Suresi ayet sekizini biliniz ki. Allah hepimizden zengindir ham dediğime lâyıktır. Allah cümle âlemlerden ve alemlerin içinde bulunan dan zengindir ve hem de bilme layık olan 30 Çünkü. Hint allah’adır elhamdülillahi rabbil alemin mi alemlerin. Rabbine hamd ederiz ve hem de dilme layık olan.
bir tek olur ve. Ben de ondan başka hamd edilmeye layık olan hiçbir yoktur. Şüphesiz ki. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir daima övülmeye lâyıktır. Lokman ayet 12 bütün yeryüzü halkı toptan nankörlük etse ondan bir eksilmez ona zarar vermez o yar 106kontör ona iman etse onun. Fazlı ve. Kerem’i. Naser. Recep’i artı da bulunmuş olmaz. Çünkü o. Herşeyden müstağnidir her şeyden her şeyden müstağni olunca insanların imanını. İslam’ın da enine güz ve yine ihtiyacı yoktur güzellik ise. Herşeyden güzeldir. Herşeyden zenginlik ise. Zenginliğin annesi babası odur güzelliğin annesi babası dur kuvvetin annesi babası olur aklın annesi babası olur kudret ve kuvvetin annesi babası dur. Bütün her şeyin yaratıcısı her şeyin yaratıcısı odur. O yüzden. Allah’tan başka ilah yoktur eşhedü enla.
ilahe illallah bu şahitlik ederiz. Ben. Allah’tan başka ilah yoktur ne tarafa dönerseniz dedim ve eşya güvenle. Muhammed’in. Resulullah. Hz. Muhammed’e sallallahu aleyhi ve sellem. O’nun resulüdür ölç isidir kuludur. O kim la ilahe illallah. Muhammeden. Rasulullah demezse de iman etmiş olmaz ya o yüzden sadece la ilahe illallah dememiz yetmez ve ya. Kenan. Müdür ve iyya kenestain. Ari ancak. O’na ibadet eder. Ancak ondan yardım dileriz o imanın. İslam’ın insanlığı günün özünü hakikat iyi eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne. Muhammeden abduhu ve resulu oto. Ondan sonra ancak. O’na ibadet ederiz ve. Ancak ondan yardım dileriz yardım bileceğimiz başka hiçbir makam hiçbir zaman merge. İHH yoktur şimdi ağrının cesedinin yaratılmasındaki hikmet-i 10’unu. Zahire suretini ve onun nurunun yaratılışını.
Bahattin’i çevresini. Anladım o yana. Adem. Hem hak ya ben de haftadır bu kendisindeki cennet ve meziyet. Dolayısıyla halifeliğe müstehak. Irmak hususundaki mertebesini nasıl ve menşeini de bildim. Adem kendisinden bu insan nevin’in halk olunduğunu halk olundu. Tekbir nefesler nasıl ki. Allah buyurmuştur. Ey insanlar sizi tek bir nefisten halkeden ve ondan kendi eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve dişi üreten rabbinize karşı takvalı musunuz. Nisa ayettir. Allah’ın bu emri sizden. Zahir olan zahiri nizi. Rabbimize karşı ve size bye bu olan. Batı mızı nefsinize karşı koruyun o battım ise sizin. Rabbimiz da demektir omuz zemra hamdır. Siz zembe hakkın koruyucusu olun halkı da kendi nefislerinizi koruyun edip ve alimlerden olun bu işte cenab-ı. Adem’i. Yarattı. Alemi yaratınca.
bütün mahlukata dedi ki buna. Melekleri. Söz dedi o adamdan da geri kalan bütün insanları yarattı bu ademdir ne ve çekirdek hükmünde dedi şöyle düşünün. Ben. İzmir. Bayındır değilim ya bu kuş ağzında. Bir zeytin çekirdeği zeytin mi vasıtası alır götürürüz bir kayaların içinde. Onun yer bir kısmını bir kısmı da o kayanın içinde kalır ve bir toprakta kalır bir kenarda. Kalır o çekildik büyümesi çekirdek sağlam ise be orada zaman içerisinde çatlak olgunlaşır. Köksal oraya bir bakmışsın küçük bir video olur o küçük fideden kocaman bir ağaç olur ruhu kocaman ağaç tekrar ne. Yaver bir bütünün meyvaları toplasanız bir daha eksiğiniz bakın hızlı o kadar büyük ki her taraf. Zeytinlik olur her taraf. Şimdi artık böyle delice lerden yanlarından.
gelen deliceler de önceden üretirler di. Şimdi artık böyle zeytin fidanı üreten. Fidanlar var fidancılar var ve aşılanıyor mu bileyim işte değişik zeytin meyveler yapıyorlar. Ne o örnekte hata olmazlar derler ya. Bu da bunun gibi işte tecan. A bak. Adem zeytin çekirdeği gibiydi zeytin çekirdeği değil bütün zeytin ağaçlarına gebedir o zeytin çekirdeği. Siz zeytin olmayan bir yere. Bir zeytin çekirdeği götürürseniz bizi 3-5 yıl sonra bütün artık zeytinbahçesi olur üretirsiniz işte. Adem de bir için her şeyle insan nwea. Hz. Mevlânâ bir beytinde şöyle de sen onu muhte olarak görürsün insanla alakalı bu ama o. Allah’ın indinde insandır ama biz onu uyuştu olarak görürüz. Ama gerçekten nedir bir insandır biz onu zeytin çekirdeği olarak görürüz gerçekten nedir zeytin.
ağacıdır. Bakın gerçekten zeytin ağacıdır küçücük bir. Şerif ama gerçek hakikat-ı farklı bir şeyler adında küçücük bir şeydi topraktan yalan donuyor. Ondan sonra ne yaptı onu bütün insanlar. Bu yoldan geldi işte bunun gibi nasıl bir. Zeytin çekirdeğinden unsuz ağaçlar ve meyveler çıkabilecek s. Adem’den de sorunsuz insanlar gelecekti bu. Allah’ın indinde belliydi ve. Allah’ın indinde. Allah’ın ilmi ilahisinde. O kesin bir kadardı ve. Canavar uh kesin kaderini kaza olarak sudur ettirdi çıkardı rahatını yarattı ve işte. Oha demin abone ol. Bu bir. Zahir di. Hz pil diyor ki o yüzden o. Adem. Hakk bu hem ha onun yaratılışı haktır onun varoluşu haktır ama onu yaratılışı ve varoluş k. Aynı zamanda da halktır yaratılmıştır. Onun varlığı hem. Hakkı sık. Yaradılış.
olarak da halktır bir taraftan baktığımızda adamı hakkın bütün sıfatların tecelliyatı mı görürüz ama bir taraftan nedir yaratılmıştır. Bu bir taraftan nedir sıfatlarının tecelli yat tecelli etti tecelligah tır ama bir taraftan nedir yaratılmıştır halktır kendisindeki cemiyet ve meziyet. Dolayısıyla halifeliğe. Müstehaktır üzerindeki cennette değil can etme toplama bu cm toplama öyledirki. Hz. Mevlânâ’nın tabiriyle. Mesnevi’de alınanların. Esma’ya beyoğlan her damarında yüzbinlerce immun bulunan insanlar atasıdır. Ama bu çünkü milliyeti ve cenneti olarak meziyeti özeldeki cemiyet olarak cemiyette toplama ve eziyet mi onun üzerinden tecelli eden sana harikulade şeyler işte o bu noktada üzerindeki mezuniyetinden ve. Cemiyetinden dolayı mahiyetinin araba xatır diyor ki onun halifeli hak bu. Mustafa olmak hususundaki mertebesini nasıl ve menşeinin olabildim. O yüzden onun üzerindeki bütün.
her cenabı. Allah manen senin mi ilahisin den bana bildirdi yine hazır. Mevlânâ ile bunu tefsir edelim. Her. Şeyin adını mı. Nasılsa öylece bilmiş sonunda ne olacaksa sonuna kadar da. Agah olmuştu. Oh eşi ya. Ya ne lakap verdiyse değişmemiştir çevir dediği tembel çıkmamıştır sonunda. Mümin olacak kimse. Hım önceden gördü sonunda kafir olacak adam da ona belli oldu. Her. Şeyin adını dönemden işi ama annem elle. Esma. Remzi’nin sırrını duy işte de. Adem kendisinden bu insan demin halk olduğu tek nefis ve her ikisinden de birçok ve erkekler gelecek ya ve adım herkesin den ne geleceğini çok iyi biliyor. Cenâb-ı. Hak ona. Çünkü annem elle. Esma. Esmaları bilen. Esmaları anlayan. Esmaları idrak eden bütün. Cenâb-ı. Hak’kın. Esmaül sıfatını üzerinde.
tecelli ettirdiği. Adem bu işte bu. Adem bütün. Esmaları onun üzerinde tecelli ettiği için zaten halife bu ve bunlar senin benim üzerimde de tecelli etmiş vaziyette de ama biz bunun farkında değiliz biz. Hepsi de bizim üzerimizde tecelli etmek daha ama biz tozuyuz biz paslı. Biz çamurlara bulanmış tır. Biz hakikatten uzaklaşmış hız. Yine. Hz. Mevlânâ’nın mesnevisinden. İyi de senin kalbin o neden bu söz vermez. Neden bir anlatmaz bilir misin. Neden haber vermez bilir misin cevap veriyor kalbin paslı tozludur ne oldu abone ol. İyi o zaman kadar bizim kalbimiz pasta ve tozlu. O yüzden mi ayrılan benle. Esma bu sırrını. Vakıf değil. Eğer. Kalbimiz iman ile tövbe ile. Zikrullah ile salihlerle beraber olup. Salih olma yolunda yorulursa. İşte.
o zaman biz. Annem elle. Esma bizim üzerimizde tecelli edecek bu ama biz o haline hallenme dininizden dolayı bizde tecelli etmedi. Ve. Allah’ın emri sizden. Zahir olan. Zahir imizi. Rabbimize karşı ve size. Bartın olan de baktın hepinize karşı koruyun o bizden. Zahir olan şehir. Rabbimize karşı koyacağız bizden bir şudur etti bizden bir şudur ettiğinde biz onu cana bakım o çocukla bu karşısında tövbe hemen fazla edeceğiz. Adem’in yolunu tutacağız. Hani. Adem’den bir sudur etti bir şudur edince. Adem dedi ki ben. Allah bana. Zelanda. Elif üstünü dedi ki. Rabbimiz biz nefislerimizin zulmetti karar ayet 23 demiryolu. Bu memis ahlakımızı bizden surecek fiili atımızı koyuyoruz bizden sudur edenleri bizden sudur edenleri. Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak açacağız ahlak lan manın. En.
yücesi. Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak onun boyasıyla boyanmak. Ancak. Kemal noktası. Bu. Rabbimize karşı bizden çıkacak olan şeyleri korumalı muhafazalı ince detaylı olarak çıkmamız lazım ki bu da ahlak. Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak mamız gerekiyor ama bu noktada yine. Adem’in yolunu tutup bizden bilerek veya bilmeyerek çıkmış oldu. Ama her ne var ise her ne varsa bizde de skia. Rabbena. Zalim ya officina o gün bu nefislerini zulmettik ama yine bu varlıktan sudur eden bizim üzerimizden sudur eden kötülüklere karşı. Biz a asla ve asla ve asla şeytanın doğru tutup mu hakkındır bunu hak bize yaptırdı. Yoğunuz tutmayacağız işte nefsimiz de. Bahattin olarak da anne. Hz giyelim burada. Rabbimize karşı takvalı olunuz ayeti kelimesinde o dağıtım ise sizin. Ey rabbımız dur demektir.
dediği budur. Biz o bizden sudur edenle kötülükleri de kendi nefsimizden göreceğiz iyilikleri hakkımızdan. Gelecekten ne yapacağız zâhir ve bâtın ı dengede tutanlardan olacağız ve asla yine. Nisa ayet 79 sana iyilikten bir isabet ederse. Allah tandır ve fenalıktan bir isabet ederse o da senin nefsindendir ayır kelimesiyle. Biz. Hz perinin dediğini. Edi ve alimlerden olur edip edeplı mı ve alımlardan olmak istiyorsan bu dengeyi üzerimizde tutarak o abimin burundan gittiğimizi. Göçer gördüm göstereceğiz üzerinizden bir kötülük sudur ederse. DJ skee bu bizim nefsimizden verir buz bu kötülüğü yaptık ya. Rabb’i sana tövbe ediyoruz bir daha işlememeye azm ü cezm ü kast doğru dik üzerimizden birini lüksüdür ettiyse bunu da güzel köy. Ey merhametlilerin en merhametlisi bu. Yanıklar sendendir biz.
bu inu öğretme senin bilmezdi ki bu. İyi değilsen bize bildirme seydin. Biz bildiren bilemezdik ki indikleri öğreten. Sensin o yüzden biz bu iyilik üzerimizden sureti değil bu noktada düz nefsimize ya ve kendimizi siper edeceğiz nefsimiz diyecek ki hayır bu yeni sen yaptın bizde jaski iyiliklerin hepside a. Rabbim dandır nefsimize kendinizi siper edeceğiz kötülüklere karşı da kendimizi süper edeceğiz bir sesli kötülüklerin hepside. Ey nefsim sen kandır kötülükten eden ne yapacağız kendi nefsimizi üzerine alacağız ki. Allah’ın edebi ile edep lan edelim ya. Allah’ın edebi ile evlenirim adam evlenmeler ne dediler üzerinden bu kötülük çıktığında dedi. Her ki bu kötülük hakkın fiyatıdır bu hakkım işidir bunu hak yaptırdığı bize dediler ki bu ha. Allah’ım edebiyle e dertlenmek değildi.
Allah bizi muhafaza eylesin inşallah. Cenâb-ı. Hak korusun ve. Şeytan bunların içerisinde en önemli siydi. Oo. Allah’ın edebiyle edep vermediğinden o o. Adem’e secde etme işini cenab-ı. Hakk’a bağladı. Çünkü sonra. Allah. Adem’e verdiği şeyi ona bildirdi ve bunu iki avucu için aldığı bir avucunda alemi ve öte avucunda da. Adem’i ve evlatlarıyla mertebelerini gösterdi. Allah bir avucunda bütün alemi i öbür avucumda da ne yaptın. Cenâb-ı. Hak bütün. Adem’i ve. Adem’den gelecek olan evlatlarını onu gösterdi ve bu noktada bu ad em kendisinden sudur sonra sudur edecek olan bütün evlatları mı ve onların mertebelerini bildi ve alemin üzerinde alemlerin üzerinde tecelli edecek olan bütün sıfatların tecelli alıp eceli adlarını ve sıfat sal tezahürleri bildi bu ve en baba bahşettiği.
hakikat. Allah bana öğret ince. Ben de kitapta onun çizdiği. Hudut içinde olan şeyi yazdım yoksa hakikatini. Erdim şeyleri değil bütün sofilerin en büyük açmazları mıdır bu sufilerin kalbine gelen. İlhanlar bir kısmı sırf hükmündedir. Ama bu olay olacaktır bir. Hadise yaşanacaktır bebeğim beş gün sonradır on gün sonradır 20 gün sonra da 50 gün ve sufiler için gerçek suyla için bunlar sorar anında yaşanan tecelli atlar vardır farklı perdelerde su filan bunları yaşarlar bunları söylemek pek abestir su final bunları söylemezler. Bir de bir şeyin hakikati vardır. Allah herkesin. Mümin bildiği kâfirdir bir herkesin kafir bizim mühimdir buna kendi içlerinde birer sır mamasıdır. Sufi. Allahu alem bunları bir gerçek sofiler bu ve bildiği halde bunları konuşamazlar daha ama. Hz.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Hakkında
Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri münafıkların listesini vermişti bu yetmiş iki tane münafık resmi vermişti ki ve ateşi. Şerif ümmetim yetmiş üç fırkaya bölünecektir 10 kedi halledilir birisi fırka-i. Naciye dir 72040 idare eder bu yetmiş iki tane münafık listesi bu kimdeydi bir yüzey fethül zamanı ondaydı liste o gitmiş iki tane münafık listesi. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri o münafıkla o bakın. Oo 72 Münafık bir çekirdek nispetinde ydi abone ol ve her biri bir çekirdek nispetinde neydi. Ümmet yetmiş iki tane delaleti fırka oldu mı başka bir kardeş bu tarafta bir hadisi. Şerif’te üzeyfe türlü emane yetmiş iki tane münafık ismi veriyor başka bir. Dışarısı soğuk mu ümmetin yetmiş üç fırkaya bölünecek bunu si fırka-i. Naciye dir.
Kurtuluş’ta dır diğer 72’si delalet edilir işte bir şeyin hakikatini bilmek bak. Hz. Muhammed. Mustafa. Sallallahu ve sellem. Hazretleri herkesin. Mümin ol gördüğünü münafık olduğunu biliyordu bu münafıkların listesini yaptık güzel. Fetullah. Ama niye verdi onu dolu evlendirdi. Oğuz sırlarını sınırlandırdı onu bu soru ile sınırlandırdı bu huzeyfetül. Yaman’ı ömürce kadar bu sürü hiç kimseye söyleyemedi aynı şekilde. Ebu. Hureyre radiyallahu anh. Hazretlerinin sözü. Biz. Muhammed. Mustafa dansı. Ya sen an 2pb ilim aldık öndekini isteyen herkese saçtım arkasındaki nden arkadaki heybeden bir söylesem. Ama siz. Ebu. Hureyre dinden döndü der beni kat ederseniz diyor işte de. Adem. Aleyhisselam’ı. Cenâb-ı. Hak bütün alemlerin ve alemlerin sırrını onu gönderdi. Onların makamlarını da bildirdim makamının bilmesi demek cennetteki makamını demek değil bütün.
varlığınla. Tamam anne hangi makamda hangi derecede yaratıldı nasıl yaratıldı değiş için yaratıldı gerçek esnasında hangi. Esma ile yürür matematiğini kosinüsü tanjantı kotanjantın ı. Adem. Bunun bilincinde ve buluyor. Ve yok ki. Hz dur mı hiç. Ben bunu. Ben de öğrendim ama ama bunu size söylemem mümkün değil ama ben. Kendisi diyor. Ben de kitapta onun çizdiği. Hudut içinde olan yazdım yoksa hakikatin. Eğer dediğim şeyleri değil bana bir şeyler müsaade edildi müsaade edildiği kadar bu kitapta yazıyorum müsaade edilmedi mi gerçekten kalbi manada. Gözümün aşına oldu ama tecelli eden her yazmaya müsaade değildi çünkü bunun kitap nedir bugün mevcut olan. Alem kafi gelmez. Bunu niye kitap yazmak için ne de mevcut olan. Alem. Kanca defter olsa ne olur üzerine.
yazıyorsa yine kafi gelmez. Bu kitapta bahsettiğimiz ancak görüp anlattığımız şeylerdendir nasıl ki. Allah resulü bana. Adem kelimesinde gizlenen ilahi. Hikmet’in hududunu gösterdi. O da bu bölümdür değil bu daha sonra şık kelimesindeki. Nefsim. Umut kelimesine oraya geçiyor işte. Allah bütün mevcudat ta tecelli edecek olan bütün esmalarını o. Adem. Aleyhisselam’ın üzerine tecelli ettirdi. Adem. Aleyhisselam bu kıyamete kadar ve kıyametten sonra gelecek olan ve sudur edecek olan bütün her şeye aşığın aydı. Adem’in gözün yine. Allah. Hz. Mevlânâ’ya dönelim bunların şerinin tam olması için ademin gözü. Allah’ın. Park. Nuri ile gördüğünden adların hakikat iv3 yüzünü ona. Ayan oldu melekler onda hak nurunu görünce hepsi ona yüzüstü secdeye vardılar adını aldım şu. Adem’in kıyamete kadar olsam vasıflarının saysam yine örnekten.
Acizim. Madem bunların hepsini bildi fakat bu hz. Pir inme. Mevlânâ de arttırma. Hazretlerinin buradaki. Şerifi muhteşem fakat kaza gelince. Neyi bilme yüzünden hata yetişti kaza gelince ne oluyormuş insan ne kadar bilirse bilsin gözüne bir perde düşer ve o kimse kaza gelince ve onu göremez hale gelir. Eğer bir onun üzerinde tecelli edecekse bir. Onun üzerinden yürüyecek sen insan bir anda bildiğini unutur bu anda bulduğunu. Tur ve. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri de babasını ipten alır öder ki insan unuttuklarımdan sorumlu değildir bir da bu durumdan devam edeceğiz. Arabi sohbetleri biraz böyle ama baksak gidiyor. Hakkınızı helal edin böyle çok daha uzun tutup da daha fazla sıkmak istemiyorum. İnşallah sorunuz varsa sorularımıza geçelim sorunlarınız alırız inşallah. Evet.
hocam hoş geldiniz aydınlatıcı bilgileriniz için çok teşekkürler. Şimdi benim kafama takılan. Yaratılış ve herkes felsefesine göre. Allah inmezdi binmek istedi kâinatı insanları yarattı. Peki. İnsanların onu bilmesine ihtiyacım vardı da yarattı şimdi bu ihtiyacı yoktur deniyor öbür taraftan da yaratılmaz bilmek istiyor. Şimdi bunu açıklar mısınız. Bunu bilmek istemek li bizim istemediğimiz bizim istediğimiz gibi değil. O manada değil biz şimdi a. Ben bunu böyle bizim istediğimiz gibi algılar. Sak burada sıkıntı çıkar o. Herşeyden müstağnidir bakın o. Herşeyden müstağni eder. O yüzden. Normalde. Onun bu noktadaki bilmek istemek mi bizim istememiz bizim bir muhtaçtı ımız gibi algılanmaz abone ol. Evet hocam izniniz olursa bir de konu dişi mevlevihane ile ilgili bir soru sorabilir miyim. Bruno. Hocam şimdi mevlevihane.
Mescit midir. Cami midir ve her. Cami bir mescittir bu. Aman her. Mescit. Cami değildir bana göre mevlevihane sufilerin mevlevilerin sohbet ettikleri zikir ibadetlerini yaptığı mekanlardır. Gelibolu mevlevihanesi olduğuna gibi şimdi. Kilis’teki mevlevihane nin üzerinde. Mermere yazmışlar bir mevlevihane. Mescidi ki 2014 yılında onların yapılmış onlarında da yat yağ kapının yanlarına yazmışlar mevlevihane. Camisi bu anlam veremedim. Ben na. Bir açıklık getirebilir misiniz çok teşekkür ederim. Allah razı olsun. Müslümanlar için yeryüzündeki bütün arz neresi olursa olsun hangi yapı olursa olsun mescid hükmündedir. Müslümanlar için. Mescit hükmünde olmayan hiçbir yer yoktur o yüzden. Müslümanlar içinde bulundukları her mekana da üzerine bastıkları her. Toprak parçasını kendilerine. Mescit olarak edilebilirler ve oraya. Mescit tabelası nasıl belirler. Bunda bir sıkıntı yok ve. İslam.
Hukuku açısından da çünkü. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri hiçbir. Peygamberi verilmeyen 5 özellik bana verildi. Bunlardan birisi. Arzum tamamen bana. Mescit kılınması dedi. Bunlardan birisi kafir de benim kilometrelerce ilerden onların kalplerine korku gelir dedi. Bunun gibi. Bunun bir tanesi savaşlar dakika mimat mallarının helal olması için iki tane saklama gelmedi. Şimdi ama bir tanesini çok iyi biliyorum. Bu beş özellikten birisi bütün yeryüzünün. Müslümanlar için basit oldu ama biz. Eğer yoksa. Orada mesela bir namaz kılacağımız bir yer ibadet edeceğimiz bir yer. Biz gider kilisede ibadet ederiz bizim için. Mesut gün olur. O yüzden orada. Mescit yazılmasında bir. Base olmaz. Efendim hoş geldiniz. İzninizle. Pasajı. Aynen aktarıyorum onun yaptığı hiçbir şeye hiçbir şeyin aklı ermez halde akıl nereye.
kadar efendimi ne işe yarar videonun yaptıkları neyle nasıl anlayabiliriz akıl sadece ona teslim olur akıl ona teslim olup onu ona ibadet etmek ve onu tanımak için yaratılmıştır ve akıl gerçekten pozitif manada ona teslim olur romu takip ederse hayretten hayrete geçer. Tabiri caizse. Dona kalır ya o yüzden. Hz. Bir dahaki akıl çamura saplanır kalırlar. Bugün aslında gerçek manada da kendisi kendi aklını ilah edinenler in akıllarını mat etmek içindir o. Çünkü onun yaptığı hiçbir şeye hiçbir şeyi nakli yetmez var. Ancak bak. Allah’tan ihtiyacı ettik aether. Allah’tan korku. Salih amel işte salihlerden. Ozanlar onun yaptıklarını bir kısmına. Aşina olurlar ve. Aşina olduğu asıl. Onu akletmesi demek değildir hayrette kalır ancak akıl orada. Kalbe teslim olur oluru tecelliyat aram.
olan onun fiyatlarının hakikatini gören kalbin içindeki ilahi. Nur tatlıdır o ilahi. Nur aklı diğer aklı egoniss yapıyla kendi idaresinin altına alıncaya kadar o kimse asla bu hale erişemez o ilahi. Nur aklına bu sahip olanlar cenab-ı bakım esrar ve fiil yatlarını sırlarının o tecelli atına bakarak tan. Hayret lerini arttırırlar. Hayret lerini arttırdıkça da onu olan yakınlığı. Hatta onu anlamak için. Akın yürütmez artık o onu anlamak için. Akıl yürütme zaman. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin vahiy gelirken. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri dudaklarıyla onları tekrar ediyordu cenab-ı. Hakk’ın da dedi ki ey. Muhammed sen dudaklarını oynatarak ta onu kıpırda dudaklarına tekrar etmene gerek yok senin kalbine ilham veren biziz. Allah senin kalbine onu indireni onu muhafaza.
eden bizi. Sen kendi aklınla onu ezberleyeceğim diye uğraşma. Ama sen kendi aklına onu. Ezo. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin cenab-ı. Hakk’a karşı olan tekniğinden olan bir şeydir. Hani olaki bir kelime kaçırır bir halka açılım diye. Cebrail aleyhisselamla beraber mukabele ediyorduk cenab-ı konu dedi ki sana aklına uyma senin aklına uyma. Senin kalbin onu. Yazan. Senin kalbini onu indiren senin kalbini onu. Normalde otur. Tamam bizi. O yüzden kalbin içerisindeki ben onu ilahi. Moore olarak nitelendiren öyle söyleyeyim hatam varsa. Allah beni affetsin ilahi nurun kalbin içerisinde ihat etmesiyle alakalıdır o ilahi nur kalbi ihata ederse o zaman o kalp sadece ilahi sıfatlarının tecelli atlarının izlendiği bir perde haline gelir. Bunun orada perdeden perdeye bu hale geçerken o.
