Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

596. Dergâh Sohbeti — Suriye Meselesi, Evlilik Ölçüleri, Mürid-Mürşid, Tebliğ Emri

Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette Suriye meselesi ve İslâm dünyasının 250 yıllık dramını, Müslüman çoğunluklu ülkelerdeki gerçekliği, evlilikte özgüven-kibir farkını, mürid-mürşid ilişkisinin günümüzdeki ölçüsünü, eve habersiz gelmemek sünnetini ve Mâide 5/67 âyetinden tebliğ emrini anlatıyor.


1. Bölüm

Selamun aleyküm. Allâh gecenizi hayırla eylesin inşâAllah. Cenâb-ı Hak gündüzünüzü hayırla eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırla eylesin inşâAllah. İş gücünü olumsuz etkiledikleri ve vatanlarını terk ettikleri için eleştirenler de var. Maaş aldıkları için eleştirenler de var. Siz Suriyeliler ve Suriye sorunu için çöp çözümü için ne düşünüyorsunuz? Evet, ya normalde ben bunu insanlık drama olarak görüyorum. Bu bir bundan çok insanların ders çıkarması lazım. Müslümanlar son iki yüz yıldan iki yüz elli yıldan beri katliam görüyorlar. İki yüz elli yıldan beri mecburu göçlülere tavir tutuluyorlar. Bu yeni bir şey değil. bu normalde ikinci dünya birinci dünya savaşında da bu bütün her yerde aynı şekilde oldu.

Müslümanlar katledildiler, öldürüldüler, sürgüne gönderildiler. Malları yağmalandı, canları yağmalandı, evleri yağmalandı, namusları, şerefleri, haysiyetleri, her şeyleri yağmalandı. İki yüz elli yıldan beri İslam dünyası hem yeryüzlü zenginlikleri hem yeraltı zenginlikleri hem dini, hem kültürel olarak hem de devletler olarak yağmalanıyor. Bu yağma bitmedi. Bitmiyor o da. normalde iki yüz elli yıldan beri Müslümanların kanı dökülüyor her yerde. Bu mesele sadece bir Suriye meselesi değil. Bu topyekun Müslümanların problemi. Irak’ta da aynı sıkıntı var. Suriye’de de aynı sıkıntı var. Lübnan’da da aynı sıkıntı var. İsrail’de, Filistin’de, Yemen’de ileriye doğru gidin. Afganistan, Pakistan daha ileriye gidin.

Bangladeş daha ileriye gidin. Arakan’a doğru Müslümanlarda problem var. Afrika’ya gidin. Afrika’da Mısır. Oradan aşağı doğru inin. Afrika’nın nerede bir Müslümanlar varsa problem var. Kanlar akıtılıyor. Sürgüne gönderiliyor. Namusları lekeleniyor. Şerefleri, haysiyetleri lekeleniyor. yeraltı ve yeryüzünde zenginlikleri yağmalanıyor. Komple. Bunu sadece Suriye meselesi olarak bakarsak aldanırız. Bunca coğrafyaya dolaştık. Türkiye’nin içerisinde normalde 28 Şubat’ı unuttu mu insanlar? 12 Eylül’ü unuttular mı? Veyahut da şu anda en son 15 Temmuz’dan sonra Müslümanların ensesinde boza pişiriliyor gene. Nereye unuttular? FETÖ’yü bahane edip bütün cemaatlere, tarikatlere laf söylemeler, bütün cemaatlere, tarikatlere zan altında bulundurmalar.

Bunlar böyle kenara atılacak şeyler değil. normalde haklıyı, haksızlığı ayırt etmeden bütün tarikatlara, bütün cemaatlere sallular. Bunlar normalde Müslümanlar dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir bölgesinde huzur içinde değiller. Değiller bakın, dikkat edin. Hiçbir yerine, bana bir yer gösterin. Deyin ki burada Müslümanlar hür, özgür, huzur içinde yaşıyorlar. Yok, zulme uğramadan, adaletsizliği uğramadan, yağmalanmaya, yıkıntıya, namusları, şerefleri, haysiyetleri parçalanmamış bir yer söyleyin. Çünkü böyle bir yer bulunursa, böyle bir yer var derseniz bütün Müslümanların oraya hicret etmeleri farz olur. Bakın bütün Müslümanların oraya hicret etmeleri farz olur. Ve şimdi tabi Suriyeliler normalde şöyle düşünün, Anadolu’da Balkanlardan gelen Müslümanlar var.


2. Bölüm

Balkanlara gidenler mesela örneğin, en kısa. diyelim ki o kimse Saraya o da yaşıyor. Gelir mi buraya? bir kendi kendinize düşünün, Bulgaristan’da, Anadolu’da, ne bileyim Bosna’da, Karadağ’da. Hele o Karadağ’ı gördüm ya ben. Ya orada yaşayan bir kimse yanlış anlaşılmasın burada Anadolu’yu küçümsemek için değil. Neden buraya gelsin ya? Cennetten köşe gibi her bir yer. Ben ilk Bosna’ya gittim de kaldım böyle. Kalmamın sebebi şu bildiğiniz toprak. Toprak göreceğiniz bir yer yok. Her yer zümrüt yaşıyor. Toprak ya bildiğiniz toprak. Bir kıraç bir yer gördü değil mi? Bir kıraç toprak gördü. Ancak böyle orada bir inşaat toprak almışlar yol için. Toprak aldıkları bir dağ var orada bir yer. Baktım oraya iyice, ha oradan toprak almışlar şey için. yol yapımında kullanmak için.

