Dergah Sohbetleri Serisi

695. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


Çin’i dağıtsın. Müslümanları zulmeden ne kadar devlet, kurum, kuruluş, şahıs varsa hepsini yerleyin. Hepsini de batırsın. Hadi canlı sorun ya okumaya. Efendim, Peygamber aleyhissalatu vesselam hazretleri bir hadis-i şerifinde, “Ruhlar, ordular gibi grup grupturlar. Ruhlar yaratıldıklarında atların koklaştıkları gibi koklaştılar. O tarafta ülfet edenler bu tarafta da ülfet eden ettiler. Muhalefet edenler bu tarafta da muhalefet ettiler. Sorun koku üzerine. Efendim ölümün kokusu var demiştiniz. Gıybetin kokusu var demiştiniz. Peygamber aleyhissalatu vesselam’ın kokusu var demiştiniz. Manada kokuyu açıklayabilir misiniz? Müminlerin

de kokusu var. Dervişlerin de kokusu var. Kafirlerin de kokusu var. Münafıkların da kokusu var. Mürtetlerin de kokusu var. Hayvanların da kendi aleminde hepsinin kendilerine ait kokuları var. Bitkilerin kendilerine ait kokuları var. Gökteki meleklerin kendilerine ait kokuları var. 1inci kat, 2inci kat, 3, 4, 5, 6, 7. Hepsinin kokuları ayrı. Cinni taifesinin kokuları var. Onların kokuları ayrı ayrı. Onların da müminlerinin kokuları ayrı. Kafirlerin kokuları ayrı. Onların da dervişlerin kokuları ayrı. Velilerin kokuları ayrı. Ruhlar aleminde de normalde orada

birbirlerini koklayıp sevenler aslında başka bir hadis-i şerifte de ruhlar aleminde birbirlerini sevenler yani ruhlar aleminde tanışıp birbirlerini sevenler bu dünyada da birbirleriyle tanışıp severler. Ruhlar aleminde birbirleriyle tanışmayanlar bu dünyada da birbirleriyle tanışmazlar. Ruhlar aleminde tanıştıkları halde birbirlerini sevmeyenler bu dünyada da tanışırlar. Birbirlerini sevmezler. O yüzden ruhlar aleminde ruhlar da tabiri caizse bölük bölük. Dervişler bir bölük, evliyalar bir bölük, veliler, bir bölük, peygamberler bir bölük işte 4üncü makamdakınlar bir bölük, 5 makamdakınlar bir bölük 6 7 birinci

makamdakiler yani emmaredekiler bir bölük levvame, bir bölük emmareden aşağı olanlar kafirler. Onlar bölük bölük. Hepsi de hepsi de bölük bölük. O yüzden normalde o ruhlar bu noktada eee hepsi de kendi bölüğünde, kendi bekleme yerinde yaratıldı. Öyle bekliyor. Bu dünyaya geldiklerinde süreç olarak bu dünyaya geldiklerinde burada da birbirleriyle tanışıyorlar. Birbirlerini seviyorlar. Birbirlerini tanışıp sevdikten sonra birbirleriyle ülfetleri devam ediyor. Şimdi böyle olunca normalde bu koku normalde zahiren de insan bazı kokuları alır ama bu manevi koku. Hazreti Mevlânâ,

“Senin burnun neden koku almaz bilir misin?” der. Normalde oradaki beyitte bu manevi kokuyu söyler. Yani o kimse manevi koku almıyor. Onun burnun manevi koku almayışının sebebi gafletle alakalı. O gafletten kurtulursa o kimse o zaman manevi koku alır. Gafletten kurtulmanın yolu haramlardan uzak durup işte farzları yerine getirip o kimsenin eee Allah’ı çok zikretmesi ve sevmesi ile alakalı. Öyle olursa o zaman o kimse manevi kokuyu alır. Manevi kokuyu alınca o zaman kim hangi makamda, kim nerede onun o

kokusundan bilir. Eğer normalde manevi olarak kalbi harekete geçmemiş olsa dahi eğer burnu harekete geçtiyse yani manevi olarak o koku alma kabiliyeti, koku alma hali onda açıldıysa o da oradan devam eder. Mesela bazıları kadın erkek ayrıştırmadan normalde bir üzerlerinden değişik bir koku gelir. O değişik koku normal bir koku değildir. O yı yıkanır. O kimse istediği kadar yıkansın. Bir sürü deodorant sürsün. Normalde onun kokusu ayrıdır. Mesela o kimse, o koku alan kimse ondaki deodorant kokusunu almaz. ondaki manevi

o çok özür dilerim ama necaset kokusunu alır. Mesela bir kimse eş cinsellik yapsa onun kokusu değişir. O farklı kokar mesela onun yanından geçemezsin necaset kokusundan dolayı. Kadın erkek değişmez bir şey. O mesela bir kimse örneğin eee gizliden bir uyuşturucu kullansa kokusu değişir onun. veyahut da bir kimse örneğin Allah’ın lanetlediği bir iş yapıyorsa onun kokusu değişir. Onun böyle yanında nefes bile alamazsın manevi olarak. Eee, o yüzden tabii bu normalde, eee, mesela Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin

kokusu ayrıdır. Normalde tabii onun kokusu ayrıdır derken sen manevi durumuna göre onun farklı kokularda koklayabilirsin. İşte Beytullah’ın kokusu ayrıdır. Mesela sabah seher vaktinde Beytullah’ın kokusunu o kimse farklı alır. Akşam namazından sonra farklı alır. Akşam namazından sonra neden farklı alır? O kimse gününü biraz günahla geçirdiyse o akşam namazında durduğunda Beytullah’ı gördüğünde onun kokusu değişir. Normalde aynı kokuyu alamaz. Aynı kokuyu neden alamadım diye düşündüğünde o zaman gün içerisinde yapmış olduğu hata ve kusurlardan dolayı aynı kokuyu alamaz. Normalde

ay bu da onun gibidir. Mesela bir dervişin kokusu vardır. O derviş gıybet ettiyse, dedikodu ettiyse, iftira ettiyse, ne bileyim işte kadınsa kocasına isyankar olduysa, erkekse, karısına, çoluğuna, çocuğuna zulmettiyse onun kokusu değişir. Bir de nasıl müminler böyle kendi sınıflarına göre kokuları farklı farklıysa mümin olup kendince farklı günahlar işleyenlerin kokuları da farklı farklıdır. Mesela işte gıybetçilerin kokusu birdir. Fitnecilerin kokusu birdir. İftiracıların kokusu birdir. Vefasızların kokusu birdir. Onların da normalde birdir. Yani bireyin kendine göre bir vefasızsa vefasızın kokusu

ayrıdır. Onu tanımlarsın. O normalde baktın o kimse hani kokusu farklı kalben kalbine geldi. Bu vefasız. Tamam o kokuyu tanımladı akıl ama o kalbin aldığı bir kokudur. Normalde bir başkasını o aynı kokuyu bir başkasında duydun tanımlandı ya. Bu vefasız dersin ayırırsın. Ama bunları konuşmak uygun değildir. Bunlar konuşulduğu zaman bu hani insanların üzerindeki sırrı ifşa etmiş olursun. Allah muhafaza eylesin. O yüzden hiçbir şey yokmuş gibi davranırsın. Konuşmazsın da. yalancılığın kokusu ayrıdır. Mesela o kimse yalan söylüyordur. Onun kokusu

ayrıdır. Hatta onların kokul kokuyla beraber bir de suretleri vardır. Yani normalde sadece kokuda kalmaz. O biraz daha o kimsenin maneviyatı ilerlerse onların suretlerini de görür. Yani onun sureti çünkü normalde Allah affetsin eee mesela iyi olanların sureti eti yenen hayvanlardan görünür. Ama hala daha hayvan suretinde. Ama iyi olmayanların suretleri eti yenmeyen hayvanlardan görülür. Onlar iyice kötü. Allah muhafaza eylesin. O yüzden ama mesela bazıları vardır örneğin işte eee sen onu koyun suretinde görürsün. Anında kendi suretine gelir. Yani

onun adına tövbe edersin. Ya Rabbi bunu affeyle. Bu hata yapmış, yanlış yapmışsın. Onun sureti de değişebilir. O yüzden değişmez değil. Ama kokuyla suret koladır genel olarak. Yani bazısında önce suret başlar kalbi olarak onun hali açıldığında sonra koku gelir. Ama kimisinde de mesela önce kokuyu alabilir onu. Koku aldıktan sonra da suret gelebilir. Onların suretleri de değişir. O yüzden Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri normalde o ruhlar aleminde tabii bu avama göredir. Yani ruhlar aleminde kokulaşmak, birbirleriyle sevişmek,

birbirlerini sevmek. Aslında orada bir de ruhlar aleminde dilsiz dudaksız görüşme, konuşma var. Yani o farklı kategori. O sadece şey değil. Eee, koklaşmak değil. Yani koku önemli. Bu kadar yeter herhalde. Efendim, Dervişle şeyhi arasında kalbi bağ var mıdır? Varsa bu nasıl güçlenir? Varsa bu nasıl kopar? Kalbi bağ olmazsa o dervişin dervişliği kalmaz ki. Yani o dervişlerin hepsiyle de derviş kendisini o şeyhe intisaplı olarak gördüğü müddetçe kalbi bağı vardır. Ama eee üstat onun kalbi boğanın kalmadığını görürse onun

dersini alır gönderir. Veyahut da o kimse kendince kalbi bağ dervişin kendince kalbi bağı kalmadıysa zaten terk eder gider. O giden, terk edip giden bir kimsenin kalbi boğu olmadığından dolayı gider. Yoksa bir derviş kalbi boğduğu müddetçe ne olursa olsun, ne yaşarsa yaşasın o kimse derga bırakıp gitmez. Ha normalde eee yani ben bir kimse çok bariz bir şey yapmadıktan sonra ben onun dersini almam. Tövbe kapısı kapalı açıktır. O yüzden tövbe eder kendisini toparlar derler toparlar. yoluna devam eder.

Ama öbür türlü hani çok eee dengesiz şeyler yaptıysa yani kendisinin dışında dervişlere de dergaha da yola da zarar veriyorsa o zaman o kimsenin dersini alırız. O zaman da bağı mağı kalmaz. Peki nasıl güçlenir bu bağ? Bu normalde o kimsenin sevmesiyle, hizmetiyle alakalı. Yani o kimse üstadı sever, dergahı sever, dervişleri sever. hizmetine devam eder. Bağı kuvvetlenir. Ama normalde onu beğenme, bunu beğenme, onun kusurlu bir, bunun kusurlu bir onun bağı kuvvetlenmez. Bu yanlıştı, bu eksikti, bu fazlaydı, bu

doğruydu. Bu zengindi, bu fakirdi, bu şöyleydi, şu şöyleydi. Şunla konuşulmaz, bununla görüşülmez. Onun bağı kuvvetlenmez yani. Çünkü derviş derviştir. Yani herkese muhabbet besleyecek. Herkese iyi geçinecek. Öbür türlü bunun şusu var, şunun şusu var. Kibirliliktir. Allah kibirli olanları sevmez. O kimsenin de bu sefer bağı çözülür. Çünkü sen dergahta dervişlik yapan bir kimseye karşı onu kerih göreceksin. Onu yanlış göreceksin. Onu eksik göreceksin. O kimsenin maneviyatı kapanır. Açıksa kapanır. Herkesin hataya düştüğü yer burasıdır. Herkesin yanlışa düştüğü yer burasıdır.

Yani kendince salih değil mi ya der o kimse salih değil mi ya dedi dediği anda Allah onu zikrediyor. Sen ne yaparsan yap sen Allah’ın zikrettiği kimseyi kerih görüyorsun. Bu aslında çok büyük bir handikaptır. Yani gelmiş kapıdan içeri girmiş ders almış. Tamam bitti. Velin amin. O senin manevi kardeşin. Senin onu kerih görmeye hakkın yok. Kerih görüyorsun sen onu. Sen onu kerih görüyorsan sen manevi bağını kendi kendine koparıyorsun. Hayır, ders alın. Herkes bizim kardeşimizdir. Hiç kimsenin hiç kimseye

kerih görme hakkı yoktur. Arkadaş olamayabilirsin, dost olmayabilirsin. Kerih görmeye hakkın yoktur. Senin onu normalde onun vardır bir hatası, kusuru görmüşsündür. Dua et ona. Onun hatasından, kusurundan dolayı sen onu kereh görürsen manevi bağın kalmaz. Allah muhafaza eylesin. O yüzden derviş bu noktada kendince buranın en kötüsü benim desin. Yoluna devam etsin. Yani bağı o zaman kuvvetlenecek. Onun sakalına laf söyle. Onun sarına laf söyle. Onun dervişine laf söyle. Onun bilmem nesine laf söyle. Ondan sonra da benim bağım kuvvetlenecek

de. Kuvvetlenmez. Ha görürüz hepim hepsini de rüyanda da görürsün. Bir dervişin eksiğini rüyanda da görürsün, halinde de görürsün. Sıkıntı değil ki. Onu görüyorsan dua etmen için gördün. Dua et ona. Onun için dua et. Yani o bağı kuvvetlendiren şeyler normalde hani üstatla bağı kuvvetlendiren şey o kimsenin derga olan hizmeti, üstada olan bağlılığı, üstada olan muhabbeti, kardeşlerine olan muhabbeti, kardeşlerine olan muhabbeti onlar kuvvetlendirir. Başka bir şey kuvvetlendirmez. 695. Mustafa Özbağ Efendi – Sohbet Notları O zaman dervişler arasında

da kalbi bir bab var diyebilir miyiz? olması gerekiyor zaten. Olmaması gayri mümkün bir şey. Yani o kalbi bağ olacak. Kalbi bağ olmadan burada o kimse dervişlik de yapamaz ki. Tanışacak burada. Mesela bazen Derviş kardeşlerde şu eee hata oluyor. Yani birisi gelmiş muhabbet besle, sev onu arana al. Mesela bazı gruplaşmalar vardır, mahalleleşmeler vardır, ne bileyim böyle eee şehirleşmeler vardır. Bunları böyle eee ayrıştıran bir noktaya geldiyse o zaman da bağ kopar. Şimdi hepim ben zakirlikten gelme bir insanım.

Örneğin bir insan normalde örnekliyorum ben Bursa’nın dervişini tutarım. Bursa’da Bursa ile alakalı onların iyi olmasını isterim veyahut da onlarla böyle hani toplu hareket ederim. İyi ama benim Bursa dervişlerini ben bu noktada böyle komin haline getirmem. Ben onları böyle eee başka bir kimselerle görüşmeyeceksiniz, konuşmayacaksınız demem. Hiç konuşmam. Zakirliğim boyunca hiç konuşmamışımdır. İşte eskiler burada. Yani siz örnekliyorum Konyalılarla konuşmayın, Nevşehirlilerle konuşmayın veya şuralarla konuşmayın. Ağzımdan çıkmamıştır. Herkes gelirdi Bursa’ya mesela. Her yerden gelirdi Bursa’ya. Herkes misafir olurdu. ağırlanırdı.

Burada giderdi. İyi ağırlanırdı. En bir de şeyh efendi de buraya davet ederdi bütün misafirlerini. Ben Bursa’dayım, Bursa’ya gelin derdi. Şeyh efendi kalırdı. 3 gün, 5 gün, 7 gün, 10 gün, 15 gün kaldığı zaman oldu burada. E bütün herkes gelirdi işte yok babayı göreceğiz gelirdi millet de. Kimisi Bursa’yı gezmeye gelirdi, kimisi gelirdi. Herkes gelirdi. Biz de herkesle herkesi hizmet ederdik. Bu noktada bir sıkıntı yok. veyahut da kalkıp da biz onlar bir eee başka bir ile, başka bir

ilçeye, başka bir kimseye defans oluşturmazdık. Dervişlik defans oluşturmak değildir. Çünkü yani örnekliyorum işte İzmitliler defans oluşturacak. İstanbul’a veyahut da nereye defans oluşturacak? Örneğin bizde hiç olmaz. Şu anda da böyle ufak tefek şeyler vardır. Yani bazı eee arkadaşlarımız onları gayri ihtiyari böyle o hani etrafına hizmet etme, faydalı olma noktasında bazen ölçü kaçan yerler vardır ama o kti değildir. Yani Allah bizi affetsin. Derviş kardeşiyle bağı koparsa şeyhiyle de kopmuş sayabilir miyiz? O ağır bir hüküm olur. Yok öyle

olmaz. Olur de dervişlerin arasında problem olur. Birisiyle problem oldu diye şeyhiyle ne bağı kopsun? şeyhiyle bağı kopması o kimsenin bir yani şeyhine muhalefet etmesi o kimse veyahut da işte kendince böyle eee dergahın adabının erkanının çok çok dışında bir şey yapması veyahut da işte o kimse örneğin şimdi dervişler vardır mesela adı derviş değildir o derviş adayıdır işte örnekliyorum özer neyi iş yapıyor. İnşaat mühendisi. Başka ne var? İşte orada kırtasiyeci mağazası var. Tamam ya şuna yakın olayım da

yani bakarsın ben de bir kırtasiye dükkan açarım. Ondan faydalanırım. Art niyettir. O kimse örneğin bile bile eee özere zarar veriyor. E bu bir değil, iki değil. O zaman onu üstat zakir onu gördüyse bu sefer bu baktı etrafa zarar veriyor. Örneğin ekonomik zarar veriyor veya işte bazı şeyler vardır. Mesela örnekliyorum buraya evlenmek için gelmiştir. Gördük bunları hep biz eee zaman içerisinde. Bir dervişin evlenmek istemesi normal bir şeydir. Dakika bir, gol bir. Ben evlenmek istiyorum demesi normal bir

şey değildir. Beni evlendir normal bir şey değildir bu. Örneğin işte burada bekar arkadaşlar var. Şimdi büyük bir çoğunluğun hani burada bekarlar var ya. Ben de görüyorum onların bekar olduğunu. Örnekliyorum işte hani onların evlenmek istemesi gayet normal doğal bir şey. Derviş çünkü. Ondan sonra bir dervişle evlenmek istemeleri doğal normal ama dakika bir gelmiş ders almış. Ertesi gün anam da babam da sensin lan daha bir şey görmedik senden. Sen benden bir şey görmedin. Ben senden bir şey görmedim.

Nereden anan babam oldun? Ben seni yarın çat çak evlendireceğim. Bu böyle değil. Hani o başka bir menfaat mesela işte kimisi gelir işte dolaylı olarak bunları siz bilmezsiniz. Hani bunlar derviş kardeşlerin bilmediği şeylerdir. O gelmiş ya iki gün 3 gün olmuş 5 gün olmuş. Ben tanıdınız mı? Ben ders aldım. Buyur kardeş. İşte benim 10.000 liraya ihtiyacım var. Şimdi bizim hep benim görüntüm dışarıdan hep zengindir. Bende yokken dahi zenginimdir. Ben iflas ettim. Annem bile inanmadı benim iflas ettiğime.

Ağlıyor bir gün. Ne oldu dedim ya abine? Dedi abinin 100.000 lira borcu var dedi. Abinin 100.000 000 lira borcu var dediğimde benim 1 milyon dolar borcum vardı. Dedim anne ya düşünme 100.000 lirayı dedim 1 milyon dolar borcum var. Böyle durdu. Sen halledersin dedi bana. dedim ya inancı bu kadının gerçekten de hall oldu. Sıkıntı değil ama şimdi o kimse böyle dışarıdan ben oldu mu oluruz biz yani komple Özva sülalesi olarak olduğumuzdan fazla görüyor millet bizi. Bu da

Cenabı Hakk’ın lütfı ikramı. Bunda söyleyecek bir laf yok. Yani biz öyle görünce o da diyor ki tamam ben merkezi buldum, yeri buldum. Hatta gelmiş burada Allah’ı zikretmiş. Kurtuluşum sende dedi. Dedim buyur. Bana 100.000 lira verebilir misin? Yani kurtuluş olarak o çok dua etmiş. Benim kurtuluşum kimde? Ondan sonra o bende olduğuna inanmış. yaklaşık 10 yıl oluyor. Bunlar olur. Bunlar normaldir. Böyle hani böyle e istismar etmediği müddetçe, böyle sıkıntı yapmadığı müddetçe eee bunda bir sıkın şey olmaz. Ama

kimisi de yapar bunu önemli değil. Cahilliğinden de yapar bunu. Biz gene onu kovmayız, bir şey demeyiz. Ama o bir menfaat bulamazsa çekip gidiyor zaten. Şimdi gelir adam menfaat bakıyor. Örneğin işte ya oğlunu evlendirecek ya kızını evlendirecek ya mesela buradan bir şey faydalanacak. Yani Allah affetsin yanlış anla. Zekat ister, sadaka ister, fıtre ister, işte kızım hasta der, oğlum hasta der, gelinim hasta der. Bunların hepsi de gelir bana. E bunlar cevap görmezse de gider onlar. E bu böyle

bu yolun şeyi bu ama yeni değil bu. Yani normalde biz Bayındır’da görmedik bunları. Bizim Bayındır’daki arkadaşlar hep eski arkadaşlardı. E ödemişe göçtük görmeye başladık bunu. Ödemişten sonra Bursa’ya geldik. Bursa’da da görmeye başladık. Normal karşılıyoruz biz bunu artık. şey değil yani. Adam geliyor bir onun önünde. Tanımadı tanımadım ben çıkıyorum şimdi. Buyur kardeş diyorum. Beni tanımadın mı diyor. Tanımadım diyorum. Ben diyor iki gün önce derse gelmiştim. Aradım diyor seni buldum. Burada buldum. Buyur kardeş. Ondan sonra hocam benim

kurtuluşa girmem lazım. Hayırdır nasıl kurtulacaksın? Benlik bir şey ne var? Benim kredi kartım 30.000 L borcu var. Diyorum ben harcamıyorum 30.000 L kredi kartı. Senin nereden 30.000 000 lira harcadın diyorum ben. Bu sefer bakıyor nasıl diyor ya diyorum hatta daha önce gelmiş. Benim kredi kartım yok dedim. Nasıl yok dedi. Basaya yok dedim ya. Ne yani senin şimdi kredi kartın yok mu dedi. E dedim yok. Böyle yalan söylüyorsun diyecek neredeyse. Böyle baktı bana Allah dedi ya. Adamın

kredi kartı yokmuş dedi. He yok dedim ya. Sen ne ama dedim harcadın. Ben harcamıyorum dedim. Sen ne ama harcadın? Dedim yok ödeyemem senin kredi kartını dedim. Tabii o karşıdaki kimse şey diyor onu. Hani nasıl ödemez? Yardımcı olacaksın ona. Halbuki bilmez ki o. Hani senin yardımcı olduğun kimse müsrif bir insan, israfçı bir insan. Müsrife hani israfçı bir insana yardım etmek zuldür. Daha onun israfını destekliyorsun çünkü. Veyahut da bir kimse normalde nere harcadığının farkında değil. Ona yardım edilmez.

Ona yardım edersen onun savurganlığını arttırıyorsun. Onu bilmez ki o. O gelecek sen kredi kartım şey ben intihar edeceğim. Ondan sonra eşim bırakıyor benim. Çocuklar beni bırakıyor. 50.000 la ver 30.000 la. Bunların hepsi de yaşanır. Bunlar sıkıntı değil hani. O zaten gidecek. O bağı kurmamış. Onun bağı başka bir yere. Allah bizi affetsin. Bir sorun daha olacaktı. Mikrofonu eline geçirince sen de bitirmiyorsun. Üç ihlas bir Fatiha-i şerife. Ya Rabbi hasıl olan sevabı Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem

hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamber efendilerimizin ruhlarına cihari-i yari güzin efendilerimiz Ebubekir Sıddık, Ömerül Faruk, Osmani Nureyn, Ali el Murteza radıyallahu anh hazretlerinin ruhlarına aşere-i mübeşerenin evlad-ı resulullah, zevce-i Resulullah, İmam-ı Hasan, İmam-ı Hüseyin 72 şühedanın, şehid-i Kerbela’nın, bütün şühedanın, tüm Tüm ashab-ı Resulullah hazretlerinin ruhlarına amin. İmamız İmam-ı Azam, Ebu Hanife, İmam-ı Şafii, İmam-ı Maliki, İmam-ı Hanbeli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarını hediye eyledik. Vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi. Haberdar eyle ya Rabbi. Ve izzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini,

dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. Üç ihlas bir Fatiha-i şerife amin. Ey Rabbi hasıl olan sevabı pirimiz Seyyid Abdülkadir Geylani, Seyid Ahmed el Rifai, Seyid Ahmet el Bedevi, Seyyid İbrahim Duseki, Şeyh Ebul Hesen eşazeli, Şahı Nakşendi Muhammed Bahaddin, Şahı Mevlânâ Celaleddin Rumi, Şah Hacı Bektaşi Veli, Şah Hacı Bayramı Veli, Mehmed Muhyiddin Üftâde, Veysel Karani, Muhyiddin Arabi, Niyaz-ı Mısri ve bütün piran efendilerimizin ruhlarına hediyeik. Vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi. Haberdar eyle ya Rabbi. Ya Rabbi hasıl

olan sevabı geçmiş üstatlarımızdan Abdurrahim Tantavi, Abdurrahim ennişavi, Elhac elhafız Ebubekir Sıddik-i Çorumi, Hacı Ali Haydar Efendi, Elhac Çorulu Mustafa Naç Efendi, Nevşehirli Hacı Abdullah Gürbüz Efendi’nin, Kaçuni dergahının, Kabbaşi dergahının ve bütün geçmiş mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhlarına ya Rabbi bilhassa üstadımız bayındır. Hacı Mustafa Özba Beyefendi Hazretlerinin ruhaniyetlerine, ced ve dadalarının ruhaniyetlerine, yaşayan bütün mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti Muhammed’in ruhaniyetlerine Turuk Aliye’den akraba-ı talukatlarımızdan geçenin ruhlarını da hediyeledik. Vasıl ve hissedar

eyle ya Rabbi. Haberdar eyle ya Rabbi. Ve zatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. Ve selamün alel mürselin ve alihim velhamdülillahi rabbil alemin. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillâhirrahmânirrahîm. Eftal zikirennu laillallah. ilahe illallah. Hak muhammeden resulullah cembi vel mursalin. Elhamdülillahi rabbil alemin. Elfatiha salavat. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammed. Kaynak Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir. İlgili Sohbetler Bu konuyla ilgili diğer

sohbetler: KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022 , GÜRSU Kutlu Doğum Programı İçe Müftüsü Konuşması – 19 Nisan 2013 , İZMİT Kutlu Doğum Sema – 26 Nisan 2013 . Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=GNww5Yf4BGc