kimse onları akletme noktasında değildir. Sadece ve sadece onun. Tabiri caizse tadına zevkine emrine uyuya. O yüzden orada mevcut akıl geçmez bu vücut akıl bir insanı aşka götürünce kadardır yıldır çeşmeden su içince kadar siz onu suyun tadını suyu nefaset inis onun özelliklerini sunum her şeyini bildiğimiz kadarıyla anlatmaya çalışırsınız o. Çünkü o. Sudan hiç şişmemiş tir o. Sudan hiç içmeyen kimsesiz su tarif edersiniz boyuna dersiniz ki şöyle güzeldir böyle güzeldi şöyle susuzluğun. Uz alır sizin gerçek gerçeğini su ders şimdi birisine desek ki senin gerçeğin suyu öderken ettin kemikten yapılmayıp. Halbuki bu sudur onun değil mi. Bir müşteridir bir. Nurten’in de gerçeği sudur. Ozan bizim fizik olarak gerçeğimiz sudur vizyona desek ki gerçeği süt kabul etmez onu neden.
bilmiyor. Çünkü ve bu sana hiç su içmemiş bir kimse sunu tarif ederiz boynuna neden tarif ederiz suyu bize tarif etmişlerdir hiç içmeyen kimsede suyu tarifeden ona hiç içmemiş tiramisu tarif eder ona çünkü okumuştur. Biz ama okuduklarımız da suyu tarif ederiz öyledir ki öyle insanlar vardır suyu. Hiç içmem işlerdir ama okuduklarını ve suyu tarif ederler. Bu aslında o çeşmenin orada olduğunu da belirler o. Çeşme’ye kadar gelmişlerdi ama çeşmeden hiç içmemiş zaten. Ya. Ayşe sözüm meclisten dışarı mağaza alimler böyledir bazı alimler. Çeşme muhteşem anlatırlar suyu muhteşem anlatırlar da ama hiç içmem işlerdir. Hiç içmem işlerdir ama bazı sufler vardır suyu tarif edemezler ama suyu geçmişlerdir bir sefer içe sarhoşluğundan anlatamaz bu dilal oluruna ancak suyu tarif edecek.
olan. Öfkeli. Kamiller dir ama onlar bir tarafı halkın diliyle anlatırlar bir tarafa aklın dilidir bir tarafa halkın dilidir halkın dilinden alıp halka anlatır labonair geçmişlerdir suyu içtiklerin den dolayı bu taraflar. Hani. Hz. Pirin deyimiyle bir damarın mi layık değildir der ama yine de anladın mı layık değil o. Çünkü o sudan içmiştir ama bir tarafı da halkın dilidir terennüm eder bir tarafı da o suyu az önce. Muhyiddin. İbn. Arabi. Hazretlerinin dediği gibi müsaade edildiği kadar sudan anlatmaya çalışın. O yüzden oradaki akıl bizim ve tuvalet ihtiyacımız geldiğinde tuvalete gitmeye götürür bu akıl bu işe yarar karnımız acıktığında helal yemeği doğru götür bu akıl bu işe yarar bunu reddetmek. Yok ben onu da de edenlerden değilim ama bu.
akıl ilahi aşka. Gelince ilahi aşkın. TC fiyatlarına gelince bu erken cd-writer oradan işi yaptır. O yüzden. Cenâb-ı. Hak’kın varlık âlemindeki sıfat. Salt tecelli adlarını hiçbir haklı yetmez de aklıma etmez sen sus olursun ucunda bir sıfatına. Biz başka türlü tarif ederken başka türlü söylerken o sıfatının içinden binlerce sıfat geçirir. Biz şaşak alırız ya o yüzden. Aşıklar şu sıfatı bu sıfata tecellide demezler. O yüzden. Aşıklar onun ismi azamı şu demezler. Çünkü o bir sıfatının içerisinden binlerce sıfat geçirir. Biz ve aşıklar gerçek manada şak alırlar. O yüzden o akla hiç de yapmazlar onu kıl mecazdır çünkü gölgedir. Bu gölgeye güven olmaz gölge lazım mıdır. Evet aslanın peşinden gider o zaman o gölge akıl hakikat aklının peşinden giderse kıymetli.
eder başka. Çaresi yoktur ama hepimizin bu noktadaki mecaz aklı bizim. Gölgemiz hükmündedir. Biz yürürüz arkamızdan ayırır her hakikaten doğru gidiyorsak yok bizzat iplerin dediği gibi gölgenin peşine düşerse ve bataklık gölge. Sonuçta o yüzden o öyle şeyler yapar hiçbir şeyin aklı asla ona idrak edemez o. Çünkü yaptıklarıyla hiçbir şeye benzemez akıl kıyas ederek ten benzetirim oysa o hiçbir şeye benzemez. Çok teşekkür ederim mi tekrar. Sefa getirdiniz alayım selam olsun hiçbir yaratılmamış iken o ama daydı o. Ama iyi biz burada yerine olarak kabul edebilir miyiz. Teşekkür ederim ama ayı hiçbir almaya ne olur kabul edeceksin üyesi olarak yer imgesi yok kabul edemeyiz hiçbir yok idi diş hiçbir yok dedi mı. Hiçbir yok idi o hiçbir yok ki.
deyince sahabeler soruyorlar hazır. Peygamber sallallahü ve sellem bu ama tanımamazlıktan an tanımakla geçme hali bu ama daydı sözü çünkü ama bir şeye benzetiyorsunuz yine ama da bir benzetiyorsunuz o bilinmez ile bilinmezi deyince bilinmezi konu üzerinde bir konuşmak mümkün değil hani bunu. Hz. Muhammed’in. İbn. Arabi derslerin ilk başında taa yüzsüzlük olarak nitelendirmek biz bunu bilmezdik şu hiçbir noktadaş hiçbir bilmiyor ve hiç bir noktada hiçbir bilmiyor. Hatta. Tabiri caizse. Allah’ın allahlı da bilinmiyor bu bilinmezlik deyince. Burası bir. Kördüğüm olarak nitelendirmek dahi mümkün değil hiçbir modeli hiçbir modelin yok hiçbir tarifi yok bu ama. Bey bu sözün bir. Taha’yı tarihin sözlükten duruncu ta yanın. Tamam aklı geçme. Bilmezdim bilmeni istedim benim ne istedin bir muhtaç değil kendi kendisine.
bilinmeyi istedi. Az önce hem de şeye de cevap olmuş oldu şimdi bilinmez dedi kendi kendine bilinmeyi istedi bir muhtaçsın dan ihtiyaç olduğundan dolayı değil bilinmeyeni istedi bir şeye ihtiyaç değil bir mi taşından değil bilmeyi istedi dediğimiz ama. Ben bunu tarif etmemiz mümkün ise silebilir miyiz bunu daha önce de tarif ettik bunu ama normalde şu olsun mu anlaşılsın diye söylüyorum. Ya aslında bu yazıların üzerinden de tarif eder misin ama neyse burada muhyiddin-i. Arabi yazıyordu. Öyle değil mi bunun azlık olarak kabul edelim. Ondan o bilinmezliğin içinde füsunsu vardı füsus tecelli etti bunda ama olarak görelim. Anlatabildim mi bilinmezlik vardı bilmiyor. Ben ne istedi ama birinci tarihin ve ama da. Allah’ın allahlı bilinir. O Hayat anlaşıldı. Bu diğer.
imgesi değil. Bu yok da yer yok daha zaman mekan yok hiçbir yok tabi zimmetli istedi sonra bir yarattı işte bir yarattı. Dediğiniz zaman mekanı gün artık ona. Yarın incesi dediğiniz. Onun için mümkün. Allah. Alem doğrusunu. Allah bilir çok değerli. Üstadımız boş geldiniz şerefine yapılacak yirmimizde irfanımız da bizi istifade ettiler. Şimdi adam faslına devam ettiniz çok güzel açıklamalarda buldunuz ancak müsaade. Müsadeniz olursa şayet. Bendeniz sorulara cevap verdiniz ancak. Bendeniz tamamlayıcı mahiyette iki hususa işaret duyuyorum birincisin şiir de. İbni. Arabi hazretleri bütün. Alem ona muhtaçtır diyor malum haliniz bu. Yüce. Allah’ın. Samet ism-i. Şerifi’nin tecellisi. İhlas suresinde. Kul. Huwallahu. Ahad de ki o. Allah birdir. Allah’ım. Samet. Allah. Samet. Samet olması kendisi hiçbir şeye muhtaç değil. Ancak.
bütün. Alem kendisine muhtaç şimdi. Buradan hareketle az önce bu ifade buyurduğu muz ve arkadaşımızın sorusuyla da alakalı olan. Allah alemin. Peki niye. Yarattı. Alemi yaratmaya muhtaç mıydı alemi yaratmaya da muhtaç değildi ortada gene bir ihtiyatsızlık isminehali var. Ancak o meşhur kötü kendi kendine mahfiyyen gizli hazine hadisi. Kutsi filmde mutasavvıfların hepsi ittifakla bunun hadisi. Kutsi olduğunu söylerler bazı hadis alimleri bu hadisin mevzu olduğumu söylüyorlar ancak bizce bu hadisi şerif sahiptir ve mevzu değildir senede açısından birtakım sıkıntıya dayanarak onlar böyle söylüyorlar şimdi buradan. Aslında göz ardı edilen bir husus varsayım. Üstadımız. Allahu. Teâlâ hadisi. Kutsi size kültü kendinden mahfiyyen. Ben gizli bir hazine dedim ve. Ahmet düğme. Nurofen ve hala. Turhal kan ve harfli ben gizli bir.
hazineydim bilinmek istedim de tercih ediyoruz da o genel bir alışkanlık oldu olmuş. Biz de ağız alışkanlığı olarak hemen bilmek istedim diyoruz. Aslında hadisin metni tam olarak. Türkçemize çevirecek olursak bilinmek li. Sevdim bilmiş olmayı sevdim diyor burada. Aslında alemin ve insanın yaratılmasında bir sevgi unsur var bir aşk konuşuruz bilinmek bilinmekte koşma gitti bilinmiş olacak olmam hoşuma gittin. Ve bundan dolayı beyni bilsinler diye alemi yarattı böyle şimdi tabi son zamanlarda ben denize ilahiyat hocasıyım ama bazı ilahiyat hocalarını. Görüyoruz işte bunlar. İbni. Arabi. Hz. Mevlânâ Hz. Evet efendim. Yunus. Emre diğer mutasavvıflar bir aşk dini çıkarmışlar herkesi herşeyi. Aşk demeli. Ne bağlıyorlar işte aklı devre dışı bırakıyorlar falan şeklinde yaklaşımda bulunuyorlar bunun son derece yanlış olduğu. Açık aslında.
bu örnekte de görüldüğü gibi i alemin insanın yaratılmasında bilir. Sevgi bir aşk unsuru var kaldı ki ayeti kerimede. Yüce. Allah. Allah onları sever onlar da. Allah’ı sevenler buyuruyor. Dolayısıyla alemin evrenin yaratılışında da bir sevgi bir aşk unsur var sevgi olmadan. Aşk olmadan hiçbir olmuyor. Bizler. Bizler. Mesela işte zaten bizi sevmesek arkadaşlarımızı sevmesek. İbni. Arabi sevmesek bu konuyu sevmesek. Hiçbirimiz. Bu akşam burada olmayız burada. Dolayısıyla burada olmamızda bile bir sevgi bir aşk unsuru var 2000’li. Arabi hazretleri de diğer. Muta soğuklar gibi. Özellikle bu noktaya dikkat çekiyor. Ben de bu noktaya vurgu da bulmak lazım teşekkür ederim gerçekten. Muhyiddin. İbn. Arabi bu hadisi. Kutsi feat. Oh atın da çok ele alıp fıtratında da hocam. Allah razı olsun.
sizden bilinmektedir sevdim diye çevir 17’nin arabasını. Ben bilinmekte sevdim de yatıyorum. Allah razı olsun. Evet fit. Hatta gerçekten istediğim değil sevdiğim vardır. Fiat. Allah razı olsun hocam hatırlattın sizden bir görüşü kabul ediyorsun. Ben aynı görüşte sevdim çok lan biz. Ne yapalım sevmekten oluşmuş. Sevmekten kim usanır tadına duygunun patlatırız hangi oradan görür sanır sevenle. Doyum oldu biraz. Mahsundur ya ama söylediysek söylersin ben bir de ciğerden söyler çok mahsun duruyor. Az önce sorumuz arayıp sonra söylesin o zaman an bu konferans sırasında sonlara doğru çok ilginç bir konu geçti a mesela. Allahu. Teâlâ insana ilim öğrenmeyi bilgiyi farz olarak da dilim dinde bilimin ilmin üstüne konulur 10’ar zırh ilmi öğrenmek fakat bir insan kaza anında bilgiyi kaybeder berdiye.
bir cümle geçti. Ah o zaman bilgiyi kaza anında kaybettiğinde hayata olaylara ve varlıklara ne ile hükmeder o sıra sahip olduğu nedir hali abone ol. Ne güzel işte o kalbini geliştirmeyi veya o kalbini zenginleştirmeyi insan başarabilir mi yoksa bu bir kadermidir. Başarır nasıl başarır. Salih amel içtim her daim. Allah’ı zikretmekle bu. A bu bilginin çıktığı sırada kaza sırasında insanın üzerindeki kuvvet güç ara mesela o yüzden su. Fidanı bir şeyle karşılaştırma istemli ve istemsiz. Allah diyor. Der eyvallah. İyi o zaman bilgi ne işe yarar atılmalıdır bilgi. Çeşmenin. Başına götürmeye ye. Eren zorunda yanınızda değilse. Allah neden bilinmeyi istedi neden bilinmek likten kastığı. Normalde bildiğimiz akıllı aklın algılayabileceği çok azdır ama o. Anlaşılmadı şu kalbi aklın. Algıladığı anladığı.
anlayacağı şeyin yanında mevcut akıl tırnağımızın üzerindeki tozun üzerindeki zerresini zerresi kadardır çünkü hiçbir yere sığmadı. Mümin kulumun kalbine sığdım bu muhteşem bir şeyler ama ben. Bilgiden bahsediyorum ben ondan bahsediyorum o zaman bilgi ne işe yarıyor varsa bilgi. Onu tarif ediyor yine kaza anında devre dışı kalıyorsa onu nasıl tarif edebilir. Elektrikler kesiliyor abone ol. O biraz daha açıklayıcı bunu teknolojide elektrikler tek elektrikler kesildi beynin üzerinde herhangi bir hüküm kaldı mı bu kalmadı iş bitti şartlar indi işte diyorum ki biz o zaman o bilginin üzerine neden çalışıyoruz neden bu konferansları veriyoruz. Çeşme’ye götürüyoruz insanlara bu malzemenin başına mustafali. Bursa. Evet bak burası bu benim kendimce kendi kendime inancım bütün bilgiler bütün ilimler bu manalı tasavvufi manada bu.
Çeşme gidince kadardır bu. Çeşme ile kastettiğiniz nedir. Allah’ın. Allah ilahi ilmidir bir bu. Çeşmenin. Başına gelince zamanında. Bu da mı terk edilir. Oo hiçbir zaman onun. Turkey yoktur. Allah’ın ilmidir. Çeşmenin. Başına gidersin son imtihandır. Çeşmenin başında seni bir güzel bekler bu ve. Çeşmenin başında ki güzeli desen ben. Su. İçmeye. Geldim dersen suyu içeceğiz bazı durumlarda ilim sahiplerinin iman sahibi oldukları görülüyor o zaman. Çeşme’ye gitmeden de böyle bir yol mevcut. Hz. Cenâb-ı. Hak’kın iman sahipleri dedi gerçekten o çeşmeden içenler dir çünkü başka bir artık elimizdedir çok azı. İman ettiler ve o. Çeşme’ye imanla var olacaksa o. Çeşme’ye imansız varılmaz az ama her bilende varamaz o çeşme o. Çeşmenin varlığına iman eder. Herkes bu. Çeşmenin suyunu varlığına.
daima. Nadir ama. Cenâb-ı. Hak o iman edenlere der ki. Ey iman edenler iman ediniz bu iman edenler iman etti ya bizim an ettirdik. Evet siz iman ettiniz. Ama bu sizin imanınız taklidi biraz daha öğrendiniz biraz daha araştırdınız imanınız ne oldu tahkiki ama. Kemale erdi mi. Hayır o sudan eşek. Bu pek içenlerle içmeyenler bile olur mu. Sen hiç körlerle görenlerde görmeyenler bir olur mu. Allah nasip eylesin inşallah bakın çok enteresan hiç görenlerle görmeyenler gör olur mu hiç duyanlarla. Duymayanlar bir olur mu şimdi diri yedullah hak mı. Evet. Allah’ın rüyada görmek bu. Hürriyet. İlla abi. İzmir ilahiyat fakültesinin profesörleri kabul etmiyorlar rü’yetullah da kabul etmediler hem adresi hem hepside beş tane. Profesör 5’de kabul etmediler hocam bu.
Elhamdülillah. Sonradan ben onları zaten gönderdim bütün gerekçeleri gelin dedim konuşalım gelmediler bir daha. Zaten şimdi rü’yetullah hak bu. Allah’ı görmek. Evet şimdi görenle. Görmeyen bir olur mu almaz. Allah. Hz. Muhammed. Mustafa’nın sallallahü ve sellem adetten rüyada görülmesi hak mı. Evet o. Ateşlerde sabit mi. Evet görenler de var mı. Evet etek görenle. Görmeyen bir olur mu bu olmaz şimdi ayeti kerimede diyor ki hiç. Duyanlar. Duymayanlar bir olur mu bir olmaz. Hz. Muhammed. Mustafa’yı duyan. İşiten la onu duymayan görmeyen. İşitmeye bir olur mu sufilik bu sufilik duymak sufilik duymak dinlemek sufilik görmek yaşamak abone ol 13 dirilerle. Ölüler bir olur mu. Ayıp değil mi. Çok teşekkür ederiz. Adem pastasından bahsedildi. Adem’in yaratılmasından hemen. Adem. Aleyhisselam yaratılması var.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Sohbeti
ve ki allah-u teâlâ’nın bazı tecelliyat ları var peki. Adem. Aleyhisselam’ın yaratılmasından evvel. Nefsim tecelli ettiği bir yaratılmış var mıydı mı yoksa nefis. Adem’i birlikte var oldu. Adem’in yaratmış. Adem’i yaratmadan önce nefsi yaratmış bu nefis muhakkak yaratılmıştır ama. Adem. Aleyhisselam’ın üzerinde tecelli etmesinden önce daha önce bir varlığın üstünün daha önce bir varlığın üzerinde tecelli etmediği yine sofilerin kabul ettiği meşhur bir. Hadi. Sadık. Allah nefsi yarattı onu önce işte buz deryasına attı bilmem kaç bin yıl orada buz deryasında durdu sen nesin dedi ben. Benim sende sensin dedi. Ondan sonra onu ateşe attı bilmem kaç milim ateşte durdu çıkalım dedi getir. Bana getirdiler dedi. Sen kimsin. Ben kendim sensin. Ben de benim dedi onu şuraya altında da attı.
buraya atın dedi attı. Binlerce yıl orada kaldı. Her geldiğinde dedi ki sen sensin. Ben de benim en sonda. Cenâb-ı. Hak nefsi açlık deryasına attı ve açlık deryasına atınca 39 yıl dayanabildi 42 gün dayanamadı geldi ki dedi ki sen kimsin ben kimim dedik ki ben benim ama sen hala ki zülcelal alsın. İyi o zaman onun. Cenâb-ı. Hak’kın. Allah olduğunu. Halik olduğunu kabul etti oğlum. Adem. Aleyhisselam’ın üstünde elbise bundan sonra dedi ki kim bunalırsa. Ben onlarla razı olacak abone ol. Evet bu da. Adem yüklendi onda. Adem dedi ki sen. Mademki bunu alandan razı olacaksın. Ben senin ağzına razıyım dedim kendi kendime. Ateş attım attı hattı. Sevme dediler sevdim abone ol. Ben bunu. Tabi tekrar söyleyeyim. Bu. Az.
önceki anlattığım nefis alakalı meseli sufiler kabul ederler bunu yine buna hocam üzerinize alınmayın özür dilerim ama bazı hadisçiler bunun da mevzu olduğunu söylerler insanın istemesiyle. Ama. Allah’ın takdiri yön değiştirme bu mu takdir ve yönlü alakalı bir kaç veçe var. Allah’ın bazı takdirleri vardır ki o takdirler ilm-i ilahide sabitlenmiştir o takdirde değiştirmek bu tip takdirleri değiştirmek mümkün değildir ama bazı takdirleri vardır ki. Nisa aleminde değişebilir. Nisan alemi ile alakalı bu noktada takdirlerini üzerinde farklı tecelli edebilir buna bir delil teşkil edebilecek şudur mesela sahabeden genç bir kimse vardı on. Cenabı. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri onun belli bir ömür bitmişti ya işte sen şu kadar gün sonra ölürsün demişti o gün gelince ölmedi ölmeyince sahabeler dediler ki.
ya resulallah sabundan için ölecek demiştin ama ölmedi deyince o gence dedi çağrı getir onu çağırdılar getirdi ne yaptı abone ol ve o düşünce taşındı böyle andan sonra. Cebrail. Aleyhisselam geldi dedi ki ev. Muhammed o filanca sadaka vardı sadaka ömrü uzatır dedi. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri dedi ki. Bu kardeşimiz falanca kimse kardeşinize. Sadaka vermiş sadaka ömrü uzatır dedi ve sadaka ömrü uzat. Aslında sadaka ömrü uzatır derken bunu böyle tefsir etmem ne kadar doğru olur bilinmez o kimse der ki. Cenabı benim ömrüme ömür verdi. Halbuki insanın artı perdede farklı bir hayatı vardır. Bu uzun bir mesele ama biz dünya yaş olarak şu kadar yaşındayız da bu kadar yaşarız dünya yaşında bir de farklı perdelerde farklı.
hayat standartları ve hayat tarzları vardır. Cenâb-ı. Hak. Aslında bunu tabiriyle hoşgörün farklı bir hayat perdesinden kes kopyala yapıştır olarak görevler o kimse o kimse de zanneder ki benim ömrüm uzadı veya insanlar. Zannederler ki onun ömrü uzadı her bu konunun ömrü bellidir eceli bellidir ama farklı perdeden farklı onu bir kesit verilmiştir. Salih amelini neticesinde. O yüzden bazı şeyler vardır âlem-i misalde farklıdır âlem-i şehadete farklıdır o zaman âlem-i misalde olan âlem-i şehadete tecelli edebilir bu kaderin değişmesi değildir o. Alime misafir ki şeyler ve. Hatta bazı şeyler âlem-i misalde yaşanır alemşah adet yaşanmaz. Buna da örnek tersine örnek devam edelim. Şimdi mesela bir rüyanızda görürsünüz gerçekten olur o inanırsınız ağlarsın sızlama mısınız ölürsünüz anne. Oh abisi ölürsünüz derken.
o sizi öyle çok etkiler ki o sana gerçekten rüyada yaşamışızdır bunu onu. Normalde canavar sizin başınıza gelecek o eğlenceyi ama duanın ama zikrin ama sadakanın ama. Salih bir kimsenin duası ve. Salim duasıyla onu alemi şehadeti yaşayacağınız şeyi ailemi misalde yaşanır. Bu da farklı bir tecelli yatır bazen alemi misal den âlem-i şehadete tecelli eder bir kesit oraya gelir. Orada onu yaşarsınız bazen âlem-i şehadete yaşayacak olduğunuz şeyi bir kesip alırlar âlem-i misalde yaşatırlar. Bu. Az önce söyledim ya o de böyle şeyler yapar ki onu yaptığı hiçbir şeyin aklı etmez. Sadece izlersin görürsün birisini başına şöyle bir gelecek rüyanın haktır delilidir sabittir. Salih tire var ama tecelli etmez rüyanda. Gördüğün gibi onu bir kısmı su filan hani âlem-i.
şehadete de tecelli edecekse neden etmez o. Çünkü âlem-i misalde yaşanmıştır âlem-i misalde yaşayanlar öyle olur ki hatta bazılarını öyle hayatları vardır ki onlar âlem-i misale görüşmek için can atarlar. Çünkü orada okul hayat daha tatlıdır ve belki de o kimsenin âlem-i şehadete ki o feryadıma figanıma acısına sancısına âlem-i misalde ki hayatı ayrı bir kitaptır. Hatta öyle olur ki âlem-i misalde onu öyle pencereler açılır o âlem-i şehadetin içindeyken alemi misali. Yaşar ki ona ayrı bir nefes olur. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri mi cennetin burnun gözünün önünde görüyormuşcasına yaşaması gibi iki bulunduğu. Anadolu istemesi var. Tamam olur bu çünkü. Allah onu da bulunduğu anda en iyisini ve en güzelini verendir o zaman. Allah’ın hükmünden sıyrılıp başka bir.
hükme mi yönlenmiş olmak ister o hale gelen bir kimsenin kendince kendi idrak yoktur belki. Hz. Adem. Aleyhisselam’ın. Allah’ın. Oo nefsini talep etmesindeki hususta burada şahsi mi karar verdi tüm insan mı bunu karar verdi burada bir beşeri bir bütün olarak bu düşünmeliyiz veya birisi çıkıp. Ben. Bu emaneti istemiyordum işte babamız istedi bu durumda ne olacak. Bir problem mi bu noktada işin içinden sayılabilirmi işte. Sufi aklı böyle değildir. Sufi. Aklındaki kendinize. Adem onu istemiş ne güzel istemiş ama olumsuzlarda bu noktada görüş bildirirse olumsuzluklar görüş. Bildirir onlarda iman etmesinler kendilerine bir. Allah arasınlar. Arş da görülür. Mesela ben iman ediyorum ama bu emaneti yüklenmek istemiyorum mesai efendilerimizin içinde. Canım benim keşke. Hani bir rüzgarın önünde toz olaydın tarzından.
Hani. Bu emaneti yüklenme noktasında sahabe efendilerimizin içinde nece söyleyenler var. Neden internetin ağırlığından ötürü ne güzel yapmış o emaneti almış. O emanet almasaydı ona. Nasıl tanıdık o emaneti almasaydı o şerbetten kana nasıl içerdik o emaneti almasaydı onun sonsuz fatsal tecelliyat larında nerede masal olurduk. Şimdi ben emanet olmaktan memnunum hamdolsun burada bir yok ama bunun böyle bir kapısı açık mı açık tırız böyle bir yutabilirmi bu işin içinden istiyorsa yapmak istiyorsan yatsın ya onu da o sebepten affedebilirmi. Cenabı. Allah bizi affetsin bana ne bu hepsini affetsin herkese o zaman bir açık kapı oluyordu olsan. Aman gitmek isteyen gitsin. Ben bu kadar. Ata ettim. Güney istedim ama. Bunu ben istemedim emanet bir adammışım için nasıl olabilir bunun sünnet.
Resulullah ta karşılığı nedir onun sünnete. Resulullah da bu normal dediğim hadisi şerif hükmünde adı. Şerif hükmünde olunca sünnet. Resulullah da karşılığı sallallahü ve sellem. Hazretleri veya. Müslümanlar bu konuda. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin ağzından. Durmuş bir şikayet. Yok o zaman neden. Özgür’ün önünde salgılanan. Kum. Gibi olabilirler öldür düşünmüş olabilir o esnada bir kabız al yaşamışlardır. Oka buz halinde öyle düşünmüş olabilir anlıktır o zaman aynıdır ben onu bir kabımız al olarak değerlendiriyorum. Hani bir kimseye öyle kabız halleri. Yaşar kabzalı yaşadığında. O zaman yaşamaktan yemekten içmekten tadı takmaktan nefes almaktan tat almaz da onun gibi bir. Allah kabus haline muhafaza etsin. Bütün. Ümmeti. Muhammed’e kabız hali öyle bir şeydir o intihar etmek bile ister. O esnada.
kabız hali öyle bir şeyler o yüzden bütün büyükler bütün büyüklerin hepside demişler ki. Bir mürşit gerekli bir. Murşide bağlı olmayan kimse bu kabız haline daha fazla tutulur ama bir mürşid-i varsa o kimsenin bu kabız haline fazla tutulmaz böyle gelir geçer o esnada sahabeler de insanlarda onlarında kabız halleri vardı onlarda. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinden bir adam değil bir nefes uzaklaş salar. Onlar da bu kabız hallerini tutuyorlardı bu kabul hallerinden dolayı böyle bir söylemiş olabilirler. Allah hala o zaman bumet edilmiş bir olmuyor ya. Yok biz bu. Ali neden yaşayamıyoruz diye kendimize dert etmemiz gerekiyor. Hanım. Biz bu hali neden yaşayamıyoruz diye kendimize dert etmemiz gerekir 300 Normalde bu hali neden yaşayamıyoruz diye sebeplerine bakıp o hali.
yaşamanın yolunu bulmalıyız yaşamalıyız bir her sahabenin kendince hayatı farklı bir cihette farklı bir noktada mezhep s bir genişlik s biz hepsini yaşayabilecek mi hepsini yaşayamıyor zaman içinden o biz hepsini tek yaşayacağız bir anlamı yok ama hepimiz için orada örnekler var ya hani ayeti kerimede. Allah’ın zikredenler için. Hz. Muhammed. Mustafa. Sallallahu. Aleyhi ve. Sellem. Hazretleri de güzel örnekler vardır demiş hepimiz. Ona bakarız ama güzel örneği yaşayan da sahabeler var sahabeler üzerine tecelli ederler bizim üzerinde tecelli eden marka. Peki. Allah takdirini insanın üzerine bağladı ve kısmi olarak belirli konularda dışından. Peki. Adem. Aleyhisselam nefis emanetini aldıktan sonra ne değişti gene. Bak ondan ben razı olacağım dedi da razı oldu öncesinde değil mi. Allah razı ol canım beyan.
etmiş aleme yaratmış. Adem’i yarattıktan sonra bunlar böyle. Allah’ın sevgisinden mekan ve zaman mı var. Bunlar böyle belli bir zamana bağlı olan şeyler değil öyle görmeyin. Cenâb-ı. Hak. Adem’i yarattı. Adem dahaki de gözünü açar açmaz nefislerinden olduğu gördü ve kim bunu alırsa. Ben ondan razıyım razı olacağım dediğin anda onu üfledi veyahutta. Biz bunu cebri olarak da alabilir sufiler bunu cebine almazlar bu edep noktasında. Biz cebri almayız. Adem nefsi istedi o cebine olursak zaten kadriyesi oluruz. Evet cebri olarak almayız. Dün. Adem istedi bunu. Adem isteyince. Cenâb-ı. Hak dedi ki senden rahat kim bunu alırsa razı olacağım ondan ne canımızın dediği sevgiden mi istedi bana hediye bir yerde şimdi hocamız sevgiden dedi. Evet o da bunu. Sevgili her.
sevgiden zaten o zaman. Adem’in. Allah’ı sevmesinden önce. Allah. Adem’i mi sevdin. Allah. Allah. Adem’i zaten sevmişti o zaman sevene ayrı yükleniyor. Sevgi büyükten küçüğe de hadi şef. Az önce. Allah sevdi de teşekkür ederim bir kardeşine. Lig aktı orada birkaç sefer ama bir türlü fırsat bulamadım abone ol ne olur. Hoş geldiniz. Hocam ben sormak istiyorum alemde her şeyi. Allah’tan bir parçadır insanda. Allah alemde her. Allah’tan bir parça değildir. Bu panteizm dir izine göre o zaman insanda. Allah’tan bir parça oluyor bu da panteizme göre bana göre o zaman cam. Kur’an’da kötü insanları cehennemde yanacaksın söyleniyor. O halde. Allah’tan tüm insanları kötü insan kötü insanlar. Evet. Cehennem azabıyla az adlandırılacak panteizme göre öyle olacak ama. İslam’a göre öyle.
değil bu çünkü. İslam hiçbir onun bir parçası değildir hiçbir ondan bir parça da değildir iyi bakın hiçbir onun parçası değildir hiçbir ondan bir parça da değildir o çünkü hiçbir şeye benzemez o panteist düşüncede ya bütün. Alem. Ondan bir parça bütün alemi bütünleştirir din de. Allah’ın bütünleştirilmiş oldun insanda o halimin içerisinde bir parça insan doğal. Emin içerisinde parça senin taştan topraktan ottan. Çöpten böcekten bir farkı yok. Bu o hale geliyor. Çünkü bu biraz pantes bir düşünce. Hatta bu panteistik ile beraber aynı zamanda da bu. Uzakdoğu felsefesi var ya hinduların ve tibetlilerin o felsefede biraz. Bunun içerisinde o yüzden onlar cennette yok. Cehennem diyor. Onlar için onlar habire işte arasında kedi köpek de olsalar fare de olsalar.
ruh olarak geliyorlar. Bu parçada kendilerini bütün bu çalışıyorlar bazen eşek olarak geliyorlar. Bazen fare olarak bazen ilk olarak yeniden dönüşümde devam ediyor. Bu yüzden bu biraz uzak doğu biraz pantes bir düşünce bu. İslami bir düşünce de. İslam’a göre. Hatta sufilere göre. Bu alem. Gördüğümüz her. Bir hayalden ibaret gerçekte yok abone ol. Evet hocam biraz önce. Adem. Allah. Adem. Aleyhisselam’ı yarattı benimdi. HP ki. Adem. Aleyhisselam’ı insan olarak yarattığına göre. Adem. Aleyhisselam nefsi nerede nasıl gördün kabul etti. Adem’e yesinler vermişti çünkü. Çok teşekkürler verme. Üstadım şimdi. Halit. Bey hocamızın. Çok yerinde bir sorusu oldu zaten. Zona gerekli cevabı verdiniz. Şüphesiz doğru cevap ancak yine ben denize. Müsaade ederseniz ben gene katkı mahiyetinde birkaç söylemek istiyorum şimdi. Halit.
Bey kaza gelince bilgi. Gider. Mi gidiyor dedi. O zaman niye bilgiyi elde etmeye çalışıyoruz. Aslında bilgi taklidi anlamda saat bilgi düzeyinde kalıyorsa gidiyor ancak bilgi kalpte. Kesin kanaat olarak yerleşirse ki biz ona yakın diyoruz bilgi kalpte yakın haline geldiği zaman o hiçbir şekilde gitmiyor. Nitekim mesela biliyoruz son nefeste. Şeytan aleyhillane ne geldiği zaman kişi ona karşı elinde bu bilgiyi bütün delillere ispatlar hepsini. Unutuyor son nefeste bilgi bazında insan her şeyi unutuyor ama. Allah bilgisi. Allah şunu kalbimde yakın haline geldiği zaman şeytan. Allah. Allah ona bir yapamıyor. O yüzden zikir ehli. Aslında yakın ehlidir bir evlilik kişi makine evde etmesi için mutlaka. Zikir ile meşgul. Allah’ın zikriyle meşgul olması gerekiyor. Allah’ın. Zikri sonucunda bilgisi saat bilgi.
olmaktan çıkıp taklidi bilgi olmaktan çıkıp kalpte yakin haline gelince ki biz bilgiyi de zaten yakını değil mi yakayım. Aynen yakın hakkalyakin diye kısımlara ayırıyoruz yakın haline geldiği zaman o zaman o bizi gitmiyor. Şeytan da ona bir yapamıyor ve. Neticede. Önemli olan bu yakına ulaşmak. Nitekim mesela. Bakara. Suresi hemen başında da bu küflenme güzel kitaplara. Betül diye devam ediyor ve bil ahiret. Hım diyor ki. Nur diyor. Onlar ahlak ahirete. Ahiret inancı konusunda merak in sahibidirler saf bilgi sahibi değiller bilginin ötesinde o bilginin kalpte. Kesin kanaat olarak yerleşip yakın hastalığı etmesi neticesi var. O mesela. Halit. Bey sosuna tekrar dönecek olursak o bilgi taklidi bilgiyi saat bilgi olarak kalırsa kazanında gidiyor ama kalpte yakayım haline gelirse o.
bilgi hiçbir şekilde gitmiyor diye düşünüyorum. Teşekkür ederim. Ben de ona dedim zaten. Elektrikler kesiliyor dedim orada kalp çalışıyordu elektrikler kesildiğinde. Ben bazen hatta. Latif olarak söylerim elektrikler varken lambada yürümek herkesin işi elektrikler kesilir k. Ben de yürümek er kişinin işi. Normalde şimdi o bilgi nereye kadar götürebiliyor bilgi diyorum ki çeşmeden su içince kadar o. Çeşme’den suyu tanıtıyor. Çeşmenin suyunu tanıtıyor bilgi ama o. Çeşme’den suyu içti anda o güne kadar anlatılanlar değilmiş o onu anlıyor ve diyor ki asıl hakikat buymuş. İşte o suyu içmedikten sonra her zaman için tehlike var onda da ama o suyu içtiyse var bunun yolu da ne dedim. Salih hemen salihlerle beraber ve zikir bunu başka alternatif yok bakın. Başka bir yolu.
yok. Bunu kimse bu konuda kendince yollara mısın o gittiği yolların hepsi de sapıklıktır. Salih amel salihlerle beraber olup devamlı s**** Bu üçü birleşecek o kimse de 3’ü birleşmezse kalbin lambası yanmaz ben sana 100 görmek yüz görmek yüz görmek pek olumlu veya olumsuz anlar sırasında kişinin sevdiği birinin yüzünü görmesi delildir delil midir delil mesela bazen olumsuz bir durum oluyor bir denizdir onda. Sevdiği kişinin yüzünü görüyor delidir. Yusuf. Aleyhisselam tamam bu mail edecekti. Züleyha’ya da tam mail edeceği esnada ayeti kerimede diyor. Allah’ın deliği olmasaydı neyle edecekti. Onu sufiler şöyle alet tefsir ederler. Bu bir kısım sufilerin üzerinde tecelli eder bir kısım iyi sufiler tam bir. Emel edecekler mail edeceği hemen şeyhinin şekline şemalini görünür çok sakin audio.
yüze onda öyle tecelli etmiştir. O hemen üstadın şeklini şemalini. TC görülür büründü anda otobüs ondan imtina eder çünkü o görünüş. O esnada. Şehit bir yüz ifadesiyle dirani. Sen ne yapıyorsun. Ama sen kendinde misin o delilidir. Çünkü sufinin konuşması bir çift üstüdür sufilik. Mahallesi’nde soru-cevap alması bir o bir çıkıştır da o bir çıt daha üstündür şimdi. Normalde o fenafişşeyh. Lig yolundadır o fenafişşeyh. Lig yolunda olan. Sufi daha da açık konuşayım. O zaman şimdi. Fenasi. Şehit yolundaki. Sufi iyi bir yaparken üstadının cemalini görür otobüsüme da devam et oğlum bu güzel. Bir evladın devam et bu güzel bir bu su. Bunlar sufiliğin delilleridir kötü bir şeye üzerinde şüpheli bir iyi mi kötü mü belli değil şüpheli. O esnada.
böyle kalbi de kayıyor ya gönlü kayıyor ama o iyi bir. Derviş güzel bir der hemen olur ama fena fişe yakın fena fişe. O esnada üstadının ve hiçbir şekilde görülen. Sen ne yapıyorsun kendine gel gibisine. O hemen anlamıyorum finalde hemen kaçınır bu hem. Üstad’ın mürşidine mürşid-i kâmil yine hem de sufinin kendisinin sufilik yolunda düzgün adamla gittiğine denirdi bunun bir çıt üstübü. O zaman o kimse bir içsek. Üstadı konuşmaya başlar bunun içme içmez. O Herkes o sudan içiyordum ama giremez o herkes nefsine uydun da şunu uyuduğunda bunu yaptığında bunu ettiğinden ama ona içme dedi içmez bunu yeme diyemez bu konuşma bu sefer bu artık o ona. Tabi olur yeme dedi yemiyor içme dedi içmem salgan git soldan.
hiç. Sağdan git sağdan gitti yürü bunu terk etmedi terk etti herkes onu deli divane oldular eşya onu tuhaf fakat çocukları tuhaf fakat annesi babası dolap bakar o kendi kendisine öyle yol bu işin başlangıcıdır. Arkadan senin dediğin gibi soru-cevap gelmeye başla. Ama başlangıcı budur. Ondan sonra der o birisi işte ona ilk etapta ya böyle mi dar mesela o zaman olmadı ki. Buna cevap verme cevap vermiyorsun bul. Aşkım muşçalı cevap ver olmaya başladı boya. Emir dinleyenler. Ya ne alaka var bu soruyu cevapladı. Ama ona öyle oh öyledir o bu. Fena fişek yolunda daha değiller gitmiştir. İslam dışı oluyorsa bir kişi. Mesela bu konuşmayı talep etmediği halde bu onun iradesinin dışında gerçekleşiyor zaten iradesinin dışında gerçekleşirken önce zaten.
iradesiyle gerçekleşirse sıkıntı vardı onu zaten ilk etapta irade dışıdır o. Hayret eder zaten o esnada abi bakar örnekli yorum. Şimdi ben bana bu. Türk için sufinin başlangıcıdır ya dedim ya. Çeşmenin başında bir güzel hatun vardır. Ona kanarsa kaybedersin diye çok az önce sohbetlerle değil mi bu yolda hep böyle bu böyle. Hatun şeyinden gitmesin bu illaki. Hatun değil. Senin nefsine hoş gelecek insanların hepsine tatlı gelecek şeylerle örülüdür yol yolda gidersen hiçbir şeyle karşılaşırsın kaybetti kimse gelir yanına senin tamam mı var ya da akşam ben seni rüyamda gördüm ha seni sahabelerden etmişler muhteşem bir değil mi ve o esnada. Türk şehri gelir ana nefsine oymalar yürü nefsine uyma. Sen yürürsün on adam söyler. Hayırlı olsun. Allah’ın hareketi.
yürü orada durma neden o senin nefsinin oynuyor. O yüzden bunlar böyle yolun içerisinde yolda üstadıdır hücre sonra o yüzden. Yunus’u. Mevlânâ sı. Hacı. Bektaş. Veli. Hacı. Bayram. Veli site sufinin başlangıcından beri. Abdülkadir. Geylani. Hazretlerinin sözü olduğu söylenir. Hadi siz kimsiniz zayıf hadiste söyler ya. Kimse de. Geylani. Hazretleri sözü de şeyhi olmayanın şeyhi şeytan. Laz sufilik yolunda gidecekse bir kimsenin. Muhakkak bir. Şemsi. Tebrizi ihtiyacı vardır bir delilidir. Çünkü. Hz. Mevlânâ’nın. Mevlânâ olmasına. Şemsi. Tebrizi dir bir şemseddin-i tebrizî ile tanışmadan önce. Mevlânâ mıydı yine mevlanayı ama kim tanıyordu kimse tanımıyordu bu. Eğer bir kimsenin tebliğ si yoksa. Şemsi yoksa o bu noktada senin dediğin gibi şeytani olarak olabilir belki böyle birisi geldi övüyor bunlarla karşılaştığımız durumda şeyhini.
görmeyip kendisi oluyorsa ve sakalları çıkıp elleri bile ona benziyor. Sen kendi kendine görüyormuş gibi olup hani böyle bir farklı bir durum oluyor o zaman. Nedir o oto duruma göre. Normalde şeyhinin şekline s****** Tanrımız. Ama kendisini kendisi mi olur kendisi oluyor ya korumaya almış olunuz akıllı çıkıyor mesela korumaya almış şöyle oluyor korumaya alınmış olduğu büyük yanlış mı yapıyordu kendimi çektim acaba kendini. Şeyh görüyorsun görsün onda bir sıkıntı yok. Kendisi öyle görürse zaten sıkıntı ol kendi söyle görmedi. Hadi o hale kendisinin büründüğünü görüyorsa onu da fena. Bu fena olmaz bu aynaya bakarsın kendisini şehri gibi görür eline bakar 10. Evi yüzüne bakar yüzü öyle değildi ama onu yazıyor çıkar mı bu yol böyle başkası böyle dinleyince kafayı.
kıracak gibi olurum böyle ve o yüzden. Doktor diyor ya bisikletle gelirse ben hemen altına imza atarım diyor senin diyor kafayı kırdığına dair abone ol. Ama gerçekten psikiyatri birkaç tanesi konuşmaya çalıştı bana. Kaç çocuğun var dedi saymadım deyince kaldı abone ol. Bu normal değil mi. Evet teşekkür ederim. Allah razı olsun. Hakkınızı helal edin. Geceniz hayırlı olsun inşallah 38 o.
İlgili Sohbetler
- 3. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
- 17. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
- 31. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.