Toprak görünmüyor o kadar yeşil. İçinden ırmak, nehir, dere akmıyor. Bir yerleşim merkezi görmedim. Görmedim. Bazen diyorum ilk köçe edeceğim yerlerden birisidir diyorum Bosna. Evet. Bir insan neden bıraksın yerini yurdunu ki? Mecbur kalır. Sürgün yer. Bunlar memleketlerinde savaşmadılardı orada direnmediler de. Niye yaşadıklarını kim biliyor? Gece yarısı on tane asker evini basıp senin çoluğunu çocuğunu götürdüğünü hiçten şahit oldu mu? Gece evini, tam Türkiye’de o kadar da zulümlü olmaz. Türkiye’de gece evi basılıp da çocuklarının önünde götürülen bir tane arkasını kapatıyor. Çok basit bir şey söyledim. Hiç sohbetten giderken siz sohbete mi geldiniz buraya, sohbete mi gidiyorsunuz deyip arabadan alıp götürülüyorlarınız var mı içinizde?

Evet. Allâh hiçbirinize de yaşatmasın. Âmîn. Bakın, bunun içindeki her şeyin en iyi Liam’ı John’a da çok daha temsil edemezsiniz. Bakın Allâh hiçbirinize yaşatmasın. Duysanız filanca yerde bütün kadınları top sahasına toplamışlar askerler de etrafını çevirmiş bütün kadınlara kızlara hepsine de tecavüz ediyorlar sırayla. Siz o şehirde yaşamıyorsunuz kendi yaşadığınız şehirde fırsat bulduğunuzda eşinizi ve çocuklarınızı daha güvenli bir yere götürür müsünüz götürmez misiniz var mı götürmem diyecek olarak. Ne yaparsınız eşinizi ve çocuklarınızın namusunu korumak için daha güvenli bir ülkeye daha güvenli bir yere göç eder misiniz etmez misiniz. Kuyucu Mehmet’in babaannesi oluyor benim anneannem oluyor.

Yunan basınca işgal edince bizim o bölgeye anneannem anlatıyor. Biz diyor gündüz olunca diyor göveç karası sürüyorduk yüzlerimize diyor göveç karası. Ellerimize kollarımıza göveç karası sürüyorduk bizim orada ormanlık derler böyle ucunda kuş üzümü gibi deli kuş üzümü ne diyorlar ona dikenli. Hacı Mehmet ne diyor kuş burnu biz ona normalde şey diyoruz. Çalılık değil mi bizim için biz onu çalılık olarak görüyoruz. Bizim orada hiç kimse o ucundaki meyvasını yer ne bir şey yapar dikenlidir bizim orada o böyle çalılık dikenlik adamı böyle orasını burasını çizer biçer böyle uzaktan şey yaparlar dokunularsa onun ucunun meyvasını uzaktan yerler diyor ki anneannem anlatıyordu bunu bana sabah namazından önce diyor her tarafımız göveç karası sürüp o çalılıktan içine giriyorduk diyor kırda.


3. Bölüm

Yunan askerleri basarsa görmeyecekler onları hiç. Meydanda duran kimler ihtiyarlar. Ehtiyarlar diyor meydanda duruyordu diyor evin içinde bahçede tarlada. Hepimiz diyor göveç karası sürüp diyor ormanlığın içinde çalınlığın içinde duruyorduk akşama kadar diyor neden çünkü Yunanlılar gelip insanları namuslarına musallat oluyorlar. Şimdi bunu yaşamayan bir kimse ucuz kahramanlık yapar. Ben derim senin imanın karakola yüzleşince çıkıyor meydana başka zaman çıkmıyor. Senin imanın baskıyı görünce çıkıyor başka bir zaman çıkmıyor şimdi onlar da şimdi burada herkes atıyor tutuyor bu Suriyeliler geldi de şöyle oldu da böyle oldu da ne bir tekme de bizim vuralım millet olarak düşküne el uzatmaktı bizim şiarımız fakire yardım etmekti bizim şiarımız insanların namusunun şerefini haysiyetini korumaktı bizim şiarımız sığınanana kol kanat kermekti bizim şiarımız.

Evet Suriye politikasında hatalar olmuştur kusurlar olmuştur hala da oluyor biz devlet idaresini bilmiyoruz devlet değiliz ki biz insanlar oturup buradan ahkam kesinler biz devlet devletin kendince hesabı vardır kitabı vardır anlaşacağı vardır görüşe vardır açmazı vardır açarı vardır olacak olanı vardır olmayacak olanı vardır güç yetirebileceği vardır güç yetiremeyeceği vardır Suriye denilen yer Irak denilen yer Afganistan denilen yer Filistin denilen yer öyle ucuz bir yer değil ki bakın Suriye’de Rus güçleri var Suriye’de Amerikan güçleri var Suriye’de Fransız güçleri var Suriye zaten Fransa’nın sömürgesi halindeydi Suriye’de İran var Suriye’de Suid Arabistan var Suriye’de Almanya var Hollanda var Suriye’de Türk’tür baş aktör İngiltere var siz burada bütün bu varlığın içerisinde siz bir şey yapmaya çalışıyorsunuz kolay şeyler değil bunlar Ne yaparsınız Rusya ile mi çatışacaksınız karşınızda Rusya ile mi savaşıyorsunuz Amerika savaşıyorsunuz İngiltere ile mi savaşıyorsunuz Almanya Hollanda Fransa ile mi savaşıyorsunuz İran ile mi Suid Arabistan ile mi savaşıyorsunuz şu bu son dönem savaşları böyle herkesin askeri var orada geriye dönün bir meşhur sohbetler vardı ya zeytin ağaçlarının askerlerine askerlerini bağlamadıkça neydi Mehdi çıkmazdı bakın o ne yerde neresiydi Şam bölgesiydi Şam bölgesine ne yapacaktı hadîs yorumladıydı kaç yıl oldu 12-13 yıl oldu kaç 12 yıl olmuş 12 yıl önce ne sohbet geriye dönün herkes İran’a saldıracak sıra İran’da diyordu herkes biz burada diyorduk ki hayır yanılıyorsunuz sıra İran’da değil sıra geriye de diyorduk bütün herkes atlarını bağladı mı oraya bağladı biz öyle görüyoruz şimdi belki de 50 yıl sonra olacak belki de 100 yıl sonra olacak belki de 200 yıl sonra da aynı şey olabilir belki de 300 yıl sonra aynı şey olabilir tarih vermek benim işim değil ama normal bütün herkes bağladı mı şimdi atların oraya bağladı hatta incirlikte var mı var şu anda bakan olan daha önce başbakan yarıncısı olan Numan Kurtulmuş’un bir sözü vardı benim çok hoşuma itiydi bu Suriye’yle alakalı ne o uçağının kapan geliyor dedi uçağının kapan nereye geliyor incirliğe geliyor almadı uçağının kapan geldi mi geldi uçaklar incirlikte mi evet hepsi de tam teşhisatlı mı evet hepsi de mühimmat dolu mu evet elimizde bir bizim elimizde var asıl pimi çekilmemiş el bombası o yüzden Suriye mesele daha bir hayli gider bunun normalde ilk başlangıçında aslında güzel öğretmişlerdi böyle sınırda böyle bir güvenli bölge işte 30 kilometre 35 kilometre neyse bu sağlanabilseydi bu sıkıntı daha da az olurdu e sağlanamadı şimdi değişik şeyler oluyor Türkiye’de askeri olarak orada durmak zorunda oradan terör geliyor çünkü terör gelmiyor bildiğiniz bu yabancı devletlerin paralel askerleri size saldırıyor önceden örtülüydü şimdi açıktan savaşıyorlar ama adı bir isim bir sürü harflardan oluşma adı ne terör örgütü harflerden oluşma geliyor siyasi Mossad’ı KGB’si evvan altısı böyle Müslümanlarda saf cahil zaten evet ama kendilerince zannediyorlar ki İslam böyle gerçek kandırılmaya müsaitiz eziliyoruz ya o güçsüzlük o böyle ezginlik o böyle ümitsizlik o böyle orta yerde görülenleri gördükçe insanın böyle silahı eline alıp dağa çıkası geliyor ya oradaki o Müslümanları düşünün sizin köyünüze gelmiş basmış birisi eşinizi çoluğunuzu çocuğunuzu vurmuş veya eziyet etmiş namusunuza şerefinize leke getirmiş siz ne yaparsınız silaha sarılmayacak bir kimse var mı yok önceden birisini ülkücü yapmak istiyorsan ülkücü yapacaksın ya onu solcu şekline bürünüp gidip bir güzel döversin o ülkücülerin yanına gider eğer bir bir yerde solcular kuvvetli onu solcu yapmak istiyorlar değil mi ülkücü kılanını girip onu bir döverler o da gider solcu olur adam neden solcu olduğunu bilmez neden ülkücü bilmez adam neden Müslüman olduğunu bilmez evet e şimdi bir laf var ya at izi it izi karışmış birbirine diye izler karışmış bu zamanda böyle bir zaman ki fitne her yerde kim doğru kim yanlış kim eksik kim fazla tartamıyorsun da hadîs-i şerif var ya sizin dilinizden konuşur diyor yanıldığımız yer burası sizin dilinizden konuşur sizin gibi namaz kılar sizin gibi oruç tutar sizin gibi gelir zikreder burada Müslümanların en sıkıntılı noktası burası ve ondan sonra aldanıyor Müslümanlar normal ben aldananlara neden aldandığınızı demiyorum hepimiz aldanabiliriz sebep karşımızdaki din satıyor çünkü din konuşuyor biz istediğimiz kadar burada kendimizce bağıralım çağıralım aldatır bir kimse bizi biz çok uyanık geçiyoruz en safı biziz bizi bir çocuk bile aldatır ya evet aldatır Müslümanlar aldanıyorlar ben aldanan Müslümanlara siz ne kadar safsınız aptalsınız diye kızmıyorum onlara bana en uyanığını getirin bu ülkede cumhurbaşkanı da kandırıldık aldatıldık dedikten sonra herkes kandırılır aldatılır devletin bütün gücünü bütün kuvvetini bütün istihbaratını elinde tutan kimse televizyona çıkıp rahat bir şekilde kandırıldık aldatıldık diyorsa bu ülkenin bütün insanları kandırılıp aldatılmaya müsait devlet aldatıldıktan sonra bu millet nasıl aldanmaz bizim elimizde mit yok bit yok askere istihbarat yok hiçbir şey yok biz daha rahat aldatılırız miti var jandarma istihbaratı var polis istihbaratı var bilmem ne istihbaratı var mosatı var cihayesi var m16’sı var kgb’si var bu teşkilatlar bunlarla beraber ortak çalışıyorlar ulan bu kadar ortak bu kadar gizli teşkilatlar bu kadar milli gayri milli teşkilatlar bu kadar çok birbirlerini takip ediyorlar bu kadar bunların içerisinde bir devlet aldatıldıysa öyle söylediler bizde bizde onların açıklamasına göre konuşuyoruz süvizan değil onlar aldandıysa aldatıldıysa Müslümanların aldanması aldatılması kadar kolay bir şey yok gene aldatılırız gene kandırılırız üç kişi beş kişi aldatılmamış onun bir anlamı yok devlet aldatılmış ya bu ne demek devletin aldatıldığı yeri konuşuyoruz devlet aldatılmış bir vatandaşın birisi de çıkıp da kardeşim siz nasıl aldanıyorsunuz böyle deme lüksüde yok bir yerde bir müdür olsa aldandı dese adam mahkemeye verilir içeri atarlar adamı sen ihalede böyle nasıl aldanırsın diye hoş onlar da dokunmuyorlar şimdi de Allâh bizi affetsin dağül harf hukukuna göre Müslümanın gayrimüslümden şahıs ya da kurumsal olarak faiz alması uygu mudur imam hazretleri ve imam muhammed serahsi böyle söylemişler biz Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede bir çevrede bir ailede doğduk fakat burada bir net bu not düşelim Müslümanların çoğunlukta olduğu bir yer neresi var ki ya bakış açımız farklar herhalde Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede zina resmi kayıtlara göre 10 yıl içerisinde yüzde 735 gayrı resmi kayıtlara göre yüzde 1700 artar mı Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede uyuşturucuyla alakalı tedavi olmak isteyenler 10 yılda yüzde 2200 artar mı Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede ben vesikalı hayat kadını olmak istiyorum diyen 100 kusur bin tane kadın müracaat eder mi devlete Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede 10 yılda hırsızlık yüzde 700 artar mı Müslümanların çoğunlukta olduğu bir yerde uyuşturucu kullanımı devlet istatistiklerine göre yüzde 600 kusur artar mı bunlar benim tuik açıklamalarından tuik in yayınladığı şeyler yananı doğrusu onlar oranlarda 5’tir 10’dur yanılmışımdır unutmuşumdur Müslümanların çoğunlukta olduğu bir yeri söylüyoruz Müslümanların çoğunlukta olan bir yerde 5 vakit namaz kılanlar ben Müslümanım diyenlerin yüzde 10’u olur mu Müslümanların çoğunlukta olduğu olan bir yerde camide 5 vakit namaz kılanlar Müslümanların yüzde 2’si olur mu sıkıntı var bakın günah kebailerden yürüdük geldik Müslümanların çoğunlukta olduğu bir yerde eşcinseller revaçta olup sokaklarda yürüyüş yapabilirler mi Müslümanların çoğunlukta olan bir yerde önceden gece saat 10’dan 11’den sonra çıkıyorlardı şimdi sabah saat 10’dan itibaren eşcinseller şehrin değişik yerlerinde kendilerine mesken edip merkez edip oradan huyuşa gidebilirler mi evet milyonlarca Müslüman olmayan kişi var ABD, Çin, Avrupa gibi yerlerde hiç dinle hiç içi olmayan evinden işe işten eve giden hiç sorgulama yapmayan milyonlarca kişi Müslüman olmadan yaşayıp ölüyor Müslümanların bazıları vardır herşeyi sorgular düşünür taşınır ama bazılar hiç böyle şeylerle uğraşmaz karnım doysun yeter de hayat mücadelesi içindedirler Müslüman olmadan ölen böyle kişilerin durumu anlamakta zorlanıyorum soru bir Müslüman olmadan ölen böyle kişilerin durumu nedir soru iki yeryüzündeki dağılışımız ruhlar alemindeki seçimlerimize mi bağlıdır boş şeyler özür dilerim soru sorandan ama Müslüman olmadan ölen böyle kişilerin durumu nedir ne yapacaksın bunlar cennetik olacağını mı düşünüyorsun Müslüman iman etmeden ölen giden kimse ebedi cehennemlik çocuklarımıza ergenlikte alakalı hallere anlatmamız gerekir mi adabına erkanına uygun olabilir kız çocukları ise teyzeleri halaları büyük ablaları anlatabilir erkek çocuk ise dayısı amcası büyükler onlara anlatabilir en faziletli şefaatlerden biri evlilik hususunda iki kişi aracı ve yardımcı olmaktır evlilik meselesinde aracı olan bir kimsenin bu hususta dikkat etmesi gerektiği muhtalar nelerdir hayırlı işlerde acele edilmediği takdirde fitneye sebep olacağı belirtiliyor bunun hikmeti nedir evet evliliklerde gerçekten araya birilerinin girmesi lazım girince daha rahat daha kolay olur bu konuda arkadaşlar kardeşler gayret edebilirler bu konuda hem bayanlar olarak hem erkekler olarak bir hayli bekarımız var Allâh hepsine hayırlı nasip eylesin bu noktada arkadaşlar kardeşler araya girip bunu böyle uygun bir şekilde uygun bir dille yapabilirler yalnız gün geçtikçe insanlar böyle heva hevesine uyup o farklı şeyler talep ediyorlar bekliyorlar sıkıntı bu kadınlarda da erkeklerde de bu sıkıntı var kimse hayırlı bir eş arama noktasında değil yok kaşları böyle olacak yok gözleri böyle olacak yok boyu posu böyle olacak yok mali durumu böyle olacak yok durumu bu olacak herkesin gözü zirvede bu biraz böyle size acı gelebilir kimse aynaya bakmıyor sanki aynaya bakan çok az ya öyle şeyler duyuyorum öyle şeyler görüyorum böyle Allâh’ım diyorum ya millet kendini ne zannediyor böyle tuhaf tuhaf davranışlar, tuhaf tuhaf sözler, tuhaf tuhaf istekler böyle tuhaf, böyle itopyalar var insanlarla.

Ben onları itopya olarak görüyorum. Bu sözün bayanlara bir erkeğin işi olacak, evi olacak, arabası olacak, katiyatı olacak, mali durumu yerinde olacak. Bu adam otuz beş yaşına gelir zaten bunları yapıncaya kadar. Türkiye gibi bir yerde. Ya otuz beş yaşında o adamın evlenmesi lazım. Nereye evlenecek o adam otuz beş yaşında? Zaten adam evini, arabasını, katını, yatını ne bileyim mali durumunu o hale getirince seni ne alsın ya? Tamam. Bayan onu bekliyor. Erkek de diyor ki gözleri mavi olacak, saçları siyah olacak, boyu şu kadar olacak, kilosu bu kadar olacak, ailesi şöyle olacak. Ya öyle bir kız sana neden varsın ya? Ya kimse şuna şunu söylemiyor. Kadınlar da erkekler de derviş bir de bunların hepsi de.

Ya ben kendi halime göre evlenir, geçer giderim, bir yuva kurarım, bir evlilik kurarım. Evimde benim bir eşim olsun, çoluğum çocuğum olsun, ben geçineyim, gideyim. Hem dinimi koruyayım, hem kendimi koruyayım. Bitti. Herkesin o kadar çıtası yüksek ki. Kadın erkek gelmiş, yaşa bilmem kaça, çıtası yüksek hâlâ da. Evet ben normalde özgüven aşıların bütün herkese. Özgüven ayrıdır, kibirlilik ayrıdır. Özgüven ayrıdır, beğenmemek ayrıdır. Karayel’de buraya ayırt edemedik galiba biz. Arkadaşlar özgüvenli olun bayan erkek. Ama kibirli olmayın. Özgüvenli olun ama beğenmemek ne? Özgüven şudur. Her şartlarda sen geçinirsin. Bu özgüvendir. Sen her şartlarda hayatını devam ettirirsin. Bu özgüvendir. Bir erkek özgüvenli olmalı.


4. Bölüm

Demeli ki ben eşime bakarım, çoluğuma, çocuğuma bakarım, ben onunla da geçinirim. Hayatımı devam ettiririm. Bu erkeğin özgüvenidir. Bir kadın özgüvenlidir. Der ki ben bir adamı idare ederim, çoluğunu, çocuğunu idare ederim, evini de idare ederim, ben geçinirim de, namusunu da korurum, şerefimi de korurum, adamı da korurum, evimi de korurum. Bu da bir özgüvendir. Ben bunu aşılamaya çalışıyorum size. Bir Sûfî özgüvenlidir. Bir adam bir eve bakamaz mı? Liman satar bakar, maydanoz satar, bakar. Kimseye muhtaç etmez evine. Alır yüzbağ, maydanoz çıkar pazara, satar. Evinin ekmeğini geçindirir. Bu özgüvendir. Eyvallâh. Ister fırtına essin, ister kar yağsın, ister yağmur yağsın, isterse dünya yarılsın, adam evine, çoluğuna, çocuğuna bakar kardeşim.

Bu özgüvendir. Bir Sûfî böyle özgüvenlidir. Ama bir Sûfî şu değildir. Onun gözünün üstünde kaşı var, onun saçı böyle, onun kolu böyle, onun su böyle, onun bu su böyle. Sen nesin? Sen nesin ki? Kadın erkek hiç önemli değil. Sinirlendiğimi düşünmeyin, üzülüyorum. Ya araya girmeye çok güzel bir şey, harika. Araya giriyorsun. Diyorsun ki bak filancı yerde bir kız var, gidin bakın. Allâh kızdan öyle bir kriterler geliyor ki Allâh Allâh ya. Ya o kriterlerde bir derviş yok bizde. Birine öyle dedim. Öyle olsa sana neden gelsin dedim ben. Kaldım. Üzüldüm sonra da. Yapmayın. Makulu arayın. Makulu. Edeceğim herkes diyor ki abilerine gelsin. İyi abilerine geçer, abiler dinleyen kim? Soruyorum biraz ya şu adama öne yak olun ya evlenin böyle bir öne yak olduk şöyle oldu Allâh Allâh.

Birine diyoruz ya böyle böyle çıktı çıktı. Allâh Allâh. Ablalar desen ona kıza onlar da şey yok hiç. Allâh muhafaza eylesin. Bu konuda herkes bir tabiri caizse şapkasını önüne koysun. Herkes bir kendi kendine bir analiz etsin. Makul, olumlu düşünsün. Gözünü yükseklere çevirmesin. Özgüvan patlaması yaşamasın insanlar. Allâh muhafaza eylesin. Tasavvufa göre şeyh mümin ilişkisi nasıl olmalıdır? İçinde bulunduğumuz cemaati tarikati ve tasavvufu insanları nasıl anlatmalıyız? Davetimizi nasıl yapmalıyız? Bu her yerde sorarlar şeyh mührit ilişkisi nasıl olmalıdır? Ne olacak ki? Ne? Bunun normalde sanki ııı artık ııı insanlar bir yerde mi yaşıyorlar? Önceden bir dergâh varmış, bir tekke varmış. Herkes oraya toplanılmış.

Sabahtan akşama kadar hayat orda yaşarlarmış. İç içe yaşarlarmış. Orada mürşid ilişkisi çıkarmış meydana. Şimdi öyle bir şey yok ki. Haftanın Bursa’da olanlar haftanın iki günü sohbette geliyorsunuz. Başka ne yaşayacağız? Dışarıda sohbetlere gittim, derslere gittim var. kimine ayda bir, kimine iki ayda bir, kimine üç ayda bir. Ne ilişkisi yaşayacak ki onlar benimle? Kim burada mürit mürşid ilişkisi yaşar ki? Gereksiz sorular. Bir kimse şimdi kendince sufili kendi dairesinde ve bulunduğu dairede yaşıyor. Şeyh’in dizinin dibinde kim yaşıyor şimdi? Hiç kimse. Ben bazen örnekliyorum. Şeyh Efendi’yle on gün seyahatı çıkardık, on iki gün seyahatı çıkardık diye. Kim yaşayacak şimdi bunu? Kaç kişi yaşayacak?


5. Bölüm

Bitti bunlar. Kim göze alacak iflası? Var mı iflas edecek olan? Bak mürit mürşid ilişkisi soruyor arkadaş çok güzel. Var mı iflas edecek olan? Dedim. Hiç kimseyi kaldıramadı. Hacı Bayram’ın Hacı Bayram Veli Hazretleri meşhur kısası var ya demiş var mı? Kelleği verecek olan demiş. Bir kişi çıkmış benim demiş. Ben kelleri istemedim. Var mı dedim iflas edecek olan kimse? Bırak canı. Ne mi öğretmiyor şiddet ilişkisi? Hangi mürit mürşid ilişkisi? Çok basit bakın. Sizi utandırmak için söylemiyorum. Var mı iflas edecek olan dedim. Hadi parası olan parasını düşündü. Parası olmayan neyini düşündü ya? Hadi parası olan kendi kendine düşündü ulan yüz bin liram var, iki yüz bin liram var, üç yüz bin liram var, bir trilyonum var, iki trilyonum var.

Ulan ne o var oğlum da kaybetmeyeyim şimdi dedi. İyi güzel. Olmayanlarınız var, maaşla çalışanınız var. O neyini düşündü de? Ben iflas etmeye hazırım demedi. Hiçbir nezinde iflas etmesini istemem. Sakın ha aklınıza öyle bir şey gelmesin. Çok zor bir şeydir. Çok zor bir şeydir. Herkesin kaldırabileceği bir şey değil. Allâh muhafaza eylesin. Âmîn. Cenâb-ı Hak hiçbir derviş kardeşimizi borç yüzü göstermesin. Âmîn. Borçlu olarak da Allâh’ın huzuruna çıkarmasın. Âmîn. Rabbim huzurullaha hepimizi kul borcundan kurtulmuş olarak çıkan kullarından eylesin. Âmîn. Zekat veren kullarından eylesin. Âmîn. Zekat verip hacca giden, ömreye giden, çoluğunun çocuğunu rahat geçindiren kullarından eylesin. Âmîn.

Öyle bir derdim yok. Âmîn. o yüzden normal mürit mürşid ilişkisi. Bunları geçin. Ciddi ciddi söylüyorum. Farzları yerine getirin. Ahlakınızı güzelleştirin. Evlerinizde, eşlerinizde, çocuklarınızda, kadınlara da, erkeklere de söylüyorum bunu. Sevgiyle, muhabbetle, merhametle, şefkatle bir hayat yaşayın. Kadınlar erkekler, eşlerine sizlerden memnun olsun. Çocuk çocuklar, anne babalar, çocuklar ve anne babalar birbirlerine memnun olsunlar. Mutlu olsunlar. Benim istediğim ilişki bu. Bırakın. ben kendimi şey olarak gördüğümden dolayı da ben kendimi şey olarak görmüyorum. Bırakın ben kendi işimi kendim hallederim ha. Ben yolumu bulurum, ben yolumu giderim. Bana hiçbir şey lazım değil. siz elinizin altındakilere merhametle, şefkatle yaklaşın.

Zakirler, çavuşlar, nakipler, nükabbalar, aile reisleri, kadınlar, zakirler, çavuşlar, çocuklar, gençler etrafınızda sevgiyle, muhabbetle, şefkatle, merhametle yaşayın. Öyle davranın. Erkekler, ellerinizin altındakilere merhametli ve şefkatli yaşayın. Yaklaşın. Eşlerinize, çocuklarınıza merhametli ve şefkatli davranın. Çocuklarınız ve eşleriniz bu nasıl bir derviş ya? Bunu demesinler, yeter. Kadınlar kocalarınız bu nasıl derviş demesin. Çocuklarınız bu nasıl derviş demesin. Bu yeter başka bir şey lazım değil. Tasavvuf da bu, sûfîlik de bu, dervişlik de bu. Evde eşiyle kavga eden, gürülteden, patırt eden eşiyle küs olan çocuklarıyla anne babalarıyla küs olan bir kimisinin gönlüne Allâh nasıl tecelli etsin ya?


6. Bölüm

Eşini kırmış, dökmüş, sövmüş, hakaret etmiş, üzmüş, ağlatmış, o kimsenin gönlünü Allâh mı tecelli edecek haşa? Çocuğunu kırmış, fatmış, dökmüş, gelecek burada dervişlik yapacak, Allâh onun gönlünü tecelli edecek, öyle mi? Allâh bizi affetsin inşâAllah. Cuma namazı için camide sarık sarabilir miyiz? Kardeşler sarık sarabilirsiniz caminizde, evinizde, derslerinizde, sünnet Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem uzun müddet ailesinden ayrı kalan kimse evine gece yarısı gelmesin buyurmuştur. Yukarıda kadise göre bir kimse ailesinin bulunduğu şehre gece yarısı varabilmişse evine girmeyip dışlarda veya otel gibi yerlerde mi kalmalı? Normalde mesela o kimse seyahate çıkmış ne zaman döneceği belli değil, evine haber verecek.

Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri seyahaten döndüğünde millette böyle bir haberleşme yok, haberleşme olmayınca da Medine’nin dışında gece yarısı geldilerse Medine’nin dışında sabahlatırdı ama haberci gönderildi Medine’ye münevvereye gazaya gidenler sefere gidenler veya şuna gidenler döndüler geri diye. Böylece o sefere giden askerlerin gazaya giden askerlerin aileleri evde hazırlık yaparlar. Kadın evini temizler, kendini temizler, çoluğunu çocuğunu düzene kadar kendince bir hazırlık yapar. bir hadîs şerif de var ya evlerinize hırsız gibi girmeyiniz diye. Bunun ikisini birleştirin. Bir insan evine habersiz gitmez erkek olarak. Ben geliyorum. Bir şey lazım mı? Ben iş yerinden çıktım, geliyorum.

Bir şey lazım mı? Bir saat sonra orada olacağım. Bir şey lazım mı? Gece saat iki üç gibi dönerim ben. Orada olurum inşâAllah. Bir şey lazım mı? Haber vermek bu. Bu hadîs-i şerif haber vermek. O yüzden haber verin evlerinize. Bursa’ya geldiniz derse. Çıktınız. Bunlar ayıp değil, günah değil, zayıflık değil bunlar. Eşlerinize haber verin. Selamünaleyküm, aleykümselam. Biz Bursa’dan yola çıktık Allâh’ın izniyle. Üç saat sonra oradayız, iki saat sonra oradayız. Allâh’tan bir şey gelmezse. Haber verin. Veya işten çıktınız. Eve gidiyorsunuz. Haber verin. Yemeğini hazırlasın, kendini hazırlasın, evini hazırlasın. Adamın ne zaman geleceği belli değil. Evet patlak gitti eve. Yemek hazır değil mi daha?

Ya senin ne zaman geleceğin belli değil. O kadın ne yapsın ki? Mutat bir zamanın olur da mutat bir zamanda olduğunda haber vermene gerek yoktur. Her gün beş buçukta geliyorsun. Sünnet yine haber ver. Haber ver. Bir yere gidiyorsun, haber ver. O erkeklik değil. Ben haber vermeden giderim. Olur. Ne erkekmişsin sen ya? Haber ver. Bilgisi olsun. Kadının çoluğunun çocuğunun. Inşallah. Benim babam genç yaşta ve kırk altı vefat etti. Seninkinden daha genç olan var ya. Bizimki kırk yaşında vefat etti. Annem ayrı dünyada. Tariha sevmez. Parantez içince cahil. Allâh Allâh. Dedem vefat etti. Bir bir amcam kaldı. O da tarikat düşmanı. Benim derdimi anlatacağım. Kimsem yok. O yüzden ben sıkıntılarım. Ancak benim bilen ve aynı dünyada olana paylaşırım.


7. Bölüm

Sen rezil oldun diyorlar. Ben hakkımı aldım. Biz de dernek başkanı değişti. Daha önceki başkan beni çok verdi. Ve temizlik parası, cami camları ve cami süpürmeleri ve bayram parası verirdi. Yeni gelen başkan, muhtar beni daha da tanımadığı için bana az para veriyordu. Konuştuk. Yüz TL ve yirmi TL de bayram. Yüz yirmi TL temizlik parası. Verecek. Benim emekli maaşım var. Benim sorunun para yok. Aldığım bu temizlik parası ve bayram parasını İsmail Hakkı talebirlerine yetim ve fakire veriyorum. Konu bu yanlış anlaşıldı. Insan manevi babasına her şeyi anlatmalı. Ben bundan dolayı rahatım. Allâh rahatlığını artırsın. Eşimin hibe durumundan jockey tanıdıkları var. Onlardan kupon tahminler alıp arkadaşlarına veriyor.

Bu konuda ne nasihat buyurursunuz? Harama yardım ediyor. Ad yarışı oynamak haram. Ben on üç yaşındayım. Ailemden istediğim bir şey var. Bir tane silah. Ama kuru sıkı istiyorum. Ailem bu konuda sizden fikir almak istedi. Teşekkürler. Silaha alışma şimdiden kuru sıkı da olsa. Eşimin ailesiyle aynı mahallede ikamet ediyoruz. Yeni evlendiğimde kaynım daha bekarikan birkaç kişi beni onun hakkında uyarmıştı. Eve küçük olan çocuklarının aldığını ve yanlış bir takım şeylerden şüphelendiklerini hatta bazı şeyler gördüklerini duyduklarını söylüyorlardı. Ben şahit olmadığım için eşime ve ailesine bir şey demedim. Ama kendimce temkinli olmaya çalıştım. Şimdi evli çocukları var. Bazen benim çocuklarıma fazla yakın davrandığını hissediyorum.

Sizce nasıl bir yol izlemeliyim? Temkinli ol. Türk yaşındayım. Yaklaşık on yıldır düzenli namazlarını kılmaya gayret ediyorum. Daha önceki kılmadığım namazlarımı kaza etmek gerekir mi? Şart mıdır? Evet. Vakit namazındaki sünneti nafile namazlar yerine kaza namazı kılsak sünneti terk etmiş olur muyuz? Olmazsın. Namazların sünnet olan kısımlarını nasıl eda etmeliyiz? Sünnetler evde yalnızken mi kılınmalı? Bu sabah namazında mümkün ancak diğer zamanlarda ezanın hemen ardından camilerde kılınıyor. Camilerde kıl. Kılındığı gibi kıl. Zikrullah meclisleri ve tövbede af müjdesi veriyoruz. Veriyoruz. Hazreti Allâh daha önceki kılmadığım, tutmadığım, yapmadığım ibadetlerim de affolunur mu? Sen gene kaza etmeye gayret et.

Devri ıskat salat nedir? Cahiz midir? Fetva vermişler. Cahiz olduğuna dair. Bizim bu konuda fetvalarla alakalı bir şey diyemeyiz. Aslında bir hadîs daha okuyacak. Bu kim? Hazreti Ayşe Radıyallahu Van Hazretleri anlatıyor. Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem geceleyin muhafızlar tarafından korunuyordu. Allahu Teala’nın Allâh seni insanlardan, düşmanlardan korur ayetin inmesinden sonra Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem başını çadırdan dışarı çıkardı ve şöyle dedi. Ey insanlar muhafızlar gidin dağılın. Allâh beni koruyor. Bu maide süresi âyet altmış yedi. Ey peygamber Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer yapmazsan Allâh’ın peygamberliğini tebliğ etmemiş olursun. Allâh seni insanlardan korur.


8. Bölüm

Şüphesiz ki Allâh kafirler topluluğunu hidayete erdirmez. Tabii maide süresi bu altmış yedinci ayeti gelince kadar ve altmış yediden sonra ehli kitapla alakalı hükümdar var. Onların sapkın olduklarını, yanlış olduklarını, eksik olduklarını, normalde ehli kitapla alakalı Mekke’de herhangi bir ehli kitabı eleştiren âyet-i kerimeler yok. Ama medine-i münevvere de bilhassa son dönem peygamberliğin son beş beş altı yıllık öyle diyelim. Ehli kitapla alakalı tehdit var. Ehli kitabın hataya düştüğü, yanlışa düştüğü yerlerle alakalı âyet-i kerimeler çoğunlukta. Bu âyet-i kerimede maide süresinde geçiyor. Maide süresinde bundan önce Hıristiyanların ve Yahudilerin neler yaptıklarını ve daha bundan sonraki âyet-i kerimede de zaten neler yaptıklarını ve yapacaklarını.

Onlardan sen Hıristiyanları ve Yahudileri dost tutma âyet-i kerimesi de maidenin içerisinde. Tabii maide süresinde yukarıdan aşağı doğru ehli kitabı tehdit varı, ehli kitabın eksik ve yanlışlıklarını anlatan âyet-i kerimeler olduğu gibi bu âyet-i kerimeden sonra da var. Cenâb-ı Hak Hazreti Peygamber’e diyor ki sen bu âyet-i kerimelerin hepsini de tebliğ et. Sakın bu konuda geri adım atma. Seni koruyacak olan da biziz. Tabii normalde bu âyet-i kerimeden önce de Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine tehdit edenler, Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerini öldürmeye kalkanlar, meşhur bir gölgelikte gölgelenirken bir ağacın dibinde bir müşriklerden birisi geliyor, kılıcını alıyor, onun boynuna uzatıyor, seni kim diyor benim elimden kurtaracak şimdi.

Kalk ayağa, ayağa kalkıyor Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Allâh diyor. Bir rivayette o kimse birden düşüyor, düşerken de kafasını orada bir taşa ağaca vuruyor, beyni dağılıyor gidiyor. Bir rivayette de elinden kılıç düşünce alıyor elinden kılıcı, seni kim şimdi elimden kim kurtaracak diyor. O yüzden bu hadiseler böyle söz konusu olunca sahabelerden bazıları Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerini koruma maksatlı etrafında dolaşmaya başlıyorlar. Gece evinin önünde çadırının önünde nöbet tutanlar falan oluyor. Hatta bir rivayette var. gece Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri kendince niyet ediyor. Diyor ihlası samimi mümin bir kimse olsa da kapımda beklese diye sonra bir tıkırtı bir şıkırtı oluyor.

Kim o diyor? Bağırıyor içeriden. Kim o diye bağırınca sahabeden bir kimse şimdi aklı ııı ismi aklıma gelmedi. O da ben seni diyor nöbete geldim. Senin burada kapında nöbet tutacağım deyince ııı Allâh Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri sakinleşiyor. Tabii peygamberler herhangi bir şeyden korkmazlar. Peygamberlerin böyle bir korkusu yoktur. Burada Allâh âlim ben bu meselede bu Müslümanlara bir ikaz. Bu Müslümanlara ölçü. Ey iman edenler siz Kur’ân ve sünneti tebliğ edin. Siz hak ve hakikati koruyun. Tebliğ etmekten ve yaşamaktan korkmayın. Çekinmeyin. Bu konuda Allâh’a yaslanın. Allâh’a güvenin. Allâh’a dayanın. Siz dininizi yaşamakta ve anlatmakta dininizi tebliğ etmekte herhangi bir kimseden herhangi bir yerden korkaraktan geri çekilmeyin.

Siz ne dininizi yaşamaktan ne de dininizi tebliğ etmekten geri durmayın. Eğer siz geri durarsanız eğer siz tebliğ etmezseniz eğer siz yaşamazsanız Allâh tabiri caizse peygamberine dahi diyor ki sen Allâh’ın vermiş olduğu peygamberliğin peygamberliği yerine getirmemiş olursun. O zaman birinci derecede âlimler, şey efendiler, mürşidler birinci derecede kendisini Allâh’a adanmış gibi görünenler. Sizler Kur’ân ve Sünnet’i tebliğ etmekte. Hak ve hakikati anlatmakta geri adım atmayın. Âlim elbisesi giyenler, şeh elbisesi giyenler, derviş elbisesi giyenler, Müslümanın, müminin, ben tebliğciyim, ben tebliğ ederim. Hak ve hakikat yolunda ben yola çıktım diyenler hak ve hakikati korkusuz bir şekilde anlatacaklar.

Hak ve hakikat yolunda korkusuz bir şekilde yürüyecekler. Kur’ân ve sünnete iman edenler her sabah korkaklığın şerrinden Allâh’a sığınırım deyip yürüyecekler. Dininizi yaşama dininizi anlatma yolunda devam edeceksiniz. Sizi de bizi de bütün müminleri de düşmanların şerrinden münafıkların mürtetlerin şerrinden yerdekinlerin ve göktekinlerin şerrlerinin şerrinden bizleri koruyacak olan Allâh’a. Allâh’a yaslanıp Allâh’a dayanırız. Rabbim cümle ümmeti Muhammed’i korusun inşâAllah. Fâlihü ve Nuhu. Âmîn, Nesr.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Zikir, Sünnet, Şeyh, Dervîş, Dergâh, Tekke. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı