Dergah Sohbetleri Serisi

696. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


>> Müslümanlara zorluk çıkaran bütün devletleri dağıtsın, yerle yeksan >> Ecmail. Herkesin önünde hiçbir şart sunulmadan evlenmek isteyen bazı kişiler ilan edilmişti. Bu ilana karşılık veren biri yaş, dış görünüş gibi sebeplerle reddedilebilinir mi? Bu konuda ölçü ve hedef nasıl olmalı? Evlilik bir kims iki tarafın birbirlerini kabul etmesiyle olur. O yüzden ne ilan edilirse edilsin eee şeriata göre o insanlar birbirleriyle evlenmek istiyorlarsa evlilik görüşmesi yaparlar. bir bu görüşmelerden olumlu sonuç çıkarsa evlenirler. Bu işin şeri tarafı. Bu işin

bir de eee tasavvufi tarafı var. Yani eee sufi tarafı var. Bir kimse burası her dervişin eee kaldırabileceği bir şey değil. Burası şu anda yani bu zamanda uygulanabilecek bir şey de değil ama bir bilgi açısından bunu söylüyorum. O kimse işte gelir üstadına evlenmek istediğini söyler. Der ki siz kimi uygun görürseniz ben onunla evleneceğim. Der üstat da ona kimi uygun görürse onunla evlenir. O zaman yaştı, boydu, renkti, dildi, dindi, ırktı. örnekliyorum din değil de yani o kimse hiçbir

şeyi gözetmeksizin evlenir. Bu tehlikeli nokta dediğim yer burası. Şimdi insanın nefsinin buna itaat etmesi, nefsinin bunu kabul etmesi biraz zor. Bu işin bu tarafı var. Bir işin bir daha bir çıt daha ileri tarafı var. Bir kimse eee gerçek sahih bir manada rüyasında görür. evlenecek olduğu kimseyi sahih bir noktada evlenecek olduğu kimseyi görürse o zaman gider kuzu kuzu onu alır. Eee bunda da o zaman hiçbir cüzi irade yoktur. Bu işin daha tehlikeli yarası. Yani orada bunu icra

etmezse helalleşabileceği bir yer yok. Hadi şeyhin sözünü tutmadı. Şeyh şeyhe gelir. Efendim hakkınızı helal edin. Böyle böyle. Ben sizin dediğinizi yapamadım. Özür dilerim. Ben bu konuda affımı istiyorum.” der. Üç aşağı beş yukarı. Şeyhler de onu affeder. Ama öbür türlü rüyasında gördü. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri veyahut da işte geçmiş peygamberler veyahut da sahabeler veya pirun nikahını birisiyle kıydı. Bu böyle e şeydir. Buradan geri dönülecek bir şey yoktur. O kimse o rüyasına tabi olur. Tabi

olmak zorundadır. Bu da işin farklı bir boyutu. Ama genel olarak biz kardeşlerin evlenmelerini isteriz. Biz bu noktada benim genel anlayışım şu. Yani arkadaşlar, kardeşler evlensinler. Evlilikleriyle dinlerinin yarısını tamamlasınlar. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, “Evleniniz, çoğalınız. Ben sizin çokluğunuzla iftar edeceğim.” demiş. O yüzden evlilik ayetle, hadis-i şeriflerle, imamların içtihatlarıyla sabittir. Evliliğe karşı çıkmak, evliliği hor hakir görmek insanı küfre kadar götürür. Zaman zaman böyle evlilik karşıtı laflar söylendiği zaman o evlilik karşıtı laf söyleyen kimse Allah

muhafaza eylesin ya cahildir ya kafirdir. Sebep çünkü bütün Adem’den itibaren Muhammed Mustafa’ya kadar eee İsa Aleyhisselam hariç bütün peygamberler evlenmişlerdir. Evlilik bütün peygamberlerin sünnetidir. Ayetle sabittir. Cenabı Allah Kur’an’ında evlenmeyi teşvik eder, nikahlanmayı teşvik eder. E sahabelerin uygulamaları da sabittir. Hazret-i Muhammed Mustafa’nın uygulamasıyla da sabittir. İmamların içtihatları da sabittir. Bir kimse evliliğe karşıyım diyorsa ona tecdid iman, tecdit nikah gerekli. Bu böyle şimdi hani böyle insanların arasında bu böyle hafife alınan bir mesele haline geliyor. Yani o evliliğe

karşıymış da evlilik aşkı öldürüyormuş da bu zaman evlenilirmiş mi de bu zamanda evlenmek neymiş de bir genç kız veya erkek anne babasına beni evlendirin dese anne baba onu evlendirmemiş olsa her gün günaha kebaire girer o bakın o anne Baba her günah-ı Kebaire girer. O yüzden anne baba evlilik çağına gelmiş olan erkek veya kız çocuğuna açık çek verecek. Diyecek ki, “Ben seni evlendirmeye hazırım. Sen kimi istiyorsan, kimle evlenmek istiyorsan seni evlendiririm.” Hatta kız çocuğu babasına dese ki

ben filanla evlenmek istiyorum. benim adıma git onunla evlilik görüşmesi yap dese kızın babası gidip o delikanlıyla veyahut da o erkekle kimse evlilik görüşmesi yapmak mecburiyetindedir. Bunun altını tekrar çizeyim mi? Bir kız çocuğunuz, kızınız, baba beni filancayla evlendir dese o baba gidip o filanca erkekle görüşüp benim kızım sana talip seninle evlenmek istiyor. Evlenmeyi düşünürsen benim kızımla görüşür müsün diye gidip ona evlilik teklifinde bulunacak. Eğer yok bulunmaz. Bu konuda kendince ya böyle bir şey olur mu? Derse sünnet-i

seniyeye aykırı davranmış olur. Cenabı Hakk’ın emrine aykırı davranmış olur. O yüzden hani herkesin önünde çıktı bir kimse dedi ki ben evlenmeye hazırım. Ben evlenmek istiyorum dedi. O kimse evlenmeye hazır. Varsa talibi görüşür, evlenir. Bu açık bir şey. Ama öbür türlü mesela şimdi bazen zaman eee işte Şeyh Efendinin zamanında da arkadaşlar bana geliyorlardı. abi anam da babam da sensin beni evlendir. Biz de onların münasip bir kimse olursa bak bununla bir görüş bak bununla evlenebilirsin diyorduk. Hala da

aynı şeyi söylüyorum ben. Bana geliyorlar kardeşler diyorlar ki ben işte evlenmeye hazırım. Münasip bir kimse olursa ben evlenirim. Ben de diyorum bak filancayla görüş, şişmancayla görüş bu noktada. E veyahut da bazı erkek kardeşlerin anneleri, babaları söylüyor. Annelerine diyorum dergahtan eee derviş bayan kardeşlerden bakın münasip gördüğünüz kimseyle yol yürüyün veyahut da danışın sorun bana. Bunlar normal makul şeyler. Yani bir derviş evlenmek istiyorsa zakirine, çavuşuna, şeyhine söyleyebilir bunu. Bunda abes bir şey yok. Ama normalde bir de şey

efendi kendi rüyasında halinde görmüş birisi birisiyle evleniyor. Evlenmesi lazım. O da derse git onunla evlen. O zaman hiç emir telakki edip gidecek onunla da evlenecek. Öyle dervişlik şey bir şey değil. Hani böyle eee layloylom yapılacak bir şey değil. Allah rahmet eylesin. Şeyh efendi bazen böyle gittiğimiz yerlerde en azından onun üzerindedir böyle tecelliyât. Orada mesela Mustafa oğlum bu ikisini evlendirin emredersiniz efendim. Biz evlendiriyorduk yani o zaman görüşmelerine gerek yok ama ben yine görüştürüyordum. Görüşün yine. Bir sıkıntınız

varsa bir probleminiz varsa baştan söyleyin. Efendi söyledi. Efendi söyledi ama siz yine görüşün. Yarın öbür gün nefsiniz vurmasın. Çünkü bazılarının nefsi vurdu. Hatta bizim Bursa’daki arkadaşların dahi nefsi vurdu. Hem evlenmek istediklerini söylediler. İyi evlenin görüşün dedik. Evlendikten sonra laf şu bunları ben açmam pek. Mustafa abi olmasaydı ben seni almazdım. Öbürkü de diyor Mustafa abi olmasaydı ben sana varmazdım. Bunu söylemeyin birbirinize bari. Veyahut da erkek öyle diyor. Mustafa abi olmasaydı ben seni almazdım. Ya geldin ya bana.

Anam da babam da sendin dedin. Sensin dedin. Beni evlendir dedin. Biz de seni evlendirdik. Sen ne ama şimdi böyle küstahlık yapıyorsun, nankörlük yapıyorsun? Bunları da duyduk, yaşadık. veyahut da işte evlilik, evlilik bu. Bir sıkıntı oluyor, bir şey oluyor. Mustafa abi demeseydi ben seninle evlenmezdim. Elinin körü nankör. Ne nankörlük yapıyorsun? Hangi evlilikte sıkıntı olmuyor? Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri dahi dama çıkmış. Çıkmış eşlerinden dolayı. Yani bir evlilik var mı sıkıntı olmayan? İki tane ayrı insan,

ayrı dünyaların insanı bir ev paylaşıyor, evleniyor. Muhakkak anlaşamadıkları yer olacak. İmtihan bu. Şeytan gelecek dürtükleyecek. Şeytan gelecek kurcalacak. 696. Mustafa Özbağ Efendi – Sohbet Notları Ortalığı kadını da kurcalayacak, adamı da kurcalak. Sen ister derviş ol, ister şeyh ol, ister pir ols kadın da gelecek kurcalacak. O adam da gidecek kurcalacak. Şeytan ikisini de kurcalacak. İkisi de birbirini kurcalacak. Hele bizim dergahta kadını da horoz, erkeği de horoz. Ben me ediyorum. Diyorum ki dergahtan evlenin. İmtihanınız daha kolay olsun.

Cennete çabuk girersiniz. E tabii horoz. Bizim kadınımız da erkeğimiz de horoz. Yani bu noktada lafımızı esirgeyecek değiliz. O yüzden normalde gönül, ben yine istiyorum ki herkes dergahtan evlensin. Hiç olmazsa zikrullah’a rahat gelip gitsinler. O tiftiklenecek y işte kadın kimle evlenirsen evlen. Adam seni tiftikleyecek. Erkek kimle evlenirsen evlen. Kadın seni tiftikleyecek. Evliğin bu şeyi genel anatomisi bu. Bu olacak çaresi yok bunun. Allah bizi affetsin. Eşlerinizle imtihan ederim diyor ayet-i kerimede. Onu yaşayacaksın. Onu yaşamadan Allah’ın sözü havada

mı kalacak? Eşinle imtihan olacaksın. Ne çocuğunla imtihan olacaksın? Çocuklarınızla imtihan ederim. Anne babalarınızla imtihan ederim. Mallarınızla imtihan ederim. Canlarınızla imtihan ederim. Yani sonuçta bunu yaşayacaksın. Onu imtihan olarak görmeyeceksin. Onu diyeceksin ki rabbimin hediyesi bu kadın. Bana rabbimin hediyesi kafama her akşam taval da vursa eyvallah diyeceğim diyeceksin. Tabii o noktaya gelir yani. Gelir dervişsen tava da gelse başına tokmak da gelse eyvallah diyeceksin. Aynı şey erkek için de geç kadın için de geçerli. Adam gelir sinkaflık yapar. E

imtihan olarak görmeyeceksin. Diyeceksin ki bu adam beni rabbimin bana lütfu, ikramı. Ben bunu iyi karşılayayım diyeceksin. Öyle karşılarsan bir sıkıntı yok. Allah bizi affetsin. Ama ana tema şu: Evliliğe karşı söz söylemeyin. Çocuklarınıza da söylemeyin. Veyahut da evli olanlar bekarıların yanında evlendik de ne oldu? Ya benim eşim bana dese ki evlendik de ne oldu? Aa üç talak boşsun Allah yolunu açık etsin. Evlendinde hiçbir şey olmadıysa iyi üç talak boşsun rahatsın şimdi işte bekarsın. Hadi bakalım Allah yolunu

açık etsin. Nasıl bir söz bunlar? Adam karısının yanında bunu söyler mi? kadın kocasının yanında bunu söyler mi? Erkek veya kadın çocuklarının yanında bunu söyler mi? Evlenmiş de ne olmuş? Sende bir şey olmamış. Demek ki sen ne Kur’an’ı, ne sünneti, ne imamların içtihadını bilmiyorsun. Cahilin tekisin. Ben de cahil bir insan almışım. Ben de cahilmişim. İki cahil biz birbirimizden ayrılalım. Üç talak boşsun. Sen yoluna bak. Bu cahillikten kurtul. Ben de yoluma bakayım. Ben de cahillikten kurtulayım. söylenecek sözler

değil bunlar. Ya bunu söylerken yani Kur’an’ı karşısına alıyor. Bunu söylerken sünnet-i seneyi karşısına alıyor. Bunu söylerken imamların içtihadını karşısına alıyor. Lafının nereye gittiğini bilmiyor. Cahilin yüz karası. Doğru değil. Sen çocuğunu evlilik düşmanı olarak büyütüyorsun. Ben hep derim ya çocuklarınızın yanında tartışmayın. Çocuklarınızın yanında kavga etmeyin. Kadın çocuklarının yanında erkeğin eşi hanımı hükmünde davransın. Baba çocukların yanında bir baba hükmünde, koca hükmünde davransın. Ne kadın adamın babalığını ve kocalığını yerle bir etsin, ne de adam kadının, kadınını ve anneliğini

yerle bir etsin. Çocuğun önünde ikisi de birbirinin adamlığını ve kadınlığını yerle bir etmesin. Yani sen çocuğun önünde adamın adamlığını yerle bir edersen o çocuk babasını dinlemez. Sen çocuğunun önünde o kadının kadınlığını yerle bir edersen o çocuk anneyi anne olarak bilmez, tanımaz, dinlemez. Bunu yapan kim? Bu yanlış eğitimi, yanlış öğretiyi veren kim? Ne baba çocuklarına annesini kötülesin ne de anne çocuklarına babasını kötülesin. Arkasından veya önünden hiç önemli değil. kötülüyorsa katlediyor aileyi. Kim kötülüyorsa Allah muhafaza eylesin. O

yüzden normalde bu tip evlilik meselelerinde ölçülü davranma, ölçülü konuşma lazım. Evlenmek isteyenler de evlenmek istediklerini ailelerine söylemesi lazım. Bu konuda bir sıkıntı yok. Derviş gıpta etmeli mi? Neye gıpta etmeli? Kendince mesleğine gıpta edebilir. Dervişlik olarak önünde bir eee protip varsa onu gıpta edebilir. Mesleğiyle alakalı önünde bir protip varsa onu gıpta edebilir. Nefis ile gıpta etmekle kalp ile gıpta etmekle nasıl bir fark vardı? Kalp gıpta etmez. Bu gıpta etmek nefisle alakalıdır. Allah bizi affetsin. >> Kalp hayret

eder. Kalbin üzerinde hayretlik olması lazım. Hayret etmesi lazım. Bir tane soru alayım. >> Hayretin kemalat noktası var mıdır? Bunu normalde kitaplardan okursanız evet o marifetullah’a ermiştir. O yüzden kemalat noktasına da ermiştir. Ben öyle inanmıyorum. O yüzden hayret makamının sonsuz olduğuna inanıyorum. Oradaki kemalatın da sonsuz olduğuna inanıyorum. Çünkü Allah’ın bilinmekliği ve Allah’ın bilinmesi sonsuzdur. Öyle olunca hayret de sonsuzdur, kemalat da sonsuzdur. O yüzden onun belli bir sonunun olduğunu düşünmüyorum. İhlas bir Fatiha şerife. >> Amin. Ya Rabbi

hasıl olan sevabı Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamber efendilerimizin ruhlarına >> amin. >> Cihar yarı güzin efendilerimiz Ebubekir Sıddik, Ömerül Faruk, Osman Zin Nureyn Ali el Murteza radıyallahu hazretlerinin >> amin. Haşere-i mübeşşeren’nin evlad-ı resulullah, zevce-i Resulullah, İmam-ı Hasan, İmam-ı Hüseyin, 72 şühedanın, şehid-i Kerbela’nın, bütün şühedanın, tüm ashab-ı Resulullah hazretlerinin >> İmamız, İmam-ı Azam, Ebu Hanife, İmam-ı Şafii, İmam-ı Maliki, İmam-ı Hanbeli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına bağışladık. vasıl ve hissedar eyle

ya Rabbi. >> Haberdar eyle ya Rabbi. >> Vezatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya >> Amin. Üç ihlas bir Fatiha-i şerife amin. Ey ya Rabbi hasıl olan sevabı pirimiz Seyid Abdülkadir Geylani, Seyid Ahmed Erfai, Seyid Ahmet el Bedevi, Seyyid İbrahim Duseki, Şeyh Ebu Hasan eşazeli, Şah-ı Nakş Bendi Muhammed Bahaddin, Şah-ı Mevlânâ Celaleddin Rumi, Şah Hacı Bektaş-i Veli, Şah Hacı Bayram-ı Veli, Mehmed Muhyiddin Üftâde, Veysel Karani, Muhyiddin Arabi, Niyaz-ı Mısri ve bütün piran efendilerimizin ruhlarını da

hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi. >> Ve zatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. >> Amin. üç ihlas bir Fatiha-i şerife amin >> ya Rabbi hasıl Nasıl olan sevabı geçmiş üstatlarımızdan Abdurrahim Tantavi, Abdurrahim en Nişavi, Elhaç elhafız Ebubekir Sıddiki-i Çorumi, Hacı Ali Haydar Efendi, Elhaç Çorumlu Mustafa Anaç Efendi, Nevşehirli Hacı Abdullah Gürüz Efendi’nin Kaçuni dergahının, Kabbaşi dergahının ve bütün geçmiş mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhlarına ya Rabbi bilhassa üstadımız bayındırlı Hacı Mustafa

Özba beyefendi hazretlerinin ruhaniyetlerine >> ced ve dadalarının ruhaniyetlerine >> yaşayan bütün mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti Muhammed’in ruhaniyetlerine >> Töluk Aliye’den akraba ve talukatlarımızdan geçenlerin ruhlarında hediye dedik. vasıl ve hissedar eyle ya >> Feyzatlarını, himmetlerini, >> Amin. Ve selamün alel mürselin ve alihim velhamdülillahi rabbil alemin. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillâhirrahmânirrahîm. Eftal zikir laillallah. ilahe illallah. ilaheillallah. Hak Muhammeden resulullahbi vel mürselin. Velhamdülillahi rabbil alemin. Elfatiha salavat. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali

Muhammed. Allah amin ecme. Kaynak Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir. İlgili Sohbetler Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 ​​​​​​​​​​​ , Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 07.08.2025 , KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022 . Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=Zv1qmQqkImg