Nasihatler

707. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


Selamünaleyküm. >> Aleykümselam. Allah gecenizi hayırlı eylesin. >> Amin. >> Rabbim hayatınızı, ömrünüzü gece hayırlı eylesin. >> Amin. >> Rabbim cümlemizi ve cümle ümmeti. Muhammed’i hakkı hak batılı batıl bilenlerden eylesin. >> Amin. >> Hakkı hak bilip hakkı yaşayan ve haykıran, batılı batıl bilip batıla karşı cihat eden kullarından eylesin. >> Amin. Nerede. Müslümanlara haksız, hukuksuz davranılıyorsa, nerede. Müslümanların kanı, namusu, şerefi, haysiyeti ayaklar altına alınıyorsa >> Cenâb-ı. Hak hepsini de kahr eylesin. >> Amin. >> Müslümanları korusun. >> Amin.

>> Her türlü şerden, her türlü beladan, musibetten, sıkıntıdan ümmeti. Muhammed’i korusun. Amin. >> Zarar vermek isteyenlerden. Cenâb-ı. Hak zarar vermek isteyenlere fırsat vermesin. >> Amin. >> İsrail’i dağıtsın, yerle >> amin. >> Gizliden, açıktan destekçilerini yerle >> amin. >>. Hepsini dağıtsın, parakende eylesin. >> Amin. >> Hepsinin güçlerini yerli ihsan eylesin. >> Amin. >> Doğu. Türkistan’a özgürlük nasip eylesin. >> Amin. >> Bütün ümmeti. Muhammed’e özgürlük nasip eylesin. Amin. >> Rabbim ümmeti. Muhammed’i. Kur’an ve sünnet-i senie çerçevesinde derlesin,

toplasın. >> Amin. >> Ecm. Bugün 43 nasihat. Furkan suresi ayet 171. Euzü >> billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Ve yme yahşuruh ve min dûillahi feyekulent feyekulü eentleltüm ibadiulai emallü sebil kalu sübhaneke me k yi len min dûike min evliya veakin meteh veeh hat nesikr veu kav sadakallahul azim. Amin. Furkan ayet 1718. Rabbin onları ve. Allah’tan başka taptıklarını topladığı gün bu kullarımı siz mi saptırdınız yoksa kendi kendilerine mi yoldan saptılar? Der onlar haşa seni layık olmadığın sıfatlardan tenzih ederiz.

Seni bırakıp başka dostlar edinmek bize yakışmaz. Fakat sen onları ve atalarını nimetler içinde yaşattın da sonunda seni zikretmeyi unuttular ve yok olmaya layık bir kavim oldular.” der. Burada söz konusu olan bu akşamki sohbetimiz, sen onları ve atalarını nimetler içinde yaşattın da sonunda seni zikretmeyi unuttular ve yok olmaya layık bir kavim oldular. Bu akşamki dersin konusu bu. Zikretmeyi unutan kavimlerin sonuçta yok olması veyahut da malu nimet içerisinde yüzerken insanlar veyahut da kavimler veya topluluklar o malu nimetin

içerisinde, dünya nimetlerinin içerisinde. Allah’ı zikretmeyi unutmaları ve bu zikretmeyi unuttuklarından dolayı da yok olup gitmeleri. Çünkü zikir bu noktada hani zikretmeyi unutmak gafletle alakalı ve o kimse gaflet. Allah’tan kopuşun. Allah’tan ayrılışın. Allah’la irtibatın kesilişinin başlangıcı. Bir şeyde. Allah. indinde gaflete düşerseniz o gaflete düşüşte. Allah’la olan bağınız gevşemeye başladı. Çünkü normalde o kimse zikrullah’tan uzak olunca, gaflet basınca o kimsenin kalbinde. Zikrullah’tan eser kalmadı. Zikrullah’tan eser kalmayınca onun yerine batıl şeyler heva heves geldi oturdu. Çünkü kalpte zikrullah

var ise heva heves oradan çıkar. Şeytaniyet oradan çıkar. Eğer kalpte zikrullah olmaz ise o kimsenin kalbine heva heves şeytan yerleşir. Şeytan yerleşince de o kimse normalde şeytani yollara, şeytani düşüncelere, şeytani isteklere doğru meyl etmeye başlar. Ve o kimse normalde zikrullah’ı bıraktığında artık onun asıl manevi ölüm başlamıştır. Onda kalbi ölüm başlamıştır. Asıl yok oluş o kimsenin kalbinin kararması, o kimsenin kalbinin perdelenmesi asıl o kimsenin manevi olarak ölüme doğru yol almasıdır. O kimse hala daha bundan tövbe edip.

Allah’ı zikredip geri dönmüyorsa o helak olma yoluna girmiştir. O çünkü gaflet gafleti getirecektir. Gaflet gafleti getirecektir. O kimse manevi ölüme doğru yürüyecektir. Oysa. Cenâb-ı. Hak normalde zikrullah’ı o kimsenin manevi bağı olarak görür. Bir kimse iman edip. Allah’ı zikrediyorsa o zikir. Allah’la olan irtibatını kuvvetlendirir. Allah’la olan bağını ku irtibatını, kuvvetini yükseltir. Ve o kimse bu manada zikrullah ile devamlı. Allah’la alışveriş yapar. Ve. Cenâb-ı. Hak da ey iman edenler. Allah’ı çokça zikredin der. Ahzap ayet 41. Müslümanlara. Cenâb-ı.

Hak der ki. Allah’ı çokça zikredin. Başka ayet-i kerimede de. Rat suresinde ayet 28’de kalpler ancak. Allah’ı zikretmekle mutmain olur der. Kalbin başka bir şekilde mutmain olması mümkün değildir. O yüzden o kimse devamlı. Allah’ı zikredecek ki o kimsenin kalbi. mutmain olsun. Başka bir ayet-i kerimede, “Ey nefis, rabbine mutmain olarak dönün.” der. O yüzden normalde o kimsenin rabbine dönüşü mutmainne makamında olması lazım. Zikrullah yapar ise e mine makamına gelir ve o noktada manevi dönüş onun için başlamış olur.

O yüzden zikrullah’ı terk ederse o kimse bu sefer kalbi komple nefsin ve şeytanın emrine girer. Kim zikrullah’ı terk ediyorsa bakın kim zikrullah’ı terk ediyorsa o kimse nefsin ve şeytanın emrine girer ki onun manevi helakıdır. Allah muhafaza eylesin. >> O yüzden >> Haşir ayet 19’da. Allah’ı unutan, bu yüzden. Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın der. O kimse. Allah’ın zikri bıraktı, unuttu. Allah’ı unuttu. Allah’ı unutunca. Cenâb-ı. Hak diyor ki ona kendisini unutturur. O kimse artık kendisi.

de hatırına gelmez. Kendini manevi hali hatırına gelmez. Kendinin duruşu hatırına gelmez. Kendisi nerede ne halde o hatırına gelmez. Ve o unutmadan dolayı gafletten gaflete, gafletten gaflete, nefsaniyetten nefsaniyete, şeytaniyetten şeytaniyete yuvarlanır gider. O yüzden normalde. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de. Allah’ı zikreden diridir. Allah’ı zikretmeyen de ölü gibidir der. O zaman o kimseyi diri tutan manevi olarak diri tutan olgu. Allah’ı zikirdir. Kim. Allah’ı zikretmiyorsa ve zikrullah’ı terk ettiyse o manevi ölüdür. Kim. Allah’ın zikrini unuttuysa

o kimse yok olmaya, manevi olarak yok olmaya mahkumdur. Ayet-i kerimenin başında da normalde neden insanların. Allah’ı unuttuklarını, zikrullah’ı unuttuklarını söyler. Orada der ki, “Onlara sen nimetler verdin. Onlara sen normalde rahat bir hayat verdin ve nimete gark ettin. Onlar. bu nimetlerin çokluğundan, onlar bu rahattan dolayı azdılar, saptılar ve seni unuttular.” O yüzden hani zenginliğin şaşırtmasıdır bu. Rahatın şaşırtmasıdır. O kimse rahatı görünce şaşırır, kibirlenir. Zenginliği görünce şaşırır, kibirlenir. İnsanoğlu enteresan bir varlıktır. Biraz rahat yüzü görse, biraz böyle

dünyevi olarak rahatlasa hemen o kimse. Allah muhafaza eylesin şımarır, şaşırır, kibirlenir. Allah’ı unutur. Ama bir kimsenin başında hani biraz illet, biraz gıllet, biraz zillet olsa. Allah’ı unutmaz. O kimse bol. Allah’ı zikreder, dua eder. Hani adamın başında bir dert vardır. O dertten dolayı. Allah’ı unutmaz. Her daim. Allah’ı zikreder, Allah’a dua eder. Allah’tan ister. Hiçbir zaman. Allah’la olan arasını normalde bozmaz. Sıkı tutmaya çalışır. Sebep onun çünkü başında bir illet var veyahut da biraz gıllet, geçim sıkıntısı var. O.

yüzden o kimse geçim sıkıntısı olunca da. Allah’la olan bağını sağlam tutmaya çalışır. İşte borcu var. Ben kendi nefsimden pay vereyim. Her sabah okursun. Her sabah zikrullah yaparsın. E borç gevşeyince biraz böyle işler düzelince sabahları okumayı bırakırsın. Zikrullah’ı da bırakırsın. Öbür türlü sabah namazıdan sonra ders yapacağım. Zikrullah yapacağım diye uğraşırsın. Derdin, gamın, tasan kalmayınca salarsın biraz yakasını. Neden saldın? Gam tasan kalmadı. Ensende boza pişmiş olsa sabah akşam. Allah’ım dersin. Ensende boza pişerse ama ensende boza pişmez de

normalde rahatladığın zaman ya hele dersi canım e öğleye kadar da çekerim ben. Öğlen namazından önce de çekerim. Olmadı öğlen namazından sonra çekerim. Olmadı ikind de çekersin. Olmadı ben akşama çekerim ya. Olmadı. Şuradan iki ü tane derviş gelse de. üç tevhit okusak da ders çekilmiş olsa dersin. O dersi çekmek artık senin nefsine zor gelir. Hatta dersin işte topluca zikrullah yaptığımız ders çekilmiş oluyor mu? Oluyor. Cemaat halinde zikrullah yapınca ders çekilmiş oluyor mu? Oluyor hemen ya nasıl olsa.

Ondan sonra üstat dedi ki işte herkes evinde zikrullah yaptırabilir. Herkes ders yaptırabilir. Hemen şurada üç kişiyi çevirelim. Allah’ı zikredelim. Derste çekilmiş olsun. Tamam. Cemaatle zikrullah yaptın mı? Yaptın. Hanefi’ye göre üç kişide cemaat oldu mu? Oldu. Ama bu nefsin kaçtığı yerler. Ben kendi yaptıklarımı söylüyorum size. Ha başka bir değil. Veyahut da. Bayinder’da ilk yeni başladığımızda ben böyle söylemek istemezdim. Önce kendi nefsimi attım. Bayındırları da atayım. Biz. Nuri’nin pastanesinin üstünde hemen ikindi kılıyoruz. Onlar beni bekliyorlar orada. Hani.

üç tefit vuracağız ders çekilmiş olacak. Biz çıkıyoruz pastanenin ikinci katına. Normalde orada ikindiyi kılıyoruz. İkindiyi kıldıktan sonra üç tevhit. Bana diyorlar ki abi ders çekildi mi? Çekildi diyorum ben. Hani dersiniz çekildi. Tamam bitti. Şimdi onu gözlüyor o kimse hani veyahut da biz kendi kaçamak yollarımız. Şimdi o kimse normalde kendince kaçamak yollar arar. İşte ikindiden sonra çekerim, akşamdan sonra çekerim, yatsıdan sonra çekerim. Ben sonra şunu der ya sabah namazından önce kalkarım iki günlük ders çekerim. Hem bugünkü

çekerim hem de bir önceki gün geçti. Bu gafletle alakalı. Bu artık böyle kaçacak yollar arıyor. Allah muhafaza eylesin. O yüzden o kimse normalde zikrullah yaparsa diridir. Zikrullah yapmazsa ölü gibidir. Ey ashabım size mamur bir ev ile yıkıntı bir. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında ev arasındaki farkı söyleyeyim mi? Söyle ya. Resulallah. Allah’ı içinde. Allah’ın zikredildiği ev mamurdur. Yıkıntı dahi olsa içinde zikrullah yapılmayan ev yıkıntıdır. Mamur dahi olsa. Senin bir villan var harika. İçinde zikrullah olmuyorsa harabe.

Senin harabe bir evin var. Eğer içinde. Zikrullah oluyorsa o mamur be. Siz şimdi evlerinizi. Zikrullah’a açınca mamur bir ev. Evi. Zikrullah’a açmadın. Aman koltuklar kirlenmesin. Dervişler çocuklarına bakmıyorlar. Ondan sonra ortalığı kirletiyorlar. Saksak yapıyorlar. Dervişlerin çocukları durmuyor durduğu yerde. Ben evime dersi açacağım ama hanım dervişlerin çocuklarından şikayetçi. Gerçekten de bizim dervişlerin bazı çocukları var. Duz düz duvara tırmanıyor. Salsan bir de bakacaksın. Örümcek. Adam gibi çocuk duvarda. Ama normalde şimdi bunun için ders almıyor. E harabe oluyor evin.

O evde zikrullah olmazsa, o araba. dergaha çalışmazsa, Allah yolunda çalışmazsa, Cenâb-ı. Hak onun hesabını soracak senden. Zannetme ki evin hesabı sorulmayacak. Zannetme ki arabanın hesabı sorulmayacak. Zannetme ki o zenginin, o paranın hesabı sorulmayacak. Zannetme ki o nefesin hesabı sorulmayacak. Zannetme ki o vücudun, senin vücudunun hesabı sorulmayacak. Zannetme ki o sağlığının hesabı senden sorulmayacak. Zannetme ki zaman olarak o zamanın hesabı senden sorulmayacak. Bunların hepsi de hesabı sorulacak. Bunların normalde bundan kurtuluşun yolu. Allah’ı zikir. Kurtuluşun yolu zikrullah

cemaatleri, toplulukları. Bundan kurtuluşun başka bir yolu yok. Evinizde zikrullah olacak. Sizin kalbinizde zikrullah olacak. Dilinizde zikrullah olacak. Yolda yürürken zikrullah yapacaksınız. Otururken zikrullah yapacaksınız. Namazlardan hemen sonra zikrullah yapacaksınız. Muhakkak. Allah’la bağını normalde kuvvetlendireceksiniz. Ama o kimse eğer zikri terk ederse ne olacak? O zaman. şeytanı musallat ediyor. Cenâb-ı. Hak. Zuhruf ayet 36. Kim. Rahman’ın zikrinden yüz çevirirse biz ona bir şeytanı musallat ederiz. Artık o onun yakın arkadaşı olur. O kimse. Allah’ın zikrinden yüz çevirdi. Zikrullah’ı terk etti.

Zikrullah’ı bıraktı. Cenâb-ı. Hak hemen anında sen. Zikrullah’ı bıraktığın anda hemen senin kalbinde şeytan zaten orada kalbinin kapısında tünekleyip duruyor. Kalbin kapısında duruyor. Zikrullah’ı bıraktın. Şeytan içeri girdi ve şeytan zikrullah’ı bıraktığın için senin dostun oldu. O sana vesveseyi vermeye başladı. Dervişlerin hatalarını gösterdi. Eşinin hatalarını gösterdi. Çocuklarının hatalarını gösterdi. Arkadaşlarının hatalarını gösterdi. Üstadın hatalarını gösterdi. Hatta daha da gitti. Peygamberler de hata yapmış dedi. Daha da ileri gitti. Bütün peygamberler hata yaptıysa senin peygamberin nasıl hatasız olur? O da

hata yapmıştır dedi. Daha ileri gitti. Kur’an’ı hatalı görmeye başladı. Neden? Zikrullah çünkü terk edildi. Allah’ı unuttu. Allah’ı unutunca. Cenâb-ı. Hak da ona bir şeytana musallat kıldı. Şeytan tabiri caizse onu parmağında. Şeytan onu parmağında oynatıyor. Artık bir bakıyorsun o kimse aniden öfkeleniyor, kibirleniyor. Kimseyi beğenmiyor. Aniden kavga ediyor, ortalığı talan ediyor. Kibir onda. Uludağ gibi oluyor. Çünkü zikrullah yapmazsa bir kimse kibrini yenemez. Zikrullah yaparsa o kimse kibrini yener. Şeytanın en büyük silahı seni kibirlendirmektir. Zikrullah bir kimsenin kalbinde

oturmadıysa hemen şeytan oraya oturur ve hemen seni kibir perdesine çeker. Başındaki dervişi tepeden bakaraktan gözünle süzüyorsan sen kibir perdesindesin. Gizli şirke düştün. Başındaki eşine tepeden bakıyorsan kibir perdesine düştün. Şeytan seni alaşa etti. Kendi evladına tepeden bakıyorsan veya kendi annene babana tepeden bakıyorsan beğenmemezlik yapıyorsan. sen kibir perdesine düştün. Şeytan seni aldattı, kandırdı. Seni gizli şirke düşürdü. Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> En büyük korkumdur benim dervişlerin üzerinde zikrullah’ı. Çünkü bir kimse sırtını dönerse. Allah’ı zikri bırakırsa çünkü

normalde e örnekliyorum bunu. Şeytan böyle farklı şeyler yaptırmaz dervişlere. Kolay içki içirmez sana. Kolay kumar oynatmaz sana. Sen çünkü gel kumar oynayalım dese birisi sen gidip oynamazsın. Ha telefonuna indirir oynarsın. Kimse görmüyor dersin. O zaman da ütülürsün. Gider milyarlar, 500.000 liralar, 200.000 liralar. Oradan uçar. Hiç kimsenin de haberi yok ya. Oradan gider o. Ondan sonra bir bakmışsın adam iflas etmiş veyahut da kollulara gider. O artık tamam bitmiş onun işi. Ha diyeceksiniz ki derviş kolluları gider mi?

Gider. Adam cep telefonuna indirir kumar. oynar mı? Oynar. Bir bakmışsın iflas etmiş. Evdeki hanımı da der ki, “Ulan ticaret yaptı da batırdı. Yok işte alır verişte batırdı.” Anan ne alakası var? O para ticarette batmaz. Ticarette batanı getir alacaklarını ben tahsil edeyim diyorum. Bakıyor benim yüzüme. “Getir. Ben diyorum ticarette batırdıysan getir. Ben alıvereyim diyorum senin alacaklarını. Kimdeyse çekse çek. Senetse senet, açık hesapsa açık hesap. Telefon açacağım diyorum. Rica edeceğim, söyleyeceğim. O da beni mafya babası zannediyor. Öyle

dedi dervişlerden birisi, “En büyük mafya sensin.” dedi. Gitmiş aldanmış, senede imzalamış. Geldi dedi, “Senden daha büyük mafya yok abi.” dedi. “Eşte şöyle oldu, böyle oldu, şu oldu, bu oldu. Ee bu paramı tahsil ediver.” İyi edivereyim dedim. Ha tahsil ettik sanki faydalı ne o? Bir. mi oldu adam? İlk önce o gitti gene. Tahsil ettik ama parasını. Adamlar galeri gibi bir yer açmışlar. Loş ışıklar zannedersin ki pavyon. On dedim pavyona giriyor sanki. Selamünaleyküm. Aleykümselam kardeş. Böyle bir olmuş

dedim. Bak şunu böyle yapmışsınız, şöyle etmişsiniz, böyle etmişiz. Sana ne kardeş dedi bana. E dedim ya böyle bana beni ilgilendiriyor demek ki dedim ya buraya kadar gelmişiz dedim. Beni ilgilendiriyor demek ki dedim. Şimdi o muşlu olanlar üzerine alınmasın. Biz muşluyuk kardeş dedi. İyi ben de bayındırlıyım dedim. Bayı neresi?” dedi. “Ef’nin bol olduğu yer” dedi. “Nasıl?” dedi. “Vallahi dedem” dedim. Yunan’ı önüne katmış dayanamamış dedim. Ondan sonra dedim ben. Yunan’a destek olanları da önüne katmış dedim. Ona da

dayanamamış dedim. “Onların evlerine de” dedim. başlamış ucundan yakmaya dedim. “Ben de bayındırlıyım dedim. Öyle asıl uzatmayalım.” hallettik tabii onun senedini filan aldık. Oradan işini bitirdik. Hamdolsun. Şimdi o zikrullah’ı terk ettiğinden o oluyor. Bütün her ben zikri terke bırakırım. Sen dersini çek kardeş. Hiç olmazsa sabahları çek. Zikri terk etme. Günlük virdini çek. Hiç olmazsa. Hiç olmazsa diyorum. Allah’ı zikret. Az da olsa devam et onu. Yoksa sen zikrullah’tan yüz çevirdiğin için. Cenâb-ı. Hak sana bir şeytan musallat edecek.

O kalbinde zaten hazır asker duruyor. Namussuz duruyor o. O bir yere gitmiyor. O kalbinin kapısında duruyor orada. O başka bir yere gitmiyor. Çünkü. Cenâb-ı. Hak ayetle sabitlemiş. Kim. Rahman’ın zikrullah’ından yüz çevirirse onu şeytan musallat ederiz. Bitti. Allah söylüyor bunu. Mustafa. Özba değil. O zaman. o kimse zikrullah’ı bıraktı. Şeytan onun kalbine oturdu. Sonra ondan. Bakın ondan her bekle. Ahmed bin. Hanbel’in hadisi. Kim. Allah’ı zikretmekten yüz çevirirse. Allah da onu kendine unutturur. Sen. Allah’ı zikretmeyi bıraktın, yüz çevirdin.

Allah sana kendisini unutturuyor. Çünkü zikrullah en büyük iş. Zikrullah en büyük nimet. Bir tarafta manevi maddi manevi nimet. Sen zikrullah’ı bırakaraktan maddi manevi nimete yüzünü çevirdin, döndürdün. Sen. Allah’a sırtını döndün. Cenâb-ı. Hak seni maddi manevi bir sofraya oturtturdu. O maddi manevi seni nimete gark etti ve seni maddi manevi nimetin içerisinde yaşatırken sen hainlik yaptın, sen vefasızlık ettin, sen körlük yaptın, sen nimete sırtını döndün, sen nimete vefasızlık ettin. Cenâb-ı. Hak da kendisini unutturdu sana. Sebep sen en

büyük işe sırtını döndün. Çünkü sen. Allah’ın en büyük, en faziletli ibadetine sırtını döndün. Sen. Cenâb-ı. Hak seni zikrullah halakasına oturtturdu. Sen o halakaya hainlik ettin. O yüzden. Allah sana kendisini unutturdu. Veyahut da sen zikrullah’a düşman oldun. Sen zikir halakasına düşman oldun. Zikrullah’a düşman oldun. Toprağın böylemesine doğru biraz gel böyle yer açılsın. İbrahim de biraz olsun kımıldan. Haydi bakayım. Destur bismillah. İki dizinin üzerine arka tarafta yer var da geçin bu tarafa. Ayaktaki kardeş. Ayaktaki kardeşler. Bu tarafta

yer var. Geçin böyle. Evet. Geç geç. Yolları açın. Böylemesine gelin. Buraya ben 2000 kişi aldırırım ya. Merak etmeyin. Yok satmayı severim ben. O yüzden normalde zikrullah’a o kimse öyle bir büyük bir nimet ki. Allah’ı zikir. Sen o sırtını oraya dönersen sen. Allah’ı unutursan. Allah. da sana kendisini unutturuyor. Bu büyük bir aslında dünyadayken daha ceza. Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> Rabbim muhafaza eylesin inşallah. O yüzden. Mesnevide. Hz. Pir zikirsiz insan, cansız cesettir. Zikirle dirilen gönülse hakkın

nefesiyle konuşur der. Demek ki zikirsiz beden cansız. Hani o az önce hadis-i şerifi zikredenle zikretmeyenlerin arasındaki farkı söyleyeyim mi? Evet. Zikredenler diridir. Zikretmeyenler ölü gibidir. Hadis-i şerif. Hz. Pir de diyor ki, “Zikirsiz insan cansız cesettir. Zikirle dirilen gönül ise hakkın nefesiyle konuşur. O yüzden normalde o kimse zikrullah yok. Yok ise o yok olmaya mahkumdur. O kimsede zikrullah durmuyorsa ve o zikrullah’ı terk ettiyse o kimse de manevi olarak yok olmaya mahkumdur. Rabbim bizleri zikrullah ile bağı kesilenlerden

eylemesin. >> Amin. >> Nefsine uyup. da zikrullah halakasına sırtını dönenlerden eylemesin. >> Amin. Şeytanın vesvesesine uyup da bizleri kibirlenenlerden eylemesin. >> Amin. >> Her türlü şeytanın vesvesesinden, desisesinden bizleri muhafaza eylesin. >> Amin. >> Ecm. Yeğenim 6 yaşında okulda akran zorbalığı görmüş ve olaydan sonra kekemelik başladı. Dua eder misiniz? Rabbim muhafaza eylesin. >> Amin. >> Bu tip şeyleri önemseyin. Normalde gidin okul müdürüne şikayet edin. Hatta daha ileri gidin. Gidin karakola şikayet edin. Gerçekten böyle bir oldu. Okul

müdüründen beri hasta okul müdürlerine bile gitmeyin. Gidin karakola şikayet edin. Böyle çocuğum okulda böyle zorbalıya uğradı. Zorbalıya filanca çocuklar üzerinden zorbalıya uğradık. Gerekleninin yapılmasını diye gidin karakola şikayet edin. Çünkü bu akran zorbalıkları arttı. Her yere sirayet ediyor bu. Her yere sirayet ediyor. Okullarda, sokakta,. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti dergahta bile var burada. O yüzden asla buna müsamaha yok. Hemen bu konuda dergahta böyle bir olduysa görevlilere bildirin hemen. Evet. Hiç kimse çocuğunu buraya zorbalıya uğrasın diye

getirmeyecek. Okulda böyle bir oldu. Hemen karakola al çocuk şimdi kekeme oldu. Ne olacak şimdi? Şimdi o çocuk ömür boyu onun üzerinden atamayacak. Biraz korktuğunda başlayacak dili kaymaya. Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> Geçen ay birine borç verdim. Bunu altın olarak verebileceğimi söyledim. Kabul etti. Ancak uzak mesafede olduğu için bozdurup bankadan göndermemi istedi. Ben de bozdurup gönderdim. Şimdi borcunu ödeyecek. Aynı miktarda altın alıp verecek bana. Bunu böyle yapmam uygun olur mu yoksa faiz mi olur? Böyle yapman

uygun olur. Çünkü sen onun adına bozdurdun parayı. O sana gönderirken onun. adına parayı alacaksın. Onun adına altını alacaksın ve borcunu tahsir edeceksin. Normalde örnekliyorum böyle bir yapacağım zaman şimdi. Abdüllatif buna şahittir. Abdüllatif seni vekil tayin ettim. Bana şu kadar şunu al derim. Abdüllatif seni vekil tayin ettim. Şunu şu kadar şunu satıver derim. Vekil tayin ederim onu. Öbür türlü aradaki. Fark olmasa da faiz olur. Nakitte çünkü var. Hadis-i şerif var. Hatta. Hz. Ömer efendimizin oğlu. Abdullah diyor

ki, “O kimse duvardan atlasa sen de duvardan atlayacaksın.” der. Nasıl diyelim ki ben gittim. Abdüllatif’e bir para götürdüm. Abdüllatif’e dedim ki. Abdüllatif bana işte 1.000 dolar al. Parayı. Abdüllatif aldı mı? Aldı. Abdüllatif parayı aldı gidiyor. Ben onu vekil tayin etmediysem ben de onun peşinden gideceğim. Orada geçen zaman bile faiz. oluyor. Burada faiz sadece artma eksilme ile alakalı değil. Siz faizi sadece artma eksilme olarak görüyorsunuz veyahut bir kısım hani bu sonradan gelme. İslam uleması arttırma eksilme olarak

görüyor. Değil bu. Bu öyle değil. Mesela ben vekaletle hallediyorum. Abdüllatif’i ararım. Abdüllatif seni vekil tayin ettim. Şunu şöyle al, bunu böyle sat veya şunu şöyle yap. Vekilim olur benim. Vekilim olunca faiz olmaz. Normalde işte e. Yusuf. Hoca’da kuyumcu dükkanı var. Çanakkale’de. Ondan sonra. Emirhan’a dedi, diyeceğim ki. Emirhan şunu şöyle yap. Seni vekil tayin ettim. Örnek parayı gönderiyorum sana. Seni vekil tayin ettim. Parayı al bana şu kadar şunu al. Seni vekil tayin ettim. Vekaletle yapmış oluyor o

zaman. Hani orada onun gitmesi, gelmesi, onu bunu yapmaları zaman açısından sıkıntı. olmuyor. Bu biraz kafanıza tuhaf gelebilir. Hadis-i şerif böyle çünkü. >> O zaman faizdir. >> duymazsın hocam. Normal. Neleri duydun ki ben buraya gelmezden önce sen? Para verd >> tabii onu >> para verdi bana. Dolar aldı. >> Dolar al dedi. O normalde seni vekil tayin etti. Bu ayrı. Dedi ki sana bunu al vekil tay bana dolar alıver bundan dedi. Onu vekaletle iş yapıyorsun orada. Ama öbür

türlü ben sana geldim dedim ki hoca bana 1000 dolar ver. Sen benden parayı aldın 1000 doları vermedin ama daha sen gidiyorsun ben de peşinden geleceğim senin. Mesela anlaşıldı mı? Öbür türlü vekil tayin ettim ben seni. Hocam bana 1000 dolar alıver dedim. Sen 1000 dolar benim adımı alıyorsun. Vekil tayin ettim. Birine kurbanımı alıver. Kurbanı almaya vekil tayin ettim. Aldı. Birine nikah kıymaya vekil tayin ettim. Nikah kıydı. Vekaletle olmuş oldu iş. Normalde o öyle. Veyahut da işte birine

dedim ki benim adıma sen benim üzerimde istediğin gibi nikah kıyabilirsin dedim veyahut da boşayabilirsin dedim. Vekil tayin ettim. Alışveriş de onun gibi. Ya ben sana para verdim 1000 dolar alıver bana dedim. Vekil tayin ettim seni. O normalde vekaletle olmuş oldu. Öbür türlü ben sana dedim ki bana 1.000 dolar ver. Senin 1000 doların yok cebinde. Sen almak için başka yereye gidiyorsun. Ben de seninle beraber geleceğim. >>. İnce teknik ya. Abdüllatif orada. Ben. Abdüllatif’i arım. Abdüllatif kaç para?

Şu kadar seni vekil tayin ettim. Al benim adıma derim. Şimdi bunu. bilmeyen bir kimseye yapamam ben bunu. Şimdi adam bilmiyorsa benim bu hani ince duruşu ve o hadis-i şerifi de bilmiyorsa adam der ki lan ne yapıyor bu? Nereden çıkardı böyle şeyler? Yeni çıktı. Hadis var. Hatta. Hz. Ömer efendimizin oğlu. Abdullah diyor ki o duvardan atlarsa sen de duvardan atla. Ayağını mayan kırılacak. Kırılacak. Allah affetsin. Evet. Böyle uzaktaki işlerle vekil tayin edilecek. O kimse diyor ya benim

adıma sen bozdur bana bankadan gönder. Tamam. Tamam. Şimdi o geri dönecek diyecek ki sana şu kadar para gönderiyorum. Vekil tayin ettim. Şu kadar altını al. Hal gören bir kişi halini yönetebilir mi? Örneğin. Peygamber. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem gösteriliyorken kişi yanında. Hzreti. Ali efendimizi görmek istediğinde. Hz. Ali efendimiz onda. o anda orada oluyorsa bu durum hal midir yoksa kişi hayall mudur? Her ikisi de olabilir. Bir kişiye gösterilen haller kişinin kendisiyle ilgili yaptığı iyilikler ve yaptığı ibadetlerle

mi alakalı yoksa birinin yüzü suyu hürmetine mi veyahut da. Allah’ın keyfiyetiyle mi alakalı? Hepsi de bunların normalde şeyi vardır, etkisi vardır. Sabah namazına kalkamıyorum. Kalkmam için ne yapmalıyım? Kalkacaksın. Ne yapacaksın? Kalkacaksın. Saat mı kuracaksın? Yok alarm mı kuracaksın? Yoksa 10 tane arkadaşa hepiniz sırayla üçer dakika arayla beni arayayım mı diyeceksin? Kalkacaksın ya da. Allah’a yalvaracaksın. Diyeceksin ki, “Ya. Rabbi, vahdaniyetinin hürmetine beni sabah namazına uyandır deme. Beni sabah namazın kılmama yardım eyle.” Ya >> uyandırır seni. Yattığın

yerde uyanık yatarsın. Yanlış dua etme. Uyandır diyor. Uyanıyorsun. İyi. Ne oldu? Kalktın mı? Kalkmadın ama uyanıksın. Yok öyle değil. Ya. Rabbi beni sabah namazını kılmayı nasip eyle. >> Amin. >> Bu ha bir de sabah namazını kılmayı nasip eyle. Vaktinde kılmayı nasip eyle. >> Amin. >> E çünkü bizim dervişler biraz uyanıklar. Ya üstat dedi zaten kalktığın zaman da kılarsın. Bir bakıyorum 11’de kılıyor adam namazı. Hayır. Bir de bana soruyor. Ben diyor kalkıyorum otobüse biniyorum. Otobüste kılıyorum namazı

diyor. Y normalde şeyde belediye otobüsünde kılıyor. E evde kıl da ne ama geciktiriyorsun ama geciktiriyor. Bir de otobüste ima ile kılacağım diye uğraşıyor. Allah bizi affetsin inşallah. >> Amin. >> Allah duamı kabul etsin diye beklenti içindeyim. Bu yaptığım doğru mu? E kabul eder. Ne kabul etmesin ki? O bütün duaları. kabul eder. İcra edilmesini ister. Ya. Rabbi bu duamı tecelli ettir de >> inşallah. Rabbim dualarımızı tecelli ettirsin inşallah. Amin. Üç ihlas bir. Fatiha-i. Şerife. Amin. Ya. Rabbi

hasıl olan sevabı. Peygamber. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamberi zişan efendilerimizin ruhlarına >> cihar-i yar güzin efendilerimiz. Ebubekir. Sıddık, Ömerül. Faruk, Osman-ı. Zinnureyn, Ali. Ali. Murteza radıyallahu anh hazretlerinin ruhlarına >> aşere-i mübeşerenin evlad-ı. Resulullah, zevce-i. Resulullah, imam-ı. Hasan, İmam. Hüseyin, 72 şühedanın, şehid-i. Kerbela’nın, bütün şühedanın, tüm ashabı. Resulullah. Hazretlerinin ruhlarına >> amin. >> İmamımız. İmam-ı. Azam, Ebu. Hanife, İmam-ı. Şafii, İmam. Maliki, İmam-ı. Hanbeli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarını hediyeik. Vasıl ve

hissedar eyle ya. Rabbi. >> Amin. >> Haberdar eyle ya. Rabbi. >>. Amin. >> Feyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. Üç ihlas, bir. Fatiha-i şerife. Allah amin. Ya. Rabbi hasıl olan sevabı pirimiz. Seyid. Abdülkadir. Geylani, Seyid. Ahmed. Erfai, Seyid. Ahmet el. Bedevi, Seyid. İbrahim. Dusuki, Şeyh. Ebü. Hasanşazeli, Şahı. Nakşi. Benli. Muhammed. Bahaddin, Şah-ı. Mevlânâ Celaleddin. Rumi, Şah. Hacı. Bektaşi. Veli, Şah. Hacı. Bayramı. Veli, Mehmet. Muhiddin. Üftade, Veysel. Karani, Muhittin. Arabi, Niyaz-ı. Mısri

ve bütün piran efendilerimizin ruhlarında hediye eyledik. Vasıl ve hissedar eyle ya. Rabbi. >> Amin. >> Haberdar eyle ya. Rabbi. >> Ve zatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. Üç ihlas bir. Fatiha-i. Şerife. >> Amin. Ey ya. Rabbi hasıl olan sevabı geçmiş üstatlarımızdan. Abdurrahim. Tantavi, Abdurrahim. Nişavi,. Elhaç elhafız. Ebubekir. Sıddiki-i. Çorumi, Hacı. Ali. Haydar. Efendi, Elhaç. Çorum. Mustafa. Naç. Efendi, Nevşehirli. Hacı. Abdullah. Gürbüz. Efendi’nin, Kaçuni dergahının, Kabbaşi dergahının ve bütün geçmiş mürşid-i kamillerin,

velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhlarına ya. Rabbi bilhassa üstadımız. Bayındırlı. Hacı. Mustafa. Erzubendi. Hazretlerinin ruhaniyetlerine, >> cep ve dadalarının ruhaniyetlerine, >> yaşayan bütün mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti. Muhammed’in ruhaniyetlerine >> Ali’den akraba talukatlarımızdan geçenlerin ruhlarında hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya. Rabbi. >> Haberdar eyle ya. Rabbi. >> Vezatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. Ve selamün alel mürselin ve alihim vhamdülillahi rabbil alemin. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Eftali zikirnahu ilah

illallah. La ilahe illallah. La ilahe illallah. >> Hak muhammeden. Resulullah cemi. enbi vel mürselin. Velhamdülillahi rabbil alemin. Elfatiha salavat. Allahümme salli ala seyyidina. Muhammedin ve ala ali. Muhammed. Amin. EM. İlgili Sohbetler 712. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri (NASİHAT/26) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 03.10.2024 671. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa

Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=Nf6mn1Ngfgg