Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

684. Dergâh Sohbeti — Kibir ve Gizli Şirk, Şevval Orucu, Dervişler Arası Muamele

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 684. Dergâh Sohbeti — Kibir ve Gizli Şirk, Şevval Orucu,…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Allâh gecenizi hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed’i hakkı, hak, batılı, batıl bilenlerden eylesin. Hakkı, hak bilip, hakkı yaşayan, hakkı tebliğ eden, batılı, batıl bilip, batıla karşı cihâd eden kullarından eylesin. Rabbim nerede Müslümanların canına, malına, namusuna, şerefine, haysiyetine tecavüz ediliyorsa, topraklarına tecavüz ediliyorsa, Cenâb-ı Hak hepsinde bu tecavüzcileri kahre perişan eylesin. Yerin dibine batırsın, helak eylesin, güçlerini dağıtsın, birbirlerine düşürsün. Bu İsrail Yahudilerini hepsinde yerle yeksan eylesin. Destekçilerini de yerle yeksan eylesin. Doğu Türkistan’a özgürlük nasip eylesin. Onlara zulmedenleri helak eylesin.

Nerede Müslümanlar zulüm görüyorsa, zulüm görenlerin hepsinde Cenâb-ı Hak helak eylesin. Ejmeyin. Malum Ramazan ayı geçti, bitti elhamdülillah. Cenâb-ı Hak’a hamdü senalar olsun. Hadîs-i şerifte Allâh Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri kim şevvalden 6 gün oruç tutarsa, bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi olur demiş. O yüzden şevval ayındayız. Tutabilen arkadaşlar, kardeşler inşâAllah 6 gün oruçlarını tutsunlar. Halk dilinde genelde 6 gün oruçları derler, şevval orucunu. O yüzden arkadaşlar, kardeşler inşâAllah bu 6 gün oruçlarını dikkat etsinler. Tutabilirlerse inşâAllah 6 gün oruçlarını tutsunlar. Başka bir hadîs-i şerifte de Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri diyor ki, 30 gün sonuçta 300 güne tekabül ediyor. 6 günde 60 güne 360 gün, bir yıl böyle oruçlu geçirmiş gibi oluyor o kimse.

Rabbim inşâAllah oruçlarımızı kabul eylesin. Ben kendi nefsim adına söyleyeyim, güzel bir Ramazan oldu hamdolsun. Her gece teravi namazını kılma mutluluğu. Ardından teraviden sonra Ramazan’ın son günü bir de tesbih namazı kıldık hamdolsun. Güzel bir Ramazan geçti. Ardından bayramımız güzel oldu. Hüznümüzle, kederimizle, neşemizle, sevincimizle güzel bir bayram günü yaşadık. Cenâb-ı Hak’a hamdolsun. İnşâAllah bundan sonra tekrar yeniden mücadeleye devam. Allâh izin verirse inşâAllah. Bir sorusu olan varsa acil alalım. Efendim, kibir ve gurur şeytanın hayvanlarıdır. Sen ona hükmetmezsen, onlar sana hükmederler kanunu Sultan Süleyman. Suf-ı kibir ve gurura nasıl hükmetmelidir? Kibir gizli şirk’tir.

Öyle olunca Allâh Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri gizli şirk olarak nitelendirmiş. Öyle olunca kendini bir başkasından kıymetli görüyorsan, kendini bir başkasından üstün görüyorsan, fazla görüyorsan kibirlisin demektir. Birisine tepeden bakıyorsan kibirlisin. Bu kim olursa olsun. Bu eşini olabilir, bu çocuklarını olabilir, bu başkası olabilir. Sûfî kim gelirse karşısına, o karşısına gelen kimseyi kendince kendisinden daha faziletli görecek, kendisinden daha iyi görecek. Bunu yenmenin yolu bu. Eğer kendinden daha faziletli, kendinden onu daha kıymetli görmezse ve kendini ondan farklı, ondan üstün görürse kibirlenmiştir. Kibirlenen kimse de gizli şirke düşmüştür. Allâh kibirlenenleri sevmez.


2. Bölüm

Gurur ayrı bir meseledir. bir kimse örneğin Türkiye bir uçak yapıyor, uçak yapmasıyla gururlanıyoruz. Bu farklı bir şeydir. Bu böyle ama bir kimseye karşı gururlanmak o da insanı helak eder. Ama ülkenin faydasına, milletin faydasına, ümmetin faydasına bir şey olduğu ondan gurur duyduk. Bu güzel bir şeydir. bu aynı zamanda o kimsenin kendi ümmeti Muhammed’e ve kendi milletine karşı olan muhabbetini gösterir. Ama bir başkasına gururlanıyorsak bu kibirin yan kolu oluyor o zaman. Bir başkasına karşı gururlanmak bu da ayrıyetten kibir oluyor. Bir kimse bir savaş meydanında kafirlere karşı kibirlenir, kafirlere karşı gururlanır. Bu ibadettir. Bir kimsenin Kur’ân ve Sünnet dışındaki bir şeyi o kimse öne çıkarıyorsa ona karşı durmak, ona karşı gururlanmak cihâd olur.

Kibirlenene kibirleniniz. Bu Hadîs-i Şerif’te bir kimse senin dinin için, ırkın için, milletin için, inancın için, mezhebin için, meşrebin için bunları önde tutarak sana kibirleniyorsa ona kibirlenmek de Hadîs-i Şerif’te buyrulmuş. Ona kibirleniniz demiş. Mesela insanlar Allâh’ı zikredenleri hu’ahur harkir görmek istiyor. insanlar da ona tevazu edeceğim diye uğraşıyor. Kibirlenene tevazu edilmez. Kibirlenene tevazu etmek onun kibrini alkışlamak, onun kibrini ödüllendirmek olur. Kibirlenene tevazu göstermek Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin öğretisine de terstir. Sen peygamberden iyi bilmiyorsan sallallâhu aleyhi ve sellemden. O buyurdu ki kibirlenene kibirleniniz. O zaman bir kimse sana kibirlendi, ona kibirlenmek sünneti seniye.

Ona kibirlen. Kibri ne olduğunu öğrensin. Birisi sana karşı gurur abidesi kesiliyor, ona gururlan. Çünkü aynı zamanda ona bir tebliğ gibi oluyor. Onu uyarıyorsun. Ama bizde şimdi şöyle bir şey var. Eğer kibirlenen zenginse biz onun kibirlenmesine saygılı duruyoruz. Boynumuzu büküyoruz. Kibirlenen bir makam sahibi ise biz ona boynumuzu büküyoruz. Kibirlenen siyasetçiyse, bürokratsa biz ona karşı sessiz sedasız duruyoruz. Ama biz kalkıyoruz bir dervişe, bir sufiye kibirleniyoruz çok rahat. Biz kalkıyoruz eşimize kibirleniyoruz, çocuklarımıza kibirleniyoruz. Annemize babamıza kibirleniyoruz, arkadaşlarımıza kibirleniyoruz. Neden? Onları eş değer gördük veyahut kendimizden aşağı gördük. Onlara kibirleniyoruz.

Ama bir zengine kibirlenemiyorsun. Bir bürokrata kibirlenemiyorsun. Bir siyasetçiye kibirlenemiyorsun. Bir zalime kibirlenemiyorsun. Bu bizim imani zayıflığımızı gösteriyor. Asıl o kimseye kibir avidesi yaptıysa ona kibirlencen. Bu cihâd oluyor. Ümmet bunu terk etmiş tabii. Ümmet bunu terk edince, ümmet kendi eş değeri gibi gördüğü kimseye ezmeye çalışıyor. Erkekler evde eşlerini ezmeye çalışıyor. Veyahut da kadınlar kocalarını ezmeye çalışıyor, kibirleniyorlar. Veyahut da anne baba çocuğunu ezmeye çalışıyor, kibirleniyor ona karşı. Veyahut çocuk iki mürekkep yalamış, kendince bir okul okumuş. Kendisini o yaşa getiren, kendisini okutan annesine babasına kibirleniyor. Veyahut da anne baba veya baba o çocuğun önüne bir iş açmış, bir meslek sahibi etmiş.


3. Bölüm

O çocuk oradan meslek sahibi olmuş, iş sahibi olmuş, büyütmüş işini. O kalkıyor babasına kibirleniyor, annesine kibirleniyor, ailesine kibirleniyor. Normalde daha onun önünü açana kimseye teşekkür edeceğine, ona Allâh’a hamd edeceğine ve o sebebe vesile olduğu için ona karşı daha saygılı davranacağına ona kibirleniyor. Allâh muhafaza eylesin. Ümmeti Muhammed’in sıkıntısı bu zaten. En büyük sıkıntı bu ve kibir şeytani bir duygudur insanda. Bu normalde bir kafire karşı kullanılırsa cihâd olur, bir müslümana karşı kullanılırsa gizli şirk olur. Allâh muhafaza eylesin. Sufiler arasında nasıl olmalı? Dervişler birbirlerine kibirlenmez, kibirlenen derviş cahil derviştir. Dervişe adaydır o, dervişte değildir.

Derviş normalde gönülsüz gerek demiş Yûnus. O yüzden bir derviş bir dervişe kibirleniyorsa o derviş adayı o daha ham. O daha normalde olgunlaşacak, pişecek daha büyüyecek o. Kaç yaşında olursa olsun. Peki nasıl terbiye etmesi lazım bunu? Dervişin mi? Kibirlenene kibirlenerekten terbiye edecek. Yok sûfîler arasındaki. Sufiler arasında diyorum. Değişmez bir şey. Sünnet seni herkese, önce dervişlere. Kimse birisine kibirleniyorsa ona da kibirlenirler. Dervişse dervişliğini bilsin, kibirlenmesin. O da terbiye olacak. Ne kibirleniyorsun ki? Senden bir farkın mı var? Aynı Allâh’a kuluz, aynı Peygambere ümmetiz, aynı Şeyh’e dervişiz. Aynı zikrullah alakasında oturuyor. Senin üstünlüğün ne? Senin farkın ne ki?

Ey insanlar hepiniz bir tarağın dişleri gibisiniz. Arabın acemi, acebin araba üstünlüğü yoktur. Üstünlük takvadadır. O zaman kim kimden üstün ki? Bir tarağın dişleri gibiysek. O zaman ayırmamış hadişleri desen dervişsin, sen şusun sen busun. Bir tarağın dişleri gibiysek kimsenin kimseye kibirlenmeye hak yok. Dervişlerin de, asıl dervişler birbirlerine kibirlenmemeli. Birisi kibirleniyorsa ona karşı da kibirlenmek cihâd olur. Eksiklik görmek de kibirin bir MRM’si midir? Eksiklik görmek o kimsenin gafletindendir. Eksik gören gaflete düşmüştür. Sûfî öğretisinde, sen karşıdaki bir kimseyi eksik görüyorsan nefsine uymuşundur. Nefsin seni aldatmıştır. Hem senin nefsini öyle aldatmıştır ki seni derviş kardeşine karşı seni tabiri caizse açığa düşürmüştür.

Yok. O ancak Üstad’a ait bir şeydir. Üstad onu görecek, onu görerekten nasihat edecek. Ama onu bir derviş birisinin ayıbını görüyorsa kendi ayıbını unutmuştur. Bir dervişin ayıbını diline doluyorsa Allâh onun ayıbını herkesin içine çıkarır. Allâh muhafaza eylesin. Böyle bir şey yok. Bu ancak Üstad’a ait bir şeydir. O da ne yapar? Sohbette herkese, herkesin içinde isim vererekten söylemez. Sohbette görmüş olduğu eksiklikleri, yanlışlıkları, olması gerekenleri sohbette anlatır. Veya bir konu açılırsa oradan anlatır. Herkes oradan nasibini alır. Almadı. Öyle ya. Bireysel olarak uyarır. Yine almadı, yine almadı. Eğer yapmış olduğu şey dergaha zarar veriyorsa o zaman cezai sistem olur. Birinin cezası da onun dersini almaktır.

Başka bir şey değil. Allâh muhafaza eylesin. O yüzden normalde bu böyle Üstad eksik gedik araştırmaz yine. Cenâb-ı Hak onu gözünün önüne getirir ama zahiri ama batını. Onu nasihat eder, söyler, anlatır. Bu, başka bir şey değil. اَفْتَالِذِكِرْ فَالَمَنَّهُ لَا اِلٰهِ Lâ ilâhe illâllah Hak Muhammedün Resûlullâh cemiyen enbiya-i ve’l-mürselîn ve’l-hamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn el-Fâtiha ma salawat Allahumma Salli ala Seyyidinâ Muhammed ve ala Ali Muhammed Âmîn


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Nefs, Sünnet, Şeyh, Hamd, Tesbîh, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı