Mesnevi Şerhi

62. Mesnevi Şerhi (420-429 Beyit)

62. Mesnevi Şerhi 420-429 Beyit konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 62. mesnevi şerhi 420-429 beyit hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

62. Mesnevi Şerhi 420-429 Beyit Hakkında

o kuş yücelerde dir bu gölgesi ise aşağıda bu gölgesi Toprak üstünde kuş gibi uçar durur Bu bir ahmak da kalkar o Gölgeyi ağlamaya gelişir öylesine o kadar koşar ki güçten kuvvetten kalır Bir haberi bile yoktur ki yakalamak istediği havadaki kuşun yere vurmuş gölgesidir o gölgenin nerede olduğundan haberi bile yoktur ve gölge o Katar’da atar ve bu atış bu arayış yüzünden de oklu bomboş kalırız bunu Zahir olarak düşünürsek eğer biz beyitleri anlatıldığı gibi düşünürsek bir kuş düşünün havada uçuyor gölgesi de yere vuruyor Bu bir kimse de o Gölgeyi kuşun Aslında nedir gölgenin onu yakalamak için onun peşinden koşuyor ve bu duyulmadı sizi öyle değil mi at ve gölge dünya gölgedir başka metreden bakalım bu dünyaya sahip olmak için dünyayı elde etmek için koş Allah koş bu bitmek tükenmez bilmeyen bir şekilde koş bu Vine diyor ki hadisi Şerif’te ve o kimse o dünyayı tam olarak yakalayamaz mı başka bir taraftan daha bakalım Bu dünya hayatı bir gölgeden ibarettir bu dünya hayatına kanarsa bir kimse Dünya hayatını asıl hayattan ederse bir türlü o dünya hayatına doyamaz bu ve dünyaya Onun için süslü bir şekilde karşısında durun O hep böyle o dünya hayatının gafleti o dünya hayatının heva ve hevesi içerisinde bomboş bir hayat yaşar O biraz daha gidelim gölge o o de Arabi da komple varlığın bir boyutunu bir derecesini gölge Alem olarak nitelendirir ve bu alem gölge âlemdir Ama bu alem asıl Alem değildir hakikat değildir bu insanlar bu gölge alemin içerisinde bu alemi hakikat mış gibi zannedip Bu alemin içerisinde bu alemi hakikat görürler Ben bunu da geçelim en büyük sufiler demişler ki Ama Allah’tan gayrı her ne var ise hepside gölgedir demişler ben buna da bir sufi terimi vardır ya Az önceki hiçbir şey yokken Allah vardı Bu öbür taraftan bir Veli Arif saat demiş ki Hala da aynıdır demiş hiçbir şey yok iken Allah var idi bu oradan zaten birisi de demiş ki Hala da aynı demiş Yani yine hiçbir şey ne yok ki bunda koyu Mika Bu bir gölgelik ten daha bahseder ve yine Arabi der ki bir varlık Bir hayalden ibarettir ve bütün varlık alemi Bir hayalden ibarettir varlığı komple götürdü hayale bağladı bu hayal ise o zahiren yoktur var burada bir yere koy O hep bugün bir yerlere koyayım bunları İstediğiniz yere koyun bunları istediğiniz alırsınız sana bir yere koymuş Sonra lazım olur siz alırsınız ve Hz Mevlânâ mesnevisinden der ki ey ol Ya sen bu alemi Hayal üzerinde yürür gör bir hayalin üzerinde bir varlık cisim yürüyebilir mi bu hayal var bir hayalin üzerine bir varlık olabilir mı acaba Allah Hz Mevlânâ’ya göre ve bu alem hayalin üzerine bir gölgemi hayalin üzerine Bir Hayal mi ki mı yoksa Arabi’nin bu varlık hayalden ibarettir dediği şey mi tefsir ediyor Yoksa daha derinlemesine mi söylüyor de Arabi ortaya bir taş attı da ve o Arabi’nin o taşını daha mı ile attı Ya sen bu alemi Hayal üzerinde görür gör ve bu alem dedi o kocaman o Kosmos dediğimiz Alem sebze Hayal üzerinde yürüyor ve bu alemde değildi bu alem dedi o âlemden kasıp alemin nüvesi çekirdeği hükmünde Adem ise o Adem de mi hayal üzerine yürüyor ve Ademi kendi suretinde yarattığına göre hangi varlığın boyutunda kendi suretine göre yarattı da o zaman vücudun öyle bir varlığın öyle bir makamı var da orası da Hayal üzerine mi acaba O geçen hafta beyte girme işimi sebepleri bunlarda Evet şimdi Hz Mevlânâ kuş yücelerde dir dediği kuş o Yüceler de bir kuştan kastı ne acaba o kuş yücelerde dir gölgesi vurduysa ve yücelerde ki kuşu Avlamak mümkün değil ise SV yücelerde ki kuşa Biz Oktay’a atamıyorsak Hz Mevlânâ’nın yücelerde ki kuştan kastı ne ki mı okus Tokuş’un bu aleme gölgesi düştüyse ve okuyuşta neyi kastetti acaba İyi gez evde mi yalnız bu sufilikte zevk bir anlık değildir tesbih gibi Aman arkasından gelmedi ve o zevkten zevki geçerek ten halden hale geçerek ten sarhoşluğu hiç bitmez hep sarhoştur ha yıl maktan korkar onlar bu ayrılırsa sevgiliyi gözünün önünde göremez o yüzden ayrılmamak için hep sevgilinin hayaliyle olmak için içtikçe charest iç eriştik geçer ama bir an ayrılırım diye ödü kopar O yüzden Hazreti Mevlânâ bakla der ki sen beni ayrılmak istiyorsun Eee bize Mansur şarabı getir ben hiç ayrılmak istemiyorum da Evet şimdi bir kuş hayaletin o Yüceler de uçsun Sen hiç konmasın bir kuş hayal edin bu mekanı olmayan bir kuş hayal edin mevkisi olmayan bir kuş hayal edin sıfatları bilinmeyen bir kuş hayaletin adı var sıfatları var Kendisi bilinmeyen bir kuş hayal edin siz onun üzerine Ne koysanız o değildin ha bir kuş ayarladım gölgesi her daim durduğu yerde durmuyor her an uçma halinde ne tarafa dönerseniz dönün onun gölgesiyle karşılaşıyorsunuz ne tarafa bakarsanız bakın kuşum gölgesi sizin önünüzde uçuyor ve cilme leniyor size ve size Kanatlar çarpıyor olmuyor size Nağmeler döküyor olmuyor size böyle enteresan cilveler led’i ve leniyor bir kuş tuşuna ben onu ağlamamak için insan kendiniz ortada Bu öyle değil mi O bir kuş düşünün işte bu noktada Herkes kendi hayalin peşinde koşuyor şimdi bu Tweet’ten beni böyle koyun kenara koyun kenara koyun kenara Dediklerinden bir tanesini kendinize alın Bu sohbeti dinlediği iseniz Bu dinlemediyseniz hangisi diye soracaksınız zaten ama ben de diyeceğim ki mesnevinin başı olan dinleyi dinlememiş lütfen var bunun böyle farklı muhabbete çekmiyorum herkesin bu alemde önünde bir gölgesi vardır aşık olduğu ve o Gölgeyi yakalamaya çalışır o kafanı kaldır da ve o Yüceler de ki kuşu görmeye çalış o aklına bu manada sarhoş et de Ve bu manada sarhoş Abdullah Sen aslına hakikatin e ulaşmaya çalış Ama sen Ahmaklar gibi gölge ok atanlardan olma Ama sen Ahmaklar gibi Gölgeyi yakalamaya çalışanlardan olma o muhakkak gölge seni asla götürür İyi o zaman sen Seni Göl böyle bir gölge bu ki kendine o seni aslın aslına götürsün kendini öyle bir gölge Multi o Gölgeyi Gölgeyi takip edersen seni hakikate götürsün ama kendine öyle bir gölge bulamadıysan bilgi Ahmaklar gibi sen Okulu’nda okulum okun kalmayacak Sen aklını dövüşür de ve bu sohbeti dinledikten sonra aklını devşir Bu sohbeti dinledikten sonra kendine gel Sen hangi sahte Gölgelerin peşine düştüğünü gör ben seni hakikat e gör sürecek bir gölge ve Hz Mevlânâ mesnevisinden eder ki seni hakikate götürecek bir gölge bu var ama Hz Mevlânâ da Mevlânâ Mesnevi göre mesnevideki işareti insanı hakikate götürecek olan gölge ve zamanın velilerimiz İyi o zaman sen de bu zamanın velisini bul da o Allah’ın gölgesidir Çünkü seni hakikaten ulaştırsın Ömür oklu bomboş kaldı ne demek ki ömürden her zaman birimi ama bir ok bir kaç yıllık Ömür verildi seksen yıllık bilinmiyor seksen yıllık bir ömür oklu var Her gününe bir ok koydun her gün ne Sen ne yaptın bir sahte gölgenin peşinden koştun bu dünyanın heva ve Hevesin fuhuşun kumarın işte bu noktada seni Allah’tan uzaklaştıracak Gölgelerin peşine düştün Her gününü Sen boş hayallere boş kuruntulara kurban ettin Ömür okulunu boşa harcadım Ömür okulunu Sen heva ve hevese harcadın Ömür okulunu şeytana harcadın Ömür olduğunu namazsız the harcadın oruçsuz de harcadın Ömür okulunu haramlara harcadın Ömür okulunu günahlara kötülüklere yanlışlıkları eksiklikleri harcadın Ömür okulunu Sen Allah’a düşmanı harcadın Peygamber sallallahü ve sellem Hazretlerinin sünnetine aykırılığa harcadın Ömür okulunu Sen nerede hiç ki terimlerde kumar oynarım a harcadın o ömür o bunu sen nerede fitne Fücur çıkardım ona harcadın Ömür olduğunu sen kimin namusuna dil uzatırım için harcadın Ömür olduğunu sen hangi kızı kaldıracağım diye harcadın Ömür olduğunu sana hangi oğlanı baştan çıkaracağım diye harcadın öbür hop bunu Sen Nefsine Harcadın Beni sevsinler Beni tanısınlar Beni Bilsinler harcadın bu ömür okulunu Şeytana gaflete ve heva e&s harcadın o ölür haklı unu okulunu Sen gösteriş Aha satın Sen ömür okulunu Allah’a harcamadım ama Allah’a harca Saydın hakikat Eğer çekti o Çünkü ne dedi mevlüthan Süleyman Çelebi aşk ile bir kez Allah deseo lisan da dökülür cümle Günahlarım istiha Ama sen ömür okulunu Allah’ı tanıma onu bilme onu zikretme onu tesbih etme O’nu tenzih etmeye harcamadım Ama sen öbür okulunu çoluğunu çocuğunu Kur’an ve sünnete göre Yaşatmaya harcama Dın sen ömür okulunu Kur’an’ı anlamaya Kuran’ı yaşamaya harcama Dın sen ömür okulunu Hz Peygamber sallallahü ve sellem Hazretlerinin sünnetine tabi olmaya harcama dın bu onun haliyle hallenme harcamadım Ama sen ömür okulunu Yarın düğünde ne giydim nasıl bir kıyafet tercih edeyim ki Bütün herkes bana baksın Ben yarın Çarşıya çıkarken ne giyeyim ki herkes dönsün bana bir daha baksın Ben yarın nasıl Sema edeyim de herkes dönsün Banane semazen mi İştesin Ben nasıl bir Zikrullah yapayım da bütün Dergah gözünü bana çevirsin ne aşıkmış ya Ne Zikrullah yaptı desinlere harcadım Ama sen ömür okulunu harama daldın Allah’ın lanetlediği işe da olaraktan harcadın sana yapma dedim yaptın gitme dedim gittin Ben sana o eve bir daha girme dedim girdin Ömür okulun harcadın şimdi kapıda durmanın bir anlamı yok şey yapma Dediğimi yaptın bu affettim bir daha girme oraya dedin girdin bu affettim bir daha yapma dedim yaptın O şimdi seni seviyorum deme bu ömür okulunu bir seferde harca da tek bir seferde İyi o zaman sen arcada Bu aptal olan sensin Salak olan sensin hain olan sensin gaflet olan sensin Allah kimseye zulmetmez Sen okunu boşaltın bitirdin Allah Allah kimsenin önüne kimsenin önüne hainlik koymaz sen seçersin Ama sen seçersin tek bir seferde okulunu tüketirsin İyi o zaman sen ömür okulunu bir seferde harcadı ah ah İyi o zaman kimse yüklenecek yük yok bu göz irade seni yol seçimi senin da WhatsApp’tan bir kısmı cihada giderken oturmayı Seçen sensin o Zikrullah orada dururken sen evinde oturmayı Seçen sensin yapma bu Haramı işleme denilirken haram işte sensin Bu öbür okulunu Sen bitirdin bir başkası değil Bu bir başkası değil Bu bir başkası değil sen bitirdin nefsin Oya servisin yanlış yapan sensin lanetlik işle uğraşan sensin ya Allah’ın lanetini uğrayacak olan da sensin İyi o zaman işte Hazreti Mevlânâ diyor ki bu bu Ahmaklar Ahmak ahmak nedir bu pozitif aklını çalıştırmayan insanlar pozitif Aklımı Bir kimse bu dönemdeki yasak yapma bunu yapıyorsa ahmaktır o bu ahmakla yol gidilmez bir ahmaktan dost olunmaz bir ahmaktan kardeş edilmez Bu ahmakla yan yana savaşılmaz ben onu kafana kaldırma dediğin yerde kafasını kaldırdık mermiyi ahmak Çünkü dinleniyor ya bu Tim komutanları vardır ya Askerde bir takım komutanları vardır hiç ahmaktan takım komutanı yaptıklarını gördünüz mü bir takım komutanı demek takımı kurtaracak alan demektir ve tüm komutanı Demek ki mi kurtaracak adamdır ve o iradeyi eline alır o karar verir o dil ayet gösterir O yanında bir tane asker var Sen hangi Tim komutanı İster laf dinlemeyen bir askeri yanında Şu Karşıda Düşmanlar Tim komutanı diyor ki Sen şurada bekle sen burada bekle sen burada bekle sen orada bekle sakın bunu yapmayın bu birisi ona Burada bekle demiş okuyor bu veya burada beklenmez ben oraya gidip beklemem lazım ya ben neden burada beklettik 2 da gitti orada bekliyor Tim komutanı diyor ki burası Sağlam Sen oradan Kurşun yiyor ahmak bir sufi Kardeşler Derviş Kardeşler laf dinlemeyen ahmaktır O laf dinlemeyen anarşisttir O da dinlemeyen akıllı değildir O cepheden senin dedi kaçıyor dur bu gölgeye ok atıyor laf dinlemiyor ve o okulunun boşa harcıyor ama sakın bu düşmanın dahi Akıllısı makbuldür O laf dinlemiyor söz dinlemiyor yapma dediğini yapıyor haram işlem ediyorsun istiyor bu ve devam ediyor ben onunla yol gidilmez ve o ömür okulunu boşa harcıyor senide harcar seni de batırırız onlar rahmet eylesin Şeyh Efendi derdi ki bu Üstadım Mustafa Efendi Oğlum öyle ikide birde lafını kesen Adam’ın yanında taşıma 12’de Bir de lafa gireni sakın yanında götürme oğlum O her gördüğünü yiyeceğim işlemde uğraşan yanında götürme ben seni dinlemiyorsa yanında taşıma oğlum ama yarın dinlerde düşünme bir sefer dinlemedin mi seni o bir daha dinlemez seni bir söyleme ama Ama bu sefer bekle burada dedin mi beklemedi ondan sonra ya beklemişim burada ben sana bekle dedim var ya orada bekleme dedim hala bir daha Bekleme onu Senin yine aynı anda beklemez Ama sen 10001 sefer affetsen o bin ikincisinde gene aynı şeyi yapar Ya bırak ona bir daha bir şey deme ona ben ona bir daha bir şey deme çok seven insan bir sefer söylersin sevene Bu ikinci söylemene gerek yoktur Bu ikincisi laf-ı güzaftır Bu bir sefer söyledin anlamadım ahmak yapmadı ahmak bu ömür okulunu boşa harcayacak ama seni bir sefer sattı ikinci da satar Bu bir sefer gitti ikinciye de gider mı bir daha var ya bir sefer yapma bir daha o eve girmedin girdi ikinciye bir daha girerim ve hatta oturur orada Yaşar Ben bunu da kendine makul gör Evet bu ahmak Çünkü kömür okulunun boşa harcıyor Bu harika kafa kata damat Allah gölgesi onu hayalden de kurtarır gölgeden de bu Eğer peşine düştün Allah gölgesi ise Biz bunu Hz Mevlânâ peygamberlere peygamberlerden sonra velilere affetmiştir bu Eğer senin peşinde koştun şey Allah gölgesidir veliler yeryüzünde Allah’ın gölgesidir onun peşine koşarsan Allah’a ulaşırsın bu Eğer diyorsan an aşka ulaşacak San bir aşık mı bu onun gideceği yer maaşını mahallesidir iyi bir Aşık buldun takip et onu Ooo maaş un Mahallesi’ne gidecektir ve o Ama şunun evine gidecektir onu takip edersen onun ayak izlerini takip edersen seni maaş un Mahallesi’ne götürür seni maaş un şehrine götürür Çünkü o bu maaşı aşık aşık ol var ya önüne düşecek bir Aşık bu o ağzı şık buldum ve o aşığı buldunsa gaflete düşme Peşine Düştü Shaw seni maaşın Mahallesi’ne götürecek Yok ben onu tanımam diyorsan ama bir an ben onu dinlemem der senin kıtaya uğra yolun kesilir yolum kesilir bir Senin binanın o senin bir dakika senin bir günün Onun için milyon kilometredir Sen kendine bütün olarak düşünürsün Oysa kaybettin milyon kilometre olur araya mesafeler gider yetişemezsin bir araya Dağlar girer ulaşamazsın ya o yüzden Hz Peygamber sallallahü ve sellem adet dedi ki gözümü açıp kapatınca kadar beni nefsimin eline bırakma bir gözünü açıp kapatınca kadar var ya bir ya bir git hakikat-i bul bunun yolu bunun adetullah ı bunun sünnetullah ısı Hz Allah koymuş Ey Habibim de ki eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun bu hakikaten ulaşmanın yolu Hz Peygamber yolundan geçer Ya sen bir gölge Bu da seni o yola götürsün Sen bir gölge bul da senin onun haline taşısın onun haliyle halleden olsun bir gölge bulduysam Sakın ha ha yoluna ona ihanet etme yolunu şaşırırsın Gözlerin kör olur bulamazsın bir an gaflete düştüğünde uçar gider elinden milyon kilometre olur önünde yetişemezsin O zaman sen ahmaklardan olma O Allah’ın Gölgesine sımsıkı yapış ki seni hakikat de götürsün seni aslına götürsün seni aslın aslına Özün özü ne götürsün Allah’ın gölgesi Allah’ın kuludur bak bak Allahım gölgesinde tarif ediyor bize anlatıyor Allah’ın gölgesi Allah’ın kuludur O Allah’ın kuludur o o o masonların Siyonistlerin Kulu değildir o partinin putin’in Kulu değildir o şahısların Kulu değildir o herhangi bir hizbin konu değildir ol şunun bunun konu değildir o paranın o dünyanın o çağının o şöhretin o Hevesin o nefsin Kulu değildir o o o Allah’ın kuludur O sadece Allah’a kulluk eder Ben sadece Allah’a kulluk eder demek ki Allah’ın gölgesi Allah’ın kuludur ondan haram bekleme ondan heva bekleme ondan Evet bekleme ondan şeytanı et bekleme ondan kendi şeytan niyetine gözümü bekleme ondan kendi heva ve hevesine göz yumma bekleme ondan kendi Haramı helâl aştırma bekleme ondan kendi sonsuzluğuna soyluluk haline getireceğini bekleme bu bekleme O Allah’ın kulu ya ondan yanlış birşey istememe ondan Allah’ın lanetlendiği bir işi yaparaktan onun yanında yer bulacağını zannetme bir Allah’ın kulu ya ondan Ancak Allah’a kul olmayı öğrenirsin ama Allah’a kul olmayı onun yanında padişahlık bekleme onun yanında makam mevki bekleme O ancak Allah’a kulluğu sana etek bu Peygamber sallallahü ve sellem Hazretleri cool cool e Okul ya Ben Allah’ın kuluyum dedi Ya ben Mekkeli dul kadının kuru ekmek yiyen oluyor O öyle dedi kendisine o dedi ki ben Allah’a kulum benim yanımda gaybın hazineleri yoktur dedi Öyleydi değil mi ayeti kerime Ya ben gaybide bilmem benim yanımda Allah’ın hazineleri de yoktur dedi ve o Allah’a kul duydu işte Allah’ın gölgesi Allah’ın kuludur o bu dünyadan ölmüştür Allah Allah girilmiştir o bu dünyadan ölmüştür o dünya tapıcı yoktur onda dünya Sevdası yoktur onda dünya aşkı yoktur o Ben Bu Dünyaya kazık yapacağım de uğraşmaz daha çok yaşayacağım diye uğraşma Zobu dünyada yaşamak zorunda olduğu için yaşar o Bu Dünyada dünyada bulunmakla emrolundu için dünyada bulunur Ama Allah’ın takdiri olduğu için dünyada bulunur bu onun bu dünyaya olan Aşık lı bu dünyaya olan Sevdası yoktur o bu dünyada ölü gibidir Hz Ebu Bekir radıyallahu anh Hazretleri ne dedi ki sil Dünyada yaşayan ölü görmek istiyorsanız ebubekir’e bakın bu dünyada ceset birini görmek istiyorsanız yaşayan bir ceset görmek istiyorsanız Hz ebubekir’e bakayım dedi Hazreti Ebu Bekir’e o o o Yaşayan ölü gibiydi Allah’ın dostları Allah’ın velileri Yaşayan ölü gibidir Onlar bu dünyada yaşarlar Ama bu dünyaya ait değil vardır o bu dünyada sizinle benimle beraber nefes alırlar ama onlar bu dünyanın insanı değildir onlara o yüzden Hazreti Mevlânâ başka bir eğitimde der ki sen küstahlık yapma bunlarda bizim gibi insan değil mi Bunlar da bizim gibi yiyorlar içiyorlar diye görme bizim gibi Uyuyorlar diye görme Ya sen nerede onlar nerede ama onlar ama Allah’a dost olmuşlar onların sofraları semâdan geliyor onların yiyecekleri içecekleri otellerden geliyor mi Evet ama sen sakın benimle beraber yiyor zannetme ve o yemeğine bakıyor yemek Cennetten gelme ve o bakıyor suyuna suyunu melekler getirmiş ve o bakıyor yiyeceğine yiyecek Cennetten gelmiş bu tarz zannediyorum ki senin gibi sarımsak soğan yedi Sen zannediyorsun ki senin gibi dolma yedi Sen zannediyorsun ki senin gibi Et yedim ot7 hayır yok ve O’nun nimeti öteden geliyor O bu dünyada yiyormuş gibi görüyorsun sen onu Ben ona nimet-i Ötelerde ha bu Musa’nın ümmetine Cennetten sofra indirecek İsa’nın ümmetine Cennetten sofra indirecek Muhammed Mustafa’nın dostuna indirilecek öyle mi mi sallallahu aleyhi ve sellem Ya sen olmasaydın bu kainatı yaratmazdım dediği bu peygamberin Evveli ve ahiri olan Allah Hz Muhammed Mustafa’nın ümmetinden olan velilerle dostlarına Cennetten sofra indirmeye Jack vah Hayır Sağ ol Muhammed Mustafa’nın velilerine dostlarına o Cennetten sofra indirir arş-ı Ala da Nimet getirir ve arşa ile adam getirir bu melekler kafayı yerler karıştırırlar Nereden geldi bu diye ama sakın o Ha onu kendin gibi de görme kendin gibi sayma Ama sen uyuyorsun fasıl fasıl onun uykusunda ibadettir uykusunda sohbet eder uykusunda Zikreder uykusunda gider gelir o onun uyuması ibadet var ya uyanık gel zikir uyuması İbadet sakına ne yapmış O Allah’la dirilmiş bu nefsini Allah yolunda Allah yolunda terbiye eden nefsine hevadan heves ten şeytandan çeken Allah’la dirilir hiç kirlenmeden çabucak onun eteğine sarıldı Aaa yer zaman fitnelerinden kurtul Şeytan senin kalbinden 4 Mason Şeytan senin eteğinden çekmesin şeytanlaşmış insanlar senin aklını çelmeye çalışmasın şeytanlaşmış düzenler şeytanlaşmış sistemler şeytanlaşmış anneler şeytanlaşmış babalar şeytanlaşmış eşler şeytanlaşmış komşular şeytanlaşmış akrabalar şeytanlaşmış Malın şeytanlaşmış makamın şeytanlaşmış bütün bu şeytanlaşmış bağla Ben seni o Veli’nin yolundan çekmesin bir sıkıntın göz açıp kapatınca kadar dahi fırsat var mı yapış olmasa sımsıkı mı bıraktı Nam Nam kaybolduğun andır sakın ve bu ahir zaman fitnesinden Kurtuluş yolu bu Hz Mevlânâ 850 yıl önce bunu tespit etmiş o Çünkü Muhammed Mustafa sallallahü ve sellem Hazretlerinin doğumu ahir zamanın başlangıcı ama biz ahir zaman ümmetiyiz ve bu ayı zaman fitnesinden kurtulmanın yolu Bu bir Veli’nin bu elinden tutmak bir Veli’nin yolundan gitmek Yoksa biri Siz hadis-i serifler sahihmi deyip beynini bulandırır birisi mezhepler var mı deyip aklını bulandırır birisi dinin şurası böyle miydi şöyle miydi der kalbini allak bullak eder senin Birisi beğendin profesöründen çıkar hadislerin hangisi Say hangisi değil der senin aklına çomak karıştırır Bir Sen Bir Allah dostu Bul Beni bul onun elinden tut bırakma dinle onu dinle bir an için bir an için dahi DAF lt Düşme Allah Allah Gölgeyi nasıl uzattı demiş o cenab-ı hak ayeti kerimede Dark Allah’ına Gölgeyi nasıl uzakta ya Allah’ın Gölgeyi uzatması Veli He kerametle desteklemesi velilerini ardı ardına göndermesi ve evlilik müessesesini oluşturması Allah Gölgeyi uzattığını velilerini tespih tanesi gibi ardı ardına ekledi velilerini kendi zamanının içerisinde zamanın kutbu etti Allah Gölgeyi uzattı Gölgeyi genişletti Gölgeyi büyüttü bu Gölgeyi devam ettirdi veliler ardı ardına geldi bu Erenlerin varlıklarına işarettir işte Bu Allah dostlarının varlığına işarettir Ne dedi o veliler Mahsun da mahçup dolmaz da Allah Hz Peygamber sallallahü ve sellem Hazretlerine dedi Her zaman Allah’ın 40 tane veli kulu vardır yaşarlar ama sen sakın yok deme ya Allah’ın veli kulu bu zamanda Yok dersen tecdid-i iman ve tecdid-i nikâh gerekli Bu zamanda Veli mi varmış diyen bir kimse küfre düşer Allah’ın elveli İsmi Şerifi var ben o ismi Şerif o sıfat birisinin üzerinde birilerini üzerinde tecelli edecek bu zamanda Yok dersen Sen Körler densin Ama sen gözün kör olmuş senin kulağın sağır kalbin mühürlenmiş senin tövbe Bu zamanda Yok dersen tecdid-i iman ve tecdid-i nikâh gerekli kendin gibi görüyorsun sen müşr etsin ya herkesi müşterek görüyorsun sen Körsün Ya herkezi kör görüyorsun Sen sanırsın ya manevi bunlar Ama sen de herkesi sağır zannediyor ki dışarıdan çocukların seslerini duyuyorsunuz değil mi o duymuyor var mı mı duymayan sağırdır buza yeridir O zahiri bir melek geldiğinde onun sesini duyan var mı bu manevidir bir pirefendi gelse buraya otursa Selâmün aleyküm desem bu onun selamını duyan varsa bu manevi dir Bu bir pirefendi geldi bu tarafa solda bir tarafa oturdu örneği ben onu bir kimse gördüyse o göz manevi o zahiren de demlenen de görüyor o herkes görüyor şimdi Ama sen gönül gözünü açmaya çalış Bu çocuklarda görüyorum Senin görmenin fazla bir özelliği yok şu Ardan birini kaldırsam Beni görüyor musun desem görüyorum diyecek bir özelliği var mı yok Ama sen görünmeyenleri görmeye çalış bu onun yolunu ara Ama sen duyulmayanlar duymaya çalış Onun yolunu ara Evet ben Şuradaki kabirdeki kimse mi selamı var senin selamını alıp almadığını duy Onun yolunu ara hacca gideceğiz Hep beraber Şimdi benim bize çıkmış Elhamdülillah cenab-ı hak anda diyorum Evet şimdi oraya gittiğimizde şimdiden düşün Ben Beytullah senin selamını alacak mı almayacak Bu şimdiden o bende kendine yolunu kursen yola çıkmaya Başladın da Beytullah seni evinin önünde bekleyecek mi beni ziyarete gelen geliyor diye Allah Hz Muhammed Mustafa da yola çıkarken seni karşılayacak mı Hadi yola çıkmadan Neyse medine-i Münevvere giderken seni karşılayacak mı Hadi o da neyse kabri Şerifi’nin başına gittiğinde Esselamün aleyküm yarası Vallahi dedim ve hemen anında Vav Aleykümselam mı diyecek mı yoksa sen Salatü Selam getireceksin ses yok salatu selam getireceksin ses yok Salatı Selam getireceksin ses yok salatu selam getireceksin görüntü yok ha ha duvara mı söylediğin ha oraya kabrime söyledi sen selam vereceksin o selamı sen alacaksın sen selam versen o selamı sen alacağım yoksa sahibi kim alacak bir daha sen Esselamu Aleyke Ya Resulallah dediğinde Oh Aleykümselam mu Ben ona baksa ya ona bak ona bu onun için yan Ağla dön Ağla Bu yan Ağla dön Ağla bu adam Beytullah’ın merdivenlerini saymış 12 Diren arasına atılmamış adam Sen bana anlatıyor Hacı efendi falancı direkler falancı dileğini arası kaç adım biliyor musun bilmiyorum dedim ben Sen Hacı olmamışsın dedi Doğru söylüyorsun dedim mı böyle baktı dedim aklın Erdi Demek ki dedim Beytullah’ı gördüğünde iki dileğin arasına adım lamayı dedim aklına Erdi demek Nasıl aklına kaybetmeden orada dedi Bu nasıl kaybetmedi nasıl yemek aklına geldi nasıl içmek aklına geldi Nasıl sen Beytullah’ın bıraktın gittin Bu nasıl Medine’yi Münevver’i bıraktın gittin bu otururken O da senin karşısındayken gidebilir misin Ama sen Allahümme salli ala seyyidina muhammed dinle ve o da sana Orada dua ediyorsa nasıl bırakırsın o gider misin Gidebilir misin Ben Beytullah renkten renge girerken Bu nasıl bırakıp gideceksin bu gökten mahlukatlar sıraya girmişler tavaf etmek için nasıl bırakıp gideceğim o bilmediğin tanımadığın Hayal etmediği bu nice yaratıklar varlıkla bu başlarında imamları ve beyi Ceke Ceke tavafa gelmiş ya Sen nereye gittin acaba Efendi bu iki dileğin arasına mı sayıyordu aslana Allah Allah rahmet eylesin sorardı hele yanındaki na na Beytullah hangi renk Oğlum şimdi yanındakine sorardı Selam millet yanında oturamaz the bu soruyu bilen yanında oturamaz the Sen bu soruyu bilen bunun sorulacağını bilen Şeyh Efendi’nin yanında oturamaz dı dı ancak yerle Selâmün aleyküm Aleykümselam Efendim bir şey soracaktım susarsa sonra sabanis açalım o hazır soru Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin şehrine geldiniz mi Evlatlarım geldiniz sizin Selamınızı aldı mı bu ev sahibi sizin Selamınızı aldı mı mı şeyhin Bu nasıl Bunu sorardı bu ev sahibi Selamınızı aldı mı yeni bir eve girseniz Selâmün aleyküm deseniz efsane Aleykümselam demezse rahat oturabilir misiniz Orada da rahat yiyebilir misiniz rahat içebilir misiniz rahat yapabilir misiniz Allah Allah rahmet eylesin bunu öğretti bana 1092 de ilk hacca gittiğinde bunu öğretti bana bu mustafendi Buyrun Efendim Beytullah ne renk Oğlum şimdi Evet efendim sapsarı görünüyor oğlum siyah değil mi Yok efendim sarı görünüyor Ha iyi haberimiz yok bizim bir şey daha ama sapsarı Beytullah altın sarısı altın sarısı ve ertesi gün sabah namazını kıldık böyle yan tarafta devam edecektir birşeyin yanıbaşındadır olmaz o çekerse gelirsin bu yanına başkaları girer girer yanına başkaları durdurur sen yani hoşuna gitmez ama ben böyle bir saf gerideyim Namazı kıldık bu böyle döndü gözünü içinden baktı arka bu kafasını çevirdi vallahi Bu bir daha baktı işaret etti buraya geldi yanındaki boşaldı ben gittim arkada Buyrun Efendim dedi bu ne renk Mustafa Elif oh oh elim sabah namazının farzını kılmaya başladığımızda bembeyaz oldu çok iyi Bir iki gün öğrendim ki Beytullah renklerle yenge giriyor ya yav renkten renge giriyor ya sen renkten renge giriyor bu şeytanın Taşıyan da gördünüz mü şeytana Sen kime taş attığınız gördünüz mü o bana öyle dedi ve ertesi gün dedi ki Mustafa ben linkimi taşladığını gördün mü oğlum dedi gördüm Efendim dedin mi gözüne uğrayın dedi gözüne vurdum Efendim dedim oy mâşâallah olun ya gözünü vurdun mu ya gözünü vurmadı San bir daha taş at o gözüne vurmadı San bir daha taş at ve ertesi gün düzgün nişanlı ve gör kimi taşladığını taş attın şey taş değil bu taş attığını gör Say da koşuyorsun sayıda koşarken bakıyorsun ve Beytullah’a bakmak sünnet var ama Hacer annemiz İsmail’e baktı orada bu koşarken İsmail gördün bu koşarken İsmail gördün mü orada bu İsmail’in bebek halini gördün mü bu İsmail bebek halini görmediyse neden koştun bu istilâm ediyorsun Sefa ile Merve de Allah bismillah Allah’u ekber bu Hacer Anne ne İsmail görmek için tepeye çıktı Ama sen İsmail’i gördün mü bu okulun boşa harcama açsın da hacca gitme de Okluk Umre gitmekte Okluk Sufi okulunu boşa harcama işte de Allah evliyaların ı bu alemde uzaktı yürüttüğü onları nefes verdi kıyamete kadar o velilerin yolu devam edeceksen yol bitti deme sen Birlik bitti değil mi küstah laşma Gözüm kör oldu ben Veli’yi göremedim de ben ne suç işledim de Allah kendisinin dostunu benim önüme perde çekti de ben nasıl bir günah işledim Ben nasıl bir hainlik yaptım ben nasıl bir vefasızlık ettim de bu Velinin elini bıraktım be Ben nasıl bir halt işledim ki o Veli’den uzak oldum be kendine bu suçu başkasına değil çünkü bir Veli Allah güneşinin ışığına kılavuzdur ve o eli seni Allah’ım ışığına Allah’ın nuru na götürecek onun kılavuzudur o Allah’ın adet allahıdır peygamberler peygamberlerden sonra verilerini gönderir ki o onlar insanları Allah’ın nuru na taşısın bu Kılavuz olmadıkça Bu havada yola Düşme Bu bir veliye ulaşmadı cça yola Düşme bir Velinin elini tutmadan yola Koyun mu ahmaklık yapma bir Meliye intisap etmeden Ben Allah’ın nuru na buluşurum ulaşırım deme adet Allah bu değil sünnetullah bu değil kendi kendine yolculuk kendi kendine şeytanlık yapma bu peygambersiz Allah’ı bilmek mümkün bu peygambersiz Allah tanımak mümkün Bu bir Veli’nin vesilesi olmadan O yola ulaşmak mümkün değil mümkün değil Ama sen Allah’ın adet Allah’ına sünnetullahın a kendi kuş beyninle değiştirmeye çalışıyorsun ahmağın karekök üsün Halil gibi Ya ben batanları sevmem de var yani İbrahim Aleyhisselam gibi de ki ben vatanları sevmem ne dedi dedi ki bu Yıldız Benim ilahım olabilir ay çıkınca dedi ki bunun ışığı daha fazla ola ki bunu benim ilahım bu olmalı Sabah olup Güneş doğduğu görünce dedi ki bu çıkınca ayında şarkı kalmadı benim ilahım bu olmalı dedi ve o da batınca o dedi ki ben batanları sevmem Ama sen batanları sevmem Ya sen ne na Vallahi A bak üç Sevgi 3 sevgidir insana kemale erdiren Allah’ım senin sevgini ben seni sevenlerin sevgisini seni sevdirecek olanların sevgisini bu çölde Susuz kalmış Lara soğuk şerbeti sevgili ettin gibi bize de sevgili Ela bu Allah’ı sevdirecek olanların sevgisi veliler velilerin işi Allah ve Resulü sevdirmek tir tir kendilerini sevdirmek değil Allah ve Resulü sevdirmek Allah’a itaat edin Resulüne itaat edin sizden olan Emir sahiplerine itaat edin 3 itaat haktır kime Allah’a Allah resullaha ve velilerine itaat haktır brüt Sevgi haktır Allah’a Resulullah’a ve velilere olan sevgiler hakkı Ama geri kalan bu sevgilerin hizmetçileri dir böceği seversin seni Allah sevgisidir Allah’ın varlığıdır yarattığı dır Seni Allah’a götürür geri kalan eşi sevmek fıtridir ve eşi sevmek fıtridir reddedilmez çocuğu sevmek fıtığımıdır reddedilmez ama seni Allah’a götürmez bu Allah’u sat edecek üç Sevgi Allah’ım senin sevgini seni sevenlerin sevgisini seni sevdirecek olanların sevgisini bizlere bahşeyle el-fatiha mazala.

62. Mesnevi Şerhi 420-429 Beyit – Sohbet Notları


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 07.08.2025, İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 ​​​​​​​​​​​, Gelibolu Mevlevihanesi Kutlu Doğum Sohbeti – 15 Nisan 2012. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler